6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/7456 E. 2012/14987 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
reklamasyon faturası aleyhe delil iade faturası ticari defter incelemesi cari hesap ticari defter icra inkar tazminatı inkar tazminatı cy/cy kaydı e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, tarafların cari hesap şeklinde çalıştıkları ve taraflar arasında imzalanan sözleşmesi gereğince davalının davacıya iade faturası kestiği, ancak davacının bu faturaları kayıtlarına almadığı ve noter aracılığı ile iade ettiği, davalının kestiği davacıyı borçlandırıcı reklamasyon faturalarını neden kestiği hususunda belge sunmadığı, ticari defterlere göre davalının davacıya 4.295,20 TL borçlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü'nün 2009/27777 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 4.295,20-TL lik kısmının iptali ile 4.295,20-TL üzerinden takibin devamına ve takip konusu edilen miktarın likit bulunmadığı gerekçesi ile icra inkar tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava alacak istemine ilişkin olup taraflar tacirdir.

Her ne kadar mahkemece tarafların ticari defterleri incelenmek suretiyle hazırlanan bilirkişi raporuna göre karar verilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve verilen hükmü izlemeye elverişli değildir.

Bu itibarla, mahkemece bilirkişiden tarafların ticari defterlerinde hangi faturaların kayıtlı olduğu, bedellerinin ödenip ödenmediği ve mahkemece hükmedilen tutarın davalı defterinde davacıya borç olarak görünüp görünmediği tespit edilip, şayet davalı defteri açıkça davacıya ödenmeyen borç olarak gösteriyorsa şimdi olduğu gibi defterindeki kaydın davalı aleyhine delil oluşturabileceği kabul edilerek hüküm tesisi, aksi halde usulüne uygun tutulan taraf defterlerinin birbirine aykırı kayıt taşıması nedeni ile ticari defterlere göre uyuşmazlığın çözülemeyeceği gözetilip, dayanılan diğer delillere göre karar verilmesi gerekirken, hüküm kurmaya ve verilen hükmü izlemeye elverişli bulunmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6042 E. 2010/7574 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17818 E. 2013/15824 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/7456 E.  ,  2012/14987 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/02/2011 tarih ve 2010/115-2011/60 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı aleyhine Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü'nün 2009/27777 esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibine yapılan itiraz üzerine icra takibinin durduğunu, davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve yasal dayanaktan yoksun bulunduğunu, müvekkili firmanın alacağının cari hesap ekstresinde yer alan ödenmeyen faturalardan kaynaklandığını, söz konusu faturaların davalı tarafa tebliğ edildiğini ancak itiraz edilmediğini, bu nedenle TTK'nın 23. maddesi gereği kesinleştiğini ileri sürerek davalı borçlunun Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü'nün 2009/27777 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve davalı aleyhine %40 dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, taraflar arasında tekstil ürünlerinin dikim+ütü+paketlemesi hususunda fason sözleşme yapıldığını, bu sözleşme uyarınca üstlenilen işlerin taşımasının ilk parti haricinde müvekkilinin araçlarıyla yapıldığını, malların parça parça taşınmasına rağmen sonrasında toplu fatura kesilmesi sebebi ile kesilen müvekkilinin faturalarının davacının kayıtlarına almadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, tarafların cari hesap şeklinde çalıştıkları ve taraflar arasında imzalanan sözleşmesi gereğince davalının davacıya iade faturası kestiği, ancak davacının bu faturaları kayıtlarına almadığı ve noter aracılığı ile iade ettiği, davalının kestiği davacıyı borçlandırıcı reklamasyon faturalarını neden kestiği hususunda belge sunmadığı, ticari defterlere göre davalının davacıya 4.295,20 TL borçlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü'nün 2009/27777 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 4.295,20-TL lik kısmının iptali ile 4.295,20-TL üzerinden takibin devamına ve takip konusu edilen miktarın likit bulunmadığı gerekçesi ile icra inkar tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava alacak istemine ilişkin olup taraflar tacirdir.

Her ne kadar mahkemece tarafların ticari defterleri incelenmek suretiyle hazırlanan bilirkişi raporuna göre karar verilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve verilen hükmü izlemeye elverişli değildir.

Bu itibarla, mahkemece bilirkişiden tarafların ticari defterlerinde hangi faturaların kayıtlı olduğu, bedellerinin ödenip ödenmediği ve mahkemece hükmedilen tutarın davalı defterinde davacıya borç olarak görünüp görünmediği tespit edilip, şayet davalı defteri açıkça davacıya ödenmeyen borç olarak gösteriyorsa şimdi olduğu gibi defterindeki kaydın davalı aleyhine delil oluşturabileceği kabul edilerek hüküm tesisi, aksi halde usulüne uygun tutulan taraf defterlerinin birbirine aykırı kayıt taşıması nedeni ile ticari defterlere göre uyuşmazlığın çözülemeyeceği gözetilip, dayanılan diğer delillere göre karar verilmesi gerekirken, hüküm kurmaya ve verilen hükmü izlemeye elverişli bulunmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063311100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.