Çek | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/2111 E. 2012/8385 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uygun illiyet bağı↗ objektif özen yükümlülüğü↗ sahte imza↗ tahrifat↗ sorumluluktan kurtulma↗ müterafik kusur↗ özen yükümlülüğü↗ kıymetli evrak↗ rücu hakkı↗ sahtecilik↗ illiyet bağı↗ rücu↗ hamil↗ keşideci↗ çek↗ kusur↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının zararının doğması için borçluya karşı tüm hukuki yolları tüketmesi, yani çeki ibraz eden hamilden alacağını tahsil imkanını bulunmaması gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sahte imza ile keşide edilmiş çekin ödenmiş olmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece zararın bankadan tazmini için zararın gerçekleşmiş olması, yani davacının yasal yollara başvurup hamilden çek bedelini tahsil imkanının bulunmaması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, TTK’nun 724. maddesi “Sahte veya tahrif edilmiş bir çeki ödemiş olmasından doğan zarar muhataba ait olur; meğer ki, senette keşideci olarak gösterilen kimseye kendisine bırakılan çek defterini iyi saklamamış olması gibi bir kusurun isnadı mümkün olsun.” hükmünü haiz olup, anılan maddede öngörülen sorumluluk, muhatap açısından kusursuz ve yasadan doğan bir sorumluluktur. Keşideci tamamen kusurlu fakat muhatap kusursuz ise muhatap sorumlu tutulamaz. Yani, tarafların hiçbirinin kusurlu, olmadığı hallerde banka sahte veya tahrif edilmiş çeki ödemenin sorumluluğundan kurtulamaz. Sorumluluğun doğması için objektif özen yükümlülüğünün ihlali ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması yeterlidir. Keşidecinin müterafik kusuru, TTK.nun 1. maddesinin atfı ve BK.nun 98. maddesinin yollamasıyla, BK.nun 44. maddesi uyarınca dikkate alınmalıdır. Karşılıklı kusur halinde,
tarafların zarara kendi kusurları oranında katlanmaları gerekecektir. Bankanın adam çalıştıran sıfatıyla sorumluluktan kurtulabilmesi için gerekli özeni göstermiş olması halinde de zararın gerçekleşeceğini kanıtlaması gerekir. Birer güven kurumları olan bankalar, aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorundadırlar. Bu nedenle de hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Sahteciliğin inandırıcı olup olmadığı, iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı yasal unsurlar arasında sayılmamıştır.(Geniş açıklama için Bkz. HGK.nun 15.06.1994 gün ve E. 94/178, K.94/398 sayılı kararı ile Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara 1997, 2.bası, Sh.1110 vd.). Ayrıca, davalı bankanın zararı ödediği takdirde sahteciliği yapan hamile karşı rücu hakkı bulunmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı bankanın hukuki durumunun tespiti gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2004/12965 E. 2005/10621 K.
Ortak:uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · sahte imza · tahrifat · sorumluluktan kurtulma · müterafik kusur · özen yükümlülüğü · sahtecilik · Çek | Tazminat
İncelediğiniz karardaSorumluluğun doğması için «objektif özen yükümlülüğünün» ihlali ile zarar arasında «uygun illiyet bağının» bulunması yeterlidir.
Yani, tarafların hiçbirinin kusurlu, olmadığı hallerde banka sahte veya «tahrif» edilmiş çeki ödemenin «sorumluluğundan kurtulamaz».
Dava, «sahte imza» ile keşide edilmiş çekin ödenmiş olmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece zararın bankadan tazmini için zararın gerçekleşmiş olması, yani davacının yasal yollara başvurup hamilden «çek» bedelini tahsil imkanının bulunmaması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSorumluluğun doğması için «objektif özen yükümlülüğünün» ihlali ile zarar arsında «uygun illiyet bağının» bulunması yeterlidir.Keşidecinin «müterafik kusuru», TTK.nun 1 nci maddesinin atfı ve BK.nun 98 nci maddesinin yollamasıyla, BK.nun 44 ncü maddesi uyarınca dikkate alınmalıdır.
Yani, tarafların hiçbirinin kusurlu olmadığı hallerde banka sahte veya «tahrif» edilmiş çeki ödemenin «sorumluluğundan kurtulamaz».
Dava, «sahte imza» ile keşide edilmiş çekin ödenmiş olmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imza incelemesi · tahkikat · denetime elverişlilik
Benzer bu kararda… nkara 1997, 2.bası, Sh.1110 vd.) Somut olayda, Dairemiz'in bozma ilamı doğrultusunda alınan ve benimsenip hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, davalı bankanın «imza incelemesi» yapılması hususunda yeterli özeni göstermediği, bu nedenle hafif kusurlu davrandığı kanaatine varılmış olmasına rağmen, bu kez raporun sonuç kısmında davalıya herhangi bir «kusur» yüklenmesinin doğru olmadığı sonucuna ulaşılmış olup, mahkemece, davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı ciddi itirazları da karşılanmamış ve yazılı şekilde hükü …
Oysa, davacının, çeki saklamadaki «kusuru» sonucu çekin çalınmasında ve çalındığının zamanında bildirilmemesinde kusurlu olduğu gibi, davalı banka da «keşidecinin» imzasını «tahkik» etmeden «çek» bedelinin ödemesinde kusurludur.
O halde, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, başka bir uzman bilirkişi ya da kurulundan «kusur» durumunun tespiti açısından, davacı vekilinin itirazlarını da karşılayan ve «denetime elverişli» yeni bir rapor alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8136 E. 2011/894 K.
Ortak:uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · sahte imza · tahrifat · sorumluluktan kurtulma · müterafik kusur · özen yükümlülüğü · sahtecilik
İncelediğiniz karardaSorumluluğun doğması için «objektif özen yükümlülüğünün» ihlali ile zarar arasında «uygun illiyet bağının» bulunması yeterlidir.
Yani, tarafların hiçbirinin kusurlu, olmadığı hallerde banka sahte veya «tahrif» edilmiş çeki ödemenin «sorumluluğundan kurtulamaz».
Dava, «sahte imza» ile keşide edilmiş çekin ödenmiş olmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece zararın bankadan tazmini için zararın gerçekleşmiş olması, yani davacının yasal yollara başvurup hamilden «çek» bedelini tahsil imkanının bulunmaması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSorumluluğun doğması için «objektif özen yükümlülüğünün» ihlali ile zarar arasında «uygun illiyet bağının» bulunması yeterlidir.
Yani, tarafların hiçbirinin kusurlu olmadığı hallerde banka sahte veya «tahrif» edilmiş çeki ödemenin «sorumluluğundan kurtulamaz».
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu «keşidecisi» davacı murisi olan çekin hesabın bulunduğu davalı Bankanın Yıldız Şubesinden provizyon alınmak suretiyle davalı Bankanın Unkapanı Şubesi tarafından «yetkili hamil» olarak görünen ...’e 14.10.2005 tarihinde nakden ödendiği, çekteki keşideci imzasının Zaber Matusyan’ın eli mahsulü olmadığı, davalı bankanın keşideci imzası yönünden kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermeyerek «çek» sahibi muris ile arasındaki sözleşmeden kaynaklanan akdi yükümlülüğe aykırı davrandığı, keşideci imzası «tahrif» edilmiş çek nedeniyle ödenen 42.000,00 YTL çek bedelinden davacıya karşı sorumlu olduğu, davalının zaman aşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın ka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkili hamil · kusur oranı · denetime elverişlilik
Benzer bu kararda… mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacı tarafın dava konusu olayda müterafik kusurlu olduğu ilke olarak kabul edilmek, gerektiğinde tarafların «kusur oranlarının» tespiti açısından başka bir bilirkişi kurulundan davalı vekilinin itirazlarını da karşılayan «denetime elverişli» yeni bir rapor alınmak ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu «keşidecisi» davacı murisi olan çekin hesabın bulunduğu davalı Bankanın Yıldız Şubesinden provizyon alınmak suretiyle davalı Bankanın Unkapanı Şubesi tarafından «yetkili hamil» olarak görünen ...’e 14.10.2005 tarihinde nakden ödendiği, çekteki keşideci imzasının Zaber Matusyan’ın eli mahsulü olmadığı, davalı bankanın keşideci imzası yönünden kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermeyerek «çek» sahibi muris ile arasındaki sözleşmeden kaynaklanan akdi yükümlülüğe aykırı davrandığı, keşideci imzası «tahrif» edilmiş çek nedeniyle ödenen 42.000,00 YTL çek bedelinden davacıya karşı sorumlu olduğu, davalının zaman aşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın ka …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15613 E. 2014/16098 K.
Ortak:uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · sahte imza · tahrifat · sorumluluktan kurtulma · müterafik kusur · özen yükümlülüğü · illiyet bağı
İncelediğiniz karardaSorumluluğun doğması için «objektif özen yükümlülüğünün» ihlali ile zarar arasında «uygun illiyet bağının» bulunması yeterlidir.
Yani, tarafların hiçbirinin kusurlu, olmadığı hallerde banka sahte veya «tahrif» edilmiş çeki ödemenin «sorumluluğundan kurtulamaz».
Dava, «sahte imza» ile keşide edilmiş çekin ödenmiş olmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece zararın bankadan tazmini için zararın gerçekleşmiş olması, yani davacının yasal yollara başvurup hamilden «çek» bedelini tahsil imkanının bulunmaması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSorumluluğun doğması için «objektif özen yükümlülüğünün» ihlali ile zarar arasında «uygun illiyet bağının» bulunması yeterlidir.
Ancak, tarafların hiçbirinin kusurlu olmadığı hallerde banka sahte veya «tahrif» edilmiş çeki ödemenin «sorumluluğundan kurtulamaz».
Dava, «sahte imza» ile keşide edilmiş çekin ödenmiş olmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuzluk ispatı · ödemeden men kararı · kusursuz sorumluluk · imza incelemesi · takas · ihtiyati tedbir · uyuşmazlık konusu · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı tarafından çekin çalınmasından sonra davalı bankaya «ödemeden men» talimatı verilmiş ise de buna ilişkin yasal düzenlemenin yürürlükten kaldırıldığı halde davacının çeklerin ödenmemesi için mahkemeden tedbir kararı almadığı, ancak davaya konu çekin ödenmesinden sonra diğer çekler için «ihtiyati tedbir» kararının alındığı, buna göre davacının kendi «kusuru» ile zarara neden olduğu, çekin «takas» yolu ödenmiş olması nedeniyle davalının «imza incelemesi» yapmasının mümkün bulunmadığı, davalıya atfedilecek bir kusurun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamadan da anlaşılacağı üzere 6762 sayılı TTK’nın 724. maddesi hükmü gereğince davalı banka sahte imzalı çeki ödemekle davacıya karşı «kusursuz sorumlu» olup, davaya konu çekin «takas» yolu ödenmiş olması, dolayısı ile davalının «imza incelemesi» yapamamış olması davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Öğretiye ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, muhatap bankanın bu maddede öngörülen sorumluluğu «kusur» aranmayan bir sorumluluk olup, muhatap «kusursuzluğunu ispat» etse bile bu «sorumluluktan kurtulamaz».
Somut olayda, davacıya ait «çek» karnesinin çalındığı ve davacı tarafından bu hususun aynı gün davalı bankaya bildirildiği, çalınan bu çeklerden bir tanesinin «sahte imza» ile keşide edilerek davalı bankadan tahsil edildiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18987 E. 2015/4157 K.
Ortak:uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · tahrifat · sorumluluktan kurtulma · müterafik kusur · özen yükümlülüğü · illiyet bağı · hamil
İncelediğiniz karardaSorumluluğun doğması için «objektif özen yükümlülüğünün» ihlali ile zarar arasında «uygun illiyet bağının» bulunması yeterlidir.
Yani, tarafların hiçbirinin kusurlu, olmadığı hallerde banka sahte veya «tahrif» edilmiş çeki ödemenin «sorumluluğundan kurtulamaz».
Oysa, TTK’nun 724. maddesi “Sahte veya «tahrif» edilmiş bir çeki ödemiş olmasından doğan zarar muhataba ait olur; meğer ki, senette «keşideci» olarak gösterilen kimseye kendisine bırakılan «çek» «defterini» iyi saklamamış olması gibi bir «kusurun» isnadı mümkün olsun.” hükmünü haiz olup, anılan maddede öngörülen sorumluluk, muhatap açısından kusursuz ve yasadan doğan bir sorumluluktur.
Benzer bu karardaSorumluluğun doğması için «objektif özen yükümlülüğünün» ihlali ile zarar arasında «uygun illiyet bağının» bulunması yeterlidir.
Ancak, TTK'nın 724. maddesine göre “«tahrif» edilmiş bir çeki ödemiş olmasından doğan zarar muhataba ait olur; meğer ki senette «keşideci» olarak gösterilen kimseye kendisine bırakılan «çek» «defterini» iyi saklamamış olması gibi bir kusurunun isnadı mümkün olsun” Öğretiye ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, muhatap bankanın bu maddede öngörülen sorumluluğu «kusur» aranmayan bir sorumluluk olup, muhatap «kusursuzluğunu ispat» etse bile bu «sorumluluktan kurtulamaz».
Ancak, tarafların hiçbirinin kusurlu olmadığı hallerde banka sahte veya «tahrif» edilmiş çeki ödemenin «sorumluluğundan kurtulamaz».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekte tahrifat · kusursuzluk ispatı · keşide tarihi · kusursuz sorumluluk · takas · kötüniyet · eksik inceleme
Benzer bu karardaSomut olayda davacı tarafça, keşide ettiği çekin kaybolduğunun belirtilmesi üzerine «çek» bedelinin «hamiline» haricen ödendiğinin ancak, daha sonra çekin «keşide tarihinin» «tahrif» edilip, süresinde «ibraz» edilmiş gibi gösterildiğinin ve davalı banka tarafından da «takas» yoluyla tahrif edilmiş çek bedelinin ödendiğinin iddia edilmiş olması karşısında, mahkemece dava konusu çekin takasa ibraz edildiği yerdeki fotokopisi de getirtilerek «çekte tahrifat» olup olmadığının incelenmesi, yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere davalı bankanın tahrif edilmiş çeki ödemekle davacıya karşı «kusursuz sorumlu» olup, davaya konu çekin takas yolu ödenmiş olması, dolayısıyla davalının keşide tarihindeki tahrifatı takas odası ile irtibata geçerek denetleyebilecek iken denetlememiş olmasının davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı da nazara alınarak değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çekin keşide tarihinde «tahrifat» yapıldığına dair delil sunamadığı, kaldı ki çekin keşide tarihinde «kötüniyetle» değişiklik yapıldığı bir an için düşünülse bile bunun iyi niyetli 3.kişi konumundaki davalı bankaya karşı yöneltilebilecek bir iddia olmadığı, «çek» bedelinin dava dışı İbrahim Demirdağ'a haricen ödendiği iddiasının da ispatlanamadığı, çek bedeli dava dışı bu şahsa ödenmiş olsa dahi bu ödemenin sorumluluğunun d …
Ancak, TTK'nın 724. maddesine göre “«tahrif» edilmiş bir çeki ödemiş olmasından doğan zarar muhataba ait olur; meğer ki senette «keşideci» olarak gösterilen kimseye kendisine bırakılan «çek» «defterini» iyi saklamamış olması gibi bir kusurunun isnadı mümkün olsun” Öğretiye ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, muhatap bankanın bu maddede öngörülen sorumluluğu «kusur» aranmayan bir sorumluluk olup, muhatap «kusursuzluğunu ispat» etse bile bu «sorumluluktan kurtulamaz».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2004/11757 E. 2005/9222 K.
Ortak:tahrifat · sorumluluktan kurtulma · keşideci · çek · kusur · ibraz · e-defter
İncelediğiniz karardaOysa, TTK’nun 724. maddesi “Sahte veya «tahrif» edilmiş bir çeki ödemiş olmasından doğan zarar muhataba ait olur; meğer ki, senette «keşideci» olarak gösterilen kimseye kendisine bırakılan «çek» «defterini» iyi saklamamış olması gibi bir «kusurun» isnadı mümkün olsun.” hükmünü haiz olup, anılan maddede öngörülen sorumluluk, muhatap açısından kusursuz ve yasadan doğan bir sorumluluktur.
Yani, tarafların hiçbirinin kusurlu, olmadığı hallerde banka sahte veya «tahrif» edilmiş çeki ödemenin «sorumluluğundan kurtulamaz».
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının zararının doğması için borçluya karşı tüm hukuki yolları tüketmesi, yani çeki «ibraz» eden hamilden alacağını tahsil imkanını bulunmaması gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTTK.nun 724. maddesine göre "«tahrif» edilmiş bir çeki ödemiş olmasından doğan zarar muhataba ait olur; meğer ki senette «keşideci» olarak gösterilen kimseye kendisine bırakılan «çek» «defterini» iyi saklamamış olması gibi bir kusurunun isnadı mümkün olsun".
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre bozma ilamına uyularak dava konusu «sahteliği» kanıtlanan çekin Yönetim Kurulu üyesi E.... tarafından «ibraz» edilip tahsil edildiği ve dava dışı muhasebeci Z… ……'ya ödendiği, bankanın bu durumda «kusuru» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, ödeme yapılan çekin «sahteliğinin» kanıtlandığı, ancak bu çeki bankaya şirketin Yönetim Kurulu üyesi E....'un «ibraz» ederek tahsil edip muhasebeci Z........ 'ya ödediği bu nedenle bankaya «kusur» yükletilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuzluk ispatı · sahtelik · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre bozma ilamına uyularak dava konusu «sahteliği» kanıtlanan çekin Yönetim Kurulu üyesi E.... tarafından «ibraz» edilip tahsil edildiği ve dava dışı muhasebeci Z… ……'ya ödendiği, bankanın bu durumda «kusuru» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, ödeme yapılan çekin «sahteliğinin» kanıtlandığı, ancak bu çeki bankaya şirketin Yönetim Kurulu üyesi E....'un «ibraz» ederek tahsil edip muhasebeci Z........ 'ya ödediği bu nedenle bankaya «kusur» yükletilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Muhatap bankanın bu maddede öngörülen sorumluluğu «kusur» aranmayan bir sorumluluk olup, muhatap «kusursuzluğunu ispat» etse bile bu «sorumluluktan kurtulamaz».
24.12.1997 keşide tarihli davaya konu çeki tahsil eden E....'un 24.12.1998 tarihinde «yönetim kurulu» üyesi olduğu anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1 E. 2015/6892 K.
Ortak:uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · sahte imza · tahrifat · sorumluluktan kurtulma · müterafik kusur · özen yükümlülüğü · illiyet bağı
İncelediğiniz karardaSorumluluğun doğması için «objektif özen yükümlülüğünün» ihlali ile zarar arasında «uygun illiyet bağının» bulunması yeterlidir.
Yani, tarafların hiçbirinin kusurlu, olmadığı hallerde banka sahte veya «tahrif» edilmiş çeki ödemenin «sorumluluğundan kurtulamaz».
Dava, «sahte imza» ile keşide edilmiş çekin ödenmiş olmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece zararın bankadan tazmini için zararın gerçekleşmiş olması, yani davacının yasal yollara başvurup hamilden «çek» bedelini tahsil imkanının bulunmaması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSorumluluğun doğması için «objektif özen yükümlülüğünün» ihlali ile zarar arasında «uygun illiyet bağının» bulunması yeterlidir.
Ancak, tarafların hiçbirinin kusurlu olmadığı hallerde banka sahte veya «tahrif» edilmiş çeki ödemenin «sorumluluğundan kurtulamaz».
Dava, «sahte imza» ile keşide edilmiş çekin ödenmesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuzluk ispatı · ödemeden men kararı · kusursuz sorumluluk · imza incelemesi · takas · kazanılmış hak · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaYukarıda yapılan açıklamadan da anlaşılacağı üzere 6762, sayılı TTK’nın 724. maddesi hükmü gereğince davalı banka sahte imzalı çeki ödemekle davacıya karşı «kusursuz sorumlu» olup, davaya konu çekin «takas» yolu ödenmiş olması, dolayısı ile davalının «imza incelemesi» yapamamış olması davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Bu itibarla, mahkemece, anılan Yasa’nın 724. maddesi hükmü değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, 711/3. maddesine göre davacının «ödemeden men» talimatı vermesinin anılan maddenin daha sonra yürürlükten kaldırılması karşısında davacı açısından «kazanılmış hak» oluşturduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 22.09.2014 gün ve 2014/459- …
Öğreti ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, muhatap bankanın bu maddede öngörülen sorumluluğu «kusur» aranmayan bir sorumluluk olup, muhatap «kusursuzluğunu ispat» etse bile bu «sorumluluktan kurtulamaz».
Somut olayda, davacıya ait «çek» karnesinin çalındığı ve davacı tarafından bu hususun aynı gün davalı bankaya bildirildiği, çalınan bu çeklerden bir tanesinin «sahte imza» ile keşide edilerek davalı bankadan tahsil edildiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11413 E. 2011/3771 K.
Ortak:tahrifat · sahtecilik · rücu · hamil · keşideci · çek · kusur · e-defter
İncelediğiniz karardaOysa, TTK’nun 724. maddesi “Sahte veya «tahrif» edilmiş bir çeki ödemiş olmasından doğan zarar muhataba ait olur; meğer ki, senette «keşideci» olarak gösterilen kimseye kendisine bırakılan «çek» «defterini» iyi saklamamış olması gibi bir «kusurun» isnadı mümkün olsun.” hükmünü haiz olup, anılan maddede öngörülen sorumluluk, muhatap açısından kusursuz ve yasadan doğan bir sorumluluktur.
Ayrıca, davalı bankanın zararı ödediği takdirde «sahteciliği» yapan «hamile» karşı «rücu hakkı» bulunmaktadır.
Dava, «sahte imza» ile keşide edilmiş çekin ödenmiş olmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece zararın bankadan tazmini için zararın gerçekleşmiş olması, yani davacının yasal yollara başvurup hamilden «çek» bedelini tahsil imkanının bulunmaması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTTK’nun 724.maddesi “Sahte veya «tahrif» edilmiş bir çekin ödenmiş olmasından doğan zarar muhataba ait olur, meğer ki senette «keşideci» olarak gösterilen kimseye kendisine bırakılan «çek» «defterini» iyi saklamamış olması gibi bir «kusurun» isnadı mümkün olsun” hükmünü içermekte olup, sahte veya tahrif edilmiş bir çeki ödeyen «muhatap banka» ayrıksı durumlar dışında kural olarak oluşan zarardan sorumludur.
Banka, bu şekilde doğan sorumluluğunu yerine getirdiği taktirde «sahteciliği» yapan «çek hamiline» «rücu» edebilecektir.
Çekle ödeme yapmayı kabul eden ve müşterileri ile «çek» anlaşmaları yapan bir bankanın, basiretli bir «tacir» gibi davranarak gerekli dikkat ve özeni göstermesi ve duraksama halinde çeki uzman kişilere inceletmesi, gerektiğinde konuyu «keşideciye» iletip alacağı cevaba göre hareket etmesi beklenir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muhatap banka · çek hamili · kusursuz sorumluluk · takipsizlik kararı · pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, sahte olduğu ileri sürülen çeki ödeyen bankanın sorumluluğunun yukarıda açıklanan mevzuat karşısında değerlendirilmesi ve davanın esası hakkında yapılacak araştırma sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği halde BK'nun 55. maddesi gerekçe gösterilerek davalının «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı yönünde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın çalıştırdığı elamanın kusurundan BK 55. maddesi uyarınca sorumlu olduğu ancak ceza soruşturmasında çalışan hakkında «takipsizlik» kararı verildiği ve davalı bankanın kusursuz olması nedeniyle «husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TTK’nun 724.maddesi “Sahte veya «tahrif» edilmiş bir çekin ödenmiş olmasından doğan zarar muhataba ait olur, meğer ki senette «keşideci» olarak gösterilen kimseye kendisine bırakılan «çek» «defterini» iyi saklamamış olması gibi bir «kusurun» isnadı mümkün olsun” hükmünü içermekte olup, sahte veya tahrif edilmiş bir çeki ödeyen «muhatap banka» ayrıksı durumlar dışında kural olarak oluşan zarardan sorumludur.
Bankanın anılan yasal düzenlemeden doğan sorumluluğu «kusursuz sorumluluk» nevindendir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/2111 E. , 2012/8385 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/12/2010 tarih ve 2010/567-2010/686 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin muhatabının davalı banka olduğu çek yapraklarını çaldırdığını, bankanın başvuruları sonrası çekleri iptal ettiğini, ancak sonradan müvekkilinin rızası hilafına kötü niyetli 3. kişilere 3.110 TL'nı çek hesabından ödediğini, bankanın kusurlu olduğunu ileri sürerek, 3.110 TL'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, husumetin çek hamiline karşı yöneltilmesi ve hukuki yolların tüketilmesi gerektiğini, keşidecinin ödemeden men talimatı veremeyeceğini, davacının çek karnesini çaldırdığını bildirdiğini, ancak mahkeme kararı veya tedbir kararı ibraz etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının zararının doğması için borçluya karşı tüm hukuki yolları tüketmesi, yani çeki ibraz eden hamilden alacağını tahsil imkanını bulunmaması gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sahte imza ile keşide edilmiş çekin ödenmiş olmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece zararın bankadan tazmini için zararın gerçekleşmiş olması, yani davacının yasal yollara başvurup hamilden çek bedelini tahsil imkanının bulunmaması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, TTK’nun 724. maddesi “Sahte veya tahrif edilmiş bir çeki ödemiş olmasından doğan zarar muhataba ait olur; meğer ki, senette keşideci olarak gösterilen kimseye kendisine bırakılan çek defterini iyi saklamamış olması gibi bir kusurun isnadı mümkün olsun.” hükmünü haiz olup, anılan maddede öngörülen sorumluluk, muhatap açısından kusursuz ve yasadan doğan bir sorumluluktur.
Keşideci tamamen kusurlu fakat muhatap kusursuz ise muhatap sorumlu tutulamaz. Yani, tarafların hiçbirinin kusurlu, olmadığı hallerde banka sahte veya tahrif edilmiş çeki ödemenin sorumluluğundan kurtulamaz. Sorumluluğun doğması için objektif özen yükümlülüğünün ihlali ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması yeterlidir. Keşidecinin müterafik kusuru, TTK.nun 1. maddesinin atfı ve BK.nun 98. maddesinin yollamasıyla, BK.nun 44. maddesi uyarınca dikkate alınmalıdır. Karşılıklı kusur halinde,
tarafların zarara kendi kusurları oranında katlanmaları gerekecektir. Bankanın adam çalıştıran sıfatıyla sorumluluktan kurtulabilmesi için gerekli özeni göstermiş olması halinde de zararın gerçekleşeceğini kanıtlaması gerekir. Birer güven kurumları olan bankalar, aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorundadırlar. Bu nedenle de hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Sahteciliğin inandırıcı olup olmadığı, iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı yasal unsurlar arasında sayılmamıştır.(Geniş açıklama için Bkz. HGK.nun 15.06.1994 gün ve E. 94/178, K.94/398 sayılı kararı ile Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara 1997, 2.bası, Sh.1110 vd.). Ayrıca, davalı bankanın zararı ödediği takdirde sahteciliği yapan hamile karşı rücu hakkı bulunmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı bankanın hukuki durumunun tespiti gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059465800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz