Kadri maruf
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/63 E. 2013/17364 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kadri maruf↗ kanuni rehin hakkı↗ rehin hakkı↗ donatan↗ rehin↗ davanın açılmamış sayılması↗ denetime elverişlilik↗ açılmamış sayılma↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı tarafça devamlı olarak alacağın hangi ay ve süre için ve hangi esaslarla hesaplandığının açık olmadığının savunulmasına rağmen, davacı tarafından hiçbir açıklama ve geçerli bir delil sunulmadığı gibi son oturumda başka delillerinin olmadığının belirtildiği, bu konuda soyut ve denetime elverişli olmayan bilirkişi kurulu raporundan başka yeterli hiçbir delili bulunmayan davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
.../...
-2-
Dava, davalı donatana ait yatta kaptan olarak çalışan davacının 12.600 USD ücret alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali, diğer kalemler için oluşan alacağın tahsili ve kanuni rehin hakkı tesisi istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, tarafından sunulan dava dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu yatta Haziran 2000 tarihinde kaptan olarak çalışmaya başladığı, bir süre ödenen maaşının daha sonra ödenmediği, 2002 yılı Ağustos ayında da İtalya'da görevine haksız olarak son verildiği bildirilmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 1008. maddesi uyarınca muayyen olmayan müddet için hizmete alınıp da muayyen bir yolculuğa başladıktan sonra 1006 ve 1007. maddelerde yazılı sebeplerden başka bir sebeple işten çıkarılan kaptan, 1007. madde hükmü gereğince alacağı paralardan başka, Avrupa limanında çıkarılmışsa iki aylık ücretini de tazminat olarak alır. Davacı da bu maddeye dayanarak 5.000 USD tazminat istediğine göre, aylık ücretinin 2.500 USD olduğunu iddia etmektedir.
Davacı tarafından dosyaya sunulan 17.06.2000, 18.05.2001, 01.06.2001 ve 11.06.2002 tarihli Türk liman başkanlıklarınca onaylı yat kayıt belgeleri, Del Nettuna Limanı'na ait 21.07.2002 tarihli liman belgesi ve Ayvalık Marina İşletmesi A.Ş'nce düzenlenen 03.07.2002 tarihli marina bağlama sözleşmesi ile davacının dava konusu dönemde M/Y Alexandra isimli yatta kaptan olarak çalıştığı ispatlanmıştır. Mahkemece davacının talep edebileceği alacak miktarının tespiti amacıyla görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti raporunda da sunulan belgelere göre davacının dava konusu dönemde yatın kaptanı olduğu, işine İtalya'nın Messina Limanı'nda son verildiği, TTK'nın 1008. maddesi uyarınca 5.000 USD istediğine göre aylık ücretinin 2.500 USD olduğu, talep edilen 12.600 USD ücretin, davacının yeterliliği ve üstlendiği görevi ile yatın özellikleri dikkate alındığında kadri maruf bulunduğu, davacının TTK'nın 1008. maddesi uyarınca 5.000 USD tazminata da hak kazandığı bildirilmiştir. Mahkemece seçilen bilirkişilerin bu konularda görüş bildirebilmek için yeterli uzmanlığa sahip oldukları açıktır.
Dolayısıyla davacı, yukarıda açıklanan deliller ile Haziran 2000-Ağustos 2002 dönemi için 12.600 USD ücret alacağının bulunduğunu ve TTK'nın 1008. maddesi uyarınca 5.000 USD tazminata hak kazandığını ispatlamıştır. Davacının iddiası dosyaya sunulan delillerle sabit olduğuna göre, ödemeyi ispat yükümlülüğü davalı ...'a aittir. Davalı ise bu konuda dosyaya herhangi bir delil sunamamıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, somut uyuşmazlığın yukarıda açıklanan şekilde incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının hangi ay için ne miktarda ve hangi esaslara göre tazminat talep ettiğinin açıklanmadığı ve iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/19225 E. 2015/13124 K.
Ortak:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
İncelediğiniz kararda… gi ay ve süre için ve hangi esaslarla hesaplandığının açık olmadığının savunulmasına rağmen, davacı tarafından hiçbir açıklama ve geçerli bir delil sunulmadığı gibi «son» oturumda başka delillerinin olmadığının belirtildiği, bu konuda soyut ve «denetime elverişli» olmayan bilirkişi kurulu raporundan başka yeterli hiçbir delili bulunmayan davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirket hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalı aleyhine açılan davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce, davacının Haziran 2000-Ağustos 2002 dönemi için 12.6 …
… namadığı, mahkemece, somut uyuşmazlığın açıklanan şekilde incelenip değerlendirilmesi gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyan mahkemece de davalı şirket aleyhine açılan «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalıya karşı açılan itirazın iptali davasının kabulüne, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, alacağın %40'ı oranında «icra inkar tazminatı» ile 5.000 USD'nin faizi ile birlikte anılan davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… namadığı, mahkemece, somut uyuşmazlığın açıklanan şekilde incelenip değerlendirilmesi gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyan mahkemece de davalı şirket aleyhine açılan «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalıya karşı açılan itirazın iptali davasının kabulüne, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, alacağın %40'ı oranında «icra inkar tazminatı» ile 5.000 USD'nin faizi ile birlikte anılan davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, davacı tarafça «icra inkar tazminatı» talep edilmemiş olmasına rağmen mahkemece, HMK'nın 26. maddesine aykırı olacak biçimde istek aşılarak davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmiş olması doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8135 E. 2011/1584 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1036 E. 2021/2025 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tam ziya · ticari defter ibrazı · ziya · teminat kapsamı · hakem kararı · riziko · ticari defter · geçersizlik
Benzer bu karardaDavacı vekili, sigortalı yatın bilinmeyen bir sebeple tamamen yanarak battığını ileri sürerek «tam ziya» nedeniyle oluşan «hasarın» tazminini talep etmiş; davalı vekili ise yatın hususi yat olarak sigortalanmasına karşın ticari yat olarak kullanıldığının tespit edildiği ve bu nedenle «rizikonun» «teminat» dışı olduğunu savunmuştur.
İtiraz «hakem» Heyetince, toplanan deliller yeterli görülerek ve davaya konu yatın olay günü kiralık olarak kullanıldığı yönünde mevcut bir belge bulunmadığı gerekçesiyle yatın ticari amaçlı kullanılmadığı ve «hasarın» «teminat kapsamında» olduğu kabul edilmişse de yapılan inceleme ve araştırma bu sonuca varmak için yeterli değildir.
Ayrıca, 6100 sayılı HMK 222/1 maddesinde; "Mahkeme, ticari davalarda tarafların «ticari defterlerinin ibrazına» kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.” düzenlemesi mevcuttur.
Davalı tarafından düzenlenen ve olay zamanında geçerli olduğu anlaşılan poliçe incelendiğinde, “Kullanım Amacı” başlığı altında, sigortalı yatın özel amaçlar ile kullanılacağının sigortalı tarafından beyan edildiği, yatın ticari amaçlar ile kullanılması halinde bu durumun en seri vasıta ile sigortacıya bildirileceği, aksi halde poliçe ile verilen «teminatın» «geçersiz» olacağı şeklinde düzenleme bulunduğu görülmektedir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16940 E. 2015/4442 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3779 E. 2010/9892 K.
Ortak:donatan
İncelediğiniz karardaKararı, davacı vekili temyiz etmiştir. .../... -2- Dava, davalı «donatana» ait yatta kaptan olarak çalışan davacının 12.600 USD ücret alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali, diğer kalemler için oluşan alacağın tahsili ve «kanuni rehin hakkı» tesisi istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaTurizm ve Tic A.Ş. arasında yapılması ve bağlama ücreti fa...larının da dava dışı bu şirket adına düzenlenmiş olması karşısında yargılama konusu liman hizmeti ücretinden marina bağlama sözleşmesinin tarafı olmayan ve hizmetten yararlanmayan davalı «donatanın sorumlu» tutulamayacağı belirtilerek bozulması üzerine bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:donatanın sorumluluğu · husumet
Benzer bu karardaTurizm ve Tic A.Ş. arasında yapılması ve bağlama ücreti fa...larının da dava dışı bu şirket adına düzenlenmiş olması karşısında yargılama konusu liman hizmeti ücretinden marina bağlama sözleşmesinin tarafı olmayan ve hizmetten yararlanmayan davalı «donatanın sorumlu» tutulamayacağı belirtilerek bozulması üzerine bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/63 E. , 2013/17364 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret (Kadıköy 4. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 28.06.2011 tarih ve 2007/939-2011/363 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01.10.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. İlke Yakupoğlu Ergün ve davalılardan ... vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin maliki bulunduğu M/Y Lady Alexandra isimli yatta kaptan olarak çalıştığını, bu dönemde hak ettiği ücretlerin kendisine ödenmediğini, TTK'nın 1235/2. maddesi uyarınca gemi alacaklısı hakkının doğduğunu, bu hakkın TTK'nın 1236. maddesine göre gemi üzerindeki kanuni rehin verdiğinden geminin yeni maliki olan diğer davalıya karşı da kullanılabileceğini, müvekkilinin 12.600 USD ücret alacağı, 368 USD 01.09.2003 tarihinden itibaren işlemiş faiz alacağı ve 5.000 USD TTK'nın 1008. maddesinde belirtilen tazminat alacağı olmak üzere toplam 17.968 USD alacağının bulunduğunu ileri sürerek, 20.12.2004 havale tarihli dilekçesiyle 12.600 USD maaş alacağı için yapılan takibe itirazın iptalini, diğer kalemler için oluşan alacağın tahsilini ve kanuni rehin hakkı tesisini talep ve dava etmiş, 16.02.2010 havale tarihli dilekçesiyle de davalı şirket hakkında açılan davayı müracaata bıraktıklarını bildirmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı tarafça devamlı olarak alacağın hangi ay ve süre için ve hangi esaslarla hesaplandığının açık olmadığının savunulmasına rağmen, davacı tarafından hiçbir açıklama ve geçerli bir delil sunulmadığı gibi son oturumda başka delillerinin olmadığının belirtildiği, bu konuda soyut ve denetime elverişli olmayan bilirkişi kurulu raporundan başka yeterli hiçbir delili bulunmayan davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
.../...
-2-
Dava, davalı donatana ait yatta kaptan olarak çalışan davacının 12.600 USD ücret alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali, diğer kalemler için oluşan alacağın tahsili ve kanuni rehin hakkı tesisi istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, tarafından sunulan dava dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu yatta Haziran 2000 tarihinde kaptan olarak çalışmaya başladığı, bir süre ödenen maaşının daha sonra ödenmediği, 2002 yılı Ağustos ayında da İtalya'da görevine haksız olarak son verildiği bildirilmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 1008. maddesi uyarınca muayyen olmayan müddet için hizmete alınıp da muayyen bir yolculuğa başladıktan sonra 1006 ve 1007. maddelerde yazılı sebeplerden başka bir sebeple işten çıkarılan kaptan, 1007. madde hükmü gereğince alacağı paralardan başka, Avrupa limanında çıkarılmışsa iki aylık ücretini de tazminat olarak alır. Davacı da bu maddeye dayanarak 5.000 USD tazminat istediğine göre, aylık ücretinin 2.500 USD olduğunu iddia etmektedir.
Davacı tarafından dosyaya sunulan 17.06.2000, 18.05.2001, 01.06.2001 ve 11.06.2002 tarihli Türk liman başkanlıklarınca onaylı yat kayıt belgeleri, Del Nettuna Limanı'na ait 21.07.2002 tarihli liman belgesi ve Ayvalık Marina İşletmesi A.Ş'nce düzenlenen 03.07.2002 tarihli marina bağlama sözleşmesi ile davacının dava konusu dönemde M/Y Alexandra isimli yatta kaptan olarak çalıştığı ispatlanmıştır. Mahkemece davacının talep edebileceği alacak miktarının tespiti amacıyla görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti raporunda da sunulan belgelere göre davacının dava konusu dönemde yatın kaptanı olduğu, işine İtalya'nın Messina Limanı'nda son verildiği, TTK'nın 1008. maddesi uyarınca 5.000 USD istediğine göre aylık ücretinin 2.500 USD olduğu, talep edilen 12.600 USD ücretin, davacının yeterliliği ve üstlendiği görevi ile yatın özellikleri dikkate alındığında kadri maruf bulunduğu, davacının TTK'nın 1008.
maddesi uyarınca 5.000 USD tazminata da hak kazandığı bildirilmiştir. Mahkemece seçilen bilirkişilerin bu konularda görüş bildirebilmek için yeterli uzmanlığa sahip oldukları açıktır.
Dolayısıyla davacı, yukarıda açıklanan deliller ile Haziran 2000-Ağustos 2002 dönemi için 12.600 USD ücret alacağının bulunduğunu ve TTK'nın 1008. maddesi uyarınca 5.000 USD tazminata hak kazandığını ispatlamıştır. Davacının iddiası dosyaya sunulan delillerle sabit olduğuna göre, ödemeyi ispat yükümlülüğü davalı ...'a aittir. Davalı ise bu konuda dosyaya herhangi bir delil sunamamıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, somut uyuşmazlığın yukarıda açıklanan şekilde incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının hangi ay için ne miktarda ve hangi esaslara göre tazminat talep ettiğinin açıklanmadığı ve iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028469000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz