Sigortalanabilir menfaat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/13589 E. 2014/19749 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigortalanabilir menfaat↗ ekspertiz ücreti↗ halefiyet ilkesi↗ mal sigortası↗ rücu davası↗ halefiyet↗ gerçek zarar↗ teminat kapsamı↗ riziko↗ rücuen tazminat↗ rücu↗ geçersizlik↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗ eksik inceleme↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu olayda davalı S.. Ç..'in kusurlu olduğunu, hasar ile ilgili olarak 786102 nolu sigorta poliçesi ile verilen teminat gereğince ödenecek tazminat miktarının 9.000,00 USD karşılığı 15.716,70 TL olduğu, 22/05/2012 tarihli 19.875,00 TL ödemenin de 536749 nolu sigorta poliçesi ile verilen teminat kapsamında kaldığı, davacının meydana gelen hasarların oluşmasına kusuru ile sebebiyet veren davalıya karşı ödediği tazminat miktarı nispetinde halefiyet ilkesi dahilinde rücuen tazminat talep edebileceği, ancak davacı sigorta şirketinin tazminat bedeli dışında kalan ekspertiz ücreti ve bununla ilgili diğer giderler bakımından rücu davası açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 35.592,00 TL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, yer kayması teminatı içerir geniş kapsamlı yangın paket sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalının kusuru ile sigortalısına ait trafo direği ile bir kısım ekipmanların zarar gördüğünü ve hasar bedelinin ödendiğini ileri sürmüştür. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hasarın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK müşterek sigortayı (md.1285), çifte sigortayı (md. 1286) ve kısmi sigortayı (md. 1287) düzenlemiştir. Ana kural, mal sigortalarında sigorta olunan değerin (menfaatin) sigorta bedeline denk olması gerektiğidir. TTK’nın 1286/1'nci maddesi gereğince, değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaat, sonradan aynı rizikolara karşı sigorta ettirilemez, şayet sigorta ettirilmiş ise geçerlilik koşulları da aynı maddenin diğer fıkralarında açıklanmıştır. Çifte sigortadan söz edebilmek için değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaatin sonradan aynı rizikolara karşı sigorta ettirilmiş olması ve sigorta bedelinin sigortalı menfaat değerini aştığının somut olarak tespiti gerekir.
Somut olayda, 11/03/2011-11/03/2012 tarihleri arasında geçerli bulunan 536749 nolu sigorta poliçesiyle dava dışı sigortalının tesis ettiği trafo ve elektrik direği yer kayması rizikosuna karşı sigorta güvencesi altına alınmıştır. Sonradan düzenlenen 01/08/2011-11/03/2012 tarihleri arasında geçerli bulunan 786102 nolu sigorta poliçesi ile de aynı rizikolara karşı sigortalanmıştır. Davacı sigorta şirketi tarafından aynı hasarla ilgili her iki poliçe kapsamında ödeme yapılmıştır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda açıklanan yasal mevzuata göre çifte sigorta bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, çifte sigorta nedeniyle ikinci poliçenin geçersiz olup olmadığı hususunda gerekli incelemenin yapılması için gerektiğinde konusunda uzman bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, mahkemenin kabul şekline göre de, zararın tespiti bakımından ekspertiz raporuna atıf yapılarak düzenlenen bilirkişiden alınan rapora itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak, karara esas alınan bu raporda ve ekspertiz raporunda, davaya konu emtianın hurda değeri bulunup bulunmadığı değerlendirilmemiştir. Bu husus, kabule göre bozmayı gerektirdiği gibi, davacı sigorta şirketi, yukarıda açıklanan çifte sigorta durumu hakkında yapılacak araştırma sonucuna göre, dava dışı sigortalının belirlenen gerçek zararı nispetinde halefiyet ilkesi gereğince rücuen tazminat talep hakkına sahip olacağından, mahkemece, gerçek zararın tespiti bakımından konusunda uzman bilirkişiden bu konuda da denetime imkan veren rapor alınarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir. Bu nedenle de, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9581 E. 2010/780 K.
Ortak:sigortalanabilir menfaat · mal sigortası · gerçek zarar · riziko · geçersizlik · sigorta poliçesi · eksik inceleme · teminat
İncelediğiniz karardaÇ..'in kusurlu olduğunu, «hasar» ile ilgili olarak 786102 nolu «sigorta poliçesi» ile verilen «teminat» gereğince ödenecek tazminat miktarının 9.000,00 USD karşılığı 15.716,70 TL olduğu, 22/05/2012 tarihli 19.875,00 TL ödemenin de 536749 nolu sigorta poliçesi ile verilen «teminat kapsamında» kaldığı, davacının meydana gelen hasarların oluşmasına «kusuru» ile sebebiyet veren davalıya karşı ödediği tazminat miktarı nispetinde «halefiyet ilkesi» dahilinde «rücuen tazminat» talep edebileceği, ancak davacı sigorta şirketinin tazminat bedeli dışında kalan «ekspertiz ücreti» ve bununla ilgili diğer giderler bakımından «rücu davası» açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 35.592,00 TL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, yer kayması «teminatı» içerir geniş kapsamlı yangın paket «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Çifte sigortadan söz edebilmek için değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaatin sonradan aynı «rizikolara» karşı sigorta ettirilmiş olması ve sigorta bedelinin «sigortalı menfaat» değerini aştığının somut olarak tespiti gerekir.
Benzer bu karardaDava, «hırsızlık» «teminatı» içerir «işyeri sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Çifte sigortadan söz edebilmek için değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaatin sonradan aynı «rizikolara» karşı sigorta ettirilmiş olması ve sigorta bedelinin «sigortalı menfaat» değerini aştığının somut olarak tespiti gerekir.
Bu durumda, mahkemece, davalı ... şirketinin çifte sigorta savunmasının yukarda açıklanan yasal mevzuata göre değerlendirilmesi, çifte sigorta nedeniyle ikinci poliçenin «geçersiz» olup olmadığı hususunda gerekli incelemenin yapılması için gerektiğinde sigorta hukuku dalında uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işyeri sigorta poliçesi · hırsızlık · işyeri sigortası
Benzer bu karardaDava, «hırsızlık» «teminatı» içerir «işyeri sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sigortalı işyerinde meydana gelen «hırsızlık» nedeniyle oluşan zararın 731,56 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, anılan meblağın faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/258 E. 2010/6408 K.
Ortak:sigortalanabilir menfaat · mal sigortası · riziko · sigorta poliçesi · teminat
İncelediğiniz karardaÇ..'in kusurlu olduğunu, «hasar» ile ilgili olarak 786102 nolu «sigorta poliçesi» ile verilen «teminat» gereğince ödenecek tazminat miktarının 9.000,00 USD karşılığı 15.716,70 TL olduğu, 22/05/2012 tarihli 19.875,00 TL ödemenin de 536749 nolu sigorta poliçesi ile verilen «teminat kapsamında» kaldığı, davacının meydana gelen hasarların oluşmasına «kusuru» ile sebebiyet veren davalıya karşı ödediği tazminat miktarı nispetinde «halefiyet ilkesi» dahilinde «rücuen tazminat» talep edebileceği, ancak davacı sigorta şirketinin tazminat bedeli dışında kalan «ekspertiz ücreti» ve bununla ilgili diğer giderler bakımından «rücu davası» açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 35.592,00 TL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, yer kayması «teminatı» içerir geniş kapsamlı yangın paket «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Çifte sigortadan söz edebilmek için değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaatin sonradan aynı «rizikolara» karşı sigorta ettirilmiş olması ve sigorta bedelinin «sigortalı menfaat» değerini aştığının somut olarak tespiti gerekir.
Benzer bu karardaDavacıya ait işyeri dava dışı Türk Nippon Sigorta A.Ş.'ne «işyeri sigorta poliçesiyle» 11.08.2003 - 2004 vadeli poliçesiyle bir yıl süreyle «hırsızlığa» konu sigorta emtiasını da kapsar biçimde hırsızlık da «dahil» bir kısım «teminatlarla» sigorta kuvertürü altına alınmıştır.
Poliçe «vadesi» içinde 24.03.2004 tarihli «zeyilname» ile sigara emtiası «teminat» dışına çıkarılmış ise de uyuşmazlığı doğuran 25.10.2003 «riziko» tarihine nazaran zeyilnamenin dikkate alınma olanağı bulunmamaktadır.
Sigortalı mal üzerindeki menfaatin aynı «riziko» veya rizikolara karşı birden fazla sigortacı tarafından sigortalanmasına çifte sigorta denir.(TTK.nun 1286) ve bu sigorta türünde, sonraki sigortacıların sorumluluğu ilk sigortacının temin ettiği «sigorta menfaat» değerini aşan kısımla sınırlıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hırsızlık rizikosu · zeyilname · işyeri sigorta poliçesi · sigorta ettiren · hırsızlık · işyeri sigortası · sigorta sözleşmesi · vade
Benzer bu karardaDavacıya ait işyeri dava dışı Türk Nippon Sigorta A.Ş.'ne «işyeri sigorta poliçesiyle» 11.08.2003 - 2004 vadeli poliçesiyle bir yıl süreyle «hırsızlığa» konu sigorta emtiasını da kapsar biçimde hırsızlık da «dahil» bir kısım «teminatlarla» sigorta kuvertürü altına alınmıştır.
Bu sigorta türünde «sigorta ettirenlerin» aynı kişi olması gerekmediği gibi, her iki «sigorta sözleşmesinin» aynı tarihte yapılması ve aynı «vadeyi» taşıması zorunluluğu da yoktur.
Poliçe «vadesi» içinde 24.03.2004 tarihli «zeyilname» ile sigara emtiası «teminat» dışına çıkarılmış ise de uyuşmazlığı doğuran 25.10.2003 «riziko» tarihine nazaran zeyilnamenin dikkate alınma olanağı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlığa dönüldüğünde önce davacıya ait işyerindeki emtialar «hırsızlık rizikosuna» karşı kendisince (22.500) TL bedelle sigorta güvencesi altına alınmıştır.
-
Yangın sigorta poliçesine dayalı tazminat | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10016 E. 2010/5202 K.
Ortak:riziko · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaÇ..'in kusurlu olduğunu, «hasar» ile ilgili olarak 786102 nolu «sigorta poliçesi» ile verilen «teminat» gereğince ödenecek tazminat miktarının 9.000,00 USD karşılığı 15.716,70 TL olduğu, 22/05/2012 tarihli 19.875,00 TL ödemenin de 536749 nolu sigorta poliçesi ile verilen «teminat kapsamında» kaldığı, davacının meydana gelen hasarların oluşmasına «kusuru» ile sebebiyet veren davalıya karşı ödediği tazminat miktarı nispetinde «halefiyet ilkesi» dahilinde «rücuen tazminat» talep edebileceği, ancak davacı sigorta şirketinin tazminat bedeli dışında kalan «ekspertiz ücreti» ve bununla ilgili diğer giderler bakımından «rücu davası» açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 35.592,00 TL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, 11/03/2011-11/03/2012 tarihleri arasında geçerli bulunan 536749 nolu «sigorta poliçesiyle» dava dışı sigortalının tesis ettiği trafo ve elektrik direği yer kayması «rizikosuna» karşı sigorta güvencesi altına alınmıştır.
Sonradan düzenlenen 01/08/2011-11/03/2012 tarihleri arasında geçerli bulunan 786102 nolu «sigorta poliçesi» ile de aynı «rizikolara» karşı sigortalanmıştır.
Benzer bu kararda… arlanabileceği gibi varsayımlardan söz edilerek yer değişikliğinin sigorta kapsamında olmadığı ve kayma 22.5.2006’da sona erdiği halde trafo binasında her hangi bir «hasar» meydana gelmediği gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de, mahkemece uzman bilirkişilerden alınan raporda trafo binasının yerinin değiştirilmesinin de teknik olarak zorunlu ve gerekli olduğu belirtildiğinden, artık trafo binası yönünden «rizikonun» gerçekleştiğinin kabulü ile bu kalem yönünden bilirkişiler tarafından belirlenen tazminatın hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru …
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» yer kayması sonucu meydana geldiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 85.843,35 USD’nin «temerrüt tarihi» 01.12.2006 tarihinden itibaren kamu bankalarının bir yıl vadeli USD cinsi «mevduat hesabına» uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte ödeme tarihindeki Akbank döviz satış kuru üzerinden hesap edilecek YTL karşılığının davalıdan alını …
Davacı 26.02.2006 tarihinde işyerindeki binalardan birinin arka duvarının yer kayması ve toprak çökmesi sonucu yıkıldığını, bina ve emtiada «hasar» meydana geldiğini ileri sürerek hasar bedelinin tahsilini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · mevduat hesabı · dosya masrafı · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» yer kayması sonucu meydana geldiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 85.843,35 USD’nin «temerrüt tarihi» 01.12.2006 tarihinden itibaren kamu bankalarının bir yıl vadeli USD cinsi «mevduat hesabına» uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte ödeme tarihindeki Akbank döviz satış kuru üzerinden hesap edilecek YTL karşılığının davalıdan alını …
Mahkemece, bina, makine ve emtia «hasarına» karar verilmiş ancak trafo binasının yer değiştirme «masrafı» yönünden dava reddedilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/13589 E. , 2014/19749 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ AYANCIK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 29/05/2014
NUMARASI 2012/463-2014/192
Taraflar arasında görülen davada Ayancık Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/05/2014 tarih ve 2012/463-2014/192 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının sorumluğunda bulunan bir inşaat alanındaki kazı ve hafriyat çalışmaları sebebiyle toprak kayması meydana geldiğini, bu olayın neticesinde geniş kapsamlı paket sigorta poliçesi ile sigortalanmış bulunan müvekkilinin sigortalısına ait trafo direği ile bir kısım ekipmanların zarar gördüğünü, hasar bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini ileri sürerek, şimdilik toplam 36.498,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizleri ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin inşaat hafriyatında genel kaidelere uyduğunu ve gerekli tedbirleri aldığını, bu zararın meydana gelmesinde Ayancık Belediyesi İmar Müdürlüğü'nün, elektrik direğini yapan işletmenin ve hiçbir rapor alınmadan ekipmanları parçalayarak yerinden alan Ayancık Kaymakamlığı'nın kusuru bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu olayda davalı S.. Ç..'in kusurlu olduğunu, hasar ile ilgili olarak 786102 nolu sigorta poliçesi ile verilen teminat gereğince ödenecek tazminat miktarının 9.000,00 USD karşılığı 15.716,70 TL olduğu, 22/05/2012 tarihli 19.875,00 TL ödemenin de 536749 nolu sigorta poliçesi ile verilen teminat kapsamında kaldığı, davacının meydana gelen hasarların oluşmasına kusuru ile sebebiyet veren davalıya karşı ödediği tazminat miktarı nispetinde halefiyet ilkesi dahilinde rücuen tazminat talep edebileceği, ancak davacı sigorta şirketinin tazminat bedeli dışında kalan ekspertiz ücreti ve bununla ilgili diğer giderler bakımından rücu davası açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 35.592,00 TL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, yer kayması teminatı içerir geniş kapsamlı yangın paket sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalının kusuru ile sigortalısına ait trafo direği ile bir kısım ekipmanların zarar gördüğünü ve hasar bedelinin ödendiğini ileri sürmüştür. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hasarın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK müşterek sigortayı (md.1285), çifte sigortayı (md. 1286) ve kısmi sigortayı (md. 1287) düzenlemiştir. Ana kural, mal sigortalarında sigorta olunan değerin (menfaatin) sigorta bedeline denk olması gerektiğidir. TTK’nın 1286/1'nci maddesi gereğince, değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaat, sonradan aynı rizikolara karşı sigorta ettirilemez, şayet sigorta ettirilmiş ise geçerlilik koşulları da aynı maddenin diğer fıkralarında açıklanmıştır. Çifte sigortadan söz edebilmek için değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaatin sonradan aynı rizikolara karşı sigorta ettirilmiş olması ve sigorta bedelinin sigortalı menfaat değerini aştığının somut olarak tespiti gerekir.
Somut olayda, 11/03/2011-11/03/2012 tarihleri arasında geçerli bulunan 536749 nolu sigorta poliçesiyle dava dışı sigortalının tesis ettiği trafo ve elektrik direği yer kayması rizikosuna karşı sigorta güvencesi altına alınmıştır. Sonradan düzenlenen 01/08/2011-11/03/2012 tarihleri arasında geçerli bulunan 786102 nolu sigorta poliçesi ile de aynı rizikolara karşı sigortalanmıştır. Davacı sigorta şirketi tarafından aynı hasarla ilgili her iki poliçe kapsamında ödeme yapılmıştır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda açıklanan yasal mevzuata göre çifte sigorta bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, çifte sigorta nedeniyle ikinci poliçenin geçersiz olup olmadığı hususunda gerekli incelemenin yapılması için gerektiğinde konusunda uzman bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, mahkemenin kabul şekline göre de, zararın tespiti bakımından ekspertiz raporuna atıf yapılarak düzenlenen bilirkişiden alınan rapora itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak, karara esas alınan bu raporda ve ekspertiz raporunda, davaya konu emtianın hurda değeri bulunup bulunmadığı değerlendirilmemiştir. Bu husus, kabule göre bozmayı gerektirdiği gibi, davacı sigorta şirketi, yukarıda açıklanan çifte sigorta durumu hakkında yapılacak araştırma sonucuna göre, dava dışı sigortalının belirlenen gerçek zararı nispetinde halefiyet ilkesi gereğince rücuen tazminat talep hakkına sahip olacağından, mahkemece, gerçek zararın tespiti bakımından konusunda uzman bilirkişiden bu konuda da denetime imkan veren rapor alınarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir.
Bu nedenle de, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102210800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz