6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Rücuan sigorta tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/10960 E. 2012/2842 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kurtuluş beyyinesi objektif özen yükümlülüğü mücbir sebep kusursuz sorumluluk ağır kusur sorumluluktan kurtulma özen yükümlülüğü rücuen tazminat üçüncü kişi sigorta poliçesi kusur hasar

Atıf yapılan mevzuat: BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hasara neden olan yangının çıkış nedeninin elektrik kontağı olduğu, yangının çıktığı dükkanın bulunduğu binanın yapı kullanma izninin onaylanmış bulunduğu, ayrıca binanın elektrik ve diğer aboneliklerinin yapıldığı, FEDAŞ tarafından gerekli kontroller yapılıp elektrik bağlanarak aboneliğin oluşturulduğu, bu aşamalarda elektrik tesisatında herhangi bir eksiklik veya arızanın bulunmadığı, bina sahibi tarafından zorunlu olarak yapılması gereken kontrollerin yapılmadığından söz edilemeyeceği, davalının olayda kusurunun ve sorumluluğunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, yangın sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan değerlendirme dosya kapsamı ile uyuşmamaktadır. Zira, davalının sorumluluğunun kapsamı, Borçlar Kanununun 58. maddesinde düzenlenen bina ve yapı malikinin sorumluluğuna ilişkin düzenlemeden kaynaklanmaktadır. Anılan maddedeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumluluk kusura dayanmadığı gibi, malikin kurtuluş beyyinesi getirmesi de mümkün değildir. Ancak illiyet bağını kesen, zarar görenin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru veya mücbir sebep var ise bunları kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabilir. O halde, mahkemece anılan ilkeler çerçevesinde değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10392 E. 2012/15161 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Kurtuluş beyyinesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1550 E. 2011/10176 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/818 E. 2011/10178 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7568 E. 2012/15430 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4253 E. 2011/15512 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15600 E. 2012/5798 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8272 E. 2012/14956 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7782 E. 2012/490 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/10960 E.  ,  2012/2842 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/12/2009 tarih ve 2007/398-2009/400 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından yangın sigorta poliçesi ile sigortalanan işyerinde yangın çıkması nedeniyle oluşan hasarın dava dışı sigorta ettirene ödendiğini, söz konusu yangının elektrik kontağından kaynaklandığını, işyerinin maliki olan davalının BK'nun 58. maddesi uyarınca hasardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 10.000 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava dışı sigorta ettirenin binanın elektrik aksamı ile ilgili müvekkiline bir şikayette bulunmadığını, binanın yeni yapıldığını, yapı kullanma izin belgesinin mevcut olduğunu, eskiyen bir tesisattan söz edilemeyeceğini, istenen tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hasara neden olan yangının çıkış nedeninin elektrik kontağı olduğu, yangının çıktığı dükkanın bulunduğu binanın yapı kullanma izninin onaylanmış bulunduğu, ayrıca binanın elektrik ve diğer aboneliklerinin yapıldığı, FEDAŞ tarafından gerekli kontroller yapılıp elektrik bağlanarak aboneliğin oluşturulduğu, bu aşamalarda elektrik tesisatında herhangi bir eksiklik veya arızanın bulunmadığı, bina sahibi tarafından zorunlu olarak yapılması gereken kontrollerin yapılmadığından söz edilemeyeceği, davalının olayda kusurunun ve sorumluluğunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, yangın sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan değerlendirme dosya kapsamı ile uyuşmamaktadır. Zira, davalının sorumluluğunun kapsamı, Borçlar Kanununun 58. maddesinde düzenlenen bina ve yapı malikinin sorumluluğuna ilişkin düzenlemeden kaynaklanmaktadır. Anılan maddedeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumluluk kusura dayanmadığı gibi, malikin kurtuluş beyyinesi getirmesi de mümkün değildir. Ancak illiyet bağını kesen, zarar görenin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru veya mücbir sebep var ise bunları kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabilir.

O halde, mahkemece anılan ilkeler çerçevesinde değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1024048100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.