6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/8795 E. 2010/8236 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık teamülleri özen yükümlülüğü teamül ipotek kefalet olumsuz oy yönetim kurulu kararı taşıyan kusur teminat

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yönetim kurulu üyesi dışındaki davalıların kredi kullandırma yetkilerinin bulunmaması nedeniyle banka zararından sorumlu olmadıkları, yönetim kurulu üyelerinin ise, özen yükümlülüklerini yerine getirdikleri, kullandırılan kredi karşılığında ortakların şahsi kefaletinin alındığı, banka işlemlerinin doğası gereği risk taşıyan işlemler olduğu, bankacılık mevzuatı ve uygulamalarına aykırı işlemleri bulunmadığından sorumluluklarını gerektirir bir durum olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, davacı bankanın eski yöneticileri ve çalışanları olan davalılar tarafından gerçekleştirildiği ileri sürülen zararın tahsili amacıyla açılan sorumluluk davasıdır.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı davacı tarafın itirazları karşılanmadığı gibi kararın gerekçesinde de bu rapor yeterli değerlendirmeye tabi tutulmamıştır. Davacı bankanın iddiası dava dışı...Turistik Hizmetleri Turistik AŞ. ve İntersun Havacılık AŞ.’ne kredi tahsisinden önce düzenlenen mali tahlil ve istihbarat raporlarında yer alan olumsuzluklara rağmen davalılar tarafından usulsüz kredi kullandırıldığıdır. Bilirkişi raporunda, kredi kullandırılan firmaların her biri hakkında düzenlenen mali tahlil ve istihbarat raporları ayrı ayrı incelenmek yerine sadece subjektif değerlendirmelerle “dava dışı şirketlere tahsis edilen kredilerle ilgili olarak kredilerin teklif ve kullandırım aşamalarına kadar davalılara atfı kabil kusur bulunmadığını” belirtmişlerdir.

Mahkemece, kredi tahsis edilirken hangi nedenle ipotek alınmadığı, kullanılan kredilerin aynı grup bünyesindeki şirketlerin ortağı olan iki kişinin kefaletiyle verilmesi karşısında bu tür bir kefaletin ne suretle yeterli teminat olduğu açıklanmadan, mali istihbarat raporlarına göre kredi kullanan...AŞ.’nin 1994 yılında 7.1 Milyar Lira negatif olan işletme sermayesinin 1995 yılında 10.6 Milyar Lira negatif büyüklüğe çıktığı, aktif kıymetlerinin % 71’inin borçlarla finanse edildiği, 1995 yılında grup şirketlerinin yurt içi ve yurt dışı bankalardan 39.975,00 Dolar kredi kullanıldığı; İntersun AŞ.’nin ise, aktif kıymetlerinin %57’ sinin borçlanma ile karşılandığı, öz sermayesinin 1.3 katı kadar borcu bulunduğu bu borçların % 79’ unun kısa vadeli borçlardan oluştuğu yönündeki istihbarat raporlarına dayalı davacı iddiası açıklığa kavuşturulmadan davanın reddi doğru görülmemiştir.

Diğer yandan, davacı vekili, Banka Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği’ne göre kredinin ancak, olumlu istihbarat raporu ve yeterli derecede maddi teminatla (1. derece ipotekle) verilebileceği yönündeki iddiası üzerinde yeterince durulmamış, istihbarat raporlarının içeriği irdelenerek verilen kredi miktarı da dikkate alındığında bu miktar kredinin maddi teminat alınmadan grup şirketlerinin ortaklarının şahsi kefaletiyle verilmesinin bankacılık teamülleri ve hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı da yeterince irdelenmemiştir.

Açıklanan nedenlerle mahkemece, konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak iddia ve savunma noktaları üzerinde tarafların itirazlarını karşılayacak şekilde yeterli değerlendirme yapılıp varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11269 E. 2018/3819 K.

    Ortak:Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8796 E. 2010/8216 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7082 E. 2010/11376 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13079 E. 2018/400 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3922 E. 2021/4122 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8794 E. 2010/8519 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/8795 E.  ,  2010/8236 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.06.2008 tarih ve 2007/64-2008/250 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalıların Türkiye Halk Bankasının yöneticileri ve personeli olduklarını, görev yaptıkları süre içerisinde olumsuz istihbarat raporlarına rağmen dava dışı ...Turistik Hizmetleri A.Ş. ve İntersun Havacılık A.Ş.'ne yönetim kurulu kararıyla usulsüz kredi kullandırdıklarını, istihbarat raporlarına göre firmaların mali yapılarının yetersiz olmasına rağmen maddi teminat alınmadan şahsi kefaletle kredi verildiğini, banka alacağının tahsilinin imkansız hale gelmesi nedeniyle 20.02.1998 tarihinden itibaren 2.029.022,42 TL'nın tasfiye olunacak alacaklar hesabına aktarıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak anılan banka zararının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Bir kısım davalılar ve vekilleri, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yönetim kurulu üyesi dışındaki davalıların kredi kullandırma yetkilerinin bulunmaması nedeniyle banka zararından sorumlu olmadıkları, yönetim kurulu üyelerinin ise, özen yükümlülüklerini yerine getirdikleri, kullandırılan kredi karşılığında ortakların şahsi kefaletinin alındığı, banka işlemlerinin doğası gereği risk taşıyan işlemler olduğu, bankacılık mevzuatı ve uygulamalarına aykırı işlemleri bulunmadığından sorumluluklarını gerektirir bir durum olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, davacı bankanın eski yöneticileri ve çalışanları olan davalılar tarafından gerçekleştirildiği ileri sürülen zararın tahsili amacıyla açılan sorumluluk davasıdır.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı davacı tarafın itirazları karşılanmadığı gibi kararın gerekçesinde de bu rapor yeterli değerlendirmeye tabi tutulmamıştır. Davacı bankanın iddiası dava dışı...Turistik Hizmetleri Turistik AŞ. ve İntersun Havacılık AŞ.’ne kredi tahsisinden önce düzenlenen mali tahlil ve istihbarat raporlarında yer alan olumsuzluklara rağmen davalılar tarafından usulsüz kredi kullandırıldığıdır. Bilirkişi raporunda, kredi kullandırılan firmaların her biri hakkında düzenlenen mali tahlil ve istihbarat raporları ayrı ayrı incelenmek yerine sadece subjektif değerlendirmelerle “dava dışı şirketlere tahsis edilen kredilerle ilgili olarak kredilerin teklif ve kullandırım aşamalarına kadar davalılara atfı kabil kusur bulunmadığını” belirtmişlerdir.

Mahkemece, kredi tahsis edilirken hangi nedenle ipotek alınmadığı, kullanılan kredilerin aynı grup bünyesindeki şirketlerin ortağı olan iki kişinin kefaletiyle verilmesi karşısında bu tür bir kefaletin ne suretle yeterli teminat olduğu açıklanmadan, mali istihbarat raporlarına göre kredi kullanan...AŞ.’nin 1994 yılında 7.1 Milyar Lira negatif olan işletme sermayesinin 1995 yılında 10.6 Milyar Lira negatif büyüklüğe çıktığı, aktif kıymetlerinin % 71’inin borçlarla finanse edildiği, 1995 yılında grup şirketlerinin yurt içi ve yurt dışı bankalardan 39.975,00 Dolar kredi kullanıldığı; İntersun AŞ.’nin ise, aktif kıymetlerinin %57’ sinin borçlanma ile karşılandığı, öz sermayesinin 1.3 katı kadar borcu bulunduğu bu borçların % 79’ unun kısa vadeli borçlardan oluştuğu yönündeki istihbarat raporlarına dayalı davacı iddiası açıklığa kavuşturulmadan davanın reddi doğru görülmemiştir.

Diğer yandan, davacı vekili, Banka Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği’ne göre kredinin ancak, olumlu istihbarat raporu ve yeterli derecede maddi teminatla (1. derece ipotekle) verilebileceği yönündeki iddiası üzerinde yeterince durulmamış, istihbarat raporlarının içeriği irdelenerek verilen kredi miktarı da dikkate alındığında bu miktar kredinin maddi teminat alınmadan grup şirketlerinin ortaklarının şahsi kefaletiyle verilmesinin bankacılık teamülleri ve hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı da yeterince irdelenmemiştir.

Açıklanan nedenlerle mahkemece, konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak iddia ve savunma noktaları üzerinde tarafların itirazlarını karşılayacak şekilde yeterli değerlendirme yapılıp varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına kararın BOZULMASINA, 12.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027176800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.