Zilyetliğin devri
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/870 E. 2016/9035 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zilyetliğin devri↗ ilmühaber↗ nama yazılı pay↗ adi yazılı sözleşme↗ pay defterine kayıt↗ zilyetlik↗ rehin↗ hisse senedi↗ ciro↗ pay defteri↗ üçüncü kişi↗ temlik↗ anonim şirket↗ istirdat↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında .... ....'nin davalıya ait hisselerinden bir kısmının davacıya adi yazılı sözleşme ile devredildiği, davacının sözleşme ile belirlenen bedeli davalıya ödediği, hisselerin davacıya devredilemediği, davalının kusurlu davranışları nedeniyle ifada geciktiği, hisseleri rehin alan ... .....'nden gelen yazı cevaplarından anlaşılacağı üzere devre konu hisseler için ilmühaber çıkarıldığı, taraflar arasında geçerli bir devir yapılmadığından davacının davalıya ödemiş olduğu 256.750,00 TL'nin iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket nama yazılı pay senedinin devrine ilşkin edimin yerine getirilmemesi nedeniyle ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mülga 6762 sayılı TTK'nın 411. maddesinde nama yazılı hisse senetleri yerini tutmak üzere çıkarılan ilmühaberlerin nama yazılı olması gerektiği ve bunların devrinin nama yazılı hisse senetlerinin devrine ait hükümlere tabi olduğu, aynı kanunun 416. maddesinde nama yazılı hisse senetlerinin devrinin ciro edilmiş senedin devralana teslimi ile olacağı ve devrin, şirkete karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade edeceği düzenlenmiştir. Yine aynı kanunun 417. maddesinde hisse senedinin yukarıki maddeye uygun olarak devredildiği ispat edilmedikçe devralan pay defterine yazılamayacağı öngörülmüştür.
Türk Medeni Kanun'un teslimsiz devri düzenleyen 979. maddesinde ise ''Bir üçüncü kişi veya zilyetliği devreden, özel bir hukuki ilişkiye dayanarak zilyet olmakta devam ederse zilyetlik, teslim gerçekleşmeksizin kazanılmış olur. Zilyetliğin bu yolla devri, zilyet olmakta devam eden üçüncü kişiye karşı, ancak durumun devreden tarafından kendisine bildirildiği andan başlayarak hüküm doğurur. Üçüncü kişi, zilyetliği devredene karşı ileri sürebileceği sebeplerle şeyi edinene vermekten kaçınabilir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre de, nama yazılı pay senetlerini devri için temlik beyanı veya senedin arkasında tam bir cironun yapılması ayrıca senet üzerindeki zilyetliğin devri ve teslimi gerekli ve yeterli kabul edilmektedir. Pay defterine kayıt ise, devrin şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için gereklidir.
Somut olayda, davaya konu davalı tarafından devredilen hisselerin ilmühabere bağlı olduğu, davalı adına çıkarılan ilmuhaberin ise dava dışı .... ... A.Ş'ye rehinli olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, yukarıdaki hükümlere göre, şirket tarafından nama yazılı hisse senetleri yerini tutmak üzere çıkarılan ilmühaberlerin devrinin TTK'nın 416 ve devamı maddelerine uygun olup olmadığı ve bankada rehinli bulunan sözleşme ile devredilen nama yazılı pay senetlerinin TMK'nın 979. maddesine uygun olarak teslimsiz, yani zilyetliğin fiilen geçirilmeksizin devrinin geçerli bulunup bulunmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde salt sözleşmeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş, yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/152 E. 2019/2196 K.
Ortak:nama yazılı pay · adi yazılı sözleşme · zilyetlik · hisse senedi · ciro · pay defteri · üçüncü kişi · temlik
İncelediğiniz karardaYargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre de, «nama yazılı pay» senetlerini devri için «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin devri» ve «teslimi» gerekli ve yeterli kabul edilmektedir.
Mülga 6762 sayılı TTK'nın 411. maddesinde nama yazılı hisse senetleri yerini tutmak üzere çıkarılan «ilmühaberlerin» nama yazılı olması gerektiği ve bunların devrinin nama yazılı hisse senetlerinin devrine ait hükümlere tabi olduğu, aynı kanunun 416. maddesinde nama yazılı hisse senetlerinin devrinin «ciro» edilmiş senedin devralana «teslimi» ile olacağı ve devrin, şirkete karşı ancak «pay defterine» kayıtla hüküm ifade edeceği düzenlenmiştir.
Yine aynı kanunun 417. maddesinde «hisse senedinin» yukarıki maddeye uygun olarak devredildiği ispat edilmedikçe devralan «pay defterine» yazılamayacağı öngörülmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere, 6762 sayılı TTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
4721 sayılı TMK'nın 979. maddesinde de ''Bir «üçüncü kişi» veya «zilyetliği» devreden, özel bir hukuki ilişkiye dayanarak zilyet olmakta devam ederse zilyetlik, «teslim» gerçekleşmeksizin kazanılmış olur.
Zilyetliğin bu yolla devri, «zilyet» olmakta devam eden «üçüncü kişiye» karşı, ancak durumun devreden tarafından kendisine bildirildiği andan başlayarak hüküm doğurur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacağın devri · sermaye taahhüdü · pay devri · alacağın temliki · ihbar · geçersizlik · yönetim kurulu kararı · taahhütname
Benzer bu kararda… lan genel kurul toplantılarının bazılarına davacının katıldığı, şirket sermaye artışına davalının sattığı hisse oranında iştirak ettiği, ortak olan davalıdan alınan «sermaye taahhüt» çeklerinin bir kısmının ...'in şahsi çeki olup ... cirolu olarak şirkete «teslim» edildiğinin belirtildiği, davalı tarafından hisse senetlerine bağlı olarak çıkarılan ilmuhaberlerin bankada rehinli olması nedeniyle davacıya teslimin yapılamadığı ancak davacının şirket toplantılarına ve sermaye artışına kendisine ait çekler ile katıldığı bu durumda somut olay bakımından TTK 979. maddesi uyarınca «zilyetliğin» teslim gerçekleşmeksizin davacı tarafından kazanılmış olduğunun kabulü gerektiği, taraflar arasında yapılan sözleşmenin edimlerinin davacı ve davalı tarafından kar …
Hamiline yazılı hisse senetleri yerine tanzim olunan nama yazılı ilmuhaberler ancak «alacağın devri» hakkındaki hükümlere göre devrolunabilir.
Şu kadar ki; devir şirkete karşı ancak «ihbar» tarihinden itibaren hüküm ifade eder.'', aynı Yasa'nın 416. maddesinde ''Nama yazılı hisse senetleri, esas mukavelede aksine hüküm olmadıkça devrolunabilir.
Bu koşulların yerine getirilmemesi halinde yapılan devir işlemi «geçersizdir».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1639 E. 2019/848 K.
Ortak:nama yazılı pay · zilyetlik · hisse senedi · ciro · pay defteri · üçüncü kişi · temlik · anonim şirket
İncelediğiniz karardaYargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre de, «nama yazılı pay» senetlerini devri için «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin devri» ve «teslimi» gerekli ve yeterli kabul edilmektedir.
Dava, «anonim şirket» «nama yazılı pay» senedinin devrine ilşkin edimin yerine getirilmemesi nedeniyle ödenen bedelin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Mülga 6762 sayılı TTK'nın 411. maddesinde nama yazılı hisse senetleri yerini tutmak üzere çıkarılan «ilmühaberlerin» nama yazılı olması gerektiği ve bunların devrinin nama yazılı hisse senetlerinin devrine ait hükümlere tabi olduğu, aynı kanunun 416. maddesinde nama yazılı hisse senetlerinin devrinin «ciro» edilmiş senedin devralana «teslimi» ile olacağı ve devrin, şirkete karşı ancak «pay defterine» kayıtla hüküm ifade edeceği düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere, 6762 sayılı ...'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
1-Dava, «anonim şirket» «nama yazılı pay» senedinin devrine ilişkin edimin yerine getirilmemesi nedeniyle ödenen bedelin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
4721 sayılı TMK'nın 979. maddesinde de ''Bir «üçüncü kişi» veya «zilyetliği» devreden, özel bir hukuki ilişkiye dayanarak zilyet olmakta devam ederse zilyetlik, «teslim» gerçekleşmeksizin kazanılmış olur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacağın devri · pay devri · alacağın temliki · hisse devri · ihbar · geçersizlik · yönetim kurulu kararı · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «hisse devri» satışı bulunduğu, bu hisse satışı kapsamında davacının davalıya ödemede bulunduğu, payları «temsil» eden ilmuhaberlerin devir tarihi itibariyle çıkarıldığı ve devre istinaden payların davalı tarafından davacıya devredildiği, davacının şirkete başvurarak devrin «pay defterine» işlenmesini talep edebileceği, payların devrinin yapılmamasının ilmuhaberlerin kendisine «teslim» edilmemiş olmasından değil başvurmamış olmasından kaynaklandığı zira, şirketten gelen evrak ve belgeden anlaşılacağı üzere davacının şirket ortaklığının şirket def …
Hamiline yazılı hisse senetleri yerine tanzim olunan nama yazılı ilmuhaberler ancak «alacağın devri» hakkındaki hükümlere göre devrolunabilir.
Şu kadar ki; devir şirkete karşı ancak «ihbar» tarihinden itibaren hüküm ifade eder.'' , aynı Yasa'nın 416. maddesinde ''Nama yazılı hisse senetleri, esas mukavelede aksine hüküm olmadıkça devrolunabilir.
Bu koşulların yerine getirilmemesi halinde yapılan devir işlemi «geçersizdir».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2006/8112 E. 2007/10405 K.
Ortak:ilmühaber · nama yazılı pay · adi yazılı sözleşme · zilyetlik · ciro · pay defteri · temlik · teslim
İncelediğiniz karardaYargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre de, «nama yazılı pay» senetlerini devri için «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin devri» ve «teslimi» gerekli ve yeterli kabul edilmektedir.
Mülga 6762 sayılı TTK'nın 411. maddesinde nama yazılı hisse senetleri yerini tutmak üzere çıkarılan «ilmühaberlerin» nama yazılı olması gerektiği ve bunların devrinin nama yazılı hisse senetlerinin devrine ait hükümlere tabi olduğu, aynı kanunun 416. maddesinde nama yazılı hisse senetlerinin devrinin «ciro» edilmiş senedin devralana «teslimi» ile olacağı ve devrin, şirkete karşı ancak «pay defterine» kayıtla hüküm ifade edeceği düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, yukarıdaki hükümlere göre, şirket tarafından nama yazılı hisse senetleri yerini tutmak üzere çıkarılan «ilmühaberlerin» devrinin TTK'nın 416 ve devamı maddelerine uygun olup olmadığı ve bankada rehinli bulunan sözleşme ile devredilen «nama yazılı pay» senetlerinin TMK'nın 979. maddesine uygun olarak «teslimsiz», yani «zilyetliğin» fiilen geçirilmeksizin devrinin geçerli bulunup bulunmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde salt sözleşmeye dayalı kara …
Benzer bu karardaTTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
O halde, öncelikle mahkemece, şirket tarafından «nama yazılı pay» senetleri çıkarılıp çıkarılmadığı, çıkarılmış ise, devrin TTK'nın 416 ve devamı maddeleri ile anasözleşmeye uygun bulunup bulunmadığı, çıkarılmamış ise, dosyada bulunan sözleşmenin «alacağın temliki» hükmünde olup olmadığı şirket «ticaret sicil» dosyası, «defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptı- rılmadan nama yazılı pay senetlerinin çıkarılmış olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davacılar, diğer davalılara şirketteki hisselerini devrettiklerini savunarak, «adi yazılı sözleşme» «ibraz» etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay devri · alacağın temliki · hisse devri · hisse devir sözleşmesi · bilirkişi incelemesi · ticaret sicili · geçersizlik · taahhütname
Benzer bu karardaO halde, öncelikle mahkemece, şirket tarafından «nama yazılı pay» senetleri çıkarılıp çıkarılmadığı, çıkarılmış ise, devrin TTK'nın 416 ve devamı maddeleri ile anasözleşmeye uygun bulunup bulunmadığı, çıkarılmamış ise, dosyada bulunan sözleşmenin «alacağın temliki» hükmünde olup olmadığı şirket «ticaret sicil» dosyası, «defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptı- rılmadan nama yazılı pay senetlerinin çıkarılmış olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Taraflar arasında akdedilen «hisse devir sözleşmesinin» 8. maddesinde (Satıcılar satmayı «taahhüt» ettikleri hisselerinin resmi devrini 30.04.2000 tarihinde yapacaklardır.) hükmüne yer verilmiştir.
Mahkemece, şirketin hisselerinin nama yazılı olduğu, ancak «hisse devrinin» TTK'nın 416. ve 417. madde şartlarına uygun yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu koşulların yerine getirilmemesi halinde yapılan devir işlemi «geçersizdir».
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9558 E. 2018/3021 K.
Ortak:ilmühaber · nama yazılı pay · zilyetlik · hisse senedi · ciro · pay defteri · temlik · anonim şirket
İncelediğiniz karardaYargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre de, «nama yazılı pay» senetlerini devri için «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin devri» ve «teslimi» gerekli ve yeterli kabul edilmektedir.
Mülga 6762 sayılı TTK'nın 411. maddesinde nama yazılı hisse senetleri yerini tutmak üzere çıkarılan «ilmühaberlerin» nama yazılı olması gerektiği ve bunların devrinin nama yazılı hisse senetlerinin devrine ait hükümlere tabi olduğu, aynı kanunun 416. maddesinde nama yazılı hisse senetlerinin devrinin «ciro» edilmiş senedin devralana «teslimi» ile olacağı ve devrin, şirkete karşı ancak «pay defterine» kayıtla hüküm ifade edeceği düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, yukarıdaki hükümlere göre, şirket tarafından nama yazılı hisse senetleri yerini tutmak üzere çıkarılan «ilmühaberlerin» devrinin TTK'nın 416 ve devamı maddelerine uygun olup olmadığı ve bankada rehinli bulunan sözleşme ile devredilen «nama yazılı pay» senetlerinin TMK'nın 979. maddesine uygun olarak «teslimsiz», yani «zilyetliğin» fiilen geçirilmeksizin devrinin geçerli bulunup bulunmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde salt sözleşmeye dayalı kara …
Benzer bu kararda1-Dava, nama yazılı «anonim şirket» hisselerini devralan davacının şirkete ortak olduğunun tespiti ve hisselerinin «pay defterine kaydı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Nama yazılı pay senedi 6102 sayılı ...’nin 490. maddesine uyarınca “«ciro»” ve “«zilyetliğin» devralana geçirilmesi” ile devredilebilmektedir.
Buna göre «nama yazılı pay» senedi, senedin devralana «teslimi» olmaksızın, sadece ayrı bir kağıda yazılan «temlikname» ile devredilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay sahipliği hakları · pay defteri kaydı · pay devri · pay sahipliği · hisse devri · hisse devir sözleşmesi · kâr dağıtımı · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaHer ne kadar mahkemece, davalı şirketin, ortaklara ilmuhaberleri «teslim» alması yönünde bir davetinin veya «ihtarnamesinin» bulunmadığı, şirketin nama yazılı «hisse senedi» yerine geçmek üzere geçici ilmuhaberlerin «hisse devri» tarihi itibariyle ortaklara «dağıtılmadığı», davalı şirket tarafından nama yazılı ilmuhaberlerin hissesini devreden ortağa teslim edilmemiş olması karşısında «pay devrinin» ayrı bir yazılı sözleşmeyle devir beyanını içeren iradelerinin uyuşmasıyla yapılabileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmişse de; 16.01.2013 tarihli «hisse devir sözleşmesinde» mevcut ilmuhaberlerin davacıya ait olacağı belirtildiğinden hisse devir tarihinde dava dışı hisse devreden ortağın ilmuhaberlerin basılmış olduğundan haberdar oldu …
İlmühaberler, hak sahibine tüm «pay sahipliği haklarını» sağlar.
1-Dava, nama yazılı «anonim şirket» hisselerini devralan davacının şirkete ortak olduğunun tespiti ve hisselerinin «pay defterine kaydı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davalı «anonim şirket» hisseleri nama yazılı olup, davalı şirket tarafından 03.01.2009 tarihli 2009/1 sayılı «yönetim kurulu» kararı ile, nama yazılı hisse senetlerinin yerini tutmak üzere ilmuhaber çıkarılmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11015 E. 2010/2010 K.
Ortak:ilmühaber · nama yazılı pay · zilyetlik · hisse senedi · ciro · pay defteri · temlik · anonim şirket
İncelediğiniz karardaYargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre de, «nama yazılı pay» senetlerini devri için «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin devri» ve «teslimi» gerekli ve yeterli kabul edilmektedir.
Mülga 6762 sayılı TTK'nın 411. maddesinde nama yazılı hisse senetleri yerini tutmak üzere çıkarılan «ilmühaberlerin» nama yazılı olması gerektiği ve bunların devrinin nama yazılı hisse senetlerinin devrine ait hükümlere tabi olduğu, aynı kanunun 416. maddesinde nama yazılı hisse senetlerinin devrinin «ciro» edilmiş senedin devralana «teslimi» ile olacağı ve devrin, şirkete karşı ancak «pay defterine» kayıtla hüküm ifade edeceği düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, yukarıdaki hükümlere göre, şirket tarafından nama yazılı hisse senetleri yerini tutmak üzere çıkarılan «ilmühaberlerin» devrinin TTK'nın 416 ve devamı maddelerine uygun olup olmadığı ve bankada rehinli bulunan sözleşme ile devredilen «nama yazılı pay» senetlerinin TMK'nın 979. maddesine uygun olarak «teslimsiz», yani «zilyetliğin» fiilen geçirilmeksizin devrinin geçerli bulunup bulunmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde salt sözleşmeye dayalı kara …
Benzer bu kararda… şmesinin 6. maddesine göre, şirket pay senetlerinin nama yazılı olacağı, nama yazılı hisse senetlerinin devri TTK’nun 416/2. maddesinde düzenlenmiş olup nama yazılı «hisse senedinin» devrinin BK’nun «167»-172. maddeleri uyarınca «alacağın temliki» hükümlerine tabi olacağı, alacağın temliki konusunda yazılı sözleşme yapılıp hisse senedinin fiilen karşı tarafa «tesliminin» gerektiği, şirket «pay defterine» işlenmedikçe bu devrin 3. kişiler yönünden hüküm ifade etmeyeceği, davacının hissesinin devri noterde düzenlenen sözleşme ile kararlaştırılmış ise de anasözleşmede öngörülen «nama yazılı pay» senetlerinin düzenlenip davacıya teslim edilmediği ve pay senetlerinin sözleşme ile ya da sonrasında davacı tarafından dava dışı devri alan kişiye teslim edilmediği için TTK’nun 416/2. maddesine göre nama yazılı pay senetlerinin devrinin yapılmadığı, bu devir işleminin «pay defterine kaydının» mümkün olmadığı, davacıya ait nama yazılı «hisse devrine» ilişkin 03.04.1987 tarihli devri sözleşmesi yasanın aradığı şekil ve geçerlik koşulunu taşımakla birlikte TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya teslim edilmesi gereken nama yazılı pay senetleri üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği, «pay devri» konusunda alınmış bir «yönetim kurulu» kararı bulunmadığı için ortada yasaya uygun pay devri bulunmadığı, TTK’nun 417/2. maddesi uyarınca yasaya uygun olmayan pay devrinin şirket pay defterine işlenmesi …
TTK’nun 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
1- Dava, «anonim şirket» «hisse devrine» dair sözleşmenin onaylanması ve «pay defterine kaydı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay defteri kaydı · i̇i̇k 167 · ek mehil · pay devri · alacağın temliki · hisse devri · kâr payı · geçersizlik
Benzer bu kararda… şmesinin 6. maddesine göre, şirket pay senetlerinin nama yazılı olacağı, nama yazılı hisse senetlerinin devri TTK’nun 416/2. maddesinde düzenlenmiş olup nama yazılı «hisse senedinin» devrinin BK’nun «167»-172. maddeleri uyarınca «alacağın temliki» hükümlerine tabi olacağı, alacağın temliki konusunda yazılı sözleşme yapılıp hisse senedinin fiilen karşı tarafa «tesliminin» gerektiği, şirket «pay defterine» işlenmedikçe bu devrin 3. kişiler yönünden hüküm ifade etmeyeceği, davacının hissesinin devri noterde düzenlenen sözleşme ile kararlaştırılmış ise de anasözleşmede öngörülen «nama yazılı pay» senetlerinin düzenlenip davacıya teslim edilmediği ve pay senetlerinin sözleşme ile ya da sonrasında davacı tarafından dava dışı devri alan kişiye teslim edilmediği için TTK’nun 416/2. maddesine göre nama yazılı pay senetlerinin devrinin yapılmadığı, bu devir işleminin «pay defterine kaydının» mümkün olmadığı, davacıya ait nama yazılı «hisse devrine» ilişkin 03.04.1987 tarihli devri sözleşmesi yasanın aradığı şekil ve geçerlik koşulunu taşımakla birlikte TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya teslim edilmesi gereken nama yazılı pay senetleri üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği, «pay devri» konusunda alınmış bir «yönetim kurulu» kararı bulunmadığı için ortada yasaya uygun pay devri bulunmadığı, TTK’nun 417/2. maddesi uyarınca yasaya uygun olmayan pay devrinin şirket pay defterine işlenmesi …
1- Dava, «anonim şirket» «hisse devrine» dair sözleşmenin onaylanması ve «pay defterine kaydı» istemine ilişkindir.
Mahkemece, «hisse devrine» ilişkin 03.04.1987 tarihli devir sözleşmesinin geçerli olduğu ancak, TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya «teslim» edilmesi gereken «nama yazılı pay» senetleri üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği, «pay devri» konusunda alınmış «yönetim kurulu» kararı bulunmadığı için ortada yasanın aradığı anlamda pay devrinin olmadığı, TTK’nun 417/2. maddesi uyarınca yasaya uygun olmayan pay devrinin de şirket «defterine» işlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu koşulların yerine getirilmemesi halinde yapılan devir işlemi «geçersizdir».
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/870 E. , 2016/9035 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../03/2015 tarih ve 2013/416-2015/281 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen .../.../2016 günü hazır bulunan davacı asil ... ile vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... ... ... Şirketi' nin ortağı davalının hissenin 0.95 bölümünü ........2010 tarihinde müvekkiline adi yazılı bir sözleşme ile devretmeyi taahhüt ettiğini, davalıya sözleşme nedeniyle 214.000,00 TL ödendiğini, müvekkili ile davalının sözleşmeyi düzenledikten sonra şirketin sermaye artışına gittiğini ve müvekkilinin sermaye artışı nedeniyle 42.750,00 TL ödenmek zorunda kaldığını, müvekkilinin yapılan sözleşmeye duyduğu inançla vermiş olduğu bu paraya rağmen davalının hisse devirlerini yapmadığını ileri sürerek, 256.750,00 TL'nin 05.....2012 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının, şirket faaliyetlerine fiilen katıldıktan sonra ... ... A.Ş'ye hissedar olmaktan vazgeçmiş ve hissedarlığının pay defteri ile ticaret siciline tescil edilmediğini fırsat bilerek ödemiş olduğu paranın iadesini sağlamak amacıyla haksız ve kötüniyetli olarak iş bu davayı açtığını, taraflar arasında yapılan sözleşmenin tüm şekil şartlarını ihtiva etmesi nedeniyle geçerli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında .... ....'nin davalıya ait hisselerinden bir kısmının davacıya adi yazılı sözleşme ile devredildiği, davacının sözleşme ile belirlenen bedeli davalıya ödediği, hisselerin davacıya devredilemediği, davalının kusurlu davranışları nedeniyle ifada geciktiği, hisseleri rehin alan ... .....'nden gelen yazı cevaplarından anlaşılacağı üzere devre konu hisseler için ilmühaber çıkarıldığı, taraflar arasında geçerli bir devir yapılmadığından davacının davalıya ödemiş olduğu 256.750,00 TL'nin iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket nama yazılı pay senedinin devrine ilşkin edimin yerine getirilmemesi nedeniyle ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mülga 6762 sayılı TTK'nın 411. maddesinde nama yazılı hisse senetleri yerini tutmak üzere çıkarılan ilmühaberlerin nama yazılı olması gerektiği ve bunların devrinin nama yazılı hisse senetlerinin devrine ait hükümlere tabi olduğu, aynı kanunun 416. maddesinde nama yazılı hisse senetlerinin devrinin ciro edilmiş senedin devralana teslimi ile olacağı ve devrin, şirkete karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade edeceği düzenlenmiştir. Yine aynı kanunun 417. maddesinde hisse senedinin yukarıki maddeye uygun olarak devredildiği ispat edilmedikçe devralan pay defterine yazılamayacağı öngörülmüştür.
Türk Medeni Kanun'un teslimsiz devri düzenleyen 979. maddesinde ise ''Bir üçüncü kişi veya zilyetliği devreden, özel bir hukuki ilişkiye dayanarak zilyet olmakta devam ederse zilyetlik, teslim gerçekleşmeksizin kazanılmış olur. Zilyetliğin bu yolla devri, zilyet olmakta devam eden üçüncü kişiye karşı, ancak durumun devreden tarafından kendisine bildirildiği andan başlayarak hüküm doğurur. Üçüncü kişi, zilyetliği devredene karşı ileri sürebileceği sebeplerle şeyi edinene vermekten kaçınabilir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre de, nama yazılı pay senetlerini devri için temlik beyanı veya senedin arkasında tam bir cironun yapılması ayrıca senet üzerindeki zilyetliğin devri ve teslimi gerekli ve yeterli kabul edilmektedir. Pay defterine kayıt ise, devrin şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için gereklidir.
Somut olayda, davaya konu davalı tarafından devredilen hisselerin ilmühabere bağlı olduğu, davalı adına çıkarılan ilmuhaberin ise dava dışı .... ... A.Ş'ye rehinli olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, yukarıdaki hükümlere göre, şirket tarafından nama yazılı hisse senetleri yerini tutmak üzere çıkarılan ilmühaberlerin devrinin TTK'nın 416 ve devamı maddelerine uygun olup olmadığı ve bankada rehinli bulunan sözleşme ile devredilen nama yazılı pay senetlerinin TMK'nın 979. maddesine uygun olarak teslimsiz, yani zilyetliğin fiilen geçirilmeksizin devrinin geçerli bulunup bulunmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde salt sözleşmeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş, yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan ....350 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, .../.../2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/279810900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz