Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4806 E. 2011/16869 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maddi ve manevi tazminat↗ ihtarname↗ maddi tazminat↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, maddi zarara ilişkin somut delil bildirilmediği, manevi zarara ilişkin de davacı iddiası dışına kanıt bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1-Dava, yakın izleme bildiriminin zamanında geri alınmaması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, banka tarafından keşide edilen 11.06.2008 tarihli ihtarnamenin 17.06.2008 tarihinde kendisine tebliği üzerine aynı tarihte borcunu yatırmasına rağmen, yakın izlemenin haksız olarak kaldırılmadığını iddia etmiştir. Maaş hesabının bulunduğu banka şubesinden gönderilen cevaptan, işlemin 17.10.2008'de sonlandırıldığı sabittir. Her ne kadar davacının 172 TL borcunu hesap özeti tebliğine rağmen ödememesi nedeniyle yakın izlemeye alınmasında bir usulsüzlük yok ise de, davacının parayı yatırması sonrasında bu bildiriminin geri alınmamasından dolayı zarara uğradığının kabulü gerekir. Davacı, maddi tazminat talebinin delili olarak bir kısım belgeler ibraz etmiş bulunmaktadır. Mahkemece hangi nedenle bu belgelere itibar edilmediğinin gerekçesi gösterilmeden, ispat edilmediğinden bahisle bu husustaki istemin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Kaldı ki, davacının bir kısım telefon görüşmeleri yaptığı dosya içeriği ile sabit olduğuna ve bu nedene dayalı olarak zarar uğradığı da hayatın olağan akışına uygun bulunduğuna göre, mahkemece BK m. 42 uyarınca maddi zarara hükmedilmesinin gerektiği hususunun gözden kaçırılması doğru olmamıştır.
2-Öte yandan, memur olan davacının yakın izleme işleminin süresinde kaldırılmaması nedeniyle manevi olarak üzüntü ve sıkıntı yaşadığının kabulü gerekir. Bu halde de mahkemece BK m. 98/2 maddesi delaletiyle anılan Yasanın 49. maddesi uyarınca davacı yararına bir miktar manevi tazminata hükmetmek gerekirken bu yöndeki istemin reddi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6042 E. 2010/7574 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik
Benzer bu kararda… ve dayanakları da gösterilmek suretiyle itirazda bulunulduğuna göre, bilirkişi raporunun da bu itirazların nasıl karşılandığını gösterir, hüküm kurmaya, izlemeye ve «denetime elverişli» bir şekilde düzenlenmesinin gerekmesine, somut uyuşmazlıkta hazırlanan bilirkişi raporunun ise davalının itirazlarının tek tek nasıl karşılandığı belirtilmeden düz …
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1931 E. 2013/18369 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporu çelişkisi · ticari defter delili · iade faturası · cari hesap · bilirkişi incelemesi · ticari defter · asıl alacak · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «defterlerinde» davacı tarafından düzenlenen faturaların bulunmadığı, davalı şirket adına takip edilen «cari hesap» durumunun incelenememesi sebebiyle 4 adet «iade faturasının» işlenip işlenmediği ve takip tarihi itibariyle «asıl alacak» miktarının icra dosyasındaki ile aynı olup olmadığının davacı defterlerinden tespitinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu kapsamda davacı, «ticari defterlere delil» olarak dayandığından mahkemece, davacının uyuşmazlığın çıktığı yıla ilişkin ticari defterlerinin istenip öncelikle borcun doğumu bakımından o yıla ait defterlerin incelenmesi gerekir.
Her ne kadar mahkemece bu hususta «bilirkişi incelemesi» yaptırılmışsa da alınan «bilirkişi raporu çelişkili» olup hükmü izleme olanağı vermemektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/4806 E. , 2011/16869 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/09/2009 tarih ve 2008/423-2009/391 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı banka nezdindeki esnek hesabına ait 172,97 TL borcunu, 250 TL olarak yatırmasına, hesabının kapatılmasına ve ödemeye ilişkin faks çekmesine rağmen, sözkonusu hesaptan kaynaklanan nedenlerle hakkında "yakın izleme" işlemi yapıldığını, defalarca davalı banka şubesine gitmesine rağmen işlemin uzun süre kaldırılmadığını, bu nedenle maaşını aldığı banka kartını 4 aydır aktif olarak kullanamadığını ileri sürerek, yaptığı telefon görüşmeleri nedeniyle 100 TL maddi, haksız uygulamanın halen devam etmesi ve askeri personel olması nedeniyle karşı karşıya bırakıldığı hassas durum nedeniyle 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bankacılık uygulamasında borçlu hesaplarının kat edilmesi ile durumun Merkez Bankasına bildirilmesinin zorunlu olduğunu, bildirimin bankakartı ile para çekmeye engel olmadığını, kusurun maaş alınan bankaya ait olduğunu, manevi tazminatın unsurlarının da oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, maddi zarara ilişkin somut delil bildirilmediği, manevi zarara ilişkin de davacı iddiası dışına kanıt bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1-Dava, yakın izleme bildiriminin zamanında geri alınmaması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, banka tarafından keşide edilen 11.06.2008 tarihli ihtarnamenin 17.06.2008 tarihinde kendisine tebliği üzerine aynı tarihte borcunu yatırmasına rağmen, yakın izlemenin haksız olarak kaldırılmadığını iddia etmiştir. Maaş hesabının bulunduğu banka şubesinden gönderilen cevaptan, işlemin 17.10.2008'de sonlandırıldığı sabittir. Her ne kadar davacının 172 TL borcunu hesap özeti tebliğine rağmen ödememesi nedeniyle yakın izlemeye alınmasında bir usulsüzlük yok ise de, davacının parayı yatırması sonrasında bu bildiriminin geri alınmamasından dolayı zarara uğradığının kabulü gerekir.
Davacı, maddi tazminat talebinin delili olarak bir kısım belgeler ibraz etmiş bulunmaktadır. Mahkemece hangi nedenle bu belgelere itibar edilmediğinin gerekçesi gösterilmeden, ispat edilmediğinden bahisle bu husustaki istemin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Kaldı ki, davacının bir kısım telefon görüşmeleri yaptığı dosya içeriği ile sabit olduğuna ve bu nedene dayalı olarak zarar uğradığı da hayatın olağan akışına uygun bulunduğuna göre, mahkemece BK m. 42 uyarınca maddi zarara hükmedilmesinin gerektiği hususunun gözden kaçırılması doğru olmamıştır.
2-Öte yandan, memur olan davacının yakın izleme işleminin süresinde kaldırılmaması nedeniyle manevi olarak üzüntü ve sıkıntı yaşadığının kabulü gerekir. Bu halde de mahkemece BK m. 98/2 maddesi delaletiyle anılan Yasanın 49. maddesi uyarınca davacı yararına bir miktar manevi tazminata hükmetmek gerekirken bu yöndeki istemin reddi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040781200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz