Fios kaydı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5300 E. 2012/11419 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fios kaydı↗ deniz ticaret hukuku↗ nezaret yükümlülüğü↗ nezaret görevi↗ deniz ticareti↗ navlun sözleşmesi↗ taşıyanın sorumluluğu↗ taşıtan↗ konişmento↗ istifa↗ kusur oranı↗ navlun↗ münhasırlık↗ rücuen tazminat↗ taşıyan↗ dosya masrafı↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ile dava dışı emtia sahibi arasında FİOS şartının öngörüldüğü, buna göre yükün yükleme, boşaltma ve istiflemesi masrafları ile bu faaliyetler nedeniyle doğacak zararların taşıtanın sorumluluğunda olduğu, bunun yanında navlun sözleşmesinde yükün bağlanması emniyet altına alınması ve takozlama malzemesinin sağlanması ve bunlara ilişkin faaliyetlerin icra edilmesi ile bu faaliyetlerin masraf ve sorumluluğunun da taşıtana yüklendiği, ayrıca dava konusu emtianın ahşap sandıklarda teslim alınması nedeni ile konişmentodaki temiz kaydının da bu sandıkların dıştan bakıldığında iyi durumda olduğunu gösterdiği ve bunun aksinin davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, deniz taşıması sırasında hasar gören emtianın rücuen tazminine ilişkindir. Gerek teknik gerekse de hukuk bilirkişisinin değerlendirmesinde hasarın ağırlıklı kısmının yapılacak sefere uygun istiflenmeme sonucu kayma ile meydana geldiği belirtilmiş, ancak navlun sözleşmesindeki “Fios” kaydı nedeniyle kaptanın sorumluluğunun söz konusu olmadığı, kaptanın nezaret yükümlülüğünün sınırlı olduğu görüşüyle davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği belirtilmiş, mahkemece de bilirkişi raporu benimsenerek davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, TTK’nun 1061. maddesi “taşıyan malların yükletilmesi, istifi, taşınması, elden geçirilmesi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyanın dikkat ve özenini göstermekle yükümlüdür” derken yüke özen borcunun kapsamına giren faaliyetlerin ancak bir kısmını belirtmektedir. Gerçekte yükün iyi bir halde muhafazası ve gideceği yere salimen varabilmesi için gerekli bütün tedbirler buna dahildir (Çağa/Kender, Deniz Ticaret Hukuku II, Navlun Sözleşmesi Sayfa 135). Sözleşmeye konulacak “fio” veya “fios” şartı ile TTK’nun 1061. maddesinde sayılan faaliyetlerin ve yükümlülüklerin bir kısmı ve netice olarak bunların kötü yapılmasından doğan sorumluluk yükle ilgililere aktarılabilir. Ancak böyle bir şart, kaptanın nezaret görevinin, yükleme ve boşaltma işçilerini gözetmek yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz (a.g.e sayfa 135-136).
Yükleme, boşaltma ve istif işlerinin yük ilgililerine bırakıldığı durumlarda dahi TTK’nun 975. maddesi uyarınca kaptanın yükleme ve istifin denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etmek görev ve sorumluluğu vardır. Bu durumda, yük hasarına münhasır olmak üzere yapılan hatalı istif ve boşaltmadan dolayı taşıyanın sorumluluğunun devam ettiği ve müşterek kurusunun var olduğu gözetilerek, deniz taşıması konusunda uzman bilirkişi heyetinden bu çerçevede yeniden rapor alınarak, yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak kusur oranına göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1558 E. 2010/7380 K.
Ortak:nezaret görevi · navlun sözleşmesi · taşıyanın sorumluluğu · konişmento · istifa · kusur oranı · navlun · münhasırlık
İncelediğiniz karardaBu durumda, yük «hasarına» «münhasır» olmak üzere yapılan hatalı «istif» ve boşaltmadan dolayı «taşıyanın sorumluluğunun» devam ettiği ve müşterek kurusunun var olduğu gözetilerek, deniz taşıması konusunda uzman bilirkişi heyetinden bu çerçevede yeniden rapor alınarak, yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
… avunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ile dava dışı emtia sahibi arasında FİOS şartının öngörüldüğü, buna göre yükün yükleme, boşaltma ve istiflemesi «masrafları» ile bu faaliyetler nedeniyle doğacak zararların «taşıtanın» sorumluluğunda olduğu, bunun yanında «navlun sözleşmesinde» yükün bağlanması emniyet altına alınması ve takozlama malzemesinin sağlanması ve bunlara ilişkin faaliyetlerin icra edilmesi ile bu faaliyetlerin masraf ve sorumluluğunun da taşıtana yüklendiği, ayrıca dava konusu emtianın ahşap sandıklarda «teslim» alınması nedeni ile «konişmentodaki» temiz «kaydının» da bu sandıkların dıştan bakıldığında iyi durumda olduğunu gösterdiği ve bunun aksinin davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti …
Gerek teknik gerekse de hukuk bilirkişisinin değerlendirmesinde «hasarın» ağırlıklı kısmının yapılacak sefere uygun istiflenmeme sonucu kayma ile meydana geldiği belirtilmiş, ancak «navlun sözleşmesindeki» “Fios” «kaydı» nedeniyle kaptanın sorumluluğunun söz konusu olmadığı, kaptanın «nezaret yükümlülüğünün» sınırlı olduğu görüşüyle davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği belirtilmiş, mahkemece de bilirkişi raporu benimsenerek davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, yük «hasarına» «münhasır» olmak üzere yapılan hatalı «istif» ve boşaltmadan dolayı «taşıyanın sorumluluğunun» devam ettiği ve müşterek kurusunun var olduğu gözetilerek, yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
… verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre, «hasarın» yükleme, yetersiz ambalaj ve stevedore (boşaltma işçilerinin verdiği zarar) hasarlarından oluştuğu, «konişmentoda» “FREE IN/FREEOUT” «kaydının» olduğu, bu kayda göre yükleme, ambalajlama ve stevedore işlemlerini gönderen firma olan Erciyas Boru A.Ş. ve alıcı firma olan Salzgitter firmalarının sorumluluğund …
2- TTK’nun 1061.maddesi “«taşıyan» malların yükletilmesi, «istifi», taşınması, elden geçirilmesi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyanın dikkat ve özenini göstermekle yükümlüdür” derken yüke özen borcunun kapsamına giren faaliyetlerin ancak bir kısmını belirtmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gönderici sorumluluğu
Benzer bu karardaBu koşulla, yüklemenin chartererlerin boşaltmanın ise «gönderilenin sorumluluğunda» olduğu belirtilmiştir (Prof Dr.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15039 E. 2014/17925 K.
Ortak:fios kaydı · nezaret yükümlülüğü · nezaret görevi · navlun sözleşmesi · konişmento · istifa · navlun · rücuen tazminat
İncelediğiniz kararda… avunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ile dava dışı emtia sahibi arasında FİOS şartının öngörüldüğü, buna göre yükün yükleme, boşaltma ve istiflemesi «masrafları» ile bu faaliyetler nedeniyle doğacak zararların «taşıtanın» sorumluluğunda olduğu, bunun yanında «navlun sözleşmesinde» yükün bağlanması emniyet altına alınması ve takozlama malzemesinin sağlanması ve bunlara ilişkin faaliyetlerin icra edilmesi ile bu faaliyetlerin masraf ve sorumluluğunun da taşıtana yüklendiği, ayrıca dava konusu emtianın ahşap sandıklarda «teslim» alınması nedeni ile «konişmentodaki» temiz «kaydının» da bu sandıkların dıştan bakıldığında iyi durumda olduğunu gösterdiği ve bunun aksinin davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti …
Gerek teknik gerekse de hukuk bilirkişisinin değerlendirmesinde «hasarın» ağırlıklı kısmının yapılacak sefere uygun istiflenmeme sonucu kayma ile meydana geldiği belirtilmiş, ancak «navlun sözleşmesindeki» “Fios” «kaydı» nedeniyle kaptanın sorumluluğunun söz konusu olmadığı, kaptanın «nezaret yükümlülüğünün» sınırlı olduğu görüşüyle davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği belirtilmiş, mahkemece de bilirkişi raporu benimsenerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, deniz taşıması sırasında «hasar» gören emtianın «rücuen tazminine» ilişkindir.
Benzer bu karardaBu durumda, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalının seyir sırasında boş alma işleminin yapılmaması ve «istife» «nezaret yükümlülüğü» nedeniyle hasardan sorumluluğu bulunmakla birlikte, «fios kaydına» ve istif işlerinin davacının sorumluluğunda yürütülmesine istinaden davacı yanın da müterafik kusurunun değerlendirilerek, yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» neticesinde davalının hasardan tamamen sorumlu tutulması yönünde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Somut olayda, dosyaya sunulan «konişmentoda» “fios” şartı bulunmakla birlikte , mahkemece malın yükleme, boşaltma ve «istif» işlerinin de davacı sigortalısına ait olduğu tespit edilmiştir.
… irkişi raporu ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan inceleme sonunda; emtiayı sigorta ettirmekte korunabilir menfaati olan sigortalı Erciyas' ın satış bedeli olarak «sigorta poliçesinden» doğan tazminat talep hakkını malın alıcısına «temlik» etmesi karşısında davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunduğu, 1 nolu davalı tarafından taşımaya konu 19/06/2009 tarihli «konişmento» ve atıf yaptığı 11/06/2009 tarihli «taşıma sözleşmesi» çerçevesinde uyuşmazlığın çözümünde Londra'da kurulacak «hakem» heyetinin «görevli» olduğu belirtilerek «tahkim itirazında» bulunulmuş ise de konişmentoda «kesin», açık ve tereddütsüz bir «tahkim şartı» bulunmadığı gibi konişmentoda açık ve kesin şekilde tarihi belirtilmek suretiyle çarter partiye yapılan bir atfın bulunmaması karşısında tahkim itirazına itibar edilmediği, 1 nolu davalı «taşıyan» ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emtia nakliyat sigortası · kadri maruf · tahkim itirazı · tahkim şartı · nakliyat sigortası · tahkim · hakem kararı · taşıma sözleşmesi
Benzer bu kararda… irkişi raporu ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan inceleme sonunda; emtiayı sigorta ettirmekte korunabilir menfaati olan sigortalı Erciyas' ın satış bedeli olarak «sigorta poliçesinden» doğan tazminat talep hakkını malın alıcısına «temlik» etmesi karşısında davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunduğu, 1 nolu davalı tarafından taşımaya konu 19/06/2009 tarihli «konişmento» ve atıf yaptığı 11/06/2009 tarihli «taşıma sözleşmesi» çerçevesinde uyuşmazlığın çözümünde Londra'da kurulacak «hakem» heyetinin «görevli» olduğu belirtilerek «tahkim itirazında» bulunulmuş ise de konişmentoda «kesin», açık ve tereddütsüz bir «tahkim şartı» bulunmadığı gibi konişmentoda açık ve kesin şekilde tarihi belirtilmek suretiyle çarter partiye yapılan bir atfın bulunmaması karşısında tahkim itirazına itibar edilmediği, 1 nolu davalı «taşıyan» ...
2-Dava, «emtia nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup,mahkemece yazılı gerekçe ile karar verilmiştir.
B.V'nin, davacının güvertede taşınan yük için yapılan tamir «masrafı» düşülmek suretiyle talep ettiği ve bilirkişi kurulunca «kadri maruf» bulunan 8.345,69 Euro zarardan sorumlu olduğu, her ne kadar bilirkişi kurulunca «kusurun» davalı «taşıyan» ile davacıya eşit şekilde «dağıtılmasının» uygun olduğu yönünde görüş bildirilmiş ise de meydana gelen «hasar» ve taşınan emtianın niteliğine göre hasarın taşımadan kaynaklanmış olduğu açık iken davacıya da kusur izafesi gerektiği yönündeki görüşün isabetli olmadığı, davalı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16204 E. 2015/1913 K.
Ortak:nezaret yükümlülüğü · nezaret görevi · navlun sözleşmesi · taşıyanın sorumluluğu · taşıtan · konişmento · istifa · kusur oranı
İncelediğiniz kararda… avunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ile dava dışı emtia sahibi arasında FİOS şartının öngörüldüğü, buna göre yükün yükleme, boşaltma ve istiflemesi «masrafları» ile bu faaliyetler nedeniyle doğacak zararların «taşıtanın» sorumluluğunda olduğu, bunun yanında «navlun sözleşmesinde» yükün bağlanması emniyet altına alınması ve takozlama malzemesinin sağlanması ve bunlara ilişkin faaliyetlerin icra edilmesi ile bu faaliyetlerin masraf ve sorumluluğunun da taşıtana yüklendiği, ayrıca dava konusu emtianın ahşap sandıklarda «teslim» alınması nedeni ile «konişmentodaki» temiz «kaydının» da bu sandıkların dıştan bakıldığında iyi durumda olduğunu gösterdiği ve bunun aksinin davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti …
Bu durumda, yük «hasarına» «münhasır» olmak üzere yapılan hatalı «istif» ve boşaltmadan dolayı «taşıyanın sorumluluğunun» devam ettiği ve müşterek kurusunun var olduğu gözetilerek, deniz taşıması konusunda uzman bilirkişi heyetinden bu çerçevede yeniden rapor alınarak, yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Gerek teknik gerekse de hukuk bilirkişisinin değerlendirmesinde «hasarın» ağırlıklı kısmının yapılacak sefere uygun istiflenmeme sonucu kayma ile meydana geldiği belirtilmiş, ancak «navlun sözleşmesindeki» “Fios” «kaydı» nedeniyle kaptanın sorumluluğunun söz konusu olmadığı, kaptanın «nezaret yükümlülüğünün» sınırlı olduğu görüşüyle davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği belirtilmiş, mahkemece de bilirkişi raporu benimsenerek davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı ile dava dışı emtia sahibi sigortalı arasında FIOS şartının öngörüldüğü, buna göre yükün, yükleme, boşaltma ve istiflemesi «masrafları» ile bu faaliyetler nedeniyle doğacak zararların «taşıtanın» sorumluluğunda olduğu, bunun yanında «navlun sözleşmesinde», yükün bağlanması emniyet altına alınması ve takozlama malzemesinin sağlanması ve bunlara ilişkin faaliyetlerin icra edilmesi ile bu faaliyetlerin masraf ve sorumluluğunun da taşıtana yüklendiği, ayrıca dava konusu emtianın ahşap sandıklarda «teslim» alınması nedeni ile «konişmentodaki» temiz «kaydının» da bu sandıkların dıştan bakıldığında iyi durumda olduğunu gösterdiği ve bunun aksinin davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair kurulan ilk hüküm, Dairemizce, mülga 6762 sayılı TTK’nın 1061. maddesinde «taşıyanın» özen borcunun düzenlendiği, sözleşmeye konulacak “fios” şartının, kaptanın «nezaret görevini», yükleme ve boşaltma işçilerini gözetmek yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, yükleme, boşaltma ve «istif» işlerinin yük ilgililerine bırakıldığı durumlarda dahi mülga TTK’nın 975. maddesi uyarınca kaptanın, yükleme ve istifin denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etmek görev ve sorumluluğunun bulunduğu, yük «hasarına» «münhasır» olmak üzere yapılan hatalı istif ve boşaltmadan dolayı «taşıyanın sorumluluğunun» devam ettiği ve müşterek kusurunun var olduğu gözetilerek, deniz taşıması konusunda uzman bilirkişi heyetinden bu çerçevede yeniden rapor alınarak yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı yararına bozulmuş, mahkemece de bu bozmaya uyulmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «taşıyan» ile davacının halefi olduğu dava dışı şirket arasında kurulan «navlun sözleşmesinde» FIOS (Free İn And Out And Stowed) şartı kararlaştırıldığı, bu şart ile navlun sözleşmesinin taraflarının, yükleme, «istif» ve boşaltma işlemlerinin «masraf» ve sorumluluğunun aynı zamanda yükleten ve gönderilen olan «taşıtana» ait olduğunu kararlaştırdıkları, bununla birlikte mülga TTK'nın 975. maddesi uyarınca kaptanın yükleme, istif ve boşaltmanın denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etme görev ve sorumluluğunun da devam ettiği, kaptanın nezaret etme yükümlülüğünün, geminin denize ve «yola elverişli» halde tutulması ile sınırlı bulunduğu, yükleme, istif ve boşaltma işlemlerinin gereği gibi yapılmaması yüzünden gemi denize ve yola elverişsiz hale gelirse ve yük bu yüzden «ziya» veya «hasara» uğrarsa kaptanın «nezaret görevinin» ifasında tedbirli ve dikkatli bir kaptanın gösterdiği özeni göstermediği ve taşıyanın bu yüzden sorumlu olduğunun değerlendirilebileceği, bu kapsamda somut olayda davalının «nezaret yükümlülüğüne» aykırı davrandığının söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak bozma ilamına uyulmasına rağmen yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalının «nezaret yükümlülüğünü» ihlal etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yola elverişlilik · rücuen tahsil · müktesep hak · direnme kararı · ziya · kazanılmış hak · kamu düzeni
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «taşıyan» ile davacının halefi olduğu dava dışı şirket arasında kurulan «navlun sözleşmesinde» FIOS (Free İn And Out And Stowed) şartı kararlaştırıldığı, bu şart ile navlun sözleşmesinin taraflarının, yükleme, «istif» ve boşaltma işlemlerinin «masraf» ve sorumluluğunun aynı zamanda yükleten ve gönderilen olan «taşıtana» ait olduğunu kararlaştırdıkları, bununla birlikte mülga TTK'nın 975. maddesi uyarınca kaptanın yükleme, istif ve boşaltmanın denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etme görev ve sorumluluğunun da devam ettiği, kaptanın nezaret etme yükümlülüğünün, geminin denize ve «yola elverişli» halde tutulması ile sınırlı bulunduğu, yükleme, istif ve boşaltma işlemlerinin gereği gibi yapılmaması yüzünden gemi denize ve yola elverişsiz hale gelirse ve yük bu yüzden «ziya» veya «hasara» uğrarsa kaptanın «nezaret görevinin» ifasında tedbirli ve dikkatli bir kaptanın gösterdiği özeni göstermediği ve taşıyanın bu yüzden sorumlu olduğunun değerlendirilebileceği, bu kapsamda somut olayda davalının «nezaret yükümlülüğüne» aykırı davrandığının söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu müesseseye “usuli «müktesep hak»” veya “usule ilişkin «kazanılmış hak»” denir.
Dava, deniz taşıması sırasında «hasara» uğrayan emtia bedelinin, «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Mahkeme, bozma kararından dönerek «direnme» kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6136 E. 2014/13723 K.
Ortak:nezaret görevi · taşıyanın sorumluluğu · taşıtan · konişmento · istifa · kusur oranı · münhasırlık · taşıyan
İncelediğiniz karardaBu durumda, yük «hasarına» «münhasır» olmak üzere yapılan hatalı «istif» ve boşaltmadan dolayı «taşıyanın sorumluluğunun» devam ettiği ve müşterek kurusunun var olduğu gözetilerek, deniz taşıması konusunda uzman bilirkişi heyetinden bu çerçevede yeniden rapor alınarak, yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
… avunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ile dava dışı emtia sahibi arasında FİOS şartının öngörüldüğü, buna göre yükün yükleme, boşaltma ve istiflemesi «masrafları» ile bu faaliyetler nedeniyle doğacak zararların «taşıtanın» sorumluluğunda olduğu, bunun yanında «navlun sözleşmesinde» yükün bağlanması emniyet altına alınması ve takozlama malzemesinin sağlanması ve bunlara ilişkin faaliyetlerin icra edilmesi ile bu faaliyetlerin masraf ve sorumluluğunun da taşıtana yüklendiği, ayrıca dava konusu emtianın ahşap sandıklarda «teslim» alınması nedeni ile «konişmentodaki» temiz «kaydının» da bu sandıkların dıştan bakıldığında iyi durumda olduğunu gösterdiği ve bunun aksinin davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti …
Oysa, TTK’nun 1061. maddesi “«taşıyan» malların yükletilmesi, «istifi», taşınması, elden geçirilmesi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyanın dikkat ve özenini göstermekle yükümlüdür” derken yüke özen borcunun kapsamına giren faaliyetlerin ancak bir kısmını belirtmektedir.
Benzer bu karardaBu durumda, yük «hasarına» «münhasır» olmak üzere yapılan hatalı boşaltmadan dolayı «taşıyanın sorumluluğunun» devam ettiği ve müşterek kusurunun var olduğu gözetilerek, yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; dava konusu taşımanın yapıldığı «konişmentoda» peşin ödemeli, temiz yüklenmiş, FİOS «şerhlerinin» bulunduğu, «taşıyanın» K.
A.Ş. olduğu, faturada CİF «teslim» şartı bulunması nedeniyle malın gemi küpeştesini aştığı andan itibaren yarar ve «hasarın» alıcı Toprak Mahsulleri Ofisine geçtiği, sunulan olaylar tutanağında yükün hasarına dair alıcı yetkilisince bir kayıt düşülmediği, gemi kaptanının aynı tutanakta yükün «konişmentodaki» gibi tahliye edildiğine dair «şerh» düşmesi nedeniyle hasarı kabul etmediği, konişmentoda yer alan temiz «kaydı» nedeniyle yükün sağlam ve hasarsız olarak gemiye yüklenildiği, meydana gelen hasarın tahliye sırasında oluştuğu, alıcının yardımcısı konumundaki liman işçilerinin tahliye sırasında gerekli özeni göstermedikleri, bu nedenle bir kısım çuvalların yırtılarak patladığı ve yükün «zayi» olduğu, FİOS şartının kaptanın «nezaret görevini», ortadan kaldırmaz ise de hasarın deniz taşımacılığının doğasından kaynaklanan bir «ziya» olmadığı, alıcının da hasarın oluşmaması için gerekli önlemleri almadığı, gerekçesiyle davanın davalı K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gönderici sorumluluğu · nakliyat emtia sigortası · rücuan tazminat · ziya · cy/cy şerhi · zayi · sigorta poliçesi · husumet
Benzer bu karardaA.Ş. olduğu, faturada CİF «teslim» şartı bulunması nedeniyle malın gemi küpeştesini aştığı andan itibaren yarar ve «hasarın» alıcı Toprak Mahsulleri Ofisine geçtiği, sunulan olaylar tutanağında yükün hasarına dair alıcı yetkilisince bir kayıt düşülmediği, gemi kaptanının aynı tutanakta yükün «konişmentodaki» gibi tahliye edildiğine dair «şerh» düşmesi nedeniyle hasarı kabul etmediği, konişmentoda yer alan temiz «kaydı» nedeniyle yükün sağlam ve hasarsız olarak gemiye yüklenildiği, meydana gelen hasarın tahliye sırasında oluştuğu, alıcının yardımcısı konumundaki liman işçilerinin tahliye sırasında gerekli özeni göstermedikleri, bu nedenle bir kısım çuvalların yırtılarak patladığı ve yükün «zayi» olduğu, FİOS şartının kaptanın «nezaret görevini», ortadan kaldırmaz ise de hasarın deniz taşımacılığının doğasından kaynaklanan bir «ziya» olmadığı, alıcının da hasarın oluşmaması için gerekli önlemleri almadığı, gerekçesiyle davanın davalı K.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesinden» kaynaklı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; dava konusu taşımanın yapıldığı «konişmentoda» peşin ödemeli, temiz yüklenmiş, FİOS «şerhlerinin» bulunduğu, «taşıyanın» K.
Ltd. yönünden esastan reddine, diğer davalı yönünden ise «husumetten» reddine karar verilmiştir.
-
Tazminat | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18921 E. 2015/6192 K.
Ortak:nezaret görevi · navlun sözleşmesi · taşıyanın sorumluluğu · konişmento · istifa · kusur oranı · navlun · münhasırlık
İncelediğiniz karardaBu durumda, yük «hasarına» «münhasır» olmak üzere yapılan hatalı «istif» ve boşaltmadan dolayı «taşıyanın sorumluluğunun» devam ettiği ve müşterek kurusunun var olduğu gözetilerek, deniz taşıması konusunda uzman bilirkişi heyetinden bu çerçevede yeniden rapor alınarak, yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
… avunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ile dava dışı emtia sahibi arasında FİOS şartının öngörüldüğü, buna göre yükün yükleme, boşaltma ve istiflemesi «masrafları» ile bu faaliyetler nedeniyle doğacak zararların «taşıtanın» sorumluluğunda olduğu, bunun yanında «navlun sözleşmesinde» yükün bağlanması emniyet altına alınması ve takozlama malzemesinin sağlanması ve bunlara ilişkin faaliyetlerin icra edilmesi ile bu faaliyetlerin masraf ve sorumluluğunun da taşıtana yüklendiği, ayrıca dava konusu emtianın ahşap sandıklarda «teslim» alınması nedeni ile «konişmentodaki» temiz «kaydının» da bu sandıkların dıştan bakıldığında iyi durumda olduğunu gösterdiği ve bunun aksinin davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti …
Gerek teknik gerekse de hukuk bilirkişisinin değerlendirmesinde «hasarın» ağırlıklı kısmının yapılacak sefere uygun istiflenmeme sonucu kayma ile meydana geldiği belirtilmiş, ancak «navlun sözleşmesindeki» “Fios” «kaydı» nedeniyle kaptanın sorumluluğunun söz konusu olmadığı, kaptanın «nezaret yükümlülüğünün» sınırlı olduğu görüşüyle davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği belirtilmiş, mahkemece de bilirkişi raporu benimsenerek davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda6102 sayılı TTK’nın 1061. maddesi (e.TTK m.1061) “«taşıyan», «navlun sözleşmesinin» ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, «istifi», taşınması, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özenini göstermekle yükümlüdür” derken yüke özen borcunun kapsamına giren faaliyetlerin ancak bir kısmını belirtmektedir.
Bu durumda, yük «hasarına» «münhasır» olmak üzere «taşıyanın sorumluluğunun» devam ettiği ve müşterek kusurunun var olduğu gözetilerek, yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2014/6138 esas, 2014/14608 karar sayılı onama …
Ancak böyle bir şart, kaptanın «nezaret görevini», yükleme ve boşaltma işçilerini gözetmek yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat emtia sigortası · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDava, «nakliyat emtia sigorta poliçesinden» kaynaklı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5832 E. 2014/13842 K.
Ortak:nezaret görevi · navlun sözleşmesi · taşıyanın sorumluluğu · konişmento · istifa · navlun · münhasırlık · taşıyan
İncelediğiniz karardaBu durumda, yük «hasarına» «münhasır» olmak üzere yapılan hatalı «istif» ve boşaltmadan dolayı «taşıyanın sorumluluğunun» devam ettiği ve müşterek kurusunun var olduğu gözetilerek, deniz taşıması konusunda uzman bilirkişi heyetinden bu çerçevede yeniden rapor alınarak, yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
… avunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ile dava dışı emtia sahibi arasında FİOS şartının öngörüldüğü, buna göre yükün yükleme, boşaltma ve istiflemesi «masrafları» ile bu faaliyetler nedeniyle doğacak zararların «taşıtanın» sorumluluğunda olduğu, bunun yanında «navlun sözleşmesinde» yükün bağlanması emniyet altına alınması ve takozlama malzemesinin sağlanması ve bunlara ilişkin faaliyetlerin icra edilmesi ile bu faaliyetlerin masraf ve sorumluluğunun da taşıtana yüklendiği, ayrıca dava konusu emtianın ahşap sandıklarda «teslim» alınması nedeni ile «konişmentodaki» temiz «kaydının» da bu sandıkların dıştan bakıldığında iyi durumda olduğunu gösterdiği ve bunun aksinin davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti …
Gerek teknik gerekse de hukuk bilirkişisinin değerlendirmesinde «hasarın» ağırlıklı kısmının yapılacak sefere uygun istiflenmeme sonucu kayma ile meydana geldiği belirtilmiş, ancak «navlun sözleşmesindeki» “Fios” «kaydı» nedeniyle kaptanın sorumluluğunun söz konusu olmadığı, kaptanın «nezaret yükümlülüğünün» sınırlı olduğu görüşüyle davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği belirtilmiş, mahkemece de bilirkişi raporu benimsenerek davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, yük «hasarına» «münhasır» olmak üzere yapılan hatalı «istif» ve boşaltmadan dolayı «taşıyanın sorumluluğunun» devam ettiği ve müşterek kusurunun bulunduğu gözetilmelidir.
Konişmentodaki "Free Out" klozuna rağmen şayet, geminin varış limanında buna aykırı olarak tahliyeyi «taşıyıcı» üstlenmiş ise, artık, «taşıyan» «konişmentodaki» "Free Out" klozuna dayanarak tahliyedeki hasardan sorumlu olmadığını ileri süremez.
Mülga 6762 sayılı TTK'nın 1061. maddesi ( 6102 sayılı TTK’nın 1178. maddesi) “«taşıyan» malların yükletilmesi, «istifi», taşınması, elden geçirilmesi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyanın dikkat ve özenini göstermekle yükümlüdür” derken, yüke özen borcunun kapsamına giren faaliyetlerin ancak bir kısmını belirtmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gönderici sorumluluğu · konşimento · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı
Benzer bu karardaMahkemece, «hasarın» yüklerin tahliyesi sırasında oluştuğu, «konşimentodaki» "Free Out" «kaydı» nedeniyle davalı «taşıyıcının» yükün gemiden boşaltılması hususunda yükümlülüğü bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, öncelikle survey raporunda yapılan bu belirleme gözetilerek, yukarıda yapılan açıklamalar çercevesinde davalı «taşıyıcının sorumluluğu» değerlendirilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Dava, deniz yoluyla yapılan taşıma nedeniyle sigortanın «taşıyıcıdan» rücen tazminat istemine ilişkindir.
Konişmentodaki "Free Out" klozuna rağmen şayet, geminin varış limanında buna aykırı olarak tahliyeyi «taşıyıcı» üstlenmiş ise, artık, «taşıyan» «konişmentodaki» "Free Out" klozuna dayanarak tahliyedeki hasardan sorumlu olmadığını ileri süremez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9903 E. 2014/20435 K.
Ortak:nezaret görevi · navlun sözleşmesi · taşıyanın sorumluluğu · konişmento · istifa · kusur oranı · navlun · münhasırlık
İncelediğiniz karardaBu durumda, yük «hasarına» «münhasır» olmak üzere yapılan hatalı «istif» ve boşaltmadan dolayı «taşıyanın sorumluluğunun» devam ettiği ve müşterek kurusunun var olduğu gözetilerek, deniz taşıması konusunda uzman bilirkişi heyetinden bu çerçevede yeniden rapor alınarak, yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
… avunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ile dava dışı emtia sahibi arasında FİOS şartının öngörüldüğü, buna göre yükün yükleme, boşaltma ve istiflemesi «masrafları» ile bu faaliyetler nedeniyle doğacak zararların «taşıtanın» sorumluluğunda olduğu, bunun yanında «navlun sözleşmesinde» yükün bağlanması emniyet altına alınması ve takozlama malzemesinin sağlanması ve bunlara ilişkin faaliyetlerin icra edilmesi ile bu faaliyetlerin masraf ve sorumluluğunun da taşıtana yüklendiği, ayrıca dava konusu emtianın ahşap sandıklarda «teslim» alınması nedeni ile «konişmentodaki» temiz «kaydının» da bu sandıkların dıştan bakıldığında iyi durumda olduğunu gösterdiği ve bunun aksinin davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti …
Gerek teknik gerekse de hukuk bilirkişisinin değerlendirmesinde «hasarın» ağırlıklı kısmının yapılacak sefere uygun istiflenmeme sonucu kayma ile meydana geldiği belirtilmiş, ancak «navlun sözleşmesindeki» “Fios” «kaydı» nedeniyle kaptanın sorumluluğunun söz konusu olmadığı, kaptanın «nezaret yükümlülüğünün» sınırlı olduğu görüşüyle davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği belirtilmiş, mahkemece de bilirkişi raporu benimsenerek davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, yük «hasarına» «münhasır» olmak üzere yapılan hatalı «istif» ve boşaltmadan dolayı «taşıyanın sorumluluğunun» devam ettiği ve «donatanın» taşıyan gibi sorumlu olduğu nazara alınarak, yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile donatan aleyhine açılan davanın «husumetten» reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ancak böyle bir şart, kaptanın «nezaret görevinin», yükleme ve boşaltma işçilerini gözetmek yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz (a.g.e sayfa 135-136).
Somut olayda, dosyaya sunulan «konişmentoda» Free In/Free Out şartı yer almaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gönderici sorumluluğu · taşıyan sıfatı · konşimento · halefiyet · donatan · aktif husumet ehliyeti · ihbar olunan · aktif husumet
Benzer bu karardaA.Ş. firmasına ödendiği 12/06/2009 tarihli imzalı belgeyle sabit olduğundan TTK'nın 1361. maddesi çerçevesinde «halefiyetin» gerçekleştiği ve davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunduğu, 01/03/2009 tarihli «konşimento» D..
Ltd; gönderilen F..A.Ş, «ihbar olunan» Borusan A.Ş. olarak görünmekte olup, «donatanın» ise «taşıyan» sıfatıyla «konşimentoda» adının geçmediği, bu haliyle davalı donatan yönünden davanın «husumetten» reddi kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davalı TCDD ve davalı donatan yönünden davanın husumetten reddine, diğer davalı TCDD Derince Liman İşletmesi açısından ise dava geri alındığından, davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Logistics C.. tarafından imzalanmış imza altına as carrier («taşıyan» sıfatıyla) ibaresi düşülmüş olmakla «taşıyan sıfatının» bulunduğu «konşimentonun» ön yüzünde yükleten P...
Dava, «donatan» ve tahliye eden aleyhine açılan «hasar» bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12561 E. 2010/7376 K.
Ortak:nezaret yükümlülüğü · nezaret görevi · navlun sözleşmesi · istifa · navlun · taşıyan · hasar
İncelediğiniz karardaGerek teknik gerekse de hukuk bilirkişisinin değerlendirmesinde «hasarın» ağırlıklı kısmının yapılacak sefere uygun istiflenmeme sonucu kayma ile meydana geldiği belirtilmiş, ancak «navlun sözleşmesindeki» “Fios” «kaydı» nedeniyle kaptanın sorumluluğunun söz konusu olmadığı, kaptanın «nezaret yükümlülüğünün» sınırlı olduğu görüşüyle davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği belirtilmiş, mahkemece de bilirkişi raporu benimsenerek davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, yük «hasarına» «münhasır» olmak üzere yapılan hatalı «istif» ve boşaltmadan dolayı «taşıyanın sorumluluğunun» devam ettiği ve müşterek kurusunun var olduğu gözetilerek, deniz taşıması konusunda uzman bilirkişi heyetinden bu çerçevede yeniden rapor alınarak, yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
… avunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ile dava dışı emtia sahibi arasında FİOS şartının öngörüldüğü, buna göre yükün yükleme, boşaltma ve istiflemesi «masrafları» ile bu faaliyetler nedeniyle doğacak zararların «taşıtanın» sorumluluğunda olduğu, bunun yanında «navlun sözleşmesinde» yükün bağlanması emniyet altına alınması ve takozlama malzemesinin sağlanması ve bunlara ilişkin faaliyetlerin icra edilmesi ile bu faaliyetlerin masraf ve sorumluluğunun da taşıtana yüklendiği, ayrıca dava konusu emtianın ahşap sandıklarda «teslim» alınması nedeni ile «konişmentodaki» temiz «kaydının» da bu sandıkların dıştan bakıldığında iyi durumda olduğunu gösterdiği ve bunun aksinin davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti …
Benzer bu kararda… bağlama işleminin yapılmadığı, yolculuk esnasında karşılaşılan 5-7 bafor şiddetindeki fırtına sebebiyle sabitleme işinde kullanılan takozların kayması sonucunda cam «hasarının» oluştuğu, taraflar arasındaki «navlun sözleşmesine» göre bağlama/emniyete alma/«istif» malzemesinin davacıya ait olduğu, bunun anlamının gemiye alınan yükün bağlanması ve emniyete alma işleminin davacıya ait olduğu anlamını taşıdığı, kaptanın «nezaret yükümlülüğünün» geminin denize ve yüke elverişli halde bulundurulmasına yönelik tedbirler dahilinde olduğu, yükü sabitlemenin iyi yapılıp yapılmadığı hususunun geminin seyir emniyetine sirayet etmediğinden kaptanın nezaret yükümlülüğüne «dahil» bir iş olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinde yer alan «navlun sözleşmesi» örneğinde bağlama/emniyete alma/«istif» malzemesi kiracıya(davacıya) ait olduğu görülmektedir.Bunun anlamı gemiye alınan yükün bağlanması ve emniyete alınması işlemlerinin davacı tarafından yerine getirileceğidir.FIOS klozu olarak adlandırılan bu klozun esasen «taşıyanın» faaliyet alanında kalan yükleme,istif işlemlerinin yükle ilgililerince yerine getirilmesidir.09.04.2004 tarihli yükleme sertifikasına göre,cam sandıkların gemiye sadece takoz kullanılmak suretiyle sabitlenerek yüklendiği,yükün sabitlenmesi için uygulanması gereken bastırma/bağlanma işleminin yapılmadığı,yolculuk sırasında karşılaşılan 5-7 bofor şiddetindeki fırtına nedeniyle sabitleme işinde kullanılan takozların kayması sonucu cam «hasarının» oluştuğu anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında, yukarıda açıklamalar da dikkate alınıp, taşınan emtiada meydana gelen «hasarın» bastırma/bağlama/ «istif» hatasından kaynaklandığı, meydana gelen zarar nedeniyle davalı «taşıyanın» «nezaret görevini» ihlal ettiği, müşterek kusurunun olduğu değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · dahili dava
Benzer bu kararda… bağlama işleminin yapılmadığı, yolculuk esnasında karşılaşılan 5-7 bafor şiddetindeki fırtına sebebiyle sabitleme işinde kullanılan takozların kayması sonucunda cam «hasarının» oluştuğu, taraflar arasındaki «navlun sözleşmesine» göre bağlama/emniyete alma/«istif» malzemesinin davacıya ait olduğu, bunun anlamının gemiye alınan yükün bağlanması ve emniyete alma işleminin davacıya ait olduğu anlamını taşıdığı, kaptanın «nezaret yükümlülüğünün» geminin denize ve yüke elverişli halde bulundurulmasına yönelik tedbirler dahilinde olduğu, yükü sabitlemenin iyi yapılıp yapılmadığı hususunun geminin seyir emniyetine sirayet etmediğinden kaptanın nezaret yükümlülüğüne «dahil» bir iş olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/5300 E. , 2012/11419 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 26/10/2010 tarih ve 2009/84-2010/404 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Okan Cam AŞ'ye ait olan 1350 kasada toplam 2.749.170 kg net ağırlıktaki cam emtiasının 24/09/2008 tanzim tarihli konişmento muhtevası olarak davalı donatanın Rapsodi isimli gemisine Constanta/Romanya Limanı'nından Diliskelesi/Türkiye Limanı'na nakledilmek üzere yüklendiğini, geminin 26/09/2008'de varma limanına ulaşmasının ardından başlayan tahliyenin 29/09/2008'de tamamlandığını, ancak hasarlı emtiaların çıktığını ve bunun akabinde yapılan eksper incelemesi sonucunda tespit edilen zarar karşılığı 45.651.91 TL hasar bedelinin 23.10.2008 tarihinde ödendiğini, mevcut hasardan davalı donatanın sorumlu bulunduğunu ileri sürerek 45.651.91 TL'nin 23.10.2008 tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, usulüne uygun olarak hasar ihbarı yapılmadığını, bunun aksinin ispatının davacıya ait bulunduğunu, yapılan tespitte herhangi bir temsilcilerinin bulunmadığını, taşımanın dayandığı konişmentoların ön sayfalarındaki koşullarda “yükün ağırlık, ölçü, kalite, içerik ve değerinin bilinmediğinin belirtildiğini, yükün kendisine teslim edildiği ve yüklendiği hali ile taşındığını, bağlantı özeti (fixtura recap) incelendiğinde yükleme ve boşaltma için “FİOS” (free in out stow = yükleme, tahliye ve istifleme masraf ve riskleri taşıtana/yükletene-gönderene aittir) kaydının bulunduğunu, ayrıca aynı kloza göre donatan, taşıyan ve kaptanın sadece taşınan kasa sayısı ile sorumlu bulunduğunu, bunun yanında taşımada kaptanın seyir güvenliği açısından yüklemeye nezaret etmiş olması nedeni ile iddia edilen hasardan sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ile dava dışı emtia sahibi arasında FİOS şartının öngörüldüğü, buna göre yükün yükleme, boşaltma ve istiflemesi masrafları ile bu faaliyetler nedeniyle doğacak zararların taşıtanın sorumluluğunda olduğu, bunun yanında navlun sözleşmesinde yükün bağlanması emniyet altına alınması ve takozlama malzemesinin sağlanması ve bunlara ilişkin faaliyetlerin icra edilmesi ile bu faaliyetlerin masraf ve sorumluluğunun da taşıtana yüklendiği, ayrıca dava konusu emtianın ahşap sandıklarda teslim alınması nedeni ile konişmentodaki temiz kaydının da bu sandıkların dıştan bakıldığında iyi durumda olduğunu gösterdiği ve bunun aksinin davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, deniz taşıması sırasında hasar gören emtianın rücuen tazminine ilişkindir. Gerek teknik gerekse de hukuk bilirkişisinin değerlendirmesinde hasarın ağırlıklı kısmının yapılacak sefere uygun istiflenmeme sonucu kayma ile meydana geldiği belirtilmiş, ancak navlun sözleşmesindeki “Fios” kaydı nedeniyle kaptanın sorumluluğunun söz konusu olmadığı, kaptanın nezaret yükümlülüğünün sınırlı olduğu görüşüyle davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği belirtilmiş, mahkemece de bilirkişi raporu benimsenerek davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, TTK’nun 1061. maddesi “taşıyan malların yükletilmesi, istifi, taşınması, elden geçirilmesi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyanın dikkat ve özenini göstermekle yükümlüdür” derken yüke özen borcunun kapsamına giren faaliyetlerin ancak bir kısmını belirtmektedir. Gerçekte yükün iyi bir halde muhafazası ve gideceği yere salimen varabilmesi için gerekli bütün tedbirler buna dahildir (Çağa/Kender, Deniz Ticaret Hukuku II, Navlun Sözleşmesi Sayfa 135). Sözleşmeye konulacak “fio” veya “fios” şartı ile TTK’nun 1061. maddesinde sayılan faaliyetlerin ve yükümlülüklerin bir kısmı ve netice olarak bunların kötü yapılmasından doğan sorumluluk yükle ilgililere aktarılabilir. Ancak böyle bir şart, kaptanın nezaret görevinin, yükleme ve boşaltma işçilerini gözetmek yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz (a.g.e sayfa 135-136).
Yükleme, boşaltma ve istif işlerinin yük ilgililerine bırakıldığı durumlarda dahi TTK’nun 975. maddesi uyarınca kaptanın yükleme ve istifin denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etmek görev ve sorumluluğu vardır. Bu durumda, yük hasarına münhasır olmak üzere yapılan hatalı istif ve boşaltmadan dolayı taşıyanın sorumluluğunun devam ettiği ve müşterek kurusunun var olduğu gözetilerek, deniz taşıması konusunda uzman bilirkişi heyetinden bu çerçevede yeniden rapor alınarak, yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak kusur oranına göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061223300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz