Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/8796 E. 2010/8216 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
öğrenme tarihi↗ eksper raporu↗ ipotek↗ kefalet↗ olumsuz oy↗ ek tasfiye↗ yönetim kurulu kararı↗ kötüniyet↗ taşıyan↗ kusur↗ dava sebebi↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bankanın dava konusu alacağını takip hesaplarına intikal ettirme tarihinin zararın doğduğu tarih olarak kabul edilemeyeceği, davacı banka zararının gerçekleştiği tarihin, dava dışı kredi borçluları aleyhine bankaca açılan dava veya girişilen takiplerin semeresiz kalma tarihi olup, davacının sıfatına göre zararı öğrenme tarihi de davacının en yetkili organının bu durumu öğrenme tarihi olduğu, somut olayda zamanaşımı koşullarının gerçekleşmediği, davalılar hakkında dava konusu kredi işlemleriyle ilgili olarak açılmış bir ceza davası ya da cezai kovuşturma bulunmadığı, davalı yönetim kurulu üyelerinin dayandığı istihbarat ve mali tahlil raporlarında kredi talebinin onaylanmaması yönünde açık bir görüş bildirilmediği, bankacılığın risk taşıyan işlemler olduğu, banka yöneticilerinin hızlı karar vermeleri, insiyatif kullanmaları, risk almalarının görevlerinin doğal sonucu olduğu, yapılan işlemlerin bankacılık mevzuatı ve uygulamalarına aykırı olmadığı, davalılar dava konusu kredi işlemleri dolayısıyla bankanın bir kısım kaynaklarının donuklaşmasına neden olmuşlar ise de bu durumun tek başına davalıların işlemlerinin sonucu olmayıp 1994 yılında ülkede yaşanan büyük ekonomik kriz, bu krizin aşılması için uygulanan ekonomik politikalar ile 2000 yılı sonları ile 2001 yılı başlarında yaşanan ekonomik krizin sonucu olduğu, davalıların eylemleri ticari anlamda doğru kararlar olmamakla birlikte TTK’nun 320,336, BK’nun 528,41 maddeleri kapsamında sorumluluk gerektirir nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, katılma yoluyla davalılar ..., ..., ..., ...,..., ... vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilince Banka yönetim kurulundan vekaletname alınıp dosyaya ibraz edilmiş olmasına, zamanaşımı süresinin işlemeye başlaması için, öncelikle bankanın zararının gerçekleşmesinin gerekmesine, bu anlamda davacı banka zararının gerçekleştiği tarihin dava dışı kredi borçluları aleyhine bankaca açılan dava veya girişilen takiplerin semeresiz kalma tarihi olup, davacının sıfatına göre zararı öğrenme tarihinin de davacının dava açmaya yetkili organının bu durumu öğrenme tarihi olmasına göre davalı ... vekilinin tüm, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin aşağıdaki (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının incelemesine gelince dava, davacı bankanın eski yöneticileri olan davalılar tarafından gerçekleştirildiği ileri sürülen zararın tahsili amacıyla açılan sorumluluk davasıdır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı davacı tarafın itirazları karşılanmadığı gibi kararın gerekçesinde de bu rapor yeterli değerlendirmeye tabi tutulmamıştır. Davacı bankanın iddiası dava dışı ...Tekstil San.Tic. AŞ, First Tekstil San. Tic. A.Ş, ...Tekstil San. Tic. A.Ş, ... Tekstil San. Tic. A.Ş ve ...İplik San.Tic. A.Ş’ye kredi tahsisinden önce düzenlenen mali tahlil ve istihbarat raporlarında yer alan olumsuzluklara rağmen davalılar tarafından usulsüz kredi kullandırıldığıdır. Bilirkişi raporunda, kredi kullandırılan firmaların her biri hakkında düzenlenen mali tahlil ve istihbarat raporları ayrı ayrı incelenmek yerine sadece ...Tekstil San.Tic. AŞ.hakkındaki mali tahlil ve istihbarat raporu incelenerek subjektif değerlendirmelerle “davalıların hatalı oldukları, söz konusu firmaların değerlendirmesi konusunda yanılgıya düştükleri, bankanın bir kısım kaynaklarının donuklaşmasına neden oldukları ancak ağır ihmal ve kusurlarının bulunmadığı, kötüniyetli olmadıkları, kasıtlı hareket etmedikleri bu itibarla da TTK’nun 320, 336, BK’nun 41. maddesi kapsamında sorumlu tutulmaları gerektiği kanaatine varılamadığını” belirtmişlerdir. Yine bilirkişi raporunda “söz konusu firmanın davacı banka dışında 34 bankadan da kredi kullanıp borcunu ödeyemediği, tüm bankaların aynı şekilde hatalı ve kusurlu olmasının söz konusu olmayacağı” yönündeki değerlendirme de bilimsellikten uzaktır.
Mahkemece, ipotek alınırken ekspertiz raporu düzenlenmeden, 2, 5, 9 ve 22. dereceye varacak şekilde konulan ipoteklerin ve kullanılan krediler için aynı holding bünyesindeki 5 şirketin birbirine kefalet sağlamalarının ne suretle yeterli teminat olduğu açıklanmadan, mali istihbarat raporlarına göre kredi kullanan firmaların aktiflerini borçlanma yolu ile finanse ettiği, karlılık oranlarının çok düşük olduğu, işletme sermayesinin negatif gerçekleştiği, likidite rasyonlarının sektör ortalamalarının altında olduğu yönündeki davacı iddiası açıklığa kavuşturulmadan davanın reddi doğru görülmemiştir. Ayrıca, 1995 ila 1997 yıllarında kullandırılan kredilerin tahsil edilememesi üzerine 2000 yılında tasfiye olunacak alacaklar hesabına geçirilmesine rağmen, bu kredilerin tahsil edilememe sebebi olarak kredi verilmesinden önceki ve sonraki dönemlere tekabül eden 1994 ile 2001 yılı ekonomik krizlerinin davanın reddine gerekçe yapılması da yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle mahkemece, konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak iddia ve savunma noktaları üzerinde yeterli değerlendirme yapılıp varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7795 E. 2011/11176 K.
Ortak:öğrenme tarihi · yönetim kurulu kararı · taşıyan · zamanaşımı · zamanaşımı var · Alacak
İncelediğiniz kararda… gerçekleştiği tarihin, dava dışı kredi borçluları aleyhine bankaca açılan dava veya girişilen takiplerin semeresiz kalma tarihi olup, davacının sıfatına göre zararı «öğrenme tarihi» de davacının en yetkili organının bu durumu öğrenme tarihi olduğu, somut olayda «zamanaşımı» koşullarının gerçekleşmediği, davalılar hakkında dava konusu kredi işlemleriyle ilgili olarak açılmış bir ceza davası ya da cezai kovuşturma bulunmadığı, davalı «yönetim kurulu» üyelerinin dayandığı istihbarat ve mali tahlil raporlarında kredi talebinin onaylanmaması yönünde açık bir görüş bildirilmediği, bankacılığın risk «taşıyan» işlemler olduğu, banka yöneticilerinin hızlı karar vermeleri, insiyatif kullanmaları, risk almalarının görevlerinin doğal sonucu olduğu, yapılan işlemlerin bankacı …
… n delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilince Banka yönetim kurulundan vekaletname alınıp dosyaya «ibraz» edilmiş olmasına, «zamanaşımı» süresinin işlemeye başlaması için, öncelikle bankanın zararının gerçekleşmesinin gerekmesine, bu anlamda davacı banka zararının gerçekleştiği tarihin dava dışı kredi borçluları aleyhine bankaca açılan dava veya girişilen takiplerin semeresiz kalma tarihi olup, davacının sıfatına göre zararı «öğrenme tarihinin» de davacının dava açmaya yetkili organının bu durumu öğrenme tarihi olmasına göre davalı ... vekilinin tüm, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin aşağıd …
Benzer bu kararda… gerçekleştiği tarihin, dava dışı kredi borçluları aleyhine bankaca açılan dava veya girişilen takiplerin semeresiz kalma tarihi olup, davacının sıfatına göre zararı «öğrenme tarihi» de davacının en yetkili organının bu durumu öğrenme tarihi olduğu, somut olayda «zamanaşımı» koşullarının gerçekleşmediği, davalılar hakkında dava konusu kredi işlemleriyle ilgili olarak açılmış bir ceza davası ya da cezai kovuşturma bulunmadığı, davalı «yönetim kurulu» üyelerinin dayandığı istihbarat ve mali tahlil raporlarında kredi talebinin onaylanmaması yönünde açık bir görüş bildirilmediği, bankacılığın risk «taşıyan» işlemler olduğu, banka yöneticilerinin hızlı karar vermeleri, insiyatif kullanmaları, risk almalarının görevlerinin doğal sonucu olduğu, yapılan işlemlerin bankacı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7537 E. 2023/1565 K.
Ortak:öğrenme tarihi · ipotek · kefalet · olumsuz oy · ek tasfiye · yönetim kurulu kararı · taşıyan · kusur · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… gerçekleştiği tarihin, dava dışı kredi borçluları aleyhine bankaca açılan dava veya girişilen takiplerin semeresiz kalma tarihi olup, davacının sıfatına göre zararı «öğrenme tarihi» de davacının en yetkili organının bu durumu öğrenme tarihi olduğu, somut olayda «zamanaşımı» koşullarının gerçekleşmediği, davalılar hakkında dava konusu kredi işlemleriyle ilgili olarak açılmış bir ceza davası ya da cezai kovuşturma bulunmadığı, davalı «yönetim kurulu» üyelerinin dayandığı istihbarat ve mali tahlil raporlarında kredi talebinin onaylanmaması yönünde açık bir görüş bildirilmediği, bankacılığın risk «taşıyan» işlemler olduğu, banka yöneticilerinin hızlı karar vermeleri, insiyatif kullanmaları, risk almalarının görevlerinin doğal sonucu olduğu, yapılan işlemlerin bankacı …
Mahkemece, «ipotek» alınırken «ekspertiz raporu» düzenlenmeden, 2, 5, 9 ve 22. dereceye varacak şekilde konulan ipoteklerin ve kullanılan krediler için aynı holding bünyesindeki 5 şirketin birbirine «kefalet» sağlamalarının ne suretle yeterli «teminat» olduğu açıklanmadan, mali istihbarat raporlarına göre kredi kullanan firmaların aktiflerini borçlanma yolu ile finanse ettiği, karlılık oranlarının çok düşük olduğ …
… n delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilince Banka yönetim kurulundan vekaletname alınıp dosyaya «ibraz» edilmiş olmasına, «zamanaşımı» süresinin işlemeye başlaması için, öncelikle bankanın zararının gerçekleşmesinin gerekmesine, bu anlamda davacı banka zararının gerçekleştiği tarihin dava dışı kredi borçluları aleyhine bankaca açılan dava veya girişilen takiplerin semeresiz kalma tarihi olup, davacının sıfatına göre zararı «öğrenme tarihinin» de davacının dava açmaya yetkili organının bu durumu öğrenme tarihi olmasına göre davalı ... vekilinin tüm, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin aşağıd …
Benzer bu kararda… gerçekleştiği tarihin, dava dışı kredi borçluları aleyhine bankaca açılan dava veya girişilen takiplerin semeresiz kalma tarihi olup, davacının sıfatına göre zararı «öğrenme tarihi» de davacının en yetkili organının bu durumu öğrenme tarihi olduğu, somut olayda «zamanaşımı» koşullarının gerçekleşmediği, davalılar hakkında dava konusu kredi işlemleriyle ilgili olarak açılmış bir ceza davası ya da cezai kovuşturma bulunmadığı, davalı «yönetim kurulu» üyelerinin dayandığı istihbarat ve mali tahlil raporlarında kredi talebinin onaylanmaması yönünde açık bir görüş bildirilmediği, bankacılığın risk «taşıyan» işlemler olduğu, banka yöneticilerinin hızlı karar vermeleri, insiyatif kullanmaları, risk almalarının görevlerinin doğal sonucu olduğu, yapılan işlemlerin bankacı …
… TL tahsis edilen kredi için davacı bankaca bu riskler karşılığında toplam 3.552.000,00 DEM ve 7.500.000.000,00 TL tutarında gayrimenkul ipoteği, grup firmaların ve «yönetim kurulu» başkanı Ahmet Aydın'ın «kefaletlerinin» alındığı, gayrimenkullerin satışından toplam 2.681.569,09 TL tahsilat sağlandığı, dava dışı Örsa Tekstil San.ve Tic.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi heyeti raporlarındaki kanaate katılmadıklarını, bankacılık mevzuatı, ilke ve «teamülleri» uyarınca bir firmaya kredi açılabilmesinin ilk şartının firma hakkındaki bilgilerin olumlu olması gerektiğini, ancak firmalar hakkındaki istihbarat raporlarının «olumsuz» olduğunu, istihbarat raporlarında talep edilen kredilerin kullandırılmaması konusunda «kesin» ve net bir kanaat bildirilmediği gerekçesinin kabul edilebilir nitelikte bulunmadığını, firma hakkındaki tüm olumsuz tespitlere rağmen kredi tahsis edildiğini, mahkemece hükme esas alınmayan 12.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda firmalara usulsüz kredi kullandırıldığı ve bankanın bu işlemler nedeniyle zarara uğratıldığı sonucuna ulaşıldığını, davalıların borca batık firmaya yeterli «teminat» almaksızın kredi tahsis ederek alacağın tahsilini riske ettiklerini, davalıların kredi kullandırım aşamasında banka mevzuat ve teamüllerine aykırı hareket ettikler …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:teamül · yetki · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi heyeti raporlarındaki kanaate katılmadıklarını, bankacılık mevzuatı, ilke ve «teamülleri» uyarınca bir firmaya kredi açılabilmesinin ilk şartının firma hakkındaki bilgilerin olumlu olması gerektiğini, ancak firmalar hakkındaki istihbarat raporlarının «olumsuz» olduğunu, istihbarat raporlarında talep edilen kredilerin kullandırılmaması konusunda «kesin» ve net bir kanaat bildirilmediği gerekçesinin kabul edilebilir nitelikte bulunmadığını, firma hakkındaki tüm olumsuz tespitlere rağmen kredi tahsis edildiğini, mahkemece hükme esas alınmayan 12.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda firmalara usulsüz kredi kullandırıldığı ve bankanın bu işlemler nedeniyle zarara uğratıldığı sonucuna ulaşıldığını, davalıların borca batık firmaya yeterli «teminat» almaksızın kredi tahsis ederek alacağın tahsilini riske ettiklerini, davalıların kredi kullandırım aşamasında banka mevzuat ve teamüllerine aykırı hareket ettikler …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «son» bilirkişi kurulu heyetinden alınan 27.11.2020 tarihli kök ve 14.03.2022 tarihli ek raporun hükme esas alındığını, dava dışı grup firmalar için yapılan incelemede i …
A.Ş. grup firmalarının kredi tahsis sürecinde, akabinde kullandırım ve tahsis koşullarındaki «teminatların» tesis edilmesinde, teminat yeterliliğinde bankacılık etik ve ilkelerine, Bankacılık Kanununa, bankanın iç mevzuatına, görev ve «yetki» yönetmeliğine, Ticari Krediler Uygulama Esaslarına ve İstihbarat-Proje Değerlendirme Müdürlüğü Krediler İnceleme ve Değerlendirme Talimatına aykırı bir husus tespi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11269 E. 2018/3819 K.
Ortak:dava sebebi · ibraz · Alacak
İncelediğiniz kararda… n delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilince Banka yönetim kurulundan vekaletname alınıp dosyaya «ibraz» edilmiş olmasına, «zamanaşımı» süresinin işlemeye başlaması için, öncelikle bankanın zararının gerçekleşmesinin gerekmesine, bu anlamda davacı banka zararının gerçekleştiği tarihin dava dışı kredi borçluları aleyhine bankaca açılan dava veya girişilen takiplerin semeresiz kalma tarihi olup, davacının sıfatına göre zararı «öğrenme tarihinin» de davacının dava açmaya yetkili organının bu durumu öğrenme tarihi olmasına göre davalı ... vekilinin tüm, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin aşağıd …
Ayrıca, 1995 ila 1997 yıllarında kullandırılan kredilerin tahsil edilememesi üzerine 2000 yılında «tasfiye» olunacak alacaklar hesabına geçirilmesine rağmen, bu kredilerin tahsil edilememe «sebebi» olarak kredi verilmesinden önceki ve sonraki dönemlere tekabül eden 1994 ile 2001 yılı ekonomik krizlerinin davanın reddine gerekçe yapılması da yerinde görülmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanmış olan «kredi sözleşmelerine» istinaden kullandırılan ticari kredilerden davalı bankaca «komisyon» ve istihbarat ücreti adı altında 3.610,00 TL kesinti yapıldığı, davalı bankanın ticari kredileri kullandırdığı tarihte komisyon adı altında peşin tahsilat yapmasının yerinde olmadığı, kredilerin kullandırılması aşamasında istihbaratın davalı bankanın mali tahlil birimleri aracılığı ile yapıldığı, bu doğrultuda davalı bankanın istihdam ettiği personel giderlerini müşterilerine yansıttığı, istihbarat için ayrıca yapılan «masraflar» için geçerli bir belge «ibraz» edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.610,00 TL'nın tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmelerinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, mahkemece kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, dosya masrafı vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanmış olan «kredi sözleşmelerine» istinaden kullandırılan ticari kredilerden davalı bankaca «komisyon» ve istihbarat ücreti adı altında 3.610,00 TL kesinti yapıldığı, davalı bankanın ticari kredileri kullandırdığı tarihte komisyon adı altında peşin tahsilat yapmasının yerinde olmadığı, kredilerin kullandırılması aşamasında istihbaratın davalı bankanın mali tahlil birimleri aracılığı ile yapıldığı, bu doğrultuda davalı bankanın istihdam ettiği personel giderlerini müşterilerine yansıttığı, istihbarat için ayrıca yapılan «masraflar» için geçerli bir belge «ibraz» edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.610,00 TL'nın tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmelerinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, mahkemece kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, dosya masrafı vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle istihbarat ücreti ve «komisyon» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8795 E. 2010/8236 K.
Ortak:ipotek · kefalet · olumsuz oy · yönetim kurulu kararı · taşıyan · kusur · teminat · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, «ipotek» alınırken «ekspertiz raporu» düzenlenmeden, 2, 5, 9 ve 22. dereceye varacak şekilde konulan ipoteklerin ve kullanılan krediler için aynı holding bünyesindeki 5 şirketin birbirine «kefalet» sağlamalarının ne suretle yeterli «teminat» olduğu açıklanmadan, mali istihbarat raporlarına göre kredi kullanan firmaların aktiflerini borçlanma yolu ile finanse ettiği, karlılık oranlarının çok düşük olduğ …
… gerçekleştiği tarihin, dava dışı kredi borçluları aleyhine bankaca açılan dava veya girişilen takiplerin semeresiz kalma tarihi olup, davacının sıfatına göre zararı «öğrenme tarihi» de davacının en yetkili organının bu durumu öğrenme tarihi olduğu, somut olayda «zamanaşımı» koşullarının gerçekleşmediği, davalılar hakkında dava konusu kredi işlemleriyle ilgili olarak açılmış bir ceza davası ya da cezai kovuşturma bulunmadığı, davalı «yönetim kurulu» üyelerinin dayandığı istihbarat ve mali tahlil raporlarında kredi talebinin onaylanmaması yönünde açık bir görüş bildirilmediği, bankacılığın risk «taşıyan» işlemler olduğu, banka yöneticilerinin hızlı karar vermeleri, insiyatif kullanmaları, risk almalarının görevlerinin doğal sonucu olduğu, yapılan işlemlerin bankacı …
A.Ş’ye kredi tahsisinden önce düzenlenen mali tahlil ve istihbarat raporlarında yer alan «olumsuzluklara» rağmen davalılar tarafından usulsüz kredi kullandırıldığıdır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «yönetim kurulu» üyesi dışındaki davalıların kredi kullandırma yetkilerinin bulunmaması nedeniyle banka zararından sorumlu olmadıkları, yönetim kurulu üyelerinin ise, «özen yükümlülüklerini» yerine getirdikleri, kullandırılan kredi karşılığında ortakların şahsi «kefaletinin» alındığı, banka işlemlerinin doğası gereği risk «taşıyan» işlemler olduğu, bankacılık mevzuatı ve uygulamalarına aykırı işlemleri bulunmadığından sorumluluklarını gerektirir bir durum olmadığı gerekçesiyle davanın reddine …
Mahkemece, kredi tahsis edilirken hangi nedenle «ipotek» alınmadığı, kullanılan kredilerin aynı grup bünyesindeki şirketlerin ortağı olan iki kişinin «kefaletiyle» verilmesi karşısında bu tür bir kefaletin ne suretle yeterli «teminat» olduğu açıklanmadan, mali istihbarat raporlarına göre kredi kullanan...AŞ.’nin 1994 yılında 7.1 Milyar Lira negatif olan işletme sermayesinin 1995 yılında 10.6 Mil …
Diğer yandan, davacı vekili, Banka Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği’ne göre kredinin ancak, olumlu istihbarat raporu ve yeterli derecede maddi «teminatla» (1. derece «ipotekle») verilebileceği yönündeki iddiası üzerinde yeterince durulmamış, istihbarat raporlarının içeriği irdelenerek verilen kredi miktarı da dikkate alındığında bu miktar kredinin maddi teminat alınmadan grup şirketlerinin ortaklarının şahsi «kefaletiyle» verilmesinin «bankacılık teamülleri» ve hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı da yeterince irdelenmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık teamülleri · özen yükümlülüğü · teamül
Benzer bu karardaDiğer yandan, davacı vekili, Banka Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği’ne göre kredinin ancak, olumlu istihbarat raporu ve yeterli derecede maddi «teminatla» (1. derece «ipotekle») verilebileceği yönündeki iddiası üzerinde yeterince durulmamış, istihbarat raporlarının içeriği irdelenerek verilen kredi miktarı da dikkate alındığında bu miktar kredinin maddi teminat alınmadan grup şirketlerinin ortaklarının şahsi «kefaletiyle» verilmesinin «bankacılık teamülleri» ve hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı da yeterince irdelenmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «yönetim kurulu» üyesi dışındaki davalıların kredi kullandırma yetkilerinin bulunmaması nedeniyle banka zararından sorumlu olmadıkları, yönetim kurulu üyelerinin ise, «özen yükümlülüklerini» yerine getirdikleri, kullandırılan kredi karşılığında ortakların şahsi «kefaletinin» alındığı, banka işlemlerinin doğası gereği risk «taşıyan» işlemler olduğu, bankacılık mevzuatı ve uygulamalarına aykırı işlemleri bulunmadığından sorumluluklarını gerektirir bir durum olmadığı gerekçesiyle davanın reddine …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6915 E. 2011/499 K.
Ortak:ipotek · kefalet · olumsuz oy · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, «ipotek» alınırken «ekspertiz raporu» düzenlenmeden, 2, 5, 9 ve 22. dereceye varacak şekilde konulan ipoteklerin ve kullanılan krediler için aynı holding bünyesindeki 5 şirketin birbirine «kefalet» sağlamalarının ne suretle yeterli «teminat» olduğu açıklanmadan, mali istihbarat raporlarına göre kredi kullanan firmaların aktiflerini borçlanma yolu ile finanse ettiği, karlılık oranlarının çok düşük olduğ …
A.Ş’ye kredi tahsisinden önce düzenlenen mali tahlil ve istihbarat raporlarında yer alan «olumsuzluklara» rağmen davalılar tarafından usulsüz kredi kullandırıldığıdır.
Benzer bu kararda… lanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, TTK'nun 341. maddesindeki koşulların sağlandığı, fon krediler müdürü davalı aleyhine açılan davada da davacıyı «temsilen» vekaletnamenin sunulduğu, davalılar hakkındaki suç duyurusu sonucu başlatılan soruşturmanın 4616 sayılı Yasa uyarınca ertelendiği, halen ceza davası bulunmadığı, davacının kredi verilmesi işlemi tarihi itibariyle bankacılık yapmak üzere kurulan KİT niteliğinde olduğu, davalılar ile hizmet ilişkisinde bulunduğu, Fon Kredileri Müdürlüğü’nün 20.10.1998 tarihli ‘Genel Müdürlük Karar ve Onayına arz’ ibareli yazısında kredinin belirlenen taşınmazlar üzerinde 3.000.000 DEM’lik «ipotek» tesisi, şirket ortaklarının «kefaleti» ve sermayenin en az 506.300.000.-TL artırılması koşulu ile kullandırıl- ması hususlarının yer aldığı ve yönetim kurulunca kredinin bu koşullarda kullandırılmasının …
… e denetiminde kullandırıldığı, kredi kullanım sürecinde şirketin dönemin Devlet Bakanını bilgilendirerek süre tanınması konusunda talepte bulunduğu, sermaye artışı, «teminat» ve sözleşme işlemlerinin tamamlanması sonucu kredinin verildiği, kredi teminatı taşınmazın değerinin yerinde olup olmadığının yönetim kurulunun takdir «yetkisinde» olduğu, kredi teminatının kur üzerinden belirlendiği, dönem faizlerinin ödenmemesi sonucu dava dışı borçlunun ek süre taleplerinin kabulünün alacağın tasfiyesini hedefleyen «iyiniyetli» ve bankacılık uygulamasında sıklıkla başvurulan davranış olduğu, istihbarat ve mali tahlil raporlarında kredi talebinin onaylanmaması yönünde açık görüş bulunmadığı, şube görüşünün de aynı olduğu, davalı fon müdürünün kredi verilmesi kararında imzasının bulunmadığı, her ne kadar kredi verilmesine dair önergede imzası mevcutsa da bunun görüş iletmekle sınırlı olduğu, karar alma yetkisinin yönetim kurulunda bulunduğu, esasen görüşlerinin de bankacılık uygulamaları dikkate alındığında mutlak yanlışlıklar içermediği, diğer davalılar bakımında da yöneticilerin kararlarını sunulan verilere göre verdikleri, istihbarat ve tahlil raporlarında net ve «kesin» «olumsuz» görüşler bulunmadığı, bu raporların titiz hazırlandığı, bu davalıların sıfır riskle karar vermelerinin beklenemeyeceği, işin doğasının risk barındırdığı, hızlı kar …
Davacı vekili, özellikle dava dışı kredi kullanan firmaya ilişkin mahalli şubenin düzenlediği ekonomik, mali ve teknik değerlendirme raporunda bir çok «olumsuzluklara» rağmen ve üstelik yeterli «teminat» da alınmadan davalıların kredi kullanımına onay verdiklerini, ayrıca kredinin onaylanması aşamasından sonra dava dışı kredi kullanıcısının başka bankalardan aldığı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi sigortası · iyiniyet · yetkisizlik kararı · eksik inceleme · temsil · kesin hüküm
Benzer bu kararda… e denetiminde kullandırıldığı, kredi kullanım sürecinde şirketin dönemin Devlet Bakanını bilgilendirerek süre tanınması konusunda talepte bulunduğu, sermaye artışı, «teminat» ve sözleşme işlemlerinin tamamlanması sonucu kredinin verildiği, kredi teminatı taşınmazın değerinin yerinde olup olmadığının yönetim kurulunun takdir «yetkisinde» olduğu, kredi teminatının kur üzerinden belirlendiği, dönem faizlerinin ödenmemesi sonucu dava dışı borçlunun ek süre taleplerinin kabulünün alacağın tasfiyesini hedefleyen «iyiniyetli» ve bankacılık uygulamasında sıklıkla başvurulan davranış olduğu, istihbarat ve mali tahlil raporlarında kredi talebinin onaylanmaması yönünde açık görüş bulunmadığı, şube görüşünün de aynı olduğu, davalı fon müdürünün kredi verilmesi kararında imzasının bulunmadığı, her ne kadar kredi verilmesine dair önergede imzası mevcutsa da bunun görüş iletmekle sınırlı olduğu, karar alma yetkisinin yönetim kurulunda bulunduğu, esasen görüşlerinin de bankacılık uygulamaları dikkate alındığında mutlak yanlışlıklar içermediği, diğer davalılar bakımında da yöneticilerin kararlarını sunulan verilere göre verdikleri, istihbarat ve tahlil raporlarında net ve «kesin» «olumsuz» görüşler bulunmadığı, bu raporların titiz hazırlandığı, bu davalıların sıfır riskle karar vermelerinin beklenemeyeceği, işin doğasının risk barındırdığı, hızlı kar …
Bu durum karşısında, «kredinin sigorta» ettirilmesine ilişkin dosyadaki yabancı dilde düzenlenmiş belgelerin tercümesi yaptırılıp, yukarıda açıklanan hususlar da dikkate alınarak, yeniden uzman bilirkişi kurulu oluşturulup, tarafların iddia ve savunmalarını birer birer karşılayan, dosya kapsamına uygun ve denetime açık rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
… lanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, TTK'nun 341. maddesindeki koşulların sağlandığı, fon krediler müdürü davalı aleyhine açılan davada da davacıyı «temsilen» vekaletnamenin sunulduğu, davalılar hakkındaki suç duyurusu sonucu başlatılan soruşturmanın 4616 sayılı Yasa uyarınca ertelendiği, halen ceza davası bulunmadığı, davacının kredi verilmesi işlemi tarihi itibariyle bankacılık yapmak üzere kurulan KİT niteliğinde olduğu, davalılar ile hizmet ilişkisinde bulunduğu, Fon Kredileri Müdürlüğü’nün 20.10.1998 tarihli ‘Genel Müdürlük Karar ve Onayına arz’ ibareli yazısında kredinin belirlenen taşınmazlar üzerinde 3.000.000 DEM’lik «ipotek» tesisi, şirket ortaklarının «kefaleti» ve sermayenin en az 506.300.000.-TL artırılması koşulu ile kullandırıl- ması hususlarının yer aldığı ve yönetim kurulunca kredinin bu koşullarda kullandırılmasının …
Ayrıca, «kredi sigortasıyla» ilgili sonradan meydana gelen değişiklikle ilgili olarak yabancı şirketin yabancı dille yazılmış belgelerinin tercümesi yaptırılarak bu bakımdan da davalıların bir kusurunun olup olmadığı hususu üzerinde durulmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7082 E. 2010/11376 K.
Ortak:olumsuz oy · taşıyan · teminat · Alacak
İncelediğiniz kararda… gerçekleştiği tarihin, dava dışı kredi borçluları aleyhine bankaca açılan dava veya girişilen takiplerin semeresiz kalma tarihi olup, davacının sıfatına göre zararı «öğrenme tarihi» de davacının en yetkili organının bu durumu öğrenme tarihi olduğu, somut olayda «zamanaşımı» koşullarının gerçekleşmediği, davalılar hakkında dava konusu kredi işlemleriyle ilgili olarak açılmış bir ceza davası ya da cezai kovuşturma bulunmadığı, davalı «yönetim kurulu» üyelerinin dayandığı istihbarat ve mali tahlil raporlarında kredi talebinin onaylanmaması yönünde açık bir görüş bildirilmediği, bankacılığın risk «taşıyan» işlemler olduğu, banka yöneticilerinin hızlı karar vermeleri, insiyatif kullanmaları, risk almalarının görevlerinin doğal sonucu olduğu, yapılan işlemlerin bankacı …
A.Ş’ye kredi tahsisinden önce düzenlenen mali tahlil ve istihbarat raporlarında yer alan «olumsuzluklara» rağmen davalılar tarafından usulsüz kredi kullandırıldığıdır.
Mahkemece, «ipotek» alınırken «ekspertiz raporu» düzenlenmeden, 2, 5, 9 ve 22. dereceye varacak şekilde konulan ipoteklerin ve kullanılan krediler için aynı holding bünyesindeki 5 şirketin birbirine «kefalet» sağlamalarının ne suretle yeterli «teminat» olduğu açıklanmadan, mali istihbarat raporlarına göre kredi kullanan firmaların aktiflerini borçlanma yolu ile finanse ettiği, karlılık oranlarının çok düşük olduğ …
Benzer bu karardaMahkemece verilen «görevsizlik» kararın Dairemizce bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kredi kullandırılan dava dışı firma için «olumsuz» istihbarat bilgisi verilmediği, kredi miktarının üzerinde «teminat» alındığı, bankacılığın risk «taşıyan» işlemler olduğu, bankacılık mevzuatı ve uygulamalarına aykırı işlemleri bulunmadığından davalıların sorumluluklarını gerektiren bir durumun olmadığı gerekçesiyle d …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece verilen «görevsizlik» kararın Dairemizce bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kredi kullandırılan dava dışı firma için «olumsuz» istihbarat bilgisi verilmediği, kredi miktarının üzerinde «teminat» alındığı, bankacılığın risk «taşıyan» işlemler olduğu, bankacılık mevzuatı ve uygulamalarına aykırı işlemleri bulunmadığından davalıların sorumluluklarını gerektiren bir durumun olmadığı gerekçesiyle d …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/8796 E. , 2010/8216 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.03.2008 tarih ve 2004/564-2008/113 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve katılma yoluyla bır kısım davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkili bankanın eski yönetim kurulu üyeleri ve personeli olduklarını, görev yaptıkları süre içinde dava dışı ... Tekstil San.Tic. AŞ., First Tekstil San. Tic. A.Ş, ...Tekstil San. Tic. A.Ş, ... Tekstil San. Tic. A.Ş ve ...iplik San.Tic. A.Ş’ye usulsüz kredi kullandırmak suretiyle bankanın zarara uğramasına sebebiyet verdiklerini, dava dışı firmaların işletme sermayesinin negatif olduğunu, kredi karşılığı alınan teminatların yetersiz olması nedeniyle banka alacağının karşılanmadığını, ipotek konan taşınmazların satış kabiliyetleri bulunmayıp ayrıca üçüncü kişilerce konmuş ipotekler bulunduğunu, firma alacağının 14.07.2000 tarihinde 15.384.843.000.000 TL olarak tasfiye olunacak alacaklar hesabına aktarıldığını ileri sürerek, banka zararının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ve bir kısım davalılar, (ayrı ayrı), davanın zamanaşımı, husumet ve esas yönünden reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bankanın dava konusu alacağını takip hesaplarına intikal ettirme tarihinin zararın doğduğu tarih olarak kabul edilemeyeceği, davacı banka zararının gerçekleştiği tarihin, dava dışı kredi borçluları aleyhine bankaca açılan dava veya girişilen takiplerin semeresiz kalma tarihi olup, davacının sıfatına göre zararı öğrenme tarihi de davacının en yetkili organının bu durumu öğrenme tarihi olduğu, somut olayda zamanaşımı koşullarının gerçekleşmediği, davalılar hakkında dava konusu kredi işlemleriyle ilgili olarak açılmış bir ceza davası ya da cezai kovuşturma bulunmadığı, davalı yönetim kurulu üyelerinin dayandığı istihbarat ve mali tahlil raporlarında kredi talebinin onaylanmaması yönünde açık bir görüş bildirilmediği, bankacılığın risk taşıyan işlemler olduğu, banka yöneticilerinin hızlı karar vermeleri, insiyatif kullanmaları, risk almalarının görevlerinin doğal sonucu olduğu, yapılan işlemlerin bankacılık mevzuatı ve uygulamalarına aykırı olmadığı, davalılar dava konusu kredi işlemleri dolayısıyla bankanın bir kısım kaynaklarının donuklaşmasına neden olmuşlar ise de bu durumun tek başına davalıların işlemlerinin sonucu olmayıp 1994 yılında ülkede yaşanan büyük ekonomik kriz, bu krizin aşılması için uygulanan ekonomik politikalar ile 2000 yılı sonları ile 2001 yılı başlarında yaşanan ekonomik krizin sonucu olduğu, davalıların eylemleri ticari anlamda doğru kararlar olmamakla birlikte TTK’nun 320,336, BK’nun 528,41 maddeleri kapsamında sorumluluk gerektirir nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, katılma yoluyla davalılar ..., ..., ..., ...,..., ... vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilince Banka yönetim kurulundan vekaletname alınıp dosyaya ibraz edilmiş olmasına, zamanaşımı süresinin işlemeye başlaması için, öncelikle bankanın zararının gerçekleşmesinin gerekmesine, bu anlamda davacı banka zararının gerçekleştiği tarihin dava dışı kredi borçluları aleyhine bankaca açılan dava veya girişilen takiplerin semeresiz kalma tarihi olup, davacının sıfatına göre zararı öğrenme tarihinin de davacının dava açmaya yetkili organının bu durumu öğrenme tarihi olmasına göre davalı ... vekilinin tüm, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ...
vekilinin aşağıdaki (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının incelemesine gelince dava, davacı bankanın eski yöneticileri olan davalılar tarafından gerçekleştirildiği ileri sürülen zararın tahsili amacıyla açılan sorumluluk davasıdır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı davacı tarafın itirazları karşılanmadığı gibi kararın gerekçesinde de bu rapor yeterli değerlendirmeye tabi tutulmamıştır. Davacı bankanın iddiası dava dışı ...Tekstil San.Tic. AŞ, First Tekstil San. Tic. A.Ş, ...Tekstil San. Tic. A.Ş, ... Tekstil San. Tic. A.Ş ve ...İplik San.Tic. A.Ş’ye kredi tahsisinden önce düzenlenen mali tahlil ve istihbarat raporlarında yer alan olumsuzluklara rağmen davalılar tarafından usulsüz kredi kullandırıldığıdır. Bilirkişi raporunda, kredi kullandırılan firmaların her biri hakkında düzenlenen mali tahlil ve istihbarat raporları ayrı ayrı incelenmek yerine sadece ...Tekstil San.Tic.
AŞ.hakkındaki mali tahlil ve istihbarat raporu incelenerek subjektif değerlendirmelerle “davalıların hatalı oldukları, söz konusu firmaların değerlendirmesi konusunda yanılgıya düştükleri, bankanın bir kısım kaynaklarının donuklaşmasına neden oldukları ancak ağır ihmal ve kusurlarının bulunmadığı, kötüniyetli olmadıkları, kasıtlı hareket etmedikleri bu itibarla da TTK’nun 320, 336, BK’nun 41. maddesi kapsamında sorumlu tutulmaları gerektiği kanaatine varılamadığını” belirtmişlerdir. Yine bilirkişi raporunda “söz konusu firmanın davacı banka dışında 34 bankadan da kredi kullanıp borcunu ödeyemediği, tüm bankaların aynı şekilde hatalı ve kusurlu olmasının söz konusu olmayacağı” yönündeki değerlendirme de bilimsellikten uzaktır.
Mahkemece, ipotek alınırken ekspertiz raporu düzenlenmeden, 2, 5, 9 ve 22. dereceye varacak şekilde konulan ipoteklerin ve kullanılan krediler için aynı holding bünyesindeki 5 şirketin birbirine kefalet sağlamalarının ne suretle yeterli teminat olduğu açıklanmadan, mali istihbarat raporlarına göre kredi kullanan firmaların aktiflerini borçlanma yolu ile finanse ettiği, karlılık oranlarının çok düşük olduğu, işletme sermayesinin negatif gerçekleştiği, likidite rasyonlarının sektör ortalamalarının altında olduğu yönündeki davacı iddiası açıklığa kavuşturulmadan davanın reddi doğru görülmemiştir. Ayrıca, 1995 ila 1997 yıllarında kullandırılan kredilerin tahsil edilememesi üzerine 2000 yılında tasfiye olunacak alacaklar hesabına geçirilmesine rağmen, bu kredilerin tahsil edilememe sebebi olarak kredi verilmesinden önceki ve sonraki dönemlere tekabül eden 1994 ile 2001 yılı ekonomik krizlerinin davanın reddine gerekçe yapılması da yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle mahkemece, konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak iddia ve savunma noktaları üzerinde yeterli değerlendirme yapılıp varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin tüm, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...' dan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ..., ..., ..., ..., ..., ...' na iadesine, 12.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1026245900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz