Lashing
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/8700 E. 2012/1120 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
lashing↗ nezaret yükümlülüğü↗ nezaret görevi↗ asıl taşıyıcı↗ deniz ticareti↗ navlun sözleşmesi↗ taşıtan↗ donatan↗ bozma sonrası karar↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ istifa↗ sorumluluk sigortası↗ navlun↗ emredici hüküm↗ taşıyıcı↗ taşıyan↗ dosya masrafı↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, bozma sonrası alınan ve benimsenen yeni bilirkişi raporu doğrultusunda; navlun sözleşmesinin eki teyit mektubunda FIOS ve L/S/D esasının kabul edildiği, bu esasa göre yükleme masraf ve sorumluluğunun sigortalı ve yüklemeyi Novorosski'de fiilen yürüten yükletene ait olduğu, taşıma sırasında gemi seyir halindeyken 1. ambardaki yükün bir kısmının bağından kurtularak zarar gördüğü, hasarın meydana geldiği ambardaki yükle ilgili olarak yükletenin ihmalinin bulunduğunun gemi kaptanı tarafından saptanabileceğine dair davacı tarafça delil sunulamadığı, bu halde gemi kaptanının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, TTK 1063. f.1, b.5 maddesi uyarınca davalı taşıyıcı Statü Gemi Kiralama ve Tic. LTD. ŞTİ'nin de sorumlu tutulamayacağı, öte
..../...
yandan gerek gemi kaptanın, gerekse asıl taşıyıcı diğer davalının sorumluluğu bulunmadığından taşımayı fiilen gerçekleştiren ancak navlun sözleşmesinin tarafı olmayan davalı Kamer Denizcilik A.Ş'nin de hasardan sorumlu olmadığı gibi bu davalıya husumet yöneltilmesinin de mümkün olmadığı gerekçesi, ile her iki davalı hakındaki davann reddine karar verilmiştir.
Kararı; davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduğu halde gereği yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında açıkça kaptanın denetim ve nezaret sorumluluğunu yerine getirip getirmediği konusunun araştırılmasına işaret edilmiştir. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince, navlun sözleşmesinde mevcut FIO/FIOS kayıtları nedeni ile taşıyanın yükleme, istif ve boşaltmadan kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmadığı ve yolculuk esnasında meydana gelen hasardan dolayı yükleten tarafından gerçekleştirilen bu ihmalin kaptan tarafından saptandığına ve saptanabilirliğine dair herhangi bir delil bulunmadığı, kaptanın TTK'nun 974 maddesi uyarınca sorumlu tutulması mümkün olmadığından asıl taşıyanın TTK'nun 1060/1-5, diğer davalının da TTK 947/c.2 maddeleri uyarınca sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı mütaala edilmiştir.
Ancak, her ne kadar FIOS kaydının varlığı halinde yükleme, istif ve boşaltma işlemleri taşıtana devredilmekte ise de, bu konuda kaptan da söz konusu işlemlerin uygun bir biçimde yapılmasına özen göstermek zorundadır. Çünkü esas itibariyle yükleme ve istif kaptanın donatanı temsilen yerine getirdiği bir yükümlülük olup, yükleme işi sözleşmeyle başka kişilere ait olsa bile kaptan yine de istife bakmalı, geminin denge ve emniyeti bakımından gerekli denetimi yapmalıdır. (Gönen Eriş, Deniz Ticareti ve Sigorta, Ankara 1990, sy 311)
Kaptanın herşeyden önce geminin sefere elverişliliğinin sağlanması hususunda nezaret yükümlülüğü bulunmaktadır. FIOS kaydının bulunması halinde ise istifin gereği gibi yapılıp yapılmadığına nezaret yükümlülüğü vardır. FIO/FIOS kaydı emredici nitelikteki TTK 1061. md hükmünü bertaraf etmez. Kaptanın nezaret görevini tedbirli bir kaptan gibi yerine getirmemesi halinde meydana gelen zarardan taşıyıcının sorumluluğu doğacaktır.Bu nedenle FIO/FIOS kaydının varlığına rağmen kaptanın yolculuk süresince geminin dengesinden, yükleri muhafaza yükümlülüğünü ihlalinden sorumluluğu doğar.
Bu bakımdan aksine görüş beyan eden bilirkişi raporuna itibar edilemez.O halde, somut uyuşmazlıkta yükün taşınması sırasındaki hava ve yol şartlarından dolayı istiflemedeki bir kısım bağların kopması sonucu oluşan hasarda, kaptanın lashing işlemine nezaret ve yolculuk esnasında da yükün muhafazası yükümlülüğüne nezaret konusunda bir ihmali bulunup bulunmadığı araştırılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16641 E. 2014/7075 K.
Ortak:nezaret yükümlülüğü · nezaret görevi · navlun sözleşmesi · taşıtan · donatan · taşıyıcının sorumluluğu · istifa · navlun
İncelediğiniz karardaMahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince, «navlun sözleşmesinde» mevcut FIO/FIOS kayıtları nedeni ile «taşıyanın» yükleme, «istif» ve boşaltmadan kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmadığı ve yolculuk esnasında meydana gelen hasardan dolayı yükleten tarafından gerçekleştirilen bu ihmalin kaptan t …
Çünkü esas itibariyle yükleme ve «istif» kaptanın «donatanı» «temsilen» yerine getirdiği bir yükümlülük olup, yükleme işi sözleşmeyle başka kişilere ait olsa bile kaptan yine de istife bakmalı, geminin denge ve emniyeti bakımından gerekli denetimi yapmalıdır. (Gönen Eriş, Deniz Ticareti ve Sigorta, Ankara 1990, sy 311) Kaptanın herşeyden önce geminin sefere elverişliliğinin sağlanması hususunda «nezaret yükümlülüğü» bulunmaktadır.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, «bozma sonrası» alınan ve benimsenen yeni bilirkişi raporu doğrultusunda; «navlun sözleşmesinin» eki teyit mektubunda FIOS ve L/S/D esasının kabul edildiği, bu esasa göre yükleme «masraf» ve «sorumluluğunun sigortalı» ve yüklemeyi Novorosski'de fiilen yürüten yükletene ait olduğu, taşıma sırasında gemi seyir halindeyken 1. ambardaki yükün bir kısmının bağından kurtularak zarar gördüğü, «hasarın» meydana geldiği ambardaki yükle ilgili olarak yükletenin ihmalinin bulunduğunun gemi kaptanı tarafından saptanabileceğine dair davacı tarafça delil sunulamadığı, bu halde gemi kaptanının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, TTK 1063. f.1, b.5 maddesi uyarınca davalı «taşıyıcı» Statü Gemi Kiralama ve Tic.
Benzer bu kararda… yüklerde konvansiyonel gemilerde yeterli bir havalandırmanın fiilen mümkün olmaması ve geminin hava müsaade ettiği sürece ambarlarını havalandırdığı anlaşıldığından «taşıyanın» kusursuz olduğu, yine «konşimentolarda» atıf yapılmış olan «navlun sözleşmesinin» hükümlerine göre taşımanın FIOS esasıyla yapıldığı, buna göre yük ilgilileri tarafından yapılan «istifin» sebep olduğu zarardan «donatanın» ve «taşıyanın sorumlu» tutulması mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı D.
Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince, «navlun sözleşmesinde» mevcut FIO/FIOS kayıtları nedeni ile «taşıyanın» yükleme, «istif» ve boşaltmadan kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmadığı ve yolculuk esnasında meydana gelen hasardan dolayı yükleten tarafından gerçekleştirilen bu ihmalin kaptan t …
Çünkü esas itibariyle yükleme ve «istif» kaptanın «donatanı» «temsilen» yerine getirdiği bir yükümlülük olup, yükleme işi sözleşmeyle başka kişilere ait olsa bile kaptan yine de istife bakmalı, geminin denge ve emniyeti bakımından gerekli denetimi yapmalıdır. (Gönen Eriş, Deniz Ticareti ve Sigorta, Ankara 1990, sy 311) Kaptanın herşeyden önce geminin sefere elverişliliğinin sağlanması hususunda «nezaret yükümlülüğü» bulunmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyanın sorumluluğu · konşimento · işlemden kaldırma · rücuen tazminat · taşıma sözleşmesi · açılmamış sayılma · yenileme · temlik
Benzer bu karardaKahvecilik ve Gıda A.Ş'nin açtığı dava «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırılmış» olmakla, süresi içinde yenilenmemesi «sebebi» ile HMK'nın 150 ve devam maddeleri gereğince açılan davanın bu sebeple «açılmamış sayılmasına», «temlik» alanlar E..
… yüklerde konvansiyonel gemilerde yeterli bir havalandırmanın fiilen mümkün olmaması ve geminin hava müsaade ettiği sürece ambarlarını havalandırdığı anlaşıldığından «taşıyanın» kusursuz olduğu, yine «konşimentolarda» atıf yapılmış olan «navlun sözleşmesinin» hükümlerine göre taşımanın FIOS esasıyla yapıldığı, buna göre yük ilgilileri tarafından yapılan «istifin» sebep olduğu zarardan «donatanın» ve «taşıyanın sorumlu» tutulması mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı D.
Dava, deniz yolu ile «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16204 E. 2015/1913 K.
Ortak:nezaret yükümlülüğü · nezaret görevi · navlun sözleşmesi · taşıtan · istifa · navlun · taşıyan · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaMahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince, «navlun sözleşmesinde» mevcut FIO/FIOS kayıtları nedeni ile «taşıyanın» yükleme, «istif» ve boşaltmadan kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmadığı ve yolculuk esnasında meydana gelen hasardan dolayı yükleten tarafından gerçekleştirilen bu ihmalin kaptan t …
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, «bozma sonrası» alınan ve benimsenen yeni bilirkişi raporu doğrultusunda; «navlun sözleşmesinin» eki teyit mektubunda FIOS ve L/S/D esasının kabul edildiği, bu esasa göre yükleme «masraf» ve «sorumluluğunun sigortalı» ve yüklemeyi Novorosski'de fiilen yürüten yükletene ait olduğu, taşıma sırasında gemi seyir halindeyken 1. ambardaki yükün bir kısmının bağından kurtularak zarar gördüğü, «hasarın» meydana geldiği ambardaki yükle ilgili olarak yükletenin ihmalinin bulunduğunun gemi kaptanı tarafından saptanabileceğine dair davacı tarafça delil sunulamadığı, bu halde gemi kaptanının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, TTK 1063. f.1, b.5 maddesi uyarınca davalı «taşıyıcı» Statü Gemi Kiralama ve Tic.
ŞTİ'nin de sorumlu tutulamayacağı, öte ..../... yandan gerek gemi kaptanın, gerekse «asıl taşıyıcı» diğer davalının sorumluluğu bulunmadığından taşımayı fiilen gerçekleştiren ancak «navlun sözleşmesinin» tarafı olmayan davalı Kamer Denizcilik A.Ş'nin de hasardan sorumlu olmadığı gibi bu davalıya «husumet» yöneltilmesinin de mümkün olmadığı gerekçesi, ile her iki davalı hakındaki davann reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «taşıyan» ile davacının halefi olduğu dava dışı şirket arasında kurulan «navlun sözleşmesinde» FIOS (Free İn And Out And Stowed) şartı kararlaştırıldığı, bu şart ile navlun sözleşmesinin taraflarının, yükleme, «istif» ve boşaltma işlemlerinin «masraf» ve sorumluluğunun aynı zamanda yükleten ve gönderilen olan «taşıtana» ait olduğunu kararlaştırdıkları, bununla birlikte mülga TTK'nın 975. maddesi uyarınca kaptanın yükleme, istif ve boşaltmanın denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etme görev ve sorumluluğunun da devam ettiği, kaptanın nezaret etme yükümlülüğünün, geminin denize ve «yola elverişli» halde tutulması ile sınırlı bulunduğu, yükleme, istif ve boşaltma işlemlerinin gereği gibi yapılmaması yüzünden gemi denize ve yola elverişsiz hale gelirse ve yük bu yüzden «ziya» veya «hasara» uğrarsa kaptanın «nezaret görevinin» ifasında tedbirli ve dikkatli bir kaptanın gösterdiği özeni göstermediği ve taşıyanın bu yüzden sorumlu olduğunun değerlendirilebileceği, bu kapsamda somut olayda davalının «nezaret yükümlülüğüne» aykırı davrandığının söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı ile dava dışı emtia sahibi sigortalı arasında FIOS şartının öngörüldüğü, buna göre yükün, yükleme, boşaltma ve istiflemesi «masrafları» ile bu faaliyetler nedeniyle doğacak zararların «taşıtanın» sorumluluğunda olduğu, bunun yanında «navlun sözleşmesinde», yükün bağlanması emniyet altına alınması ve takozlama malzemesinin sağlanması ve bunlara ilişkin faaliyetlerin icra edilmesi ile bu faaliyetlerin masraf ve sorumluluğunun da taşıtana yüklendiği, ayrıca dava konusu emtianın ahşap sandıklarda «teslim» alınması nedeni ile «konişmentodaki» temiz «kaydının» da bu sandıkların dıştan bakıldığında iyi durumda olduğunu gösterdiği ve bunun aksinin davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair kurulan ilk hüküm, Dairemizce, mülga 6762 sayılı TTK’nın 1061. maddesinde «taşıyanın» özen borcunun düzenlendiği, sözleşmeye konulacak “fios” şartının, kaptanın «nezaret görevini», yükleme ve boşaltma işçilerini gözetmek yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, yükleme, boşaltma ve «istif» işlerinin yük ilgililerine bırakıldığı durumlarda dahi mülga TTK’nın 975. maddesi uyarınca kaptanın, yükleme ve istifin denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etmek görev ve sorumluluğunun bulunduğu, yük «hasarına» «münhasır» olmak üzere yapılan hatalı istif ve boşaltmadan dolayı «taşıyanın sorumluluğunun» devam ettiği ve müşterek kusurunun var olduğu gözetilerek, deniz taşıması konusunda uzman bilirkişi heyetinden bu çerçevede yeniden rapor alınarak yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı yararına bozulmuş, mahkemece de bu bozmaya uyulmuştur.
Ancak bozma ilamına uyulmasına rağmen yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalının «nezaret yükümlülüğünü» ihlal etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yola elverişlilik · taşıyanın sorumluluğu · konişmento · rücuen tahsil · müktesep hak · kusur oranı · direnme kararı · ziya
Benzer bu karardaMahkemece, davalı ile dava dışı emtia sahibi sigortalı arasında FIOS şartının öngörüldüğü, buna göre yükün, yükleme, boşaltma ve istiflemesi «masrafları» ile bu faaliyetler nedeniyle doğacak zararların «taşıtanın» sorumluluğunda olduğu, bunun yanında «navlun sözleşmesinde», yükün bağlanması emniyet altına alınması ve takozlama malzemesinin sağlanması ve bunlara ilişkin faaliyetlerin icra edilmesi ile bu faaliyetlerin masraf ve sorumluluğunun da taşıtana yüklendiği, ayrıca dava konusu emtianın ahşap sandıklarda «teslim» alınması nedeni ile «konişmentodaki» temiz «kaydının» da bu sandıkların dıştan bakıldığında iyi durumda olduğunu gösterdiği ve bunun aksinin davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair kurulan ilk hüküm, Dairemizce, mülga 6762 sayılı TTK’nın 1061. maddesinde «taşıyanın» özen borcunun düzenlendiği, sözleşmeye konulacak “fios” şartının, kaptanın «nezaret görevini», yükleme ve boşaltma işçilerini gözetmek yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, yükleme, boşaltma ve «istif» işlerinin yük ilgililerine bırakıldığı durumlarda dahi mülga TTK’nın 975. maddesi uyarınca kaptanın, yükleme ve istifin denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etmek görev ve sorumluluğunun bulunduğu, yük «hasarına» «münhasır» olmak üzere yapılan hatalı istif ve boşaltmadan dolayı «taşıyanın sorumluluğunun» devam ettiği ve müşterek kusurunun var olduğu gözetilerek, deniz taşıması konusunda uzman bilirkişi heyetinden bu çerçevede yeniden rapor alınarak yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı yararına bozulmuş, mahkemece de bu bozmaya uyulmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «taşıyan» ile davacının halefi olduğu dava dışı şirket arasında kurulan «navlun sözleşmesinde» FIOS (Free İn And Out And Stowed) şartı kararlaştırıldığı, bu şart ile navlun sözleşmesinin taraflarının, yükleme, «istif» ve boşaltma işlemlerinin «masraf» ve sorumluluğunun aynı zamanda yükleten ve gönderilen olan «taşıtana» ait olduğunu kararlaştırdıkları, bununla birlikte mülga TTK'nın 975. maddesi uyarınca kaptanın yükleme, istif ve boşaltmanın denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etme görev ve sorumluluğunun da devam ettiği, kaptanın nezaret etme yükümlülüğünün, geminin denize ve «yola elverişli» halde tutulması ile sınırlı bulunduğu, yükleme, istif ve boşaltma işlemlerinin gereği gibi yapılmaması yüzünden gemi denize ve yola elverişsiz hale gelirse ve yük bu yüzden «ziya» veya «hasara» uğrarsa kaptanın «nezaret görevinin» ifasında tedbirli ve dikkatli bir kaptanın gösterdiği özeni göstermediği ve taşıyanın bu yüzden sorumlu olduğunun değerlendirilebileceği, bu kapsamda somut olayda davalının «nezaret yükümlülüğüne» aykırı davrandığının söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ası gerekir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28.9.2005 gün ve 2005/8-512-535 E.K.) Somut olayda, mahkemece davanın reddine dair verilen ilk karar, Dairemizce davalı «taşıyanın» müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek alınacak bilirkişi raporu ile davalının «kusur oranının» belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyulmakla da davacı yararına usuli «müktesep hak» doğmuştur.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı gereğince davalının «kusur oranının» tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde usuli «müktesep hak» ilkesini ihlal edecek biçimde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12561 E. 2010/7376 K.
Ortak:nezaret yükümlülüğü · nezaret görevi · navlun sözleşmesi · istifa · navlun · taşıyan · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince, «navlun sözleşmesinde» mevcut FIO/FIOS kayıtları nedeni ile «taşıyanın» yükleme, «istif» ve boşaltmadan kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmadığı ve yolculuk esnasında meydana gelen hasardan dolayı yükleten tarafından gerçekleştirilen bu ihmalin kaptan t …
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, «bozma sonrası» alınan ve benimsenen yeni bilirkişi raporu doğrultusunda; «navlun sözleşmesinin» eki teyit mektubunda FIOS ve L/S/D esasının kabul edildiği, bu esasa göre yükleme «masraf» ve «sorumluluğunun sigortalı» ve yüklemeyi Novorosski'de fiilen yürüten yükletene ait olduğu, taşıma sırasında gemi seyir halindeyken 1. ambardaki yükün bir kısmının bağından kurtularak zarar gördüğü, «hasarın» meydana geldiği ambardaki yükle ilgili olarak yükletenin ihmalinin bulunduğunun gemi kaptanı tarafından saptanabileceğine dair davacı tarafça delil sunulamadığı, bu halde gemi kaptanının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, TTK 1063. f.1, b.5 maddesi uyarınca davalı «taşıyıcı» Statü Gemi Kiralama ve Tic.
ŞTİ'nin de sorumlu tutulamayacağı, öte ..../... yandan gerek gemi kaptanın, gerekse «asıl taşıyıcı» diğer davalının sorumluluğu bulunmadığından taşımayı fiilen gerçekleştiren ancak «navlun sözleşmesinin» tarafı olmayan davalı Kamer Denizcilik A.Ş'nin de hasardan sorumlu olmadığı gibi bu davalıya «husumet» yöneltilmesinin de mümkün olmadığı gerekçesi, ile her iki davalı hakındaki davann reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… bağlama işleminin yapılmadığı, yolculuk esnasında karşılaşılan 5-7 bafor şiddetindeki fırtına sebebiyle sabitleme işinde kullanılan takozların kayması sonucunda cam «hasarının» oluştuğu, taraflar arasındaki «navlun sözleşmesine» göre bağlama/emniyete alma/«istif» malzemesinin davacıya ait olduğu, bunun anlamının gemiye alınan yükün bağlanması ve emniyete alma işleminin davacıya ait olduğu anlamını taşıdığı, kaptanın «nezaret yükümlülüğünün» geminin denize ve yüke elverişli halde bulundurulmasına yönelik tedbirler dahilinde olduğu, yükü sabitlemenin iyi yapılıp yapılmadığı hususunun geminin seyir emniyetine sirayet etmediğinden kaptanın nezaret yükümlülüğüne «dahil» bir iş olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinde yer alan «navlun sözleşmesi» örneğinde bağlama/emniyete alma/«istif» malzemesi kiracıya(davacıya) ait olduğu görülmektedir.Bunun anlamı gemiye alınan yükün bağlanması ve emniyete alınması işlemlerinin davacı tarafından yerine getirileceğidir.FIOS klozu olarak adlandırılan bu klozun esasen «taşıyanın» faaliyet alanında kalan yükleme,istif işlemlerinin yükle ilgililerince yerine getirilmesidir.09.04.2004 tarihli yükleme sertifikasına göre,cam sandıkların gemiye sadece takoz kullanılmak suretiyle sabitlenerek yüklendiği,yükün sabitlenmesi için uygulanması gereken bastırma/bağlanma işleminin yapılmadığı,yolculuk sırasında karşılaşılan 5-7 bofor şiddetindeki fırtına nedeniyle sabitleme işinde kullanılan takozların kayması sonucu cam «hasarının» oluştuğu anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında, yukarıda açıklamalar da dikkate alınıp, taşınan emtiada meydana gelen «hasarın» bastırma/bağlama/ «istif» hatasından kaynaklandığı, meydana gelen zarar nedeniyle davalı «taşıyanın» «nezaret görevini» ihlal ettiği, müşterek kusurunun olduğu değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · dahili dava
Benzer bu kararda… bağlama işleminin yapılmadığı, yolculuk esnasında karşılaşılan 5-7 bafor şiddetindeki fırtına sebebiyle sabitleme işinde kullanılan takozların kayması sonucunda cam «hasarının» oluştuğu, taraflar arasındaki «navlun sözleşmesine» göre bağlama/emniyete alma/«istif» malzemesinin davacıya ait olduğu, bunun anlamının gemiye alınan yükün bağlanması ve emniyete alma işleminin davacıya ait olduğu anlamını taşıdığı, kaptanın «nezaret yükümlülüğünün» geminin denize ve yüke elverişli halde bulundurulmasına yönelik tedbirler dahilinde olduğu, yükü sabitlemenin iyi yapılıp yapılmadığı hususunun geminin seyir emniyetine sirayet etmediğinden kaptanın nezaret yükümlülüğüne «dahil» bir iş olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
3 benzer karar daha
-
Tazminat | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18921 E. 2015/6192 K.
Ortak:nezaret görevi · navlun sözleşmesi · istifa · navlun · taşıyan · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince, «navlun sözleşmesinde» mevcut FIO/FIOS kayıtları nedeni ile «taşıyanın» yükleme, «istif» ve boşaltmadan kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmadığı ve yolculuk esnasında meydana gelen hasardan dolayı yükleten tarafından gerçekleştirilen bu ihmalin kaptan t …
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, «bozma sonrası» alınan ve benimsenen yeni bilirkişi raporu doğrultusunda; «navlun sözleşmesinin» eki teyit mektubunda FIOS ve L/S/D esasının kabul edildiği, bu esasa göre yükleme «masraf» ve «sorumluluğunun sigortalı» ve yüklemeyi Novorosski'de fiilen yürüten yükletene ait olduğu, taşıma sırasında gemi seyir halindeyken 1. ambardaki yükün bir kısmının bağından kurtularak zarar gördüğü, «hasarın» meydana geldiği ambardaki yükle ilgili olarak yükletenin ihmalinin bulunduğunun gemi kaptanı tarafından saptanabileceğine dair davacı tarafça delil sunulamadığı, bu halde gemi kaptanının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, TTK 1063. f.1, b.5 maddesi uyarınca davalı «taşıyıcı» Statü Gemi Kiralama ve Tic.
ŞTİ'nin de sorumlu tutulamayacağı, öte ..../... yandan gerek gemi kaptanın, gerekse «asıl taşıyıcı» diğer davalının sorumluluğu bulunmadığından taşımayı fiilen gerçekleştiren ancak «navlun sözleşmesinin» tarafı olmayan davalı Kamer Denizcilik A.Ş'nin de hasardan sorumlu olmadığı gibi bu davalıya «husumet» yöneltilmesinin de mümkün olmadığı gerekçesi, ile her iki davalı hakındaki davann reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda6102 sayılı TTK’nın 1061. maddesi (e.TTK m.1061) “«taşıyan», «navlun sözleşmesinin» ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, «istifi», taşınması, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özenini göstermekle yükümlüdür” derken yüke özen borcunun kapsamına giren faaliyetlerin ancak bir kısmını belirtmektedir.
Bu durumda, yük «hasarına» «münhasır» olmak üzere «taşıyanın sorumluluğunun» devam ettiği ve müşterek kusurunun var olduğu gözetilerek, yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2014/6138 esas, 2014/14608 karar sayılı onama …
Ancak böyle bir şart, kaptanın «nezaret görevini», yükleme ve boşaltma işçilerini gözetmek yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıyanın sorumluluğu · nakliyat emtia sigortası · konişmento · kusur oranı · münhasırlık · rücuen tazminat · sigorta poliçesi · kusur
Benzer bu karardaBu durumda, yük «hasarına» «münhasır» olmak üzere «taşıyanın sorumluluğunun» devam ettiği ve müşterek kusurunun var olduğu gözetilerek, yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2014/6138 esas, 2014/14608 karar sayılı onama …
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesinden» kaynaklı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, «konişmentoda» F. (Free in and out and stowage) şartı yer almaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5300 E. 2012/11419 K.
Ortak:nezaret yükümlülüğü · nezaret görevi · navlun sözleşmesi · taşıtan · istifa · navlun · taşıyan · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaMahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince, «navlun sözleşmesinde» mevcut FIO/FIOS kayıtları nedeni ile «taşıyanın» yükleme, «istif» ve boşaltmadan kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmadığı ve yolculuk esnasında meydana gelen hasardan dolayı yükleten tarafından gerçekleştirilen bu ihmalin kaptan t …
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, «bozma sonrası» alınan ve benimsenen yeni bilirkişi raporu doğrultusunda; «navlun sözleşmesinin» eki teyit mektubunda FIOS ve L/S/D esasının kabul edildiği, bu esasa göre yükleme «masraf» ve «sorumluluğunun sigortalı» ve yüklemeyi Novorosski'de fiilen yürüten yükletene ait olduğu, taşıma sırasında gemi seyir halindeyken 1. ambardaki yükün bir kısmının bağından kurtularak zarar gördüğü, «hasarın» meydana geldiği ambardaki yükle ilgili olarak yükletenin ihmalinin bulunduğunun gemi kaptanı tarafından saptanabileceğine dair davacı tarafça delil sunulamadığı, bu halde gemi kaptanının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, TTK 1063. f.1, b.5 maddesi uyarınca davalı «taşıyıcı» Statü Gemi Kiralama ve Tic.
ŞTİ'nin de sorumlu tutulamayacağı, öte ..../... yandan gerek gemi kaptanın, gerekse «asıl taşıyıcı» diğer davalının sorumluluğu bulunmadığından taşımayı fiilen gerçekleştiren ancak «navlun sözleşmesinin» tarafı olmayan davalı Kamer Denizcilik A.Ş'nin de hasardan sorumlu olmadığı gibi bu davalıya «husumet» yöneltilmesinin de mümkün olmadığı gerekçesi, ile her iki davalı hakındaki davann reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… avunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ile dava dışı emtia sahibi arasında FİOS şartının öngörüldüğü, buna göre yükün yükleme, boşaltma ve istiflemesi «masrafları» ile bu faaliyetler nedeniyle doğacak zararların «taşıtanın» sorumluluğunda olduğu, bunun yanında «navlun sözleşmesinde» yükün bağlanması emniyet altına alınması ve takozlama malzemesinin sağlanması ve bunlara ilişkin faaliyetlerin icra edilmesi ile bu faaliyetlerin masraf ve sorumluluğunun da taşıtana yüklendiği, ayrıca dava konusu emtianın ahşap sandıklarda «teslim» alınması nedeni ile «konişmentodaki» temiz «kaydının» da bu sandıkların dıştan bakıldığında iyi durumda olduğunu gösterdiği ve bunun aksinin davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti …
Gerek teknik gerekse de hukuk bilirkişisinin değerlendirmesinde «hasarın» ağırlıklı kısmının yapılacak sefere uygun istiflenmeme sonucu kayma ile meydana geldiği belirtilmiş, ancak «navlun sözleşmesindeki» “Fios” «kaydı» nedeniyle kaptanın sorumluluğunun söz konusu olmadığı, kaptanın «nezaret yükümlülüğünün» sınırlı olduğu görüşüyle davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği belirtilmiş, mahkemece de bilirkişi raporu benimsenerek davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, TTK’nun 1061. maddesi “«taşıyan» malların yükletilmesi, «istifi», taşınması, elden geçirilmesi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyanın dikkat ve özenini göstermekle yükümlüdür” derken yüke özen borcunun kapsamına giren faaliyetlerin ancak bir kısmını belirtmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyanın sorumluluğu · konişmento · kusur oranı · münhasırlık · rücuen tazminat · kusur · eksik inceleme · teslim
Benzer bu karardaBu durumda, yük «hasarına» «münhasır» olmak üzere yapılan hatalı «istif» ve boşaltmadan dolayı «taşıyanın sorumluluğunun» devam ettiği ve müşterek kurusunun var olduğu gözetilerek, deniz taşıması konusunda uzman bilirkişi heyetinden bu çerçevede yeniden rapor alınarak, yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
… avunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ile dava dışı emtia sahibi arasında FİOS şartının öngörüldüğü, buna göre yükün yükleme, boşaltma ve istiflemesi «masrafları» ile bu faaliyetler nedeniyle doğacak zararların «taşıtanın» sorumluluğunda olduğu, bunun yanında «navlun sözleşmesinde» yükün bağlanması emniyet altına alınması ve takozlama malzemesinin sağlanması ve bunlara ilişkin faaliyetlerin icra edilmesi ile bu faaliyetlerin masraf ve sorumluluğunun da taşıtana yüklendiği, ayrıca dava konusu emtianın ahşap sandıklarda «teslim» alınması nedeni ile «konişmentodaki» temiz «kaydının» da bu sandıkların dıştan bakıldığında iyi durumda olduğunu gösterdiği ve bunun aksinin davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti …
Dava, deniz taşıması sırasında «hasar» gören emtianın «rücuen tazminine» ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15594 E. 2015/670 K.
Ortak:istifa · taşıyıcı · taşıyan · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyulmuş, «bozma sonrası» alınan ve benimsenen yeni bilirkişi raporu doğrultusunda; «navlun sözleşmesinin» eki teyit mektubunda FIOS ve L/S/D esasının kabul edildiği, bu esasa göre yükleme «masraf» ve «sorumluluğunun sigortalı» ve yüklemeyi Novorosski'de fiilen yürüten yükletene ait olduğu, taşıma sırasında gemi seyir halindeyken 1. ambardaki yükün bir kısmının bağından kurtularak zarar gördüğü, «hasarın» meydana geldiği ambardaki yükle ilgili olarak yükletenin ihmalinin bulunduğunun gemi kaptanı tarafından saptanabileceğine dair davacı tarafça delil sunulamadığı, bu halde gemi kaptanının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, TTK 1063. f.1, b.5 maddesi uyarınca davalı «taşıyıcı» Statü Gemi Kiralama ve Tic.
Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince, «navlun sözleşmesinde» mevcut FIO/FIOS kayıtları nedeni ile «taşıyanın» yükleme, «istif» ve boşaltmadan kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmadığı ve yolculuk esnasında meydana gelen hasardan dolayı yükleten tarafından gerçekleştirilen bu ihmalin kaptan t …
ŞTİ'nin de sorumlu tutulamayacağı, öte ..../... yandan gerek gemi kaptanın, gerekse «asıl taşıyıcı» diğer davalının sorumluluğu bulunmadığından taşımayı fiilen gerçekleştiren ancak «navlun sözleşmesinin» tarafı olmayan davalı Kamer Denizcilik A.Ş'nin de hasardan sorumlu olmadığı gibi bu davalıya «husumet» yöneltilmesinin de mümkün olmadığı gerekçesi, ile her iki davalı hakındaki davann reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu «hasarın» taşıma sırasında meydana geldiği, «sigorta teminatı kapsamında» bulunduğu, davalının «taşıyıcı» konumunda olduğu, emtianın varma yerinde boşaltma sırasında bir kısmının hasarlı olduğu tespit edilerek tutulan tutanağın araç şoförünce imzalandığı, emtianın ambalaj şeklinin uluslararası taşımacılığa uygun olduğu, ancak yükün araç içine gereği gibi sabitlenmemesi ve «istifin» desteklenmemesi nedeniyle yol şartlarında istifin bozulduğu ve dava konusu hasarın meydana geldiği, yükleme taşıyıcı tarafından yapılmamış ise de, taşıyıcının yükün araç içine istiflenmesi ve sabitlenmesine nezaret etme yükümlülüğünün bulunduğu, davalı «taşıyanın» yükün araç içine istifi sırasında nezaret ederek gerekli uyarı ve müdahaleyi yapmamış olması nedeniyle hasardan gönderen ile birlikte sorumlu olduğu, davalının 4.204,67 USD'nin hasar tarihi itibariyle TL karşılığı olan 7.687,82 TL den sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.687,82 TL «rücu alacağının» dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:rücu alacağı · sigorta teminatı kapsamı · sigorta teminatı · teminat kapsamı · rücu · teminat
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu «hasarın» taşıma sırasında meydana geldiği, «sigorta teminatı kapsamında» bulunduğu, davalının «taşıyıcı» konumunda olduğu, emtianın varma yerinde boşaltma sırasında bir kısmının hasarlı olduğu tespit edilerek tutulan tutanağın araç şoförünce imzalandığı, emtianın ambalaj şeklinin uluslararası taşımacılığa uygun olduğu, ancak yükün araç içine gereği gibi sabitlenmemesi ve «istifin» desteklenmemesi nedeniyle yol şartlarında istifin bozulduğu ve dava konusu hasarın meydana geldiği, yükleme taşıyıcı tarafından yapılmamış ise de, taşıyıcının yükün araç içine istiflenmesi ve sabitlenmesine nezaret etme yükümlülüğünün bulunduğu, davalı «taşıyanın» yükün araç içine istifi sırasında nezaret ederek gerekli uyarı ve müdahaleyi yapmamış olması nedeniyle hasardan gönderen ile birlikte sorumlu olduğu, davalının 4.204,67 USD'nin hasar tarihi itibariyle TL karşılığı olan 7.687,82 TL den sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.687,82 TL «rücu alacağının» dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/8700 E. , 2012/1120 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi
VEKİLİ AV. ...
DAVALILAR 1-STATÜ GEMİ KİRALAMA VE TİC. LTD. ŞTİ.
VEKİLİ AV. ...
2-MİNE S GEMİSİ DONATANIKAMER DENİZCİLİK NAKLİYAT VE TİC A.Ş.
VEKİLİ AV. ...
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Denizcilik İhtisasMahkemesi’nce verilen 09/02/2010 tarih ve 2008/224-2010/50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline emtia nakliyat poliçesi ile sigortalı rulo saç emtiasının davalılardan Kamer Denizcilik A.Ş.nin donatanı olduğu, diğer davalının taşıma taahüdü altındaki gemi ile Novorosski'den Dil iskelesi'ne nakliyesi sonunda bir kısım emtianın hasarlandığını, sigortalıya 6.758.711.671 TL hasar tazminatı ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın davalılardan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kamer Denizcilik A.Ş vekili, müvekkilinin taşıma sırasında gerekli tüm özeni gösterdiğini, davacı tarafça hasara ilişkin geçerli bir tespit dahi yapılmadığını, diğer davalı ...vekili ise, müvekkilinin taşıma işinde sadece aracılık ettiğini, taşımanın diğer davalı tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece; toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, fiilen taşımayı gerçekleştiren ancak navlun sözleşmesinin tarafı olmayan Kamer Denizcilik A.Ş.ne husumet yöneltilemeyeceği, öte yandan navlun sözleşmesine ilişkin belgede FIOS ve L/S/D esasına yer verildiği, bu klozların sözleşme bakımından geçerli kabul edildiği, buradan istifleme ve sabitleme işleminin yükle ilgililer tarafından yapılacağının anlaşıldığı, hasarın yüklerin iyi sabitlenmemesi nedeni ile ortaya çıktığı dikkate alındığında taşıyıcı davalı ...nin de zarardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile her iki davalı bakımından davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine Daire'mizin 21.4.2008 tarihli ilamında yazılı gerekçelerle karar davacı yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, bozma sonrası alınan ve benimsenen yeni bilirkişi raporu doğrultusunda; navlun sözleşmesinin eki teyit mektubunda FIOS ve L/S/D esasının kabul edildiği, bu esasa göre yükleme masraf ve sorumluluğunun sigortalı ve yüklemeyi Novorosski'de fiilen yürüten yükletene ait olduğu, taşıma sırasında gemi seyir halindeyken 1. ambardaki yükün bir kısmının bağından kurtularak zarar gördüğü, hasarın meydana geldiği ambardaki yükle ilgili olarak yükletenin ihmalinin bulunduğunun gemi kaptanı tarafından saptanabileceğine dair davacı tarafça delil sunulamadığı, bu halde gemi kaptanının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, TTK 1063. f.1, b.5 maddesi uyarınca davalı taşıyıcı Statü Gemi Kiralama ve Tic.
LTD. ŞTİ'nin de sorumlu tutulamayacağı, öte
..../...
yandan gerek gemi kaptanın, gerekse asıl taşıyıcı diğer davalının sorumluluğu bulunmadığından taşımayı fiilen gerçekleştiren ancak navlun sözleşmesinin tarafı olmayan davalı Kamer Denizcilik A.Ş'nin de hasardan sorumlu olmadığı gibi bu davalıya husumet yöneltilmesinin de mümkün olmadığı gerekçesi, ile her iki davalı hakındaki davann reddine karar verilmiştir.
Kararı; davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduğu halde gereği yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında açıkça kaptanın denetim ve nezaret sorumluluğunu yerine getirip getirmediği konusunun araştırılmasına işaret edilmiştir. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince, navlun sözleşmesinde mevcut FIO/FIOS kayıtları nedeni ile taşıyanın yükleme, istif ve boşaltmadan kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmadığı ve yolculuk esnasında meydana gelen hasardan dolayı yükleten tarafından gerçekleştirilen bu ihmalin kaptan tarafından saptandığına ve saptanabilirliğine dair herhangi bir delil bulunmadığı, kaptanın TTK'nun 974 maddesi uyarınca sorumlu tutulması mümkün olmadığından asıl taşıyanın TTK'nun 1060/1-5, diğer davalının da TTK 947/c.2 maddeleri uyarınca sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı mütaala edilmiştir.
Ancak, her ne kadar FIOS kaydının varlığı halinde yükleme, istif ve boşaltma işlemleri taşıtana devredilmekte ise de, bu konuda kaptan da söz konusu işlemlerin uygun bir biçimde yapılmasına özen göstermek zorundadır. Çünkü esas itibariyle yükleme ve istif kaptanın donatanı temsilen yerine getirdiği bir yükümlülük olup, yükleme işi sözleşmeyle başka kişilere ait olsa bile kaptan yine de istife bakmalı, geminin denge ve emniyeti bakımından gerekli denetimi yapmalıdır. (Gönen Eriş, Deniz Ticareti ve Sigorta, Ankara 1990, sy 311)
Kaptanın herşeyden önce geminin sefere elverişliliğinin sağlanması hususunda nezaret yükümlülüğü bulunmaktadır. FIOS kaydının bulunması halinde ise istifin gereği gibi yapılıp yapılmadığına nezaret yükümlülüğü vardır. FIO/FIOS kaydı emredici nitelikteki TTK 1061. md hükmünü bertaraf etmez. Kaptanın nezaret görevini tedbirli bir kaptan gibi yerine getirmemesi halinde meydana gelen zarardan taşıyıcının sorumluluğu doğacaktır.Bu nedenle FIO/FIOS kaydının varlığına rağmen kaptanın yolculuk süresince geminin dengesinden, yükleri muhafaza yükümlülüğünü ihlalinden sorumluluğu doğar.
Bu bakımdan aksine görüş beyan eden bilirkişi raporuna itibar edilemez.O halde, somut uyuşmazlıkta yükün taşınması sırasındaki hava ve yol şartlarından dolayı istiflemedeki bir kısım bağların kopması sonucu oluşan hasarda, kaptanın lashing işlemine nezaret ve yolculuk esnasında da yükün muhafazası yükümlülüğüne nezaret konusunda bir ihmali bulunup bulunmadığı araştırılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
09/05/2012-S/E
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023705200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz