Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/7456 E. 2012/14987 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
reklamasyon faturası↗ aleyhe delil↗ iade faturası↗ ticari defter incelemesi↗ cari hesap↗ ticari defter↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ cy/cy kaydı↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, tarafların cari hesap şeklinde çalıştıkları ve taraflar arasında imzalanan sözleşmesi gereğince davalının davacıya iade faturası kestiği, ancak davacının bu faturaları kayıtlarına almadığı ve noter aracılığı ile iade ettiği, davalının kestiği davacıyı borçlandırıcı reklamasyon faturalarını neden kestiği hususunda belge sunmadığı, ticari defterlere göre davalının davacıya 4.295,20 TL borçlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü'nün 2009/27777 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 4.295,20-TL lik kısmının iptali ile 4.295,20-TL üzerinden takibin devamına ve takip konusu edilen miktarın likit bulunmadığı gerekçesi ile icra inkar tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava alacak istemine ilişkin olup taraflar tacirdir.
Her ne kadar mahkemece tarafların ticari defterleri incelenmek suretiyle hazırlanan bilirkişi raporuna göre karar verilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve verilen hükmü izlemeye elverişli değildir.
Bu itibarla, mahkemece bilirkişiden tarafların ticari defterlerinde hangi faturaların kayıtlı olduğu, bedellerinin ödenip ödenmediği ve mahkemece hükmedilen tutarın davalı defterinde davacıya borç olarak görünüp görünmediği tespit edilip, şayet davalı defteri açıkça davacıya ödenmeyen borç olarak gösteriyorsa şimdi olduğu gibi defterindeki kaydın davalı aleyhine delil oluşturabileceği kabul edilerek hüküm tesisi, aksi halde usulüne uygun tutulan taraf defterlerinin birbirine aykırı kayıt taşıması nedeni ile ticari defterlere göre uyuşmazlığın çözülemeyeceği gözetilip, dayanılan diğer delillere göre karar verilmesi gerekirken, hüküm kurmaya ve verilen hükmü izlemeye elverişli bulunmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6042 E. 2010/7574 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik
Benzer bu kararda… ve dayanakları da gösterilmek suretiyle itirazda bulunulduğuna göre, bilirkişi raporunun da bu itirazların nasıl karşılandığını gösterir, hüküm kurmaya, izlemeye ve «denetime elverişli» bir şekilde düzenlenmesinin gerekmesine, somut uyuşmazlıkta hazırlanan bilirkişi raporunun ise davalının itirazlarının tek tek nasıl karşılandığı belirtilmeden düz …
-
İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17818 E. 2013/15824 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğü'nün 2009/27777 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 4.295,20-TL lik kısmının iptali ile 4.295,20-TL üzerinden takibin devamına ve takip konusu edilen miktarın likit bulunmadığı gerekçesi ile «icra inkar tazminatı» hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar takip dosyasında talep edilen 16.295,77 TL'nin «icra takibine itirazdan» önce ödendiği, davanın bu miktar üzerinden konusuz kaldığı anlaşılmışsa da davalının açıkça borcun tamamına ve uygulanan faize itiraz ettiği, dolayısıyla davanın açılmasına sebebiyet verdiği, konusuz kalan kısım yönünden de «yargılama giderlerinden» ve «icra inkar tazminatından» davalının sorumlu olduğu, davalı tarafın itirazda bulunduğu 10.825,04 TL'lik kısım yönünden ise, davalının iddia ettiği «fiyat farkı faturasının» davalı kayıtlarında görünmediği, «vadeler» hususunda davalının iddia ettiği gibi bir «teamülün» bulunmadığı gerekçesiyle 16.295,77 TL yönünden takipten sonra ödeme yapıldığından karar «verilmesine yer olmadığına», ancak bu kısım yönünden dava açılmasına davalı sebep verdiğinden «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasına, borçlunun itirazının 10.825,04 TL üzerinden iptaline, bu miktar asıl alacağa takip tarihinden itibaren %9 faiz yürütülmesine, fazlaya dair taleplerin …
Bu itibarla, mahkemece dava açılmadan önce ödenen miktar yönünden davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine ve sadece kabul edilen miktar yönünden «icra inkar tazminatı», «yargılama gideri» ve ücreti vekalete hükmedilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fiyat farkı faturası · yargılama giderlerinden sorumluluk · teamül · yargılama giderleri · icra takibine itiraz · vade · hukuki yarar · yargılama gideri
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar takip dosyasında talep edilen 16.295,77 TL'nin «icra takibine itirazdan» önce ödendiği, davanın bu miktar üzerinden konusuz kaldığı anlaşılmışsa da davalının açıkça borcun tamamına ve uygulanan faize itiraz ettiği, dolayısıyla davanın açılmasına sebebiyet verdiği, konusuz kalan kısım yönünden de «yargılama giderlerinden» ve «icra inkar tazminatından» davalının sorumlu olduğu, davalı tarafın itirazda bulunduğu 10.825,04 TL'lik kısım yönünden ise, davalının iddia ettiği «fiyat farkı faturasının» davalı kayıtlarında görünmediği, «vadeler» hususunda davalının iddia ettiği gibi bir «teamülün» bulunmadığı gerekçesiyle 16.295,77 TL yönünden takipten sonra ödeme yapıldığından karar «verilmesine yer olmadığına», ancak bu kısım yönünden dava açılmasına davalı sebep verdiğinden «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasına, borçlunun itirazının 10.825,04 TL üzerinden iptaline, bu miktar asıl alacağa takip tarihinden itibaren %9 faiz yürütülmesine, fazlaya dair taleplerin …
Bu itibarla, mahkemece dava açılmadan önce ödenen miktar yönünden davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine ve sadece kabul edilen miktar yönünden «icra inkar tazminatı», «yargılama gideri» ve ücreti vekalete hükmedilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Ancak, davalı taraf önce miktar belirtmeksizin icra takibinin tamamına itiraz ettiğini itiraz dilekçesinde belirtmiş ise de, dosya içeriğinden anlaşıldığı üzere davanın açılmasından önce borcun 16.295,77 TL tutarındaki kısmını ödemiş olduğundan davacının bu miktarla ilgili dava açmakta «hukuki yararı» mevcut değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/7456 E. , 2012/14987 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/02/2011 tarih ve 2010/115-2011/60 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı aleyhine Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü'nün 2009/27777 esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibine yapılan itiraz üzerine icra takibinin durduğunu, davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve yasal dayanaktan yoksun bulunduğunu, müvekkili firmanın alacağının cari hesap ekstresinde yer alan ödenmeyen faturalardan kaynaklandığını, söz konusu faturaların davalı tarafa tebliğ edildiğini ancak itiraz edilmediğini, bu nedenle TTK'nın 23. maddesi gereği kesinleştiğini ileri sürerek davalı borçlunun Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü'nün 2009/27777 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve davalı aleyhine %40 dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında tekstil ürünlerinin dikim+ütü+paketlemesi hususunda fason sözleşme yapıldığını, bu sözleşme uyarınca üstlenilen işlerin taşımasının ilk parti haricinde müvekkilinin araçlarıyla yapıldığını, malların parça parça taşınmasına rağmen sonrasında toplu fatura kesilmesi sebebi ile kesilen müvekkilinin faturalarının davacının kayıtlarına almadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, tarafların cari hesap şeklinde çalıştıkları ve taraflar arasında imzalanan sözleşmesi gereğince davalının davacıya iade faturası kestiği, ancak davacının bu faturaları kayıtlarına almadığı ve noter aracılığı ile iade ettiği, davalının kestiği davacıyı borçlandırıcı reklamasyon faturalarını neden kestiği hususunda belge sunmadığı, ticari defterlere göre davalının davacıya 4.295,20 TL borçlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü'nün 2009/27777 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 4.295,20-TL lik kısmının iptali ile 4.295,20-TL üzerinden takibin devamına ve takip konusu edilen miktarın likit bulunmadığı gerekçesi ile icra inkar tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava alacak istemine ilişkin olup taraflar tacirdir.
Her ne kadar mahkemece tarafların ticari defterleri incelenmek suretiyle hazırlanan bilirkişi raporuna göre karar verilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve verilen hükmü izlemeye elverişli değildir.
Bu itibarla, mahkemece bilirkişiden tarafların ticari defterlerinde hangi faturaların kayıtlı olduğu, bedellerinin ödenip ödenmediği ve mahkemece hükmedilen tutarın davalı defterinde davacıya borç olarak görünüp görünmediği tespit edilip, şayet davalı defteri açıkça davacıya ödenmeyen borç olarak gösteriyorsa şimdi olduğu gibi defterindeki kaydın davalı aleyhine delil oluşturabileceği kabul edilerek hüküm tesisi, aksi halde usulüne uygun tutulan taraf defterlerinin birbirine aykırı kayıt taşıması nedeni ile ticari defterlere göre uyuşmazlığın çözülemeyeceği gözetilip, dayanılan diğer delillere göre karar verilmesi gerekirken, hüküm kurmaya ve verilen hükmü izlemeye elverişli bulunmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063311100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz