Tmsf
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/8096 E. 2014/14829 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tmsf↗ tüzel kişilik↗ fer'i müdahil↗ dahili dava↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, Y. A.Ş. tüzel kişiliğinin Y. s. O.S. Bank Ltd. Şti. adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği halde buna rağmen bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına sebep olduğu, davalı I. Bank vekilinin HMK'nın 124/2. maddesi gereğince TMSF'nin de davalı olarak davaya dahil edilmesini talep ettiği, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 14. maddesinin 6/c fıkrası ve yeni 5411 sayılı Bankalar Kanunu'nun 107/6. maddesi uyarınca devir işlemlerinde alacaklı ve borçlunun rızasının aranmayacağı, bu özel hükmün varlığı dikkate alınarak fer'i müdahilin davalı olarak sıfat değişikliğinin mümkün olduğu gerekçesiyle davalı TMSF yönünden davanın kabulüne, davalı I. Bank yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı I. Bank vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı I. Bank vekilinin müvekkili hakkında kurulan ret hükmünü temyizinde hukuksal yararı bulunmamasına göre, davalı I.Bank vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı TMSF vekilinin temyiz istemine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve HMK'nın 124. maddesindeki talebin sadece davacıya tanınan bir hak niteliğinde olmamasına göre, TMSF vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Ancak, taraflar arasında akdi ilişki olmaması nedeniyle mahkemece hüküm altına alınan miktarın hesaba yatırıldığı tarihten itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde o.s. hesap cüzdanında belirtilen faiz oranının uygulanmasına imkan verecek şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2066 E. 2015/8129 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile 20.124 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14353 E. 2016/2770 K.
Ortak:dahili dava
İncelediğiniz karardaBank vekilinin HMK'nın 124/2. maddesi gereğince TMSF'nin de davalı olarak davaya «dahil» edilmesini talep ettiği, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 14. maddesinin 6/c fıkrası ve yeni 5411 sayılı Bankalar Kanunu'nun 107/6. maddesi uyarınca devir işlemleri …
Benzer bu karardaOysa ki, HMK’nın 124. maddesinde maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hâkim tarafından kabul edileceği ya da dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkimin karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebileceği düzenlenmiş olup, somut olayda davacı vekili, bir «maddi hata» nedeniyle ya da yanılgı ile davaya «dahil» edilen şirkete dava dilekçesinde «husumet» yöneltmediğini ileri sürmemiştir.
Bu itibarla, gerek 1086 sayılı HUMK’da gerekse 6100 sayılı HMK’da «dahili» davalı başlığı altında bir müessesenin düzenlenmediği, 6100 sayılı HMK'nın 124. maddesi uyarınca taraf değişikliği şartlarının oluşmadığı, kaldı ki kabule göre de, davaya dahil edilmeye çalışılan....’nin usulüne uygun davaya dahil edilmediği yine «yönetim kurulu» üyelerine «tebligat» yapıldığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali · davanın açılmamış sayılması · maddi hata · eş rızası · açılmamış sayılma · dürüstlük kuralı · kâr payı · tebligat
Benzer bu karardaOysa ki, HMK’nın 124. maddesinde maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hâkim tarafından kabul edileceği ya da dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkimin karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebileceği düzenlenmiş olup, somut olayda davacı vekili, bir «maddi hata» nedeniyle ya da yanılgı ile davaya «dahil» edilen şirkete dava dilekçesinde «husumet» yöneltmediğini ileri sürmemiştir.
1- Dava, şirket ortaklığının tespiti, yönetim ve «genel kurul kararlarının iptali» ile kâr «payının» tahsili ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece, uyulan bozma ilamına göre, davası müracaata bırakılan davalılar yönünden «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar yönünden ise davanın «husumetten» reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın «zamanaşımından» reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla, gerek 1086 sayılı HUMK’da gerekse 6100 sayılı HMK’da «dahili» davalı başlığı altında bir müessesenin düzenlenmediği, 6100 sayılı HMK'nın 124. maddesi uyarınca taraf değişikliği şartlarının oluşmadığı, kaldı ki kabule göre de, davaya dahil edilmeye çalışılan....’nin usulüne uygun davaya dahil edilmediği yine «yönetim kurulu» üyelerine «tebligat» yapıldığı anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/649 E. 2017/3592 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hayat sigortası · maddi hata · eş rızası · tazminat davası · dürüstlük kuralı · yargılama gideri · sigorta poliçesi · husumet
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davanın «hayat sigortası poliçesinden» kaynaklanan «tazminat davası» olup, davanın kredi veren bankaya değil, sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ...
Bu itibarla, yukarıda belirtilen 6100 sayılı Yasa'nın 124/3. maddesi gereğince; davacılar vekilinin davalı olarak ...bank AŞ’yi yazmış olmasının «maddi hata» olarak nitelendirilmesi suretiyle yanılgıdan kaynaklanan ve «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan talep karşısında mahkemece taraf değişikliğinin kabul edilmesi gerekirken; davalının «rızası» gerekmemesine rağmen rıza bulunmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar vermesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
A.Ş'ye karşı açılmasının gerektiği, somut olayda davalının taraf değişikliğine «rıza» göstermediği, 6100 sayılı HMUK 124. maddesinin koşullarının mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, «hayat sigortasından» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, dava konusu «sigorta poliçesi» ...
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17598 E. 2015/2423 K.
Ortak:dahili dava · avans faizi
İncelediğiniz karardaBank vekilinin HMK'nın 124/2. maddesi gereğince TMSF'nin de davalı olarak davaya «dahil» edilmesini talep ettiği, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 14. maddesinin 6/c fıkrası ve yeni 5411 sayılı Bankalar Kanunu'nun 107/6. maddesi uyarınca devir işlemleri …
3- Ancak, taraflar arasında akdi ilişki olmaması nedeniyle mahkemece hüküm altına alınan miktarın hesaba yatırıldığı tarihten itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde o.s. hesap cüzdanında belirtilen faiz oranının uygulanmasına imkan verecek şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… p açtığı, ... yöneticilerinin mevduat sahiplerini yanıltarak toplanan paraları off shore hesabına aktarmaksızın bir kısım şirketlerin finansmanında kullanıldıkları, «dahili» davalı bankanın sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davacının «menfi zarar» ilişkin talebini hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», davacının diğer talebinin kabulü ile 2.000,00 TL'nin 29/09/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte dahili davalı ... ...'den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, «dahili» davalı banka vekili, davalı ve «ihbar olunan» TMSF vekili ve ... vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfi zarar · açık muvafakat · husumet itirazı · zamanaşımı defi · ihbar olunan · eş rızası · olumsuz oy · muvafakat
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «menfi zarara» ilişkin talebini davalının «açık muvafakati» ile geri aldığı, HMK'nın 124. maddesi gereğince davacının taraf değişikliği talebinin kabul edilerek TMSF'nin davalı konumundan çıkartıldığı, «yetki» ve «husumet itirazları» ile «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı, davacının ...
2-Dava kendisine «ihbar olunan» ve davaya fer'i müdahil olarak katılmak istediğini dilekçesi ile beyan eden ... vekilinin katılma talebi hakkında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… p açtığı, ... yöneticilerinin mevduat sahiplerini yanıltarak toplanan paraları off shore hesabına aktarmaksızın bir kısım şirketlerin finansmanında kullanıldıkları, «dahili» davalı bankanın sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davacının «menfi zarar» ilişkin talebini hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», davacının diğer talebinin kabulü ile 2.000,00 TL'nin 29/09/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte dahili davalı ... ...'den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, «dahili» davalı banka vekili, davalı ve «ihbar olunan» TMSF vekili ve ... vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5852 E. 2017/4959 K.
Ortak:tüzel kişilik
İncelediğiniz karardaA.Ş. «tüzel kişiliğinin» Y. s.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, HMK’nın 114. maddesi uyarınca taraf ve dava «ehliyeti» dava şartı olup, re’sen nazara alınması gerektiği, davalının «tüzel kişiliğinin» bulunmadığı ve davanın doğru hasma yöneltilmediği gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eş rızası · dava şartı yokluğu · dürüstlük kuralı · taraf ehliyeti · usulden reddi · yargılama gideri · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, HMK’nın 114. maddesi uyarınca taraf ve dava «ehliyeti» dava şartı olup, re’sen nazara alınması gerektiği, davalının «tüzel kişiliğinin» bulunmadığı ve davanın doğru hasma yöneltilmediği gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece yazılı şekilde davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.
A.Ş. vekili olduğunu beyanla cevap dilekçesi «ibraz» edildiği de nazara alınarak, dava dilekçesinde “...”nun davalı olarak gösterilmesinin kabul edilebilir bir hata olduğu değerlendirilmek sureti ile HMK’nın 124/4 maddesi uyarınca taraf değişikliği yoluyla işlem yapılması gerekirken davanın «usulden reddi» doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/8096 E. , 2014/14829 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 10/12/2013
NUMARASI 2012/312-2013/275
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/12/2013 tarih ve 2012/312-2013/275 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı I. Bank A.Ş. vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 17.09.1999 tarihinde kendi tasarruflarını değerlendirmek için Y. Ticaret ve Kredi Bankası Denizli Şubesi'ne gittiğini ve hesap açtırmak istediğini söylediğini, banka çalışanlarının yanlış ve yönlendirmeleri ile kağıt üzerinden parasının O.S. bankasına gönderildiğini, müvekkilinin bu hususu bankaya el konulmasından sonra öğrendiğini, bunun üzerine davalılar TMSF, O. T.A.Ş, B.Holding A.Ş. ve A. A.B. ile Y. S. O. S. Ltd. aleyhine dava açtıklarını, ancak bu davanın reddedildiğini, sonrasında banka yöneticilerinin bu eylemlerinden dolayı ceza aldıklarını, müvekkilinin başka bir bankanın varlığından haberi olmadığını, bankanın itimat müessesesi olma gereğini yerine getiremediğini, bu nedenle hafif kusurlarından bile sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek 1.900 TL'nin 17.9.1999 tarihinden 22.12.1999 tarihine kadar %86 faiz ile bu tarihten itibaren ise işleyecek ticari (değişen oranlarda kısa vadeli kredilere uygulanan avans faizi ile ) tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, Y. A.Ş. tüzel kişiliğinin Y. s. O.S. Bank Ltd. Şti. adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği halde buna rağmen bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına sebep olduğu, davalı I. Bank vekilinin HMK'nın 124/2. maddesi gereğince TMSF'nin de davalı olarak davaya dahil edilmesini talep ettiği, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 14. maddesinin 6/c fıkrası ve yeni 5411 sayılı Bankalar Kanunu'nun 107/6. maddesi uyarınca devir işlemlerinde alacaklı ve borçlunun rızasının aranmayacağı, bu özel hükmün varlığı dikkate alınarak fer'i müdahilin davalı olarak sıfat değişikliğinin mümkün olduğu gerekçesiyle davalı TMSF yönünden davanın kabulüne, davalı I.
Bank yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı I. Bank vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı I. Bank vekilinin müvekkili hakkında kurulan ret hükmünü temyizinde hukuksal yararı bulunmamasına göre, davalı I.Bank vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı TMSF vekilinin temyiz istemine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve HMK'nın 124. maddesindeki talebin sadece davacıya tanınan bir hak niteliğinde olmamasına göre, TMSF vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Ancak, taraflar arasında akdi ilişki olmaması nedeniyle mahkemece hüküm altına alınan miktarın hesaba yatırıldığı tarihten itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde o.s. hesap cüzdanında belirtilen faiz oranının uygulanmasına imkan verecek şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı İngbank vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı TMSF vekilinin vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle fer'i müdahil TMSF vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı TMSF yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ING Bank A.Ş'ye iadesine, 29/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102193800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz