6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhtiyati Hacze İtiraz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/17707 E. 2014/20090 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kefilin temerrüdü tbk 586 hesap kat ihtarı ihtar tebliği kat ihtarı ek mehil hesap kat müşterek borçlu müteselsil kefil ihtiyati hacze itiraz rehin müteselsil kefil muacceliyet tbk 99 kefil ihtar tebligat kredi sözleşmesi temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 586TBK 590 · İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, itiraz edenlerin murisine hesap kat ihtarının tebliğ edilmediği, murisin 16.05.2012 tarihinde vefat ettiği, alacağın tamamının istenebilmesi için borçlunun birbirini takip eden en az iki taksiti ödemede temerrüte düşmesi, en az bir hafta mehil verilerek muacceliyet ihtarında bulunulması gerektiği gerekçesiyle, itirazın kabulüne, ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.

Kararı, alacaklı banka vekili temyiz etmiştir.

Talep, ihtiyati hacze itiraz istemine ilişkin olup, mahkemece müşterek borçlu müteselsil kefile ve itiraz eden murislerine hesap kat ihtarının tebliğ edilmediği gerekçesiyle, itirazın kabulüne, ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir. Oysa, TBK'nun 586. maddesi uyarınca kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehinini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Buna göre, borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir.

Ayrıca, kanunda müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır. Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sözleşmede TBK'nın 590/3. maddesinde belirtilen şekilde bir muacceliyet koşulu olarak belirtilmediği takdirde, sadece kefilin temerrüte düşürülmesi ile ilgili bir sorundur.

Bu itibarla, mahkemece kredi sözleşmesi getirtilerek, asıl borçlunun bankaya bildirdiği adrese yapılacak tebligatın geçerli olup olmayacağına ilişkin hükümler incelenerek, yukarıda yapılan açıklamalara göre TBK'nun 586. ve 590/3. maddesi değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İhtiyati haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12116 E. 2013/16987 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12116 E. 2013/16987 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18477 E. 2013/16879 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • İhtiyati haciz kararı | İhtiyati haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17596 E. 2014/20029 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati Haciz Talebi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3387 E. 2015/4735 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati Haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14306 E. 2014/16892 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararının kaldırılması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12120 E. 2016/8556 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/17707 E.  ,  2014/20090 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ NEVŞEHİR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ 21/04/2014

NUMARASI 2014/69-2014/75 D.İŞ.

Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/04/2014 tarih ve 2014/69-2014/75 D.İş. Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

İhtiyati hacze itiraz eden borçlular, karşı tarafa borçları bulunmadığını, kendilerine ve murisleri G.. E...'a ihtarname gönderilmediğini, kefilliğe itiraz ettiklerini ileri sürerek, ihtiyati haczin kaldırılmasını istemişlerdir.

Alacaklı banka vekili, itiraz sebeplerinin İİK'nın 265. maddesinde belirtilen sebeplere dayanmadığını, hesap kat ihtarının sözleşmede belirtilen adrese tebliğe çıkarıldığını savunarak, itirazın reddini istemiştir.

Mahkemece, itiraz edenlerin murisine hesap kat ihtarının tebliğ edilmediği, murisin 16.05.2012 tarihinde vefat ettiği, alacağın tamamının istenebilmesi için borçlunun birbirini takip eden en az iki taksiti ödemede temerrüte düşmesi, en az bir hafta mehil verilerek muacceliyet ihtarında bulunulması gerektiği gerekçesiyle, itirazın kabulüne, ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.

Kararı, alacaklı banka vekili temyiz etmiştir.

Talep, ihtiyati hacze itiraz istemine ilişkin olup, mahkemece müşterek borçlu müteselsil kefile ve itiraz eden murislerine hesap kat ihtarının tebliğ edilmediği gerekçesiyle, itirazın kabulüne, ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir. Oysa, TBK'nun 586. maddesi uyarınca kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehinini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Buna göre, borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir.

Ayrıca, kanunda müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır. Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sözleşmede TBK'nın 590/3. maddesinde belirtilen şekilde bir muacceliyet koşulu olarak belirtilmediği takdirde, sadece kefilin temerrüte düşürülmesi ile ilgili bir sorundur.

Bu itibarla, mahkemece kredi sözleşmesi getirtilerek, asıl borçlunun bankaya bildirdiği adrese yapılacak tebligatın geçerli olup olmayacağına ilişkin hükümler incelenerek, yukarıda yapılan açıklamalara göre TBK'nun 586. ve 590/3. maddesi değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, 19.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102282300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.