6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11394 E. 2017/4174 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
makine kırılması sigortası özel dava şartı bilirkişi raporuna itiraz muafiyet kamu düzeni uyuşmazlık konusu asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı sigorta poliçesi hasar

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 25

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında makine kırılması sigorta poliçesinin düzenlendiği ve sigortalı makinenin hasarlandığı, poliçe kapsamında uygulanması gereken eksik sigorta da uygulandıktan sonra hasar bedelinin 12.482,08 Euro olarak tespit edildiği, taraflar arasındaki poliçede her bir makine için hasarın %10'u minimum 1.000,00 Euro muafiyet uygulanacağının belirlendiği, ayrıca poliçe genel şartlarının 14/c maddesinde, poliçede her makine veya tesisat için gösterilmiş olan asgari muafiyet oranından aşağı olmamak kaydıyla aksine sözleşme yok ise her hasarın %20'sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği, bu genel şartın aksine özel şartlarda ayrıca bir hüküm bulunmadığı, bu durumda tespit edilen hasar bedelinden muafiyet oranı ve sigortalının uhdesinde kalacak %20 oranının mahsubundan sonra davalı tarafın 8.737,47 Euro’dan sorumlu olduğu, bu miktardan davalının yaptığı ödemenin indirimi ile davalının bakiye 2.603,51 Euro asıl alacak ve 93,69 Euro işlemiş faizden sorumlu olduğu gerekçesiyle davalının icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline ve alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, makine kırılması sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminata ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı ... şirketinin sigortalı makinenin hasar tespitini yaparken değiştirilen parçalar için %20 oranında ömür tenzili uygulamasının poliçeye ve genel şartlara aykırı olduğunu ileri sürerek ömür tenzili nedeniyle kesilen tazminatın tahsili için davalı ... şirketi aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı vekili ise davaya cevap vermemiş, ancak bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ömür tenzilinin hukuka uygun olduğunu savunmuştur. Mahkemece, yazılı şekilde, davalı ... şirketinin ömür tenzili uygulamasının hukuka uygun olmadığı, ancak makine kırılması genel şartlarının 14/c maddesi gereğince her hasarın %20’sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, uyuşmazlık konusu olmayan ve davalı tarafından hasar tespitinde dahi uygulanmayan ayrıca davalı tarafından yargılamanın hiçbir aşamasında savunulmayan makine kırılması genel şartlarının 14/c maddesinin, mahkemece resen göz önüne alınması HMK’nın 25. maddesinde düzenlenen taraflarca getirilme ilkesine aykırılık oluşturmuştur.

Gerçektende, HMK'nın 25. maddesi gereğince kanunda gösterilen istisnalar dışında hakim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz. Taraflarca getirilme ilkesinin sonucu olarak hakim, tarafların ileri sürmediği vakıaları kendiliğinden araştıramaz. Bu durumun istisnası ise kamu düzenini ilgilendiren davalar olup, bu davalarda kendiliğinden araştırma ilkesi uygulanır.

Bu durumda, mahkemece, davalı ... şirketinin tazminat hesabında ömür tenzili uygulamasının haksız olduğu belirlendiğine göre uyuşmazlık konusu olmayan makine kırılması genel şartlarının 14/c maddesi gereğince indirim uygulanmadan tazminat hesabı yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde taraflarca getirilmeyen bir hususun resen dikkate alınarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11392 E. 2017/4172 K.

    Ortak: · İtirazın iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11390 E. 2017/4170 K.

    Ortak: · İtirazın iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İtirazın iptali 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11395 E. 2017/4175 K.

    Ortak: · İtirazın iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

5 benzer karar daha
  • İtirazın iptali 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11391 E. 2017/4171 K.

    Ortak: · İtirazın iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11396 E. 2017/4176 K.

    Ortak: · İtirazın iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İtirazın iptali 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11397 E. 2017/4177 K.

    Ortak: · İtirazın iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İtirazın iptali 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11393 E. 2017/4173 K.

    Ortak: · İtirazın iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İtrazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14195 E. 2017/1802 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/11394 E.  ,  2017/4174 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/12/2015 tarih ve 2014/603-2015/1201 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkili şirkete ait Kawasaki marka 2007 model yükleyicinin davalı şirket tarafından “Makine Kırılması Sigorta Poliçesi” ile sigortalandığını, meydana gelen hasarın yasal süre içinde davalı şirkete ihbar edildiğini, hasarın sigorta teminatı kapsamında olduğunu ve toplam hasarın 12.003,58 Euro olarak tespit edildiğini, ancak davalı şirketin ödenmesi gereken bedel üzerinden %20 oranında ömür tenzili yaparak ödeme yaptığını, bu durumun taraflar arasında düzenlenen poliçeye aykırı olduğunu, bunun üzerine müvekkili tarafından bakiye alacak olan 5.924,71 Euro bedele ve işlemiş faize ilişkin olarak davalı şirketi aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının icra dosyasına vaki itirazının iptaline ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı; davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında makine kırılması sigorta poliçesinin düzenlendiği ve sigortalı makinenin hasarlandığı, poliçe kapsamında uygulanması gereken eksik sigorta da uygulandıktan sonra hasar bedelinin 12.482,08 Euro olarak tespit edildiği, taraflar arasındaki poliçede her bir makine için hasarın %10'u minimum 1.000,00 Euro muafiyet uygulanacağının belirlendiği, ayrıca poliçe genel şartlarının 14/c maddesinde, poliçede her makine veya tesisat için gösterilmiş olan asgari muafiyet oranından aşağı olmamak kaydıyla aksine sözleşme yok ise her hasarın %20'sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği, bu genel şartın aksine özel şartlarda ayrıca bir hüküm bulunmadığı, bu durumda tespit edilen hasar bedelinden muafiyet oranı ve sigortalının uhdesinde kalacak %20 oranının mahsubundan sonra davalı tarafın 8.737,47 Euro’dan sorumlu olduğu, bu miktardan davalının yaptığı ödemenin indirimi ile davalının bakiye 2.603,51 Euro asıl alacak ve 93,69 Euro işlemiş faizden sorumlu olduğu gerekçesiyle davalının icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline ve alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, makine kırılması sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminata ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı ... şirketinin sigortalı makinenin hasar tespitini yaparken değiştirilen parçalar için %20 oranında ömür tenzili uygulamasının poliçeye ve genel şartlara aykırı olduğunu ileri sürerek ömür tenzili nedeniyle kesilen tazminatın tahsili için davalı ... şirketi aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı vekili ise davaya cevap vermemiş, ancak bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ömür tenzilinin hukuka uygun olduğunu savunmuştur. Mahkemece, yazılı şekilde, davalı ... şirketinin ömür tenzili uygulamasının hukuka uygun olmadığı, ancak makine kırılması genel şartlarının 14/c maddesi gereğince her hasarın %20’sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Oysa, uyuşmazlık konusu olmayan ve davalı tarafından hasar tespitinde dahi uygulanmayan ayrıca davalı tarafından yargılamanın hiçbir aşamasında savunulmayan makine kırılması genel şartlarının 14/c maddesinin, mahkemece resen göz önüne alınması HMK’nın 25. maddesinde düzenlenen taraflarca getirilme ilkesine aykırılık oluşturmuştur.

Gerçektende, HMK'nın 25. maddesi gereğince kanunda gösterilen istisnalar dışında hakim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz. Taraflarca getirilme ilkesinin sonucu olarak hakim, tarafların ileri sürmediği vakıaları kendiliğinden araştıramaz. Bu durumun istisnası ise kamu düzenini ilgilendiren davalar olup, bu davalarda kendiliğinden araştırma ilkesi uygulanır.

Bu durumda, mahkemece, davalı ... şirketinin tazminat hesabında ömür tenzili uygulamasının haksız olduğu belirlendiğine göre uyuşmazlık konusu olmayan makine kırılması genel şartlarının 14/c maddesi gereğince indirim uygulanmadan tazminat hesabı yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde taraflarca getirilmeyen bir hususun resen dikkate alınarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/371826600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.