Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/6520 E. 2010/6755 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hava yolu taşıma sözleşmesi↗ pervasızca hareket↗ hava yolu ile taşıma↗ tcmb efektif satış kuru↗ montreal protokolü↗ taşıyıcının sınırlı sorumluluğu↗ sorumluluk sınırı↗ varşova konvansiyonu↗ ağır kusur↗ sınırlı sorumluluk↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ zayi↗ taşıma sözleşmesi↗ protokol↗ taşıyıcı↗ kusur↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı ... Ulus. Nak. A. Ş. hakkındaki davanın husumet yönünden reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulü ile 13.069,86 Euro' nun 08.12.2003 tarihinden itibaren devlet bankalarınca bir yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek ve değişen oranlarda faiziyle fiili ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru karşılığı Türk Parası olarak davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı ... vekilinin temyizi üzerine hüküm Dairemizce onanmıştır.
Davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalı ... vekilinin HUMK.nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu zarar, hava yolu ile taşıma başlamadan önce, yük taşıyıcı davalı ...' nin emanetinde iken karayolu ayağındaki zayi nedeniyle meydana gelmiştir. Varşova Konvansiyonu 18/5.maddesine göre hava yolu taşıma sözleşmesinin ifası zımnında karayolu ayağında, uçağa tesliminden önce meydana gelen zarar havayolu taşıma süresinde meydana gelmiş sayılır ve bu karinenin aksi davalı tarafından ispat edilmemiştir. Bu nedenle davada Varşova Konvansiyonu hükümleri uygulanacaktır. Varşova Konvansiyonu 25.maddesindeki sınırsız sorumluluğun sözkonusu olabilmesi için ilk koşul, sorumluluğun, yolcu veya bagaj taşınasından doğmuş olmasıdır. Yük taşımasında sınırsız sorumluluk sözkonusu değildir. Varşova Konvansiyonu, 4 sayılı Montreal Protokolü ile yük taşımalarında taşıyıcının sorumluluğunun daima sınırlı olduğu yönünde değiştirilmiştir. Dolayısıyla, bu değişikliğe taraf olan devletler arasındaki yük taşımaları bakımından taşıyıcının sorumluluğu daima sınırlı olacak sınırsız sorumluluk müeyyidesinin uygulanması söz konusu olmayacaktır. Ancak yolcu ve bagaj taşımaları bakımından böyle bir değişiklik yapılmadığı için, taşıyıcının sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanmaması sözkonusu olabilir. Bu sonuç Konvansiyonun 24.maddesi hükmü ile de pekiştirilmekte ve yük taşımalarında tazminat davasının sorumluluk sınırlarına bağlı olarak açılabileceği ve bu sorumluluk sınırlarının azami sınırı oluşturduğu, sorumluluk kaynağı ne olursa olsun aşılamayacağı belirtilmektedir. Somut olayda, taşımanın konusu yük taşıması olduğuna göre, Varşova Konvansiyonu 22 ve 24.maddelerine göre sınırlı sorumluluk esaslarına göre inceleme yapılıp bir karar verilmesi gerekirken, yük taşıması nedeniyle sınırlı sorumlulukda sonuca etkili olmayan, 25.maddesindeki zarar verme kastı, bilerek pervasızca hareket veya ihmal suretiyle ağır kusurun varlığından hareketle ve olaya uygun düşmeyen, 22.maddedeki sınırlı sorumluluğun doğrudan zararla ilgili olduğu gerekçesiyle sınırsız sorumluluğa hükmedilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu hususa ilişen karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 19.01.2010 tarihli onama ilamının bu yönden kaldırılarak hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5363 E. 2011/4801 K.
Ortak:hava yolu ile taşıma · taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · sorumluluk sınırı · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · protokol · taşıyıcı
İncelediğiniz karardaAncak yolcu ve bagaj taşımaları bakımından böyle bir değişiklik yapılmadığı için, «taşıyıcının sınırlı sorumluluk» hükümlerinden yararlanmaması sözkonusu olabilir.
Varşova Konvansiyonu, 4 sayılı Montreal Protokolü ile yük taşımalarında «taşıyıcının sorumluluğunun» daima sınırlı olduğu yönünde değiştirilmiştir.
Dolayısıyla, bu değişikliğe taraf olan devletler arasındaki yük taşımaları bakımından «taşıyıcının sorumluluğu» daima sınırlı olacak sınırsız sorumluluk müeyyidesinin uygulanması söz konusu olmayacaktır.
Benzer bu karardaAncak yolcu ve bagaj taşımaları bakımından böyle bir değişiklik yapılmadığı için, «taşıyıcının sınırlı sorumluluk» hükümlerinden yararlanmaması söz konusu olabilir.
Varşova Konvansiyonu, 4 sayılı Montreal Protokolü ile yük taşımalarında «taşıyıcının sorumluluğunun» daima sınırlı olduğu yönünde değiştirilmiştir.
Dolayısıyla, bu değişikliğe taraf olan devletler arasındaki yük taşımaları bakımından «taşıyıcının sorumluluğu» daima sınırlı olacak, sınırsız sorumluluk müeyyidesinin uygulanması söz konusu olmayacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıtan · konşimento · navlun · yasal faiz · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaOysa, anılan «protokolün» 22/2-b maddesinde belirtildiği biçimde davalı gönderici «taşıtana» ek bir meblağ ödediğini savunmadığına ve bunu ispat edemediğine göre, Varşova Konvansiyonu 22 ve 24.maddelerine göre «sınırlı sorumluluk» esaslarına göre inceleme yapılıp bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «konşimentonun» taşıma için beyan edilen kıymet hanesinde NVD «kaydı» (kıymet beyan edilmediği ve kıymet üzerinden «navlun» ödenmediği) bulunmasına rağmen, gümrük için beyan edilen kıymet hanesinde “faturaya göre” ifadesinin esas alınarak sınırsız sorumluluğa hükmedilmesi doğru görülmem …
… kapsamına göre, taşınan emtianın yolcu beraberinde taşınan eşya olmayıp kargo olduğu, bu nedenle olaya Varşova konvansiyonu 22/2-b maddesinin uygulanması gerektiği, «konşimentoda» taşınan emtianın cinsinin belirtildiği ve konşimentoya faturanın eklendiği, madde metninde ek «navlun» alınmasının zorunlu unsur olarak düzenlenmeği, bu kabul doğrultusunda davalının «sınırlı sorumluluktan» yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 11.450 USD ile 3.761 Hong-Kong Doları’nın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanının 4/a maddesi uyarınca işleyecek «yasal faizi» ile birlikte BK’nun 83.maddesi göz önüne alınarak davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, «konşimentoda» taşınan emtianın cinsinin belirtildiği ve konşimentoya faturanın eklendiği, Varşova Konvansiyonu'nun bazı maddelerini değiştiren 4 nolu Montreal Protokolü'nün 22/2.b. maddesinde ek «navlun» alınmasının zorunlu unsur olarak düzenlenmediği, davalının «sınırlı sorumluluktan» yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5269 E. 2011/4793 K.
Ortak:sorumluluk sınırı · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı
İncelediğiniz karardaVarşova Konvansiyonu, 4 sayılı Montreal Protokolü ile yük taşımalarında «taşıyıcının sorumluluğunun» daima sınırlı olduğu yönünde değiştirilmiştir.
Dolayısıyla, bu değişikliğe taraf olan devletler arasındaki yük taşımaları bakımından «taşıyıcının sorumluluğu» daima sınırlı olacak sınırsız sorumluluk müeyyidesinin uygulanması söz konusu olmayacaktır.
Ancak yolcu ve bagaj taşımaları bakımından böyle bir değişiklik yapılmadığı için, «taşıyıcının sınırlı sorumluluk» hükümlerinden yararlanmaması sözkonusu olabilir.
Benzer bu kararda… taşımasından doğmasının gerektiği, yük taşımasında sınırsız sorumluluğun sözkonusu olmadığı, anılan Konvansiyon’un 4 sayılı Montreal Protokolü ile yük taşımalarında «taşıyıcının sorumluluğunun» daima sınırlı olduğu yönünde değiştirilmiş olduğu, dolayısıyla bu değişikliğe taraf olan devletler arasındaki yük taşımaları bakımından taşıyıcının sorumluluğunun daima sınırlı bulunup, sınırsız sorumluluk müeyyidesinin uygulanmasının sözkonusu olmayacağı, Konvansiyon’un 24. maddesi hükmü uyarınca da yük taşımalarında tazminat davasının «sorumluluk sınırlarına» bağlı olarak açılabileceği ve bu sorumluluk sınırlarının azami sınırı oluşturduğu, sorumluluk kaynağı ne olursa olsun bu sınırın aşılamayacağının belirtilmesine gö …
… ve tüm dosya kapsamına göre, taşımaya konu silah emtiasının depolanmasına ilişkin yerel mevzuata aykırılık sebebiyle emtialara el konulmasından kaynaklanan zararın «sigorta teminatı kapsamı» içerisinde yer almamasından dolayı davalı sigorta şirketinin tazminat ödeme yükümlülüğünün olmadığı, emtialara el konulması işleminin «taşıyıcının» yerel mevzuata aykırı olarak gerekli bildirimleri yapmaması ve depolanması yasak olan yerlerde emtiayı depolanması sebebiyle gerçekleştiği, taşıyıcının ilgili mevzuata uygun hareket ederek gerekli bildirimleri yapmış olması ve silah emtiasının depolanmasına izin verilen yerlerde emtiayı depolaması durumunda dava konusu zarar ortaya çıkmayacak olmasından dolayı Varşova Konvansiyonu’nun 18. maddesinde yer alan «sorumluluktan kurtuluş» «sebebinin» somut olayda uygulanamayacağı, dava konusu zarardan davalı taşıyıcının anılan Konvansiyon’un 22. maddesi uyarınca kilogram başına 17 SDR ile sınırlı olarak sorumlu olacağı, buna göre yapılan hesaplama sonucu taşıyıcının azami «sorumluluk sınırının» 37.272,01 TL olup, davacının uğradığı zararın bu miktarı aşması nedeniyle davacı tarafça davalı taşıyıcıdan talep edilebilecek olan miktarın azami sorumluluk sınırı olan 37.272,01 TL tutarında olduğu, davalı taşıyıcı yönünden «temerrüt tarihinin» 30.06.2006 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davalı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihtar tebliği · sigorta teminatı kapsamı · sorumluluktan kurtulma · tebliğ tarihi · sigorta teminatı · temerrüt tarihi · teminat kapsamı · ihtar
Benzer bu kararda… ve tüm dosya kapsamına göre, taşımaya konu silah emtiasının depolanmasına ilişkin yerel mevzuata aykırılık sebebiyle emtialara el konulmasından kaynaklanan zararın «sigorta teminatı kapsamı» içerisinde yer almamasından dolayı davalı sigorta şirketinin tazminat ödeme yükümlülüğünün olmadığı, emtialara el konulması işleminin «taşıyıcının» yerel mevzuata aykırı olarak gerekli bildirimleri yapmaması ve depolanması yasak olan yerlerde emtiayı depolanması sebebiyle gerçekleştiği, taşıyıcının ilgili mevzuata uygun hareket ederek gerekli bildirimleri yapmış olması ve silah emtiasının depolanmasına izin verilen yerlerde emtiayı depolaması durumunda dava konusu zarar ortaya çıkmayacak olmasından dolayı Varşova Konvansiyonu’nun 18. maddesinde yer alan «sorumluluktan kurtuluş» «sebebinin» somut olayda uygulanamayacağı, dava konusu zarardan davalı taşıyıcının anılan Konvansiyon’un 22. maddesi uyarınca kilogram başına 17 SDR ile sınırlı olarak sorumlu olacağı, buna göre yapılan hesaplama sonucu taşıyıcının azami «sorumluluk sınırının» 37.272,01 TL olup, davacının uğradığı zararın bu miktarı aşması nedeniyle davacı tarafça davalı taşıyıcıdan talep edilebilecek olan miktarın azami sorumluluk sınırı olan 37.272,01 TL tutarında olduğu, davalı taşıyıcı yönünden «temerrüt tarihinin» 30.06.2006 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davalı ...
2- Ancak, davacı istediği tazminatın ödenmesi için davadan önce davalı tarafa «ihtarda» bulunmuş olup, bu «ihtarın tebliğ tarihi» olan 08.01.2007 tarihinden itibaren faiz yürütülmesini istemiş olmasına rağmen mahkemece davacının bu yöndeki talebi aşılarak 30.06.2006 tarihinden itibaren faiz y …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6660 E. 2013/8597 K.
Ortak:pervasızca hareket · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz karardaVarşova Konvansiyonu, 4 sayılı Montreal Protokolü ile yük taşımalarında «taşıyıcının sorumluluğunun» daima sınırlı olduğu yönünde değiştirilmiştir.
Dolayısıyla, bu değişikliğe taraf olan devletler arasındaki yük taşımaları bakımından «taşıyıcının sorumluluğu» daima sınırlı olacak sınırsız sorumluluk müeyyidesinin uygulanması söz konusu olmayacaktır.
Ancak yolcu ve bagaj taşımaları bakımından böyle bir değişiklik yapılmadığı için, «taşıyıcının sınırlı sorumluluk» hükümlerinden yararlanmaması sözkonusu olabilir.
Benzer bu kararda… aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Dava, hava yolu ile taşınması üstlenilen eşyanın, hasarlı olarak alıcısına «teslim» edildiği iddiasına dayalı uğranılan zararın, tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davalı «taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı sorumluluk» olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Başka bir deyişle, yük taşımalarında, «taşıyıcının» veya adamlarının zarar verme kastıyla hareket veya ihmal sonucunda zarar doğmuş olsa bile «taşıyıcının sorumluluğu» Konvansiyonun .../...-a maddesindeki halin bulunmadığı hallerde «sınırlı sorumluluktur».
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu antika saatin ambalajlanma ve yüklenme işinin davalı «taşıyıcı» tarafından yapıldığı, saatin Türkiye’ye taşınmasından sonra davalıya ait «depoda» davalı çalışanlarının «pervasızca hareketi» sonucu «hasarın» meydana geldiği, dolayısı ile davalı taşıyıcının gerçek zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, ....500,00 TL’nin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline (davalı ... şirketinin «poliçe limiti» olan ....500,00 USD’den sorumlu tutulmasına) karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borçlunun temerrüdü · sorumluluk sınırlaması · poliçe limiti · infazda tereddüt · haksız eylem · depo kararı · sözleşmeye aykırılık · infaz
Benzer bu karardaBununla birlikte, davalı «taşıyıcının» yaptığı kötü taşıma esasen «haksız eylem» niteliğinde olup, haksız eylemlerde «borçlunun temerrüde» düşürülmesinin gerekmediği ve mülga BK.’nın 98/.... madde hükmü uyarınca da «sözleşmeye aykırılık» hallerinde de haksız eyleme ilişkin hükümlerin uygulama alanı bulabileceği de gözetilerek, davalı taşıyıcı yönünden talep gibi «hasar» tarihten itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmek gerekirken, gerekçesi de açıklanmadan dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmas …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu antika saatin ambalajlanma ve yüklenme işinin davalı «taşıyıcı» tarafından yapıldığı, saatin Türkiye’ye taşınmasından sonra davalıya ait «depoda» davalı çalışanlarının «pervasızca hareketi» sonucu «hasarın» meydana geldiği, dolayısı ile davalı taşıyıcının gerçek zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, ....500,00 TL’nin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline (davalı ... şirketinin «poliçe limiti» olan ....500,00 USD’den sorumlu tutulmasına) karar verilmiştir.
Ayrıca, davacı, «taşıyıcı» ve onun taşıma sigortacısı aleyhine dava açtığı ve her bir davalının sorumlu olduğu miktar farklı olmasına rağmen mahkemece «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde tek bir davalı varmış gibi «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. ...- Öte yandan, davacı, dava dilekçesinde davaya konu saatin antika olduğunu ve değerinin ....000,00 EURO olduğunu belirtmiş olup, davalı ... şirketi ise nakliyat poliçesinde ... bedelinin ....500,00 USD olarak gösterildiğini, dolayısı ile eksik ... durumunun sözkonusu olduğunu savunmuş olup, mahkemece davalı ... şirketinin bu savunmasının değerlendirilmemiş olması da doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. ...- Davacı, vekilinin katılma yolu ile temyiz itirazlarına gelince, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari iş niteliğinde olan taşıma hukukundan kaynaklanmış bulunmasına göre talep gibi ticari işler için geçerli «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken mahkemece hükmedilen tazminata «yasal faiz» uygulanmasına karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Dava, hava yolu ile taşınması üstlenilen eşyanın, hasarlı olarak alıcısına «teslim» edildiği iddiasına dayalı uğranılan zararın, tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davalı «taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı sorumluluk» olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4339 E. 2016/1537 K.
Ortak:sorumluluk sınırı · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · zayi · taşıyıcı · Alacak
İncelediğiniz kararda2-Dava konusu zarar, hava yolu ile taşıma başlamadan önce, yük «taşıyıcı» davalı ...' nin emanetinde iken karayolu ayağındaki «zayi» nedeniyle meydana gelmiştir.
Varşova Konvansiyonu, 4 sayılı Montreal Protokolü ile yük taşımalarında «taşıyıcının sorumluluğunun» daima sınırlı olduğu yönünde değiştirilmiştir.
Dolayısıyla, bu değişikliğe taraf olan devletler arasındaki yük taşımaları bakımından «taşıyıcının sorumluluğu» daima sınırlı olacak sınırsız sorumluluk müeyyidesinin uygulanması söz konusu olmayacaktır.
Benzer bu kararda2-Davacı vekili, müvekkilinin yurtdışından getirdiği makinelerin «taşıyıcı» tarafından davalıya ait antrepoya bırakıldığını, yangın sonucu emtianın «zayi» olduğunu ileri sürerek, 12.251,22 Euro'nun tahsilini talep etmiş olup, Dairemizin ilamında ise davalının dava dışı hava taşıyıcısının «ifa yardımcısı» olduğu, 4 numaralı...Protokolü ile değişik 1929 tarihli ...Konvansiyonu hükümlerine göre sorumlu olduğunun nazara alınması gerektiğine işaret olunarak karar bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmuş, davalının ... hükümlerine göre «sınırlı sorumlu» olduğu belirtilerek, davacının tazminat talebinin tamamına hükmedilmiştir.
Konvansiyonu, 4 sayılı Montreal Protokolü ile yük taşımalarında «taşıyıcının sorumluluğunun» daima sınırlı olduğu yönünde değiştirilmiştir.
Dolayısıyla, bu değişikliğe taraf olan devletler arasındaki yük taşımaları bakımından «taşıyıcının sorumluluğu» daima sınırlı olacak, sınırsız sorumluluk müeyyidesinin uygulanması söz konusu olmayacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ifa yardımcısı · sorumluluk sınırlaması · gerçek zarar · tazminat davası · ifa · haksız fiil
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalının havayolu şirketi ile aralarındaki sözleşme gereğince «ifa yardımcısı» olduğu, ...Konvansiyonu hükümlerine göre «sınırlı sorumluluktan» yararlandığı, davalının oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 12.251,22 Euro'nun 24.05.2007 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
2-Davacı vekili, müvekkilinin yurtdışından getirdiği makinelerin «taşıyıcı» tarafından davalıya ait antrepoya bırakıldığını, yangın sonucu emtianın «zayi» olduğunu ileri sürerek, 12.251,22 Euro'nun tahsilini talep etmiş olup, Dairemizin ilamında ise davalının dava dışı hava taşıyıcısının «ifa yardımcısı» olduğu, 4 numaralı...Protokolü ile değişik 1929 tarihli ...Konvansiyonu hükümlerine göre sorumlu olduğunun nazara alınması gerektiğine işaret olunarak karar bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmuş, davalının ... hükümlerine göre «sınırlı sorumlu» olduğu belirtilerek, davacının tazminat talebinin tamamına hükmedilmiştir.
Antlaşmasının 24/2 nci maddesine göre, yük taşıması ile ilgili sözleşme veya «haksız fiil» veya herhangi bir nedenden doğan «tazminat davalarının» «sorumluluk sınırlarına» bağlı açılması zorunlu hale getirilmiştir.
Aynı Konvansiyonun 22/6. maddesinde yük taşıması ile ilgili yazılı «sorumluluk sınırlamasının» somut olaya uygulanması, karar tarihine en yakın... kuruna göre «sorumluluk sınırının» belirlenmesi, «gerçek zarar» ile bunun karşılaştırılması, gerçek zarar sorumluluk sınırının altında ise ona, şayet üzerinde ise sorumluluk sınırına hükmedilmelidir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4321 E. 2011/15529 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz karardaVarşova Konvansiyonu, 4 sayılı Montreal Protokolü ile yük taşımalarında «taşıyıcının sorumluluğunun» daima sınırlı olduğu yönünde değiştirilmiştir.
Dolayısıyla, bu değişikliğe taraf olan devletler arasındaki yük taşımaları bakımından «taşıyıcının sorumluluğu» daima sınırlı olacak sınırsız sorumluluk müeyyidesinin uygulanması söz konusu olmayacaktır.
Ancak yolcu ve bagaj taşımaları bakımından böyle bir değişiklik yapılmadığı için, «taşıyıcının sınırlı sorumluluk» hükümlerinden yararlanmaması sözkonusu olabilir.
Benzer bu karardaDava, yük taşımasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davalı «taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı sorumluluk» olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Başka bir deyişle, yük taşımalarında, «taşıyıcının» veya adamlarının zarar verme kastıyla hareket veya ihmal sonucunda zarar doğmuş olsa bile «taşıyıcının sorumluluğu» Konvansiyonun 22/2-a maddesindeki halin bulunmadığı hallerde «sınırlı sorumluluktur».
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, iki palet içinde 720 adet cep telefonunun noksan «teslim» edildiği, bu miktar emtianın bir insanın «taşıyamayacağı» miktarda olduğu, ancak araç yardımı ile başka yere götürülebileceği, «taşıyıcının» adamlarının ağır kusurunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptaline, «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma senedi · sorumluluk sınırlaması · navlun bedeli · navlun · icra inkar tazminatı · taşıyan · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, iki palet içinde 720 adet cep telefonunun noksan «teslim» edildiği, bu miktar emtianın bir insanın «taşıyamayacağı» miktarda olduğu, ancak araç yardımı ile başka yere götürülebileceği, «taşıyıcının» adamlarının ağır kusurunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptaline, «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
Davalı taraf «navlun bedelinin» yükün ağırlığına göre alındığını, «taşıma senedinin» üzerinde NVD (kıymet beyan edilmediği) ibaresi bulunduğunu savunmuş, davacı tarafça özel bir bildirimin yapıldığı da iddia edilmemiştir.
Dava, yük taşımasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davalı «taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı sorumluluk» olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/6520 E. , 2010/6755 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 7.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.11.2007 gün ve 2004/580-2007/764 sayılı kararı onayan Daire’nin 19.01.2010 gün ve 20084157-2010/518 sayılı kararı aleyhinde davalı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ... şirketine Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalı bir paket 3 kg. ağırlığındaki malzemenin davalı ...' a ait uçakla taşınmak üzere teslim edildiğini, ancak bu davalının emtiayı uçağın tesliminden önce dahili taşımada kayıp ettiğini belirterek, sigorta ettirene ödedikleri 13.070 Euro' nun faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Uluslararası Nak. A.Ş.vekili davanın husumetten reddini, diğer davalı vekili de yetki, zamanaşımı ve esasdan reddini istemişlerdir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı ... Ulus. Nak. A. Ş. hakkındaki davanın husumet yönünden reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulü ile 13.069,86 Euro' nun 08.12.2003 tarihinden itibaren devlet bankalarınca bir yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek ve değişen oranlarda faiziyle fiili ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru karşılığı Türk Parası olarak davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı ... vekilinin temyizi üzerine hüküm Dairemizce onanmıştır.
Davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalı ... vekilinin HUMK.nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu zarar, hava yolu ile taşıma başlamadan önce, yük taşıyıcı davalı ...' nin emanetinde iken karayolu ayağındaki zayi nedeniyle meydana gelmiştir. Varşova Konvansiyonu 18/5.maddesine göre hava yolu taşıma sözleşmesinin ifası zımnında karayolu ayağında, uçağa tesliminden önce meydana gelen zarar havayolu taşıma süresinde meydana gelmiş sayılır ve bu karinenin aksi davalı tarafından ispat edilmemiştir. Bu nedenle davada Varşova Konvansiyonu hükümleri uygulanacaktır. Varşova Konvansiyonu 25.maddesindeki sınırsız sorumluluğun sözkonusu olabilmesi için ilk koşul, sorumluluğun, yolcu veya bagaj taşınasından doğmuş olmasıdır. Yük taşımasında sınırsız sorumluluk sözkonusu değildir. Varşova Konvansiyonu, 4 sayılı Montreal Protokolü ile yük taşımalarında taşıyıcının sorumluluğunun daima sınırlı olduğu yönünde değiştirilmiştir.
Dolayısıyla, bu değişikliğe taraf olan devletler arasındaki yük taşımaları bakımından taşıyıcının sorumluluğu daima sınırlı olacak sınırsız sorumluluk müeyyidesinin uygulanması söz konusu olmayacaktır. Ancak yolcu ve bagaj taşımaları bakımından böyle bir değişiklik yapılmadığı için, taşıyıcının sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanmaması sözkonusu olabilir. Bu sonuç Konvansiyonun 24.maddesi hükmü ile de pekiştirilmekte ve yük taşımalarında tazminat davasının sorumluluk sınırlarına bağlı olarak açılabileceği ve bu sorumluluk sınırlarının azami sınırı oluşturduğu, sorumluluk kaynağı ne olursa olsun aşılamayacağı belirtilmektedir. Somut olayda, taşımanın konusu yük taşıması olduğuna göre, Varşova Konvansiyonu 22 ve 24.maddelerine göre sınırlı sorumluluk esaslarına göre inceleme yapılıp bir karar verilmesi gerekirken, yük taşıması nedeniyle sınırlı sorumlulukda sonuca etkili olmayan, 25.maddesindeki zarar verme kastı, bilerek pervasızca hareket veya ihmal suretiyle ağır kusurun varlığından hareketle ve olaya uygun düşmeyen, 22.maddedeki sınırlı sorumluluğun doğrudan zararla ilgili olduğu gerekçesiyle sınırsız sorumluluğa hükmedilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu hususa ilişen karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 19.01.2010 tarihli onama ilamının bu yönden kaldırılarak hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle karar düzeltme itirazının HUMK.'nun 442.maddesi uyarınca kabulü ile Dairemizin 19.01.2010 gün 2008/4157 Esas-2010/518 K.sayılı onama ilamının kaldırılarak hükmün belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının istekleri halinde temyiz eden ve karar düzeltme isteyenlere iadesine, 11.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021563100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz