İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/6574 E. 2012/13462 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nezaret yükümlülüğü↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ cmr↗ kötüniyet tazminatı↗ uyuşmazlık konusu↗ kâr kaybı↗ taşıyıcı↗ bilirkişi incelemesi↗ kötüniyet↗ tacir↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın istiflemeden değil ambalaj hatasından kaynaklandığı, davacı tarafın icra takibinde kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sigorta poliçesine dayalı rucuan tazminat için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı nezdinde sigortalı emtianın davalı tarafından İtalya’dan Türkiye’ye taşınması sırasında hasarlandığı, bu taşımanın CMR hükümlerine tabi olduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir. CMR hükümlerine tabi taşımalarda da taşıyıcının eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar meydana gelen hasar ve kayıplardan sorumlu olacağı esastır. Ancak, anılan Konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş, hasar veya kaybın anılan nedenlerden kaynaklanması halinde taşıyıcının sorumlu olmayacağı hükme bağlanmıştır. Fakat, bu halde de taşıyıcının yükün sağlıklı taşınabilmesi için yükleme ve istiflemeye gerekli özeni gösterme, nezaret etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bahse konu yükümlülüğün ihlali, taşıyıcı bakımından kusur oluşturmaktadır. Somut olayda taşınan emtianın özellikli yük olduğu ve araca yüklenmesinin gönderici firma tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda emtiaların yükleme sırasında forklift bıçaklarının darbesi neticesinde hasarlandığı açıklanmıştır. Davalı taşıyıcı tacir olup, basiretli şekilde hareket etmek zorundadır. ...
Bu durum karşısında, davacı vekilinin rapora yönelik itirazları dikkate alınıp, davalı taşıyıcının yükleme ve istifleme bakımından nezaret yükümlülüğünü ihlal ettiği ve kusurlu olduğu kabul edilip, kusur oranları bakımından gerektiğinde ek rapor alınması veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Taşıma sigorta poliçesine dayalı rucuan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11566 E. 2012/2438 K.
Ortak:nezaret yükümlülüğü · taşıyıcının sorumluluğu · uyuşmazlık konusu · kâr kaybı · taşıyıcı · bilirkişi incelemesi · tacir · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaAncak, anılan Konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Bu durum karşısında, davacı vekilinin rapora yönelik itirazları dikkate alınıp, davalı «taşıyıcının» yükleme ve istifleme bakımından «nezaret yükümlülüğünü» ihlal ettiği ve kusurlu olduğu kabul edilip, «kusur» oranları bakımından gerektiğinde ek rapor alınması veya yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Davalı «taşıyıcı» «tacir» olup, basiretli şekilde hareket etmek zorundadır. ...
Benzer bu karardaAncak, anılan Konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Bu durum karşısında, davacı vekilinin rapora yönelik itirazları dikkate alınıp, davalı «taşıyıcının» yükleme ve istifleme bakımından «nezaret yükümlülüğünü» ihlal ettiği ve kusurlu olduğu kabul edilip, «kusur» oranları bakımından gerektiğinde ek rapor alınması veya yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
… kemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, satışın ex-work satış olduğu, alıcının emtiayı sigorta ettirtmede yararı bulunduğu, davacının «sigorta ettirene» ödeme yaptığı, aynı zamanda sigorta ettirenin haklarını davacıya «temlik» ettiği, dava hakkının bulunduğu, «hasarın» makinelerin araca sabitlenmesindeki yetersizlikten kaynaklandığı, davalının, yüklemeye ve istiflemeye nezaret etmesinin gerektiği, ancak emtianın 4 parça ve 6 tondan fazla ağırlıkta bulunduğu, yükleme ve istiflemesinin davalı «taşıyıcının» mesleki bilgisini ve imkanlarını aştığı, «nezaret yükümlülüğünün» ihlal edildiğinin de kanıtlanmadığı, CMR 17/4-b-c maddeleri uyarınca sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta ettiren · temlik
Benzer bu kararda… kemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, satışın ex-work satış olduğu, alıcının emtiayı sigorta ettirtmede yararı bulunduğu, davacının «sigorta ettirene» ödeme yaptığı, aynı zamanda sigorta ettirenin haklarını davacıya «temlik» ettiği, dava hakkının bulunduğu, «hasarın» makinelerin araca sabitlenmesindeki yetersizlikten kaynaklandığı, davalının, yüklemeye ve istiflemeye nezaret etmesinin gerektiği, ancak emtianın 4 parça ve 6 tondan fazla ağırlıkta bulunduğu, yükleme ve istiflemesinin davalı «taşıyıcının» mesleki bilgisini ve imkanlarını aştığı, «nezaret yükümlülüğünün» ihlal edildiğinin de kanıtlanmadığı, CMR 17/4-b-c maddeleri uyarınca sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/428 E. 2013/1961 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · sigorta poliçesi · kusur · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaCMR hükümlerine tabi taşımalarda da «taşıyıcının» eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar meydana gelen «hasar» ve kayıplardan sorumlu olacağı esastır.
Ancak, anılan Konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Bahse konu yükümlülüğün ihlali, «taşıyıcı» bakımından «kusur» oluşturmaktadır.
Benzer bu karardaCMR Konvansiyonu hükümlerine tabi taşımalarda «taşıyıcı», eşyanın kendisine «teslim» edildiği andan gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar meydana gelen «hasar» ve kayıplardan sorumludur.
Bununla birlikte, anılan Konvansiyonu’nun 17/4-c maddesi uyarınca «hasarın», yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması nedeniyle oluştuğunun kanıtlanması halinde «taşıyıcının sorumluluğundan» bahsedilemeyecektir.
Öte yandan, «hasarın» neden ve nasıl meydana geldiği konusunda açıklama yapmadığı için davalının CMR Konvansiyonu'nun 29. maddesinde düzenlenen «sınırlı sorumluluk» hakkından yararlanamayacağı kabul edilmiş ise de, dosyada mübrez bilirkişi raporunda hasarın «istif» hatasından kaynaklandığının belirtilmiş olmasına göre bu halin, davalı «taşıyıcı» açısından kasıt ya da kasda eşdeğer «kusur» olarak kabulü mümkün olmadığından hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret görevi · müterafik kusur · sınırlı sorumluluk · istifa · rücuen tazminat
Benzer bu karardaÖte yandan, «hasarın» neden ve nasıl meydana geldiği konusunda açıklama yapmadığı için davalının CMR Konvansiyonu'nun 29. maddesinde düzenlenen «sınırlı sorumluluk» hakkından yararlanamayacağı kabul edilmiş ise de, dosyada mübrez bilirkişi raporunda hasarın «istif» hatasından kaynaklandığının belirtilmiş olmasına göre bu halin, davalı «taşıyıcı» açısından kasıt ya da kasda eşdeğer «kusur» olarak kabulü mümkün olmadığından hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Dava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Bahse konu yükümlülüğün ihlali, «taşıyıcı» bakımından «müterafik kusur» oluşturmaktadır.
O halde, mahkemece, yüklemenin ve istiflemenin kime ait olduğu belirlenmesi, gönderene ait olduğunun tespiti halinde davalının «nezaret görevini» yerine getirmemesi nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğunun kabul edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
-
Nakliyat emtia poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11705 E. 2014/15799 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · kâr kaybı · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaAncak, anılan Konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
CMR hükümlerine tabi taşımalarda da «taşıyıcının» eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar meydana gelen «hasar» ve kayıplardan sorumlu olacağı esastır.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» istiflemeden değil ambalaj hatasından kaynaklandığı, davacı tarafın icra takibinde «kötüniyetli» olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın ve davalının «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak anılan konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «hasarın» hatalı ambalajlamadan kaynaklandığı, CMR 17/4-c maddesi uyarınca «taşıyıcıların sorumlu» olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece «hasarın» hatalı ambalajlamadan kaynaklandığı, CMR 17/4-c maddesi uyarınca davalı «taşıyıcıların sorumlu» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyada mevcut ekspertiz raporunda, davacı vekilinin beyan dilekçelerinde ve bilirkişi raporunda hasar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuan tazminat · istifa
Benzer bu karardaDava, nakliyat emtia poliçesinden kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Bu itibarla, mahkemece içinde sıvı gıda ambalajlaması konusunda uzman kişinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınarak, «hasarın» ambalaj hatasından mı yoksa «istif» ve yükleme hatasından mı kaynaklandığı belirlenip, davalı «taşıyıcıların» yüke nezaretten kaynaklanan denetim ve gözetim görevi nazara alınarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3 benzer karar daha
-
Nakliyat emtia poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11696 E. 2014/15801 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · kâr kaybı · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaAncak, anılan Konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
CMR hükümlerine tabi taşımalarda da «taşıyıcının» eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar meydana gelen «hasar» ve kayıplardan sorumlu olacağı esastır.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» istiflemeden değil ambalaj hatasından kaynaklandığı, davacı tarafın icra takibinde «kötüniyetli» olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın ve davalının «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak anılan konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «hasarın» hatalı ambalajlamadan kaynaklandığı, CMR 17/4-c maddesi uyarınca «taşıyıcıların sorumlu» olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece «hasarın» hatalı ambalajlamadan kaynaklandığı, CMR 17/4-c maddesi uyarınca davalı «taşıyıcıların sorumlu» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyada mevcut ekspertiz raporunda, davacı vekilinin beyan dilekçelerinde ve bilirkişi raporunda hasar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuan tazminat · istifa
Benzer bu karardaDava, nakliyat emtia poliçesinden kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Bu itibarla, mahkemece içinde sıvı gıda ambalajlaması konusunda uzman kişinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınarak, «hasarın» ambalaj hatasından mı yoksa «istif» ve yükleme hatasından mı kaynaklandığı belirlenip, davalı «taşıyıcıların» yüke nezaretten kaynaklanan denetim ve gözetim görevi nazara alınarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Nakliyat emtia poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11696 E. 2014/15801 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · kâr kaybı · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaAncak, anılan Konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
CMR hükümlerine tabi taşımalarda da «taşıyıcının» eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar meydana gelen «hasar» ve kayıplardan sorumlu olacağı esastır.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» istiflemeden değil ambalaj hatasından kaynaklandığı, davacı tarafın icra takibinde «kötüniyetli» olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın ve davalının «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak anılan konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «hasarın» hatalı ambalajlamadan kaynaklandığı, CMR 17/4-c maddesi uyarınca «taşıyıcıların sorumlu» olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece «hasarın» hatalı ambalajlamadan kaynaklandığı, CMR 17/4-c maddesi uyarınca davalı «taşıyıcıların sorumlu» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyada mevcut ekspertiz raporunda, davacı vekilinin beyan dilekçelerinde ve bilirkişi raporunda hasar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuan tazminat · istifa
Benzer bu karardaDava, nakliyat emtia poliçesinden kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Bu itibarla, mahkemece içinde sıvı gıda ambalajlaması konusunda uzman kişinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınarak, «hasarın» ambalaj hatasından mı yoksa «istif» ve yükleme hatasından mı kaynaklandığı belirlenip, davalı «taşıyıcıların» yüke nezaretten kaynaklanan denetim ve gözetim görevi nazara alınarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12916 E. 2018/4739 K.
Ortak:nezaret yükümlülüğü · taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz karardaCMR hükümlerine tabi taşımalarda da «taşıyıcının» eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar meydana gelen «hasar» ve kayıplardan sorumlu olacağı esastır.
Ancak, anılan Konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Bu durum karşısında, davacı vekilinin rapora yönelik itirazları dikkate alınıp, davalı «taşıyıcının» yükleme ve istifleme bakımından «nezaret yükümlülüğünü» ihlal ettiği ve kusurlu olduğu kabul edilip, «kusur» oranları bakımından gerektiğinde ek rapor alınması veya yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu «hasarın» yükleme ve istifleme hatasından meydana geldiği, yükleme ve istiflemenin «alt taşıyıcı» olan davalı şirket tarafından yapılmadığı, ancak davalı şirketin «yüklemeye nezaret yükümlülüğünü» tam olarak yerine getirmediği, bu nedenle %50 oranında müterafik kusurunun bulunduğu, meydana gelen hasar sonucu hesaplanan tazminatın «kadri maruf» olduğu ve CMR’nin «sorumluluk sınırının» altında kaldığı, bu çerçevede emtia sigortacısı davalı ...Ş.'nin de oluşan zarardan poliçe limitiyle sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 27.590,92 TL’nin dava tarihinden itibaren «yasal faiz» ile birlikte davalılardan -«tahsilde tekerrür» oluşturmamak üzere- tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yüklemeye nezaret yükümlülüğü · kadri maruf · sorumluluk sınırı · alt taşıyıcı · tahsilde tekerrür · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu «hasarın» yükleme ve istifleme hatasından meydana geldiği, yükleme ve istiflemenin «alt taşıyıcı» olan davalı şirket tarafından yapılmadığı, ancak davalı şirketin «yüklemeye nezaret yükümlülüğünü» tam olarak yerine getirmediği, bu nedenle %50 oranında müterafik kusurunun bulunduğu, meydana gelen hasar sonucu hesaplanan tazminatın «kadri maruf» olduğu ve CMR’nin «sorumluluk sınırının» altında kaldığı, bu çerçevede emtia sigortacısı davalı ...Ş.'nin de oluşan zarardan poliçe limitiyle sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 27.590,92 TL’nin dava tarihinden itibaren «yasal faiz» ile birlikte davalılardan -«tahsilde tekerrür» oluşturmamak üzere- tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/6574 E. , 2012/13462 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/02/2011 tarih ve 2008/388-2011/163 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat emtia poliçesi ile sigortalı emtianın kamyon ile İtalya/İzmir arası taşımasının davalı tarafından yapıldığını, emtianın, hatalı istiflemeye bağlı olarak ambalajlarının yırtılması ve ezilmesi sonucu hasarlandığını, hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına ödenip tahsiline yönelik başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini, icra inkar tazminatı tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından taşıması yapılan emtiadaki hasarın ambalaj hatasından kaynaklandığını, alacağın likit olmadığını savunarak, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın istiflemeden değil ambalaj hatasından kaynaklandığı, davacı tarafın icra takibinde kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sigorta poliçesine dayalı rucuan tazminat için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı nezdinde sigortalı emtianın davalı tarafından İtalya’dan Türkiye’ye taşınması sırasında hasarlandığı, bu taşımanın CMR hükümlerine tabi olduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir. CMR hükümlerine tabi taşımalarda da taşıyıcının eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar meydana gelen hasar ve kayıplardan sorumlu olacağı esastır. Ancak, anılan Konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş, hasar veya kaybın anılan nedenlerden kaynaklanması halinde taşıyıcının sorumlu olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Fakat, bu halde de taşıyıcının yükün sağlıklı taşınabilmesi için yükleme ve istiflemeye gerekli özeni gösterme, nezaret etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bahse konu yükümlülüğün ihlali, taşıyıcı bakımından kusur oluşturmaktadır. Somut olayda taşınan emtianın özellikli yük olduğu ve araca yüklenmesinin gönderici firma tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda emtiaların yükleme sırasında forklift bıçaklarının darbesi neticesinde hasarlandığı açıklanmıştır. Davalı taşıyıcı tacir olup, basiretli şekilde hareket etmek zorundadır. ...
Bu durum karşısında, davacı vekilinin rapora yönelik itirazları dikkate alınıp, davalı taşıyıcının yükleme ve istifleme bakımından nezaret yükümlülüğünü ihlal ettiği ve kusurlu olduğu kabul edilip, kusur oranları bakımından gerektiğinde ek rapor alınması veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062457700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz