İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/7286 E. 2010/7412 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aciz vesikası↗ sebepsiz zenginleşme↗ tüzel kişilik↗ havale↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2010/7286 E. , 2010/7412 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.02.2008 gün ve 2006/697 - 2008/84 sayılı kararı bozan Daire’nin 09.03.2010 gün ve 2008/6676 - 2010/2608 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Sümerbank A.Ş.'nin davalı bankaya devrinden önce vekili ... aracılığı ile Kozyatağı Şubesi'nde 105.416 ABD Doları tutarında vadeli hesap açtırdığını, vekaletnamede yurtdışındaki off shore bankalarında hesap açma yetkisi bulunmadığı halde vekile imzalatılan boş fotokopi belgelerin havale talimatı olarak doldurularak Efektifbank Off Shore Ltd. unvanlı banka adına Sümerbank A.Ş. nezdinde açılan hesaba paraların havale edildiğini ve bu hesaptaki paraların usulsüz krediler ile tüketildiğinin belirlendiğini, daha önce davalı banka aleyhine açılan davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddedilip bu kararın kesinleştiğini, Efektif Off Shore Ltd. hakkında girişilen icra takibi sonucu ödemeden aciz belgesi alındığını, davalı yöneticilerinin ceza yargılaması sonucunda mahkum olduklarını, tüzel kişiliğin sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 60.000 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep edilmiştir.
Davalı vekili, davacının haksız olduğunun daha önce görülen davada verilip Yargıtay'ca onanan mahkeme kararı ile anlaşıldığını, müvekkilinin davacının talimatına uyarak parayı havale ettiğini, usulüne uygun aciz vesikası alınmadığını, davalının sebepsiz zenginleştiği iddiasının doğru olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin davanın reddine dair verdiği kararının Dairemizce bozulması üzerine bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15959 E. 2012/7910 K.
Ortak:aciz vesikası · havale
İncelediğiniz karardaDavalı vekili, davacının haksız olduğunun daha önce görülen davada verilip Yargıtay'ca onanan mahkeme kararı ile anlaşıldığını, müvekkilinin davacının talimatına uyarak parayı «havale» ettiğini, usulüne uygun «aciz vesikası» alınmadığını, davalının «sebepsiz zenginleştiği» iddiasının doğru olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
… tarında vadeli hesap açtırdığını, vekaletnamede yurtdışındaki off shore bankalarında hesap açma yetkisi bulunmadığı halde vekile imzalatılan boş fotokopi belgelerin «havale» talimatı olarak doldurularak Efektifbank Off Shore Ltd. unvanlı banka adına Sümerbank A.Ş. nezdinde açılan hesaba paraların havale edildiğini ve bu hesaptaki paraların usulsüz krediler ile tüketildiğinin belirlendiğini, daha önce davalı banka aleyhine açılan davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddedilip bu kararın kesinleştiğini, Efektif Off Shore Ltd. hakkında girişilen icra takibi sonucu ödemeden aciz belgesi alındığını, davalı yöneticilerinin ceza yargılaması sonucunda mahkum olduklarını, «tüzel kişiliğin» sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 60.000 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden, dava dışı vekilin vekaletnamedeki «yetkisine» dayanarak yurt dışındaki Off shore bankasına yapılan «havale» işlemi nedeniyle davalı bankanın sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen dosya yönünden verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu hususta yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… ş gösterildiğini, bu şirketin paravan bir şirket olduğunu, paranın gerçekte Sümerbank'ta kaldığını hiçbir şekilde Off Shore bankasına gönderilmediğini, davalı Banka «görevlilerinin» yaptığı yönlendirme ve telkinlerin «haksız eylem» mahiyetinde olduğunu da ileri sürmüş ve her ne kadar Dairemizce emsal uyuşmazlıklarla ilgili olarak açılan davalarda Türkiye'de mevduatın bulunduğu bankalar ile bunların yönetici ve çalışanlarının sorumluluğu cihetine gidilebilmesi için hesap sahibinin öncelikle Off Shore bankasına başvurması yolunda kararlar verilmiş ise de, aradan geçen sürede Kıbrıs'ta kurulduğu belirtilen Off Shore bankasının yasal bir zorunluluk olan lisans bedelini yatırmamış olması sebebiyle bankacılık yapma lisansının iptal edildiği ve bu hususun 07.03.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak duyurulduğu, bankanın alacakları karşılayacak bir mal varlığının bulunmadığı ve benzer durumda bulunan bir çok hesap sahibinin «aciz vesikası» aldığı anlaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız eylem · yetkisizlik kararı · karar verilmesine yer olmadığına · zamanaşımı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden, dava dışı vekilin vekaletnamedeki «yetkisine» dayanarak yurt dışındaki Off shore bankasına yapılan «havale» işlemi nedeniyle davalı bankanın sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen dosya yönünden verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu hususta yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… ş gösterildiğini, bu şirketin paravan bir şirket olduğunu, paranın gerçekte Sümerbank'ta kaldığını hiçbir şekilde Off Shore bankasına gönderilmediğini, davalı Banka «görevlilerinin» yaptığı yönlendirme ve telkinlerin «haksız eylem» mahiyetinde olduğunu da ileri sürmüş ve her ne kadar Dairemizce emsal uyuşmazlıklarla ilgili olarak açılan davalarda Türkiye'de mevduatın bulunduğu bankalar ile bunların yönetici ve çalışanlarının sorumluluğu cihetine gidilebilmesi için hesap sahibinin öncelikle Off Shore bankasına başvurması yolunda kararlar verilmiş ise de, aradan geçen sürede Kıbrıs'ta kurulduğu belirtilen Off Shore bankasının yasal bir zorunluluk olan lisans bedelini yatırmamış olması sebebiyle bankacılık yapma lisansının iptal edildiği ve bu hususun 07.03.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak duyurulduğu, bankanın alacakları karşılayacak bir mal varlığının bulunmadığı ve benzer durumda bulunan bir çok hesap sahibinin «aciz vesikası» aldığı anlaşılmıştır.
Şti'nden tahsil edilemeyeceğinin sabit olması ile doğacağının ve bu itibarla da davanın «zamanaşımı» süresi dolmadan açılmış bulunmasına göre davalı TMSF vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3562 E. 2013/20024 K.
Ortak:aciz vesikası
İncelediğiniz karardaDavalı vekili, davacının haksız olduğunun daha önce görülen davada verilip Yargıtay'ca onanan mahkeme kararı ile anlaşıldığını, müvekkilinin davacının talimatına uyarak parayı «havale» ettiğini, usulüne uygun «aciz vesikası» alınmadığını, davalının «sebepsiz zenginleştiği» iddiasının doğru olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Benzer bu kararda… tifbank Off-Shore Ltd'den istemde bulunmalarının gerektiği, ancak buradan paranın tahsil edilme imkanının bulunmadığı, bu şirkete karşı başlatılan icra takiplerinin «aciz vesikasına» bağlanarak semeresiz kaldığı, dolayısıyla davacıların davalı Banka'dan talepte bulunabilecekleri, Off-Shore bankasına yatırılan paranın fiilen Kıbrıs'a gönderilmeyip Sümerbank'ın «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak kullandırıldığı, bir «güven kurumu» olan davalı Banka'nın davacıyı Off-Shore bankasına yönlendirmesi nedeniyle oluşan zarardan sorumlu bulunduğu, her ne kadar davacılara kısmen ödemede bulunulduğu savunulmuş ise de dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin kararın «infazı» aşamasında gözetileceği gerekçesiyle birleşen davanın «feragat» nedeni ile reddine, asıl davanın ise kabulüne, 29.000 USD'nin «borcu üstlenen» TMSF'den tahsiline, alacağın 1.000 USD'lik bölümüne dava tarihinden, 28.000 USD'lik kısmına ise «ıslah» tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakim ortak · güven kurumu · borcun üstlenilmesi · feri müdahil · infaz · feragat · ıslah · zamanaşımı
Benzer bu kararda… tifbank Off-Shore Ltd'den istemde bulunmalarının gerektiği, ancak buradan paranın tahsil edilme imkanının bulunmadığı, bu şirkete karşı başlatılan icra takiplerinin «aciz vesikasına» bağlanarak semeresiz kaldığı, dolayısıyla davacıların davalı Banka'dan talepte bulunabilecekleri, Off-Shore bankasına yatırılan paranın fiilen Kıbrıs'a gönderilmeyip Sümerbank'ın «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak kullandırıldığı, bir «güven kurumu» olan davalı Banka'nın davacıyı Off-Shore bankasına yönlendirmesi nedeniyle oluşan zarardan sorumlu bulunduğu, her ne kadar davacılara kısmen ödemede bulunulduğu savunulmuş ise de dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin kararın «infazı» aşamasında gözetileceği gerekçesiyle birleşen davanın «feragat» nedeni ile reddine, asıl davanın ise kabulüne, 29.000 USD'nin «borcu üstlenen» TMSF'den tahsiline, alacağın 1.000 USD'lik bölümüne dava tarihinden, 28.000 USD'lik kısmına ise «ıslah» tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince faiz işletilmesine karar verilmiştir.
… K’nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, «feri müdahil» vekilinin tüm, «borcu üstlenen» TMSF vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Kararı, «borcu üstlenen» TMSF vekili ile «feri müdahil» ... vekili temyiz etmiştir.
2-Ancak, borcun davalı TMSF tarafından üstlenilmesine ve TMSF’nin de 5411 sayılı Kanun'un 140'ıncı maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen yazılı şekilde davalı Banka'dan «borcu üstlenen» sıfatıyla TMSF'nin harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve hükmün bu yönden bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/6676 E. 2010/2608 K.
Ortak:aciz vesikası · havale
İncelediğiniz karardaDavalı vekili, davacının haksız olduğunun daha önce görülen davada verilip Yargıtay'ca onanan mahkeme kararı ile anlaşıldığını, müvekkilinin davacının talimatına uyarak parayı «havale» ettiğini, usulüne uygun «aciz vesikası» alınmadığını, davalının «sebepsiz zenginleştiği» iddiasının doğru olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
… tarında vadeli hesap açtırdığını, vekaletnamede yurtdışındaki off shore bankalarında hesap açma yetkisi bulunmadığı halde vekile imzalatılan boş fotokopi belgelerin «havale» talimatı olarak doldurularak Efektifbank Off Shore Ltd. unvanlı banka adına Sümerbank A.Ş. nezdinde açılan hesaba paraların havale edildiğini ve bu hesaptaki paraların usulsüz krediler ile tüketildiğinin belirlendiğini, daha önce davalı banka aleyhine açılan davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddedilip bu kararın kesinleştiğini, Efektif Off Shore Ltd. hakkında girişilen icra takibi sonucu ödemeden aciz belgesi alındığını, davalı yöneticilerinin ceza yargılaması sonucunda mahkum olduklarını, «tüzel kişiliğin» sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 60.000 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep edilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını anılan Offshore Ltd.’nden tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında,ceza ilamının akibeti araştırılarak,sonuçlarının BK.nun 53 ncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi,davacının off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının özellikle değerlendirilmesi gerekirken,bu olgular üzerinde durulmadan ve «erken açılan» davada verilen gerekçelerin tekrarına dayalı gerekçeler ile sonuca gidilmesi,o davada dayanılan maddi vakıa, paranın davalı uhdesinde olduğuna yönelik iken, işbu davanın davalının çalışanlarının yönlendirmeleri sonucu paranın off-shore hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı olarak açıldığının gözden kaçırılması sonucu «eksik inceleme» ile davanın reddedilmiş olması hatalı olmuş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının verdiği vekaletnamede yurt içi yada dışı ayrımı yapılmadan bankacılık ve «havale» işlemleri yapmaya yetkili kılınan ...'ın talimatı ile paranın off shore hesabına aktarıldığı, talimata uygun hareket eden davalının «kusuru» ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Keza, off-shore banka hakkında başka alacaklılarca da «aciz vesikası» alındığı dosyada mevcut aciz vesikaları ile sabittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava · ilamsız icra takibi · maddi hata · dolandırıcılık · kusur · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını anılan Offshore Ltd.’nden tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında,ceza ilamının akibeti araştırılarak,sonuçlarının BK.nun 53 ncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi,davacının off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının özellikle değerlendirilmesi gerekirken,bu olgular üzerinde durulmadan ve «erken açılan» davada verilen gerekçelerin tekrarına dayalı gerekçeler ile sonuca gidilmesi,o davada dayanılan maddi vakıa, paranın davalı uhdesinde olduğuna yönelik iken, işbu davanın davalının çalışanlarının yönlendirmeleri sonucu paranın off-shore hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı olarak açıldığının gözden kaçırılması sonucu «eksik inceleme» ile davanın reddedilmiş olması hatalı olmuş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… lacaklarını icra yoluyla tahsil etme imkanlarının bulunmadığının açıkça ortaya çıkması karşısında, davacının dayandığı Efektifbank Off-Shore Ltd.aleyhine başlattığı «ilamsız icra takibi» sırasında aldığı «aciz vesikasının» icra mahkemesince iptaline ilişkin karar temyiz üzerine onanarak kesinleşmiş ise de,bu karar anılan şirketin mal varlığının bulunmadığı olgusunu kaldıracak nitelikte bir karar olmayıp,takip hukuku bakımından sonuç doğurur ise de bu alacak davasına konu alacağı kaldıracak bir etki yapması mümkün değildir.Sümerbank A.Ş eski yöneticilerinin yargılandıkları dosya içinde bulunan İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesince “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan verilen ve temyizde olduğu dosya kapsamından anlaşılan ceza ilamında yöneticiler tarafından davacı ve onun durumundaki diğer offshore hesabı açtıranların …
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının verdiği vekaletnamede yurt içi yada dışı ayrımı yapılmadan bankacılık ve «havale» işlemleri yapmaya yetkili kılınan ...'ın talimatı ile paranın off shore hesabına aktarıldığı, talimata uygun hareket eden davalının «kusuru» ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının vekil kıldığı kişinin davacının avukatı değil babası olup,avukatı olduğuna dair gerekçe bölümünün «maddi hataya» dayalı olduğunun kabulü gerekmesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1764 E. 2010/12906 K.
Ortak:aciz vesikası · havale
İncelediğiniz karardaDavalı vekili, davacının haksız olduğunun daha önce görülen davada verilip Yargıtay'ca onanan mahkeme kararı ile anlaşıldığını, müvekkilinin davacının talimatına uyarak parayı «havale» ettiğini, usulüne uygun «aciz vesikası» alınmadığını, davalının «sebepsiz zenginleştiği» iddiasının doğru olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
… tarında vadeli hesap açtırdığını, vekaletnamede yurtdışındaki off shore bankalarında hesap açma yetkisi bulunmadığı halde vekile imzalatılan boş fotokopi belgelerin «havale» talimatı olarak doldurularak Efektifbank Off Shore Ltd. unvanlı banka adına Sümerbank A.Ş. nezdinde açılan hesaba paraların havale edildiğini ve bu hesaptaki paraların usulsüz krediler ile tüketildiğinin belirlendiğini, daha önce davalı banka aleyhine açılan davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddedilip bu kararın kesinleştiğini, Efektif Off Shore Ltd. hakkında girişilen icra takibi sonucu ödemeden aciz belgesi alındığını, davalı yöneticilerinin ceza yargılaması sonucunda mahkum olduklarını, «tüzel kişiliğin» sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 60.000 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep edilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını anılan Offshore Ltd.’nden tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza ilamının akibeti araştırılarak, sonuçlarının BK.nun 53 ncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi,davacının off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayanparasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının özellikle değerlendirilmesi gerekirken,bu olgular üzerinde durulmadan ve «erken açılan» davada verilen gerekçelerin tekrarına dayalı gerekçeler ile sonuca gidilmesi,o davada dayanılan maddi vakıa, paranın davalı uhdesinde olduğuna yönelik iken, işbu davanın davalının çalışanlarının yönlendirmeleri sonucu paranın off-shore hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı olarak açıldığının gözden kaçırılması sonucu «eksik inceleme» ile davanın reddedilmiş olması hatalı olmuş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Denizli Şubesi'nde davacı tarafından açılan hesaba yatırılan paranın, davacıya boş olarak imzalatılan fotokopi belgelerin «havale» talimatı olarak doldurulması suretiyle Efektifbank Off-Shore Ltd. adlı paravan bankaya aktarıldığı, banka yöneticilerinin ceza mahkemesinde mahkum oldukları, gerçekte paranın yurt dışına aktarılmadığının belirlendiği, davacının parayı aktarma iradesinin bulunmadığı iddiasına dayalı alacak davasından ibarettir.
Keza, off-shore banka hakkında başka alacaklılarca da «aciz vesikası» alındığı emsal dava dosyalarında mevcut aciz vesikaları ile de sabittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava · borcun üstlenilmesi · ilamsız icra takibi · dolandırıcılık · kusur · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını anılan Offshore Ltd.’nden tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza ilamının akibeti araştırılarak, sonuçlarının BK.nun 53 ncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi,davacının off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayanparasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının özellikle değerlendirilmesi gerekirken,bu olgular üzerinde durulmadan ve «erken açılan» davada verilen gerekçelerin tekrarına dayalı gerekçeler ile sonuca gidilmesi,o davada dayanılan maddi vakıa, paranın davalı uhdesinde olduğuna yönelik iken, işbu davanın davalının çalışanlarının yönlendirmeleri sonucu paranın off-shore hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı olarak açıldığının gözden kaçırılması sonucu «eksik inceleme» ile davanın reddedilmiş olması hatalı olmuş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının verdiği talimat ile paranın dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd.nin hesabına aktarıldığı ve hesap cüzdanının davacıya verildiği, talimata uygun hareket eden davalının «kusuru» ve sorumluluğunun bulunmadığı, gerçekte paranın davalı bankadan çıkmadığına yönelik iddiaya ve bu yönde görüş bildiren bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107. ve 140.maddeleri ile TMSF Yönetmeliği ve Fon Yönetim Kurulu’nun kararına istinaden davalının borç ve yükümlülükleri, davadan önce TMSF tarafından üstlenilmiş olup, TMSF bu sıfatla davaya yanıt vermiş ve mahkemece de, TMSF'na karar başlığında davalı safında «borcu üstlenen» sıfatıyla gösterilmiştir. ...
AŞ.nin karar başlığında davalı olarak gösterilmesi gerektiğine,«borcu üstlenmenin» iç ilişkiyi ilgilendireceğine ve ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2330 E. 2011/309 K.
Ortak:aciz vesikası · tüzel kişilik · havale
İncelediğiniz kararda… tarında vadeli hesap açtırdığını, vekaletnamede yurtdışındaki off shore bankalarında hesap açma yetkisi bulunmadığı halde vekile imzalatılan boş fotokopi belgelerin «havale» talimatı olarak doldurularak Efektifbank Off Shore Ltd. unvanlı banka adına Sümerbank A.Ş. nezdinde açılan hesaba paraların havale edildiğini ve bu hesaptaki paraların usulsüz krediler ile tüketildiğinin belirlendiğini, daha önce davalı banka aleyhine açılan davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddedilip bu kararın kesinleştiğini, Efektif Off Shore Ltd. hakkında girişilen icra takibi sonucu ödemeden aciz belgesi alındığını, davalı yöneticilerinin ceza yargılaması sonucunda mahkum olduklarını, «tüzel kişiliğin» sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 60.000 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep edilmiştir.
Davalı vekili, davacının haksız olduğunun daha önce görülen davada verilip Yargıtay'ca onanan mahkeme kararı ile anlaşıldığını, müvekkilinin davacının talimatına uyarak parayı «havale» ettiğini, usulüne uygun «aciz vesikası» alınmadığını, davalının «sebepsiz zenginleştiği» iddiasının doğru olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Benzer bu kararda… aleyhine açılan önceki davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddedildiği, dava dışı Efektif bank Off Shore Ltd. hakkında ise başlatılan takip sırasında borç ödemeden «aciz vesikası» alındığı,davalının yöneticilerinin ceza mahkemesinde mahkum oldukları, davalı yöneticilerinin hileli davranışları ve yönlendirmeleriyle paranın Efektifbank Off Shore Ltd. adlı paravan banka adına Sümerbank A.Ş.'de açılan hesaba «havale» edildiği ve Garipoğlu Grubuna verilen usulsüz kredilerle paranın tüketildiği, davalının parayı gerçekte yurt dışına havale etmediği, davalı ile Efektifbank Off Shore Ltd. arasında «organik bağ» bulunduğu,bankalara olan güven ve «vekalet görevinin kötüye kullanıldığı» iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacınınalacağını anılan Offshore Ltd.’nden tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza ilamının akibeti araştırılarak, sonuçlarının BK'nun 53.maddesi kapsamında değerlendirilmesi, davacının off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» hileli davranışlarının, telkin ve yönlendirmelerinin ve davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının özellikle değerlendirilmesi gerekirken, bu olgular üzerinde durulmadan ve «erken açılan» davada verilen gerekçelerin tekrarına dayalı gerekçeler ile sonuca gidilmesi, o davada dayanılan maddi vakıa, paranın davalı uhdesinde olduğuna yönelik iken, işbu davanın davalının çalışanlarının yönlendirmeleri sonucu paranın off-shore hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı olarak açıldığının gözden kaçırılması sonucu «eksik inceleme» ile davanın reddedilmiş olması hatalı olmuş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının verdiği talimatı ile paranın dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd.nin hesabına aktarıldığı hususunun «kesinleşen ilam» ile daha önce belirlendiği, «ıslah» dilekçesindeki «imza inkarına» bu nedenle itibar edilmediği, talimata uygun hareket eden davalının «kusuru» ve sorumluluğunun bulunmadığı, Efektifbank Off Shore Ltd. nin ayrı bir «tüzel kişiliğinin» bulunduğu ve onun verdiği zarardan davalının sorumlu tutulamayacağı, aksi yönde görüş bildiren bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın re …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet görevinin kötüye kullanılması · erken açılan dava · imza inkarı · organik bağ · kesinleşen ilam · ilamsız icra takibi · dolandırıcılık · ıslah
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davacının verdiği talimatı ile paranın dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd.nin hesabına aktarıldığı hususunun «kesinleşen ilam» ile daha önce belirlendiği, «ıslah» dilekçesindeki «imza inkarına» bu nedenle itibar edilmediği, talimata uygun hareket eden davalının «kusuru» ve sorumluluğunun bulunmadığı, Efektifbank Off Shore Ltd. nin ayrı bir «tüzel kişiliğinin» bulunduğu ve onun verdiği zarardan davalının sorumlu tutulamayacağı, aksi yönde görüş bildiren bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın re …
… aleyhine açılan önceki davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddedildiği, dava dışı Efektif bank Off Shore Ltd. hakkında ise başlatılan takip sırasında borç ödemeden «aciz vesikası» alındığı,davalının yöneticilerinin ceza mahkemesinde mahkum oldukları, davalı yöneticilerinin hileli davranışları ve yönlendirmeleriyle paranın Efektifbank Off Shore Ltd. adlı paravan banka adına Sümerbank A.Ş.'de açılan hesaba «havale» edildiği ve Garipoğlu Grubuna verilen usulsüz kredilerle paranın tüketildiği, davalının parayı gerçekte yurt dışına havale etmediği, davalı ile Efektifbank Off Shore Ltd. arasında «organik bağ» bulunduğu,bankalara olan güven ve «vekalet görevinin kötüye kullanıldığı» iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Bu durumda, davacının alacaklarını icra yoluyla tahsil etme imkanlarının bulunmadığının açıkça ortaya çıkmış olup,esasen davacının Efektifbank Off-Shore Ltd. aleyhine başlattığı «ilamsız icra takibi» sırasında aldığı «aciz vesikasının» iptali istemi icra mahkemesince reddedilmiştir.
… rbank A.Ş. eski yöneticilerinin yargılandıkları dosya içinde bulunan İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesince “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan verilen ve temyizde olduğu dosya kapsamından anlaşılan ceza ilamında yöneticiler tarafından davacı ve onun durumundaki diğer offshore hesabı açtıranların …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/7286 E. , 2010/7412 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.02.2008 gün ve 2006/697 - 2008/84 sayılı kararı bozan Daire’nin 09.03.2010 gün ve 2008/6676 - 2010/2608 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Sümerbank A.Ş.'nin davalı bankaya devrinden önce vekili ... aracılığı ile Kozyatağı Şubesi'nde 105.416 ABD Doları tutarında vadeli hesap açtırdığını, vekaletnamede yurtdışındaki off shore bankalarında hesap açma yetkisi bulunmadığı halde vekile imzalatılan boş fotokopi belgelerin havale talimatı olarak doldurularak Efektifbank Off Shore Ltd. unvanlı banka adına Sümerbank A.Ş. nezdinde açılan hesaba paraların havale edildiğini ve bu hesaptaki paraların usulsüz krediler ile tüketildiğinin belirlendiğini, daha önce davalı banka aleyhine açılan davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddedilip bu kararın kesinleştiğini, Efektif Off Shore Ltd. hakkında girişilen icra takibi sonucu ödemeden aciz belgesi alındığını, davalı yöneticilerinin ceza yargılaması sonucunda mahkum olduklarını, tüzel kişiliğin sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 60.000 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep edilmiştir.
Davalı vekili, davacının haksız olduğunun daha önce görülen davada verilip Yargıtay'ca onanan mahkeme kararı ile anlaşıldığını, müvekkilinin davacının talimatına uyarak parayı havale ettiğini, usulüne uygun aciz vesikası alınmadığını, davalının sebepsiz zenginleştiği iddiasının doğru olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin davanın reddine dair verdiği kararının Dairemizce bozulması üzerine bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, davalı banka yargı harç ve cezalarından muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 25.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023885200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz