Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5269 E. 2011/4793 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
montreal protokolü↗ sorumluluk sınırı↗ varşova konvansiyonu↗ ihtar tebliği↗ sdr↗ sigorta teminatı kapsamı↗ sorumluluktan kurtulma↗ tebliğ tarihi↗ sınırlı sorumluluk↗ sigorta teminatı↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ temerrüt tarihi↗ teminat kapsamı↗ protokol↗ taşıyıcı↗ ihtar↗ dava sebebi↗ avans faizi↗ temerrüt↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taşımaya konu silah emtiasının depolanmasına ilişkin yerel mevzuata aykırılık sebebiyle emtialara el konulmasından kaynaklanan zararın sigorta teminatı kapsamı içerisinde yer almamasından dolayı davalı sigorta şirketinin tazminat ödeme yükümlülüğünün olmadığı, emtialara el konulması işleminin taşıyıcının yerel mevzuata aykırı olarak gerekli bildirimleri yapmaması ve depolanması yasak olan yerlerde emtiayı depolanması sebebiyle gerçekleştiği, taşıyıcının ilgili mevzuata uygun hareket ederek gerekli bildirimleri yapmış olması ve silah emtiasının depolanmasına izin verilen yerlerde emtiayı depolaması durumunda dava konusu zarar ortaya çıkmayacak olmasından dolayı Varşova Konvansiyonu’nun 18. maddesinde yer alan sorumluluktan kurtuluş sebebinin somut olayda uygulanamayacağı, dava konusu zarardan davalı taşıyıcının anılan Konvansiyon’un 22. maddesi uyarınca kilogram başına 17 SDR ile sınırlı olarak sorumlu olacağı, buna göre yapılan hesaplama sonucu taşıyıcının azami sorumluluk sınırının 37.272,01 TL olup, davacının uğradığı zararın bu miktarı aşması nedeniyle davacı tarafça davalı taşıyıcıdan talep edilebilecek olan miktarın azami sorumluluk sınırı olan 37.272,01 TL tutarında olduğu, davalı taşıyıcı yönünden temerrüt tarihinin 30.06.2006 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davalı ... Sigorta Şirketine karşı açılan davanın reddine, davalı Alitalia İtalyan Hava Yolları A.Ş hakkındaki davanın ise kısmen kabulü ile 37.272,01 TL’nin 30.06.2006 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle anılan davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalılardan havayolları şirketi vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile Varşova Konvansiyonu 25.maddesindeki sınırsız sorumluluğun sözkonusu olabilmesi için sorumluluğun yolcu veya bagaj taşımasından doğmasının gerektiği, yük taşımasında sınırsız sorumluluğun sözkonusu olmadığı, anılan Konvansiyon’un 4 sayılı Montreal Protokolü ile yük taşımalarında taşıyıcının sorumluluğunun daima sınırlı olduğu yönünde değiştirilmiş olduğu, dolayısıyla bu değişikliğe taraf olan devletler arasındaki yük taşımaları bakımından taşıyıcının sorumluluğunun daima sınırlı bulunup, sınırsız sorumluluk müeyyidesinin uygulanmasının sözkonusu olmayacağı, Konvansiyon’un 24. maddesi hükmü uyarınca da yük taşımalarında tazminat davasının sorumluluk sınırlarına bağlı olarak açılabileceği ve bu sorumluluk sınırlarının azami sınırı oluşturduğu, sorumluluk kaynağı ne olursa olsun bu sınırın aşılamayacağının belirtilmesine göre de davacı vekilinin tüm, hükmü temyiz eden davalı Alitalia Hava Yolları A.Ş.vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacı istediği tazminatın ödenmesi için davadan önce davalı tarafa ihtarda bulunmuş olup, bu ihtarın tebliğ tarihi olan 08.01.2007 tarihinden itibaren faiz yürütülmesini istemiş olmasına rağmen mahkemece davacının bu yöndeki talebi aşılarak 30.06.2006 tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi yerinde olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca davalı yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6520 E. 2010/6755 K.
Ortak:sorumluluk sınırı · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı
İncelediğiniz kararda… taşımasından doğmasının gerektiği, yük taşımasında sınırsız sorumluluğun sözkonusu olmadığı, anılan Konvansiyon’un 4 sayılı Montreal Protokolü ile yük taşımalarında «taşıyıcının sorumluluğunun» daima sınırlı olduğu yönünde değiştirilmiş olduğu, dolayısıyla bu değişikliğe taraf olan devletler arasındaki yük taşımaları bakımından taşıyıcının sorumluluğunun daima sınırlı bulunup, sınırsız sorumluluk müeyyidesinin uygulanmasının sözkonusu olmayacağı, Konvansiyon’un 24. maddesi hükmü uyarınca da yük taşımalarında tazminat davasının «sorumluluk sınırlarına» bağlı olarak açılabileceği ve bu sorumluluk sınırlarının azami sınırı oluşturduğu, sorumluluk kaynağı ne olursa olsun bu sınırın aşılamayacağının belirtilmesine gö …
… ve tüm dosya kapsamına göre, taşımaya konu silah emtiasının depolanmasına ilişkin yerel mevzuata aykırılık sebebiyle emtialara el konulmasından kaynaklanan zararın «sigorta teminatı kapsamı» içerisinde yer almamasından dolayı davalı sigorta şirketinin tazminat ödeme yükümlülüğünün olmadığı, emtialara el konulması işleminin «taşıyıcının» yerel mevzuata aykırı olarak gerekli bildirimleri yapmaması ve depolanması yasak olan yerlerde emtiayı depolanması sebebiyle gerçekleştiği, taşıyıcının ilgili mevzuata uygun hareket ederek gerekli bildirimleri yapmış olması ve silah emtiasının depolanmasına izin verilen yerlerde emtiayı depolaması durumunda dava konusu zarar ortaya çıkmayacak olmasından dolayı Varşova Konvansiyonu’nun 18. maddesinde yer alan «sorumluluktan kurtuluş» «sebebinin» somut olayda uygulanamayacağı, dava konusu zarardan davalı taşıyıcının anılan Konvansiyon’un 22. maddesi uyarınca kilogram başına 17 SDR ile sınırlı olarak sorumlu olacağı, buna göre yapılan hesaplama sonucu taşıyıcının azami «sorumluluk sınırının» 37.272,01 TL olup, davacının uğradığı zararın bu miktarı aşması nedeniyle davacı tarafça davalı taşıyıcıdan talep edilebilecek olan miktarın azami sorumluluk sınırı olan 37.272,01 TL tutarında olduğu, davalı taşıyıcı yönünden «temerrüt tarihinin» 30.06.2006 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davalı ...
Benzer bu karardaVarşova Konvansiyonu, 4 sayılı Montreal Protokolü ile yük taşımalarında «taşıyıcının sorumluluğunun» daima sınırlı olduğu yönünde değiştirilmiştir.
Dolayısıyla, bu değişikliğe taraf olan devletler arasındaki yük taşımaları bakımından «taşıyıcının sorumluluğu» daima sınırlı olacak sınırsız sorumluluk müeyyidesinin uygulanması söz konusu olmayacaktır.
Ancak yolcu ve bagaj taşımaları bakımından böyle bir değişiklik yapılmadığı için, «taşıyıcının sınırlı sorumluluk» hükümlerinden yararlanmaması sözkonusu olabilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hava yolu taşıma sözleşmesi · pervasızca hareket · hava yolu ile taşıma · taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · ağır kusur · zayi · taşıma sözleşmesi · kusur
Benzer bu karardaVarşova Konvansiyonu 18/5.maddesine göre «hava yolu taşıma sözleşmesinin» ifası zımnında karayolu ayağında, uçağa «tesliminden» önce meydana gelen zarar havayolu taşıma süresinde meydana gelmiş sayılır ve bu karinenin aksi davalı tarafından ispat edilmemiştir.
Somut olayda, taşımanın konusu yük taşıması olduğuna göre, Varşova Konvansiyonu 22 ve 24.maddelerine göre «sınırlı sorumluluk» esaslarına göre inceleme yapılıp bir karar verilmesi gerekirken, yük taşıması nedeniyle sınırlı sorumlulukda sonuca etkili olmayan, 25.maddesindeki zarar verme kastı, bilerek «pervasızca hareket» veya ihmal suretiyle «ağır kusurun» varlığından hareketle ve olaya uygun düşmeyen, 22.maddedeki sınırlı sorumluluğun doğrudan zararla ilgili olduğu gerekçesiyle sınırsız sorumluluğa hükmedilmesi doğr …
2-Dava konusu zarar, hava yolu ile taşıma başlamadan önce, yük «taşıyıcı» davalı ...' nin emanetinde iken karayolu ayağındaki «zayi» nedeniyle meydana gelmiştir.
Ancak yolcu ve bagaj taşımaları bakımından böyle bir değişiklik yapılmadığı için, «taşıyıcının sınırlı sorumluluk» hükümlerinden yararlanmaması sözkonusu olabilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5363 E. 2011/4801 K.
Ortak:sorumluluk sınırı · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · protokol · taşıyıcı · Tazminat
İncelediğiniz kararda… taşımasından doğmasının gerektiği, yük taşımasında sınırsız sorumluluğun sözkonusu olmadığı, anılan Konvansiyon’un 4 sayılı Montreal Protokolü ile yük taşımalarında «taşıyıcının sorumluluğunun» daima sınırlı olduğu yönünde değiştirilmiş olduğu, dolayısıyla bu değişikliğe taraf olan devletler arasındaki yük taşımaları bakımından taşıyıcının sorumluluğunun daima sınırlı bulunup, sınırsız sorumluluk müeyyidesinin uygulanmasının sözkonusu olmayacağı, Konvansiyon’un 24. maddesi hükmü uyarınca da yük taşımalarında tazminat davasının «sorumluluk sınırlarına» bağlı olarak açılabileceği ve bu sorumluluk sınırlarının azami sınırı oluşturduğu, sorumluluk kaynağı ne olursa olsun bu sınırın aşılamayacağının belirtilmesine gö …
… ve tüm dosya kapsamına göre, taşımaya konu silah emtiasının depolanmasına ilişkin yerel mevzuata aykırılık sebebiyle emtialara el konulmasından kaynaklanan zararın «sigorta teminatı kapsamı» içerisinde yer almamasından dolayı davalı sigorta şirketinin tazminat ödeme yükümlülüğünün olmadığı, emtialara el konulması işleminin «taşıyıcının» yerel mevzuata aykırı olarak gerekli bildirimleri yapmaması ve depolanması yasak olan yerlerde emtiayı depolanması sebebiyle gerçekleştiği, taşıyıcının ilgili mevzuata uygun hareket ederek gerekli bildirimleri yapmış olması ve silah emtiasının depolanmasına izin verilen yerlerde emtiayı depolaması durumunda dava konusu zarar ortaya çıkmayacak olmasından dolayı Varşova Konvansiyonu’nun 18. maddesinde yer alan «sorumluluktan kurtuluş» «sebebinin» somut olayda uygulanamayacağı, dava konusu zarardan davalı taşıyıcının anılan Konvansiyon’un 22. maddesi uyarınca kilogram başına 17 SDR ile sınırlı olarak sorumlu olacağı, buna göre yapılan hesaplama sonucu taşıyıcının azami «sorumluluk sınırının» 37.272,01 TL olup, davacının uğradığı zararın bu miktarı aşması nedeniyle davacı tarafça davalı taşıyıcıdan talep edilebilecek olan miktarın azami sorumluluk sınırı olan 37.272,01 TL tutarında olduğu, davalı taşıyıcı yönünden «temerrüt tarihinin» 30.06.2006 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davalı ...
Benzer bu karardaVarşova Konvansiyonu, 4 sayılı Montreal Protokolü ile yük taşımalarında «taşıyıcının sorumluluğunun» daima sınırlı olduğu yönünde değiştirilmiştir.
Dolayısıyla, bu değişikliğe taraf olan devletler arasındaki yük taşımaları bakımından «taşıyıcının sorumluluğu» daima sınırlı olacak, sınırsız sorumluluk müeyyidesinin uygulanması söz konusu olmayacaktır.
Ancak yolcu ve bagaj taşımaları bakımından böyle bir değişiklik yapılmadığı için, «taşıyıcının sınırlı sorumluluk» hükümlerinden yararlanmaması söz konusu olabilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · taşıtan · konşimento · navlun · yasal faiz · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaOysa, anılan «protokolün» 22/2-b maddesinde belirtildiği biçimde davalı gönderici «taşıtana» ek bir meblağ ödediğini savunmadığına ve bunu ispat edemediğine göre, Varşova Konvansiyonu 22 ve 24.maddelerine göre «sınırlı sorumluluk» esaslarına göre inceleme yapılıp bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «konşimentonun» taşıma için beyan edilen kıymet hanesinde NVD «kaydı» (kıymet beyan edilmediği ve kıymet üzerinden «navlun» ödenmediği) bulunmasına rağmen, gümrük için beyan edilen kıymet hanesinde “faturaya göre” ifadesinin esas alınarak sınırsız sorumluluğa hükmedilmesi doğru görülmem …
… kapsamına göre, taşınan emtianın yolcu beraberinde taşınan eşya olmayıp kargo olduğu, bu nedenle olaya Varşova konvansiyonu 22/2-b maddesinin uygulanması gerektiği, «konşimentoda» taşınan emtianın cinsinin belirtildiği ve konşimentoya faturanın eklendiği, madde metninde ek «navlun» alınmasının zorunlu unsur olarak düzenlenmeği, bu kabul doğrultusunda davalının «sınırlı sorumluluktan» yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 11.450 USD ile 3.761 Hong-Kong Doları’nın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanının 4/a maddesi uyarınca işleyecek «yasal faizi» ile birlikte BK’nun 83.maddesi göz önüne alınarak davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, «konşimentoda» taşınan emtianın cinsinin belirtildiği ve konşimentoya faturanın eklendiği, Varşova Konvansiyonu'nun bazı maddelerini değiştiren 4 nolu Montreal Protokolü'nün 22/2.b. maddesinde ek «navlun» alınmasının zorunlu unsur olarak düzenlenmediği, davalının «sınırlı sorumluluktan» yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak yolcu ve bagaj taşımaları bakımından böyle bir değişiklik yapılmadığı için, «taşıyıcının sınırlı sorumluluk» hükümlerinden yararlanmaması söz konusu olabilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4339 E. 2016/1537 K.
Ortak:sorumluluk sınırı · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı
İncelediğiniz kararda… taşımasından doğmasının gerektiği, yük taşımasında sınırsız sorumluluğun sözkonusu olmadığı, anılan Konvansiyon’un 4 sayılı Montreal Protokolü ile yük taşımalarında «taşıyıcının sorumluluğunun» daima sınırlı olduğu yönünde değiştirilmiş olduğu, dolayısıyla bu değişikliğe taraf olan devletler arasındaki yük taşımaları bakımından taşıyıcının sorumluluğunun daima sınırlı bulunup, sınırsız sorumluluk müeyyidesinin uygulanmasının sözkonusu olmayacağı, Konvansiyon’un 24. maddesi hükmü uyarınca da yük taşımalarında tazminat davasının «sorumluluk sınırlarına» bağlı olarak açılabileceği ve bu sorumluluk sınırlarının azami sınırı oluşturduğu, sorumluluk kaynağı ne olursa olsun bu sınırın aşılamayacağının belirtilmesine gö …
… ve tüm dosya kapsamına göre, taşımaya konu silah emtiasının depolanmasına ilişkin yerel mevzuata aykırılık sebebiyle emtialara el konulmasından kaynaklanan zararın «sigorta teminatı kapsamı» içerisinde yer almamasından dolayı davalı sigorta şirketinin tazminat ödeme yükümlülüğünün olmadığı, emtialara el konulması işleminin «taşıyıcının» yerel mevzuata aykırı olarak gerekli bildirimleri yapmaması ve depolanması yasak olan yerlerde emtiayı depolanması sebebiyle gerçekleştiği, taşıyıcının ilgili mevzuata uygun hareket ederek gerekli bildirimleri yapmış olması ve silah emtiasının depolanmasına izin verilen yerlerde emtiayı depolaması durumunda dava konusu zarar ortaya çıkmayacak olmasından dolayı Varşova Konvansiyonu’nun 18. maddesinde yer alan «sorumluluktan kurtuluş» «sebebinin» somut olayda uygulanamayacağı, dava konusu zarardan davalı taşıyıcının anılan Konvansiyon’un 22. maddesi uyarınca kilogram başına 17 SDR ile sınırlı olarak sorumlu olacağı, buna göre yapılan hesaplama sonucu taşıyıcının azami «sorumluluk sınırının» 37.272,01 TL olup, davacının uğradığı zararın bu miktarı aşması nedeniyle davacı tarafça davalı taşıyıcıdan talep edilebilecek olan miktarın azami sorumluluk sınırı olan 37.272,01 TL tutarında olduğu, davalı taşıyıcı yönünden «temerrüt tarihinin» 30.06.2006 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davalı ...
Benzer bu kararda2-Davacı vekili, müvekkilinin yurtdışından getirdiği makinelerin «taşıyıcı» tarafından davalıya ait antrepoya bırakıldığını, yangın sonucu emtianın «zayi» olduğunu ileri sürerek, 12.251,22 Euro'nun tahsilini talep etmiş olup, Dairemizin ilamında ise davalının dava dışı hava taşıyıcısının «ifa yardımcısı» olduğu, 4 numaralı...Protokolü ile değişik 1929 tarihli ...Konvansiyonu hükümlerine göre sorumlu olduğunun nazara alınması gerektiğine işaret olunarak karar bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmuş, davalının ... hükümlerine göre «sınırlı sorumlu» olduğu belirtilerek, davacının tazminat talebinin tamamına hükmedilmiştir.
Konvansiyonu, 4 sayılı Montreal Protokolü ile yük taşımalarında «taşıyıcının sorumluluğunun» daima sınırlı olduğu yönünde değiştirilmiştir.
Dolayısıyla, bu değişikliğe taraf olan devletler arasındaki yük taşımaları bakımından «taşıyıcının sorumluluğu» daima sınırlı olacak, sınırsız sorumluluk müeyyidesinin uygulanması söz konusu olmayacaktır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ifa yardımcısı · sorumluluk sınırlaması · gerçek zarar · zayi · tazminat davası · ifa · haksız fiil
Benzer bu kararda2-Davacı vekili, müvekkilinin yurtdışından getirdiği makinelerin «taşıyıcı» tarafından davalıya ait antrepoya bırakıldığını, yangın sonucu emtianın «zayi» olduğunu ileri sürerek, 12.251,22 Euro'nun tahsilini talep etmiş olup, Dairemizin ilamında ise davalının dava dışı hava taşıyıcısının «ifa yardımcısı» olduğu, 4 numaralı...Protokolü ile değişik 1929 tarihli ...Konvansiyonu hükümlerine göre sorumlu olduğunun nazara alınması gerektiğine işaret olunarak karar bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmuş, davalının ... hükümlerine göre «sınırlı sorumlu» olduğu belirtilerek, davacının tazminat talebinin tamamına hükmedilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalının havayolu şirketi ile aralarındaki sözleşme gereğince «ifa yardımcısı» olduğu, ...Konvansiyonu hükümlerine göre «sınırlı sorumluluktan» yararlandığı, davalının oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 12.251,22 Euro'nun 24.05.2007 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Antlaşmasının 24/2 nci maddesine göre, yük taşıması ile ilgili sözleşme veya «haksız fiil» veya herhangi bir nedenden doğan «tazminat davalarının» «sorumluluk sınırlarına» bağlı açılması zorunlu hale getirilmiştir.
Aynı Konvansiyonun 22/6. maddesinde yük taşıması ile ilgili yazılı «sorumluluk sınırlamasının» somut olaya uygulanması, karar tarihine en yakın... kuruna göre «sorumluluk sınırının» belirlenmesi, «gerçek zarar» ile bunun karşılaştırılması, gerçek zarar sorumluluk sınırının altında ise ona, şayet üzerinde ise sorumluluk sınırına hükmedilmelidir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12674 E. 2012/17513 K.
Ortak:sorumluluk sınırı · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · avans faizi · Tazminat
İncelediğiniz kararda… taşımasından doğmasının gerektiği, yük taşımasında sınırsız sorumluluğun sözkonusu olmadığı, anılan Konvansiyon’un 4 sayılı Montreal Protokolü ile yük taşımalarında «taşıyıcının sorumluluğunun» daima sınırlı olduğu yönünde değiştirilmiş olduğu, dolayısıyla bu değişikliğe taraf olan devletler arasındaki yük taşımaları bakımından taşıyıcının sorumluluğunun daima sınırlı bulunup, sınırsız sorumluluk müeyyidesinin uygulanmasının sözkonusu olmayacağı, Konvansiyon’un 24. maddesi hükmü uyarınca da yük taşımalarında tazminat davasının «sorumluluk sınırlarına» bağlı olarak açılabileceği ve bu sorumluluk sınırlarının azami sınırı oluşturduğu, sorumluluk kaynağı ne olursa olsun bu sınırın aşılamayacağının belirtilmesine gö …
… ve tüm dosya kapsamına göre, taşımaya konu silah emtiasının depolanmasına ilişkin yerel mevzuata aykırılık sebebiyle emtialara el konulmasından kaynaklanan zararın «sigorta teminatı kapsamı» içerisinde yer almamasından dolayı davalı sigorta şirketinin tazminat ödeme yükümlülüğünün olmadığı, emtialara el konulması işleminin «taşıyıcının» yerel mevzuata aykırı olarak gerekli bildirimleri yapmaması ve depolanması yasak olan yerlerde emtiayı depolanması sebebiyle gerçekleştiği, taşıyıcının ilgili mevzuata uygun hareket ederek gerekli bildirimleri yapmış olması ve silah emtiasının depolanmasına izin verilen yerlerde emtiayı depolaması durumunda dava konusu zarar ortaya çıkmayacak olmasından dolayı Varşova Konvansiyonu’nun 18. maddesinde yer alan «sorumluluktan kurtuluş» «sebebinin» somut olayda uygulanamayacağı, dava konusu zarardan davalı taşıyıcının anılan Konvansiyon’un 22. maddesi uyarınca kilogram başına 17 SDR ile sınırlı olarak sorumlu olacağı, buna göre yapılan hesaplama sonucu taşıyıcının azami «sorumluluk sınırının» 37.272,01 TL olup, davacının uğradığı zararın bu miktarı aşması nedeniyle davacı tarafça davalı taşıyıcıdan talep edilebilecek olan miktarın azami sorumluluk sınırı olan 37.272,01 TL tutarında olduğu, davalı taşıyıcı yönünden «temerrüt tarihinin» 30.06.2006 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davalı ...
Sigorta Şirketine karşı açılan davanın reddine, davalı Alitalia İtalyan Hava Yolları A.Ş hakkındaki davanın ise kısmen kabulü ile 37.272,01 TL’nin 30.06.2006 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmak suretiyle anılan davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... tarafından sigortalanan ve taşınmak üzere davalı tarafından «teslim» alınan emtiaların, varma yerinde alıcısına hasarlı/bozuk olarak ulaştırılması dolayısıyla davalı «taşıyıcı» Türk Hava Yolları A.O.'nın sorumlu olduğu, davalının tazmin borcunun 450.704 SDR'nın karar tarihindeki TL karşılığı ile sınırlı olduğu, karar tarihinde TCMB kurlarına göre 1 SDR 2.3117 Türk Lirası ise de, dava dilekçesinde talep olunan miktar nazara alınarak, 108.360 TL tutarındaki «sigorta tazminatının», «hasar ihbarının» yapılmış olması nedeniyle ödeme tarihi olan 27.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 108.360 TL tazminatın 27/11/2008 ödeme tarihinden itibaren yürütülecek a …
Oysa, Varşova Konvansiyonu’nun Lahey ve 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22 nci maddesindeki düzenleme, «taşıyıcının sorumlu» olacağı üst sınırı belirlemektedir.
Varşova Konvansiyonu'nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 19. maddesi hükmüne göre «taşıyıcı», «hava taşımasındaki» yolcu, bagaj veya eşyanın gecikmesinden doğan zarardan sorumludur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıması · hasar ihbarı · konişmento · sigorta tazminatı · gerçek zarar · ihbar · cy/cy kaydı · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... tarafından sigortalanan ve taşınmak üzere davalı tarafından «teslim» alınan emtiaların, varma yerinde alıcısına hasarlı/bozuk olarak ulaştırılması dolayısıyla davalı «taşıyıcı» Türk Hava Yolları A.O.'nın sorumlu olduğu, davalının tazmin borcunun 450.704 SDR'nın karar tarihindeki TL karşılığı ile sınırlı olduğu, karar tarihinde TCMB kurlarına göre 1 SDR 2.3117 Türk Lirası ise de, dava dilekçesinde talep olunan miktar nazara alınarak, 108.360 TL tutarındaki «sigorta tazminatının», «hasar ihbarının» yapılmış olması nedeniyle ödeme tarihi olan 27.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 108.360 TL tazminatın 27/11/2008 ödeme tarihinden itibaren yürütülecek a …
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve ilaçların «konişmentodaki» «kayda» rağmen soğuk hava deposunda depolanmadığı, bozulmanın da bu sebebten olduğunun tabii olmasına göre,davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Varşova Konvansiyonu'nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 19. maddesi hükmüne göre «taşıyıcı», «hava taşımasındaki» yolcu, bagaj veya eşyanın gecikmesinden doğan zarardan sorumludur.
Bu nedenle, davacının «gerçek zararının» karşılanması gerekeceğinden gerçek zararın belirlenmesiyle anılan Konvansiyonun 22 nci maddesine göre belirlenen zarar miktarının altında kalmakta ise, gerçek zarar miktarının, aksi halde sınırlı olan miktarın hüküm altına alınması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/452 E. 2021/3627 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · Tazminat
İncelediğiniz kararda… taşımasından doğmasının gerektiği, yük taşımasında sınırsız sorumluluğun sözkonusu olmadığı, anılan Konvansiyon’un 4 sayılı Montreal Protokolü ile yük taşımalarında «taşıyıcının sorumluluğunun» daima sınırlı olduğu yönünde değiştirilmiş olduğu, dolayısıyla bu değişikliğe taraf olan devletler arasındaki yük taşımaları bakımından taşıyıcının sorumluluğunun daima sınırlı bulunup, sınırsız sorumluluk müeyyidesinin uygulanmasının sözkonusu olmayacağı, Konvansiyon’un 24. maddesi hükmü uyarınca da yük taşımalarında tazminat davasının «sorumluluk sınırlarına» bağlı olarak açılabileceği ve bu sorumluluk sınırlarının azami sınırı oluşturduğu, sorumluluk kaynağı ne olursa olsun bu sınırın aşılamayacağının belirtilmesine gö …
… ve tüm dosya kapsamına göre, taşımaya konu silah emtiasının depolanmasına ilişkin yerel mevzuata aykırılık sebebiyle emtialara el konulmasından kaynaklanan zararın «sigorta teminatı kapsamı» içerisinde yer almamasından dolayı davalı sigorta şirketinin tazminat ödeme yükümlülüğünün olmadığı, emtialara el konulması işleminin «taşıyıcının» yerel mevzuata aykırı olarak gerekli bildirimleri yapmaması ve depolanması yasak olan yerlerde emtiayı depolanması sebebiyle gerçekleştiği, taşıyıcının ilgili mevzuata uygun hareket ederek gerekli bildirimleri yapmış olması ve silah emtiasının depolanmasına izin verilen yerlerde emtiayı depolaması durumunda dava konusu zarar ortaya çıkmayacak olmasından dolayı Varşova Konvansiyonu’nun 18. maddesinde yer alan «sorumluluktan kurtuluş» «sebebinin» somut olayda uygulanamayacağı, dava konusu zarardan davalı taşıyıcının anılan Konvansiyon’un 22. maddesi uyarınca kilogram başına 17 SDR ile sınırlı olarak sorumlu olacağı, buna göre yapılan hesaplama sonucu taşıyıcının azami «sorumluluk sınırının» 37.272,01 TL olup, davacının uğradığı zararın bu miktarı aşması nedeniyle davacı tarafça davalı taşıyıcıdan talep edilebilecek olan miktarın azami sorumluluk sınırı olan 37.272,01 TL tutarında olduğu, davalı taşıyıcı yönünden «temerrüt tarihinin» 30.06.2006 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davalı ...
Benzer bu kararda… enen gerektirici sebeplere, Varşova Konvansiyonu’nda, 4 sayılı Montreal Protokolü ile yapılan değişiklikten sonra yük taşımalarında 25. maddesindeki koşullarda dahi «taşıyıcının sorumluluğu» sınırsız olmayacak ise de, somut uyuşmazlıkta varış yeri olan Irak devletinin 4 sayılı Montreal Protokolü’ne taraf olmamasına göre, davalılar vekillerinin HUMK 440 …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/5269 E. , 2011/4793 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.02.2009 tarih ve 2007/149-2009/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı ve davalılardan Havayolları şirketi vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.04.2011 gününde davalı Alitalia İtalyan Havayolları A.Ş. avukatı ..... geldi, davacı ve diğer davalı ... Sigorta A.Ş. vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından üretilerek ihraç edilen emtianın yurt dışına taşınması ve taşıma rizikolarına karşı sigortalanmasının davalılar tarafından üstlenildiğini, Kolombiya ve Kosta Rika’ya ihraç edilen emtianın varış yerinden önceki aktarma alanı olan Venezuela’da indirilmesinden sonra davalı taşıma şirketi elemanlarının Kolombiya’ya gidecek olan yükte kilo farkı olduğunu tespit ettiklerini, diğer ülkeye gidecek olan yükte bir sorun tespit edilmemesine rağmen bu yükün de taşınmasına ara verildiğini, davalı taşıma şirketinin gerekli özen ve dikkati göstermemesi sonucu taşınan yüklere Venezuela makamlarınca el konulduğunu, taşınan yükün silah olduğunu bilen davalı taşıyıcının aktarma alanı olan Venezuela makamlarını bilgilendirmediğini, bu nedenle oluşan zarardan davalı taşıma şirketinin sorumlu olduğunu, yükün zıyaının taşıma şirketinin kusurlu davranışlarından kaynaklanması nedeniyle oluşan zarardan sigorta şirketinin de sorumlu bulunduğunu, yapılan ihtara rağmen zararın davalılar tarafından giderilmediğini ileri sürerek, 186.000,00 YTL’nin 08.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Alitalia İtalyan Havayolları vekili, taşınan mallara el konulması göndericinin doğru bildirim yükümlülüğüne aykırı davranışından kaynaklanması nedeniyle müvekkili şirketin bir sorumluluğu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, sigortalı mallara transitinde nizamlara aykırı davranılması nedeniyle resmi makamlarca el konulması sonucu oluşan zararın sigorta genel şartları ve poliçe özel şartları uyarınca sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taşımaya konu silah emtiasının depolanmasına ilişkin yerel mevzuata aykırılık sebebiyle emtialara el konulmasından kaynaklanan zararın sigorta teminatı kapsamı içerisinde yer almamasından dolayı davalı sigorta şirketinin tazminat ödeme yükümlülüğünün olmadığı, emtialara el konulması işleminin taşıyıcının yerel mevzuata aykırı olarak gerekli bildirimleri yapmaması ve depolanması yasak olan yerlerde emtiayı depolanması sebebiyle gerçekleştiği, taşıyıcının ilgili mevzuata uygun hareket ederek gerekli bildirimleri yapmış olması ve silah emtiasının depolanmasına izin verilen yerlerde emtiayı depolaması durumunda dava konusu zarar ortaya çıkmayacak olmasından dolayı Varşova Konvansiyonu’nun 18.
maddesinde yer alan sorumluluktan kurtuluş sebebinin somut olayda uygulanamayacağı, dava konusu zarardan davalı taşıyıcının anılan Konvansiyon’un 22. maddesi uyarınca kilogram başına 17 SDR ile sınırlı olarak sorumlu olacağı, buna göre yapılan hesaplama sonucu taşıyıcının azami sorumluluk sınırının 37.272,01 TL olup, davacının uğradığı zararın bu miktarı aşması nedeniyle davacı tarafça davalı taşıyıcıdan talep edilebilecek olan miktarın azami sorumluluk sınırı olan 37.272,01 TL tutarında olduğu, davalı taşıyıcı yönünden temerrüt tarihinin 30.06.2006 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davalı ... Sigorta Şirketine karşı açılan davanın reddine, davalı Alitalia İtalyan Hava Yolları A.Ş hakkındaki davanın ise kısmen kabulü ile 37.272,01 TL’nin 30.06.2006 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle anılan davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalılardan havayolları şirketi vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile Varşova Konvansiyonu 25.maddesindeki sınırsız sorumluluğun sözkonusu olabilmesi için sorumluluğun yolcu veya bagaj taşımasından doğmasının gerektiği, yük taşımasında sınırsız sorumluluğun sözkonusu olmadığı, anılan Konvansiyon’un 4 sayılı Montreal Protokolü ile yük taşımalarında taşıyıcının sorumluluğunun daima sınırlı olduğu yönünde değiştirilmiş olduğu, dolayısıyla bu değişikliğe taraf olan devletler arasındaki yük taşımaları bakımından taşıyıcının sorumluluğunun daima sınırlı bulunup, sınırsız sorumluluk müeyyidesinin uygulanmasının sözkonusu olmayacağı, Konvansiyon’un 24.
maddesi hükmü uyarınca da yük taşımalarında tazminat davasının sorumluluk sınırlarına bağlı olarak açılabileceği ve bu sorumluluk sınırlarının azami sınırı oluşturduğu, sorumluluk kaynağı ne olursa olsun bu sınırın aşılamayacağının belirtilmesine göre de davacı vekilinin tüm, hükmü temyiz eden davalı Alitalia Hava Yolları A.Ş.vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacı istediği tazminatın ödenmesi için davadan önce davalı tarafa ihtarda bulunmuş olup, bu ihtarın tebliğ tarihi olan 08.01.2007 tarihinden itibaren faiz yürütülmesini istemiş olmasına rağmen mahkemece davacının bu yöndeki talebi aşılarak 30.06.2006 tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi yerinde olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca davalı yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, hükmü temyiz eden davalı Alitalia Havayolları A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle anılan davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 2/a bendinde geçen “30.06.2006” tarihinin çıkarılarak yerine “08.01.2007” tarihinin yazılması suretiyle hükmün temyiz eden davalı Alitalia Havayolları A.Ş. yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalı Alitalia İtalyan Havayolları A.Ş.'ne verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Alitalia İtalyan Havayolları A.Ş.
iadesine, 21.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021528600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz