İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/6042 E. 2010/7574 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporuna itiraz↗ denetime elverişlilik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davalı vekilince bilirkişi raporunda belirtilen alacak kalemlerine tek tek ve dayanakları da gösterilmek suretiyle itirazda bulunulduğuna göre, bilirkişi raporunun da bu itirazların nasıl karşılandığını gösterir, hüküm kurmaya, izlemeye ve denetime elverişli bir şekilde düzenlenmesinin gerekmesine, somut uyuşmazlıkta hazırlanan bilirkişi raporunun ise davalının itirazlarının tek tek nasıl karşılandığı belirtilmeden düzenlenmiş bulunmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17909 E. 2013/3925 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, davalı idarenin davacıdan doğrudan temin yoluyla taşıma hizmeti aldığı, alınan hizmet karşılığı davacıya ödemesinin eksik yapıldığı gerekçesiyle 268,630 TL'nin «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, taşıma ücretinin tahsiline ilişkin olup mahkemece taşıma ücretinin tespiti için iki kez bilirkişi raporu alınmış olup ilk raporda dosyaya «ibraz» edilen belgelere göre 12.270,00 TL davacının alacağı bulunduğu yönünde görüş bildirilmesine rağmen ikinci raporda aynı evraklara dayanılarak davacı alacağının 268.630,00 TL olduğu belirtilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1931 E. 2013/18369 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporu çelişkisi · ticari defter delili · iade faturası · cari hesap · bilirkişi incelemesi · ticari defter · asıl alacak · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «defterlerinde» davacı tarafından düzenlenen faturaların bulunmadığı, davalı şirket adına takip edilen «cari hesap» durumunun incelenememesi sebebiyle 4 adet «iade faturasının» işlenip işlenmediği ve takip tarihi itibariyle «asıl alacak» miktarının icra dosyasındaki ile aynı olup olmadığının davacı defterlerinden tespitinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu kapsamda davacı, «ticari defterlere delil» olarak dayandığından mahkemece, davacının uyuşmazlığın çıktığı yıla ilişkin ticari defterlerinin istenip öncelikle borcun doğumu bakımından o yıla ait defterlerin incelenmesi gerekir.
Her ne kadar mahkemece bu hususta «bilirkişi incelemesi» yaptırılmışsa da alınan «bilirkişi raporu çelişkili» olup hükmü izleme olanağı vermemektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7456 E. 2012/14987 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reklamasyon faturası · aleyhe delil · iade faturası · ticari defter incelemesi · cari hesap · ticari defter · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, tarafların «cari hesap» şeklinde çalıştıkları ve taraflar arasında imzalanan sözleşmesi gereğince davalının davacıya «iade faturası» kestiği, ancak davacının bu faturaları kayıtlarına almadığı ve noter aracılığı ile iade ettiği, davalının kestiği davacıyı borçlandırıcı «reklamasyon faturalarını» neden kestiği hususunda belge sunmadığı, «ticari defterlere» göre davalının davacıya 4.295,20 TL borçlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile Bakırköy 4.
İcra Müdürlüğü'nün 2009/27777 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 4.295,20-TL lik kısmının iptali ile 4.295,20-TL üzerinden takibin devamına ve takip konusu edilen miktarın likit bulunmadığı gerekçesi ile «icra inkar tazminatı» hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Her ne kadar mahkemece tarafların «ticari defterleri incelenmek» suretiyle hazırlanan bilirkişi raporuna göre karar verilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve verilen hükmü izlemeye elverişli değildir.
Bu itibarla, mahkemece bilirkişiden tarafların «ticari defterlerinde» hangi faturaların kayıtlı olduğu, bedellerinin ödenip ödenmediği ve mahkemece hükmedilen tutarın davalı defterinde davacıya borç olarak görünüp görünmediği tespit edilip, şayet davalı defteri açıkça davacıya ödenmeyen borç olarak gösteriyorsa şimdi olduğu gibi defterindeki «kaydın» davalı «aleyhine delil» oluşturabileceği kabul edilerek hüküm tesisi, aksi halde usulüne uygun tutulan taraf defterlerinin birbirine aykırı kayıt taşıması nedeni ile ticari defterlere gör …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2137 E. 2013/18872 K.
Ortak:denetime elverişlilik
İncelediğiniz kararda… ve dayanakları da gösterilmek suretiyle itirazda bulunulduğuna göre, bilirkişi raporunun da bu itirazların nasıl karşılandığını gösterir, hüküm kurmaya, izlemeye ve «denetime elverişli» bir şekilde düzenlenmesinin gerekmesine, somut uyuşmazlıkta hazırlanan bilirkişi raporunun ise davalının itirazlarının tek tek nasıl karşılandığı belirtilmeden düz …
Benzer bu karardaBu itibarla, davacının istemi doğrultusunda, hüküm kurmaya ve izlemeye elverişli bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «denetime elverişsiz» bilirkişi raporuna dayalı hüküm tesisi olması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısmi itiraz · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının fazla ödemiş olduğu 3.234,76 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, müvekkili aleyhine yapılan takipte müvekkilinin takip konusu miktarın 19.554,29 TL'lik «kısmına itiraz» etmemiş olmasına rağmen, takibe konu tüm miktar üzerinden icra gideri, avukatlık ücreti ve faizle sorumlu tutulduğunu, hesabın yanlış yapıldığını ileri sürmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4806 E. 2011/16869 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtarname · maddi tazminat · ibraz
Benzer bu karardaDavacı, «maddi tazminat» talebinin delili olarak bir kısım belgeler «ibraz» etmiş bulunmaktadır.
Davacı, banka tarafından keşide edilen 11.06.2008 tarihli «ihtarnamenin» 17.06.2008 tarihinde kendisine tebliği üzerine aynı tarihte borcunu yatırmasına rağmen, yakın izlemenin haksız olarak kaldırılmadığını iddia etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/6042 E. , 2010/7574 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.03.2008 gün ve 2006/526-2008/137 sayılı kararı bozan Daire’nin 01.02.2010 gün ve 2008/9894-2010/1059 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 19.06.2003 tarihli acentelik sözleşmesinin feshedildiğini, acentelik sözleşmesinin 14. maddesinde ve Sigorta Murakabe Kanununun 7. maddesinde acentenin bir hafta süresince tahsil ettiği primlerin komisyon ve ilgili vergiler düşüldükten sonra kalan kısmını en geç ertesi hafta son iş günü bitimine kadar sigorta şirketine intikal ettirme zorunluluğu bulunmasına rağmen, davalının aracılık yapıp tanzim ettiği sigorta poliçeleri dolayısıyla müvekkiline ödemede bulunmadığını, başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davalı vekilince bilirkişi raporunda belirtilen alacak kalemlerine tek tek ve dayanakları da gösterilmek suretiyle itirazda bulunulduğuna göre, bilirkişi raporunun da bu itirazların nasıl karşılandığını gösterir, hüküm kurmaya, izlemeye ve denetime elverişli bir şekilde düzenlenmesinin gerekmesine, somut uyuşmazlıkta hazırlanan bilirkişi raporunun ise davalının itirazlarının tek tek nasıl karşılandığı belirtilmeden düzenlenmiş bulunmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm karar düzeltme itirazlarının REDDİNE, alınması gereken 35,50 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 29.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1024364900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz