Genel Kurul Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/9968 E. 2010/8935 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tebligat kanunu m.35↗ genel kurul kararının iptali↗ cy/cy şerhi↗ maddi ve manevi tazminat↗ tebligat↗ yönetim kurulu kararı↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı kooperatif tarafından davacının ihracına karar verildiği, kararın iptal edildiği, buna rağmen ortaklığa iade edilmediği, yönetim kurulu üyelerinin kendilerine yüklenen görevleri kasten veya ihmal ile yerine getirmemeleri durumunda sorumlu olacakları gerekçesiyle, davanın kabulüne, 5.000 YTL maddi ve 3.000 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, genel kurul kararının iptaline karar verilmiştir.
Mahkemenin 11.07.2008 tarihli ek kararı ile davalılar ... ve ... hakkında temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Ek kararı, davalılar ..., ..., ... temyiz etmiştir.
Mahkemece, davalılar ... ve ...’ın süresinde temyiz isteğinde bulunmadığından söz edilerek temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Tebligat Kanunu’nun 20. maddesinde, 13, 14, 16, 17 ve 18 inci maddelerde yazılı şahıslar, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtirlerse; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadı tebliğ mazbatasına yazılarak altı beyan yapan tarafından imzalanır ve tebliğ memuru tebliğ evrakını bu kişilere verir. Bu kişiler tebliğ evrakını kabule mecburdurlar. Kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse, beyanını imzadan imtina ederse, tebliğ eden bu beyanı şerh ve imza eder. Bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde tebligat, 21 inci maddeye göre yapılır denilmektedir.
Dosya içerisinde bulunan tebligat tutanaklarının incelenmesinde; davalıların dışarıda olması sebebiyle tebligatın Eyüp Manaz isimli kişiye yapıldığı, bu kişinin aynı yasanın 13,14,16,17,18 maddelerinde belirtilen kişilerden olup olmadığının açık şekilde belirtilmediği, ayrıca kararı sonradan temyiz eden davalı ... hakkında da aynı şekilde tebligat yapıldığı, bu durumda tebligatların 7201 Sayılı Yasanın 20, 21. maddelerine uygun olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Hal böyle olunca, kararın süresinde temyiz edildiğinin kabulü ile yerel mahkemesinin temyiz dilekçesinin reddine dair 11.07.2008 tarihli kararın ortadan kaldırılmasına, ayrıca davalı ... ’cının temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşılmakla hükmün esasının incelenmesinde;
Davacı iddiasında ihraç kararının iptaline rağmen bu kararın davalı kooperatif yöneticilerince dikkate alınmadığını ve 23.06.2007 tarihli genel kurulda kendisinin tekrar üyeliğe alınmaması yolunda karar verilerek çalışmasının engellendiğini ve bu yüzden zarara uğradığını belirterek maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsilini istemiş, ayrıca aynı genel kurulda 6 ncı madde de dönerli olarak araç çalıştırılması yolunda alınan kararın iptalini talep etmiştir. Davacının zarara uğradığını öne sürdüğü hususların genel kurulda alınan kararlara ilişkin bulunması nedeniyle davalı kooperatif yöneticilerinin hangi nedenle sorumlu tutulduklarının karar yerinde gerekçeleri ve delilleri gösterilip tartışılmamış olması doğru olmadığı gibi, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın ve olayda manevi tazminat koşullarının nasıl gerçekleştiği tartışılmaksızın talep gibi maddi ve manevi tazminatın aynen benimsenmiş olması da isabetsiz olup, kararın temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14357 E. 2014/2684 K.
Ortak:cy/cy şerhi · tebligat
İncelediğiniz karardaKendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse, beyanını imzadan imtina ederse, tebliğ eden bu beyanı «şerh» ve imza eder.
Bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde «tebligat», 21 inci maddeye göre yapılır denilmektedir.
Dosya içerisinde bulunan «tebligat» tutanaklarının incelenmesinde; davalıların dışarıda olması sebebiyle tebligatın Eyüp Manaz isimli kişiye yapıldığı, bu kişinin aynı yasanın 13,14,16,17,18 maddeler …
Benzer bu karardaKendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse, beyanını imzadan imtina ederse, tebliğ eden bu beyanı «şerh» ve imza eder.
Bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde «tebligat», 21. maddeye göre yapılır.
Dosya kapsamında bulunan, davalı vekiline kararın tebliğine dair «tebligat» evrakı incelendiğinde, tebliğin tarafın vekiline değil de sekreterine yapıldığı, ancak «vekilin tebliğ» adresinde bulunup bulunmadığı, bulunmuyor ise nerede olduğu beyanının tebligata yazılmadığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:öğrenme tarihi · usulsüz tebliğ · tebligat usulsüzlüğü · vekile tebliğ · temsil
Benzer bu karardaYukarıda belirlenen kanun hükümleri karşısında davalı vekiline yapılan «tebligatın usulsüz» olduğu, «usulsüz tebliği» «öğrenme tarihinin» beyan edilmediği anlaşıldığından, mahkemece verilen, 15/07/2013 tarihli davalı «temsilcisinin» temyiz talebinin reddine yönelik kararın bozularak ortadan kaldırılmasına ve davalı temsilcisinin asıl karara yönelik temyiz isteminin incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemenin temyiz talebinin reddine dair kararı davalı «temsilcisi» tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamında bulunan, davalı vekiline kararın tebliğine dair «tebligat» evrakı incelendiğinde, tebliğin tarafın vekiline değil de sekreterine yapıldığı, ancak «vekilin tebliğ» adresinde bulunup bulunmadığı, bulunmuyor ise nerede olduğu beyanının tebligata yazılmadığı anlaşılmaktadır.
2-Davalı «temsilcisinin» asıl karara yönelik temyiz istemine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı temsilcisinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5358 E. 2014/11606 K.
Ortak:cy/cy şerhi · tebligat
İncelediğiniz karardaKendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse, beyanını imzadan imtina ederse, tebliğ eden bu beyanı «şerh» ve imza eder.
Bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde «tebligat», 21 inci maddeye göre yapılır denilmektedir.
Dosya içerisinde bulunan «tebligat» tutanaklarının incelenmesinde; davalıların dışarıda olması sebebiyle tebligatın Eyüp Manaz isimli kişiye yapıldığı, bu kişinin aynı yasanın 13,14,16,17,18 maddeler …
Benzer bu karardaKendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse, beyanını imzadan imtina ederse, tebliğ eden bu beyanı «şerh» ve imza eder.
Bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde «tebligat», 21. maddeye göre yapılır. .
Dosya kapsamında bulunan, fer'i müdahale talep eden vekiline kararın tebliğine dair «tebligat» evrakı incelendiğinde, tebliğin fer'i müdahale talep edenin vekiline değil de sekreterine yapıldığı, ancak «vekilin tebliğ» adresinde bulunup bulunmadığı, bulunmuyor ise nerede olduğu beyanının tebligata yazılmadığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahale · öğrenme tarihi · usulsüz tebliğ · müdahale talebi · tebligat usulsüzlüğü · tahkikat · vekile tebliğ · tasfiye memuru
Benzer bu karardaA.Ş tarafından davalı .... aleyhine açılan davada davalı ....'nin TTK 435. maddesi uyarınca «fesih» ve tasfiyesine karar verildiği ve kararın 10/01/2013 tarihinde kesinleştiği, HMK'nın 66. maddesine göre «tahkikat» tamamlanıncaya kadar «feri müdahale» talebinde bulunulabileceği, fer'i müdahale talebinde bulunanın tahkikat sona erdikten sonra müdahale talebinde bulunduğu gerekçesiyle «müdahale talebinin» reddine karar verilmiş, anılan kararın fer'i müdahale talep eden tarafından temyizi üzerine, mahkemece temyiz isteminin süresinde olmadığı gerekçesiyle temyiz iste …
Yukarıda belirlenen kanun hükümleri karşısında fer'i müdahale talep eden vekiline yapılan «tebligatın usulsüz» olduğu, «usulsüz tebliği» «öğrenme tarihinin» beyan edilmediği anlaşıldığından, mahkemece verilen, 05.02.2014 tarihli, fer'i müdahilin temyiz talebinin reddine yönelik kararın bozularak ortadan kaldırılmasına ve fer'i müdahale talep edenin asıl karara yönelik temyiz isteminin incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
Dosya kapsamında bulunan, fer'i müdahale talep eden vekiline kararın tebliğine dair «tebligat» evrakı incelendiğinde, tebliğin fer'i müdahale talep edenin vekiline değil de sekreterine yapıldığı, ancak «vekilin tebliğ» adresinde bulunup bulunmadığı, bulunmuyor ise nerede olduğu beyanının tebligata yazılmadığı anlaşılmaktadır.
… sinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve fer'i müdahale talep edenin, zarar gördüğünü iddia ettiği «tasfiye memuru» işlemlerine karşı her zaman tasfiye memurunu denetleyen mahkemeye başvurabilecek olmasına göre, fer'i müdahale talep edenin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6036 E. 2014/20447 K.
Ortak:cy/cy şerhi · tebligat
İncelediğiniz karardaKendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse, beyanını imzadan imtina ederse, tebliğ eden bu beyanı «şerh» ve imza eder.
Bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde «tebligat», 21 inci maddeye göre yapılır denilmektedir.
Dosya içerisinde bulunan «tebligat» tutanaklarının incelenmesinde; davalıların dışarıda olması sebebiyle tebligatın Eyüp Manaz isimli kişiye yapıldığı, bu kişinin aynı yasanın 13,14,16,17,18 maddeler …
Benzer bu karardaŞişlş-İstanbul" adreslerine tebliğe çıkarıldığı, “muhatabın tevziaat saatlerinde bulunmaması sebebiyle «tebligat» ilgili mahalle muhtarlığına imza mukabili «teslim» edildi.
Durumun muhattaba haber vermesi icin ismini vermeyen komşusuna haber verildi." «şerhi» ile tebliğ edildiği anlaşılmıştır. .
Öte yandan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi hükmüne göre «tebligat», tebliğ yapılacak şahsın bilinen «son» adresine yapılır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki dinlenilme hakkı · savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kısıtlılık · kefil · tacir · teslim · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaN.. ve Ü.. vekili davanın müvekkillerine tebliğ edilmediğini ve müvekkillerinin «savunma hakkının kısıtlandığını» ileri sürmüştür.
G..ün 23.962,19 TL ödeme yaptığı, eda ettiği şey nisbetinde alacaklının haklarına halef bulunduğu, alacaklının haklarına halef olan «kefilin» Bankanın sadece sıfatından kaynaklanan haklara değil örneğin alacaklının «tacir» sıfatından kaynaklanabilecek haklarına da halef bulunacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Şişlş-İstanbul" adreslerine tebliğe çıkarıldığı, “muhatabın tevziaat saatlerinde bulunmaması sebebiyle «tebligat» ilgili mahalle muhtarlığına imza mukabili «teslim» edildi.
1982 Anayasası'nın 36., HUMK'nın 73., 6100 sayılı HMK'nın 27. maddeleri uyarınca taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden, «hukuki dinlenilme hakkı» nazara alınmadan karar verilemeyeceği kuşkusuzdur.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16686 E. 2014/5468 K.
Ortak:tebligat
İncelediğiniz karardaBu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde «tebligat», 21 inci maddeye göre yapılır denilmektedir.
Dosya içerisinde bulunan «tebligat» tutanaklarının incelenmesinde; davalıların dışarıda olması sebebiyle tebligatın Eyüp Manaz isimli kişiye yapıldığı, bu kişinin aynı yasanın 13,14,16,17,18 maddeler …
Benzer bu kararda1-Temyiz eden davalı vekiline yapılan «tebligatın» Tebligat Kanunu 20. maddesinin “13, 14, 16, 17 ve 18'nci maddelerde yazılı şahıslar, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin .../... -2- muvakkaten başka yere gittiğin …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:külli halefiyet · hakim ortak · husumet itirazı · halefiyet · hile · zamanaşımı def'i · hisse devir sözleşmesi · def'i
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «husumet itirazı» «külli halefiyet» nedeniyle, «zamanaşımı def»’i TBK’nın 153/6. maddesi gereğince, «hak düşürücü süreye» ilişkin itirazı davada sadece «hileye» dayanılmadığı gerekçesiyle reddedilmiş, 03.11.1999 tarihinde davacının mevduat hesabından 4.500,00 TL paranın, adına düzenlenmiş, davacının isim ve imzasını «taşıyan» antetli hesap açma talimatı ile «havale» edildiği, isimli yurt dışı kıyı bankasının davalı banka ile aynı gruba «dahil» bir kuruluş olduğu ve tasarruf sahiplerinden bu şekilde toplanan paraların bankanın «hakim ortaklarına» ait şirketlere usulsüz krediler verilerek tüketildiğinin banka yöneticileri hakkındaki ceza yargılamaları ile sabit olduğu, davacının bankacılık lisansı iptal edilen alacağını tahsil imkanı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne 4.500,00 TL’nin 03.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davacı yararına davalı ...Ş.’den tahsiline karar verilmiş, ek kararla, asıl dava davacısının süresinde olmayan temyiz talebinin reddine karar verilmiş …
Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik ede devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise (sonraki unvanı k) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17211 E. 2015/8571 K.
Ortak:cy/cy şerhi · tebligat
İncelediğiniz karardaKendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse, beyanını imzadan imtina ederse, tebliğ eden bu beyanı «şerh» ve imza eder.
Bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde «tebligat», 21 inci maddeye göre yapılır denilmektedir.
Dosya içerisinde bulunan «tebligat» tutanaklarının incelenmesinde; davalıların dışarıda olması sebebiyle tebligatın Eyüp Manaz isimli kişiye yapıldığı, bu kişinin aynı yasanın 13,14,16,17,18 maddeler …
Benzer bu karardaKendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse, beyanını imzadan imtina ederse, tebliğ eden bu beyanı «şerh» ve imza eder.
Bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde «tebligat», 21'inci maddeye göre yapılır. '' ve 21. maddesinde ''Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde «teslim» eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şah …
Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 26. maddesinde de '' Belirli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenlere, o yerde de «tebligat» yapılabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kanuni halefiyet · öğrenme tarihi · kollektif şirket · tebliğ tarihi · halefiyet · usulüne uygun tebliğ · mirasçılık · fesih
Benzer bu karardaY.. vekili tarafından tebliğ mazbatasında ismi geçen şahsın çalışanı olmadığı beyan edilerek buna ilişkin sigortalı «kaydı» sunulması ve özellikle yapılan karar tebliğinin yukarıda belirtilen Kanun ve Yönetmelik hükümlerine uygun olmaması nedeniyle gerekçeli kararın «usulüne uygun tebliğ» edildiğindan söz edilemeyeceğinden, «öğrenme tarihi» «tebliğ tarihi» olarak kabul edilerek temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla, mümeyyiz davalı vekilinin ek karara yönelik temyiz isteminin kabulü ile, mahkemece verilen te …
Film'in bir «kollektif şirket» olup, şirketin 1971 yılında kurulduğu, 1983 yılında da «fesih» ve «tasfiye» olduğu, filmler üzerindeki hakların anılan şirketin yetkili imza sahibi dava dışı M.
Dava konusu filmleri imal ettiren (yapımcı) şirketi «temsile» yetkili Mehmet Karahafız'ın 1983 tarihinde «fesih» ve tasfiyesine karar verilen şirkete ait filmlerin «tasfiye» yoluyla mali haklarına sahip olduğu hususu da ispat edilemediğinden adı geçenin «mirasçılarının» davalılara mali hak devir yetkilerinin bulunmadığına dair mahkeme görüşü isabetlidir.
Ç."ın «kanuni halefinden» mali hak devrine dair bir belgenin de «ibraz» edilmediği, dolayısıyla dava tarihinde asıl davada davacının da mali hak sahipliği bulunmadığı gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bu nedenle kararın asıl davada davalı S..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/9968 E. , 2010/8935 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Silvan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.07.2008 tarih ve 2007/371-2008/173 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, Silvan-Bismil arası minibüs hattını 4.250 YTL karşılığında satın aldığını, yönetim kurulunun 22.09.2006 tarih ve 2006/17 nolu kararı ile hakkında ihraç kararı verildiğini, ihraç kararının iptal edilmesine rağmen tekrar ortaklığa alınmadığını, ayrıca 23.06.2007 tarihli olağan genel kurulda, müvekkilinin tekrar ortaklığa alınmamasına, çalışma yapan 7 araçtan 1000 YTL alınmasına karar verildiğini, mahkeme kararının tanınmadığını, maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, genel kurul kararının iptalini, 5.000 YTL maddi ve 3.000 YTL manevi tazminatın reeskont faiziyle davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ..., davacının minibüs hattında devamlı olarak çalıştığını, zararının olmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Davalı kooperatif ve ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı kooperatif tarafından davacının ihracına karar verildiği, kararın iptal edildiği, buna rağmen ortaklığa iade edilmediği, yönetim kurulu üyelerinin kendilerine yüklenen görevleri kasten veya ihmal ile yerine getirmemeleri durumunda sorumlu olacakları gerekçesiyle, davanın kabulüne, 5.000 YTL maddi ve 3.000 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, genel kurul kararının iptaline karar verilmiştir.
Mahkemenin 11.07.2008 tarihli ek kararı ile davalılar ... ve ... hakkında temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Ek kararı, davalılar ..., ..., ... temyiz etmiştir.
Mahkemece, davalılar ... ve ...’ın süresinde temyiz isteğinde bulunmadığından söz edilerek temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Tebligat Kanunu’nun 20. maddesinde, 13, 14, 16, 17 ve 18 inci maddelerde yazılı şahıslar, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtirlerse; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadı tebliğ mazbatasına yazılarak altı beyan yapan tarafından imzalanır ve tebliğ memuru tebliğ evrakını bu kişilere verir. Bu kişiler tebliğ evrakını kabule mecburdurlar. Kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse, beyanını imzadan imtina ederse, tebliğ eden bu beyanı şerh ve imza eder. Bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde tebligat, 21 inci maddeye göre yapılır denilmektedir.
Dosya içerisinde bulunan tebligat tutanaklarının incelenmesinde; davalıların dışarıda olması sebebiyle tebligatın Eyüp Manaz isimli kişiye yapıldığı, bu kişinin aynı yasanın 13,14,16,17,18 maddelerinde belirtilen kişilerden olup olmadığının açık şekilde belirtilmediği, ayrıca kararı sonradan temyiz eden davalı ... hakkında da aynı şekilde tebligat yapıldığı, bu durumda tebligatların 7201 Sayılı Yasanın 20, 21. maddelerine uygun olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Hal böyle olunca, kararın süresinde temyiz edildiğinin kabulü ile yerel mahkemesinin temyiz dilekçesinin reddine dair 11.07.2008 tarihli kararın ortadan kaldırılmasına, ayrıca davalı ... ’cının temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşılmakla hükmün esasının incelenmesinde;
Davacı iddiasında ihraç kararının iptaline rağmen bu kararın davalı kooperatif yöneticilerince dikkate alınmadığını ve 23.06.2007 tarihli genel kurulda kendisinin tekrar üyeliğe alınmaması yolunda karar verilerek çalışmasının engellendiğini ve bu yüzden zarara uğradığını belirterek maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsilini istemiş, ayrıca aynı genel kurulda 6 ncı madde de dönerli olarak araç çalıştırılması yolunda alınan kararın iptalini talep etmiştir. Davacının zarara uğradığını öne sürdüğü hususların genel kurulda alınan kararlara ilişkin bulunması nedeniyle davalı kooperatif yöneticilerinin hangi nedenle sorumlu tutulduklarının karar yerinde gerekçeleri ve delilleri gösterilip tartışılmamış olması doğru olmadığı gibi, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın ve olayda manevi tazminat koşullarının nasıl gerçekleştiği tartışılmaksızın talep gibi maddi ve manevi tazminatın aynen benimsenmiş olması da isabetsiz olup, kararın temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalılar ..., ... ve ... yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028079600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz