6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tahsil

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16686 E. 2014/5468 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Zamanaşımı
['6098/153']
Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': None, 'kanun': ['6098/153']}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
külli halefiyet hakim ortak husumet itirazı halefiyet tebligat kanunu m.35 hile zamanaşımı def'i hisse devir sözleşmesi tbk 99 def'i hak düşürücü süre uyuşmazlık konusu havale tebligat taşıyan dahili dava avans faizi zamanaşımı husumet

Atıf yapılan mevzuat: Bankacılık K. — Bankacılık K. 140 · BK — BK 41 · TBK — TBK 153 · TTK — TTK 336

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının husumet itirazı külli halefiyet nedeniyle, zamanaşımı def’i TBK’nın 153/6. maddesi gereğince, hak düşürücü süreye ilişkin itirazı davada sadece hileye dayanılmadığı gerekçesiyle reddedilmiş, 03.11.1999 tarihinde davacının mevduat hesabından 4.500,00 TL paranın, adına düzenlenmiş, davacının isim ve imzasını taşıyan antetli hesap açma talimatı ile havale edildiği, isimli yurt dışı kıyı bankasının davalı banka ile aynı gruba dahil bir kuruluş olduğu ve tasarruf sahiplerinden bu şekilde toplanan paraların bankanın hakim ortaklarına ait şirketlere usulsüz krediler verilerek tüketildiğinin banka yöneticileri hakkındaki ceza yargılamaları ile sabit olduğu, davacının bankacılık lisansı iptal edilen alacağını tahsil imkanı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne 4.500,00 TL’nin 03.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı yararına davalı ...Ş.’den tahsiline karar verilmiş, ek kararla, asıl dava davacısının süresinde olmayan temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.

Ek kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Temyiz eden davalı vekiline yapılan tebligatın Tebligat Kanunu 20. maddesinin “13, 14, 16, 17 ve 18'nci maddelerde yazılı şahıslar, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin

.../...

-2-

muvakkaten başka yere gittiğini belirtirlerse; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadı tebliğ mazbatasına yazılarak altı beyan yapan tarafından imzalanır ve tebliğ memuru tebliğ evrakını bu kişilere verir.”hükmü gereğince uygun bulunmadığından, temyiz süresinin geçirilmesi nedeniyle temyiz isteminin reddine dair mahkemenin rar sayılı kararının kaldırılmasına, işin esasının incelenmesine karar verilmiştir.

2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik ede devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise (sonraki unvanı k) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13705 E. 2014/2952 K.

    Ortak: · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16013 E. 2014/4193 K.

    Ortak: · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13669 E. 2014/2953 K.

    Ortak: · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

5 benzer karar daha
  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8820 E. 2016/4082 K.

    Ortak: · dava şartı · zamanaşımı ['6098/153'] · Tahsil

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10104 E. 2014/17250 K.

    Ortak: · zamanaşımı ['6098/153'] · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15489 E. 2014/4921 K.

    Ortak: · dava şartı · zamanaşımı ['6098/153'] · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15474 E. 2014/4181 K.

    Ortak: · dava şartı · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8699 E. 2014/56 K.

    Ortak: · zamanaşımı ['6098/153'] · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/16686 E.  ,  2014/5468 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen davada verilen 06.05.2013 tarih ve 2012/254-2013/108 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilince davalı bankanın 03/11/1999 tarihli vadeli hesap açıldığını, davalı bankaya 22.12.1999 tarihinde tarafından el konulduğunu, yapılan araştırmada kendi bünyesinde çalışan şahısları kurucu gösterip, kuruluş sermayesi kendisi tarafından karşılanarak paravan bir banka kurarak bankalar yasasında mevcut sınırlamaları aştığı ve müvekkilinin parasını aracılığıyla şirketlerine aktardığını, off shore hesabında gözüken paraların Kıbrıs'a hiç gitmediğini, bünyesinde kredi olarak dağıtıldığını, müvekkilinin dolandırıldığını ileri sürerek, 4.500,00.TL alacağın 03/11/1999 tarihinden, vade sonu olan 23.12.1999 tarihine kadar %85 akdi faiz, bu tarihten sonra 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi uyarınca ticari ilişkilerde uygulanan avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının husumet itirazı külli halefiyet nedeniyle, zamanaşımı def’i TBK’nın 153/6. maddesi gereğince, hak düşürücü süreye ilişkin itirazı davada sadece hileye dayanılmadığı gerekçesiyle reddedilmiş, 03.11.1999 tarihinde davacının mevduat hesabından 4.500,00 TL paranın, adına düzenlenmiş, davacının isim ve imzasını taşıyan antetli hesap açma talimatı ile havale edildiği, isimli yurt dışı kıyı bankasının davalı banka ile aynı gruba dahil bir kuruluş olduğu ve tasarruf sahiplerinden bu şekilde toplanan paraların bankanın hakim ortaklarına ait şirketlere usulsüz krediler verilerek tüketildiğinin banka yöneticileri hakkındaki ceza yargılamaları ile sabit olduğu, davacının bankacılık lisansı iptal edilen alacağını tahsil imkanı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne 4.500,00 TL’nin 03.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı yararına davalı ...Ş.’den tahsiline karar verilmiş, ek kararla, asıl dava davacısının süresinde olmayan temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.

Ek kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Temyiz eden davalı vekiline yapılan tebligatın Tebligat Kanunu 20. maddesinin “13, 14, 16, 17 ve 18'nci maddelerde yazılı şahıslar, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin

.../...

-2-

muvakkaten başka yere gittiğini belirtirlerse; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadı tebliğ mazbatasına yazılarak altı beyan yapan tarafından imzalanır ve tebliğ memuru tebliğ evrakını bu kişilere verir.”hükmü gereğince uygun bulunmadığından, temyiz süresinin geçirilmesi nedeniyle temyiz isteminin reddine dair mahkemenin rar sayılı kararının kaldırılmasına, işin esasının incelenmesine karar verilmiştir.

2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik ede devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise (sonraki unvanı k) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140.

maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ...Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının “Karar tarihinde yürürlükte bulunan davacıya iadesine,'' ibaresinin eklenmesine, “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesaplanan 540,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin hükümden çıkarılması ile kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/347432600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.