Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/9581 E. 2010/780 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigortalanabilir menfaat↗ mal sigortası↗ işyeri sigorta poliçesi↗ hırsızlık↗ gerçek zarar↗ işyeri sigortası↗ riziko↗ geçersizlik↗ sigorta poliçesi↗ eksik inceleme↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sigortalı işyerinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle oluşan zararın 731,56 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, anılan meblağın faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, hırsızlık teminatı içerir işyeri sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davalı ... şirketi vekili savunmasında davacıya ait işyerinin hem müvekkiline hem de dava dışı Ak Sigorta A.Ş.’ne sigorta ettirildiğini ve çifte sigorta nedeniyle müvekkilince düzenlenen poliçenin geçersiz olduğunu savunmuş ancak, mahkemece davalının bu savunması üzerinde durulmamıştır.
Ticaret Kanunumuz müşterek sigortayı (md.1285), çifte sigortayı (md. 1286) ve kısmi sigortayı (md. 1287) düzenlemiştir. Ana kural, mal sigortalarında sigorta olunan değerin (menfaatin) sigorta bedeline denk olması gerektiğidir. TTK’nun 1286/1 nci maddesi gereğince, değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaat, sonradan aynı rizikolara karşı sigorta ettirilemez, şayet sigorta ettirilmiş ise geçerlilik koşulları da aynı maddenin diğer fıkralarında açıklanmıştır. Çifte sigortadan söz edebilmek için değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaatin sonradan aynı rizikolara karşı sigorta ettirilmiş olması ve sigorta bedelinin sigortalı menfaat değerini aştığının somut olarak tespiti gerekir.
Bu durumda, mahkemece, davalı ... şirketinin çifte sigorta savunmasının yukarda açıklanan yasal mevzuata göre değerlendirilmesi, çifte sigorta nedeniyle ikinci poliçenin geçersiz olup olmadığı hususunda gerekli incelemenin yapılması için gerektiğinde sigorta hukuku dalında uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, mahkemenin kabul şekline göre de, ödenmesi gereken tazminat miktarı usulünce tespit edilmemiştir. Mahkemece, zararın tespiti bakımından hukukçu bilirkişiden alınan rapora itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak, karara esas alınan bu rapor, hüküm vermeye elverişli bulunmamaktadır. Zira, bilirkişi raporu, ekspertiz raporuna atıf yapılarak ve genel ifadeler kullanılarak düzenlenmiştir. Davalı ... şirketi yukarıda açıklanan çifte sigorta durumu hakkında yapılacak araştırma sonucuna göre davacının gerçek zararını karşılamak durumundadır. O halde, mahkemece, gerçek zararın tespiti bakımından konusunda uzman bilirkişiden denetime imkan veren rapor alınarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13589 E. 2014/19749 K.
Ortak:sigortalanabilir menfaat · mal sigortası · gerçek zarar · riziko · geçersizlik · sigorta poliçesi · eksik inceleme · teminat
İncelediğiniz karardaDava, «hırsızlık» «teminatı» içerir «işyeri sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Çifte sigortadan söz edebilmek için değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaatin sonradan aynı «rizikolara» karşı sigorta ettirilmiş olması ve sigorta bedelinin «sigortalı menfaat» değerini aştığının somut olarak tespiti gerekir.
Bu durumda, mahkemece, davalı ... şirketinin çifte sigorta savunmasının yukarda açıklanan yasal mevzuata göre değerlendirilmesi, çifte sigorta nedeniyle ikinci poliçenin «geçersiz» olup olmadığı hususunda gerekli incelemenin yapılması için gerektiğinde sigorta hukuku dalında uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaÇ..'in kusurlu olduğunu, «hasar» ile ilgili olarak 786102 nolu «sigorta poliçesi» ile verilen «teminat» gereğince ödenecek tazminat miktarının 9.000,00 USD karşılığı 15.716,70 TL olduğu, 22/05/2012 tarihli 19.875,00 TL ödemenin de 536749 nolu sigorta poliçesi ile verilen «teminat kapsamında» kaldığı, davacının meydana gelen hasarların oluşmasına «kusuru» ile sebebiyet veren davalıya karşı ödediği tazminat miktarı nispetinde «halefiyet ilkesi» dahilinde «rücuen tazminat» talep edebileceği, ancak davacı sigorta şirketinin tazminat bedeli dışında kalan «ekspertiz ücreti» ve bununla ilgili diğer giderler bakımından «rücu davası» açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 35.592,00 TL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, yer kayması «teminatı» içerir geniş kapsamlı yangın paket «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Çifte sigortadan söz edebilmek için değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaatin sonradan aynı «rizikolara» karşı sigorta ettirilmiş olması ve sigorta bedelinin «sigortalı menfaat» değerini aştığının somut olarak tespiti gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ekspertiz ücreti · halefiyet ilkesi · rücu davası · halefiyet · teminat kapsamı · rücuen tazminat · rücu · kusur
Benzer bu karardaÇ..'in kusurlu olduğunu, «hasar» ile ilgili olarak 786102 nolu «sigorta poliçesi» ile verilen «teminat» gereğince ödenecek tazminat miktarının 9.000,00 USD karşılığı 15.716,70 TL olduğu, 22/05/2012 tarihli 19.875,00 TL ödemenin de 536749 nolu sigorta poliçesi ile verilen «teminat kapsamında» kaldığı, davacının meydana gelen hasarların oluşmasına «kusuru» ile sebebiyet veren davalıya karşı ödediği tazminat miktarı nispetinde «halefiyet ilkesi» dahilinde «rücuen tazminat» talep edebileceği, ancak davacı sigorta şirketinin tazminat bedeli dışında kalan «ekspertiz ücreti» ve bununla ilgili diğer giderler bakımından «rücu davası» açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 35.592,00 TL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
… ayı gerektirdiği gibi, davacı sigorta şirketi, yukarıda açıklanan çifte sigorta durumu hakkında yapılacak araştırma sonucuna göre, dava dışı sigortalının belirlenen «gerçek zararı» nispetinde «halefiyet ilkesi» gereğince «rücuen tazminat» talep hakkına sahip olacağından, mahkemece, gerçek zararın tespiti bakımından konusunda uzman bilirkişiden bu konuda da denetime imkan veren rapor alınarak sonucun …
2-Dava, yer kayması «teminatı» içerir geniş kapsamlı yangın paket «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Davacı, davalının «kusuru» ile sigortalısına ait trafo direği ile bir kısım ekipmanların zarar gördüğünü ve «hasar» bedelinin ödendiğini ileri sürmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/258 E. 2010/6408 K.
Ortak:sigortalanabilir menfaat · mal sigortası · işyeri sigorta poliçesi · hırsızlık · işyeri sigortası · riziko · sigorta poliçesi · teminat
İncelediğiniz karardaDava, «hırsızlık» «teminatı» içerir «işyeri sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Çifte sigortadan söz edebilmek için değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaatin sonradan aynı «rizikolara» karşı sigorta ettirilmiş olması ve sigorta bedelinin «sigortalı menfaat» değerini aştığının somut olarak tespiti gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sigortalı işyerinde meydana gelen «hırsızlık» nedeniyle oluşan zararın 731,56 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, anılan meblağın faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacıya ait işyeri dava dışı Türk Nippon Sigorta A.Ş.'ne «işyeri sigorta poliçesiyle» 11.08.2003 - 2004 vadeli poliçesiyle bir yıl süreyle «hırsızlığa» konu sigorta emtiasını da kapsar biçimde hırsızlık da «dahil» bir kısım «teminatlarla» sigorta kuvertürü altına alınmıştır.
SA firması tarafından davalı ... şirketine ticari «hırsızlık» «sigorta poliçesiyle» sigortalanan davacı işyerindeki sigorta emtiasının çalındığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Poliçe «vadesi» içinde 24.03.2004 tarihli «zeyilname» ile sigara emtiası «teminat» dışına çıkarılmış ise de uyuşmazlığı doğuran 25.10.2003 «riziko» tarihine nazaran zeyilnamenin dikkate alınma olanağı bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hırsızlık rizikosu · zeyilname · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · vade · kâr dağıtımı · ticari defter · dahili dava
Benzer bu karardaBu sigorta türünde «sigorta ettirenlerin» aynı kişi olması gerekmediği gibi, her iki «sigorta sözleşmesinin» aynı tarihte yapılması ve aynı «vadeyi» taşıması zorunluluğu da yoktur.
Poliçe «vadesi» içinde 24.03.2004 tarihli «zeyilname» ile sigara emtiası «teminat» dışına çıkarılmış ise de uyuşmazlığı doğuran 25.10.2003 «riziko» tarihine nazaran zeyilnamenin dikkate alınma olanağı bulunmamaktadır.
Dava, davacının «dağıtıcısı» bulunduğu dava dışı P...
Davacıya ait işyeri dava dışı Türk Nippon Sigorta A.Ş.'ne «işyeri sigorta poliçesiyle» 11.08.2003 - 2004 vadeli poliçesiyle bir yıl süreyle «hırsızlığa» konu sigorta emtiasını da kapsar biçimde hırsızlık da «dahil» bir kısım «teminatlarla» sigorta kuvertürü altına alınmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/9581 E. , 2010/780 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.04.2008 tarih ve 2006/375-2008/121 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ... şirketinin hırsızlık teminatı içerir poliçeyle sigortaladığı müvekkiline ait işyerinde 09.10.2004 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle 5.247,30 TL zarar oluştuğunu ileri sürerek, anılan meblağın davalıdan faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait işyerinin müvekkilinden önce aynı rizikoya karşı birbaşka sigorta şirketine de sigorta ettirildiğini ve çifte sigorta nedeniyle müvekkilinin tazmin yükümlülüğünün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sigortalı işyerinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle oluşan zararın 731,56 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, anılan meblağın faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, hırsızlık teminatı içerir işyeri sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davalı ... şirketi vekili savunmasında davacıya ait işyerinin hem müvekkiline hem de dava dışı Ak Sigorta A.Ş.’ne sigorta ettirildiğini ve çifte sigorta nedeniyle müvekkilince düzenlenen poliçenin geçersiz olduğunu savunmuş ancak, mahkemece davalının bu savunması üzerinde durulmamıştır.
Ticaret Kanunumuz müşterek sigortayı (md.1285), çifte sigortayı (md. 1286) ve kısmi sigortayı (md. 1287) düzenlemiştir. Ana kural, mal sigortalarında sigorta olunan değerin (menfaatin) sigorta bedeline denk olması gerektiğidir. TTK’nun 1286/1 nci maddesi gereğince, değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaat, sonradan aynı rizikolara karşı sigorta ettirilemez, şayet sigorta ettirilmiş ise geçerlilik koşulları da aynı maddenin diğer fıkralarında açıklanmıştır. Çifte sigortadan söz edebilmek için değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaatin sonradan aynı rizikolara karşı sigorta ettirilmiş olması ve sigorta bedelinin sigortalı menfaat değerini aştığının somut olarak tespiti gerekir.
Bu durumda, mahkemece, davalı ... şirketinin çifte sigorta savunmasının yukarda açıklanan yasal mevzuata göre değerlendirilmesi, çifte sigorta nedeniyle ikinci poliçenin geçersiz olup olmadığı hususunda gerekli incelemenin yapılması için gerektiğinde sigorta hukuku dalında uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, mahkemenin kabul şekline göre de, ödenmesi gereken tazminat miktarı usulünce tespit edilmemiştir. Mahkemece, zararın tespiti bakımından hukukçu bilirkişiden alınan rapora itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak, karara esas alınan bu rapor, hüküm vermeye elverişli bulunmamaktadır. Zira, bilirkişi raporu, ekspertiz raporuna atıf yapılarak ve genel ifadeler kullanılarak düzenlenmiştir. Davalı ... şirketi yukarıda açıklanan çifte sigorta durumu hakkında yapılacak araştırma sonucuna göre davacının gerçek zararını karşılamak durumundadır. O halde, mahkemece, gerçek zararın tespiti bakımından konusunda uzman bilirkişiden denetime imkan veren rapor alınarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008091500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz