Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/8795 E. 2010/8236 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık teamülleri↗ özen yükümlülüğü↗ teamül↗ ipotek↗ kefalet↗ olumsuz oy↗ yönetim kurulu kararı↗ taşıyan↗ kusur↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yönetim kurulu üyesi dışındaki davalıların kredi kullandırma yetkilerinin bulunmaması nedeniyle banka zararından sorumlu olmadıkları, yönetim kurulu üyelerinin ise, özen yükümlülüklerini yerine getirdikleri, kullandırılan kredi karşılığında ortakların şahsi kefaletinin alındığı, banka işlemlerinin doğası gereği risk taşıyan işlemler olduğu, bankacılık mevzuatı ve uygulamalarına aykırı işlemleri bulunmadığından sorumluluklarını gerektirir bir durum olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacı bankanın eski yöneticileri ve çalışanları olan davalılar tarafından gerçekleştirildiği ileri sürülen zararın tahsili amacıyla açılan sorumluluk davasıdır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı davacı tarafın itirazları karşılanmadığı gibi kararın gerekçesinde de bu rapor yeterli değerlendirmeye tabi tutulmamıştır. Davacı bankanın iddiası dava dışı...Turistik Hizmetleri Turistik AŞ. ve İntersun Havacılık AŞ.’ne kredi tahsisinden önce düzenlenen mali tahlil ve istihbarat raporlarında yer alan olumsuzluklara rağmen davalılar tarafından usulsüz kredi kullandırıldığıdır. Bilirkişi raporunda, kredi kullandırılan firmaların her biri hakkında düzenlenen mali tahlil ve istihbarat raporları ayrı ayrı incelenmek yerine sadece subjektif değerlendirmelerle “dava dışı şirketlere tahsis edilen kredilerle ilgili olarak kredilerin teklif ve kullandırım aşamalarına kadar davalılara atfı kabil kusur bulunmadığını” belirtmişlerdir.
Mahkemece, kredi tahsis edilirken hangi nedenle ipotek alınmadığı, kullanılan kredilerin aynı grup bünyesindeki şirketlerin ortağı olan iki kişinin kefaletiyle verilmesi karşısında bu tür bir kefaletin ne suretle yeterli teminat olduğu açıklanmadan, mali istihbarat raporlarına göre kredi kullanan...AŞ.’nin 1994 yılında 7.1 Milyar Lira negatif olan işletme sermayesinin 1995 yılında 10.6 Milyar Lira negatif büyüklüğe çıktığı, aktif kıymetlerinin % 71’inin borçlarla finanse edildiği, 1995 yılında grup şirketlerinin yurt içi ve yurt dışı bankalardan 39.975,00 Dolar kredi kullanıldığı; İntersun AŞ.’nin ise, aktif kıymetlerinin %57’ sinin borçlanma ile karşılandığı, öz sermayesinin 1.3 katı kadar borcu bulunduğu bu borçların % 79’ unun kısa vadeli borçlardan oluştuğu yönündeki istihbarat raporlarına dayalı davacı iddiası açıklığa kavuşturulmadan davanın reddi doğru görülmemiştir.
Diğer yandan, davacı vekili, Banka Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği’ne göre kredinin ancak, olumlu istihbarat raporu ve yeterli derecede maddi teminatla (1. derece ipotekle) verilebileceği yönündeki iddiası üzerinde yeterince durulmamış, istihbarat raporlarının içeriği irdelenerek verilen kredi miktarı da dikkate alındığında bu miktar kredinin maddi teminat alınmadan grup şirketlerinin ortaklarının şahsi kefaletiyle verilmesinin bankacılık teamülleri ve hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı da yeterince irdelenmemiştir.
Açıklanan nedenlerle mahkemece, konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak iddia ve savunma noktaları üzerinde tarafların itirazlarını karşılayacak şekilde yeterli değerlendirme yapılıp varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11269 E. 2018/3819 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · dava sebebi · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanmış olan «kredi sözleşmelerine» istinaden kullandırılan ticari kredilerden davalı bankaca «komisyon» ve istihbarat ücreti adı altında 3.610,00 TL kesinti yapıldığı, davalı bankanın ticari kredileri kullandırdığı tarihte komisyon adı altında peşin tahsilat yapmasının yerinde olmadığı, kredilerin kullandırılması aşamasında istihbaratın davalı bankanın mali tahlil birimleri aracılığı ile yapıldığı, bu doğrultuda davalı bankanın istihdam ettiği personel giderlerini müşterilerine yansıttığı, istihbarat için ayrıca yapılan «masraflar» için geçerli bir belge «ibraz» edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.610,00 TL'nın tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmelerinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, mahkemece kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, dosya masrafı vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle istihbarat ücreti ve «komisyon» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8796 E. 2010/8216 K.
Ortak:ipotek · kefalet · olumsuz oy · yönetim kurulu kararı · taşıyan · kusur · teminat · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «yönetim kurulu» üyesi dışındaki davalıların kredi kullandırma yetkilerinin bulunmaması nedeniyle banka zararından sorumlu olmadıkları, yönetim kurulu üyelerinin ise, «özen yükümlülüklerini» yerine getirdikleri, kullandırılan kredi karşılığında ortakların şahsi «kefaletinin» alındığı, banka işlemlerinin doğası gereği risk «taşıyan» işlemler olduğu, bankacılık mevzuatı ve uygulamalarına aykırı işlemleri bulunmadığından sorumluluklarını gerektirir bir durum olmadığı gerekçesiyle davanın reddine …
Mahkemece, kredi tahsis edilirken hangi nedenle «ipotek» alınmadığı, kullanılan kredilerin aynı grup bünyesindeki şirketlerin ortağı olan iki kişinin «kefaletiyle» verilmesi karşısında bu tür bir kefaletin ne suretle yeterli «teminat» olduğu açıklanmadan, mali istihbarat raporlarına göre kredi kullanan...AŞ.’nin 1994 yılında 7.1 Milyar Lira negatif olan işletme sermayesinin 1995 yılında 10.6 Mil …
Diğer yandan, davacı vekili, Banka Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği’ne göre kredinin ancak, olumlu istihbarat raporu ve yeterli derecede maddi «teminatla» (1. derece «ipotekle») verilebileceği yönündeki iddiası üzerinde yeterince durulmamış, istihbarat raporlarının içeriği irdelenerek verilen kredi miktarı da dikkate alındığında bu miktar kredinin maddi teminat alınmadan grup şirketlerinin ortaklarının şahsi «kefaletiyle» verilmesinin «bankacılık teamülleri» ve hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı da yeterince irdelenmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, «ipotek» alınırken «ekspertiz raporu» düzenlenmeden, 2, 5, 9 ve 22. dereceye varacak şekilde konulan ipoteklerin ve kullanılan krediler için aynı holding bünyesindeki 5 şirketin birbirine «kefalet» sağlamalarının ne suretle yeterli «teminat» olduğu açıklanmadan, mali istihbarat raporlarına göre kredi kullanan firmaların aktiflerini borçlanma yolu ile finanse ettiği, karlılık oranlarının çok düşük olduğ …
… gerçekleştiği tarihin, dava dışı kredi borçluları aleyhine bankaca açılan dava veya girişilen takiplerin semeresiz kalma tarihi olup, davacının sıfatına göre zararı «öğrenme tarihi» de davacının en yetkili organının bu durumu öğrenme tarihi olduğu, somut olayda «zamanaşımı» koşullarının gerçekleşmediği, davalılar hakkında dava konusu kredi işlemleriyle ilgili olarak açılmış bir ceza davası ya da cezai kovuşturma bulunmadığı, davalı «yönetim kurulu» üyelerinin dayandığı istihbarat ve mali tahlil raporlarında kredi talebinin onaylanmaması yönünde açık bir görüş bildirilmediği, bankacılığın risk «taşıyan» işlemler olduğu, banka yöneticilerinin hızlı karar vermeleri, insiyatif kullanmaları, risk almalarının görevlerinin doğal sonucu olduğu, yapılan işlemlerin bankacı …
A.Ş’ye kredi tahsisinden önce düzenlenen mali tahlil ve istihbarat raporlarında yer alan «olumsuzluklara» rağmen davalılar tarafından usulsüz kredi kullandırıldığıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:öğrenme tarihi · eksper raporu · ek tasfiye · kötüniyet · dava sebebi · zamanaşımı · ibraz
Benzer bu kararda… n delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilince Banka yönetim kurulundan vekaletname alınıp dosyaya «ibraz» edilmiş olmasına, «zamanaşımı» süresinin işlemeye başlaması için, öncelikle bankanın zararının gerçekleşmesinin gerekmesine, bu anlamda davacı banka zararının gerçekleştiği tarihin dava dışı kredi borçluları aleyhine bankaca açılan dava veya girişilen takiplerin semeresiz kalma tarihi olup, davacının sıfatına göre zararı «öğrenme tarihinin» de davacının dava açmaya yetkili organının bu durumu öğrenme tarihi olmasına göre davalı ... vekilinin tüm, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin aşağıd …
… gerçekleştiği tarihin, dava dışı kredi borçluları aleyhine bankaca açılan dava veya girişilen takiplerin semeresiz kalma tarihi olup, davacının sıfatına göre zararı «öğrenme tarihi» de davacının en yetkili organının bu durumu öğrenme tarihi olduğu, somut olayda «zamanaşımı» koşullarının gerçekleşmediği, davalılar hakkında dava konusu kredi işlemleriyle ilgili olarak açılmış bir ceza davası ya da cezai kovuşturma bulunmadığı, davalı «yönetim kurulu» üyelerinin dayandığı istihbarat ve mali tahlil raporlarında kredi talebinin onaylanmaması yönünde açık bir görüş bildirilmediği, bankacılığın risk «taşıyan» işlemler olduğu, banka yöneticilerinin hızlı karar vermeleri, insiyatif kullanmaları, risk almalarının görevlerinin doğal sonucu olduğu, yapılan işlemlerin bankacı …
Ayrıca, 1995 ila 1997 yıllarında kullandırılan kredilerin tahsil edilememesi üzerine 2000 yılında «tasfiye» olunacak alacaklar hesabına geçirilmesine rağmen, bu kredilerin tahsil edilememe «sebebi» olarak kredi verilmesinden önceki ve sonraki dönemlere tekabül eden 1994 ile 2001 yılı ekonomik krizlerinin davanın reddine gerekçe yapılması da yerinde görülmemiştir.
… oldukları, söz konusu firmaların değerlendirmesi konusunda yanılgıya düştükleri, bankanın bir kısım kaynaklarının donuklaşmasına neden oldukları ancak ağır ihmal ve «kusurlarının» bulunmadığı, «kötüniyetli» olmadıkları, kasıtlı hareket etmedikleri bu itibarla da TTK’nun 320, 336, BK’nun 41. maddesi kapsamında sorumlu tutulmaları gerektiği kanaatine varılamadığını” bel …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7082 E. 2010/11376 K.
Ortak:olumsuz oy · taşıyan · teminat · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «yönetim kurulu» üyesi dışındaki davalıların kredi kullandırma yetkilerinin bulunmaması nedeniyle banka zararından sorumlu olmadıkları, yönetim kurulu üyelerinin ise, «özen yükümlülüklerini» yerine getirdikleri, kullandırılan kredi karşılığında ortakların şahsi «kefaletinin» alındığı, banka işlemlerinin doğası gereği risk «taşıyan» işlemler olduğu, bankacılık mevzuatı ve uygulamalarına aykırı işlemleri bulunmadığından sorumluluklarını gerektirir bir durum olmadığı gerekçesiyle davanın reddine …
Davacı bankanın iddiası dava dışı...Turistik Hizmetleri Turistik AŞ. ve İntersun Havacılık AŞ.’ne kredi tahsisinden önce düzenlenen mali tahlil ve istihbarat raporlarında yer alan «olumsuzluklara» rağmen davalılar tarafından usulsüz kredi kullandırıldığıdır.
Mahkemece, kredi tahsis edilirken hangi nedenle «ipotek» alınmadığı, kullanılan kredilerin aynı grup bünyesindeki şirketlerin ortağı olan iki kişinin «kefaletiyle» verilmesi karşısında bu tür bir kefaletin ne suretle yeterli «teminat» olduğu açıklanmadan, mali istihbarat raporlarına göre kredi kullanan...AŞ.’nin 1994 yılında 7.1 Milyar Lira negatif olan işletme sermayesinin 1995 yılında 10.6 Mil …
Benzer bu karardaMahkemece verilen «görevsizlik» kararın Dairemizce bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kredi kullandırılan dava dışı firma için «olumsuz» istihbarat bilgisi verilmediği, kredi miktarının üzerinde «teminat» alındığı, bankacılığın risk «taşıyan» işlemler olduğu, bankacılık mevzuatı ve uygulamalarına aykırı işlemleri bulunmadığından davalıların sorumluluklarını gerektiren bir durumun olmadığı gerekçesiyle d …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece verilen «görevsizlik» kararın Dairemizce bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kredi kullandırılan dava dışı firma için «olumsuz» istihbarat bilgisi verilmediği, kredi miktarının üzerinde «teminat» alındığı, bankacılığın risk «taşıyan» işlemler olduğu, bankacılık mevzuatı ve uygulamalarına aykırı işlemleri bulunmadığından davalıların sorumluluklarını gerektiren bir durumun olmadığı gerekçesiyle d …
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13079 E. 2018/400 K.
Ortak:teamül · Alacak
İncelediğiniz karardaDiğer yandan, davacı vekili, Banka Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği’ne göre kredinin ancak, olumlu istihbarat raporu ve yeterli derecede maddi «teminatla» (1. derece «ipotekle») verilebileceği yönündeki iddiası üzerinde yeterince durulmamış, istihbarat raporlarının içeriği irdelenerek verilen kredi miktarı da dikkate alındığında bu miktar kredinin maddi teminat alınmadan grup şirketlerinin ortaklarının şahsi «kefaletiyle» verilmesinin «bankacılık teamülleri» ve hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı da yeterince irdelenmemiştir.
Benzer bu kararda20 vd. düzenlenen «genel işlem koşulları» bakımından inceleme yapılması ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalanan sözleşmeler yönünden «masraf» oranı hakkında sözleşmelerde hüküm bulunup bulunmadığının incelenmesi ve herhangi bir oran belirtilmemiş olması durumunda «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı, varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulları · emsal banka uygulaması · ticari kredi · komisyon · uyuşmazlık konusu · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankadan birden fazla «ticari kredi» kullandığı, banka tarafından «masraf» adı altında kesinti yapıldığı, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında tüketici kredilerinde dosya masrafı adı altında yapılan kesintilerin iadesinin gerektiğinin belirtildiği, tarafların «tacir», çekilen kredilerin ticari kredi olduğu, bankanın masraf «komisyon» veya istihbarat ücreti alamayacağı yönünde bir delilin dosyaya «ibraz» edilmediği, bankanın ticari kredi kullandırırken tacir olması nedeniyle kullandırdığı krediye ilişkin masraflarını isteyebileceği, kesinti yapılmasında hukuka aykı …
20 vd. düzenlenen «genel işlem koşulları» bakımından inceleme yapılması ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalanan sözleşmeler yönünden «masraf» oranı hakkında sözleşmelerde hüküm bulunup bulunmadığının incelenmesi ve herhangi bir oran belirtilmemiş olması durumunda «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı, varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki kredinin «ticari kredi» olduğu, davalı bankanın «tacir» olması nedeniyle «masraf» talep edebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacı, davalı bankadan çeşitli tarihlerde birden fazla «ticari kredi» kullandığını belirtmiş olup, dava dilekçesinde tarihleri belirtilen «kredi sözleşmelerinin» TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden önce ve sonra akdedildiği anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3922 E. 2021/4122 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · kötüniyet tazminatı · ticari faiz · işlemiş faiz · asıl alacak · kötüniyet · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… dilemediği gerekçesiyle asıl davada davacının davalı İntersource Tekstil San.Tic.Ltd.Şti.’ye karşı açtığı davanın ve davalı İntersource Tekstil San.Tic.Ltd.Şti.’nin «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine, davacının davalı İntersource U.K.LTD’ye karşı açtığı davanın kısmen kabulü ile; davalı İntersource U.K.LTD’in İstanbul 28.İcra Müdürlüğü'nün 2013/243 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, 120.605,59 TL «asıl alacak» ve 2.407,98 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 123.013,57 TL alacağın, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline imkan sağlayacak şekilde takibin devamına, takibe konu alacak likit olduğu anlaşılmakla 120.605,59 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki «icra inkar tazminatının» İntersource U.K.LTD’den alınarak davacıya verilmesine, birleşen davada davanın ve davalıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Şti. hakkındaki davanın tamamen reddedildiği gözetilerek dava değeri üzerinden kendisini vekille «temsil» ettiren davalı yararına nisbi «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken diğer davalı İntersource U.K.Ltd. ile reddedilen miktar üzerinden tek vekalet ücreti takdir edilmesi doğru olmamış, hükmün davalılar yönünden bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8794 E. 2010/8519 K.
Ortak:bankacılık teamülleri · teamül · ipotek · kefalet · olumsuz oy · yönetim kurulu kararı · teminat · Alacak
İncelediğiniz karardaDiğer yandan, davacı vekili, Banka Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği’ne göre kredinin ancak, olumlu istihbarat raporu ve yeterli derecede maddi «teminatla» (1. derece «ipotekle») verilebileceği yönündeki iddiası üzerinde yeterince durulmamış, istihbarat raporlarının içeriği irdelenerek verilen kredi miktarı da dikkate alındığında bu miktar kredinin maddi teminat alınmadan grup şirketlerinin ortaklarının şahsi «kefaletiyle» verilmesinin «bankacılık teamülleri» ve hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı da yeterince irdelenmemiştir.
Mahkemece, kredi tahsis edilirken hangi nedenle «ipotek» alınmadığı, kullanılan kredilerin aynı grup bünyesindeki şirketlerin ortağı olan iki kişinin «kefaletiyle» verilmesi karşısında bu tür bir kefaletin ne suretle yeterli «teminat» olduğu açıklanmadan, mali istihbarat raporlarına göre kredi kullanan...AŞ.’nin 1994 yılında 7.1 Milyar Lira negatif olan işletme sermayesinin 1995 yılında 10.6 Mil …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «yönetim kurulu» üyesi dışındaki davalıların kredi kullandırma yetkilerinin bulunmaması nedeniyle banka zararından sorumlu olmadıkları, yönetim kurulu üyelerinin ise, «özen yükümlülüklerini» yerine getirdikleri, kullandırılan kredi karşılığında ortakların şahsi «kefaletinin» alındığı, banka işlemlerinin doğası gereği risk «taşıyan» işlemler olduğu, bankacılık mevzuatı ve uygulamalarına aykırı işlemleri bulunmadığından sorumluluklarını gerektirir bir durum olmadığı gerekçesiyle davanın reddine …
Benzer bu karardaAncak 5.dereceye varacak şekilde konulan «ipoteklerin» ne suretle yeterli «teminat» oldukları alınan «aciz vesikaları» karşısında açıklanmadan ve firma hakkında istihbarat raporlarının «olumsuz» olduğu, kullandığı kredilerin geri ödenmesinde sorunlar yaşayan, kredi değerliliği olmayan firmaya yönetim kurulunun 12.07.1996 günlü kararı ile teminat alınmaksızın ilave 2.000.000 USD döviz kredisi tahsis edildiği bu suretle firmaya tüm olumsuzluklara rağmen çok kısa bir süre içerisinde 3.500.000 DEM ve 4.000.000 USD kredi kullandırıldığını bu suretle bankanın bu miktardaki kaynağının geri dönüşünün şüpheli hale getirildiği şeklindeki banka iddiaları açıklığa kavuşturulmadan, yine teminat olarak gösterilen şirket yetkilisi ...’ nin hangi «malvarlığı» ile şahsi «kefaletine» başvurularak kredi kullandırıldığı konusunda araştırma ve açıklama yapılmadan davanın reddi doğru görülmemiştir.
Tek ve amir ...'nin sorumlu olmadığı, krediler müdürü ...'nın kredi verilmesi için belirlediği koşullar, özellikle verilecek krediye karşı «ipotek» ve «kefalet» alınmasını sağlayacak önerilerde bulunması karşısında kredinin verildiği tarih itibariyle bu davalının da bankaca belirlenen gerekli koşulları aradığı ve bu koşullarla olumlu görüş bildirdiğinden sorumlu olmadığı, yönetim kurulunun taktir yetkisi kullandığı kararlarında şirket anasözleşmesine ve kanuna açıkça aykırılık olmadığı sürece hakimin yerindelik denetimi yapamayacağı, «yönetim kurulu» karalarının yerindelik denetimine tabi tutulmasının bir anlamda hakimin yönetim kurulunun yerine geçecek şekilde davranması ve taktir «yetkisine» müdahale sonucunu doğuracağı, kredi teklifinin şubenin istihbarat biriminin ve ticari krediler müdürlüğünün olumlu görüşleriyle genel müdürlük ve yönetim kuruluna intikali üzerine yönetim kurulunun kredi kullandırılmasına onay verdiği,377.641,35YTL’lik kredinin kullandırılmasına karşı 1.300.000,00 YTL’lik ipotek ve şahsi kefaletin alınması nedeniyle «yönetim kurulu üyelerinin sorumlu» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Abana Elektrik Motorları A.Ş.firmasına «olumsuz» istihbarat raporlarına ve bankanın Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği’ne aykırı işlemler neticesi yeterli «teminat» alınmadan döviz kredisi kullandırıldığını, bu nedenle bankanın zarara uğradığı iddiasıyla işbu davayı açmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · aciz vesikası · malvarlığına ilişkin dava · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaTek ve amir ...'nin sorumlu olmadığı, krediler müdürü ...'nın kredi verilmesi için belirlediği koşullar, özellikle verilecek krediye karşı «ipotek» ve «kefalet» alınmasını sağlayacak önerilerde bulunması karşısında kredinin verildiği tarih itibariyle bu davalının da bankaca belirlenen gerekli koşulları aradığı ve bu koşullarla olumlu görüş bildirdiğinden sorumlu olmadığı, yönetim kurulunun taktir yetkisi kullandığı kararlarında şirket anasözleşmesine ve kanuna açıkça aykırılık olmadığı sürece hakimin yerindelik denetimi yapamayacağı, «yönetim kurulu» karalarının yerindelik denetimine tabi tutulmasının bir anlamda hakimin yönetim kurulunun yerine geçecek şekilde davranması ve taktir «yetkisine» müdahale sonucunu doğuracağı, kredi teklifinin şubenin istihbarat biriminin ve ticari krediler müdürlüğünün olumlu görüşleriyle genel müdürlük ve yönetim kuruluna intikali üzerine yönetim kurulunun kredi kullandırılmasına onay verdiği,377.641,35YTL’lik kredinin kullandırılmasına karşı 1.300.000,00 YTL’lik ipotek ve şahsi kefaletin alınması nedeniyle «yönetim kurulu üyelerinin sorumlu» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak 5.dereceye varacak şekilde konulan «ipoteklerin» ne suretle yeterli «teminat» oldukları alınan «aciz vesikaları» karşısında açıklanmadan ve firma hakkında istihbarat raporlarının «olumsuz» olduğu, kullandığı kredilerin geri ödenmesinde sorunlar yaşayan, kredi değerliliği olmayan firmaya yönetim kurulunun 12.07.1996 günlü kararı ile teminat alınmaksızın ilave 2.000.000 USD döviz kredisi tahsis edildiği bu suretle firmaya tüm olumsuzluklara rağmen çok kısa bir süre içerisinde 3.500.000 DEM ve 4.000.000 USD kredi kullandırıldığını bu suretle bankanın bu miktardaki kaynağının geri dönüşünün şüpheli hale getirildiği şeklindeki banka iddiaları açıklığa kavuşturulmadan, yine teminat olarak gösterilen şirket yetkilisi ...’ nin hangi «malvarlığı» ile şahsi «kefaletine» başvurularak kredi kullandırıldığı konusunda araştırma ve açıklama yapılmadan davanın reddi doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/8795 E. , 2010/8236 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.06.2008 tarih ve 2007/64-2008/250 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların Türkiye Halk Bankasının yöneticileri ve personeli olduklarını, görev yaptıkları süre içerisinde olumsuz istihbarat raporlarına rağmen dava dışı ...Turistik Hizmetleri A.Ş. ve İntersun Havacılık A.Ş.'ne yönetim kurulu kararıyla usulsüz kredi kullandırdıklarını, istihbarat raporlarına göre firmaların mali yapılarının yetersiz olmasına rağmen maddi teminat alınmadan şahsi kefaletle kredi verildiğini, banka alacağının tahsilinin imkansız hale gelmesi nedeniyle 20.02.1998 tarihinden itibaren 2.029.022,42 TL'nın tasfiye olunacak alacaklar hesabına aktarıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak anılan banka zararının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar ve vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yönetim kurulu üyesi dışındaki davalıların kredi kullandırma yetkilerinin bulunmaması nedeniyle banka zararından sorumlu olmadıkları, yönetim kurulu üyelerinin ise, özen yükümlülüklerini yerine getirdikleri, kullandırılan kredi karşılığında ortakların şahsi kefaletinin alındığı, banka işlemlerinin doğası gereği risk taşıyan işlemler olduğu, bankacılık mevzuatı ve uygulamalarına aykırı işlemleri bulunmadığından sorumluluklarını gerektirir bir durum olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacı bankanın eski yöneticileri ve çalışanları olan davalılar tarafından gerçekleştirildiği ileri sürülen zararın tahsili amacıyla açılan sorumluluk davasıdır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı davacı tarafın itirazları karşılanmadığı gibi kararın gerekçesinde de bu rapor yeterli değerlendirmeye tabi tutulmamıştır. Davacı bankanın iddiası dava dışı...Turistik Hizmetleri Turistik AŞ. ve İntersun Havacılık AŞ.’ne kredi tahsisinden önce düzenlenen mali tahlil ve istihbarat raporlarında yer alan olumsuzluklara rağmen davalılar tarafından usulsüz kredi kullandırıldığıdır. Bilirkişi raporunda, kredi kullandırılan firmaların her biri hakkında düzenlenen mali tahlil ve istihbarat raporları ayrı ayrı incelenmek yerine sadece subjektif değerlendirmelerle “dava dışı şirketlere tahsis edilen kredilerle ilgili olarak kredilerin teklif ve kullandırım aşamalarına kadar davalılara atfı kabil kusur bulunmadığını” belirtmişlerdir.
Mahkemece, kredi tahsis edilirken hangi nedenle ipotek alınmadığı, kullanılan kredilerin aynı grup bünyesindeki şirketlerin ortağı olan iki kişinin kefaletiyle verilmesi karşısında bu tür bir kefaletin ne suretle yeterli teminat olduğu açıklanmadan, mali istihbarat raporlarına göre kredi kullanan...AŞ.’nin 1994 yılında 7.1 Milyar Lira negatif olan işletme sermayesinin 1995 yılında 10.6 Milyar Lira negatif büyüklüğe çıktığı, aktif kıymetlerinin % 71’inin borçlarla finanse edildiği, 1995 yılında grup şirketlerinin yurt içi ve yurt dışı bankalardan 39.975,00 Dolar kredi kullanıldığı; İntersun AŞ.’nin ise, aktif kıymetlerinin %57’ sinin borçlanma ile karşılandığı, öz sermayesinin 1.3 katı kadar borcu bulunduğu bu borçların % 79’ unun kısa vadeli borçlardan oluştuğu yönündeki istihbarat raporlarına dayalı davacı iddiası açıklığa kavuşturulmadan davanın reddi doğru görülmemiştir.
Diğer yandan, davacı vekili, Banka Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği’ne göre kredinin ancak, olumlu istihbarat raporu ve yeterli derecede maddi teminatla (1. derece ipotekle) verilebileceği yönündeki iddiası üzerinde yeterince durulmamış, istihbarat raporlarının içeriği irdelenerek verilen kredi miktarı da dikkate alındığında bu miktar kredinin maddi teminat alınmadan grup şirketlerinin ortaklarının şahsi kefaletiyle verilmesinin bankacılık teamülleri ve hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı da yeterince irdelenmemiştir.
Açıklanan nedenlerle mahkemece, konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak iddia ve savunma noktaları üzerinde tarafların itirazlarını karşılayacak şekilde yeterli değerlendirme yapılıp varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına kararın BOZULMASINA, 12.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027176800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz