İtrazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/14195 E. 2017/1802 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
likit alacak↗ kısmi itiraz↗ makine kırılması sigortası↗ icra inkâr tazminatı↗ işlemiş faiz↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ sigorta poliçesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından ömürlü parçalar için %40 ömür tenzili uygulaması yapılarak 14.980,95 Euro ödeme yapılmış ise de makine kırılması sigortası genel şartları gereğince ömür tenzili uygulanmasının hukuki olmadığı gerekçesiyle davalının icra dosyasına yaptığı kısmi itirazının iptaline, icra takibinin 1.661,00 Euro asıl alacak, 1.000,00 TL nakliye bedeli ve işlemiş faiz üzerinden devamına, asıl alacağın % 20’si icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, makine kırılması sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava konusu olay tazminat hukukunu ilgilendirdiğinden ve tazmini gerekecek bedel taraflar arasında açıkça kararlaştırılmadığından, tazminat alacağı önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşımamaktadır. Bu nedenle, İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleşmediğinden, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekirken kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
./..
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1839 E. 2018/6204 K.
Ortak:makine kırılması sigortası · işlemiş faiz · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda… nma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından ömürlü parçalar için %40 ömür tenzili uygulaması yapılarak 14.980,95 Euro ödeme yapılmış ise de «makine kırılması sigortası» genel şartları gereğince ömür tenzili uygulanmasının hukuki olmadığı gerekçesiyle davalının icra dosyasına yaptığı «kısmi itirazının» iptaline, icra takibinin 1.661,00 Euro «asıl alacak», 1.000,00 TL nakliye bedeli ve «işlemiş faiz» üzerinden devamına, asıl alacağın % 20’si icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu nedenle, İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleşmediğinden, davacı tarafın «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar vermek gerekirken kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. ./..
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğünün 2011/10015 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile 954,50 Euro «asıl alacak», 30.26 Euro «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 984,76 Euro üzerinden ve icra takip tarihinden itibaren devlet bankalarının kısa vadeli Euro dövizine uyguladıkları en yüksek döviz faizi uygulanarak takibin devamına, alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı kapsamı · sigorta teminatı · teminat kapsamı · icra takibine itiraz · hasar · eksik inceleme · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; ömürlü çalışan parçaların çalışma süreleri itibariyle doldurmuş oldukları ömürlerinden davacının faydalandığı, faydalanmadığı bakiye ömür kısmının «sigorta teminatı kapsamında» olduğu, ömürlü parçalar bakımından bilirkişi ek raporunda yapılan %40 ömür tenzili uygulamasının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının ... .
Dava, Makine Kırılma Sigorta poliçesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacı, davalı şirketin «hasar» bedelini öderken ömür tenzili uygulaması yapmak suretiyle eksik ödediğini iddia etmiş, davalı da hasara uğrayan parçaların ömürlü parçalar olması nedeniyle ömür tenzili uygulamasının yerinde olduğunu savunmuştur.
Bu durumda, mahkemece, sigortacı ve makine mühendisi bilirkişilerden, Makine Kırılma Sözleşmesi Genel Şartları 14/a - b maddeleri ile evvelce alınan bilirkişi raporuna yönelik itirazları da değerlendiren yeni bir rapor alınıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11393 E. 2017/4173 K.
Ortak:makine kırılması sigortası · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda… nma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından ömürlü parçalar için %40 ömür tenzili uygulaması yapılarak 14.980,95 Euro ödeme yapılmış ise de «makine kırılması sigortası» genel şartları gereğince ömür tenzili uygulanmasının hukuki olmadığı gerekçesiyle davalının icra dosyasına yaptığı «kısmi itirazının» iptaline, icra takibinin 1.661,00 Euro «asıl alacak», 1.000,00 TL nakliye bedeli ve «işlemiş faiz» üzerinden devamına, asıl alacağın % 20’si icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu nedenle, İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleşmediğinden, davacı tarafın «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar vermek gerekirken kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. ./..
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «makine kırılması sigorta poliçesinin» düzenlendiği ve sigortalı makinenin hasarlandığı, poliçe kapsamında «hasar» bedelinin 52.829,41 Euro olarak tespit edildiği, taraflar arasındaki poliçede her bir makine içinde hasarın %10'u minimum 1.000,00 Euro «muafiyet» uygulanacağının belirlendiği, ayrıca poliçe genel şartlarının 14/c maddesinde, poliçede her makine veya tesisat için gösterilmiş olan asgari muafiyet oranından aşağı olmamak kaydıyla aksine sözleşme yok ise her hasarın %20'sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği ve bu genel şartın aksine «özel şartlarda» ayrıca bir hüküm bulunmadığı, bu durumda tespit edilen hasar bedelinden muafiyet oranı ve sigortalının uhdesinde kalacak %20 oranının mahsubundan sonra davalı tarafın 36.980,59 Euro’dan sorumlu olduğu, bu miktardan davalının ödediği miktarın mahsubu ile davalının bakiye 11.780,59 Euro «asıl alacak» ve 649,00 Euro işlemiş faizden sorumlu olduğu, ayrıca davacının nakliye bedeline yönelik talebinin sübut bulmadığı gerekçesiyle davalının icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminata ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel dava şartı · bilirkişi raporuna itiraz · muafiyet · kamu düzeni · uyuşmazlık konusu · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «makine kırılması sigorta poliçesinin» düzenlendiği ve sigortalı makinenin hasarlandığı, poliçe kapsamında «hasar» bedelinin 52.829,41 Euro olarak tespit edildiği, taraflar arasındaki poliçede her bir makine içinde hasarın %10'u minimum 1.000,00 Euro «muafiyet» uygulanacağının belirlendiği, ayrıca poliçe genel şartlarının 14/c maddesinde, poliçede her makine veya tesisat için gösterilmiş olan asgari muafiyet oranından aşağı olmamak kaydıyla aksine sözleşme yok ise her hasarın %20'sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği ve bu genel şartın aksine «özel şartlarda» ayrıca bir hüküm bulunmadığı, bu durumda tespit edilen hasar bedelinden muafiyet oranı ve sigortalının uhdesinde kalacak %20 oranının mahsubundan sonra davalı tarafın 36.980,59 Euro’dan sorumlu olduğu, bu miktardan davalının ödediği miktarın mahsubu ile davalının bakiye 11.780,59 Euro «asıl alacak» ve 649,00 Euro işlemiş faizden sorumlu olduğu, ayrıca davacının nakliye bedeline yönelik talebinin sübut bulmadığı gerekçesiyle davalının icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, davalı ... şirketinin sigortalı makinenin «hasar» tespitini yaparken bir kısım parçalarda %100 oranında, bir kısım parçalarda ise %20 oranında ömür tenzili uygulamasının poliçeye ve genel şartlara aykırı olduğunu ileri sürerek ömür tenzili nedeniyle kesilen tazminatın tahsili için davalı ... şirketi aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı vekili ise davaya cevap vermemiş, ancak «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde ömür tenzilinin hukuka uygun olduğunu savunmuştur.
Oysa, «uyuşmazlık konusu» olmayan ve davalı tarafından «hasar» tespitinde dahi uygulanmayan ayrıca davalı tarafından yargılamanın hiçbir aşamasında savunulmayan makine kırılması genel şartlarının 14/c maddesinin, mahkemece resen göz önüne alınması HMK’nın 25. maddesinde düzenlenen taraflarca getirilme ilkesine aykırılık oluşturmuştur.
Mahkemece, yazılı şekilde, davalı ... şirketinin ömür tenzili uygulamasının hukuka uygun olmadığı, ancak makine kırılması genel şartlarının 14/c maddesi gereğince her «hasarın» %20’sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11391 E. 2017/4171 K.
Ortak:makine kırılması sigortası · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda… nma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından ömürlü parçalar için %40 ömür tenzili uygulaması yapılarak 14.980,95 Euro ödeme yapılmış ise de «makine kırılması sigortası» genel şartları gereğince ömür tenzili uygulanmasının hukuki olmadığı gerekçesiyle davalının icra dosyasına yaptığı «kısmi itirazının» iptaline, icra takibinin 1.661,00 Euro «asıl alacak», 1.000,00 TL nakliye bedeli ve «işlemiş faiz» üzerinden devamına, asıl alacağın % 20’si icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu nedenle, İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleşmediğinden, davacı tarafın «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar vermek gerekirken kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. ./..
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «makine kırılması sigorta poliçesinin» düzenlendiği ve sigortalı makinenin hasarlandığı, «hasarın» «teminat kapsamında» olduğu, poliçe kapsamında uygulanması gereken eksik sigorta da uygulandıktan sonra hasar bedelinin 8.192,58 Euro olarak tespit edildiği, taraflar arasındaki poliçede her bir makine içinde hasarın %10'u minimum 1.000,00 Euro «muafiyet» uygulanacağının belirlendiği, ayrıca poliçe genel şartlarının 14/c maddesinde, poliçede her makine veya tesisat için gösterilmiş olan asgari muafiyet oranından aşağı olmamak kaydıyla aksine sözleşme yok ise her hasarın %20'sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği ve bu genel şartın aksine «özel şartlarda» ayrıca bir hüküm bulunmadığı, bu durumda tespit edilen hasar bedelinden muafiyet oranı ve sigortalının uhdesinde kalacak %20 oranının mahsubundan sonra davalı tarafın 5.554,07 Euro «asıl alacak» ve 231,22 Euro işlemiş faizden sorumlu olduğu, ayrıca nakliye bedelinin de poliçe kapsamında olup 1.000,00 TL nakliye bedelinin makul olduğu gerekçesiyle davalının icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminata ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel dava şartı · bilirkişi raporuna itiraz · muafiyet · teminat kapsamı · kamu düzeni · uyuşmazlık konusu · hasar · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «makine kırılması sigorta poliçesinin» düzenlendiği ve sigortalı makinenin hasarlandığı, «hasarın» «teminat kapsamında» olduğu, poliçe kapsamında uygulanması gereken eksik sigorta da uygulandıktan sonra hasar bedelinin 8.192,58 Euro olarak tespit edildiği, taraflar arasındaki poliçede her bir makine içinde hasarın %10'u minimum 1.000,00 Euro «muafiyet» uygulanacağının belirlendiği, ayrıca poliçe genel şartlarının 14/c maddesinde, poliçede her makine veya tesisat için gösterilmiş olan asgari muafiyet oranından aşağı olmamak kaydıyla aksine sözleşme yok ise her hasarın %20'sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği ve bu genel şartın aksine «özel şartlarda» ayrıca bir hüküm bulunmadığı, bu durumda tespit edilen hasar bedelinden muafiyet oranı ve sigortalının uhdesinde kalacak %20 oranının mahsubundan sonra davalı tarafın 5.554,07 Euro «asıl alacak» ve 231,22 Euro işlemiş faizden sorumlu olduğu, ayrıca nakliye bedelinin de poliçe kapsamında olup 1.000,00 TL nakliye bedelinin makul olduğu gerekçesiyle davalının icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, davalı ... şirketinin sigortalı makinenin «hasar» tespitini yaparken değiştirilen parçalar için %100 oranında ömür tenzili uygulamasının poliçeye ve genel şartlara aykırı olduğunu ileri sürerek ömür tenzili nedeniyle ödenmeyen tazminatın tahsili için davalı ... şirketi aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı vekili ise davaya cevap vermemiş, ancak «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde ömür tenzilinin hukuka uygun olduğunu savunmuştur.
Oysa, «uyuşmazlık konusu» olmayan ve davalı tarafından «hasar» tespitinde dahi uygulanmayan ayrıca davalı tarafından yargılamanın hiçbir aşamasında savunulmayan makine kırılması genel şartlarının 14/c maddesinin, mahkemece resen göz önüne alınması HMK’nın 25. maddesinde düzenlenen taraflarca getirilme ilkesine aykırılık oluşturmuştur.
Mahkemece, yazılı şekilde, davalı ... şirketinin ömür tenzili uygulamasının hukuka uygun olmadığı, ancak makine kırılması genel şartlarının 14/c maddesi gereğince her «hasarın» %20’sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11396 E. 2017/4176 K.
Ortak:makine kırılması sigortası · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda… nma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından ömürlü parçalar için %40 ömür tenzili uygulaması yapılarak 14.980,95 Euro ödeme yapılmış ise de «makine kırılması sigortası» genel şartları gereğince ömür tenzili uygulanmasının hukuki olmadığı gerekçesiyle davalının icra dosyasına yaptığı «kısmi itirazının» iptaline, icra takibinin 1.661,00 Euro «asıl alacak», 1.000,00 TL nakliye bedeli ve «işlemiş faiz» üzerinden devamına, asıl alacağın % 20’si icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu nedenle, İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleşmediğinden, davacı tarafın «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar vermek gerekirken kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. ./..
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «makine kırılması sigorta poliçesinin» düzenlendiği ve sigortalı makinenin hasarlandığı, poliçe kapsamında uygulanması gereken eksik sigorta da uygulandıktan sonra «hasar» bedelinin 5.301,26 Euro olarak tespit edildiği, taraflar arasındaki poliçede her bir makine içinde hasarın %10'u minimum 1.000,00 Euro «muafiyet» uygulanacağının belirlendiği, ayrıca poliçe genel şartlarının 14/c maddesinde, aksine sözleşme yok ise her hasarın %20'sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği ve bu genel şartın aksine «özel şartlarda» ayrıca bir hüküm bulunmadığı, bu durumda tespit edilen hasar bedelinden muafiyet oranı ve sigortalının uhdesinde kalacak %20 oranının mahsubundan sonra davalı tarafın 3.241,01 Euro’dan sorumlu olduğu, bu miktardan davalının ödediği miktarın mahsubu ile davalının bakiye 587,01 Euro «asıl alacak» ve 32,95 Euro işlemiş faizden sorumlu olduğu gerekçesiyle davalının icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminata ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel dava şartı · bilirkişi raporuna itiraz · muafiyet · kamu düzeni · uyuşmazlık konusu · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «makine kırılması sigorta poliçesinin» düzenlendiği ve sigortalı makinenin hasarlandığı, poliçe kapsamında uygulanması gereken eksik sigorta da uygulandıktan sonra «hasar» bedelinin 5.301,26 Euro olarak tespit edildiği, taraflar arasındaki poliçede her bir makine içinde hasarın %10'u minimum 1.000,00 Euro «muafiyet» uygulanacağının belirlendiği, ayrıca poliçe genel şartlarının 14/c maddesinde, aksine sözleşme yok ise her hasarın %20'sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği ve bu genel şartın aksine «özel şartlarda» ayrıca bir hüküm bulunmadığı, bu durumda tespit edilen hasar bedelinden muafiyet oranı ve sigortalının uhdesinde kalacak %20 oranının mahsubundan sonra davalı tarafın 3.241,01 Euro’dan sorumlu olduğu, bu miktardan davalının ödediği miktarın mahsubu ile davalının bakiye 587,01 Euro «asıl alacak» ve 32,95 Euro işlemiş faizden sorumlu olduğu gerekçesiyle davalının icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, davalı ... şirketinin sigortalı makinenin «hasar» tespitini yaparken değiştirilen parçalar için %40 oranında ömür tenzili uygulamasının poliçeye ve genel şartlara aykırı olduğunu ileri sürerek ömür tenzili nedeniyle kesilen tazminatın tahsili için davalı ... şirketi aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı vekili ise davaya cevap vermemiş, ancak «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde ömür tenzilinin hukuka uygun olduğunu savunmuştur.
Oysa, «uyuşmazlık konusu» olmayan ve davalı tarafından «hasar» tespitinde dahi uygulanmayan ayrıca davalı tarafından yargılamanın hiçbir aşamasında savunulmayan makine kırılması genel şartlarının 14/c maddesinin, mahkemece resen göz önüne alınması HMK’nın 25. maddesinde düzenlenen taraflarca getirilme ilkesine aykırılık oluşturmuştur.
Mahkemece, yazılı şekilde, davalı ... şirketinin ömür tenzili uygulamasının hukuka uygun olmadığı, ancak makine kırılması genel şartlarının 14/c maddesi gereğince her «hasarın» %20’sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11397 E. 2017/4177 K.
Ortak:makine kırılması sigortası · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda… nma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından ömürlü parçalar için %40 ömür tenzili uygulaması yapılarak 14.980,95 Euro ödeme yapılmış ise de «makine kırılması sigortası» genel şartları gereğince ömür tenzili uygulanmasının hukuki olmadığı gerekçesiyle davalının icra dosyasına yaptığı «kısmi itirazının» iptaline, icra takibinin 1.661,00 Euro «asıl alacak», 1.000,00 TL nakliye bedeli ve «işlemiş faiz» üzerinden devamına, asıl alacağın % 20’si icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu nedenle, İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleşmediğinden, davacı tarafın «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar vermek gerekirken kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. ./..
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «makine kırılması sigorta poliçesinin» düzenlendiği ve sigortalı makinenin hasarlandığı, poliçe kapsamında uygulanması gereken eksik sigorta da uygulandıktan sonra «hasar» bedelinin 28.316,21 Euro olarak tespit edildiği, taraflar arasındaki poliçede her bir makine içinde hasarın %10'u minimum 1.000,00 Euro «muafiyet» uygulanacağının belirlendiği, ayrıca poliçe genel şartlarının 14/c maddesinde, poliçede her makine veya tesisat için gösterilmiş olan asgari muafiyet oranından aşağı olmamak kaydıyla aksine sözleşme yok ise her hasarın %20'sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği ve bu genel şartın aksine «özel şartlarda» ayrıca bir hüküm bulunmadığı, bu durumda tespit edilen hasar bedelinden muafiyet oranı ve sigortalının uhdesinde kalacak %20 oranının mahsubundan sonra davalı tarafın 19.821,35 Euro’dan sorumlu olduğu, bu miktardan davalının ödediği miktarın mahsubu ile davalının bakiye 6.457,35 Euro «asıl alacak» ve 223,31 Euro işlemiş faizden sorumlu olduğu, ayrıca davacının nakliye bedeline yönelik talebinin sübut bulmadığı gerekçesiyle davalının icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminata ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel dava şartı · bilirkişi raporuna itiraz · muafiyet · kamu düzeni · uyuşmazlık konusu · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «makine kırılması sigorta poliçesinin» düzenlendiği ve sigortalı makinenin hasarlandığı, poliçe kapsamında uygulanması gereken eksik sigorta da uygulandıktan sonra «hasar» bedelinin 28.316,21 Euro olarak tespit edildiği, taraflar arasındaki poliçede her bir makine içinde hasarın %10'u minimum 1.000,00 Euro «muafiyet» uygulanacağının belirlendiği, ayrıca poliçe genel şartlarının 14/c maddesinde, poliçede her makine veya tesisat için gösterilmiş olan asgari muafiyet oranından aşağı olmamak kaydıyla aksine sözleşme yok ise her hasarın %20'sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği ve bu genel şartın aksine «özel şartlarda» ayrıca bir hüküm bulunmadığı, bu durumda tespit edilen hasar bedelinden muafiyet oranı ve sigortalının uhdesinde kalacak %20 oranının mahsubundan sonra davalı tarafın 19.821,35 Euro’dan sorumlu olduğu, bu miktardan davalının ödediği miktarın mahsubu ile davalının bakiye 6.457,35 Euro «asıl alacak» ve 223,31 Euro işlemiş faizden sorumlu olduğu, ayrıca davacının nakliye bedeline yönelik talebinin sübut bulmadığı gerekçesiyle davalının icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, davalı ... şirketinin sigortalı makinenin «hasar» tespitini yaparken değiştirilen parçalar için %30,35 oranında ömür tenzili uygulamasının poliçeye ve genel şartlara aykırı olduğunu ileri sürerek ömür tenzili nedeniyle kesilen tazminatın tahsili için davalı ... şirketi aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı vekili ise davaya cevap vermemiş, ancak «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde ömür tenzilinin hukuka uygun olduğunu savunmuştur.
Oysa, «uyuşmazlık konusu» olmayan ve davalı tarafından «hasar» tespitinde dahi uygulanmayan ayrıca davalı tarafından yargılamanın hiçbir aşamasında savunulmayan makine kırılması genel şartlarının 14/c maddesinin, mahkemece resen göz önüne alınması HMK’nın 25. maddesinde düzenlenen taraflarca getirilme ilkesine aykırılık oluşturmuştur.
Mahkemece, yazılı şekilde, davalı ... şirketinin ömür tenzili uygulamasının hukuka uygun olmadığı, ancak makine kırılması genel şartlarının 14/c maddesi gereğince her «hasarın» %20’sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11392 E. 2017/4172 K.
Ortak:makine kırılması sigortası · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda… nma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından ömürlü parçalar için %40 ömür tenzili uygulaması yapılarak 14.980,95 Euro ödeme yapılmış ise de «makine kırılması sigortası» genel şartları gereğince ömür tenzili uygulanmasının hukuki olmadığı gerekçesiyle davalının icra dosyasına yaptığı «kısmi itirazının» iptaline, icra takibinin 1.661,00 Euro «asıl alacak», 1.000,00 TL nakliye bedeli ve «işlemiş faiz» üzerinden devamına, asıl alacağın % 20’si icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu nedenle, İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleşmediğinden, davacı tarafın «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar vermek gerekirken kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. ./..
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «makine kırılması sigorta poliçesinin» düzenlendiği ve sigortalı makinenin hasarlandığı, poliçe kapsamında «hasar» bedelinin 6.«265»,36 Euro olarak tespit edildiği, taraflar arasındaki poliçede her bir makine içinde hasarın %10'u minimum 1.000,00 Euro «muafiyet» uygulanacağının belirlendiği, ayrıca poliçe genel şartlarının 14/c maddesinde, poliçede her makine veya tesisat için gösterilmiş olan asgari muafiyet oranından aşağı olmamak kaydıyla aksine sözleşme yok ise her hasarın %20'sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği ve bu genel şartın aksine «özel şartlarda» ayrıca bir hüküm bulunmadığı, bu durumda tespit edilen hasar bedelinden muafiyet oranı ve sigortalının uhdesinde kalacak %20 oranının mahsubundan sonra davalı tarafın 4.012,29 Euro’dan sorumlu olduğu, bu miktardan davalının ödediği miktarın mahsubu ile davalının bakiye 196,97 Euro «asıl alacak» ve 12,49 Euro işlemiş faizden sorumlu olduğu gerekçesiyle davalının icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminata ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel dava şartı · bilirkişi raporuna itiraz · i̇i̇k 265 · muafiyet · kamu düzeni · uyuşmazlık konusu · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «makine kırılması sigorta poliçesinin» düzenlendiği ve sigortalı makinenin hasarlandığı, poliçe kapsamında «hasar» bedelinin 6.«265»,36 Euro olarak tespit edildiği, taraflar arasındaki poliçede her bir makine içinde hasarın %10'u minimum 1.000,00 Euro «muafiyet» uygulanacağının belirlendiği, ayrıca poliçe genel şartlarının 14/c maddesinde, poliçede her makine veya tesisat için gösterilmiş olan asgari muafiyet oranından aşağı olmamak kaydıyla aksine sözleşme yok ise her hasarın %20'sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği ve bu genel şartın aksine «özel şartlarda» ayrıca bir hüküm bulunmadığı, bu durumda tespit edilen hasar bedelinden muafiyet oranı ve sigortalının uhdesinde kalacak %20 oranının mahsubundan sonra davalı tarafın 4.012,29 Euro’dan sorumlu olduğu, bu miktardan davalının ödediği miktarın mahsubu ile davalının bakiye 196,97 Euro «asıl alacak» ve 12,49 Euro işlemiş faizden sorumlu olduğu gerekçesiyle davalının icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, davalı ... şirketinin sigortalı makinenin «hasar» tespitini yaparken değiştirilen parçalar için %20 oranında ömür tenzili uygulamasının poliçeye ve genel şartlara aykırı olduğunu ileri sürerek ömür tenzili nedeniyle kesilen tazminatın tahsili için davalı ... şirketi aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı vekili ise davaya cevap vermemiş, ancak «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde ömür tenzilinin hukuka uygun olduğunu savunmuştur.
Oysa, «uyuşmazlık konusu» olmayan ve davalı tarafından «hasar» tespitinde dahi uygulanmayan ayrıca davalı tarafından yargılamanın hiçbir aşamasında savunulmayan makine kırılması genel şartlarının 14/c maddesinin, mahkemece resen göz önüne alınması HMK’nın 25. maddesinde düzenlenen taraflarca getirilme ilkesine aykırılık oluşturmuştur.
Mahkemece, yazılı şekilde, davalı ... şirketinin ömür tenzili uygulamasının hukuka uygun olmadığı, ancak makine kırılması genel şartlarının 14/c maddesi gereğince her «hasarın» %20’sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11394 E. 2017/4174 K.
Ortak:makine kırılması sigortası · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda… nma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından ömürlü parçalar için %40 ömür tenzili uygulaması yapılarak 14.980,95 Euro ödeme yapılmış ise de «makine kırılması sigortası» genel şartları gereğince ömür tenzili uygulanmasının hukuki olmadığı gerekçesiyle davalının icra dosyasına yaptığı «kısmi itirazının» iptaline, icra takibinin 1.661,00 Euro «asıl alacak», 1.000,00 TL nakliye bedeli ve «işlemiş faiz» üzerinden devamına, asıl alacağın % 20’si icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu nedenle, İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleşmediğinden, davacı tarafın «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar vermek gerekirken kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. ./..
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «makine kırılması sigorta poliçesinin» düzenlendiği ve sigortalı makinenin hasarlandığı, poliçe kapsamında uygulanması gereken eksik sigorta da uygulandıktan sonra «hasar» bedelinin 12.482,08 Euro olarak tespit edildiği, taraflar arasındaki poliçede her bir makine için hasarın %10'u minimum 1.000,00 Euro «muafiyet» uygulanacağının belirlendiği, ayrıca poliçe genel şartlarının 14/c maddesinde, poliçede her makine veya tesisat için gösterilmiş olan asgari muafiyet oranından aşağı olmamak kaydıyla aksine sözleşme yok ise her hasarın %20'sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği, bu genel şartın aksine «özel şartlarda» ayrıca bir hüküm bulunmadığı, bu durumda tespit edilen hasar bedelinden muafiyet oranı ve sigortalının uhdesinde kalacak %20 oranının mahsubundan sonra davalı tarafın 8.737,47 Euro’dan sorumlu olduğu, bu miktardan davalının yaptığı ödemenin indirimi ile davalının bakiye 2.603,51 Euro «asıl alacak» ve 93,69 Euro işlemiş faizden sorumlu olduğu gerekçesiyle davalının icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminata ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel dava şartı · bilirkişi raporuna itiraz · muafiyet · kamu düzeni · uyuşmazlık konusu · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «makine kırılması sigorta poliçesinin» düzenlendiği ve sigortalı makinenin hasarlandığı, poliçe kapsamında uygulanması gereken eksik sigorta da uygulandıktan sonra «hasar» bedelinin 12.482,08 Euro olarak tespit edildiği, taraflar arasındaki poliçede her bir makine için hasarın %10'u minimum 1.000,00 Euro «muafiyet» uygulanacağının belirlendiği, ayrıca poliçe genel şartlarının 14/c maddesinde, poliçede her makine veya tesisat için gösterilmiş olan asgari muafiyet oranından aşağı olmamak kaydıyla aksine sözleşme yok ise her hasarın %20'sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği, bu genel şartın aksine «özel şartlarda» ayrıca bir hüküm bulunmadığı, bu durumda tespit edilen hasar bedelinden muafiyet oranı ve sigortalının uhdesinde kalacak %20 oranının mahsubundan sonra davalı tarafın 8.737,47 Euro’dan sorumlu olduğu, bu miktardan davalının yaptığı ödemenin indirimi ile davalının bakiye 2.603,51 Euro «asıl alacak» ve 93,69 Euro işlemiş faizden sorumlu olduğu gerekçesiyle davalının icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, davalı ... şirketinin sigortalı makinenin «hasar» tespitini yaparken değiştirilen parçalar için %20 oranında ömür tenzili uygulamasının poliçeye ve genel şartlara aykırı olduğunu ileri sürerek ömür tenzili nedeniyle kesilen tazminatın tahsili için davalı ... şirketi aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı vekili ise davaya cevap vermemiş, ancak «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde ömür tenzilinin hukuka uygun olduğunu savunmuştur.
Oysa, «uyuşmazlık konusu» olmayan ve davalı tarafından «hasar» tespitinde dahi uygulanmayan ayrıca davalı tarafından yargılamanın hiçbir aşamasında savunulmayan makine kırılması genel şartlarının 14/c maddesinin, mahkemece resen göz önüne alınması HMK’nın 25. maddesinde düzenlenen taraflarca getirilme ilkesine aykırılık oluşturmuştur.
Mahkemece, yazılı şekilde, davalı ... şirketinin ömür tenzili uygulamasının hukuka uygun olmadığı, ancak makine kırılması genel şartlarının 14/c maddesi gereğince her «hasarın» %20’sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11390 E. 2017/4170 K.
Ortak:makine kırılması sigortası · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda… nma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından ömürlü parçalar için %40 ömür tenzili uygulaması yapılarak 14.980,95 Euro ödeme yapılmış ise de «makine kırılması sigortası» genel şartları gereğince ömür tenzili uygulanmasının hukuki olmadığı gerekçesiyle davalının icra dosyasına yaptığı «kısmi itirazının» iptaline, icra takibinin 1.661,00 Euro «asıl alacak», 1.000,00 TL nakliye bedeli ve «işlemiş faiz» üzerinden devamına, asıl alacağın % 20’si icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu nedenle, İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleşmediğinden, davacı tarafın «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar vermek gerekirken kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. ./..
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «makine kırılması sigorta poliçesinin» düzenlendiği ve sigortalı makinenin hasarlandığı, poliçe kapsamında uygulanması gereken eksik sigorta da uygulandıktan sonra «hasar» bedelinin 16.313,09 Euro olarak tespit edildiği, taraflar arasındaki poliçede her bir makine içinde hasarın %10'u minimum 1.000,00 Euro «muafiyet» uygulanacağının belirlendiği, ayrıca poliçe genel şartlarının 14/c maddesinde, poliçede her makine veya tesisat için gösterilmiş olan asgari muafiyet oranından aşağı olmamak kaydıyla aksine sözleşme yok ise her hasarın %20'sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği ve bu genel şartın aksine «özel şartlarda» ayrıca bir hüküm bulunmadığı, bu durumda tespit edilen hasar bedelinden muafiyet oranı ve sigortalının uhdesinde kalacak %20 oranının mahsubundan sonra davalı tarafın 11.419,17 Euro’dan sorumlu olduğu, bu miktardan davalının ödediği miktarın mahsubu ile davalının bakiye 4.280,47 Euro «asıl alacak» ve 131,49 Euro işlemiş faizden sorumlu olduğu gerekçesiyle davalının icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminata ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel dava şartı · bilirkişi raporuna itiraz · muafiyet · kamu düzeni · uyuşmazlık konusu · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «makine kırılması sigorta poliçesinin» düzenlendiği ve sigortalı makinenin hasarlandığı, poliçe kapsamında uygulanması gereken eksik sigorta da uygulandıktan sonra «hasar» bedelinin 16.313,09 Euro olarak tespit edildiği, taraflar arasındaki poliçede her bir makine içinde hasarın %10'u minimum 1.000,00 Euro «muafiyet» uygulanacağının belirlendiği, ayrıca poliçe genel şartlarının 14/c maddesinde, poliçede her makine veya tesisat için gösterilmiş olan asgari muafiyet oranından aşağı olmamak kaydıyla aksine sözleşme yok ise her hasarın %20'sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği ve bu genel şartın aksine «özel şartlarda» ayrıca bir hüküm bulunmadığı, bu durumda tespit edilen hasar bedelinden muafiyet oranı ve sigortalının uhdesinde kalacak %20 oranının mahsubundan sonra davalı tarafın 11.419,17 Euro’dan sorumlu olduğu, bu miktardan davalının ödediği miktarın mahsubu ile davalının bakiye 4.280,47 Euro «asıl alacak» ve 131,49 Euro işlemiş faizden sorumlu olduğu gerekçesiyle davalının icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, davalı ... şirketinin sigortalı makinenin «hasar» tespitini yaparken değiştirilen parçalar için %81 oranında ömür tenzili uygulamasının poliçeye ve genel şartlara aykırı olduğunu ileri sürerek ömür tenzili nedeniyle kesilen tazminatın tahsili için davalı ... şirketi aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı vekili ise davaya cevap vermemiş, ancak «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde ömür tenzilinin hukuka uygun olduğunu savunmuştur.
Oysa, «uyuşmazlık konusu» olmayan ve davalı tarafından «hasar» tespitinde dahi uygulanmayan ayrıca davalı tarafından yargılamanın hiçbir aşamasında savunulmayan makine kırılması genel şartlarının 14/c maddesinin, mahkemece resen göz önüne alınması HMK’nın 25. maddesinde düzenlenen taraflarca getirilme ilkesine aykırılık oluşturmuştur.
Mahkemece, yazılı şekilde, davalı ... şirketinin ömür tenzili uygulamasının hukuka uygun olmadığı, ancak makine kırılması genel şartlarının 14/c maddesi gereğince her «hasarın» %20’sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/14195 E. , 2017/1802 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/03/2014 tarih ve 2012/380-2014/79 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket tarafından “makine kırılması sigorta poliçesi” ile sigortalı bulunan müvekkiline ait 2001 model lastikli yükleyicinin hasarlandığını, hasarın meydana gelmesinden sonra davalı şirkete hasarın ihbar edildiğini, davalı şirket tarafından hasar nedeniyle alınan ekspertiz raporunda hasarın teminat kapsamında olduğunun ifade edildiğini, buna rağmen hasarın tazmin edilmediğini, başlatılan icra takibine davalının kısmen itiraz ettiğini ve hasar kapsamında değişen ömürlü parçalardan haksız olarak %40 indirim yaparak 14.980,95 Euro ödeme yaptığını, davalı şirketin ömür tenzili uygulamasının makine kırılması sigortası genel şartlarına aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirketin 1.661,00 Euro asıl alacağa, 1.000,00 TL araç nakliye bedeline ve işlemiş faizlerine yapmış olduğu itirazın iptaline ve %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından ömürlü parçalar için %40 ömür tenzili uygulaması yapılarak 14.980,95 Euro ödeme yapılmış ise de makine kırılması sigortası genel şartları gereğince ömür tenzili uygulanmasının hukuki olmadığı gerekçesiyle davalının icra dosyasına yaptığı kısmi itirazının iptaline, icra takibinin 1.661,00 Euro asıl alacak, 1.000,00 TL nakliye bedeli ve işlemiş faiz üzerinden devamına, asıl alacağın % 20’si icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, makine kırılması sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava konusu olay tazminat hukukunu ilgilendirdiğinden ve tazmini gerekecek bedel taraflar arasında açıkça kararlaştırılmadığından, tazminat alacağı önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşımamaktadır. Bu nedenle, İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleşmediğinden, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekirken kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
./..
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/03/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesine ve buna göre düzenlenen poliçeye göre davalı tarafından ödenmeyen sigorta bedeline ilişkin icra takibine vaki itirazın iptali isteminden ibarettir.
İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip takibi durduran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli veya belirlenmesi için bütün unsurlar bilinebilir nitelikte ise, bir başka söyleyişle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumdaysa, alacak belgeye bağlı olmasa dahi, takibe vaki itirazın haksız olduğunun kabulüyle birlikte borçlunun inkar tazminatı ödemesine de hükmedilmesi yasa gereğidir. Kanun hükmünün uygulanmasında yerleşmiş olan ve fakat kanun maddesi ile amaçlanan hususları tam olarak açıklamaktan uzak bulunan "alacağın likit olması" kavramının, yukarda açıklanan biçimde yorumlanmasında zorunluluk vardır.
Yapılan yargılama sonucunda, davalı ... şirketinin, poliçe sigorta genel şartlarındaki hükmün aksine, sigortalı makineye takılan parçaların bir kısmının değerinden ömür tenzili yapmasının yerinde olmadığı, yine nakliye ücretinin de sigorta teminatına dahil olduğu anlaşılmakla itirazına konu ettiği bu tutarı da aralarındaki sigorta sözleşmesine ve poliçe hükümlerine göre davacı alacaklı sigortalıya ödemesi gerektiği anlaşılmış, takibe vaki itirazın haksız olduğu ortaya çıkmıştır. Davalı sigortacının, kendi düzenlediği poliçeden ve bunun eki niteliğindeki sigorta genel şartlarından haberdar olmadığından söz edilemeyeceğinden ve buna bağlı olarak itirazına konu ettiği tutarı da davacı sigortalıya ödemesi gerektiğini bilemeyeceğinden söz edilemez.
Somut olay bakımından, çözümü gereken unsur, davalı sigortacının poliçe ve sigorta genel şartlarına göre ödemesi gereken sigorta bedelinden itirazına konu ettiği şekilde bir indirim yapıp yapamayacağı hususu olup mahkemece kabul edildiği ve temyiz incelemesi sonucunda davalı yanın sair temyiz itirazlarının reddedilmiş olması da gözetildiğinde Dairemizce de benimsendiği üzere davalı sigortacının, bu şekilde bir indirim yapma hakkı yoktur. Şu halde, mahkemece, itirazın iptal edilen kesimi üzerinden inkar tazminatına hükmedilmiş olmasında yasaya bir aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanmaya çalışılan nedenlerle, Dairemiz çoğunluğunun davanın sözleşmeye dayalı olmayıp tazmini nitelikte bir dava olduğu, takibe konu alacağın "likit" olmadığı gerekçesi ile inkar tazminatı yönünden hükmün bozulmasına yönelik kararına katılamıyoruz.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/323836800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz