6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhtiyati Haciz Talebi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5675 E. 2011/6047 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kanaat verici delil mal kaçırma i̇i̇k 257 muacceliyet ihtiyati haciz bono vade haciz taahhütname cy/cy kaydı

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 257

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, talebe konu 4 adet bononun vadesinin gelmediği, bu bonoların aynı hukuki ilişkinin ürünü olduğuna dair bir sözleşme olmadığı, bonolardan birinin vadesinde ödenmemesi halinde diğerlerinin muaccel olacağına dair de bir sözleşme bulunmadığı, bonolarda matbu şekilde yazılı muacceliyet kaydının yeterli olmadığı, mal kaçırma ile ilgili kanaat verici bir delil gösterilmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili vekili temyiz etmiştir.

İstem, vadesi gelmemiş bonolara dayalı ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir.

Müeccel bir alacak için kural olarak ihtiyati haciz istenemez. İstenebilmesi için, alacaklının alacağını vadesinde alabilmesinin ciddi bir şekilde tehlikeye düştüğüne veya düşmekte olduğuna delalet edecek hallerin varlığı şarttır. Bu haller, İİK.nun 257/2. maddesinde sayılmış olup, vadesi gelmemiş borçtan dolayı, borçlunun muayyen ikametgahı yoksa; borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu nedenlerden birinin bulunması halinde ihtiyati haciz istenebilir.

Mahkemece, bonoların vadelerinin gelmediği, bonoların aynı hukuki ilişki nedeniyle verildiklerine dair sözleşme olmadığı,bonolarda matbu olarak yazılı olan muacceliyet kaydının yeterli olmadığı ve borçluların mal kaçıracaklarına dair kanaat verici bir delil gösterilmediği gerekçesiyle talep reddedilmiş ise de, yapılan değerlendirme somut olay ile uyuşmamaktadır. Zira talep, muaccel olmamış bonolara dayalı olup, alacaklının dayanak bonoların muaccel olduğu yolunda bir iddiası bulunmamaktadır. Alacaklı taraf, borçlular aleyhine daha önce yaptıkları icra takiplerinin bulunduğu, bu takiplerde üzerine haciz konulan taşınmazların talebe dayanak bonoların vade tarihinden kısa bir süre önce üçüncü kişilere devredildiği iddiasında bulunmuş olup, mahkemece bu konuda bir araştırma yapılmaksızın soyut gerekçe ile talep reddedilmiştir. Bu itibarla, davacının iddialarının araştırılması, bu iddiaların doğru olduklarının tespiti halinde İİK’nun 257/2. maddesindeki halin gerçekleştiğinin kabul edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İhtiyati haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/236 E. 2015/1014 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9938 E. 2012/13347 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati haciz kararının kaldırılması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8383 E. 2016/7454 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • İhtiyati haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10103 E. 2015/9707 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/5675 E.  ,  2011/6047 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/09/2010 tarih ve 2010/1349-2010/1349 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

İhtiyati haciz talep eden vekili, aleyhine ihtiyati haciz istenen borçluların, borçlarına karşılık müvekkiline toplam 7 adet bono verdiklerini, vadesi gelen üç bononun ödenmediğini, son olarak 24.08.2010 vadeli bonoya dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verildiğini, bu karar gereğince yapılan takipte borçlu ...'e ait taşınmazların bir başkasına satıldığının ortaya çıktığını, diğer borçlu aleyhine yapılan hacizde de muvazaalı olarak düzenlenen kira sözleşmesi ibraz edilerek hacze engel olunduğunu, borçluların mal varlıklarını kaçırmak üzere olduklarını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, talebe konu 4 adet bononun vadesinin gelmediği, bu bonoların aynı hukuki ilişkinin ürünü olduğuna dair bir sözleşme olmadığı, bonolardan birinin vadesinde ödenmemesi halinde diğerlerinin muaccel olacağına dair de bir sözleşme bulunmadığı, bonolarda matbu şekilde yazılı muacceliyet kaydının yeterli olmadığı, mal kaçırma ile ilgili kanaat verici bir delil gösterilmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili vekili temyiz etmiştir.

İstem, vadesi gelmemiş bonolara dayalı ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir.

Müeccel bir alacak için kural olarak ihtiyati haciz istenemez. İstenebilmesi için, alacaklının alacağını vadesinde alabilmesinin ciddi bir şekilde tehlikeye düştüğüne veya düşmekte olduğuna delalet edecek hallerin varlığı şarttır. Bu haller, İİK.nun 257/2. maddesinde sayılmış olup, vadesi gelmemiş borçtan dolayı, borçlunun muayyen ikametgahı yoksa; borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu nedenlerden birinin bulunması halinde ihtiyati haciz istenebilir.

Mahkemece, bonoların vadelerinin gelmediği, bonoların aynı hukuki ilişki nedeniyle verildiklerine dair sözleşme olmadığı,bonolarda matbu olarak yazılı olan muacceliyet kaydının yeterli olmadığı ve borçluların mal kaçıracaklarına dair kanaat verici bir delil gösterilmediği gerekçesiyle talep reddedilmiş ise de, yapılan değerlendirme somut olay ile uyuşmamaktadır. Zira talep, muaccel olmamış bonolara dayalı olup, alacaklının dayanak bonoların muaccel olduğu yolunda bir iddiası bulunmamaktadır. Alacaklı taraf, borçlular aleyhine daha önce yaptıkları icra takiplerinin bulunduğu, bu takiplerde üzerine haciz konulan taşınmazların talebe dayanak bonoların vade tarihinden kısa bir süre önce üçüncü kişilere devredildiği iddiasında bulunmuş olup, mahkemece bu konuda bir araştırma yapılmaksızın soyut gerekçe ile talep reddedilmiştir.

Bu itibarla, davacının iddialarının araştırılması, bu iddiaların doğru olduklarının tespiti halinde İİK’nun 257/2. maddesindeki halin gerçekleştiğinin kabul edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın ihtiyati haciz talep eden yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1025331500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.