6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tediye makbuzu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5501 E. 2011/6095 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tediye makbuzu ödeme savunması karine tacir yasal faiz ibraz

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 288 · TTK — TTK 20

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının çekişme konusu devlet tahvili tutarının davacıya ödendiğinin kanıtı olduğunu ileri sürdüğü 23.8.2000 tarihli ve 1429 sayılı tediye makbuzunu sunamadığı, bilirkişiler tarafından davacının yatırım hesabına bakiyesinin müsait olmadığını bilerek yeni bir satın alma işlemi için 16.1.2002 tarihinde para yatırmasının ve hesap üzerinde uzun yıllar çeşitli işlemler sürdürmüş olmasının itfa tutarının davacıya ödendiğini gösterdiği şeklinde kanaat bildirilmiş ise de HUMK’nun 288. maddesi hükmü uyarınca davalı bankanın ödeme savunmasını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiğinden bu görüşe itibar edilmediği, tacir olan bankanın TTK’nun 20/2. maddesi hükmü uyarınca ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, somut olayda davalı bankanın kendinden beklenen basiretli davranma yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 20.463,03 TL’nin davalıdan tahsiline, bunun asıl alacağı oluşturan 18.722,00 TL’sine dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı banka nezdinde bulunan yatırım hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir.

Davacı, davalı bankadan 06.08.1999 tarihinde satın aldığı devlet tahvilinin karşılığı olan paranın bozulması ve çekilmesine ilişkin hiçbir talimatı olmadığı gibi tahvillerin karşılığı olan paraya ilişkin tediye fişinin de ibraz edilmediğini ileri sürerek, tahvillerin karşılığı olan paranın tahsilini istemiş, mahkemece yazılı gerekçeyle davacının iddiası yerinde görülerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında davaya konu devlet tahvili itfa tutarının davacıya ödendiğinin somut kanıtı olan 23.08.2000 tarihli ve 1429 nolu tediye makbuzunun davalı tarafından ibraz edilemediği ancak yatırım hesabına bu tarihten sonra yeni satın alma işlemleri için para yatırıldığı ve aynı hesap üzerinde uzun yıllar çeşitli işlemlerin sürdürülmüş olduğu, bu durumun davacının hesabında yapılan tüm işlemleri bildiği ve benimsediği yönünde karine oluşturduğu, yine davacının ödeme tarihi itibariyle düzenlenen ve tediye işlemini de içeren hesap kartonunu imzalaması ve imzanın kendisine ait olduğunu da kabul etmesi, bu hesap kartonunda sadece 23.08.2000 tarihli işlemlerin yer alması karşısında davacının aynı tarihli işlemleri görerek ve bilerek imza attığı tespitlerinde bulunulmuş ve sonuç olarak davacıya davaya konu miktarın ödenmiş olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.

Bu durumda tarafların iddia ve savunmaları ile tüm dosya kapsamındaki deliller davacının 23.08.2000 vadeli devlet tahvilinin bu tarihteki itfası sonucu yatırım hesabına aktarılan paranın aynı tarihte çekilmiş olduğu yönündeki davalı banka savunması değerlendirildiğinde aynı hesap üzerinde davacının daha sonraki tarihlerde çeşitli işlemler yapmış olması, yeni satın alma işlemi için hesaba para yatırması ve düzenlenen müşteri hesap kartonunda itfa aktarması ve çekilen paranın açıkça gösterilmiş olması ile bu kartonda davacının imzasının bulunması hususları karşısında davacının anılan tarihte davaya konu parayı çekmiş olduğu sonucuna varılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece davalı bankanın ödeme savunmasını yazılı delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi suretiyle dosya kapsamındaki diğer deliller ve davalı savunmasının değerlendirilmemesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tediye makbuzu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12397 E. 2011/16225 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11286 E. 2018/3522 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Bankacılık işleminden kaynaklanan zararın tazmini

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5155 E. 2013/22626 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/5501 E.  ,  2011/6095 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

NUMARASI 2006/304-2009/261

Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.05.2009 tarih ve 2006/304-2009/261 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Maltepe Şubesinden 06.08.1999 tarihinde nominal değeri 20.147.000.000 TL olan TÜFE'ye endeksli, kupon ödemeli Devlet Tahvili satın aldığını, satın aldığı sözkonusu devlet tahvilinin bozulması ve çekilmesine ilişkin hiçbir talimatı olmadığı gibi fişlerde de imzasının bulunmadığını, müvekkilinin hesabın akıbetini sormasına rağmen şube yetkililerinin Kasım 2005’den beri türlü bahanelerle oyaladıklarını, paranın ödendiğine ilişkin tediye fişini de ibraz edemediklerini ileri sürerek, 23.08.2000 tarihinden itibaren işleyecek emsal faiz oranları uygulanarak şimdilik 20.500,00 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, 23.08.2000 itfa tarihinde 20.147.000.000 TL nominal değerli devlet tahvili yatırım hesabına yasal kesintiler yapıldıktan sonra 18.722.381.454 TL’nin aktarıldığını ve aynı tarihte 18.722.000.000 TL’nin tediye edildiğini, işbu hesap hareketlerinin davacının imzasının bulunduğu Müşteri Hesap Kartonunda gözüktüğünü, ancak sözkonusu ödemeye ilişkin tediye fişinin bulunamadığını, davacının ödemenin yapıldığı tarihten bu yana geçen 6 yıl süresince çeşitli tarihlerde aynı şubeden 21 defa Hazine Bonosu/Devlet Tahvili alışı ve itfa işlemi gerçekleştirdiği dikkate alındığında iddiasının samimi olmadığının ve isteme konu tutarın kendisine ödendiğinin anlaşıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının çekişme konusu devlet tahvili tutarının davacıya ödendiğinin kanıtı olduğunu ileri sürdüğü 23.8.2000 tarihli ve 1429 sayılı tediye makbuzunu sunamadığı, bilirkişiler tarafından davacının yatırım hesabına bakiyesinin müsait olmadığını bilerek yeni bir satın alma işlemi için 16.1.2002 tarihinde para yatırmasının ve hesap üzerinde uzun yıllar çeşitli işlemler sürdürmüş olmasının itfa tutarının davacıya ödendiğini gösterdiği şeklinde kanaat bildirilmiş ise de HUMK’nun 288. maddesi hükmü uyarınca davalı bankanın ödeme savunmasını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiğinden bu görüşe itibar edilmediği, tacir olan bankanın TTK’nun 20/2.

maddesi hükmü uyarınca ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, somut olayda davalı bankanın kendinden beklenen basiretli davranma yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 20.463,03 TL’nin davalıdan tahsiline, bunun asıl alacağı oluşturan 18.722,00 TL’sine dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı banka nezdinde bulunan yatırım hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir.

Davacı, davalı bankadan 06.08.1999 tarihinde satın aldığı devlet tahvilinin karşılığı olan paranın bozulması ve çekilmesine ilişkin hiçbir talimatı olmadığı gibi tahvillerin karşılığı olan paraya ilişkin tediye fişinin de ibraz edilmediğini ileri sürerek, tahvillerin karşılığı olan paranın tahsilini istemiş, mahkemece yazılı gerekçeyle davacının iddiası yerinde görülerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında davaya konu devlet tahvili itfa tutarının davacıya ödendiğinin somut kanıtı olan 23.08.2000 tarihli ve 1429 nolu tediye makbuzunun davalı tarafından ibraz edilemediği ancak yatırım hesabına bu tarihten sonra yeni satın alma işlemleri için para yatırıldığı ve aynı hesap üzerinde uzun yıllar çeşitli işlemlerin sürdürülmüş olduğu, bu durumun davacının hesabında yapılan tüm işlemleri bildiği ve benimsediği yönünde karine oluşturduğu, yine davacının ödeme tarihi itibariyle düzenlenen ve tediye işlemini de içeren hesap kartonunu imzalaması ve imzanın kendisine ait olduğunu da kabul etmesi, bu hesap kartonunda sadece 23.08.2000 tarihli işlemlerin yer alması karşısında davacının aynı tarihli işlemleri görerek ve bilerek imza attığı tespitlerinde bulunulmuş ve sonuç olarak davacıya davaya konu miktarın ödenmiş olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.

Bu durumda tarafların iddia ve savunmaları ile tüm dosya kapsamındaki deliller davacının 23.08.2000 vadeli devlet tahvilinin bu tarihteki itfası sonucu yatırım hesabına aktarılan paranın aynı tarihte çekilmiş olduğu yönündeki davalı banka savunması değerlendirildiğinde aynı hesap üzerinde davacının daha sonraki tarihlerde çeşitli işlemler yapmış olması, yeni satın alma işlemi için hesaba para yatırması ve düzenlenen müşteri hesap kartonunda itfa aktarması ve çekilen paranın açıkça gösterilmiş olması ile bu kartonda davacının imzasının bulunması hususları karşısında davacının anılan tarihte davaya konu parayı çekmiş olduğu sonucuna varılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece davalı bankanın ödeme savunmasını yazılı delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi suretiyle dosya kapsamındaki diğer deliller ve davalı savunmasının değerlendirilmemesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027710400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.