Çek iptali | Çekin iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/4824 E. 2014/10903 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 763↗ vekil hamil↗ iade davası↗ ödemeden men kararı↗ çek hamili↗ zayi nedeniyle iptal↗ yetkili hamil↗ kıymetli evrak↗ çek iptali↗ takas↗ zayi↗ hamil↗ çek↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, ve tüm dosya kapsamına göre, TTK 760-762. maddeleri uyarınca dava konusu çeklerin üçüncü şahıs tarafından bankaya takastan ibraz edildiği, çek hamili belli olduğundan, davacının TTK 758 ve 763. maddeleri uyarınca çek iade davası açması gerektiği, dava konusu çek ortaya çıktığından zayi nedeniyle iptal talebi konusuz kaldığı gerekçesi ile dava konusuz kaldığından bir karar verilmesine yer olmadığına, davaya konu çek hamili ortaya çıkmış olduğundan TTK'nın 758 ve 763. maddeleri uyarınca hamil aleyhine çek iade davası açması için davacı vekiline 20 gün süre verilmesine, verilen ödemeden men kararının bu 20 gün süresince devamına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çek iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, yazılı gerekçe ile konusuz kalan dava nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı biçiminde karar verilmiş ise de, dava konusu çekin hamili olduğu iddiasıyla işbu davayı açan davacı tarafından “çekin kendisi tarafından takasa ibraz edildiği, çekler takasa ibraz edilip yazıldıktan ve karşılıksız çıktıktan sonra çeklerin davacıya teslim edildiği ve çeklerin davacının elinde iken kaybolduğu" ileri sürülmüş olmakla, çeklerin, ibrazından sonra dahi kıymetli evrak vasıfları devam ettiği sürece zayi iptal isteminde bulunulabileceğinden, mahkemece davacının ileri sürdüğü bu hususlar gerektiği takdirde çeki takas odasına ibraz eden vekil hamil bankadan layıkıyla sorulup davacının gerçekten de ibraz anında çekin yetkili hamili olup olmadığı saptanmadan davanın konusuz kaldığına hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemece re’sen yapılacak araştırma sonucunda çekin bir başkasının elinde bulunduğunun anlaşılması halinde 6102 sayılı TTK’nın 763. maddesi hükmüne aykırı düşecek şekilde hükümle birlikte davacıya çek iade davası açılmak üzere süre verilmesi şeklinde karar verilmesi de doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7968 E. 2011/927 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısmi ödeme · mutlak ticari dava · reeskont faizi · iş bölümü · temerrüt faizi · ıslah · sigorta poliçesi · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «kısmi ödeme» sonrası davacının davalıdan bakiye 9.763,87 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, dava dilekçesinde faiz istenmediğinden «temerrüt faizi» tayinine yer olmadığına, birleşen davada ise 4.760,00 TL’nin 17.10.2006 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, fazlaya ilişkin hak saklı tutulmasa da, faiz alacağı, asıl alacağın bir «bölümü» olmayıp, fer' i nitelikte bir alacak olduğundan, ek dava yoluyla faiz istenmesi mümkün olduğu gibi, işbu davada olduğu gibi faiz istenmemiş olsa da, fazlaya ilişkin hak saklı tutulduğunda, faizin bu dava içerisinde de doğrudan «ıslah» yolu ile istenmesi mümkündür.
Dava, tarım «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Asıl dava dilekçesinde davacı faiz isteminde bulunmamış olup, «ıslah» dilekçesiyle faize hükmedilmesini istemiş ancak mahkemece bu talep kabul edilmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6111 E. 2015/13252 K.
Ortak:çek iptali · takas · zayi · çek · ibraz
İncelediğiniz karardaDava, «çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, yazılı gerekçe ile konusuz kalan dava nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığı» biçiminde karar verilmiş ise de, dava konusu çekin «hamili» olduğu iddiasıyla işbu davayı açan davacı tarafından “çekin kendisi tarafından «takasa» «ibraz» edildiği, çekler takasa ibraz edilip yazıldıktan ve karşılıksız çıktıktan sonra çeklerin davacıya «teslim» edildiği ve çeklerin davacının elinde iken kaybolduğu" ileri sürülmüş olmakla, çeklerin, ibrazından sonra dahi «kıymetli evrak» vasıfları devam ettiği sürece «zayi» iptal isteminde bulunulabileceğinden, mahkemece davacının ileri sürdüğü bu hususlar gerektiği takdirde çeki takas odasına ibraz eden «vekil hamil» bankadan layıkıyla sorulup davacının gerçekten de ibraz anında çekin «yetkili hamili» olup olmadığı saptanmadan davanın konusuz kaldığına hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemece re’sen yapılacak araştırma sonucunda çekin bir başkasının elinde bulunduğunun anlaşılması halinde 6102 sayılı TTK’nın 763. maddesi hükmüne aykırı düşecek şekilde hükümle birlikte davacıya çek «iade davası» açılmak üzere süre verilmesi şeklinde karar verilmesi de doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verm …
Mahkemece, iddia, ve tüm dosya kapsamına göre, TTK 760-762. maddeleri uyarınca dava konusu çeklerin üçüncü şahıs tarafından bankaya takastan «ibraz» edildiği, «çek hamili» belli olduğundan, davacının TTK 758 ve 763. maddeleri uyarınca çek «iade davası» açması gerektiği, dava konusu çek ortaya çıktığından «zayi nedeniyle iptal» talebi konusuz kaldığı gerekçesi ile dava konusuz kaldığından bir karar «verilmesine yer olmadığına», davaya konu çek hamili ortaya çıkmış olduğundan TTK'nın 758 ve 763. maddeleri uyarınca hamil aleyhine çek iade davası açması için davacı vekiline 20 gün süre verilmesine, verilen «ödemeden men» kararının bu 20 gün süresince devamına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece dava konusu çekin dava dışı şirkette olduğu ve kaybolmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. tarafından «takas» merkezi aracılığı ile «ibraz» edilmesi nedeniyle kaybolmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme yasağı · zayi nedeniyle çek iptali · istirdat davası · lehtar · oy yasağı · istirdat
Benzer bu karardaAncak, 6102 sayılı TTK'nın 818/1-s maddesinin yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken 758. maddesi uyarınca dava sırasında çeki elinde bulunduranın bilinmesi halinde mahkemece bu kişi aleyhine «istirdat davası» açmak üzere süre verilip, dava açılmaması halinde «ödeme yasağı» ile ilgili bir karar vermesi gerekmektedir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; dava konusu çekin dava açıldıktan sonra «lehtar» D...
Dava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece dava konusu çekin dava dışı şirkette olduğu ve kaybolmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5029 E. 2012/11634 K.
Ortak:vekil hamil · yetkili hamil · çek iptali · takas · hamil · çek · ibraz
İncelediğiniz karardaDava, «çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, yazılı gerekçe ile konusuz kalan dava nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığı» biçiminde karar verilmiş ise de, dava konusu çekin «hamili» olduğu iddiasıyla işbu davayı açan davacı tarafından “çekin kendisi tarafından «takasa» «ibraz» edildiği, çekler takasa ibraz edilip yazıldıktan ve karşılıksız çıktıktan sonra çeklerin davacıya «teslim» edildiği ve çeklerin davacının elinde iken kaybolduğu" ileri sürülmüş olmakla, çeklerin, ibrazından sonra dahi «kıymetli evrak» vasıfları devam ettiği sürece «zayi» iptal isteminde bulunulabileceğinden, mahkemece davacının ileri sürdüğü bu hususlar gerektiği takdirde çeki takas odasına ibraz eden «vekil hamil» bankadan layıkıyla sorulup davacının gerçekten de ibraz anında çekin «yetkili hamili» olup olmadığı saptanmadan davanın konusuz kaldığına hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemece re’sen yapılacak araştırma sonucunda çekin bir başkasının elinde bulunduğunun anlaşılması halinde 6102 sayılı TTK’nın 763. maddesi hükmüne aykırı düşecek şekilde hükümle birlikte davacıya çek «iade davası» açılmak üzere süre verilmesi şeklinde karar verilmesi de doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verm …
Mahkemece, iddia, ve tüm dosya kapsamına göre, TTK 760-762. maddeleri uyarınca dava konusu çeklerin üçüncü şahıs tarafından bankaya takastan «ibraz» edildiği, «çek hamili» belli olduğundan, davacının TTK 758 ve 763. maddeleri uyarınca çek «iade davası» açması gerektiği, dava konusu çek ortaya çıktığından «zayi nedeniyle iptal» talebi konusuz kaldığı gerekçesi ile dava konusuz kaldığından bir karar «verilmesine yer olmadığına», davaya konu çek hamili ortaya çıkmış olduğundan TTK'nın 758 ve 763. maddeleri uyarınca hamil aleyhine çek iade davası açması için davacı vekiline 20 gün süre verilmesine, verilen «ödemeden men» kararının bu 20 gün süresince devamına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonucunda, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, dava konusu çekin «hamili» olduğu iddiasıyla işbu davayı açan davacı tarafından “çekin kendisi tarafından muhatabına «ibraz» edildiği, karşılıksız olduğunun saptanması üzerine çeki iade alan davacının elinde iken çekin kaybedildiği ve davacının çekin «kaybı» esnasında «çek» üzerinde hak sahibi olduğu” ileri sürülmüş olmakla, mahkemece davacının ileri sürdüğü bu hususlar gerektiği takdirde çeki «takas» odasına ibraz eden «vekil hamil» bankadan layıkıyla sorulup davacının gerçekten de çekin «yetkili hamili» olup olmadığı saptanmadan davanın reddi doğru olmadığı gibi, mahkemece re’sen yapılacak araştırma sonucunda çekin bir başkasının elinde bulunduğunun anlaşılması ha …
Mahkemece dosya kapsamı uyarınca; «çek» hesabının bulunduğu banka cevabi yazısı uyarınca çekin 01/11/2010 tarihinde Türkiye Vakıflar Bankası tarafından «takas» aracılığıyla «ibraz» edildiğini, bu durumda dava konusu çekin kaybolmasının sözkonusu olamayacağı, davacı tarafından ilgili bankaya başvurularak çeki ibraz edenin tespit edilebileceği ve bu hali ile dava şartının oluşmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstek, TTK’nun 730/20. maddesi delaletiyle 669 vd. maddelerine göre açılmış «çek iptali» isteminden ibarettir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr kaybı
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonucunda, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, dava konusu çekin «hamili» olduğu iddiasıyla işbu davayı açan davacı tarafından “çekin kendisi tarafından muhatabına «ibraz» edildiği, karşılıksız olduğunun saptanması üzerine çeki iade alan davacının elinde iken çekin kaybedildiği ve davacının çekin «kaybı» esnasında «çek» üzerinde hak sahibi olduğu” ileri sürülmüş olmakla, mahkemece davacının ileri sürdüğü bu hususlar gerektiği takdirde çeki «takas» odasına ibraz eden «vekil hamil» bankadan layıkıyla sorulup davacının gerçekten de çekin «yetkili hamili» olup olmadığı saptanmadan davanın reddi doğru olmadığı gibi, mahkemece re’sen yapılacak araştırma sonucunda çekin bir başkasının elinde bulunduğunun anlaşılması ha …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2365 E. 2014/8098 K.
Ortak:çek iptali · takas · zayi · çek · ibraz
İncelediğiniz karardaDava, «çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, yazılı gerekçe ile konusuz kalan dava nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığı» biçiminde karar verilmiş ise de, dava konusu çekin «hamili» olduğu iddiasıyla işbu davayı açan davacı tarafından “çekin kendisi tarafından «takasa» «ibraz» edildiği, çekler takasa ibraz edilip yazıldıktan ve karşılıksız çıktıktan sonra çeklerin davacıya «teslim» edildiği ve çeklerin davacının elinde iken kaybolduğu" ileri sürülmüş olmakla, çeklerin, ibrazından sonra dahi «kıymetli evrak» vasıfları devam ettiği sürece «zayi» iptal isteminde bulunulabileceğinden, mahkemece davacının ileri sürdüğü bu hususlar gerektiği takdirde çeki takas odasına ibraz eden «vekil hamil» bankadan layıkıyla sorulup davacının gerçekten de ibraz anında çekin «yetkili hamili» olup olmadığı saptanmadan davanın konusuz kaldığına hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemece re’sen yapılacak araştırma sonucunda çekin bir başkasının elinde bulunduğunun anlaşılması halinde 6102 sayılı TTK’nın 763. maddesi hükmüne aykırı düşecek şekilde hükümle birlikte davacıya çek «iade davası» açılmak üzere süre verilmesi şeklinde karar verilmesi de doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verm …
Mahkemece, iddia, ve tüm dosya kapsamına göre, TTK 760-762. maddeleri uyarınca dava konusu çeklerin üçüncü şahıs tarafından bankaya takastan «ibraz» edildiği, «çek hamili» belli olduğundan, davacının TTK 758 ve 763. maddeleri uyarınca çek «iade davası» açması gerektiği, dava konusu çek ortaya çıktığından «zayi nedeniyle iptal» talebi konusuz kaldığı gerekçesi ile dava konusuz kaldığından bir karar «verilmesine yer olmadığına», davaya konu çek hamili ortaya çıkmış olduğundan TTK'nın 758 ve 763. maddeleri uyarınca hamil aleyhine çek iade davası açması için davacı vekiline 20 gün süre verilmesine, verilen «ödemeden men» kararının bu 20 gün süresince devamına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece dava konusu çeklerin bankaya «ibraz» edilip, «takas sistemine» girilerek karşılıksız olarak bildirimlerinin yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı dava konusu çeklerin kaybolduğunu, bu nedenle iptal edilmesini talep etmiş ise de, bankadan gelen yazı cevabında çeklerin bankaya «ibraz» edilip, «takas sistemine» girilerek karşılıksız olarak bildirimlerinin yapıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takas sistemi · zayi nedeniyle çek iptali · istirdat davası · istirdat
Benzer bu karardaDava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece dava konusu çeklerin bankaya «ibraz» edilip, «takas sistemine» girilerek karşılıksız olarak bildirimlerinin yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 818/1-s madde, fıkra ve bendi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken 758. maddesi uyarınca dava sırasında çeki elinde bulunduranın bilinmesi halinde mahkemece bu kişi aleyhine «istirdat davası» açmak üzere süre verilip, dava açılması halinde önleyici önlemlerle ilgili bir karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı dava konusu çeklerin kaybolduğunu, bu nedenle iptal edilmesini talep etmiş ise de, bankadan gelen yazı cevabında çeklerin bankaya «ibraz» edilip, «takas sistemine» girilerek karşılıksız olarak bildirimlerinin yapıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4800 E. 2012/11627 K.
Ortak:vekil hamil · yetkili hamil · çek iptali · takas · hamil · çek · karar verilmesine yer olmadığına · ibraz
İncelediğiniz karardaDava, «çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, yazılı gerekçe ile konusuz kalan dava nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığı» biçiminde karar verilmiş ise de, dava konusu çekin «hamili» olduğu iddiasıyla işbu davayı açan davacı tarafından “çekin kendisi tarafından «takasa» «ibraz» edildiği, çekler takasa ibraz edilip yazıldıktan ve karşılıksız çıktıktan sonra çeklerin davacıya «teslim» edildiği ve çeklerin davacının elinde iken kaybolduğu" ileri sürülmüş olmakla, çeklerin, ibrazından sonra dahi «kıymetli evrak» vasıfları devam ettiği sürece «zayi» iptal isteminde bulunulabileceğinden, mahkemece davacının ileri sürdüğü bu hususlar gerektiği takdirde çeki takas odasına ibraz eden «vekil hamil» bankadan layıkıyla sorulup davacının gerçekten de ibraz anında çekin «yetkili hamili» olup olmadığı saptanmadan davanın konusuz kaldığına hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemece re’sen yapılacak araştırma sonucunda çekin bir başkasının elinde bulunduğunun anlaşılması halinde 6102 sayılı TTK’nın 763. maddesi hükmüne aykırı düşecek şekilde hükümle birlikte davacıya çek «iade davası» açılmak üzere süre verilmesi şeklinde karar verilmesi de doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verm …
Mahkemece, iddia, ve tüm dosya kapsamına göre, TTK 760-762. maddeleri uyarınca dava konusu çeklerin üçüncü şahıs tarafından bankaya takastan «ibraz» edildiği, «çek hamili» belli olduğundan, davacının TTK 758 ve 763. maddeleri uyarınca çek «iade davası» açması gerektiği, dava konusu çek ortaya çıktığından «zayi nedeniyle iptal» talebi konusuz kaldığı gerekçesi ile dava konusuz kaldığından bir karar «verilmesine yer olmadığına», davaya konu çek hamili ortaya çıkmış olduğundan TTK'nın 758 ve 763. maddeleri uyarınca hamil aleyhine çek iade davası açması için davacı vekiline 20 gün süre verilmesine, verilen «ödemeden men» kararının bu 20 gün süresince devamına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonucunda, yazılı gerekçe ile konusuz kalan dava nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığı» biçiminde karar verilmiş ise de, dava konusu çekin «hamili» olduğu iddiasıyla işbu davayı açan davacı tarafından “çekin kendisi tarafından muhatabına «ibraz» edildiği, karşılıksız olduğunun saptanması üzerine çeki iade alan davacının elinde iken çekin kaybedildiği ve davacının çekin «kaybı» esnasında «çek» üzerinde hak sahibi olduğu” ileri sürülmüş olmakla, mahkemece davacının ileri sürdüğü bu hususlar gerektiği takdirde çeki «takas» odasına ibraz eden «vekil hamil» bankadan layıkıyla sorulup davacının gerçekten de ibraz anında çekin «yetkili hamili» olup olmadığı saptanmadan davanın konusuz kaldığına hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemece re’sen yapılacak araştırma sonucunda çekin bir başkasının elinde bulunduğunun anlaşılması halinde TTK’nun 675. maddesi hükmü uygulanmaksızın «istirdat davası» açmakta muhtariyetine karar verilmesi de doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
İstek, TTK’nun 730/20. maddesi delaletiyle 669 vd. maddelerine göre açılmış «çek iptali» isteminden ibarettir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, bankanın cevap yazısında çekin 02.05.2011 tarihinde «karşılıksız işlem» gördüğünün belirtilmiş olduğunu, çekin kayıp olmadığı anlaşıldığından davanın konusuz kaldığı, bu nedenle karar «verilmesine yer olmadığına», davanın «istirdat davası» açmakta muhtariyetine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karşılıksızdır işlemi · istirdat davası · kâr kaybı · istirdat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, bankanın cevap yazısında çekin 02.05.2011 tarihinde «karşılıksız işlem» gördüğünün belirtilmiş olduğunu, çekin kayıp olmadığı anlaşıldığından davanın konusuz kaldığı, bu nedenle karar «verilmesine yer olmadığına», davanın «istirdat davası» açmakta muhtariyetine karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, yazılı gerekçe ile konusuz kalan dava nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığı» biçiminde karar verilmiş ise de, dava konusu çekin «hamili» olduğu iddiasıyla işbu davayı açan davacı tarafından “çekin kendisi tarafından muhatabına «ibraz» edildiği, karşılıksız olduğunun saptanması üzerine çeki iade alan davacının elinde iken çekin kaybedildiği ve davacının çekin «kaybı» esnasında «çek» üzerinde hak sahibi olduğu” ileri sürülmüş olmakla, mahkemece davacının ileri sürdüğü bu hususlar gerektiği takdirde çeki «takas» odasına ibraz eden «vekil hamil» bankadan layıkıyla sorulup davacının gerçekten de ibraz anında çekin «yetkili hamili» olup olmadığı saptanmadan davanın konusuz kaldığına hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemece re’sen yapılacak araştırma sonucunda çekin bir başkasının elinde bulunduğunun anlaşılması halinde TTK’nun 675. maddesi hükmü uygulanmaksızın «istirdat davası» açmakta muhtariyetine karar verilmesi de doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/4824 E. , 2014/10903 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 16/01/2014
NUMARASI 2013/109-2014/10
Hasımsız olarak görülen davada İstanbul Anadolu 20. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/01/2014 tarih ve 2013/109-2014/10 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hamili bulunduğu 2 adet çekin müvekkili şirket elindeyken kaybedilmek suretiyle zayi olduğunu, ileri sürerek çeklerin iptaline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, ve tüm dosya kapsamına göre, TTK 760-762. maddeleri uyarınca dava konusu çeklerin üçüncü şahıs tarafından bankaya takastan ibraz edildiği, çek hamili belli olduğundan, davacının TTK 758 ve 763. maddeleri uyarınca çek iade davası açması gerektiği, dava konusu çek ortaya çıktığından zayi nedeniyle iptal talebi konusuz kaldığı gerekçesi ile dava konusuz kaldığından bir karar verilmesine yer olmadığına, davaya konu çek hamili ortaya çıkmış olduğundan TTK'nın 758 ve 763. maddeleri uyarınca hamil aleyhine çek iade davası açması için davacı vekiline 20 gün süre verilmesine, verilen ödemeden men kararının bu 20 gün süresince devamına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çek iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, yazılı gerekçe ile konusuz kalan dava nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı biçiminde karar verilmiş ise de, dava konusu çekin hamili olduğu iddiasıyla işbu davayı açan davacı tarafından “çekin kendisi tarafından takasa ibraz edildiği, çekler takasa ibraz edilip yazıldıktan ve karşılıksız çıktıktan sonra çeklerin davacıya teslim edildiği ve çeklerin davacının elinde iken kaybolduğu" ileri sürülmüş olmakla, çeklerin, ibrazından sonra dahi kıymetli evrak vasıfları devam ettiği sürece zayi iptal isteminde bulunulabileceğinden, mahkemece davacının ileri sürdüğü bu hususlar gerektiği takdirde çeki takas odasına ibraz eden vekil hamil bankadan layıkıyla sorulup davacının gerçekten de ibraz anında çekin yetkili hamili olup olmadığı saptanmadan davanın konusuz kaldığına hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemece re’sen yapılacak araştırma sonucunda çekin bir başkasının elinde bulunduğunun anlaşılması halinde 6102 sayılı TTK’nın 763.
maddesi hükmüne aykırı düşecek şekilde hükümle birlikte davacıya çek iade davası açılmak üzere süre verilmesi şeklinde karar verilmesi de doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102157000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz