6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/8794 E. 2010/8519 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık teamülleri yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu aciz vesikası hesap kat teamül malvarlığına ilişkin dava ipotek kefalet olumsuz oy yönetim kurulu kararı kredi sözleşmesi yetkisizlik kararı teminat

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı bankanın İstanbul Karaköy Şubesi’nin olumlu istihbarat raporu üzerine kredi talebini ticari krediler müdürlüğüne ilettiği ve tek başına kredi talebini iletenlerin bu krediyi kullandırma yetkileri olmadığından şube müdürü ... Tek ve amir ...'nin sorumlu olmadığı, krediler müdürü ...'nın kredi verilmesi için belirlediği koşullar, özellikle verilecek krediye karşı ipotek ve kefalet alınmasını sağlayacak önerilerde bulunması karşısında kredinin verildiği tarih itibariyle bu davalının da bankaca belirlenen gerekli koşulları aradığı ve bu koşullarla olumlu görüş bildirdiğinden sorumlu olmadığı, yönetim kurulunun taktir yetkisi kullandığı kararlarında şirket anasözleşmesine ve kanuna açıkça aykırılık olmadığı sürece hakimin yerindelik denetimi yapamayacağı, yönetim kurulu karalarının yerindelik denetimine tabi tutulmasının bir anlamda hakimin yönetim kurulunun yerine geçecek şekilde davranması ve taktir yetkisine müdahale sonucunu doğuracağı, kredi teklifinin şubenin istihbarat biriminin ve ticari krediler müdürlüğünün olumlu görüşleriyle genel müdürlük ve yönetim kuruluna intikali üzerine yönetim kurulunun kredi kullandırılmasına onay verdiği,377.641,35YTL’lik kredinin kullandırılmasına karşı 1.300.000,00 YTL’lik ipotek ve şahsi kefaletin alınması nedeniyle yönetim kurulu üyelerinin sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacı bankanın eski yöneticisi ve çalışanları olan davalıların dava dışı firmaya usulsüz olarak kredi verilmesini sağlayarak bankayı uğrattıkları ileri sürülen zararın tahsili amacıyla açılan sorumluluk davasıdır.

Davacı vekili, davalıların dava dışı... Abana Elektrik Motorları A.Ş.firmasına olumsuz istihbarat raporlarına ve bankanın Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği’ne aykırı işlemler neticesi yeterli teminat alınmadan döviz kredisi kullandırıldığını, bu nedenle bankanın zarara uğradığı iddiasıyla işbu davayı açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Gerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda gerekse karar gerekçesinde kullandırılan kredilerin yönetmelik hükümlerine uygun olup olmadığı konularında yeteri kadar inceleme ve araştırma yapılmadığı anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi raporuna karşı davacı yanın 23.05.2008 günlü rapora itiraz dilekçesindeki itirazları karşılanmadığı gibi, kararın gerekçesinde de bu rapor yeterli değerlendirmeye tabi tutulmamıştır. Kredi tahsil aşamasında mali tahlil uzmanı ... tarafından düzenlenen 15.01.1995 tarihli raporda kredi verilen dava dışı firmanın “yapılan analiz sonuçlarına göre şirketin rasyoları ideal seviyenin altında gerçekleşmiş; cari oranı % 88, likidite % 59, finansal kaldıraç oranı % 126 ve finansman oranı - % 495 dir. Gelir gider tahakkuklarının gerçekleşmemiş olması ve subjektif izlenimlerimize göre şirketin dönem sonunda daha parlak bir bilanço çıkaramayacağı yönündedir.”tesbitlerine karşı, bilirkişi raporunda ve kararda yeterli bir şekilde tartışılmadan mahkemece , raporun olumlu bulunması doğru görülmemiştir.

Öte yandan, mahkemece kredi için alınan teminatların yeterli olduğu yönündeki bilirkişi raporu benimsenmiştir. Ancak 5.dereceye varacak şekilde konulan ipoteklerin ne suretle yeterli teminat oldukları alınan aciz vesikaları karşısında açıklanmadan ve firma hakkında istihbarat raporlarının olumsuz olduğu, kullandığı kredilerin geri ödenmesinde sorunlar yaşayan, kredi değerliliği olmayan firmaya yönetim kurulunun 12.07.1996 günlü kararı ile teminat alınmaksızın ilave 2.000.000 USD döviz kredisi tahsis edildiği bu suretle firmaya tüm olumsuzluklara rağmen çok kısa bir süre içerisinde 3.500.000 DEM ve 4.000.000 USD kredi kullandırıldığını bu suretle bankanın bu miktardaki kaynağının geri dönüşünün şüpheli hale getirildiği şeklindeki banka iddiaları açıklığa kavuşturulmadan, yine teminat olarak gösterilen şirket yetkilisi ...’ nin hangi malvarlığı ile şahsi kefaletine başvurularak kredi kullandırıldığı konusunda araştırma ve açıklama yapılmadan davanın reddi doğru görülmemiştir.

Ayrıca bilirkişilerce düzenlenen raporda dava tarihi itibariyle oluşan zararın tesbiti gerekli görüldüğü takdirde;

- Kredi sözleşmelerinin,

- Hesap kat tarihi itibariyle hesap extralarının,

- Hesap kat tarihinden dava tarihine kadar geçen süreçte hesaba alacak ve borç kayıtlarını gösteren extranın,

- Senet borçluları hakkında yapılan takiplerin akibetlerini gösteren takip dosyalarının celbi gerekeceği mütaala olunmasına rağmen, bu belgeleri celpedilip yeniden inceleme yapılmadan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle mahkemece konusunda uzman bilirkişi heyetinden kullandırılan kredinin bankanın Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği’ne ve bankacılık teamüllerine uygun olup olmadığı hususunda rapor alınıp iddia ve savunma noktaları üzerinde yeterli değerlendirme yapılarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14214 E. 2011/2518 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6025 E. 2022/559 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11269 E. 2018/3819 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7082 E. 2010/11376 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8795 E. 2010/8236 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/885 E. 2021/393 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/8794 E.  ,  2010/8519 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.06.2008 tarih ve 2007/173-2008/252 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalıların dava dışı... Elek. Mot. A.Ş.' ne yasa ve bankacılık mevzuatına aykırı olarak kredi kullandırdıklarını ve bankanın zarara uğramasına neden olduklarını, istihbarat ve değerlendirme raporlarında mali rasyolar yeterli ölçüleri vermediği halde rapor olumsuz olmasına rağmen yönetim kurulu kararına dayanılarak şirket ile 09.06.1995 tarihli 3.500.000 DM,18.10.1995 tarihli 2.000.000 USD,12.07.1996 tarihli 2.000.000 USD limitli genel kredi sözleşmesi imzalanarak kredi verildiğini, kredi karşılığında bu şirketten alınan teminatların yetersiz olduğunu, davalıların sorumluluklarının teftiş raporu ve disiplin kurulu kararı ile tesbit edildiğini, davalıların özen yükümlülüğünü ihlal ettiklerini, firma alacağının 25.06.1998 tarihinde 3.676.811,148.250 TL olarak tasfiye olunacak alacaklar hesabına aktarıldığını ileri sürerek, banka zararının temerrüt faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar ..., ..., ..., ..., ...,... ... vekilleri, ayrı ayrı davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı bankanın İstanbul Karaköy Şubesi’nin olumlu istihbarat raporu üzerine kredi talebini ticari krediler müdürlüğüne ilettiği ve tek başına kredi talebini iletenlerin bu krediyi kullandırma yetkileri olmadığından şube müdürü ... Tek ve amir ...'nin sorumlu olmadığı, krediler müdürü ...'nın kredi verilmesi için belirlediği koşullar, özellikle verilecek krediye karşı ipotek ve kefalet alınmasını sağlayacak önerilerde bulunması karşısında kredinin verildiği tarih itibariyle bu davalının da bankaca belirlenen gerekli koşulları aradığı ve bu koşullarla olumlu görüş bildirdiğinden sorumlu olmadığı, yönetim kurulunun taktir yetkisi kullandığı kararlarında şirket anasözleşmesine ve kanuna açıkça aykırılık olmadığı sürece hakimin yerindelik denetimi yapamayacağı, yönetim kurulu karalarının yerindelik denetimine tabi tutulmasının bir anlamda hakimin yönetim kurulunun yerine geçecek şekilde davranması ve taktir yetkisine müdahale sonucunu doğuracağı, kredi teklifinin şubenin istihbarat biriminin ve ticari krediler müdürlüğünün olumlu görüşleriyle genel müdürlük ve yönetim kuruluna intikali üzerine yönetim kurulunun kredi kullandırılmasına onay verdiği,377.641,35YTL’lik kredinin kullandırılmasına karşı 1.300.000,00 YTL’lik ipotek ve şahsi kefaletin alınması nedeniyle yönetim kurulu üyelerinin sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacı bankanın eski yöneticisi ve çalışanları olan davalıların dava dışı firmaya usulsüz olarak kredi verilmesini sağlayarak bankayı uğrattıkları ileri sürülen zararın tahsili amacıyla açılan sorumluluk davasıdır.

Davacı vekili, davalıların dava dışı... Abana Elektrik Motorları A.Ş.firmasına olumsuz istihbarat raporlarına ve bankanın Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği’ne aykırı işlemler neticesi yeterli teminat alınmadan döviz kredisi kullandırıldığını, bu nedenle bankanın zarara uğradığı iddiasıyla işbu davayı açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Gerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda gerekse karar gerekçesinde kullandırılan kredilerin yönetmelik hükümlerine uygun olup olmadığı konularında yeteri kadar inceleme ve araştırma yapılmadığı anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi raporuna karşı davacı yanın 23.05.2008 günlü rapora itiraz dilekçesindeki itirazları karşılanmadığı gibi, kararın gerekçesinde de bu rapor yeterli değerlendirmeye tabi tutulmamıştır.

Kredi tahsil aşamasında mali tahlil uzmanı ... tarafından düzenlenen 15.01.1995 tarihli raporda kredi verilen dava dışı firmanın “yapılan analiz sonuçlarına göre şirketin rasyoları ideal seviyenin altında gerçekleşmiş; cari oranı % 88, likidite % 59, finansal kaldıraç oranı % 126 ve finansman oranı - % 495 dir. Gelir gider tahakkuklarının gerçekleşmemiş olması ve subjektif izlenimlerimize göre şirketin dönem sonunda daha parlak bir bilanço çıkaramayacağı yönündedir.”tesbitlerine karşı, bilirkişi raporunda ve kararda yeterli bir şekilde tartışılmadan mahkemece , raporun olumlu bulunması doğru görülmemiştir.

Öte yandan, mahkemece kredi için alınan teminatların yeterli olduğu yönündeki bilirkişi raporu benimsenmiştir. Ancak 5.dereceye varacak şekilde konulan ipoteklerin ne suretle yeterli teminat oldukları alınan aciz vesikaları karşısında açıklanmadan ve firma hakkında istihbarat raporlarının olumsuz olduğu, kullandığı kredilerin geri ödenmesinde sorunlar yaşayan, kredi değerliliği olmayan firmaya yönetim kurulunun 12.07.1996 günlü kararı ile teminat alınmaksızın ilave 2.000.000 USD döviz kredisi tahsis edildiği bu suretle firmaya tüm olumsuzluklara rağmen çok kısa bir süre içerisinde 3.500.000 DEM ve 4.000.000 USD kredi kullandırıldığını bu suretle bankanın bu miktardaki kaynağının geri dönüşünün şüpheli hale getirildiği şeklindeki banka iddiaları açıklığa kavuşturulmadan, yine teminat olarak gösterilen şirket yetkilisi ...’ nin hangi malvarlığı ile şahsi kefaletine başvurularak kredi kullandırıldığı konusunda araştırma ve açıklama yapılmadan davanın reddi doğru görülmemiştir.

Ayrıca bilirkişilerce düzenlenen raporda dava tarihi itibariyle oluşan zararın tesbiti gerekli görüldüğü takdirde;

- Kredi sözleşmelerinin,

- Hesap kat tarihi itibariyle hesap extralarının,

- Hesap kat tarihinden dava tarihine kadar geçen süreçte hesaba alacak ve borç kayıtlarını gösteren extranın,

- Senet borçluları hakkında yapılan takiplerin akibetlerini gösteren takip dosyalarının celbi gerekeceği mütaala olunmasına rağmen, bu belgeleri celpedilip yeniden inceleme yapılmadan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle mahkemece konusunda uzman bilirkişi heyetinden kullandırılan kredinin bankanın Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği’ne ve bankacılık teamüllerine uygun olup olmadığı hususunda rapor alınıp iddia ve savunma noktaları üzerinde yeterli değerlendirme yapılarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan gerekçelerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027215300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.