6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/1764 E. 2010/12906 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
erken açılan dava aciz vesikası kusur sorumluluğu borcun üstlenilmesi ilamsız icra takibi dolandırıcılık tmsf havale yönetim kurulu kararı kusur eksik inceleme i̇i̇k 72/son görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: İİK · Bankacılık K. · BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının verdiği talimat ile paranın dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd.nin hesabına aktarıldığı ve hesap cüzdanının davacıya verildiği, talimata uygun hareket eden davalının kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığı, gerçekte paranın davalı bankadan çıkmadığına yönelik iddiaya ve bu yönde görüş bildiren bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dilekçesinde ... AŞ. davalı olarak gösterilmiş olup, bu bankaca devir alınan Sümerbank AŞ.nde mevcut mevduat hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkin olarak dava açılmıştır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107. ve 140.maddeleri ile TMSF Yönetmeliği ve Fon Yönetim Kurulu’nun kararına istinaden davalının borç ve yükümlülükleri, davadan önce TMSF tarafından üstlenilmiş olup, TMSF bu sıfatla davaya yanıt vermiş ve mahkemece de, TMSF'na karar başlığında davalı safında borcu üstlenen sıfatıyla gösterilmiştir. ... AŞ.nin karar başlığında davalı olarak gösterilmesi gerektiğine,borcu üstlenmenin iç ilişkiyi ilgilendireceğine ve ... AŞ.ni davalı olmaktan kurtarmayacağına yönelik aksi yöndeki temyiz itirazları isabetsizdir.

Bu açıklamalara ve dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, Sümerbank A.Ş. Denizli Şubesi'nde davacı tarafından açılan hesaba yatırılan paranın, davacıya boş olarak imzalatılan fotokopi belgelerin havale talimatı olarak doldurulması suretiyle Efektifbank Off-Shore Ltd. adlı paravan bankaya aktarıldığı, banka yöneticilerinin ceza mahkemesinde mahkum oldukları, gerçekte paranın yurt dışına aktarılmadığının belirlendiği, davacının parayı aktarma iradesinin bulunmadığı iddiasına dayalı alacak davasından ibarettir.

Davacı tarafından davalı banka aleyhine açılan önceki asıl davada, davalı Sümerbank (TMSF) yönünden davanın zamansız açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş olup, Efektifbank Off Shore Ltd. aleyhine açılan birleşen davanın ise kabul ile sonuçlanması üzerine başlatılan takip kesinleşmiştir. Dosya içerisinde mevcut KKTC Ekonomi ve Turizm Bakanlığı'nın 18.03.2005 tarihli yazısında “Bankanın yasal bir zorunluluk olan lisans bedelini yatırmamış olmasından dolayı bankacılık yapma lisansı bakanlık tarafından iptal edilmiş ve 07.03.2004 tarihli resmi gazetede yayınlanarak duyurulmuştur.Bu bankanın en son sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Doları değerinde bir demirbaşı olduğu görülmüştür.” denilmektedir. Keza, off-shore banka hakkında başka alacaklılarca da aciz vesikası alındığı emsal dava dosyalarında mevcut aciz vesikaları ile de sabittir. Bu durumda, davacının alacaklarını icra yoluyla tahsil etme imkanının bulunmadığı açıkça ortaya çıkmış olup,esasen davacının Efektifbank Off-Shore Ltd.aleyhine başlattığı ilamsız icra takibi sırasında aldığı aciz vesikasının iptali istemi icra mahkemesince reddedilmiş ve karar kesinleşmiştir. Sümerbank A.Ş eski yöneticilerinin yargılandıkları İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesince “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan verilen ve temyizde olduğu dosya kapsamından anlaşılan ceza ilamında yöneticiler tarafından davacı ve onun durumundaki diğer offshore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle offshore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur. Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını anılan Offshore Ltd.’nden tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza ilamının akibeti araştırılarak, sonuçlarının BK.nun 53 ncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi,davacının off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayanparasının, anılan hesaba havale edilmesi aşamasında davalı banka görevlilerinin telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının özellikle değerlendirilmesi gerekirken,bu olgular üzerinde durulmadan ve erken açılan davada verilen gerekçelerin tekrarına dayalı gerekçeler ile sonuca gidilmesi,o davada dayanılan maddi vakıa, paranın davalı uhdesinde olduğuna yönelik iken, işbu davanın davalının çalışanlarının yönlendirmeleri sonucu paranın off-shore hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı olarak açıldığının gözden kaçırılması sonucu eksik inceleme ile davanın reddedilmiş olması hatalı olmuş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2330 E. 2011/309 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/6676 E. 2010/2608 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12056 E. 2013/14418 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5289 E. 2011/4753 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4179 E. 2011/2849 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1767 E. 2010/12979 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10329 E. 2013/10137 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/1764 E.  ,  2010/12906 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.11.2008 tarih ve 2006/229-2008/562 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.12.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ...gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı bankaya devrinden önce Sümerbank A.Ş.'nin Denizli Şubesi'ne müvekkilinin, 36.547 USD parasını 25.11.1999 günü 40 gün vadeli olarak yatırdığını, 22.12.1999 günü bu bankaya el koularak, yönetimin TMSF'na devri üzerine mevduatın sigorta kapsamında olmadığı gerekçesiyle ödenmediğini,bu bankanın daha sonra ... AŞ. Ile birleştirildiğini, müvekkiline boş olarak imzalatılan fotokopi belgelerin havale talimatı olarak doldurulması suretiyle Efektifbank Off Shore Ltd. adlı paravan banka adına Sümerbank A.Ş.'de açılan hesaba havale edildiğinin ve Garipoğlu Grubuna verilen usulsüz kredilerle paranın tüketildiğinin belirlendiğini, davalı aleyhine açtıkları asıl davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddedildiğini, Efektifbank Off Shore Ltd.

aleyhine açtıkları birleşen davanın ise kabul ile sonuçlandığını,bunun üzerine başlattıkları takibin kesinleşip 3 ncü kişiler nezdindeki alacaklar için haciz ihbarnameleri gönderildiğini, ancak borç ödemeden aciz vesikası aldıklarını, bu nedenle işbu davayı davalıya yönelttiklerini, davalı yöneticilerinin ceza mahkemesinde mahkum olduklarını, tüzel kişiliğin de hukuki sorumluluğu bulunduğunu ileri sürerek şimdilik 6.000.00 TL'nın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davadan önce borcu üstlenen davalı TMSF vekili, davacının davalıya yönelik iddiasında haksız olduğunun asıl davaya ilişkin kesinleşen mahkeme kararı ile anlaşıldığını, müvekkilinin davacının talimatına uyarak parayı havale ettiğini, usulüne uygun aciz vesikası alınmadığını, nedensiz zenginleşme iddiasının haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının verdiği talimat ile paranın dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd.nin hesabına aktarıldığı ve hesap cüzdanının davacıya verildiği, talimata uygun hareket eden davalının kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığı, gerçekte paranın davalı bankadan çıkmadığına yönelik iddiaya ve bu yönde görüş bildiren bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dilekçesinde ... AŞ. davalı olarak gösterilmiş olup, bu bankaca devir alınan Sümerbank AŞ.nde mevcut mevduat hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkin olarak dava açılmıştır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107. ve 140.maddeleri ile TMSF Yönetmeliği ve Fon Yönetim Kurulu’nun kararına istinaden davalının borç ve yükümlülükleri, davadan önce TMSF tarafından üstlenilmiş olup, TMSF bu sıfatla davaya yanıt vermiş ve mahkemece de, TMSF'na karar başlığında davalı safında borcu üstlenen sıfatıyla gösterilmiştir. ... AŞ.nin karar başlığında davalı olarak gösterilmesi gerektiğine,borcu üstlenmenin iç ilişkiyi ilgilendireceğine ve ... AŞ.ni davalı olmaktan kurtarmayacağına yönelik aksi yöndeki temyiz itirazları isabetsizdir.

Bu açıklamalara ve dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, Sümerbank A.Ş. Denizli Şubesi'nde davacı tarafından açılan hesaba yatırılan paranın, davacıya boş olarak imzalatılan fotokopi belgelerin havale talimatı olarak doldurulması suretiyle Efektifbank Off-Shore Ltd. adlı paravan bankaya aktarıldığı, banka yöneticilerinin ceza mahkemesinde mahkum oldukları, gerçekte paranın yurt dışına aktarılmadığının belirlendiği, davacının parayı aktarma iradesinin bulunmadığı iddiasına dayalı alacak davasından ibarettir.

Davacı tarafından davalı banka aleyhine açılan önceki asıl davada, davalı Sümerbank (TMSF) yönünden davanın zamansız açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş olup, Efektifbank Off Shore Ltd. aleyhine açılan birleşen davanın ise kabul ile sonuçlanması üzerine başlatılan takip kesinleşmiştir. Dosya içerisinde mevcut KKTC Ekonomi ve Turizm Bakanlığı'nın 18.03.2005 tarihli yazısında “Bankanın yasal bir zorunluluk olan lisans bedelini yatırmamış olmasından dolayı bankacılık yapma lisansı bakanlık tarafından iptal edilmiş ve 07.03.2004 tarihli resmi gazetede yayınlanarak duyurulmuştur.Bu bankanın en son sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Doları değerinde bir demirbaşı olduğu görülmüştür.” denilmektedir.

Keza, off-shore banka hakkında başka alacaklılarca da aciz vesikası alındığı emsal dava dosyalarında mevcut aciz vesikaları ile de sabittir. Bu durumda, davacının alacaklarını icra yoluyla tahsil etme imkanının bulunmadığı açıkça ortaya çıkmış olup,esasen davacının Efektifbank Off-Shore Ltd.aleyhine başlattığı ilamsız icra takibi sırasında aldığı aciz vesikasının iptali istemi icra mahkemesince reddedilmiş ve karar kesinleşmiştir. Sümerbank A.Ş eski yöneticilerinin yargılandıkları İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesince “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan verilen ve temyizde olduğu dosya kapsamından anlaşılan ceza ilamında yöneticiler tarafından davacı ve onun durumundaki diğer offshore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle offshore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.

Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını anılan Offshore Ltd.’nden tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza ilamının akibeti araştırılarak, sonuçlarının BK.nun 53 ncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi,davacının off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayanparasının, anılan hesaba havale edilmesi aşamasında davalı banka görevlilerinin telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının özellikle değerlendirilmesi gerekirken,bu olgular üzerinde durulmadan ve erken açılan davada verilen gerekçelerin tekrarına dayalı gerekçeler ile sonuca gidilmesi,o davada dayanılan maddi vakıa, paranın davalı uhdesinde olduğuna yönelik iken, işbu davanın davalının çalışanlarının yönlendirmeleri sonucu paranın off-shore hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı olarak açıldığının gözden kaçırılması sonucu eksik inceleme ile davanın reddedilmiş olması hatalı olmuş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine , (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

23.12.2010-NSÇ

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047015700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.