Davaların birleştirilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/14971 E. 2011/7089 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davaların birleştirilmesi↗ zilyetlik↗ hisse senedi↗ ciro↗ pay defteri↗ temlik↗ anonim şirket↗ dahili dava↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, ...’nun 18.05.2000 tarihinde davalı şirketteki 16.700.000 adet hissesinin tamamını ...’nu devrettiği, bu durumun davalı şirketin pay defterine işlendiği, devir nedeniyle murisin hissesinin kalmadığı, TTK’nun 416/2. maddesine göre anonim şirketlerde nama yazılı hisse senetlerinin devrinin ciro edilmiş senedin devralana teslimiyle olup, devrin şirkete karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade edeceği, TTK’nun 559/2. maddesine göre de nama yazılı hisse senetlerinin devri için senedin zilyetliğinin devrinden başka, senet üzerinde veya ayrı bir kağıtta devir beyanına da ihtiyaç olduğu, ancak şirket hisse senetlerinin ayrıca ciro yolu ile de devredilebileceğinin kabul edildiği, davacının hisse senedinin devri için mutlaka ciro lazım olduğu itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Davacı, davalı şirkette murisinin hissesinin bulunduğunu, bu hisselerin devredilmediğini ve devre ilişkin belge var ise gerçeğe uygun olup olmadığının tespitini istemiştir. Davalı tarafça altında muris ...imzası bulunduğu iddia olunan belge ile hisse senetlerinin dava dışı ...’ye devredildiği savunulmuştur. Bu bakımdan, mahkemece temlik olunan ... davaya dahil edilmeden, böyle bir davanın incelenmesi mümkün bulunmamakla, ... hakkında dava açılmak suretiyle davaların birleştirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2) Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2006/8112 E. 2007/10405 K.
Ortak:zilyetlik · ciro · pay defteri · temlik · teslim · e-defter
İncelediğiniz kararda… nen bilirkişi raporuna dayanılarak, ...’nun 18.05.2000 tarihinde davalı şirketteki 16.700.000 adet hissesinin tamamını ...’nu devrettiği, bu durumun davalı şirketin «pay defterine» işlendiği, devir nedeniyle murisin hissesinin kalmadığı, TTK’nun 416/2. maddesine göre «anonim şirketlerde» nama yazılı hisse senetlerinin devrinin «ciro» edilmiş senedin devralana «teslimiyle» olup, devrin şirkete karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade edeceği, TTK’nun 559/2. maddesine göre de nama yazılı hisse senetlerinin devri için senedin «zilyetliğinin» devrinden başka, senet üzerinde veya ayrı bir kağıtta devir beyanına da ihtiyaç olduğu, ancak şirket hisse senetlerinin ayrıca ciro yolu ile de devredilebileceğinin kabul edildiği, davacının «hisse senedinin» devri için mutlaka ciro lazım olduğu itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu bakımdan, mahkemece «temlik» olunan ... davaya «dahil» edilmeden, böyle bir davanın incelenmesi mümkün bulunmamakla, ... hakkında dava açılmak suretiyle «davaların birleştirilerek» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaTTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
Ayrıca «pay devri», ortaklığa karşı ancak «pay defterine» kayıtla hüküm ifade eder.
O halde, öncelikle mahkemece, şirket tarafından «nama yazılı pay» senetleri çıkarılıp çıkarılmadığı, çıkarılmış ise, devrin TTK'nın 416 ve devamı maddeleri ile anasözleşmeye uygun bulunup bulunmadığı, çıkarılmamış ise, dosyada bulunan sözleşmenin «alacağın temliki» hükmünde olup olmadığı şirket «ticaret sicil» dosyası, «defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptı- rılmadan nama yazılı pay senetlerinin çıkarılmış olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilmühaber · nama yazılı pay · adi yazılı sözleşme · pay devri · alacağın temliki · hisse devri · hisse devir sözleşmesi · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaO halde, öncelikle mahkemece, şirket tarafından «nama yazılı pay» senetleri çıkarılıp çıkarılmadığı, çıkarılmış ise, devrin TTK'nın 416 ve devamı maddeleri ile anasözleşmeye uygun bulunup bulunmadığı, çıkarılmamış ise, dosyada bulunan sözleşmenin «alacağın temliki» hükmünde olup olmadığı şirket «ticaret sicil» dosyası, «defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptı- rılmadan nama yazılı pay senetlerinin çıkarılmış olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davacılar, diğer davalılara şirketteki hisselerini devrettiklerini savunarak, «adi yazılı sözleşme» «ibraz» etmiştir.
Taraflar arasında akdedilen «hisse devir sözleşmesinin» 8. maddesinde (Satıcılar satmayı «taahhüt» ettikleri hisselerinin resmi devrini 30.04.2000 tarihinde yapacaklardır.) hükmüne yer verilmiştir.
Mahkemece, şirketin hisselerinin nama yazılı olduğu, ancak «hisse devrinin» TTK'nın 416. ve 417. madde şartlarına uygun yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11015 E. 2010/2010 K.
Ortak:zilyetlik · hisse senedi · ciro · pay defteri · temlik · anonim şirket · teslim · e-defter
İncelediğiniz kararda… nen bilirkişi raporuna dayanılarak, ...’nun 18.05.2000 tarihinde davalı şirketteki 16.700.000 adet hissesinin tamamını ...’nu devrettiği, bu durumun davalı şirketin «pay defterine» işlendiği, devir nedeniyle murisin hissesinin kalmadığı, TTK’nun 416/2. maddesine göre «anonim şirketlerde» nama yazılı hisse senetlerinin devrinin «ciro» edilmiş senedin devralana «teslimiyle» olup, devrin şirkete karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade edeceği, TTK’nun 559/2. maddesine göre de nama yazılı hisse senetlerinin devri için senedin «zilyetliğinin» devrinden başka, senet üzerinde veya ayrı bir kağıtta devir beyanına da ihtiyaç olduğu, ancak şirket hisse senetlerinin ayrıca ciro yolu ile de devredilebileceğinin kabul edildiği, davacının «hisse senedinin» devri için mutlaka ciro lazım olduğu itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu bakımdan, mahkemece «temlik» olunan ... davaya «dahil» edilmeden, böyle bir davanın incelenmesi mümkün bulunmamakla, ... hakkında dava açılmak suretiyle «davaların birleştirilerek» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… şmesinin 6. maddesine göre, şirket pay senetlerinin nama yazılı olacağı, nama yazılı hisse senetlerinin devri TTK’nun 416/2. maddesinde düzenlenmiş olup nama yazılı «hisse senedinin» devrinin BK’nun «167»-172. maddeleri uyarınca «alacağın temliki» hükümlerine tabi olacağı, alacağın temliki konusunda yazılı sözleşme yapılıp hisse senedinin fiilen karşı tarafa «tesliminin» gerektiği, şirket «pay defterine» işlenmedikçe bu devrin 3. kişiler yönünden hüküm ifade etmeyeceği, davacının hissesinin devri noterde düzenlenen sözleşme ile kararlaştırılmış ise de anasözleşmede öngörülen «nama yazılı pay» senetlerinin düzenlenip davacıya teslim edilmediği ve pay senetlerinin sözleşme ile ya da sonrasında davacı tarafından dava dışı devri alan kişiye teslim edilmediği için TTK’nun 416/2. maddesine göre nama yazılı pay senetlerinin devrinin yapılmadığı, bu devir işleminin «pay defterine kaydının» mümkün olmadığı, davacıya ait nama yazılı «hisse devrine» ilişkin 03.04.1987 tarihli devri sözleşmesi yasanın aradığı şekil ve geçerlik koşulunu taşımakla birlikte TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya teslim edilmesi gereken nama yazılı pay senetleri üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği, «pay devri» konusunda alınmış bir «yönetim kurulu» kararı bulunmadığı için ortada yasaya uygun pay devri bulunmadığı, TTK’nun 417/2. maddesi uyarınca yasaya uygun olmayan pay devrinin şirket pay defterine işlenmesi …
TTK’nun 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
1- Dava, «anonim şirket» «hisse devrine» dair sözleşmenin onaylanması ve «pay defterine kaydı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilmühaber · nama yazılı pay · pay defteri kaydı · i̇i̇k 167 · ek mehil · pay devri · alacağın temliki · hisse devri
Benzer bu kararda… şmesinin 6. maddesine göre, şirket pay senetlerinin nama yazılı olacağı, nama yazılı hisse senetlerinin devri TTK’nun 416/2. maddesinde düzenlenmiş olup nama yazılı «hisse senedinin» devrinin BK’nun «167»-172. maddeleri uyarınca «alacağın temliki» hükümlerine tabi olacağı, alacağın temliki konusunda yazılı sözleşme yapılıp hisse senedinin fiilen karşı tarafa «tesliminin» gerektiği, şirket «pay defterine» işlenmedikçe bu devrin 3. kişiler yönünden hüküm ifade etmeyeceği, davacının hissesinin devri noterde düzenlenen sözleşme ile kararlaştırılmış ise de anasözleşmede öngörülen «nama yazılı pay» senetlerinin düzenlenip davacıya teslim edilmediği ve pay senetlerinin sözleşme ile ya da sonrasında davacı tarafından dava dışı devri alan kişiye teslim edilmediği için TTK’nun 416/2. maddesine göre nama yazılı pay senetlerinin devrinin yapılmadığı, bu devir işleminin «pay defterine kaydının» mümkün olmadığı, davacıya ait nama yazılı «hisse devrine» ilişkin 03.04.1987 tarihli devri sözleşmesi yasanın aradığı şekil ve geçerlik koşulunu taşımakla birlikte TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya teslim edilmesi gereken nama yazılı pay senetleri üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği, «pay devri» konusunda alınmış bir «yönetim kurulu» kararı bulunmadığı için ortada yasaya uygun pay devri bulunmadığı, TTK’nun 417/2. maddesi uyarınca yasaya uygun olmayan pay devrinin şirket pay defterine işlenmesi …
Mahkemece, «hisse devrine» ilişkin 03.04.1987 tarihli devir sözleşmesinin geçerli olduğu ancak, TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya «teslim» edilmesi gereken «nama yazılı pay» senetleri üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği, «pay devri» konusunda alınmış «yönetim kurulu» kararı bulunmadığı için ortada yasanın aradığı anlamda pay devrinin olmadığı, TTK’nun 417/2. maddesi uyarınca yasaya uygun olmayan pay devrinin de şirket «defterine» işlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, «anonim şirket» «hisse devrine» dair sözleşmenin onaylanması ve «pay defterine kaydı» istemine ilişkindir.
Şirket tarafından henüz pay senedi ihraç edilmemiş ve «ilmühaber» dahi çıkarılmamış olması, «anonim şirkette» «pay devrine» engel teşkil etmez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/870 E. 2016/9035 K.
Ortak:zilyetlik · hisse senedi · ciro · pay defteri · temlik · anonim şirket · teslim · e-defter
İncelediğiniz kararda… nen bilirkişi raporuna dayanılarak, ...’nun 18.05.2000 tarihinde davalı şirketteki 16.700.000 adet hissesinin tamamını ...’nu devrettiği, bu durumun davalı şirketin «pay defterine» işlendiği, devir nedeniyle murisin hissesinin kalmadığı, TTK’nun 416/2. maddesine göre «anonim şirketlerde» nama yazılı hisse senetlerinin devrinin «ciro» edilmiş senedin devralana «teslimiyle» olup, devrin şirkete karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade edeceği, TTK’nun 559/2. maddesine göre de nama yazılı hisse senetlerinin devri için senedin «zilyetliğinin» devrinden başka, senet üzerinde veya ayrı bir kağıtta devir beyanına da ihtiyaç olduğu, ancak şirket hisse senetlerinin ayrıca ciro yolu ile de devredilebileceğinin kabul edildiği, davacının «hisse senedinin» devri için mutlaka ciro lazım olduğu itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu bakımdan, mahkemece «temlik» olunan ... davaya «dahil» edilmeden, böyle bir davanın incelenmesi mümkün bulunmamakla, ... hakkında dava açılmak suretiyle «davaların birleştirilerek» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMülga 6762 sayılı TTK'nın 411. maddesinde nama yazılı hisse senetleri yerini tutmak üzere çıkarılan «ilmühaberlerin» nama yazılı olması gerektiği ve bunların devrinin nama yazılı hisse senetlerinin devrine ait hükümlere tabi olduğu, aynı kanunun 416. maddesinde nama yazılı hisse senetlerinin devrinin «ciro» edilmiş senedin devralana «teslimi» ile olacağı ve devrin, şirkete karşı ancak «pay defterine» kayıtla hüküm ifade edeceği düzenlenmiştir.
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre de, «nama yazılı pay» senetlerini devri için «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin devri» ve «teslimi» gerekli ve yeterli kabul edilmektedir.
Yine aynı kanunun 417. maddesinde «hisse senedinin» yukarıki maddeye uygun olarak devredildiği ispat edilmedikçe devralan «pay defterine» yazılamayacağı öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zilyetliğin devri · ilmühaber · nama yazılı pay · adi yazılı sözleşme · rehin · üçüncü kişi · istirdat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında .... ....'nin davalıya ait hisselerinden bir kısmının davacıya «adi yazılı sözleşme» ile devredildiği, davacının sözleşme ile belirlenen bedeli davalıya ödediği, hisselerin davacıya devredilemediği, davalının kusurlu davranışları nedeniyle ifada geciktiği, hisseleri «rehin» alan ... .....'nden gelen yazı cevaplarından anlaşılacağı üzere devre konu hisseler için «ilmühaber» çıkarıldığı, taraflar arasında geçerli bir devir yapılmadığından davacının davalıya ödemiş olduğu 256.750,00 TL'nin iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne …
Dava, «anonim şirket» «nama yazılı pay» senedinin devrine ilşkin edimin yerine getirilmemesi nedeniyle ödenen bedelin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre de, «nama yazılı pay» senetlerini devri için «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin devri» ve «teslimi» gerekli ve yeterli kabul edilmektedir.
Bu durumda mahkemece, yukarıdaki hükümlere göre, şirket tarafından nama yazılı hisse senetleri yerini tutmak üzere çıkarılan «ilmühaberlerin» devrinin TTK'nın 416 ve devamı maddelerine uygun olup olmadığı ve bankada rehinli bulunan sözleşme ile devredilen «nama yazılı pay» senetlerinin TMK'nın 979. maddesine uygun olarak «teslimsiz», yani «zilyetliğin» fiilen geçirilmeksizin devrinin geçerli bulunup bulunmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde salt sözleşmeye dayalı kara …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3929 E. 2014/12906 K.
Ortak:ciro · pay defteri · anonim şirket · teslim · e-defter
İncelediğiniz kararda… nen bilirkişi raporuna dayanılarak, ...’nun 18.05.2000 tarihinde davalı şirketteki 16.700.000 adet hissesinin tamamını ...’nu devrettiği, bu durumun davalı şirketin «pay defterine» işlendiği, devir nedeniyle murisin hissesinin kalmadığı, TTK’nun 416/2. maddesine göre «anonim şirketlerde» nama yazılı hisse senetlerinin devrinin «ciro» edilmiş senedin devralana «teslimiyle» olup, devrin şirkete karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade edeceği, TTK’nun 559/2. maddesine göre de nama yazılı hisse senetlerinin devri için senedin «zilyetliğinin» devrinden başka, senet üzerinde veya ayrı bir kağıtta devir beyanına da ihtiyaç olduğu, ancak şirket hisse senetlerinin ayrıca ciro yolu ile de devredilebileceğinin kabul edildiği, davacının «hisse senedinin» devri için mutlaka ciro lazım olduğu itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «anonim şirkette» hisse sahibi olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davacının nama yazılı hisse senetlerini dava dışı 9 kişiye «ciro» ve «teslim» yoluyla devrettiği, devrin «pay defterine» işlendiği, yasaya, ana «sözleşmeye aykırılık» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, nama yazılı hisse senetlerinin devrinin mümkün olduğu, şirket ana sözleşmesine göre yönetim kurulunun onayı gerektiği, davacının hisse senetlerini dava dışı 9 kişiye «teslim» ve «ciro» yoluyla devrettiği, yönetim kurulunun devri onaylayarak «pay defterine» işlediği, yasaya, ana «sözleşmeye aykırılık» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeye aykırılık · geçersizlik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, nama yazılı hisse senetlerinin devrinin mümkün olduğu, şirket ana sözleşmesine göre yönetim kurulunun onayı gerektiği, davacının hisse senetlerini dava dışı 9 kişiye «teslim» ve «ciro» yoluyla devrettiği, yönetim kurulunun devri onaylayarak «pay defterine» işlediği, yasaya, ana «sözleşmeye aykırılık» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «anonim şirkette» hisse sahibi olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davacının nama yazılı hisse senetlerini dava dışı 9 kişiye «ciro» ve «teslim» yoluyla devrettiği, devrin «pay defterine» işlendiği, yasaya, ana «sözleşmeye aykırılık» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/13 esas sayılı dosyasında, dava dışı hisse devralan 9 kişiyi de davalı göstererek hisse devirlerinin «geçersiz» olduğunun tespitini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/14971 E. , 2011/7089 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/09/2009 tarih ve 2007/998-2009/734 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillinin murisi ...’nun 01.08.2000 tarihinde vefat ettiğini, vefatından önce davalı şirkette 16.700.000 adet hissesinin bulunduğunu, ancak davalının terekesinde murisin hisse senetlerinin bulunmadığını bildirdiğini, davalı şirket ortaklarının gerçeğe aykırı devir belgesi düzenleyip pay defterine işlemiş olabileceğini ileri sürerek, vefat tarihinde davalı şirketteki murise ait hisse miktarının ve değerinin, devre ilişkin belge var ise gerçeğe uygun olup olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, murisin 16.700.000 adet hissesinin tamamını 18.05.2000 tarihinde ...’na devrettiğini, devrin pay defterine işlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, ...’nun 18.05.2000 tarihinde davalı şirketteki 16.700.000 adet hissesinin tamamını ...’nu devrettiği, bu durumun davalı şirketin pay defterine işlendiği, devir nedeniyle murisin hissesinin kalmadığı, TTK’nun 416/2. maddesine göre anonim şirketlerde nama yazılı hisse senetlerinin devrinin ciro edilmiş senedin devralana teslimiyle olup, devrin şirkete karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade edeceği, TTK’nun 559/2. maddesine göre de nama yazılı hisse senetlerinin devri için senedin zilyetliğinin devrinden başka, senet üzerinde veya ayrı bir kağıtta devir beyanına da ihtiyaç olduğu, ancak şirket hisse senetlerinin ayrıca ciro yolu ile de devredilebileceğinin kabul edildiği, davacının hisse senedinin devri için mutlaka ciro lazım olduğu itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Davacı, davalı şirkette murisinin hissesinin bulunduğunu, bu hisselerin devredilmediğini ve devre ilişkin belge var ise gerçeğe uygun olup olmadığının tespitini istemiştir. Davalı tarafça altında muris ...imzası bulunduğu iddia olunan belge ile hisse senetlerinin dava dışı ...’ye devredildiği savunulmuştur. Bu bakımdan, mahkemece temlik olunan ... davaya dahil edilmeden, böyle bir davanın incelenmesi mümkün bulunmamakla, ... hakkında dava açılmak suretiyle davaların birleştirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2) Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13/06/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028254500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz