Sözleşmenin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/6660 E. 2011/5599 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
brokerlik↗ pasif dava ehliyeti (husumet)↗ sözleşmenin iptali↗ satış sözleşmesi↗ satım sözleşmesi↗ fesih↗ taraf ehliyeti↗ havale↗ yetki↗ dosya masrafı↗ yasal faiz↗ eksik inceleme↗ temsil↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapılan 22.03.2003 tarihli ön sözleşmeye konu yatın davacı tarafından teslim günü olan 01.06.2003 tarihine kadar teslim alınmadığı, ön satış sözleşmesinin tarafların edimlerini yerine getirmemeleri nedeniyle sona erdiği, davacının 73.000 USD ödediğini kanıtlayabildiği, davalının ise bu miktarın 25.000 USD lik bölümünü davacıya iade ettiği, davalı-karşı davacının taleplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı karşı davalının davasının kısmen kabulü ile taraflar arasında imzalanan 23.02.2003 tarihli ön sözleşme ve eklerinin fesih ve iptali ile 48.000 USD nin 12.07.2003 tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının yasal faizi ile birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline, davalı karşı davacının davasının ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, yat satış sözleşmenin iptali ve alacak istemine ilişkindir.
Davacı-karşı davalı vekili, davalı-karşı davacının davaya konu olan tekneyi maliki olmadığı halde müvekkiline satmaya çalıştığını ve bu amaçla müvekkilinden 80.000 USD tahsil ettiğini ileri sürmüş, davalı-karşı davacı vekili ise müvekkilinin broker olarak görev yaptığını savunmuş ve taraflar arasında düzenlenen satım sözleşmesine rağmen davacı tarafından satıma konu yatın teslim alınmaması nedeniyle müvekkili tarafından yapılan masrafların tahsilini talep etmiştir.
Dosya içeriği itibari ile davaya konu yatın satımı konusunda davacı ile davalı arasında 23.02.2003 tarihli bir ön anlaşma tanzim edildiği, ayrıca davalı ile Alexandros Petroutsopoulos’un temsilcisi olduğu Arrow Bay Ltd. Şirketi arasında 02.03.2003 tarihinde aynı yatın satımına yönelik bir başka belge düzenlendiği, bu belge içeriğinde davalının Stone Shipping şirketi brokeri olarak imzasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bunlara ek olarak Stone Shipping şirketi tarafından düzenlenen yazılarda ise davalı ...’ın firmalarının tanıtıcı ve temsilcisi olduğu bildirilmiştir. Değinilen hususlar göz önüne alındığında tarafların davaya konu yat ile ilgili olarak kendi ad ve namlarına işlem yapıp yapmadıkları, bir başka anlatımla tarafların aktif ve pasif dava ehliyetine sahip olup olmadıkları hususları aydınlatılabilmiş değildir. Bu durumda öncelikle dava dosyası içinde alıcısı farklı olan iki ayrı sözleşme bulunduğu göz önüne alınarak, davacının söz konusu yatı kendi adına alıp almadığı, vekil sıfatı ile hareket ediyorsa bu konuda kendisine verilmiş olan bir yetki belgesinin bulunup bulunmadığı davacı vekilinden sorulup tespit edildikten sonra, davalının söz konusu satımda broker olarak görev alıp almadığı, bu satıştan dava dışı yat maliki Stone Shipping firmasının haberdar olup olmadığı adı geçen firmadan sorulup, dava dosyasındaki banka havale dekontları, satış sözleşmeleri ve diğer belgeler değerlendirilip davanın esasına girilip girilmeyeceği tespit edilerek sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı-karşı davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8135 E. 2011/1584 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4031 E. 2020/1198 K.
Ortak:dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… aliki olmadığı halde müvekkiline satmaya çalıştığını ve bu amaçla müvekkilinden 80.000 USD tahsil ettiğini ileri sürmüş, davalı-karşı davacı vekili ise müvekkilinin «broker» olarak görev yaptığını savunmuş ve taraflar arasında düzenlenen «satım sözleşmesine» rağmen davacı tarafından satıma konu yatın «teslim» alınmaması nedeniyle müvekkili tarafından yapılan «masrafların» tahsilini talep etmiştir.
… sözleşme bulunduğu göz önüne alınarak, davacının söz konusu yatı kendi adına alıp almadığı, vekil sıfatı ile hareket ediyorsa bu konuda kendisine verilmiş olan bir «yetki» belgesinin bulunup bulunmadığı davacı vekilinden sorulup tespit edildikten sonra, davalının söz konusu satımda «broker» olarak görev alıp almadığı, bu satıştan dava dışı yat maliki Stone Shipping firmasının haberdar olup olmadığı adı geçen firmadan sorulup, dava dosyasındaki banka «havale» dekontları, «satış sözleşmeleri» ve diğer belgeler değerlendirilip davanın esasına girilip girilmeyeceği tespit edilerek sonuca gidilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, zarar gören yat için yat «sigorta poliçesi» kapsamında talep edilen tazminatın geç ödenmesi ve bu süreçte artan tamir «masrafları» nedeniyle faizle karşılanamayan zararların tazmini istemine ilişkindir.
Davacı taraf işbu davada, 27.07.2012 tarihinde yapılan ödemenin yatın tamiri için yetersiz olduğunu ileri sürmüş ancak yatın bu tarih itibariyle tamir «masraflarına» dair bir tespit yaptırmamıştır.
Davacı taraf, «hasar» tarihi ile tazminatın ödenme tarihi arasında sürede yatın tamir «masraflarının» arttığını yapılan ödeme ve faizi ile karşılanamayan «munzam zararı» olduğunu iddia etmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aşkın zarar · zararın ispatı · munzam zarar · terkin · sigorta poliçesi · hasar
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesi, tüm dosya kapsamına göre; tazminat ödeme tarihi olan 2012 itibariyle «aşkın zararın» bulunduğu hususunun davacı tarafından ispatlanamadığı, hasardan sonra davacının tekneyi tümüyle «terk» ettiği, gerekli bakımları yapmadığı, «hasar» bedelinin geç ödenmesi teknenin mevcut halinin korunması için bakımın yapılmasına engel teşkil etmeyeceği, bu şekilde bakım yapma görevinin davacıya ait olduğu ger …
Ancak, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesi» zarar sigortası niteliğinde olup, dosya kapsamından da anlaşıldığı üzere sigortalı mal üzerinde «hasar» gerçekleşmiştir.
Davacı taraf, «hasar» tarihi ile tazminatın ödenme tarihi arasında sürede yatın tamir «masraflarının» arttığını yapılan ödeme ve faizi ile karşılanamayan «munzam zararı» olduğunu iddia etmektedir.
Dava, zarar gören yat için yat «sigorta poliçesi» kapsamında talep edilen tazminatın geç ödenmesi ve bu süreçte artan tamir «masrafları» nedeniyle faizle karşılanamayan zararların tazmini istemine ilişkindir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10616 E. 2013/11164 K.
Ortak:brokerlik
İncelediğiniz kararda… aliki olmadığı halde müvekkiline satmaya çalıştığını ve bu amaçla müvekkilinden 80.000 USD tahsil ettiğini ileri sürmüş, davalı-karşı davacı vekili ise müvekkilinin «broker» olarak görev yaptığını savunmuş ve taraflar arasında düzenlenen «satım sözleşmesine» rağmen davacı tarafından satıma konu yatın «teslim» alınmaması nedeniyle müvekkili tarafından yapılan «masrafların» tahsilini talep etmiştir.
Şirketi arasında 02.03.2003 tarihinde aynı yatın satımına yönelik bir başka belge düzenlendiği, bu belge içeriğinde davalının Stone Shipping şirketi «brokeri» olarak imzasının bulunduğu anlaşılmaktadır.
… sözleşme bulunduğu göz önüne alınarak, davacının söz konusu yatı kendi adına alıp almadığı, vekil sıfatı ile hareket ediyorsa bu konuda kendisine verilmiş olan bir «yetki» belgesinin bulunup bulunmadığı davacı vekilinden sorulup tespit edildikten sonra, davalının söz konusu satımda «broker» olarak görev alıp almadığı, bu satıştan dava dışı yat maliki Stone Shipping firmasının haberdar olup olmadığı adı geçen firmadan sorulup, dava dosyasındaki banka «havale» dekontları, «satış sözleşmeleri» ve diğer belgeler değerlendirilip davanın esasına girilip girilmeyeceği tespit edilerek sonuca gidilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava sigorta «brokerlik» sözleşmesine dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine ve davacının davalıya «kötüniyet tazminatı» ödemesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · kötüniyet
Benzer bu karardaDava sigorta «brokerlik» sözleşmesine dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine ve davacının davalıya «kötüniyet tazminatı» ödemesine karar verilmiştir.
Ancak, davacı aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilebilmesi için davacının yaptığı icra takibinin haksız olması yeterli olmayıp, aynı zamanda bu icra takibinin kötüniyetli olarak yapıldığının da ispat edilmesi gerekir.
Bu itibarla, mahkemece, gerekçesi açıklanmaksızın davalı lehine «kötüniyet tazminatınan» karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacının «kötüniyetli» olarak icra takibi yaptığı davalı tarafça kanıtlanamamıştır.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1036 E. 2021/2025 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… sözleşme bulunduğu göz önüne alınarak, davacının söz konusu yatı kendi adına alıp almadığı, vekil sıfatı ile hareket ediyorsa bu konuda kendisine verilmiş olan bir «yetki» belgesinin bulunup bulunmadığı davacı vekilinden sorulup tespit edildikten sonra, davalının söz konusu satımda «broker» olarak görev alıp almadığı, bu satıştan dava dışı yat maliki Stone Shipping firmasının haberdar olup olmadığı adı geçen firmadan sorulup, dava dosyasındaki banka «havale» dekontları, «satış sözleşmeleri» ve diğer belgeler değerlendirilip davanın esasına girilip girilmeyeceği tespit edilerek sonuca gidilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… olduğu dönem bakımından sigortalı yatın davacı tarafından ticari hayatta kullanılıp kullanılmadığı, yattan bu yönde bir gelir elde edilip edilmediğinin davacıya ait «ticari defter» ve kayıtları da incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve araştırmaya dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tam ziya · ticari defter ibrazı · ziya · teminat kapsamı · hakem kararı · riziko · ticari defter · geçersizlik
Benzer bu karardaDavacı vekili, sigortalı yatın bilinmeyen bir sebeple tamamen yanarak battığını ileri sürerek «tam ziya» nedeniyle oluşan «hasarın» tazminini talep etmiş; davalı vekili ise yatın hususi yat olarak sigortalanmasına karşın ticari yat olarak kullanıldığının tespit edildiği ve bu nedenle «rizikonun» «teminat» dışı olduğunu savunmuştur.
İtiraz «hakem» Heyetince, toplanan deliller yeterli görülerek ve davaya konu yatın olay günü kiralık olarak kullanıldığı yönünde mevcut bir belge bulunmadığı gerekçesiyle yatın ticari amaçlı kullanılmadığı ve «hasarın» «teminat kapsamında» olduğu kabul edilmişse de yapılan inceleme ve araştırma bu sonuca varmak için yeterli değildir.
Ayrıca, 6100 sayılı HMK 222/1 maddesinde; "Mahkeme, ticari davalarda tarafların «ticari defterlerinin ibrazına» kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.” düzenlemesi mevcuttur.
Davalı tarafından düzenlenen ve olay zamanında geçerli olduğu anlaşılan poliçe incelendiğinde, “Kullanım Amacı” başlığı altında, sigortalı yatın özel amaçlar ile kullanılacağının sigortalı tarafından beyan edildiği, yatın ticari amaçlar ile kullanılması halinde bu durumun en seri vasıta ile sigortacıya bildirileceği, aksi halde poliçe ile verilen «teminatın» «geçersiz» olacağı şeklinde düzenleme bulunduğu görülmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/979 E. 2011/11613 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:amortisman · riziko · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK’nun 1352. maddesi uyarınca sigorta değerinden %20 oranında «amortisman» tenzili sonucu bulunacak rakamın «riziko» değeri olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 12.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, yat «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasında düzenlenen yat «sigorta poliçesine» konu yatın sigorta değerinin takselendiğine ilişkin bir beyan dosya içeriğinde bulunmayıp davalı taraf da talep edilen tazminat miktarına savunmasında itiraz etmiştir.
Bu durumda mahkemece, TTK'nun 1352. maddesi uyarınca davaya konu yatın «rizikonun» başladığı andaki değerinin sigorta değeri olduğu nazara alınarak konusunda uzman bilirkişiden alınacak raporla tazmini gereken miktarın belirlenmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olrak poliçede yazılı bedelin sigorta değeri olarak kabulüyle yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/6660 E. , 2011/5599 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/10/2008 tarih ve 2004/370-2008/345 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının kendisini tekne satıcı olarak tanıtıp maliki olmadığı yatı 23.02.2003 tarihli ön sözleşme ile 680.000 USD karşılığında müvekkiline satmaya çalıştığını ve bu bedelin 80.000 USD kısmını müvekkilinden tahsil ettiğini, davacının eyleminin dolandırıcılık olduğunu ileri sürerek, taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve eklerinin haklı sebeple feshine, 80.000 USD nin ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığının ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuş, karşılık dava dilekçesi ile davacının daha önceki tekne satışı nedeniyle müvekkiline borcunun bulunduğunu, davacının sözleşme şartlarını yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin liman kirası, gemici ücreti, sigorta gideri gibi masraflar yaptığını ileri sürerek şimdilik 6.000 TL’nın davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapılan 22.03.2003 tarihli ön sözleşmeye konu yatın davacı tarafından teslim günü olan 01.06.2003 tarihine kadar teslim alınmadığı, ön satış sözleşmesinin tarafların edimlerini yerine getirmemeleri nedeniyle sona erdiği, davacının 73.000 USD ödediğini kanıtlayabildiği, davalının ise bu miktarın 25.000 USD lik bölümünü davacıya iade ettiği, davalı-karşı davacının taleplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı karşı davalının davasının kısmen kabulü ile taraflar arasında imzalanan 23.02.2003 tarihli ön sözleşme ve eklerinin fesih ve iptali ile 48.000 USD nin 12.07.2003 tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının yasal faizi ile birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline, davalı karşı davacının davasının ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, yat satış sözleşmenin iptali ve alacak istemine ilişkindir.
Davacı-karşı davalı vekili, davalı-karşı davacının davaya konu olan tekneyi maliki olmadığı halde müvekkiline satmaya çalıştığını ve bu amaçla müvekkilinden 80.000 USD tahsil ettiğini ileri sürmüş, davalı-karşı davacı vekili ise müvekkilinin broker olarak görev yaptığını savunmuş ve taraflar arasında düzenlenen satım sözleşmesine rağmen davacı tarafından satıma konu yatın teslim alınmaması nedeniyle müvekkili tarafından yapılan masrafların tahsilini talep etmiştir.
Dosya içeriği itibari ile davaya konu yatın satımı konusunda davacı ile davalı arasında 23.02.2003 tarihli bir ön anlaşma tanzim edildiği, ayrıca davalı ile Alexandros Petroutsopoulos’un temsilcisi olduğu Arrow Bay Ltd. Şirketi arasında 02.03.2003 tarihinde aynı yatın satımına yönelik bir başka belge düzenlendiği, bu belge içeriğinde davalının Stone Shipping şirketi brokeri olarak imzasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bunlara ek olarak Stone Shipping şirketi tarafından düzenlenen yazılarda ise davalı ...’ın firmalarının tanıtıcı ve temsilcisi olduğu bildirilmiştir. Değinilen hususlar göz önüne alındığında tarafların davaya konu yat ile ilgili olarak kendi ad ve namlarına işlem yapıp yapmadıkları, bir başka anlatımla tarafların aktif ve pasif dava ehliyetine sahip olup olmadıkları hususları aydınlatılabilmiş değildir.
Bu durumda öncelikle dava dosyası içinde alıcısı farklı olan iki ayrı sözleşme bulunduğu göz önüne alınarak, davacının söz konusu yatı kendi adına alıp almadığı, vekil sıfatı ile hareket ediyorsa bu konuda kendisine verilmiş olan bir yetki belgesinin bulunup bulunmadığı davacı vekilinden sorulup tespit edildikten sonra, davalının söz konusu satımda broker olarak görev alıp almadığı, bu satıştan dava dışı yat maliki Stone Shipping firmasının haberdar olup olmadığı adı geçen firmadan sorulup, dava dosyasındaki banka havale dekontları, satış sözleşmeleri ve diğer belgeler değerlendirilip davanın esasına girilip girilmeyeceği tespit edilerek sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı-karşı davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek bulunmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/05/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023407700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz