İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/13793 E. 2015/12837 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 586↗ yaklaşık ispat↗ hesap kat ihtarı↗ mal kaçırma↗ kat ihtarı↗ hesap kat↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ i̇i̇k 257↗ rehin↗ müteselsil kefil↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ tbk 99↗ ihtiyati haciz↗ vade↗ kefil↗ ihtar↗ haciz↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, alacağın genel kredi sözleşmesine dayandığı, asıl borçlu yönünden teminat alındığı, müteselsil kefiller için ise teminat alınmadığı, asıl borçlu yönünden alacağı karşılayacak miktarda teminat almayarak kusurlu davranan bankanın, bu sorumluluğunu kefillere yükleyemeyeceği, mal kaçırma iddiası hakkında soyut ifadelerin yeterli olmadığı, normal takip yolu ile ihtiyati haciz arasında olağanüstü zarar doğuracak etkili bir fark bulunmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
İcra İflas Kanunu'nun 257/1. maddesi hükmü gereğince, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Buna ve İİK'nın 45. maddesine göre, asıl alacağın borçlusu tarafından alacağı temin etmek üzere rehin verilmiş olması halinde bu alacağa ilişkin olarak rehne başvurulmadan, ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkün olmamakla birlikte, TBK'nın 586. (Mülga BK'nın 487. maddesi) maddesi uyarınca, müşterek borçlu müteselsil kefiller yönünden kefil oldukları miktar için ayrıca kefaletin rehinle teminatı söz konusu değilse bu kişiler hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkündür.
Somut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden; talep eden alacaklı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, haklarında ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilen borçluların bu sözleşmede müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu, talep eden alacaklı banka tarafından kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilip borçlulara hesap kat ihtarının gönderildiği anlaşılmaktadır. İhtiyati haciz taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, yaklaşık ispatın yeterli olduğu da dikkate alındığında, hesap kat ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın ihtiyati haciz talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gözetilerek, İİK'nın 257/1'inci maddesi uyarınca ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile talebin reddi doğru görülmemiş, hükmün ihtiyati haciz talep eden banka yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17555 E. 2014/19923 K.
Ortak:kat ihtarı · müşterek borçlu müteselsil kefil · i̇i̇k 257 · rehin · müteselsil kefil · kefalet · ihtiyati haciz · vade
İncelediğiniz karardaBuna ve İİK'nın 45. maddesine göre, asıl alacağın borçlusu tarafından alacağı temin etmek üzere «rehin» verilmiş olması halinde bu alacağa ilişkin olarak rehne başvurulmadan, «ihtiyati haciz» kararı verilmesi mümkün olmamakla birlikte, TBK'nın 586. (Mülga BK'nın 487. maddesi) maddesi uyarınca, «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden kefil oldukları miktar için ayrıca «kefaletin» rehinle «teminatı» söz konusu değilse bu kişiler hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkündür.
Somut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden; talep eden alacaklı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında «genel kredi sözleşmesi» akdedildiği, haklarında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi talep edilen borçluların bu sözleşmede «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalarının bulunduğu, talep eden alacaklı banka tarafından kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilip borçlulara «hesap kat ihtarının» gönderildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, alacağın «genel kredi sözleşmesine» dayandığı, asıl borçlu yönünden «teminat» alındığı, «müteselsil kefiller» için ise teminat alınmadığı, asıl borçlu yönünden alacağı karşılayacak miktarda teminat almayarak kusurlu davranan bankanın, bu sorumluluğunu kefillere yükleyemeyeceği, «mal kaçırma» iddiası hakkında soyut ifadelerin yeterli olmadığı, normal takip yolu ile «ihtiyati haciz» arasında olağanüstü zarar doğuracak etkili bir fark bulunmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBuna ve İİK'nın 45. maddesine göre, asıl alacağın borçlusu için alacağı temin etmek üzere «rehin» verilmiş olması halinde bu alacağa ilişkin olarak rehne başvurulmadan, «ihtiyati haciz» kararı verilmesi mümkün olmamakla birlikte TBK'nın 586. ( Mülga BK'nın 487. maddesi ) maddesi uyarınca, «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden kefil oldukları miktar için ayrıca «kefaletin» rehinle «teminatı» söz konusu değilse bu kişiler hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkün olup, somut olayda aleyhine ihtiyati haciz istenen müteselsil kefillerin yüklendikler …
Talep «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçluların müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduklarını, «kat ihtarına» rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda «ipotek» resmi senedi getirtilmek suretiyle «müteselsil kefiller» tarafından yüklenilen edimlerin «teminatı» olmak üzere alacaklı taraf lehine «rehin» tesis edilip edilmediği üzerinde durularak sonucuna göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve hatalı değerlendirme ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muacceliyet · ipotek · ihtarname · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, alacaklı banka tarafından düzenlenen «muacceliyet» «ihtarnamesinde», alacağın 3. kişi tarafından rehinle temin edilmiş olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda «ipotek» resmi senedi getirtilmek suretiyle «müteselsil kefiller» tarafından yüklenilen edimlerin «teminatı» olmak üzere alacaklı taraf lehine «rehin» tesis edilip edilmediği üzerinde durularak sonucuna göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve hatalı değerlendirme ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/931 E. 2013/3611 K.
Ortak:kat ihtarı · müşterek borçlu müteselsil kefil · i̇i̇k 257 · rehin · müteselsil kefil · kefalet · ihtiyati haciz · vade
İncelediğiniz karardaBuna ve İİK'nın 45. maddesine göre, asıl alacağın borçlusu tarafından alacağı temin etmek üzere «rehin» verilmiş olması halinde bu alacağa ilişkin olarak rehne başvurulmadan, «ihtiyati haciz» kararı verilmesi mümkün olmamakla birlikte, TBK'nın 586. (Mülga BK'nın 487. maddesi) maddesi uyarınca, «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden kefil oldukları miktar için ayrıca «kefaletin» rehinle «teminatı» söz konusu değilse bu kişiler hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkündür.
Somut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden; talep eden alacaklı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında «genel kredi sözleşmesi» akdedildiği, haklarında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi talep edilen borçluların bu sözleşmede «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalarının bulunduğu, talep eden alacaklı banka tarafından kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilip borçlulara «hesap kat ihtarının» gönderildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, alacağın «genel kredi sözleşmesine» dayandığı, asıl borçlu yönünden «teminat» alındığı, «müteselsil kefiller» için ise teminat alınmadığı, asıl borçlu yönünden alacağı karşılayacak miktarda teminat almayarak kusurlu davranan bankanın, bu sorumluluğunu kefillere yükleyemeyeceği, «mal kaçırma» iddiası hakkında soyut ifadelerin yeterli olmadığı, normal takip yolu ile «ihtiyati haciz» arasında olağanüstü zarar doğuracak etkili bir fark bulunmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBuna ve İİK'nun 45. maddesine göre, asıl alacağın borçlusu tarafından alacağı temin etmek üzere «rehin» verilmiş olması halinde bu alacağa ilişkin olarak rehne başvurulmadan, «ihtiyati haciz» kararı verilmesi mümkün olmamakla birlikte TBK'nun 586. ( Mülga BK'nun 487. maddesi ) maddesi uyarınca, «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden kefil oldukları miktar için ayrıca «kefaletin» rehinle «teminatı» söz konusu değilse bu kişiler hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkün olup, somut olayda dosya içinde aleyhine ihtiyati haciz istenen müteselsil kefillerin …
Talep «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçluların müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduklarını, «kat ihtarına» rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
İcra İflas Kanunu'nun «257»/1 maddesi hükmü gereğince, rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek · ihtarname · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, borçlulara gönderilen «ihtarnamede» alacağın «ipotekle» «teminat» altına alındığının bildirildiği, ipoteğin borç ya da teminat için verildiği konusunda dosya içinde bilgi bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda «ipotek» resmi senedi getirtilmek suretiyle «müteselsil kefiller» tarafından yüklenilen edimlerin «teminatı» olmak üzere alacaklı taraf lehine «rehin» tesis edilip edilmediği üzerinde durularak sonuca gidilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve hatalı değerlendirme ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/435 E. 2014/2210 K.
Ortak:müşterek borçlu müteselsil kefil · i̇i̇k 257 · rehin · müteselsil kefil · kefalet · ihtiyati haciz · vade · kefil
İncelediğiniz karardaBuna ve İİK'nın 45. maddesine göre, asıl alacağın borçlusu tarafından alacağı temin etmek üzere «rehin» verilmiş olması halinde bu alacağa ilişkin olarak rehne başvurulmadan, «ihtiyati haciz» kararı verilmesi mümkün olmamakla birlikte, TBK'nın 586. (Mülga BK'nın 487. maddesi) maddesi uyarınca, «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden kefil oldukları miktar için ayrıca «kefaletin» rehinle «teminatı» söz konusu değilse bu kişiler hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkündür.
Somut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden; talep eden alacaklı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında «genel kredi sözleşmesi» akdedildiği, haklarında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi talep edilen borçluların bu sözleşmede «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalarının bulunduğu, talep eden alacaklı banka tarafından kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilip borçlulara «hesap kat ihtarının» gönderildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, alacağın «genel kredi sözleşmesine» dayandığı, asıl borçlu yönünden «teminat» alındığı, «müteselsil kefiller» için ise teminat alınmadığı, asıl borçlu yönünden alacağı karşılayacak miktarda teminat almayarak kusurlu davranan bankanın, bu sorumluluğunu kefillere yükleyemeyeceği, «mal kaçırma» iddiası hakkında soyut ifadelerin yeterli olmadığı, normal takip yolu ile «ihtiyati haciz» arasında olağanüstü zarar doğuracak etkili bir fark bulunmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBuna ve İİK'nın 45. maddesine göre, asıl alacağın borçlusu tarafından alacağı temin etmek üzere «rehin» verilmiş olması halinde bu alacağa ilişkin olarak rehne başvurulmadan, «ihtiyati haciz» kararı verilmesi mümkün olmamakla birlikte TBK'nın 586. (Mülga BK'nın 487. maddesi) maddesi uyarınca, «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden kefil oldukları miktar için ayrıca «kefaletin» rehinle «teminatı» söz konusu değilse bu kişiler hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkün olup, somut olayda dosya içinde aleyhine ihtiyati haciz istenen müteselsil kefillerin …
Mahkemece, borçluların taşınmazları üzerine «ipotek» konulduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmişse de, alacaklı vekili «müşterek borçlu müteselsil kefil» tarafından verilen ipoteğin asıl kredi borçlusunun borcunu «teminat» altına aldığını, kefillerin borcu için verilmiş bir ipoteğin bulunmadığını ileri sürmüştür.
İcra İflas Kanunu'nun «257»/1 maddesi hükmü gereğince, rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durumda «ipotek» resmi senedi getirtilmek suretiyle «müteselsil kefiller» tarafından yüklenilen edimlerin «teminatı» olmak üzere alacaklı taraf lehine ipotek tesis edilip edilmediği üzerinde durularak sonuca gidilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve hatalı değerlendirme ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, borçluların taşınmazı üzerine «ipotek» konulduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, borçluların taşınmazları üzerine «ipotek» konulduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmişse de, alacaklı vekili «müşterek borçlu müteselsil kefil» tarafından verilen ipoteğin asıl kredi borçlusunun borcunu «teminat» altına aldığını, kefillerin borcu için verilmiş bir ipoteğin bulunmadığını ileri sürmüştür.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9769 E. 2015/9591 K.
Ortak:müşterek borçlu müteselsil kefil · i̇i̇k 257 · rehin · müteselsil kefil · kefalet · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · vade
İncelediğiniz karardaBuna ve İİK'nın 45. maddesine göre, asıl alacağın borçlusu tarafından alacağı temin etmek üzere «rehin» verilmiş olması halinde bu alacağa ilişkin olarak rehne başvurulmadan, «ihtiyati haciz» kararı verilmesi mümkün olmamakla birlikte, TBK'nın 586. (Mülga BK'nın 487. maddesi) maddesi uyarınca, «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden kefil oldukları miktar için ayrıca «kefaletin» rehinle «teminatı» söz konusu değilse bu kişiler hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkündür.
Somut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden; talep eden alacaklı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında «genel kredi sözleşmesi» akdedildiği, haklarında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi talep edilen borçluların bu sözleşmede «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalarının bulunduğu, talep eden alacaklı banka tarafından kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilip borçlulara «hesap kat ihtarının» gönderildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, alacağın «genel kredi sözleşmesine» dayandığı, asıl borçlu yönünden «teminat» alındığı, «müteselsil kefiller» için ise teminat alınmadığı, asıl borçlu yönünden alacağı karşılayacak miktarda teminat almayarak kusurlu davranan bankanın, bu sorumluluğunu kefillere yükleyemeyeceği, «mal kaçırma» iddiası hakkında soyut ifadelerin yeterli olmadığı, normal takip yolu ile «ihtiyati haciz» arasında olağanüstü zarar doğuracak etkili bir fark bulunmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu madde hükmüne ve İİK'nın 45. maddesine göre, asıl alacağın borçlusu tarafından alacağı temin etmek üzere «rehin» verilmiş olması halinde bu alacağa ilişkin olarak rehne başvurulmadan, «ihtiyati haciz» kararı verilmesi mümkün olmamakla birlikte TBK'nın 586. (Mülga BK'nın 487. maddesi) maddesi uyarınca, «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden kefil oldukları miktar için ayrıca «kefaletin» rehinle «teminatı» söz konusu değilse bu . kişiler hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkündür.
Ancak somut olayda «genel kredi sözleşmesi» için verilen ipoteğin asıl borçlu şirketin bankaya olan borçlarından dolayı verildiği, «müşterek borçlu müteselsil kefil» A..
Mahkemece, İİK «257».maddesi uyarınca «rehinle temin edilmemiş alacaklar» için «ihtiyati haciz» kararı verileceği, talebe konu borcun «ipotek» ile güvence altına alındığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehinle temin edilmemiş alacak · ipotek
Benzer bu karardaMahkemece, İİK «257».maddesi uyarınca «rehinle temin edilmemiş alacaklar» için «ihtiyati haciz» kararı verileceği, talebe konu borcun «ipotek» ile güvence altına alındığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, İİK «257».maddesi uyarınca «rehinle temin edilmemiş alacaklar» için «ihtiyati haciz» kararı verileceği, talebe konu borcun «ipotek» ile güvence altına alındığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2828 E. 2015/4372 K.
Ortak:yaklaşık ispat · hesap kat ihtarı · kat ihtarı · hesap kat · müşterek borçlu müteselsil kefil · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ihtiyati haciz
İncelediğiniz karardaSomut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden; talep eden alacaklı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında «genel kredi sözleşmesi» akdedildiği, haklarında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi talep edilen borçluların bu sözleşmede «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalarının bulunduğu, talep eden alacaklı banka tarafından kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilip borçlulara «hesap kat ihtarının» gönderildiği anlaşılmaktadır.
İhtiyati «haciz» taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu da dikkate alındığında, «hesap kat» ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın «ihtiyati haciz» talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gözetilerek, İİK'nın «257»/1'inci maddesi uyarınca ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe i …
Buna ve İİK'nın 45. maddesine göre, asıl alacağın borçlusu tarafından alacağı temin etmek üzere «rehin» verilmiş olması halinde bu alacağa ilişkin olarak rehne başvurulmadan, «ihtiyati haciz» kararı verilmesi mümkün olmamakla birlikte, TBK'nın 586. (Mülga BK'nın 487. maddesi) maddesi uyarınca, «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden kefil oldukları miktar için ayrıca «kefaletin» rehinle «teminatı» söz konusu değilse bu kişiler hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkündür.
Benzer bu karardaSomut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden; alacaklı banka ile asıl borçlu ... arasında iki adet «kredi sözleşmesi» imzalandığı diğer borçluların bu sözleşmelerde «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalarının bulunduğu talep eden banka tarafından kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilip borçlulara «hesap kat ihtarının» gönderildiği anlaşılmaktadır.
İhtiyati «haciz» taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu da dikkate alındığında, «hesap kat» ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın «ihtiyati haciz» talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gözetilerek, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
İİK'nın «ihtiyati haciz» koşullarını düzenleyen «257». maddesinde, «vadesi» gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4351 E. 2015/6261 K.
Ortak:yaklaşık ispat · hesap kat · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · vade · kefil
İncelediğiniz karardaSomut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden; talep eden alacaklı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında «genel kredi sözleşmesi» akdedildiği, haklarında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi talep edilen borçluların bu sözleşmede «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalarının bulunduğu, talep eden alacaklı banka tarafından kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilip borçlulara «hesap kat ihtarının» gönderildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, alacağın «genel kredi sözleşmesine» dayandığı, asıl borçlu yönünden «teminat» alındığı, «müteselsil kefiller» için ise teminat alınmadığı, asıl borçlu yönünden alacağı karşılayacak miktarda teminat almayarak kusurlu davranan bankanın, bu sorumluluğunu kefillere yükleyemeyeceği, «mal kaçırma» iddiası hakkında soyut ifadelerin yeterli olmadığı, normal takip yolu ile «ihtiyati haciz» arasında olağanüstü zarar doğuracak etkili bir fark bulunmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati «haciz» taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu da dikkate alındığında, «hesap kat» ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın «ihtiyati haciz» talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gözetilerek, İİK'nın «257»/1'inci maddesi uyarınca ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe i …
Benzer bu karardaSomut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden; alacaklı banka ile asıl borçlu arasında Genel Kredi Sözleşmesinin imzalandığı, hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenenin bu sözleşmede «müteselsil kefil» sıfatıyla imzasının bulunduğu, (alacaklı) bankanın hesabı kat ettiği ve «hesap kat» ihtarında alacak miktarını gösterdiği anlaşılmaktadır.
İhtiyati «haciz» taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu da dikkate alındığında, ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için (alacaklı) bankanın «ihtiyati haciz» talep etmesinde kural olarak yasaya aykırı bir yön bulunmadığının gözetilmesi, İİK'nın «257»/1'inci maddesi uyarınca ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken alacağın likit olmadığı g …
İİK'nın «257»/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10001 E. 2015/9695 K.
Ortak:yaklaşık ispat · hesap kat ihtarı · kat ihtarı · hesap kat · i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · vade · ihtar
İncelediğiniz karardaSomut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden; talep eden alacaklı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında «genel kredi sözleşmesi» akdedildiği, haklarında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi talep edilen borçluların bu sözleşmede «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalarının bulunduğu, talep eden alacaklı banka tarafından kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilip borçlulara «hesap kat ihtarının» gönderildiği anlaşılmaktadır.
İhtiyati «haciz» taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu da dikkate alındığında, «hesap kat» ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın «ihtiyati haciz» talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gözetilerek, İİK'nın «257»/1'inci maddesi uyarınca ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe i …
İcra İflas Kanunu'nun «257»/1. maddesi hükmü gereğince, rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Benzer bu karardaSomut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere, alacaklı banka ile karşı taraf arasında imzalanmış bulunan genel kredi «taahhütnamesi» çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçluya «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
Ancak, İİK'nın «ihtiyati haciz» koşullarını düzenleyen «257». maddesinde, «vadesi» gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir.
İhtiyati «haciz» taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu da dikkate alındığında, «hesap kat» ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın «ihtiyati haciz» talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığından mahkemece yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taahhütname
Benzer bu karardaTalep, genel kredi «taahhütnamesine» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere, alacaklı banka ile karşı taraf arasında imzalanmış bulunan genel kredi «taahhütnamesi» çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçluya «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4031 E. 2013/5950 K.
Ortak:müşterek borçlu müteselsil kefil · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · vade · kefil · haciz
İncelediğiniz karardaSomut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden; talep eden alacaklı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında «genel kredi sözleşmesi» akdedildiği, haklarında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi talep edilen borçluların bu sözleşmede «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalarının bulunduğu, talep eden alacaklı banka tarafından kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilip borçlulara «hesap kat ihtarının» gönderildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, alacağın «genel kredi sözleşmesine» dayandığı, asıl borçlu yönünden «teminat» alındığı, «müteselsil kefiller» için ise teminat alınmadığı, asıl borçlu yönünden alacağı karşılayacak miktarda teminat almayarak kusurlu davranan bankanın, bu sorumluluğunu kefillere yükleyemeyeceği, «mal kaçırma» iddiası hakkında soyut ifadelerin yeterli olmadığı, normal takip yolu ile «ihtiyati haciz» arasında olağanüstü zarar doğuracak etkili bir fark bulunmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Buna ve İİK'nın 45. maddesine göre, asıl alacağın borçlusu tarafından alacağı temin etmek üzere «rehin» verilmiş olması halinde bu alacağa ilişkin olarak rehne başvurulmadan, «ihtiyati haciz» kararı verilmesi mümkün olmamakla birlikte, TBK'nın 586. (Mülga BK'nın 487. maddesi) maddesi uyarınca, «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden kefil oldukları miktar için ayrıca «kefaletin» rehinle «teminatı» söz konusu değilse bu kişiler hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkündür.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta alacaklı banka tarafından «genel kredi sözleşmesini» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalayan ... hakkında «hesabın kat edilmesi» sonrası ....08.2012 tarihinde «ilamsız takip» yapılmış, 03.09.2012 tarihinde ise işbu davada mallarını kaçırma girişiminde bulunduğu iddiasıyla «ihtiyati haciz» isteminde bulunulmuştur.
Mahkemece «müşterek borçlu müteselsil kefilin» takip dosyasına «ibraz» etmiş olduğu faize ilişkin «kısmi itiraz» dilekçesi gerekçe gösterilerek, talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yapılan inceleme sonucunda, aleyhine «ihtiyati haciz» talep edilen ...’ın takip dosyasına verdiği dilekçeye göre, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesabın kat edilmesi · kısmi itiraz · ilamsız takip · ibraz
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta alacaklı banka tarafından «genel kredi sözleşmesini» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalayan ... hakkında «hesabın kat edilmesi» sonrası ....08.2012 tarihinde «ilamsız takip» yapılmış, 03.09.2012 tarihinde ise işbu davada mallarını kaçırma girişiminde bulunduğu iddiasıyla «ihtiyati haciz» isteminde bulunulmuştur.
Mahkemece «müşterek borçlu müteselsil kefilin» takip dosyasına «ibraz» etmiş olduğu faize ilişkin «kısmi itiraz» dilekçesi gerekçe gösterilerek, talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/13793 E. , 2015/12837 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 10/08/2015
Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/08/2015 tarih ve 2015/134-2015/133 D. İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden banka vekili, müvekkili banka ile dava dışı Naci arasında akdedilen kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil olan borçlulara tebliğ edilen hesap kat ihtarnamesine rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, alacağın genel kredi sözleşmesine dayandığı, asıl borçlu yönünden teminat alındığı, müteselsil kefiller için ise teminat alınmadığı, asıl borçlu yönünden alacağı karşılayacak miktarda teminat almayarak kusurlu davranan bankanın, bu sorumluluğunu kefillere yükleyemeyeceği, mal kaçırma iddiası hakkında soyut ifadelerin yeterli olmadığı, normal takip yolu ile ihtiyati haciz arasında olağanüstü zarar doğuracak etkili bir fark bulunmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
İcra İflas Kanunu'nun 257/1. maddesi hükmü gereğince, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Buna ve İİK'nın 45. maddesine göre, asıl alacağın borçlusu tarafından alacağı temin etmek üzere rehin verilmiş olması halinde bu alacağa ilişkin olarak rehne başvurulmadan, ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkün olmamakla birlikte, TBK'nın 586. (Mülga BK'nın 487. maddesi) maddesi uyarınca, müşterek borçlu müteselsil kefiller yönünden kefil oldukları miktar için ayrıca kefaletin rehinle teminatı söz konusu değilse bu kişiler hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkündür.
Somut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden; talep eden alacaklı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, haklarında ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilen borçluların bu sözleşmede müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu, talep eden alacaklı banka tarafından kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilip borçlulara hesap kat ihtarının gönderildiği anlaşılmaktadır. İhtiyati haciz taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, yaklaşık ispatın yeterli olduğu da dikkate alındığında, hesap kat ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın ihtiyati haciz talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gözetilerek, İİK'nın 257/1'inci maddesi uyarınca ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile talebin reddi doğru görülmemiş, hükmün ihtiyati haciz talep eden banka yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün ihtiyati haciz talep eden yararına BOZULMASINA, 02/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/146440800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz