İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/1931 E. 2013/18369 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporu çelişkisi↗ ticari defter delili↗ iade faturası↗ cari hesap↗ bilirkişi incelemesi↗ ticari defter↗ asıl alacak↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı defterlerinde davacı tarafından düzenlenen faturaların bulunmadığı, davalı şirket adına takip edilen cari hesap durumunun incelenememesi sebebiyle 4 adet iade faturasının işlenip işlenmediği ve takip tarihi itibariyle asıl alacak miktarının icra dosyasındaki ile aynı olup olmadığının davacı defterlerinden tespitinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma akdinden kaynaklandığı iddia olunan alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı gibi davalı da akdi ilişkiyi inkar etmiştir. Bu durumda davacı, alacağının varlığını geçerli delillerle kanıtlamak zorundadır. Bu kapsamda davacı, ticari defterlere delil olarak dayandığından mahkemece, davacının uyuşmazlığın çıktığı yıla ilişkin ticari defterlerinin istenip öncelikle borcun doğumu bakımından o yıla ait defterlerin incelenmesi gerekir. Her ne kadar mahkemece bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılmışsa da alınan bilirkişi raporu çelişkili olup hükmü izleme olanağı vermemektedir. HMK'nun 267 vd. maddeleri uyarınca bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve kurulan hükmü izlemeye imkan vermesi gerekir. Bu durumda içinde taşıma ve muhasebe alanında uzman bilirkişilerin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden hüküm kurmaya ve kurulacak hükmü izlemeye imkan verecek şekilde rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hüküm kurmaya elverişli bulunmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6042 E. 2010/7574 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik
Benzer bu kararda… ve dayanakları da gösterilmek suretiyle itirazda bulunulduğuna göre, bilirkişi raporunun da bu itirazların nasıl karşılandığını gösterir, hüküm kurmaya, izlemeye ve «denetime elverişli» bir şekilde düzenlenmesinin gerekmesine, somut uyuşmazlıkta hazırlanan bilirkişi raporunun ise davalının itirazlarının tek tek nasıl karşılandığı belirtilmeden düz …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4806 E. 2011/16869 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtarname · maddi tazminat · ibraz
Benzer bu karardaDavacı, «maddi tazminat» talebinin delili olarak bir kısım belgeler «ibraz» etmiş bulunmaktadır.
Davacı, banka tarafından keşide edilen 11.06.2008 tarihli «ihtarnamenin» 17.06.2008 tarihinde kendisine tebliği üzerine aynı tarihte borcunu yatırmasına rağmen, yakın izlemenin haksız olarak kaldırılmadığını iddia etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17909 E. 2013/3925 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, davalı idarenin davacıdan doğrudan temin yoluyla taşıma hizmeti aldığı, alınan hizmet karşılığı davacıya ödemesinin eksik yapıldığı gerekçesiyle 268,630 TL'nin «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, taşıma ücretinin tahsiline ilişkin olup mahkemece taşıma ücretinin tespiti için iki kez bilirkişi raporu alınmış olup ilk raporda dosyaya «ibraz» edilen belgelere göre 12.270,00 TL davacının alacağı bulunduğu yönünde görüş bildirilmesine rağmen ikinci raporda aynı evraklara dayanılarak davacı alacağının 268.630,00 TL olduğu belirtilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/1931 E. , 2013/18369 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/06/2012 tarih ve 2010/961-2012/882 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya verdiği taşıma hizmeti karşılığında fatura düzenlediğini, teslim edilen ve süresinde itiraz edilmeyen faturaların ödenmediğini, anılan fatura bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı defterlerinde davacı tarafından düzenlenen faturaların bulunmadığı, davalı şirket adına takip edilen cari hesap durumunun incelenememesi sebebiyle 4 adet iade faturasının işlenip işlenmediği ve takip tarihi itibariyle asıl alacak miktarının icra dosyasındaki ile aynı olup olmadığının davacı defterlerinden tespitinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma akdinden kaynaklandığı iddia olunan alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı gibi davalı da akdi ilişkiyi inkar etmiştir. Bu durumda davacı, alacağının varlığını geçerli delillerle kanıtlamak zorundadır. Bu kapsamda davacı, ticari defterlere delil olarak dayandığından mahkemece, davacının uyuşmazlığın çıktığı yıla ilişkin ticari defterlerinin istenip öncelikle borcun doğumu bakımından o yıla ait defterlerin incelenmesi gerekir. Her ne kadar mahkemece bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılmışsa da alınan bilirkişi raporu çelişkili olup hükmü izleme olanağı vermemektedir. HMK'nun 267 vd. maddeleri uyarınca bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve kurulan hükmü izlemeye imkan vermesi gerekir.
Bu durumda içinde taşıma ve muhasebe alanında uzman bilirkişilerin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden hüküm kurmaya ve kurulacak hükmü izlemeye imkan verecek şekilde rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hüküm kurmaya elverişli bulunmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034345300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz