Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/8826 E. 2014/20190 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
makine kırılması sigortası↗ karine↗ temerrüt tarihi↗ ziya↗ teminat kapsamı↗ riziko↗ denetime elverişlilik↗ fatura↗ ıslah↗ dosya masrafı↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ temerrüt↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin dosyada mübrez poliçe ile kendisine ait iş makinesini kırılma rizikosuna karşılık davalıya sigorta ettirdiği, davalı sigorta şirketinin teminat dönemi içerisinde meydana gelen hasardan sorumlu olduğu, taraflar arasında uyuşmazlığın hasarın miktarı ve sigortanın hesaplanma tarzı noktasında toplandığı,alınan bilirkişi raporları ile davacının hasar nedeniyle oluşan zararının 12.727,18 Euro olduğu, bu tutarın ikame fatura tarihi olan 28/10/2010 tarihi itibariyle T.C Merkez Bankası'nın döviz kurlarına göre TL karşılığı olarak belirlenen 25.252,01 TL maddi zarar ile nakliye bedeli olan 1.500,00 TL olmak üzere toplam davacı alacağı olarak belirlenen 26.752,01 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihini ise davalının zararı tespit ettiği rapor tarihi olan 21/12/2010 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 26.752,01 TL alacağın temerrüt tarihi olan 21/12/2010 tarihinden itibaren işlemek üzere 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 bendindeki (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının ıslah talepleri ile, fazla talepleri ile faizin daha önceki tarihte başlamasına ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, makine kırılması sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Makine Kırılması Sigorta Poliçesi Genel Şartları 1/e. maddesine göre, sigortacının, bu poliçe ile sigortalanan makineleri normal çalışır halde iken veya aynı işyerinde temizleme, revizyon veya değiştirme esnasında ve dururken ani ve beklenmedik her türlü sebepten ve ezcümle; tıkanma ve yabancı maddelerin girmesinden husule gelen maddi ziya ve hasarların gerektirdiği tamirat ve ikame masraflarını temin edeceği, yine 4. maddeye göre, bu poliçe ile sigortalanan makine ve tesisatın sigorta bedellerinin, tesisatın yeni ikame bedellerine eşit olacağı, hasar anında herhangi bir şekilde hesaplanacak yeni ikame bedeli sigorta bedelinden fazla bulunacak olursa, hasarın bu farka tekabül eden nisbetteki kısmının sigortalıca deruhte edileceği, ayrıca 14/a maddesine göre; tamiri kabil hasar veya ziya (kısmi hasar) halinde tamirat dolayısıyla eski parça yerine yeni parça konulması sebebiyle tazminattan indireme gidilemeyeceği, bununla beraber aynı maddenin e bendine göre de, sigorta bedelinin hasar anında sigortalı şeylerin ne varlığına ne değerine delil ve karine teşkil etmeyeceği, bu bedelin 4. maddeye göre hesaplanan sigorta değerinden noksan olması halinde ise tazminat tutarının, sigorta bedeli ile sigorta değeri arasındaki nisbete göre tespit olunacağı düzenlenmiştir. Mülga 6762 sayılı TTK'nın 1288. maddesinde ise, sigorta bedeli, sigorta değerinden aşağı olduğu takdirde ve sigorta edilmiş menfaatin bir kısmının halele uğraması halinde sigortacının aksine mukavele bulunmadıkça sigorta bedelinin sigorta değerine olan nispeti neden ibaretse zararın o kadarından mesul olacağı hükme bağlanmıştır.
Yukarıda belirtilen düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında, davacı sigortalı, sigorta konusu makinede oluşan enjektör hasarının sigorta genel şartlarının 1/e maddesi uyarınca teminat kapsamında olduğunu, yine hasar neticesinde değiştirilen parçalar nedeniyle 14/a maddesi uyarınca tazminattan indirim yapılamayacağı, dolayısıyla ömür tenzilinin uygulanmasının mümkün olmadığını iddia etmiş, davalı sigortacı ise, genel şartların 4. ve 14/e maddelerine göre somut olayda eksik sigortaya ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğini, yine ömür tenzili uygulamasının da yerinde olduğunu savunmuş, taraflar bu iddia ve savunmalarını rapora itirazlarında da aynen yinelemiştir. Mahkemece, alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuş ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporu tarafların ciddi itirazlarını karşılar mahiyette olmadığı gibi denetime de elverişli değildir. Bu nedenle mahkemece, aralarında makine konusunda teknik bilirkişi ve sigorta uzmanı olan yeni bir heyetten itirazları karşılar, hüküm kurmaya ve denetime elverişli ve yukarıda izah edilen düzenlemeleri irdeleyen bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14195 E. 2017/1802 K.
Ortak:makine kırılması sigortası · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaDava, «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda2- Dava, «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
… nma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından ömürlü parçalar için %40 ömür tenzili uygulaması yapılarak 14.980,95 Euro ödeme yapılmış ise de «makine kırılması sigortası» genel şartları gereğince ömür tenzili uygulanmasının hukuki olmadığı gerekçesiyle davalının icra dosyasına yaptığı «kısmi itirazının» iptaline, icra takibinin 1.661,00 Euro «asıl alacak», 1.000,00 TL nakliye bedeli ve «işlemiş faiz» üzerinden devamına, asıl alacağın % 20’si icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:likit alacak · kısmi itiraz · işlemiş faiz · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… nma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından ömürlü parçalar için %40 ömür tenzili uygulaması yapılarak 14.980,95 Euro ödeme yapılmış ise de «makine kırılması sigortası» genel şartları gereğince ömür tenzili uygulanmasının hukuki olmadığı gerekçesiyle davalının icra dosyasına yaptığı «kısmi itirazının» iptaline, icra takibinin 1.661,00 Euro «asıl alacak», 1.000,00 TL nakliye bedeli ve «işlemiş faiz» üzerinden devamına, asıl alacağın % 20’si icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu nedenle, İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleşmediğinden, davacı tarafın «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar vermek gerekirken kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. ./..
Dava konusu olay tazminat hukukunu ilgilendirdiğinden ve tazmini gerekecek bedel taraflar arasında açıkça kararlaştırılmadığından, tazminat alacağı önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla «likit alacak» niteliği taşımamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11395 E. 2017/4175 K.
Ortak:makine kırılması sigortası · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaDava, «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin dosyada mübrez poliçe ile kendisine ait iş makinesini kırılma «rizikosuna» karşılık davalıya sigorta ettirdiği, davalı sigorta şirketinin «teminat» dönemi içerisinde meydana gelen hasardan sorumlu olduğu, taraflar arasında uyuşmazlığın «hasarın» miktarı ve sigortanın hesaplanma tarzı noktasında toplandığı,alınan bilirkişi raporları ile davacının hasar nedeniyle oluşan zararının 12.727,18 Euro olduğu, bu tutarın ikame «fatura» tarihi olan 28/10/2010 tarihi itibariyle T.C Merkez Bankası'nın döviz kurlarına göre TL karşılığı olarak belirlenen 25.252,01 TL maddi zarar ile nakliye bedeli olan 1.500,00 TL olmak üzere toplam davacı alacağı olarak belirlenen 26.752,01 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin «temerrüt tarihini» ise davalının zararı tespit ettiği rapor tarihi olan 21/12/2010 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 26.752,01 TL alacağın temerrüt tarihi olan 21/12/2010 tarihinden itibaren işlemek üzere 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 bendindeki («avans) faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının «ıslah» talepleri ile, fazla talepleri ile faizin daha önceki tarihte başlamasına ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
… zleme, revizyon veya değiştirme esnasında ve dururken ani ve beklenmedik her türlü sebepten ve ezcümle; tıkanma ve yabancı maddelerin girmesinden husule gelen maddi «ziya» ve hasarların gerektirdiği tamirat ve ikame «masraflarını» temin edeceği, yine 4. maddeye göre, bu poliçe ile sigortalanan makine ve tesisatın sigorta bedellerinin, tesisatın yeni ikame bedellerine eşit olacağı, «hasar» anında herhangi bir şekilde hesaplanacak yeni ikame bedeli sigorta bedelinden fazla bulunacak olursa, hasarın bu farka tekabül eden nisbetteki kısmının sigortalıca deruhte edileceği, ayrıca 14/a maddesine göre; tamiri kabil hasar veya ziya (kısmi hasar) halinde tamirat dolayısıyla eski parça yerine yeni parça konulması sebebiyle tazminattan indireme gidilemeyeceği, bununla beraber aynı maddenin e bendine göre de, sigorta bedelinin hasar anında sigortalı şeylerin ne varlığına ne değerine delil ve «karine» teşkil etmeyeceği, bu bedelin 4. maddeye göre hesaplanan sigorta değerinden noksan olması halinde ise tazminat tutarının, sigorta bedeli ile sigorta değeri arasınd …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «makine kırılması sigorta poliçesinin» düzenlendiği ve sigortalı makinenin hasarlandığı, poliçe kapsamında uygulanması gereken eksik sigorta da uygulandıktan sonra «hasar» bedelinin 11.913,42 Euro olarak tespit edildiği, taraflar arasındaki poliçede her bir makine içinde hasarın %10'u minimum 1.000,00 Euro «muafiyet» uygulanacağının belirlendiği, ayrıca poliçe genel şartlarının 14/c maddesinde, poliçede her makine veya tesisat için gösterilmiş olan asgari muafiyet oranından aşağı olmamak kaydıyla aksine sözleşme yok ise her hasarın %20'sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği ve bu genel şartın aksine «özel şartlarda» ayrıca bir hüküm bulunmadığı, bu durumda tespit edilen hasar bedelinden muafiyet oranı ve sigortalının uhdesinde kalacak %20 oranının mahsubundan sonra davalı tarafın 8.339,40 Euro’dan sorumlu olduğu, bu miktardan davalının ödediği miktarın mahsubu ile davalının bakiye 543,98 Euro «asıl alacak» ve 30,53 Euro işlemiş faizden sorumlu olduğu gerekçesiyle davalının icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminata ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı ... şirketinin sigortalı makinenin «hasar» tespitini yaparken %40 oranında ömür tenzili uygulamasının poliçeye ve genel şartlara aykırı olduğunu ileri sürerek ömür tenzili nedeniyle kesilen tazminatın tahsili için davalı ... şirketi aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı vekili ise davaya cevap vermemiş, ancak «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde ömür tenzilinin hukuka uygun olduğunu savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel dava şartı · bilirkişi raporuna itiraz · muafiyet · kamu düzeni · uyuşmazlık konusu · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «makine kırılması sigorta poliçesinin» düzenlendiği ve sigortalı makinenin hasarlandığı, poliçe kapsamında uygulanması gereken eksik sigorta da uygulandıktan sonra «hasar» bedelinin 11.913,42 Euro olarak tespit edildiği, taraflar arasındaki poliçede her bir makine içinde hasarın %10'u minimum 1.000,00 Euro «muafiyet» uygulanacağının belirlendiği, ayrıca poliçe genel şartlarının 14/c maddesinde, poliçede her makine veya tesisat için gösterilmiş olan asgari muafiyet oranından aşağı olmamak kaydıyla aksine sözleşme yok ise her hasarın %20'sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği ve bu genel şartın aksine «özel şartlarda» ayrıca bir hüküm bulunmadığı, bu durumda tespit edilen hasar bedelinden muafiyet oranı ve sigortalının uhdesinde kalacak %20 oranının mahsubundan sonra davalı tarafın 8.339,40 Euro’dan sorumlu olduğu, bu miktardan davalının ödediği miktarın mahsubu ile davalının bakiye 543,98 Euro «asıl alacak» ve 30,53 Euro işlemiş faizden sorumlu olduğu gerekçesiyle davalının icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, davalı ... şirketinin sigortalı makinenin «hasar» tespitini yaparken %40 oranında ömür tenzili uygulamasının poliçeye ve genel şartlara aykırı olduğunu ileri sürerek ömür tenzili nedeniyle kesilen tazminatın tahsili için davalı ... şirketi aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı vekili ise davaya cevap vermemiş, ancak «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde ömür tenzilinin hukuka uygun olduğunu savunmuştur.
Oysa, «uyuşmazlık konusu» olmayan ve davalı tarafından «hasar» tespitinde dahi uygulanmayan ayrıca davalı tarafından yargılamanın hiçbir aşamasında savunulmayan makine kırılması genel şartlarının 14/c maddesinin, mahkemece resen göz önüne alınması HMK’nın 25. maddesinde düzenlenen taraflarca getirilme ilkesine aykırılık oluşturmuştur.
Bu durumun istisnası ise «kamu düzenini» ilgilendiren davalar olup, bu davalarda kendiliğinden araştırma ilkesi uygulanır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11392 E. 2017/4172 K.
Ortak:makine kırılması sigortası · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaDava, «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin dosyada mübrez poliçe ile kendisine ait iş makinesini kırılma «rizikosuna» karşılık davalıya sigorta ettirdiği, davalı sigorta şirketinin «teminat» dönemi içerisinde meydana gelen hasardan sorumlu olduğu, taraflar arasında uyuşmazlığın «hasarın» miktarı ve sigortanın hesaplanma tarzı noktasında toplandığı,alınan bilirkişi raporları ile davacının hasar nedeniyle oluşan zararının 12.727,18 Euro olduğu, bu tutarın ikame «fatura» tarihi olan 28/10/2010 tarihi itibariyle T.C Merkez Bankası'nın döviz kurlarına göre TL karşılığı olarak belirlenen 25.252,01 TL maddi zarar ile nakliye bedeli olan 1.500,00 TL olmak üzere toplam davacı alacağı olarak belirlenen 26.752,01 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin «temerrüt tarihini» ise davalının zararı tespit ettiği rapor tarihi olan 21/12/2010 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 26.752,01 TL alacağın temerrüt tarihi olan 21/12/2010 tarihinden itibaren işlemek üzere 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 bendindeki («avans) faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının «ıslah» talepleri ile, fazla talepleri ile faizin daha önceki tarihte başlamasına ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
… zleme, revizyon veya değiştirme esnasında ve dururken ani ve beklenmedik her türlü sebepten ve ezcümle; tıkanma ve yabancı maddelerin girmesinden husule gelen maddi «ziya» ve hasarların gerektirdiği tamirat ve ikame «masraflarını» temin edeceği, yine 4. maddeye göre, bu poliçe ile sigortalanan makine ve tesisatın sigorta bedellerinin, tesisatın yeni ikame bedellerine eşit olacağı, «hasar» anında herhangi bir şekilde hesaplanacak yeni ikame bedeli sigorta bedelinden fazla bulunacak olursa, hasarın bu farka tekabül eden nisbetteki kısmının sigortalıca deruhte edileceği, ayrıca 14/a maddesine göre; tamiri kabil hasar veya ziya (kısmi hasar) halinde tamirat dolayısıyla eski parça yerine yeni parça konulması sebebiyle tazminattan indireme gidilemeyeceği, bununla beraber aynı maddenin e bendine göre de, sigorta bedelinin hasar anında sigortalı şeylerin ne varlığına ne değerine delil ve «karine» teşkil etmeyeceği, bu bedelin 4. maddeye göre hesaplanan sigorta değerinden noksan olması halinde ise tazminat tutarının, sigorta bedeli ile sigorta değeri arasınd …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «makine kırılması sigorta poliçesinin» düzenlendiği ve sigortalı makinenin hasarlandığı, poliçe kapsamında «hasar» bedelinin 6.«265»,36 Euro olarak tespit edildiği, taraflar arasındaki poliçede her bir makine içinde hasarın %10'u minimum 1.000,00 Euro «muafiyet» uygulanacağının belirlendiği, ayrıca poliçe genel şartlarının 14/c maddesinde, poliçede her makine veya tesisat için gösterilmiş olan asgari muafiyet oranından aşağı olmamak kaydıyla aksine sözleşme yok ise her hasarın %20'sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği ve bu genel şartın aksine «özel şartlarda» ayrıca bir hüküm bulunmadığı, bu durumda tespit edilen hasar bedelinden muafiyet oranı ve sigortalının uhdesinde kalacak %20 oranının mahsubundan sonra davalı tarafın 4.012,29 Euro’dan sorumlu olduğu, bu miktardan davalının ödediği miktarın mahsubu ile davalının bakiye 196,97 Euro «asıl alacak» ve 12,49 Euro işlemiş faizden sorumlu olduğu gerekçesiyle davalının icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminata ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı ... şirketinin sigortalı makinenin «hasar» tespitini yaparken değiştirilen parçalar için %20 oranında ömür tenzili uygulamasının poliçeye ve genel şartlara aykırı olduğunu ileri sürerek ömür tenzili nedeniyle kesilen tazminatın tahsili için davalı ... şirketi aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı vekili ise davaya cevap vermemiş, ancak «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde ömür tenzilinin hukuka uygun olduğunu savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel dava şartı · bilirkişi raporuna itiraz · i̇i̇k 265 · muafiyet · kamu düzeni · uyuşmazlık konusu · asıl alacak · icra inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «makine kırılması sigorta poliçesinin» düzenlendiği ve sigortalı makinenin hasarlandığı, poliçe kapsamında «hasar» bedelinin 6.«265»,36 Euro olarak tespit edildiği, taraflar arasındaki poliçede her bir makine içinde hasarın %10'u minimum 1.000,00 Euro «muafiyet» uygulanacağının belirlendiği, ayrıca poliçe genel şartlarının 14/c maddesinde, poliçede her makine veya tesisat için gösterilmiş olan asgari muafiyet oranından aşağı olmamak kaydıyla aksine sözleşme yok ise her hasarın %20'sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği ve bu genel şartın aksine «özel şartlarda» ayrıca bir hüküm bulunmadığı, bu durumda tespit edilen hasar bedelinden muafiyet oranı ve sigortalının uhdesinde kalacak %20 oranının mahsubundan sonra davalı tarafın 4.012,29 Euro’dan sorumlu olduğu, bu miktardan davalının ödediği miktarın mahsubu ile davalının bakiye 196,97 Euro «asıl alacak» ve 12,49 Euro işlemiş faizden sorumlu olduğu gerekçesiyle davalının icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, davalı ... şirketinin sigortalı makinenin «hasar» tespitini yaparken değiştirilen parçalar için %20 oranında ömür tenzili uygulamasının poliçeye ve genel şartlara aykırı olduğunu ileri sürerek ömür tenzili nedeniyle kesilen tazminatın tahsili için davalı ... şirketi aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı vekili ise davaya cevap vermemiş, ancak «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde ömür tenzilinin hukuka uygun olduğunu savunmuştur.
Oysa, «uyuşmazlık konusu» olmayan ve davalı tarafından «hasar» tespitinde dahi uygulanmayan ayrıca davalı tarafından yargılamanın hiçbir aşamasında savunulmayan makine kırılması genel şartlarının 14/c maddesinin, mahkemece resen göz önüne alınması HMK’nın 25. maddesinde düzenlenen taraflarca getirilme ilkesine aykırılık oluşturmuştur.
Bu durumun istisnası ise «kamu düzenini» ilgilendiren davalar olup, bu davalarda kendiliğinden araştırma ilkesi uygulanır.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11394 E. 2017/4174 K.
Ortak:makine kırılması sigortası · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaDava, «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin dosyada mübrez poliçe ile kendisine ait iş makinesini kırılma «rizikosuna» karşılık davalıya sigorta ettirdiği, davalı sigorta şirketinin «teminat» dönemi içerisinde meydana gelen hasardan sorumlu olduğu, taraflar arasında uyuşmazlığın «hasarın» miktarı ve sigortanın hesaplanma tarzı noktasında toplandığı,alınan bilirkişi raporları ile davacının hasar nedeniyle oluşan zararının 12.727,18 Euro olduğu, bu tutarın ikame «fatura» tarihi olan 28/10/2010 tarihi itibariyle T.C Merkez Bankası'nın döviz kurlarına göre TL karşılığı olarak belirlenen 25.252,01 TL maddi zarar ile nakliye bedeli olan 1.500,00 TL olmak üzere toplam davacı alacağı olarak belirlenen 26.752,01 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin «temerrüt tarihini» ise davalının zararı tespit ettiği rapor tarihi olan 21/12/2010 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 26.752,01 TL alacağın temerrüt tarihi olan 21/12/2010 tarihinden itibaren işlemek üzere 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 bendindeki («avans) faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının «ıslah» talepleri ile, fazla talepleri ile faizin daha önceki tarihte başlamasına ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
… zleme, revizyon veya değiştirme esnasında ve dururken ani ve beklenmedik her türlü sebepten ve ezcümle; tıkanma ve yabancı maddelerin girmesinden husule gelen maddi «ziya» ve hasarların gerektirdiği tamirat ve ikame «masraflarını» temin edeceği, yine 4. maddeye göre, bu poliçe ile sigortalanan makine ve tesisatın sigorta bedellerinin, tesisatın yeni ikame bedellerine eşit olacağı, «hasar» anında herhangi bir şekilde hesaplanacak yeni ikame bedeli sigorta bedelinden fazla bulunacak olursa, hasarın bu farka tekabül eden nisbetteki kısmının sigortalıca deruhte edileceği, ayrıca 14/a maddesine göre; tamiri kabil hasar veya ziya (kısmi hasar) halinde tamirat dolayısıyla eski parça yerine yeni parça konulması sebebiyle tazminattan indireme gidilemeyeceği, bununla beraber aynı maddenin e bendine göre de, sigorta bedelinin hasar anında sigortalı şeylerin ne varlığına ne değerine delil ve «karine» teşkil etmeyeceği, bu bedelin 4. maddeye göre hesaplanan sigorta değerinden noksan olması halinde ise tazminat tutarının, sigorta bedeli ile sigorta değeri arasınd …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «makine kırılması sigorta poliçesinin» düzenlendiği ve sigortalı makinenin hasarlandığı, poliçe kapsamında uygulanması gereken eksik sigorta da uygulandıktan sonra «hasar» bedelinin 12.482,08 Euro olarak tespit edildiği, taraflar arasındaki poliçede her bir makine için hasarın %10'u minimum 1.000,00 Euro «muafiyet» uygulanacağının belirlendiği, ayrıca poliçe genel şartlarının 14/c maddesinde, poliçede her makine veya tesisat için gösterilmiş olan asgari muafiyet oranından aşağı olmamak kaydıyla aksine sözleşme yok ise her hasarın %20'sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği, bu genel şartın aksine «özel şartlarda» ayrıca bir hüküm bulunmadığı, bu durumda tespit edilen hasar bedelinden muafiyet oranı ve sigortalının uhdesinde kalacak %20 oranının mahsubundan sonra davalı tarafın 8.737,47 Euro’dan sorumlu olduğu, bu miktardan davalının yaptığı ödemenin indirimi ile davalının bakiye 2.603,51 Euro «asıl alacak» ve 93,69 Euro işlemiş faizden sorumlu olduğu gerekçesiyle davalının icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminata ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı ... şirketinin sigortalı makinenin «hasar» tespitini yaparken değiştirilen parçalar için %20 oranında ömür tenzili uygulamasının poliçeye ve genel şartlara aykırı olduğunu ileri sürerek ömür tenzili nedeniyle kesilen tazminatın tahsili için davalı ... şirketi aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı vekili ise davaya cevap vermemiş, ancak «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde ömür tenzilinin hukuka uygun olduğunu savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel dava şartı · bilirkişi raporuna itiraz · muafiyet · kamu düzeni · uyuşmazlık konusu · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «makine kırılması sigorta poliçesinin» düzenlendiği ve sigortalı makinenin hasarlandığı, poliçe kapsamında uygulanması gereken eksik sigorta da uygulandıktan sonra «hasar» bedelinin 12.482,08 Euro olarak tespit edildiği, taraflar arasındaki poliçede her bir makine için hasarın %10'u minimum 1.000,00 Euro «muafiyet» uygulanacağının belirlendiği, ayrıca poliçe genel şartlarının 14/c maddesinde, poliçede her makine veya tesisat için gösterilmiş olan asgari muafiyet oranından aşağı olmamak kaydıyla aksine sözleşme yok ise her hasarın %20'sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği, bu genel şartın aksine «özel şartlarda» ayrıca bir hüküm bulunmadığı, bu durumda tespit edilen hasar bedelinden muafiyet oranı ve sigortalının uhdesinde kalacak %20 oranının mahsubundan sonra davalı tarafın 8.737,47 Euro’dan sorumlu olduğu, bu miktardan davalının yaptığı ödemenin indirimi ile davalının bakiye 2.603,51 Euro «asıl alacak» ve 93,69 Euro işlemiş faizden sorumlu olduğu gerekçesiyle davalının icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, davalı ... şirketinin sigortalı makinenin «hasar» tespitini yaparken değiştirilen parçalar için %20 oranında ömür tenzili uygulamasının poliçeye ve genel şartlara aykırı olduğunu ileri sürerek ömür tenzili nedeniyle kesilen tazminatın tahsili için davalı ... şirketi aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı vekili ise davaya cevap vermemiş, ancak «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde ömür tenzilinin hukuka uygun olduğunu savunmuştur.
Oysa, «uyuşmazlık konusu» olmayan ve davalı tarafından «hasar» tespitinde dahi uygulanmayan ayrıca davalı tarafından yargılamanın hiçbir aşamasında savunulmayan makine kırılması genel şartlarının 14/c maddesinin, mahkemece resen göz önüne alınması HMK’nın 25. maddesinde düzenlenen taraflarca getirilme ilkesine aykırılık oluşturmuştur.
Bu durumun istisnası ise «kamu düzenini» ilgilendiren davalar olup, bu davalarda kendiliğinden araştırma ilkesi uygulanır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11391 E. 2017/4171 K.
Ortak:makine kırılması sigortası · teminat kapsamı · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaYukarıda belirtilen düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında, davacı sigortalı, sigorta konusu makinede oluşan enjektör «hasarının» sigorta genel şartlarının 1/e maddesi uyarınca «teminat kapsamında» olduğunu, yine hasar neticesinde değiştirilen parçalar nedeniyle 14/a maddesi uyarınca tazminattan indirim yapılamayacağı, dolayısıyla ömür tenzilinin uygulanmasın …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin dosyada mübrez poliçe ile kendisine ait iş makinesini kırılma «rizikosuna» karşılık davalıya sigorta ettirdiği, davalı sigorta şirketinin «teminat» dönemi içerisinde meydana gelen hasardan sorumlu olduğu, taraflar arasında uyuşmazlığın «hasarın» miktarı ve sigortanın hesaplanma tarzı noktasında toplandığı,alınan bilirkişi raporları ile davacının hasar nedeniyle oluşan zararının 12.727,18 Euro olduğu, bu tutarın ikame «fatura» tarihi olan 28/10/2010 tarihi itibariyle T.C Merkez Bankası'nın döviz kurlarına göre TL karşılığı olarak belirlenen 25.252,01 TL maddi zarar ile nakliye bedeli olan 1.500,00 TL olmak üzere toplam davacı alacağı olarak belirlenen 26.752,01 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin «temerrüt tarihini» ise davalının zararı tespit ettiği rapor tarihi olan 21/12/2010 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 26.752,01 TL alacağın temerrüt tarihi olan 21/12/2010 tarihinden itibaren işlemek üzere 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 bendindeki («avans) faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının «ıslah» talepleri ile, fazla talepleri ile faizin daha önceki tarihte başlamasına ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «makine kırılması sigorta poliçesinin» düzenlendiği ve sigortalı makinenin hasarlandığı, «hasarın» «teminat kapsamında» olduğu, poliçe kapsamında uygulanması gereken eksik sigorta da uygulandıktan sonra hasar bedelinin 8.192,58 Euro olarak tespit edildiği, taraflar arasındaki poliçede her bir makine içinde hasarın %10'u minimum 1.000,00 Euro «muafiyet» uygulanacağının belirlendiği, ayrıca poliçe genel şartlarının 14/c maddesinde, poliçede her makine veya tesisat için gösterilmiş olan asgari muafiyet oranından aşağı olmamak kaydıyla aksine sözleşme yok ise her hasarın %20'sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği ve bu genel şartın aksine «özel şartlarda» ayrıca bir hüküm bulunmadığı, bu durumda tespit edilen hasar bedelinden muafiyet oranı ve sigortalının uhdesinde kalacak %20 oranının mahsubundan sonra davalı tarafın 5.554,07 Euro «asıl alacak» ve 231,22 Euro işlemiş faizden sorumlu olduğu, ayrıca nakliye bedelinin de poliçe kapsamında olup 1.000,00 TL nakliye bedelinin makul olduğu gerekçesiyle davalının icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminata ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı ... şirketinin sigortalı makinenin «hasar» tespitini yaparken değiştirilen parçalar için %100 oranında ömür tenzili uygulamasının poliçeye ve genel şartlara aykırı olduğunu ileri sürerek ömür tenzili nedeniyle ödenmeyen tazminatın tahsili için davalı ... şirketi aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı vekili ise davaya cevap vermemiş, ancak «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde ömür tenzilinin hukuka uygun olduğunu savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel dava şartı · bilirkişi raporuna itiraz · muafiyet · kamu düzeni · uyuşmazlık konusu · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «makine kırılması sigorta poliçesinin» düzenlendiği ve sigortalı makinenin hasarlandığı, «hasarın» «teminat kapsamında» olduğu, poliçe kapsamında uygulanması gereken eksik sigorta da uygulandıktan sonra hasar bedelinin 8.192,58 Euro olarak tespit edildiği, taraflar arasındaki poliçede her bir makine içinde hasarın %10'u minimum 1.000,00 Euro «muafiyet» uygulanacağının belirlendiği, ayrıca poliçe genel şartlarının 14/c maddesinde, poliçede her makine veya tesisat için gösterilmiş olan asgari muafiyet oranından aşağı olmamak kaydıyla aksine sözleşme yok ise her hasarın %20'sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği ve bu genel şartın aksine «özel şartlarda» ayrıca bir hüküm bulunmadığı, bu durumda tespit edilen hasar bedelinden muafiyet oranı ve sigortalının uhdesinde kalacak %20 oranının mahsubundan sonra davalı tarafın 5.554,07 Euro «asıl alacak» ve 231,22 Euro işlemiş faizden sorumlu olduğu, ayrıca nakliye bedelinin de poliçe kapsamında olup 1.000,00 TL nakliye bedelinin makul olduğu gerekçesiyle davalının icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, davalı ... şirketinin sigortalı makinenin «hasar» tespitini yaparken değiştirilen parçalar için %100 oranında ömür tenzili uygulamasının poliçeye ve genel şartlara aykırı olduğunu ileri sürerek ömür tenzili nedeniyle ödenmeyen tazminatın tahsili için davalı ... şirketi aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı vekili ise davaya cevap vermemiş, ancak «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde ömür tenzilinin hukuka uygun olduğunu savunmuştur.
Oysa, «uyuşmazlık konusu» olmayan ve davalı tarafından «hasar» tespitinde dahi uygulanmayan ayrıca davalı tarafından yargılamanın hiçbir aşamasında savunulmayan makine kırılması genel şartlarının 14/c maddesinin, mahkemece resen göz önüne alınması HMK’nın 25. maddesinde düzenlenen taraflarca getirilme ilkesine aykırılık oluşturmuştur.
Bu durumun istisnası ise «kamu düzenini» ilgilendiren davalar olup, bu davalarda kendiliğinden araştırma ilkesi uygulanır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11390 E. 2017/4170 K.
Ortak:makine kırılması sigortası · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaDava, «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin dosyada mübrez poliçe ile kendisine ait iş makinesini kırılma «rizikosuna» karşılık davalıya sigorta ettirdiği, davalı sigorta şirketinin «teminat» dönemi içerisinde meydana gelen hasardan sorumlu olduğu, taraflar arasında uyuşmazlığın «hasarın» miktarı ve sigortanın hesaplanma tarzı noktasında toplandığı,alınan bilirkişi raporları ile davacının hasar nedeniyle oluşan zararının 12.727,18 Euro olduğu, bu tutarın ikame «fatura» tarihi olan 28/10/2010 tarihi itibariyle T.C Merkez Bankası'nın döviz kurlarına göre TL karşılığı olarak belirlenen 25.252,01 TL maddi zarar ile nakliye bedeli olan 1.500,00 TL olmak üzere toplam davacı alacağı olarak belirlenen 26.752,01 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin «temerrüt tarihini» ise davalının zararı tespit ettiği rapor tarihi olan 21/12/2010 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 26.752,01 TL alacağın temerrüt tarihi olan 21/12/2010 tarihinden itibaren işlemek üzere 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 bendindeki («avans) faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının «ıslah» talepleri ile, fazla talepleri ile faizin daha önceki tarihte başlamasına ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
… zleme, revizyon veya değiştirme esnasında ve dururken ani ve beklenmedik her türlü sebepten ve ezcümle; tıkanma ve yabancı maddelerin girmesinden husule gelen maddi «ziya» ve hasarların gerektirdiği tamirat ve ikame «masraflarını» temin edeceği, yine 4. maddeye göre, bu poliçe ile sigortalanan makine ve tesisatın sigorta bedellerinin, tesisatın yeni ikame bedellerine eşit olacağı, «hasar» anında herhangi bir şekilde hesaplanacak yeni ikame bedeli sigorta bedelinden fazla bulunacak olursa, hasarın bu farka tekabül eden nisbetteki kısmının sigortalıca deruhte edileceği, ayrıca 14/a maddesine göre; tamiri kabil hasar veya ziya (kısmi hasar) halinde tamirat dolayısıyla eski parça yerine yeni parça konulması sebebiyle tazminattan indireme gidilemeyeceği, bununla beraber aynı maddenin e bendine göre de, sigorta bedelinin hasar anında sigortalı şeylerin ne varlığına ne değerine delil ve «karine» teşkil etmeyeceği, bu bedelin 4. maddeye göre hesaplanan sigorta değerinden noksan olması halinde ise tazminat tutarının, sigorta bedeli ile sigorta değeri arasınd …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «makine kırılması sigorta poliçesinin» düzenlendiği ve sigortalı makinenin hasarlandığı, poliçe kapsamında uygulanması gereken eksik sigorta da uygulandıktan sonra «hasar» bedelinin 16.313,09 Euro olarak tespit edildiği, taraflar arasındaki poliçede her bir makine içinde hasarın %10'u minimum 1.000,00 Euro «muafiyet» uygulanacağının belirlendiği, ayrıca poliçe genel şartlarının 14/c maddesinde, poliçede her makine veya tesisat için gösterilmiş olan asgari muafiyet oranından aşağı olmamak kaydıyla aksine sözleşme yok ise her hasarın %20'sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği ve bu genel şartın aksine «özel şartlarda» ayrıca bir hüküm bulunmadığı, bu durumda tespit edilen hasar bedelinden muafiyet oranı ve sigortalının uhdesinde kalacak %20 oranının mahsubundan sonra davalı tarafın 11.419,17 Euro’dan sorumlu olduğu, bu miktardan davalının ödediği miktarın mahsubu ile davalının bakiye 4.280,47 Euro «asıl alacak» ve 131,49 Euro işlemiş faizden sorumlu olduğu gerekçesiyle davalının icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminata ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı ... şirketinin sigortalı makinenin «hasar» tespitini yaparken değiştirilen parçalar için %81 oranında ömür tenzili uygulamasının poliçeye ve genel şartlara aykırı olduğunu ileri sürerek ömür tenzili nedeniyle kesilen tazminatın tahsili için davalı ... şirketi aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı vekili ise davaya cevap vermemiş, ancak «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde ömür tenzilinin hukuka uygun olduğunu savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel dava şartı · bilirkişi raporuna itiraz · muafiyet · kamu düzeni · uyuşmazlık konusu · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «makine kırılması sigorta poliçesinin» düzenlendiği ve sigortalı makinenin hasarlandığı, poliçe kapsamında uygulanması gereken eksik sigorta da uygulandıktan sonra «hasar» bedelinin 16.313,09 Euro olarak tespit edildiği, taraflar arasındaki poliçede her bir makine içinde hasarın %10'u minimum 1.000,00 Euro «muafiyet» uygulanacağının belirlendiği, ayrıca poliçe genel şartlarının 14/c maddesinde, poliçede her makine veya tesisat için gösterilmiş olan asgari muafiyet oranından aşağı olmamak kaydıyla aksine sözleşme yok ise her hasarın %20'sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği ve bu genel şartın aksine «özel şartlarda» ayrıca bir hüküm bulunmadığı, bu durumda tespit edilen hasar bedelinden muafiyet oranı ve sigortalının uhdesinde kalacak %20 oranının mahsubundan sonra davalı tarafın 11.419,17 Euro’dan sorumlu olduğu, bu miktardan davalının ödediği miktarın mahsubu ile davalının bakiye 4.280,47 Euro «asıl alacak» ve 131,49 Euro işlemiş faizden sorumlu olduğu gerekçesiyle davalının icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, davalı ... şirketinin sigortalı makinenin «hasar» tespitini yaparken değiştirilen parçalar için %81 oranında ömür tenzili uygulamasının poliçeye ve genel şartlara aykırı olduğunu ileri sürerek ömür tenzili nedeniyle kesilen tazminatın tahsili için davalı ... şirketi aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı vekili ise davaya cevap vermemiş, ancak «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde ömür tenzilinin hukuka uygun olduğunu savunmuştur.
Oysa, «uyuşmazlık konusu» olmayan ve davalı tarafından «hasar» tespitinde dahi uygulanmayan ayrıca davalı tarafından yargılamanın hiçbir aşamasında savunulmayan makine kırılması genel şartlarının 14/c maddesinin, mahkemece resen göz önüne alınması HMK’nın 25. maddesinde düzenlenen taraflarca getirilme ilkesine aykırılık oluşturmuştur.
Bu durumun istisnası ise «kamu düzenini» ilgilendiren davalar olup, bu davalarda kendiliğinden araştırma ilkesi uygulanır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11397 E. 2017/4177 K.
Ortak:makine kırılması sigortası · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaDava, «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin dosyada mübrez poliçe ile kendisine ait iş makinesini kırılma «rizikosuna» karşılık davalıya sigorta ettirdiği, davalı sigorta şirketinin «teminat» dönemi içerisinde meydana gelen hasardan sorumlu olduğu, taraflar arasında uyuşmazlığın «hasarın» miktarı ve sigortanın hesaplanma tarzı noktasında toplandığı,alınan bilirkişi raporları ile davacının hasar nedeniyle oluşan zararının 12.727,18 Euro olduğu, bu tutarın ikame «fatura» tarihi olan 28/10/2010 tarihi itibariyle T.C Merkez Bankası'nın döviz kurlarına göre TL karşılığı olarak belirlenen 25.252,01 TL maddi zarar ile nakliye bedeli olan 1.500,00 TL olmak üzere toplam davacı alacağı olarak belirlenen 26.752,01 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin «temerrüt tarihini» ise davalının zararı tespit ettiği rapor tarihi olan 21/12/2010 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 26.752,01 TL alacağın temerrüt tarihi olan 21/12/2010 tarihinden itibaren işlemek üzere 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 bendindeki («avans) faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının «ıslah» talepleri ile, fazla talepleri ile faizin daha önceki tarihte başlamasına ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
… zleme, revizyon veya değiştirme esnasında ve dururken ani ve beklenmedik her türlü sebepten ve ezcümle; tıkanma ve yabancı maddelerin girmesinden husule gelen maddi «ziya» ve hasarların gerektirdiği tamirat ve ikame «masraflarını» temin edeceği, yine 4. maddeye göre, bu poliçe ile sigortalanan makine ve tesisatın sigorta bedellerinin, tesisatın yeni ikame bedellerine eşit olacağı, «hasar» anında herhangi bir şekilde hesaplanacak yeni ikame bedeli sigorta bedelinden fazla bulunacak olursa, hasarın bu farka tekabül eden nisbetteki kısmının sigortalıca deruhte edileceği, ayrıca 14/a maddesine göre; tamiri kabil hasar veya ziya (kısmi hasar) halinde tamirat dolayısıyla eski parça yerine yeni parça konulması sebebiyle tazminattan indireme gidilemeyeceği, bununla beraber aynı maddenin e bendine göre de, sigorta bedelinin hasar anında sigortalı şeylerin ne varlığına ne değerine delil ve «karine» teşkil etmeyeceği, bu bedelin 4. maddeye göre hesaplanan sigorta değerinden noksan olması halinde ise tazminat tutarının, sigorta bedeli ile sigorta değeri arasınd …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «makine kırılması sigorta poliçesinin» düzenlendiği ve sigortalı makinenin hasarlandığı, poliçe kapsamında uygulanması gereken eksik sigorta da uygulandıktan sonra «hasar» bedelinin 28.316,21 Euro olarak tespit edildiği, taraflar arasındaki poliçede her bir makine içinde hasarın %10'u minimum 1.000,00 Euro «muafiyet» uygulanacağının belirlendiği, ayrıca poliçe genel şartlarının 14/c maddesinde, poliçede her makine veya tesisat için gösterilmiş olan asgari muafiyet oranından aşağı olmamak kaydıyla aksine sözleşme yok ise her hasarın %20'sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği ve bu genel şartın aksine «özel şartlarda» ayrıca bir hüküm bulunmadığı, bu durumda tespit edilen hasar bedelinden muafiyet oranı ve sigortalının uhdesinde kalacak %20 oranının mahsubundan sonra davalı tarafın 19.821,35 Euro’dan sorumlu olduğu, bu miktardan davalının ödediği miktarın mahsubu ile davalının bakiye 6.457,35 Euro «asıl alacak» ve 223,31 Euro işlemiş faizden sorumlu olduğu, ayrıca davacının nakliye bedeline yönelik talebinin sübut bulmadığı gerekçesiyle davalının icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminata ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı ... şirketinin sigortalı makinenin «hasar» tespitini yaparken değiştirilen parçalar için %30,35 oranında ömür tenzili uygulamasının poliçeye ve genel şartlara aykırı olduğunu ileri sürerek ömür tenzili nedeniyle kesilen tazminatın tahsili için davalı ... şirketi aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı vekili ise davaya cevap vermemiş, ancak «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde ömür tenzilinin hukuka uygun olduğunu savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel dava şartı · bilirkişi raporuna itiraz · muafiyet · kamu düzeni · uyuşmazlık konusu · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «makine kırılması sigorta poliçesinin» düzenlendiği ve sigortalı makinenin hasarlandığı, poliçe kapsamında uygulanması gereken eksik sigorta da uygulandıktan sonra «hasar» bedelinin 28.316,21 Euro olarak tespit edildiği, taraflar arasındaki poliçede her bir makine içinde hasarın %10'u minimum 1.000,00 Euro «muafiyet» uygulanacağının belirlendiği, ayrıca poliçe genel şartlarının 14/c maddesinde, poliçede her makine veya tesisat için gösterilmiş olan asgari muafiyet oranından aşağı olmamak kaydıyla aksine sözleşme yok ise her hasarın %20'sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği ve bu genel şartın aksine «özel şartlarda» ayrıca bir hüküm bulunmadığı, bu durumda tespit edilen hasar bedelinden muafiyet oranı ve sigortalının uhdesinde kalacak %20 oranının mahsubundan sonra davalı tarafın 19.821,35 Euro’dan sorumlu olduğu, bu miktardan davalının ödediği miktarın mahsubu ile davalının bakiye 6.457,35 Euro «asıl alacak» ve 223,31 Euro işlemiş faizden sorumlu olduğu, ayrıca davacının nakliye bedeline yönelik talebinin sübut bulmadığı gerekçesiyle davalının icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, davalı ... şirketinin sigortalı makinenin «hasar» tespitini yaparken değiştirilen parçalar için %30,35 oranında ömür tenzili uygulamasının poliçeye ve genel şartlara aykırı olduğunu ileri sürerek ömür tenzili nedeniyle kesilen tazminatın tahsili için davalı ... şirketi aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı vekili ise davaya cevap vermemiş, ancak «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde ömür tenzilinin hukuka uygun olduğunu savunmuştur.
Oysa, «uyuşmazlık konusu» olmayan ve davalı tarafından «hasar» tespitinde dahi uygulanmayan ayrıca davalı tarafından yargılamanın hiçbir aşamasında savunulmayan makine kırılması genel şartlarının 14/c maddesinin, mahkemece resen göz önüne alınması HMK’nın 25. maddesinde düzenlenen taraflarca getirilme ilkesine aykırılık oluşturmuştur.
Bu durumun istisnası ise «kamu düzenini» ilgilendiren davalar olup, bu davalarda kendiliğinden araştırma ilkesi uygulanır.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1839 E. 2018/6204 K.
Ortak:makine kırılması sigortası · teminat kapsamı · sigorta poliçesi · hasar · eksik inceleme · teminat
İncelediğiniz karardaYukarıda belirtilen düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında, davacı sigortalı, sigorta konusu makinede oluşan enjektör «hasarının» sigorta genel şartlarının 1/e maddesi uyarınca «teminat kapsamında» olduğunu, yine hasar neticesinde değiştirilen parçalar nedeniyle 14/a maddesi uyarınca tazminattan indirim yapılamayacağı, dolayısıyla ömür tenzilinin uygulanmasın …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin dosyada mübrez poliçe ile kendisine ait iş makinesini kırılma «rizikosuna» karşılık davalıya sigorta ettirdiği, davalı sigorta şirketinin «teminat» dönemi içerisinde meydana gelen hasardan sorumlu olduğu, taraflar arasında uyuşmazlığın «hasarın» miktarı ve sigortanın hesaplanma tarzı noktasında toplandığı,alınan bilirkişi raporları ile davacının hasar nedeniyle oluşan zararının 12.727,18 Euro olduğu, bu tutarın ikame «fatura» tarihi olan 28/10/2010 tarihi itibariyle T.C Merkez Bankası'nın döviz kurlarına göre TL karşılığı olarak belirlenen 25.252,01 TL maddi zarar ile nakliye bedeli olan 1.500,00 TL olmak üzere toplam davacı alacağı olarak belirlenen 26.752,01 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin «temerrüt tarihini» ise davalının zararı tespit ettiği rapor tarihi olan 21/12/2010 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 26.752,01 TL alacağın temerrüt tarihi olan 21/12/2010 tarihinden itibaren işlemek üzere 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 bendindeki («avans) faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının «ıslah» talepleri ile, fazla talepleri ile faizin daha önceki tarihte başlamasına ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; ömürlü çalışan parçaların çalışma süreleri itibariyle doldurmuş oldukları ömürlerinden davacının faydalandığı, faydalanmadığı bakiye ömür kısmının «sigorta teminatı kapsamında» olduğu, ömürlü parçalar bakımından bilirkişi ek raporunda yapılan %40 ömür tenzili uygulamasının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının ... .
Davacı, davalı şirketin «hasar» bedelini öderken ömür tenzili uygulaması yapmak suretiyle eksik ödediğini iddia etmiş, davalı da hasara uğrayan parçaların ömürlü parçalar olması nedeniyle ömür tenzili uygulamasının yerinde olduğunu savunmuştur.
Bu durumda, mahkemece, sigortacı ve makine mühendisi bilirkişilerden, Makine Kırılma Sözleşmesi Genel Şartları 14/a - b maddeleri ile evvelce alınan bilirkişi raporuna yönelik itirazları da değerlendiren yeni bir rapor alınıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı kapsamı · sigorta teminatı · icra takibine itiraz · işlemiş faiz · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğünün 2011/10015 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile 954,50 Euro «asıl alacak», 30.26 Euro «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 984,76 Euro üzerinden ve icra takip tarihinden itibaren devlet bankalarının kısa vadeli Euro dövizine uyguladıkları en yüksek döviz faizi uygulanarak takibin devamına, alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; ömürlü çalışan parçaların çalışma süreleri itibariyle doldurmuş oldukları ömürlerinden davacının faydalandığı, faydalanmadığı bakiye ömür kısmının «sigorta teminatı kapsamında» olduğu, ömürlü parçalar bakımından bilirkişi ek raporunda yapılan %40 ömür tenzili uygulamasının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının ... .
Dava, Makine Kırılma Sigorta poliçesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/8826 E. , 2014/20190 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR (KAPATILAN) 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 24/01/2013
NUMARASI 2012/230-2013/12
Taraflar arasında görülen davada İzmir (Kapatılan) 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/01/2013 tarih ve 2012/230-2013/12 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete ait 27030633 poliçe nolu “makine kırılması sigorta poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketin müvekkiline ait 2007 model kavasaki marka lastikli LOADER makinenin her türlü arıza ve hasara karşı sigorta yaptırıldığını, sigortalı makinenin müvekkili şirketin şantiyesinde 05/10/2010 tarihinde çalıştırıldığı sırada arızalandığını, 06/10/2010 tarihinde sigorta şirketine hasar ihbarında bulunduklarını, 1001937 nolu hasar dosyası ile davalı sigorta şirketinin dosya açtığını, ancak hasar ihbarına rağmen davalı sigorta şirketinin hasar bedelini ödemediğini, bu nedenle müvekkilinin aracın tamirini E. Pazarlama İhracat İth. A.Ş'ye fatura karşılığı kdv hariç 56.417,70 TL bedelle tamir ettirildiğini, makinenin servise götürülmesi için de nakliye ücreti olarak 1.500,00 TL'nin harcandığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile ödenen KDV hariç 56.417,70 TL'den şimdilik 30.000,00 TL'sinin ihbar tarihini olan 06/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi olan nakliye ücreti olan 1.500,00 TL'nin de ihbar tarihi olan 06/10/2010 tarihi olan ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçenin genel şartları uyarınca yapılan hesaplamalara göre, muafiyet indirimi de yapıldıktan sonra ödemesi gereken miktarın 20.208,08 TL, talep edilen 56.417,70 TL hasarın ise fahiş ve dayanaksız olduğunu, bu bedelin tahsilinin mümkün olmasına rağmen davacının dava açma yoluna gittiğini, temerrüdün de söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin dosyada mübrez poliçe ile kendisine ait iş makinesini kırılma rizikosuna karşılık davalıya sigorta ettirdiği, davalı sigorta şirketinin teminat dönemi içerisinde meydana gelen hasardan sorumlu olduğu, taraflar arasında uyuşmazlığın hasarın miktarı ve sigortanın hesaplanma tarzı noktasında toplandığı,alınan bilirkişi raporları ile davacının hasar nedeniyle oluşan zararının 12.727,18 Euro olduğu, bu tutarın ikame fatura tarihi olan 28/10/2010 tarihi itibariyle T.C Merkez Bankası'nın döviz kurlarına göre TL karşılığı olarak belirlenen 25.252,01 TL maddi zarar ile nakliye bedeli olan 1.500,00 TL olmak üzere toplam davacı alacağı olarak belirlenen 26.752,01 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihini ise davalının zararı tespit ettiği rapor tarihi olan 21/12/2010 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 26.752,01 TL alacağın temerrüt tarihi olan 21/12/2010 tarihinden itibaren işlemek üzere 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 bendindeki (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının ıslah talepleri ile, fazla talepleri ile faizin daha önceki tarihte başlamasına ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, makine kırılması sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Makine Kırılması Sigorta Poliçesi Genel Şartları 1/e. maddesine göre, sigortacının, bu poliçe ile sigortalanan makineleri normal çalışır halde iken veya aynı işyerinde temizleme, revizyon veya değiştirme esnasında ve dururken ani ve beklenmedik her türlü sebepten ve ezcümle; tıkanma ve yabancı maddelerin girmesinden husule gelen maddi ziya ve hasarların gerektirdiği tamirat ve ikame masraflarını temin edeceği, yine 4. maddeye göre, bu poliçe ile sigortalanan makine ve tesisatın sigorta bedellerinin, tesisatın yeni ikame bedellerine eşit olacağı, hasar anında herhangi bir şekilde hesaplanacak yeni ikame bedeli sigorta bedelinden fazla bulunacak olursa, hasarın bu farka tekabül eden nisbetteki kısmının sigortalıca deruhte edileceği, ayrıca 14/a maddesine göre;
tamiri kabil hasar veya ziya (kısmi hasar) halinde tamirat dolayısıyla eski parça yerine yeni parça konulması sebebiyle tazminattan indireme gidilemeyeceği, bununla beraber aynı maddenin e bendine göre de, sigorta bedelinin hasar anında sigortalı şeylerin ne varlığına ne değerine delil ve karine teşkil etmeyeceği, bu bedelin 4. maddeye göre hesaplanan sigorta değerinden noksan olması halinde ise tazminat tutarının, sigorta bedeli ile sigorta değeri arasındaki nisbete göre tespit olunacağı düzenlenmiştir. Mülga 6762 sayılı TTK'nın 1288. maddesinde ise, sigorta bedeli, sigorta değerinden aşağı olduğu takdirde ve sigorta edilmiş menfaatin bir kısmının halele uğraması halinde sigortacının aksine mukavele bulunmadıkça sigorta bedelinin sigorta değerine olan nispeti neden ibaretse zararın o kadarından mesul olacağı hükme bağlanmıştır.
Yukarıda belirtilen düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında, davacı sigortalı, sigorta konusu makinede oluşan enjektör hasarının sigorta genel şartlarının 1/e maddesi uyarınca teminat kapsamında olduğunu, yine hasar neticesinde değiştirilen parçalar nedeniyle 14/a maddesi uyarınca tazminattan indirim yapılamayacağı, dolayısıyla ömür tenzilinin uygulanmasının mümkün olmadığını iddia etmiş, davalı sigortacı ise, genel şartların 4. ve 14/e maddelerine göre somut olayda eksik sigortaya ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğini, yine ömür tenzili uygulamasının da yerinde olduğunu savunmuş, taraflar bu iddia ve savunmalarını rapora itirazlarında da aynen yinelemiştir. Mahkemece, alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuş ise de;
hükme esas alınan bilirkişi raporu tarafların ciddi itirazlarını karşılar mahiyette olmadığı gibi denetime de elverişli değildir. Bu nedenle mahkemece, aralarında makine konusunda teknik bilirkişi ve sigorta uzmanı olan yeni bir heyetten itirazları karşılar, hüküm kurmaya ve denetime elverişli ve yukarıda izah edilen düzenlemeleri irdeleyen bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA,ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 22/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102478300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz