Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/8794 E. 2010/8519 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık teamülleri↗ yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu↗ aciz vesikası↗ hesap kat↗ teamül↗ malvarlığına ilişkin dava↗ ipotek↗ kefalet↗ olumsuz oy↗ yönetim kurulu kararı↗ kredi sözleşmesi↗ yetkisizlik kararı↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı bankanın İstanbul Karaköy Şubesi’nin olumlu istihbarat raporu üzerine kredi talebini ticari krediler müdürlüğüne ilettiği ve tek başına kredi talebini iletenlerin bu krediyi kullandırma yetkileri olmadığından şube müdürü ... Tek ve amir ...'nin sorumlu olmadığı, krediler müdürü ...'nın kredi verilmesi için belirlediği koşullar, özellikle verilecek krediye karşı ipotek ve kefalet alınmasını sağlayacak önerilerde bulunması karşısında kredinin verildiği tarih itibariyle bu davalının da bankaca belirlenen gerekli koşulları aradığı ve bu koşullarla olumlu görüş bildirdiğinden sorumlu olmadığı, yönetim kurulunun taktir yetkisi kullandığı kararlarında şirket anasözleşmesine ve kanuna açıkça aykırılık olmadığı sürece hakimin yerindelik denetimi yapamayacağı, yönetim kurulu karalarının yerindelik denetimine tabi tutulmasının bir anlamda hakimin yönetim kurulunun yerine geçecek şekilde davranması ve taktir yetkisine müdahale sonucunu doğuracağı, kredi teklifinin şubenin istihbarat biriminin ve ticari krediler müdürlüğünün olumlu görüşleriyle genel müdürlük ve yönetim kuruluna intikali üzerine yönetim kurulunun kredi kullandırılmasına onay verdiği,377.641,35YTL’lik kredinin kullandırılmasına karşı 1.300.000,00 YTL’lik ipotek ve şahsi kefaletin alınması nedeniyle yönetim kurulu üyelerinin sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı bankanın eski yöneticisi ve çalışanları olan davalıların dava dışı firmaya usulsüz olarak kredi verilmesini sağlayarak bankayı uğrattıkları ileri sürülen zararın tahsili amacıyla açılan sorumluluk davasıdır.
Davacı vekili, davalıların dava dışı... Abana Elektrik Motorları A.Ş.firmasına olumsuz istihbarat raporlarına ve bankanın Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği’ne aykırı işlemler neticesi yeterli teminat alınmadan döviz kredisi kullandırıldığını, bu nedenle bankanın zarara uğradığı iddiasıyla işbu davayı açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Gerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda gerekse karar gerekçesinde kullandırılan kredilerin yönetmelik hükümlerine uygun olup olmadığı konularında yeteri kadar inceleme ve araştırma yapılmadığı anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi raporuna karşı davacı yanın 23.05.2008 günlü rapora itiraz dilekçesindeki itirazları karşılanmadığı gibi, kararın gerekçesinde de bu rapor yeterli değerlendirmeye tabi tutulmamıştır. Kredi tahsil aşamasında mali tahlil uzmanı ... tarafından düzenlenen 15.01.1995 tarihli raporda kredi verilen dava dışı firmanın “yapılan analiz sonuçlarına göre şirketin rasyoları ideal seviyenin altında gerçekleşmiş; cari oranı % 88, likidite % 59, finansal kaldıraç oranı % 126 ve finansman oranı - % 495 dir. Gelir gider tahakkuklarının gerçekleşmemiş olması ve subjektif izlenimlerimize göre şirketin dönem sonunda daha parlak bir bilanço çıkaramayacağı yönündedir.”tesbitlerine karşı, bilirkişi raporunda ve kararda yeterli bir şekilde tartışılmadan mahkemece , raporun olumlu bulunması doğru görülmemiştir.
Öte yandan, mahkemece kredi için alınan teminatların yeterli olduğu yönündeki bilirkişi raporu benimsenmiştir. Ancak 5.dereceye varacak şekilde konulan ipoteklerin ne suretle yeterli teminat oldukları alınan aciz vesikaları karşısında açıklanmadan ve firma hakkında istihbarat raporlarının olumsuz olduğu, kullandığı kredilerin geri ödenmesinde sorunlar yaşayan, kredi değerliliği olmayan firmaya yönetim kurulunun 12.07.1996 günlü kararı ile teminat alınmaksızın ilave 2.000.000 USD döviz kredisi tahsis edildiği bu suretle firmaya tüm olumsuzluklara rağmen çok kısa bir süre içerisinde 3.500.000 DEM ve 4.000.000 USD kredi kullandırıldığını bu suretle bankanın bu miktardaki kaynağının geri dönüşünün şüpheli hale getirildiği şeklindeki banka iddiaları açıklığa kavuşturulmadan, yine teminat olarak gösterilen şirket yetkilisi ...’ nin hangi malvarlığı ile şahsi kefaletine başvurularak kredi kullandırıldığı konusunda araştırma ve açıklama yapılmadan davanın reddi doğru görülmemiştir.
Ayrıca bilirkişilerce düzenlenen raporda dava tarihi itibariyle oluşan zararın tesbiti gerekli görüldüğü takdirde;
- Kredi sözleşmelerinin,
- Hesap kat tarihi itibariyle hesap extralarının,
- Hesap kat tarihinden dava tarihine kadar geçen süreçte hesaba alacak ve borç kayıtlarını gösteren extranın,
- Senet borçluları hakkında yapılan takiplerin akibetlerini gösteren takip dosyalarının celbi gerekeceği mütaala olunmasına rağmen, bu belgeleri celpedilip yeniden inceleme yapılmadan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle mahkemece konusunda uzman bilirkişi heyetinden kullandırılan kredinin bankanın Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği’ne ve bankacılık teamüllerine uygun olup olmadığı hususunda rapor alınıp iddia ve savunma noktaları üzerinde yeterli değerlendirme yapılarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14214 E. 2011/2518 K.
Ortak:yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · ipotek · kefalet · yönetim kurulu kararı · yetkisizlik kararı · Alacak
İncelediğiniz karardaTek ve amir ...'nin sorumlu olmadığı, krediler müdürü ...'nın kredi verilmesi için belirlediği koşullar, özellikle verilecek krediye karşı «ipotek» ve «kefalet» alınmasını sağlayacak önerilerde bulunması karşısında kredinin verildiği tarih itibariyle bu davalının da bankaca belirlenen gerekli koşulları aradığı ve bu koşullarla olumlu görüş bildirdiğinden sorumlu olmadığı, yönetim kurulunun taktir yetkisi kullandığı kararlarında şirket anasözleşmesine ve kanuna açıkça aykırılık olmadığı sürece hakimin yerindelik denetimi yapamayacağı, «yönetim kurulu» karalarının yerindelik denetimine tabi tutulmasının bir anlamda hakimin yönetim kurulunun yerine geçecek şekilde davranması ve taktir «yetkisine» müdahale sonucunu doğuracağı, kredi teklifinin şubenin istihbarat biriminin ve ticari krediler müdürlüğünün olumlu görüşleriyle genel müdürlük ve yönetim kuruluna intikali üzerine yönetim kurulunun kredi kullandırılmasına onay verdiği,377.641,35YTL’lik kredinin kullandırılmasına karşı 1.300.000,00 YTL’lik ipotek ve şahsi kefaletin alınması nedeniyle «yönetim kurulu üyelerinin sorumlu» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak 5.dereceye varacak şekilde konulan «ipoteklerin» ne suretle yeterli «teminat» oldukları alınan «aciz vesikaları» karşısında açıklanmadan ve firma hakkında istihbarat raporlarının «olumsuz» olduğu, kullandığı kredilerin geri ödenmesinde sorunlar yaşayan, kredi değerliliği olmayan firmaya yönetim kurulunun 12.07.1996 günlü kararı ile teminat alınmaksızın ilave 2.000.000 USD döviz kredisi tahsis edildiği bu suretle firmaya tüm olumsuzluklara rağmen çok kısa bir süre içerisinde 3.500.000 DEM ve 4.000.000 USD kredi kullandırıldığını bu suretle bankanın bu miktardaki kaynağının geri dönüşünün şüpheli hale getirildiği şeklindeki banka iddiaları açıklığa kavuşturulmadan, yine teminat olarak gösterilen şirket yetkilisi ...’ nin hangi «malvarlığı» ile şahsi «kefaletine» başvurularak kredi kullandırıldığı konusunda araştırma ve açıklama yapılmadan davanın reddi doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda… olmadığından şube müdürü ... ve amir ...'nin sorumlu olmadığı, krediler müdürü ...'nın kredi verilmesi için belirlediği koşullar, özellikle verilecek krediye karşı «ipotek» ve «kefalet» alınmasını sağlayacak önerilerde bulunması karşısında kredinin verildiği tarih itibariyle bu davalının da bankaca belirlenen gerekli koşulları aradığı ve bu koşullarla olumlu görüş bildirdiğinden sorumlu olmadığı, yönetim kurulunun taktir yetkisi kullandığı kararlarında şirket anasözleşmesine ve kanuna açıkça aykırılık olmadığı sürece hakimin yerindelik denetimi yapamayacağı, «yönetim kurulu» karalarının yerindelik denetimine tabi tutulmasının bir anlamda hakimin yönetim kurulunun yerine geçecek şekilde davranması ve taktir «yetkisine» müdahale sonucunu doğuracağı, kredi teklifinin şubenin istihbarat biriminin ve ticari krediler müdürlüğünün olumlu görüşleriyle genel müdürlük ve yönetim kuruluna intikali üzerine yönetim kurulunun kredi kullandırılmasına onay verdiği,377.641,35YTL’lik kredinin kullandırılmasına karşı 1.300.000,00 YTL’lik ipotek ve şahsi kefaletin alınması nedeniyle «yönetim kurulu üyelerinin sorumlu» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin kararı ile davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6025 E. 2022/559 K.
Ortak:aciz vesikası · teamül · ipotek · kefalet · yönetim kurulu kararı · teminat · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak 5.dereceye varacak şekilde konulan «ipoteklerin» ne suretle yeterli «teminat» oldukları alınan «aciz vesikaları» karşısında açıklanmadan ve firma hakkında istihbarat raporlarının «olumsuz» olduğu, kullandığı kredilerin geri ödenmesinde sorunlar yaşayan, kredi değerliliği olmayan firmaya yönetim kurulunun 12.07.1996 günlü kararı ile teminat alınmaksızın ilave 2.000.000 USD döviz kredisi tahsis edildiği bu suretle firmaya tüm olumsuzluklara rağmen çok kısa bir süre içerisinde 3.500.000 DEM ve 4.000.000 USD kredi kullandırıldığını bu suretle bankanın bu miktardaki kaynağının geri dönüşünün şüpheli hale getirildiği şeklindeki banka iddiaları açıklığa kavuşturulmadan, yine teminat olarak gösterilen şirket yetkilisi ...’ nin hangi «malvarlığı» ile şahsi «kefaletine» başvurularak kredi kullandırıldığı konusunda araştırma ve açıklama yapılmadan davanın reddi doğru görülmemiştir.
Tek ve amir ...'nin sorumlu olmadığı, krediler müdürü ...'nın kredi verilmesi için belirlediği koşullar, özellikle verilecek krediye karşı «ipotek» ve «kefalet» alınmasını sağlayacak önerilerde bulunması karşısında kredinin verildiği tarih itibariyle bu davalının da bankaca belirlenen gerekli koşulları aradığı ve bu koşullarla olumlu görüş bildirdiğinden sorumlu olmadığı, yönetim kurulunun taktir yetkisi kullandığı kararlarında şirket anasözleşmesine ve kanuna açıkça aykırılık olmadığı sürece hakimin yerindelik denetimi yapamayacağı, «yönetim kurulu» karalarının yerindelik denetimine tabi tutulmasının bir anlamda hakimin yönetim kurulunun yerine geçecek şekilde davranması ve taktir «yetkisine» müdahale sonucunu doğuracağı, kredi teklifinin şubenin istihbarat biriminin ve ticari krediler müdürlüğünün olumlu görüşleriyle genel müdürlük ve yönetim kuruluna intikali üzerine yönetim kurulunun kredi kullandırılmasına onay verdiği,377.641,35YTL’lik kredinin kullandırılmasına karşı 1.300.000,00 YTL’lik ipotek ve şahsi kefaletin alınması nedeniyle «yönetim kurulu üyelerinin sorumlu» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Abana Elektrik Motorları A.Ş.firmasına «olumsuz» istihbarat raporlarına ve bankanın Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği’ne aykırı işlemler neticesi yeterli «teminat» alınmadan döviz kredisi kullandırıldığını, bu nedenle bankanın zarara uğradığı iddiasıyla işbu davayı açmıştır.
Benzer bu kararda… hakkında açılan ceza dosyaları da getirtilerek, 15.01.1995 tarihli istihbarat raporu, diğer raporlarda yapılan değerlendirmeler, 5. dereceye varacak şekilde konulan «ipoteklerin» ne suretle yeterli «teminat» oldukları, hem dava dışı firma hem de şahsi «kefil» hakkında alınan «aciz vesikaları» ve şahsi «kefaletler» de değerlendirilerek davacı vekilinin rapora itirazları da tartışılarak, uyulan bozma kararı da gözetilip yeni bir bilirkişi raporu alınarak sonuca göre bir karar …
… söz konusu firmaya kredi açılmasına engel bir hususun bulunmadığı, dava konusu kredilerin limit tesis ve kullandırılma işlemlerinde, davalıların eksik ya da hatalı «teminat» alınarak ya da genel bankacılık ilke ve «teamüllerine» aykırı davranarak banka zararına sebebiyet verecek bir eyleminin tespit edilemediği, alınan firmadan kullandırılan kredinin dava konusu kısmının tahsil edilmemesinde davalıların «kusurlarının» bulunmadığı gerekçesiyle diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama aşamasında vefat eden davalı ... yönünden taraf «ehliyeti» ortadan kalktığından dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», davacı bankanın «yönetim kurulu» üyeleri ve çalışanları olan davalıların dava dışı Meta Abana Elektrik Motorian San. ve Tic.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · mirasçılık · kefil · taraf ehliyeti · usulden reddi · kusur · dahili dava
Benzer bu kararda2- Davalılardan ... yargılama sırasında 19.05.2015 tarihinde vefat etmiş olup, yasal «mirasçıların» belirlenip davaya «dahil» edilmeleri ve bu suretle sonuca gidilmesi gerekirken adı geçen davalı yönünden dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmesi de isabetli bulunmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama aşamasında vefat eden davalı ... yönünden taraf «ehliyeti» ortadan kalktığından dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», davacı bankanın «yönetim kurulu» üyeleri ve çalışanları olan davalıların dava dışı Meta Abana Elektrik Motorian San. ve Tic.
… söz konusu firmaya kredi açılmasına engel bir hususun bulunmadığı, dava konusu kredilerin limit tesis ve kullandırılma işlemlerinde, davalıların eksik ya da hatalı «teminat» alınarak ya da genel bankacılık ilke ve «teamüllerine» aykırı davranarak banka zararına sebebiyet verecek bir eyleminin tespit edilemediği, alınan firmadan kullandırılan kredinin dava konusu kısmının tahsil edilmemesinde davalıların «kusurlarının» bulunmadığı gerekçesiyle diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
… hakkında açılan ceza dosyaları da getirtilerek, 15.01.1995 tarihli istihbarat raporu, diğer raporlarda yapılan değerlendirmeler, 5. dereceye varacak şekilde konulan «ipoteklerin» ne suretle yeterli «teminat» oldukları, hem dava dışı firma hem de şahsi «kefil» hakkında alınan «aciz vesikaları» ve şahsi «kefaletler» de değerlendirilerek davacı vekilinin rapora itirazları da tartışılarak, uyulan bozma kararı da gözetilip yeni bir bilirkişi raporu alınarak sonuca göre bir karar …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11269 E. 2018/3819 K.
Ortak:kredi sözleşmesi · Alacak
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanmış olan «kredi sözleşmelerine» istinaden kullandırılan ticari kredilerden davalı bankaca «komisyon» ve istihbarat ücreti adı altında 3.610,00 TL kesinti yapıldığı, davalı bankanın ticari kredileri kullandırdığı tarihte komisyon adı altında peşin tahsilat yapmasının yerinde olmadığı, kredilerin kullandırılması aşamasında istihbaratın davalı bankanın mali tahlil birimleri aracılığı ile yapıldığı, bu doğrultuda davalı bankanın istihdam ettiği personel giderlerini müşterilerine yansıttığı, istihbarat için ayrıca yapılan «masraflar» için geçerli bir belge «ibraz» edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.610,00 TL'nın tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmelerinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, mahkemece kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, dosya masrafı vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon · dosya masrafı · dava sebebi · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanmış olan «kredi sözleşmelerine» istinaden kullandırılan ticari kredilerden davalı bankaca «komisyon» ve istihbarat ücreti adı altında 3.610,00 TL kesinti yapıldığı, davalı bankanın ticari kredileri kullandırdığı tarihte komisyon adı altında peşin tahsilat yapmasının yerinde olmadığı, kredilerin kullandırılması aşamasında istihbaratın davalı bankanın mali tahlil birimleri aracılığı ile yapıldığı, bu doğrultuda davalı bankanın istihdam ettiği personel giderlerini müşterilerine yansıttığı, istihbarat için ayrıca yapılan «masraflar» için geçerli bir belge «ibraz» edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.610,00 TL'nın tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmelerinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, mahkemece kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, dosya masrafı vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle istihbarat ücreti ve «komisyon» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7082 E. 2010/11376 K.
Ortak:olumsuz oy · teminat · Alacak
İncelediğiniz karardaAbana Elektrik Motorları A.Ş.firmasına «olumsuz» istihbarat raporlarına ve bankanın Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği’ne aykırı işlemler neticesi yeterli «teminat» alınmadan döviz kredisi kullandırıldığını, bu nedenle bankanın zarara uğradığı iddiasıyla işbu davayı açmıştır.
Ancak 5.dereceye varacak şekilde konulan «ipoteklerin» ne suretle yeterli «teminat» oldukları alınan «aciz vesikaları» karşısında açıklanmadan ve firma hakkında istihbarat raporlarının «olumsuz» olduğu, kullandığı kredilerin geri ödenmesinde sorunlar yaşayan, kredi değerliliği olmayan firmaya yönetim kurulunun 12.07.1996 günlü kararı ile teminat alınmaksızın ilave 2.000.000 USD döviz kredisi tahsis edildiği bu suretle firmaya tüm olumsuzluklara rağmen çok kısa bir süre içerisinde 3.500.000 DEM ve 4.000.000 USD kredi kullandırıldığını bu suretle bankanın bu miktardaki kaynağının geri dönüşünün şüpheli hale getirildiği şeklindeki banka iddiaları açıklığa kavuşturulmadan, yine teminat olarak gösterilen şirket yetkilisi ...’ nin hangi «malvarlığı» ile şahsi «kefaletine» başvurularak kredi kullandırıldığı konusunda araştırma ve açıklama yapılmadan davanın reddi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, mahkemece kredi için alınan «teminatların» yeterli olduğu yönündeki bilirkişi raporu benimsenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece verilen «görevsizlik» kararın Dairemizce bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kredi kullandırılan dava dışı firma için «olumsuz» istihbarat bilgisi verilmediği, kredi miktarının üzerinde «teminat» alındığı, bankacılığın risk «taşıyan» işlemler olduğu, bankacılık mevzuatı ve uygulamalarına aykırı işlemleri bulunmadığından davalıların sorumluluklarını gerektiren bir durumun olmadığı gerekçesiyle d …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:görevsizlik kararı · taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece verilen «görevsizlik» kararın Dairemizce bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kredi kullandırılan dava dışı firma için «olumsuz» istihbarat bilgisi verilmediği, kredi miktarının üzerinde «teminat» alındığı, bankacılığın risk «taşıyan» işlemler olduğu, bankacılık mevzuatı ve uygulamalarına aykırı işlemleri bulunmadığından davalıların sorumluluklarını gerektiren bir durumun olmadığı gerekçesiyle d …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8795 E. 2010/8236 K.
Ortak:bankacılık teamülleri · teamül · ipotek · kefalet · olumsuz oy · yönetim kurulu kararı · teminat · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak 5.dereceye varacak şekilde konulan «ipoteklerin» ne suretle yeterli «teminat» oldukları alınan «aciz vesikaları» karşısında açıklanmadan ve firma hakkında istihbarat raporlarının «olumsuz» olduğu, kullandığı kredilerin geri ödenmesinde sorunlar yaşayan, kredi değerliliği olmayan firmaya yönetim kurulunun 12.07.1996 günlü kararı ile teminat alınmaksızın ilave 2.000.000 USD döviz kredisi tahsis edildiği bu suretle firmaya tüm olumsuzluklara rağmen çok kısa bir süre içerisinde 3.500.000 DEM ve 4.000.000 USD kredi kullandırıldığını bu suretle bankanın bu miktardaki kaynağının geri dönüşünün şüpheli hale getirildiği şeklindeki banka iddiaları açıklığa kavuşturulmadan, yine teminat olarak gösterilen şirket yetkilisi ...’ nin hangi «malvarlığı» ile şahsi «kefaletine» başvurularak kredi kullandırıldığı konusunda araştırma ve açıklama yapılmadan davanın reddi doğru görülmemiştir.
Tek ve amir ...'nin sorumlu olmadığı, krediler müdürü ...'nın kredi verilmesi için belirlediği koşullar, özellikle verilecek krediye karşı «ipotek» ve «kefalet» alınmasını sağlayacak önerilerde bulunması karşısında kredinin verildiği tarih itibariyle bu davalının da bankaca belirlenen gerekli koşulları aradığı ve bu koşullarla olumlu görüş bildirdiğinden sorumlu olmadığı, yönetim kurulunun taktir yetkisi kullandığı kararlarında şirket anasözleşmesine ve kanuna açıkça aykırılık olmadığı sürece hakimin yerindelik denetimi yapamayacağı, «yönetim kurulu» karalarının yerindelik denetimine tabi tutulmasının bir anlamda hakimin yönetim kurulunun yerine geçecek şekilde davranması ve taktir «yetkisine» müdahale sonucunu doğuracağı, kredi teklifinin şubenin istihbarat biriminin ve ticari krediler müdürlüğünün olumlu görüşleriyle genel müdürlük ve yönetim kuruluna intikali üzerine yönetim kurulunun kredi kullandırılmasına onay verdiği,377.641,35YTL’lik kredinin kullandırılmasına karşı 1.300.000,00 YTL’lik ipotek ve şahsi kefaletin alınması nedeniyle «yönetim kurulu üyelerinin sorumlu» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Abana Elektrik Motorları A.Ş.firmasına «olumsuz» istihbarat raporlarına ve bankanın Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği’ne aykırı işlemler neticesi yeterli «teminat» alınmadan döviz kredisi kullandırıldığını, bu nedenle bankanın zarara uğradığı iddiasıyla işbu davayı açmıştır.
Benzer bu karardaDiğer yandan, davacı vekili, Banka Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği’ne göre kredinin ancak, olumlu istihbarat raporu ve yeterli derecede maddi «teminatla» (1. derece «ipotekle») verilebileceği yönündeki iddiası üzerinde yeterince durulmamış, istihbarat raporlarının içeriği irdelenerek verilen kredi miktarı da dikkate alındığında bu miktar kredinin maddi teminat alınmadan grup şirketlerinin ortaklarının şahsi «kefaletiyle» verilmesinin «bankacılık teamülleri» ve hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı da yeterince irdelenmemiştir.
Mahkemece, kredi tahsis edilirken hangi nedenle «ipotek» alınmadığı, kullanılan kredilerin aynı grup bünyesindeki şirketlerin ortağı olan iki kişinin «kefaletiyle» verilmesi karşısında bu tür bir kefaletin ne suretle yeterli «teminat» olduğu açıklanmadan, mali istihbarat raporlarına göre kredi kullanan...AŞ.’nin 1994 yılında 7.1 Milyar Lira negatif olan işletme sermayesinin 1995 yılında 10.6 Mil …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «yönetim kurulu» üyesi dışındaki davalıların kredi kullandırma yetkilerinin bulunmaması nedeniyle banka zararından sorumlu olmadıkları, yönetim kurulu üyelerinin ise, «özen yükümlülüklerini» yerine getirdikleri, kullandırılan kredi karşılığında ortakların şahsi «kefaletinin» alındığı, banka işlemlerinin doğası gereği risk «taşıyan» işlemler olduğu, bankacılık mevzuatı ve uygulamalarına aykırı işlemleri bulunmadığından sorumluluklarını gerektirir bir durum olmadığı gerekçesiyle davanın reddine …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özen yükümlülüğü · taşıyan · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «yönetim kurulu» üyesi dışındaki davalıların kredi kullandırma yetkilerinin bulunmaması nedeniyle banka zararından sorumlu olmadıkları, yönetim kurulu üyelerinin ise, «özen yükümlülüklerini» yerine getirdikleri, kullandırılan kredi karşılığında ortakların şahsi «kefaletinin» alındığı, banka işlemlerinin doğası gereği risk «taşıyan» işlemler olduğu, bankacılık mevzuatı ve uygulamalarına aykırı işlemleri bulunmadığından sorumluluklarını gerektirir bir durum olmadığı gerekçesiyle davanın reddine …
Bilirkişi raporunda, kredi kullandırılan firmaların her biri hakkında düzenlenen mali tahlil ve istihbarat raporları ayrı ayrı incelenmek yerine sadece subjektif değerlendirmelerle “dava dışı şirketlere tahsis edilen kredilerle ilgili olarak kredilerin teklif ve kullandırım aşamalarına kadar davalılara atfı kabil «kusur» bulunmadığını” belirtmişlerdir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/885 E. 2021/393 K.
Ortak:kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaDava, «kredi sözleşmesi» nedeniyle yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon · dosya masrafı
Benzer bu karardaHer ne kadar, kesintilerin yapıldığı dekontlarda, kesintiler «komisyon» olarak belirtilmiş ise de, davalı vekilinin cevap dilekçesindeki savunması uyarınca kesintilerin «masraf» niteliğindeki istihbarat ücreti konusunda olduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın krediler nedeniyle operasyonel süreçlerin yürütülmesi amacıyla yaptığı hizmetler karşılığında karşı taraftan makul ücret isteyebileceği, davalı tarafından alınan 3.735,00 TL «komisyon» ücretinin aynı işi yapan emsal banka ücretlerinin altında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, bu nevi'den bir «masrafın» davalı tarafından yapılıp yapılmadığının tespit edilerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamış olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/8794 E. , 2010/8519 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.06.2008 tarih ve 2007/173-2008/252 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların dava dışı... Elek. Mot. A.Ş.' ne yasa ve bankacılık mevzuatına aykırı olarak kredi kullandırdıklarını ve bankanın zarara uğramasına neden olduklarını, istihbarat ve değerlendirme raporlarında mali rasyolar yeterli ölçüleri vermediği halde rapor olumsuz olmasına rağmen yönetim kurulu kararına dayanılarak şirket ile 09.06.1995 tarihli 3.500.000 DM,18.10.1995 tarihli 2.000.000 USD,12.07.1996 tarihli 2.000.000 USD limitli genel kredi sözleşmesi imzalanarak kredi verildiğini, kredi karşılığında bu şirketten alınan teminatların yetersiz olduğunu, davalıların sorumluluklarının teftiş raporu ve disiplin kurulu kararı ile tesbit edildiğini, davalıların özen yükümlülüğünü ihlal ettiklerini, firma alacağının 25.06.1998 tarihinde 3.676.811,148.250 TL olarak tasfiye olunacak alacaklar hesabına aktarıldığını ileri sürerek, banka zararının temerrüt faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ..., ..., ..., ..., ...,... ... vekilleri, ayrı ayrı davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı bankanın İstanbul Karaköy Şubesi’nin olumlu istihbarat raporu üzerine kredi talebini ticari krediler müdürlüğüne ilettiği ve tek başına kredi talebini iletenlerin bu krediyi kullandırma yetkileri olmadığından şube müdürü ... Tek ve amir ...'nin sorumlu olmadığı, krediler müdürü ...'nın kredi verilmesi için belirlediği koşullar, özellikle verilecek krediye karşı ipotek ve kefalet alınmasını sağlayacak önerilerde bulunması karşısında kredinin verildiği tarih itibariyle bu davalının da bankaca belirlenen gerekli koşulları aradığı ve bu koşullarla olumlu görüş bildirdiğinden sorumlu olmadığı, yönetim kurulunun taktir yetkisi kullandığı kararlarında şirket anasözleşmesine ve kanuna açıkça aykırılık olmadığı sürece hakimin yerindelik denetimi yapamayacağı, yönetim kurulu karalarının yerindelik denetimine tabi tutulmasının bir anlamda hakimin yönetim kurulunun yerine geçecek şekilde davranması ve taktir yetkisine müdahale sonucunu doğuracağı, kredi teklifinin şubenin istihbarat biriminin ve ticari krediler müdürlüğünün olumlu görüşleriyle genel müdürlük ve yönetim kuruluna intikali üzerine yönetim kurulunun kredi kullandırılmasına onay verdiği,377.641,35YTL’lik kredinin kullandırılmasına karşı 1.300.000,00 YTL’lik ipotek ve şahsi kefaletin alınması nedeniyle yönetim kurulu üyelerinin sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı bankanın eski yöneticisi ve çalışanları olan davalıların dava dışı firmaya usulsüz olarak kredi verilmesini sağlayarak bankayı uğrattıkları ileri sürülen zararın tahsili amacıyla açılan sorumluluk davasıdır.
Davacı vekili, davalıların dava dışı... Abana Elektrik Motorları A.Ş.firmasına olumsuz istihbarat raporlarına ve bankanın Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği’ne aykırı işlemler neticesi yeterli teminat alınmadan döviz kredisi kullandırıldığını, bu nedenle bankanın zarara uğradığı iddiasıyla işbu davayı açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Gerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda gerekse karar gerekçesinde kullandırılan kredilerin yönetmelik hükümlerine uygun olup olmadığı konularında yeteri kadar inceleme ve araştırma yapılmadığı anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi raporuna karşı davacı yanın 23.05.2008 günlü rapora itiraz dilekçesindeki itirazları karşılanmadığı gibi, kararın gerekçesinde de bu rapor yeterli değerlendirmeye tabi tutulmamıştır.
Kredi tahsil aşamasında mali tahlil uzmanı ... tarafından düzenlenen 15.01.1995 tarihli raporda kredi verilen dava dışı firmanın “yapılan analiz sonuçlarına göre şirketin rasyoları ideal seviyenin altında gerçekleşmiş; cari oranı % 88, likidite % 59, finansal kaldıraç oranı % 126 ve finansman oranı - % 495 dir. Gelir gider tahakkuklarının gerçekleşmemiş olması ve subjektif izlenimlerimize göre şirketin dönem sonunda daha parlak bir bilanço çıkaramayacağı yönündedir.”tesbitlerine karşı, bilirkişi raporunda ve kararda yeterli bir şekilde tartışılmadan mahkemece , raporun olumlu bulunması doğru görülmemiştir.
Öte yandan, mahkemece kredi için alınan teminatların yeterli olduğu yönündeki bilirkişi raporu benimsenmiştir. Ancak 5.dereceye varacak şekilde konulan ipoteklerin ne suretle yeterli teminat oldukları alınan aciz vesikaları karşısında açıklanmadan ve firma hakkında istihbarat raporlarının olumsuz olduğu, kullandığı kredilerin geri ödenmesinde sorunlar yaşayan, kredi değerliliği olmayan firmaya yönetim kurulunun 12.07.1996 günlü kararı ile teminat alınmaksızın ilave 2.000.000 USD döviz kredisi tahsis edildiği bu suretle firmaya tüm olumsuzluklara rağmen çok kısa bir süre içerisinde 3.500.000 DEM ve 4.000.000 USD kredi kullandırıldığını bu suretle bankanın bu miktardaki kaynağının geri dönüşünün şüpheli hale getirildiği şeklindeki banka iddiaları açıklığa kavuşturulmadan, yine teminat olarak gösterilen şirket yetkilisi ...’ nin hangi malvarlığı ile şahsi kefaletine başvurularak kredi kullandırıldığı konusunda araştırma ve açıklama yapılmadan davanın reddi doğru görülmemiştir.
Ayrıca bilirkişilerce düzenlenen raporda dava tarihi itibariyle oluşan zararın tesbiti gerekli görüldüğü takdirde;
- Kredi sözleşmelerinin,
- Hesap kat tarihi itibariyle hesap extralarının,
- Hesap kat tarihinden dava tarihine kadar geçen süreçte hesaba alacak ve borç kayıtlarını gösteren extranın,
- Senet borçluları hakkında yapılan takiplerin akibetlerini gösteren takip dosyalarının celbi gerekeceği mütaala olunmasına rağmen, bu belgeleri celpedilip yeniden inceleme yapılmadan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle mahkemece konusunda uzman bilirkişi heyetinden kullandırılan kredinin bankanın Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği’ne ve bankacılık teamüllerine uygun olup olmadığı hususunda rapor alınıp iddia ve savunma noktaları üzerinde yeterli değerlendirme yapılarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan gerekçelerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027215300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz