6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sigorta tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/7968 E. 2011/927 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kısmi ödeme mutlak ticari dava reeskont faizi iş bölümü temerrüt faizi ıslah sigorta poliçesi yasal faiz avans faizi temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 4

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kısmi ödeme sonrası davacının davalıdan bakiye 9.763,87 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, dava dilekçesinde faiz istenmediğinden temerrüt faizi tayinine yer olmadığına, birleşen davada ise 4.760,00 TL’nin 17.10.2006 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, tarım sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

Asıl dava dilekçesinde davacı faiz isteminde bulunmamış olup, ıslah dilekçesiyle faize hükmedilmesini istemiş ancak mahkemece bu talep kabul edilmemiştir.

Oysa, fazlaya ilişkin hak saklı tutulmasa da, faiz alacağı, asıl alacağın bir bölümü olmayıp, fer' i nitelikte bir alacak olduğundan, ek dava yoluyla faiz istenmesi mümkün olduğu gibi, işbu davada olduğu gibi faiz istenmemiş olsa da, fazlaya ilişkin hak saklı tutulduğunda, faizin bu dava içerisinde de doğrudan ıslah yolu ile istenmesi mümkündür. Bu nedenle asıl davadaki talep açısından yazılı gerekçe ile faiz uygulanmaması doğru olmamıştır.

Ayrıca, birleşen dava dilekçesinde davacı “reeskont- ticari” ibaresini kullanarak faiz talebinde bulunmuştur. İşbu dava, Türk Ticaret Kanunu'nda mutlak ticari dava olarak düzenlenen sigortacılık işleminden kaynaklanmaktadır. TTK 4 md. dolayısıyla davacı tarafın ticari işlerde uygulanan temerrüt faizi talep etmesi mümkündür. Dava dilekçesindeki ‘ticari reeskont faizi’ ibaresinin ise, ticari işlerde uygulanan avans faizini kapsadığının kabulü gerekir. Bu durum karşısında, mahkemece hükmedilen alacağın ticari işlerde uygulanan avans oranındaki temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi de doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Cezai Şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4343 E. 2019/4656 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/7968 E.  ,  2011/927 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.04.2009 tarih ve 2009/70 - 2009/226 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili, müvekkiline ait kiraz bahçesinin don ve kalite kaybı rizikolarına karşı davalı tarafından sigortalandığını, 28.06.2006 tarihinde meydana gelen don olayı nedeniyle bahçenin zarar gördüğünü, davalının kısmi ödeme yaptığını, tüm zararı karşılamadığını ileri sürerek, asıl davada 5.000,00 TL’nin tahsilini istemiş, 08.05.2008 tarihli ıslah dilekçesiyle bu talep için avans faizi isteminde bulunmuş, birleşen davada da 4.760,00 TL’nin riziko tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kısmi ödeme sonrası davacının davalıdan bakiye 9.763,87 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, dava dilekçesinde faiz istenmediğinden temerrüt faizi tayinine yer olmadığına, birleşen davada ise 4.760,00 TL’nin 17.10.2006 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, tarım sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

Asıl dava dilekçesinde davacı faiz isteminde bulunmamış olup, ıslah dilekçesiyle faize hükmedilmesini istemiş ancak mahkemece bu talep kabul edilmemiştir.

Oysa, fazlaya ilişkin hak saklı tutulmasa da, faiz alacağı, asıl alacağın bir bölümü olmayıp, fer' i nitelikte bir alacak olduğundan, ek dava yoluyla faiz istenmesi mümkün olduğu gibi, işbu davada olduğu gibi faiz istenmemiş olsa da, fazlaya ilişkin hak saklı tutulduğunda, faizin bu dava içerisinde de doğrudan ıslah yolu ile istenmesi mümkündür. Bu nedenle asıl davadaki talep açısından yazılı gerekçe ile faiz uygulanmaması doğru olmamıştır.

Ayrıca, birleşen dava dilekçesinde davacı “reeskont- ticari” ibaresini kullanarak faiz talebinde bulunmuştur. İşbu dava, Türk Ticaret Kanunu'nda mutlak ticari dava olarak düzenlenen sigortacılık işleminden kaynaklanmaktadır. TTK 4 md. dolayısıyla davacı tarafın ticari işlerde uygulanan temerrüt faizi talep etmesi mümkündür. Dava dilekçesindeki ‘ticari reeskont faizi’ ibaresinin ise, ticari işlerde uygulanan avans faizini kapsadığının kabulü gerekir. Bu durum karşısında, mahkemece hükmedilen alacağın ticari işlerde uygulanan avans oranındaki temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi de doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009584600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.