Ağır kusurla iktisap
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/17465 E. 2013/15363 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ağır kusurla iktisap↗ mutlak defi↗ mutlak def'i↗ iyiniyetli hamil↗ muhatap banka↗ tahrifat↗ kıymetli evrak↗ rücu hakkı↗ rücuen tahsil↗ iyiniyet↗ rücu↗ def'i↗ hamil↗ çek↗ kötüniyet↗ dahili dava↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu bedelin ödemesine dayanak teşkil eden çekin sahte olarak doldurulmuş olduğu hususunun taraflar arasında ihtilafsız bulunduğu, çekteki mevcut durumun çekin hükümsüzlüğü neticesini doğuracağı, bu haliyle mutlak defi olduğu, TTK 571. madde uyarınca mutlak def'inin iyi niyetli hamil dahil herkese karşı ileri sürülebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı muhatap banka tarafından ödenen sahte çek bedelinin çeki ibraz eden hamilden rücuen tahsiline ilişkindir.
Çeki elinde bulunduran hamilin, çeki kötü niyetle veya ağır kusurla iktisap etmiş olmadıkça geri vermekle yükümlü olmayacağını öngören mülga TTK'nın 704. maddesi karşısında, hamil çekin sahte ve tahrif edilmiş olduğunu biliyor veya söz gelimi çek üzerinde bu eylemlerin varlığı belli olan hallerde bilmesi gerektiği kabul edilebiliyor ise bankanın bu kişiye rücu hakkının tanınabileceği, başka bir anlatımla, hamil kötüniyetli ise, bankanın, bu paranın kendisine geri verilmesini hamilden isteyeceği, iyiniyetli hamile ise hataen ödeme sebebiyle başvurma imkanının olmadığı, sahte veya tahrif edilmiş çeki ödeyerek zarara uğrayan bankanın ancak bu fiilin failinden zararının tazminini isteyebileceği, (Tekil Müge, Çekte Muhatap Bankanın Hukuki Sorumluluğu, 1997, s.86,93,94; Eriş Gönen, Türk Ticaret Kanunu, 2010, C.4, s.4361, Öztan Fırat, Kıymetli Evrak Hukuku 2. Bası 1997, s. 1112) değerlendirilmeksizin davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2111 E. 2012/8385 K.
Ortak:tahrifat · rücu hakkı · rücu · hamil · çek · ibraz
İncelediğiniz karardaÇeki elinde bulunduran «hamilin», çeki kötü niyetle veya «ağır kusurla iktisap» etmiş olmadıkça geri vermekle yükümlü olmayacağını öngören mülga TTK'nın 704. maddesi karşısında, hamil çekin sahte ve «tahrif» edilmiş olduğunu biliyor veya söz gelimi «çek» üzerinde bu eylemlerin varlığı belli olan hallerde bilmesi gerektiği kabul edilebiliyor ise bankanın bu kişiye «rücu hakkının» tanınabileceği, başka bir anlatımla, hamil «kötüniyetli» ise, bankanın, bu paranın kendisine geri verilmesini hamilden isteyeceği, «iyiniyetli hamile» ise hataen ödeme sebebiyle başvurma imkanının olmadığı, sahte veya tahrif edilmiş çeki ödeyerek zarara uğrayan bankanın ancak bu fiilin failinden zararının tazmini …
Dava, davacı «muhatap banka» tarafından ödenen sahte «çek» bedelinin çeki «ibraz» eden hamilden «rücuen tahsiline» ilişkindir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu bedelin ödemesine dayanak teşkil eden çekin sahte olarak doldurulmuş olduğu hususunun taraflar arasında ihtilafsız bulunduğu, çekteki mevcut durumun çekin hükümsüzlüğü neticesini doğuracağı, bu haliyle «mutlak defi» olduğu, TTK 571. madde uyarınca «mutlak def»'inin iyi niyetli «hamil» «dahil» herkese karşı ileri sürülebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAyrıca, davalı bankanın zararı ödediği takdirde «sahteciliği» yapan «hamile» karşı «rücu hakkı» bulunmaktadır.
Oysa, TTK’nun 724. maddesi “Sahte veya «tahrif» edilmiş bir çeki ödemiş olmasından doğan zarar muhataba ait olur; meğer ki, senette «keşideci» olarak gösterilen kimseye kendisine bırakılan «çek» «defterini» iyi saklamamış olması gibi bir «kusurun» isnadı mümkün olsun.” hükmünü haiz olup, anılan maddede öngörülen sorumluluk, muhatap açısından kusursuz ve yasadan doğan bir sorumluluktur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının zararının doğması için borçluya karşı tüm hukuki yolları tüketmesi, yani çeki «ibraz» eden hamilden alacağını tahsil imkanını bulunmaması gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · sahte imza · sorumluluktan kurtulma · müterafik kusur · özen yükümlülüğü · sahtecilik · illiyet bağı
Benzer bu karardaSorumluluğun doğması için «objektif özen yükümlülüğünün» ihlali ile zarar arasında «uygun illiyet bağının» bulunması yeterlidir.
Dava, «sahte imza» ile keşide edilmiş çekin ödenmiş olmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece zararın bankadan tazmini için zararın gerçekleşmiş olması, yani davacının yasal yollara başvurup hamilden «çek» bedelini tahsil imkanının bulunmaması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yani, tarafların hiçbirinin kusurlu, olmadığı hallerde banka sahte veya «tahrif» edilmiş çeki ödemenin «sorumluluğundan kurtulamaz».
Keşidecinin «müterafik kusuru», TTK.nun 1. maddesinin atfı ve BK.nun 98. maddesinin yollamasıyla, BK.nun 44. maddesi uyarınca dikkate alınmalıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1955 E. 2018/7563 K.
Ortak:hamil · kötüniyet
İncelediğiniz karardaÇeki elinde bulunduran «hamilin», çeki kötü niyetle veya «ağır kusurla iktisap» etmiş olmadıkça geri vermekle yükümlü olmayacağını öngören mülga TTK'nın 704. maddesi karşısında, hamil çekin sahte ve «tahrif» edilmiş olduğunu biliyor veya söz gelimi «çek» üzerinde bu eylemlerin varlığı belli olan hallerde bilmesi gerektiği kabul edilebiliyor ise bankanın bu kişiye «rücu hakkının» tanınabileceği, başka bir anlatımla, hamil «kötüniyetli» ise, bankanın, bu paranın kendisine geri verilmesini hamilden isteyeceği, «iyiniyetli hamile» ise hataen ödeme sebebiyle başvurma imkanının olmadığı, sahte veya tahrif edilmiş çeki ödeyerek zarara uğrayan bankanın ancak bu fiilin failinden zararının tazmini …
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu bedelin ödemesine dayanak teşkil eden çekin sahte olarak doldurulmuş olduğu hususunun taraflar arasında ihtilafsız bulunduğu, çekteki mevcut durumun çekin hükümsüzlüğü neticesini doğuracağı, bu haliyle «mutlak defi» olduğu, TTK 571. madde uyarınca «mutlak def»'inin iyi niyetli «hamil» «dahil» herkese karşı ileri sürülebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davalı «hamilin» çeki «protokolle» diğer davalı önceki hamilden devraldığı, her ne kadar davalılar hakkında ceza davası açılmış ise de taraf vekillerinin beyanları ile anılan davanın sonucunun beklenmesine gerek bulunmadığı, çekin «son hamilinin» iktisapta ağır kusurlu veya «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı «hamilin» çeki «protokolle» diğer davalı önceki hamilden devraldığı, her ne kadar davalılar hakkında ceza davası açılmış ise de taraf vekillerinin beyanları ile anılan davanın sonucunun beklenmesine gerek bulunmadığı, çekin «son hamilinin» iktisapta ağır kusurlu veya «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
792) maddesine dayanılarak açılmış «hamilin» «rızası» hilafına elinden çıktığı iddia edilen «çekin istirdadına» ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekin istirdadı · son hamil · resmi belgede sahtecilik · sahtecilik · eş rızası · dolandırıcılık · protokol · istirdat
Benzer bu kararda792) maddesine dayanılarak açılmış «hamilin» «rızası» hilafına elinden çıktığı iddia edilen «çekin istirdadına» ilişkindir.
Ancak, davalı ... hakkında «resmi belgede sahtecilik», «dolandırıcılık», suç eşyasını satın alma ve kabul etme suçlarından kamu davası açıldığı ve henüz sonuçlanmadığı anlaşılmakla, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK’nın 53.maddesi(TBK m.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davalı «hamilin» çeki «protokolle» diğer davalı önceki hamilden devraldığı, her ne kadar davalılar hakkında ceza davası açılmış ise de taraf vekillerinin beyanları ile anılan davanın sonucunun beklenmesine gerek bulunmadığı, çekin «son hamilinin» iktisapta ağır kusurlu veya «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı «hamilin» çeki «protokolle» diğer davalı önceki hamilden devraldığı, her ne kadar davalılar hakkında ceza davası açılmış ise de taraf vekillerinin beyanları ile anılan davanın sonucunun beklenmesine gerek bulunmadığı, çekin «son hamilinin» iktisapta ağır kusurlu veya «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6915 E. 2013/10942 K.
Ortak:tahrifat · çek · ibraz
İncelediğiniz karardaDava, davacı «muhatap banka» tarafından ödenen sahte «çek» bedelinin çeki «ibraz» eden hamilden «rücuen tahsiline» ilişkindir.
Çeki elinde bulunduran «hamilin», çeki kötü niyetle veya «ağır kusurla iktisap» etmiş olmadıkça geri vermekle yükümlü olmayacağını öngören mülga TTK'nın 704. maddesi karşısında, hamil çekin sahte ve «tahrif» edilmiş olduğunu biliyor veya söz gelimi «çek» üzerinde bu eylemlerin varlığı belli olan hallerde bilmesi gerektiği kabul edilebiliyor ise bankanın bu kişiye «rücu hakkının» tanınabileceği, başka bir anlatımla, hamil «kötüniyetli» ise, bankanın, bu paranın kendisine geri verilmesini hamilden isteyeceği, «iyiniyetli hamile» ise hataen ödeme sebebiyle başvurma imkanının olmadığı, sahte veya tahrif edilmiş çeki ödeyerek zarara uğrayan bankanın ancak bu fiilin failinden zararının tazmini …
Benzer bu karardaMahkemece, «tahrif» edilmiş çekten doğan bir zararın kural olarak muhatap bankaya ait olduğu, «çekle ödeme» yapmayı kabul eden ve müşterileri ile «çek» anlaşmaları yapan bir bankanın her şeyden önce basiretli bir iş adamı gibi hareket ederek gerekli dikkat ve ihtimamı göstermesi ve tereddüt halinde çeki uzman kişilere inceletmesi, gerektiğinde «keşideciden» «tahkik» edip alacağı cevaba göre hareket etmesi lazım geldiği, davacı bankanın bu hususlara riayet etmeden tahrif edilmiş çeki ödediği gerekçesiyle davanın reddine karar v …
2- Dava, sahte çeki «ibraz» ederek tahsil eden hamilden «çek» «bedelinin iadesi» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekle ödeme · resmi belgede sahtecilik · bedel iadesi · tahkikat · sahtecilik · dolandırıcılık · keşideci
Benzer bu karardaMahkemece, «tahrif» edilmiş çekten doğan bir zararın kural olarak muhatap bankaya ait olduğu, «çekle ödeme» yapmayı kabul eden ve müşterileri ile «çek» anlaşmaları yapan bir bankanın her şeyden önce basiretli bir iş adamı gibi hareket ederek gerekli dikkat ve ihtimamı göstermesi ve tereddüt halinde çeki uzman kişilere inceletmesi, gerektiğinde «keşideciden» «tahkik» edip alacağı cevaba göre hareket etmesi lazım geldiği, davacı bankanın bu hususlara riayet etmeden tahrif edilmiş çeki ödediği gerekçesiyle davanın reddine karar v …
Mahkemece davanın reddine karar verilmişse de, dosya içeriğinden davalı ... hakkında da «dolandırıcılık» ve «resmi belgede sahtecilik» suçundan ceza soruşturması yapıldığı anlaşılmaktadır.
2- Dava, sahte çeki «ibraz» ederek tahsil eden hamilden «çek» «bedelinin iadesi» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/17465 E. , 2013/15363 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.05.2012 tarih ve 2010/295-2012/301 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın müşterilerinden olan dava dışı ...Yapı Mlz. Taş. Tur. İnş. Akaryakıt ve Tic. Ltd. Şti. firmasının yetkilisi olan ...ün aracında meydana gelen hırsızlık olayı sebebiyle araçta bulunan boş çek koçanlarının çalındığını, Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğunu ve Cumhuriyet Başsavcılığı'nca bankaya yazılan yazı ile 300850 ile 300874 seri numaraları da dahil olmak üzere aradaki tüm numaralı çeklerin suç delili olduğunun bildirildiğini, Cumhuriyet Savcılığınca bildirilen çeklerden biri olan 300853 seri numaralı 24/04/2009 keşide tarihli ve 9.500TL bedelli çekin sahte bir şekilde doldurularak müvekkil bankaya takastan ibraz edildiğini ve davacı bankaca ...Yapı Malz.
Taş. Tur. İnş. Akaryakıt ve Tic. Ltd. Şti.'nin 14127720 numaralı kredili mevduat hesabından ödendiğini, banka tarafından yapılan bu hata nedeniyle ...Yapı Malz. Taş. Tur. İnş. Akaryakıt ve Tic. Ltd. Şti.'nin zararlarının karşılandığını ve şirketin müvekkili bankayı ibra ettiğini, banka tarafından sehven ödeme yapılan davalı ve şirket yetkilisine noter kanalıyla ihtarname gönderildiğini, bedeli kendisine ödenen çek üzerinde Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın tedbir kararının bulunduğunu, ödemenin sehven yapıldığını, bu durumun davalı tarafın sebepsiz zenginleşmesine yol açtığını, çek bedelinin iadesinin gerektiğinin bildirildiği ancak netice alınamadığını ileri sürerek, 9.500,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın davada taraf sıfatı ve ehliyetinin bulunmadığını, TTK'nın 724. maddesinin amir hükmü uyarınca dava konusu çeki ödemiş olmasından doğan zararın davacı bankaya ait olduğunu, davacı bankanın kusuru ile yapmış olduğu ödeme nedeni ile bu ödemeyi yapmış olan kendi çalışanına haksız fiil hükümleri uyarınca rücu edebileceğini ve uğramış olduğunu iddia ettiği zararı tazmin edebileceğini, davalı şirketin dava konusu çekte iyi niyetli 3. şahıs konumunda olduğunu, davacı tarafın ancak kötü niyetli kişilere karşı sebepsiz zenginleşme nedeniyle dava açabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu bedelin ödemesine dayanak teşkil eden çekin sahte olarak doldurulmuş olduğu hususunun taraflar arasında ihtilafsız bulunduğu, çekteki mevcut durumun çekin hükümsüzlüğü neticesini doğuracağı, bu haliyle mutlak defi olduğu, TTK 571. madde uyarınca mutlak def'inin iyi niyetli hamil dahil herkese karşı ileri sürülebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı muhatap banka tarafından ödenen sahte çek bedelinin çeki ibraz eden hamilden rücuen tahsiline ilişkindir.
Çeki elinde bulunduran hamilin, çeki kötü niyetle veya ağır kusurla iktisap etmiş olmadıkça geri vermekle yükümlü olmayacağını öngören mülga TTK'nın 704. maddesi karşısında, hamil çekin sahte ve tahrif edilmiş olduğunu biliyor veya söz gelimi çek üzerinde bu eylemlerin varlığı belli olan hallerde bilmesi gerektiği kabul edilebiliyor ise bankanın bu kişiye rücu hakkının tanınabileceği, başka bir anlatımla, hamil kötüniyetli ise, bankanın, bu paranın kendisine geri verilmesini hamilden isteyeceği, iyiniyetli hamile ise hataen ödeme sebebiyle başvurma imkanının olmadığı, sahte veya tahrif edilmiş çeki ödeyerek zarara uğrayan bankanın ancak bu fiilin failinden zararının tazminini isteyebileceği, (Tekil Müge, Çekte Muhatap Bankanın Hukuki Sorumluluğu, 1997, s.86,93,94;
Eriş Gönen, Türk Ticaret Kanunu, 2010, C.4, s.4361, Öztan Fırat, Kıymetli Evrak Hukuku 2. Bası 1997, s. 1112) değerlendirilmeksizin davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028703100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz