Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/12674 E. 2012/17513 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
montreal protokolü↗ sorumluluk sınırı↗ varşova konvansiyonu↗ hava taşıması↗ hasar ihbarı↗ sdr↗ konişmento↗ sigorta tazminatı↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ gerçek zarar↗ protokol↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ avans faizi↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... tarafından sigortalanan ve taşınmak üzere davalı tarafından teslim alınan emtiaların, varma yerinde alıcısına hasarlı/bozuk olarak ulaştırılması dolayısıyla davalı taşıyıcı Türk Hava […]O.'nın sorumlu olduğu, davalının tazmin borcunun 450.704 SDR'nın karar tarihindeki TL karşılığı ile sınırlı olduğu, karar tarihinde TCMB kurlarına göre 1 SDR 2.3117 Türk Lirası ise de, dava dilekçesinde talep olunan miktar nazara alınarak, 108.360 TL tutarındaki sigorta tazminatının, hasar ihbarının yapılmış olması nedeniyle ödeme tarihi olan 27.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 108.360 TL tazminatın 27/11/2008 ödeme tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve ilaçların konişmentodaki kayda rağmen soğuk hava deposunda depolanmadığı, bozulmanın da bu sebebten olduğunun tabii olmasına göre,davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, hava yolu ile taşınması üstlenilen eşyanın, taşıma şartlarına göre muhafaza edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın, tahsili istemine ilişkindir.
Varşova Konvansiyonu'nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 19. maddesi hükmüne göre taşıyıcı, hava taşımasındaki yolcu, bagaj veya eşyanın gecikmesinden doğan zarardan sorumludur. Varşova- Lahey Protokolü'nün 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesine göre yük taşımalarında tazminat davasının sorumluluk sınırlarına bağlı olarak açılabileceği ve bu sorumluluk sınırlarının azami sınırı oluşturduğu, sorumluluk kaynağı ne olursa olsun, bu sınırın aşılamayacağı belirtilmiştir. Somut olayda, taşımanın hava yolu ile yapılması hususunda taraflar arasında anlaşma bulunduğu, taşımanın hava yolu ile gerçekleştiği, taşınan eşyanın taşıma şartlarına göre muhafaza edilmemesi nedeniyle zararının doğduğu sabittir. Ancak, mahkemece tazminat olarak taşınan emtianın ağırlığı dikkate alınarak karar tarihindeki SDR karşılığı davacı sigortacının ödediği miktar hüküm altına alınmıştır. Oysa, Varşova Konvansiyonu’nun Lahey ve 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22 nci maddesindeki düzenleme, taşıyıcının sorumlu olacağı üst sınırı belirlemektedir. Bu nedenle, davacının gerçek zararının karşılanması gerekeceğinden gerçek zararın belirlenmesiyle anılan Konvansiyonun 22 nci maddesine göre belirlenen zarar miktarının altında kalmakta ise, gerçek zarar miktarının, aksi halde sınırlı olan miktarın hüküm altına alınması gerekmektedir. O halde, gerçek zarar araştırması yapılmadan yazılı şekilde doğrudan doğruya sorumlu olunan üst sınırın karar altına alınması doğru bulunmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9565 E. 2014/16939 K.
Ortak:gerçek zarar · protokol · teslim · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... tarafından sigortalanan ve taşınmak üzere davalı tarafından «teslim» alınan emtiaların, varma yerinde alıcısına hasarlı/bozuk olarak ulaştırılması dolayısıyla davalı «taşıyıcı» Türk Hava Yolları A.O.'nın sorumlu olduğu, davalının tazmin borcunun 450.704 SDR'nın karar tarihindeki TL karşılığı ile sınırlı olduğu, karar tarihinde TCMB kurlarına göre 1 SDR 2.3117 Türk Lirası ise de, dava dilekçesinde talep olunan miktar nazara alınarak, 108.360 TL tutarındaki «sigorta tazminatının», «hasar ihbarının» yapılmış olması nedeniyle ödeme tarihi olan 27.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 108.360 TL tazminatın 27/11/2008 ödeme tarihinden itibaren yürütülecek a …
Bu nedenle, davacının «gerçek zararının» karşılanması gerekeceğinden gerçek zararın belirlenmesiyle anılan Konvansiyonun 22 nci maddesine göre belirlenen zarar miktarının altında kalmakta ise, gerçek zarar miktarının, aksi halde sınırlı olan miktarın hüküm altına alınması gerekmektedir.
O halde, «gerçek zarar» araştırması yapılmadan yazılı şekilde doğrudan doğruya sorumlu olunan üst sınırın karar altına alınması doğru bulunmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «teslim» aldığı emtiayı fuar alanında teslim ettiği kişinin yetkili olup olmadığını araştırmayıp emtianın «zayi» olmasına neden olduğu, taraflar arasındaki «taşıma sözleşmesine» 4 nolu Montreal Protokol hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalının sorumluluğunun kg başına 17 SDR olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.060 SDR’nin davalının «temerrüde» düştüğü tarih olan 13/05/2006 tarihindeki Türk Lirası karşılığı 6.413,76 TL’nin «temerrüt tarihi» olan 13/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Montreal «protokolü» ile değişik Varşova Konvansiyonu'nun 22. maddesi uyarınca belirlenecek üst sorumluluk miktarının altında bir değer tespiti halinde bu miktara, aksi takdirde 22. maddede öngörülen sorumluluk tutarına hükmedilmesi gerekirken, bu ilkeyi göz önüne almayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu nedenle, hava taşıma ve taşınan malzemenin değerinin belirlenmesi konusundaki uzmanlardan oluşan yeni bir heyetten, öncelikle davacının «gerçek zararının» tespiti, tespit edilen gerçek zararın «sınırlı sorumluluk» miktarının altında ya da üstünde kalıp kalmadığının ve buna göre davalının sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi için rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sınırlı sorumluluk · temerrüt tarihi · ticari faiz · zayi · taşıma sözleşmesi · yargılama gideri · eksik inceleme · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «teslim» aldığı emtiayı fuar alanında teslim ettiği kişinin yetkili olup olmadığını araştırmayıp emtianın «zayi» olmasına neden olduğu, taraflar arasındaki «taşıma sözleşmesine» 4 nolu Montreal Protokol hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalının sorumluluğunun kg başına 17 SDR olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.060 SDR’nin davalının «temerrüde» düştüğü tarih olan 13/05/2006 tarihindeki Türk Lirası karşılığı 6.413,76 TL’nin «temerrüt tarihi» olan 13/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle, hava taşıma ve taşınan malzemenin değerinin belirlenmesi konusundaki uzmanlardan oluşan yeni bir heyetten, öncelikle davacının «gerçek zararının» tespiti, tespit edilen gerçek zararın «sınırlı sorumluluk» miktarının altında ya da üstünde kalıp kalmadığının ve buna göre davalının sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi için rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, Varşova Konvansiyonu'nun 28/1. maddesi uyarınca «taşıma sözleşmesi» yapılmış olduğu işyerinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olmasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5282 E. 2011/15663 K.
Ortak:hava taşıması · taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... tarafından sigortalanan ve taşınmak üzere davalı tarafından «teslim» alınan emtiaların, varma yerinde alıcısına hasarlı/bozuk olarak ulaştırılması dolayısıyla davalı «taşıyıcı» Türk Hava Yolları A.O.'nın sorumlu olduğu, davalının tazmin borcunun 450.704 SDR'nın karar tarihindeki TL karşılığı ile sınırlı olduğu, karar tarihinde TCMB kurlarına göre 1 SDR 2.3117 Türk Lirası ise de, dava dilekçesinde talep olunan miktar nazara alınarak, 108.360 TL tutarındaki «sigorta tazminatının», «hasar ihbarının» yapılmış olması nedeniyle ödeme tarihi olan 27.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 108.360 TL tazminatın 27/11/2008 ödeme tarihinden itibaren yürütülecek a …
Varşova Konvansiyonu'nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 19. maddesi hükmüne göre «taşıyıcı», «hava taşımasındaki» yolcu, bagaj veya eşyanın gecikmesinden doğan zarardan sorumludur.
Oysa, Varşova Konvansiyonu’nun Lahey ve 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22 nci maddesindeki düzenleme, «taşıyıcının sorumlu» olacağı üst sınırı belirlemektedir.
Benzer bu karardaVarşova Konvansiyonu' nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 24/2 nci maddesine göre bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup, bu durumda yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata hükmetmek gerekir.
2-Dava, «hava taşıması» sırasında bagajın kaybolması nedeniyle maddi ve manevi tazminata ilişkindir.
Somut olayda «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» saptaması yapılmadan doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi, ayrıca bu üst sınırın belirlenmesinde de karar tarihindeki SDR kuru üzerinden hesaplama yapılması gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davalı vekilinin temyiz itirazılarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıyıcısının sorumluluğu · bagaj kaybı · sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · kâr kaybı · maddi tazminat · yasal faiz
Benzer bu karardaVarşova Konvansiyonu' nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 24/2 nci maddesine göre bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup, bu durumda yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata hükmetmek gerekir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, hava yolu taşımacılığında Varşova Konvansiyonu hükümlerinin ve Protokollerinin uygulanması gerektiği, buna göre maddi zarara getirilen sınırlama gereğince 26 kg olarak tespit edilmiş yolcu biletine göre 1.032,55 TL «maddi tazminat» ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 08/03/2007 tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» saptaması yapılmadan doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi, ayrıca bu üst sınırın belirlenmesinde de karar tarihindeki SDR kuru üzerinden hesaplama yapılması gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davalı vekilinin temyiz itirazılarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1107 E. 2011/11004 K.
Ortak:hava taşıması · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · avans faizi · teslim · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... tarafından sigortalanan ve taşınmak üzere davalı tarafından «teslim» alınan emtiaların, varma yerinde alıcısına hasarlı/bozuk olarak ulaştırılması dolayısıyla davalı «taşıyıcı» Türk Hava Yolları A.O.'nın sorumlu olduğu, davalının tazmin borcunun 450.704 SDR'nın karar tarihindeki TL karşılığı ile sınırlı olduğu, karar tarihinde TCMB kurlarına göre 1 SDR 2.3117 Türk Lirası ise de, dava dilekçesinde talep olunan miktar nazara alınarak, 108.360 TL tutarındaki «sigorta tazminatının», «hasar ihbarının» yapılmış olması nedeniyle ödeme tarihi olan 27.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 108.360 TL tazminatın 27/11/2008 ödeme tarihinden itibaren yürütülecek a …
Varşova Konvansiyonu'nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 19. maddesi hükmüne göre «taşıyıcı», «hava taşımasındaki» yolcu, bagaj veya eşyanın gecikmesinden doğan zarardan sorumludur.
Oysa, Varşova Konvansiyonu’nun Lahey ve 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22 nci maddesindeki düzenleme, «taşıyıcının sorumlu» olacağı üst sınırı belirlemektedir.
Benzer bu kararda… msenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, İtalya'dan İstanbul'a havayolu ile taşımayı üstlenen davalının, dava konusu emtiayı davacıya 11 gün gecikme ile «teslim» ettiği, emtianın «geç teslim» edilmesi nedeniyle davacının 8.700,49 TL talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.700,49 TL'nin 13.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Varşova Konvansiyonu'nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 19. maddesi hükmüne göre «taşıyıcı», «hava taşımasındaki» yolcu, bagaj veya eşyanın gecikmesinden doğan zarardan sorumludur.
Gecikme halinde «taşıyıcının sorumlu» olduğu miktarın nasıl belirleneceği ise, Varşova- Lahey Protokolünün 4 Sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesinde düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:geç teslim · dolaylı zarar · sınırlı sorumluluk
Benzer bu kararda… msenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, İtalya'dan İstanbul'a havayolu ile taşımayı üstlenen davalının, dava konusu emtiayı davacıya 11 gün gecikme ile «teslim» ettiği, emtianın «geç teslim» edilmesi nedeniyle davacının 8.700,49 TL talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.700,49 TL'nin 13.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, hava yolu ile taşınması üstlenilen eşyanın «geç teslim» edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Açıklanan Protokol hükümlerinde, doğrudan meydana gelen zarar veya «dolaylı zarar» ayırımı yapılmamıştır.
Öte yandan, söz konusu Konvansiyon' da zararın hesaplanmasına dair bir kural öngörülmediğinden, «taşıyıcı» meydana gelen zararın tamamını konvansiyonda yer alan sınırlar ölçüsünde tazminle mükelleftir.(Kübra Yetiş Şamlı, Uluslararası Kara, Hava ve Deniz Yoluyla Eşya Taşımalarında Taşıyıcının/Taşıyanın Sınırlı Sorumluluktan Yararlanma Hakkının Kaybı, s.80) Somut olayda, taşımanın hava yolu ile yapılması hususunda taraflar arasında anlaşma bulunduğu, taşımanın hava yolu ile gerçekleştiği, taşınan eşyanın davacıya «geç teslim» edildiği ve davacının bu nedenle zararının doğduğu sabittir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4280 E. 2011/15506 K.
Ortak:sorumluluk sınırı · hava taşıması · taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... tarafından sigortalanan ve taşınmak üzere davalı tarafından «teslim» alınan emtiaların, varma yerinde alıcısına hasarlı/bozuk olarak ulaştırılması dolayısıyla davalı «taşıyıcı» Türk Hava Yolları A.O.'nın sorumlu olduğu, davalının tazmin borcunun 450.704 SDR'nın karar tarihindeki TL karşılığı ile sınırlı olduğu, karar tarihinde TCMB kurlarına göre 1 SDR 2.3117 Türk Lirası ise de, dava dilekçesinde talep olunan miktar nazara alınarak, 108.360 TL tutarındaki «sigorta tazminatının», «hasar ihbarının» yapılmış olması nedeniyle ödeme tarihi olan 27.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 108.360 TL tazminatın 27/11/2008 ödeme tarihinden itibaren yürütülecek a …
Varşova Konvansiyonu'nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 19. maddesi hükmüne göre «taşıyıcı», «hava taşımasındaki» yolcu, bagaj veya eşyanın gecikmesinden doğan zarardan sorumludur.
Oysa, Varşova Konvansiyonu’nun Lahey ve 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22 nci maddesindeki düzenleme, «taşıyıcının sorumlu» olacağı üst sınırı belirlemektedir.
Benzer bu karardaMahkemece uyulan Dairemizin bozma ilamında da belirtildiği üzere uyuşmazlık, ABD’den İstanbul’a bagaj taşımasından kaynaklanmakta olup, olaya uygulaması gereken Varşova Konvansiyonu’nun 19. maddesi hükmüne göre «taşıyıcı», «hava taşımasındaki» yolcu, bagaj veya eşyanın gecikmesinden doğan zarardan sorumludur.
Gecikme halinde «taşıyıcının sorumlu» olduğu miktarın nasıl belirleneceği ise, Varşova-Lahey Protokolünün 4 Sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesinde düzenlenmiştir.
Bu madde uyarınca «taşıyıcıya» verilirken varış yerindeki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunulmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe «taşıyıcının sorumluluğu» kilogram başına 17 özel çekme hakkı ile sınırlıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:geç teslim · kâr kaybı
Benzer bu karardaDava, hava yolu ile yapılan taşıma sırasında bagajın «geç teslimi» ve içerisinden eşya «kaybı» nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/12674 E. , 2012/17513 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/04/2010 tarih ve 2008/1068-2010/206 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06/11/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ....ile davalı vekili Av. ....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ... tarafından Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalanan, sigortalı Glaxo Smith Kline İlaçları San. Tic. Şti’ne ait, 45.000 set-23 Palet Infanrix IPV HIB (Aşı) emteasının taşınması için davalı şirket ile anlaşma yapıldığı, söz konusu emteiaların, davalı şirket tarafından, 25.09.2007 tarihli Havayolu Taşıma Konşimentosu (Airway Bill) ile nakliye süresince transit havalimanında +10 ila +15 C ve varış havalimanında ise +2 ila +8 C arasında sıcaklıklarda saklanmak koşuluyla, uçakla Brüksel Havalimanı'ndan İstanbul Atatürk Havalimanı'na sevk edildiğini, sigortalanan emtianın, 26.09.2007 tarihinde Atatürk Havalimanı'na varışının ardından, konşimentoda bu hususta açık şart olmasına rağmen soğuk hava deposuna değil normal oda sıcaklığındaki depoya konularak 10 gün süreyle bekletildiğini, davalı şirket tarafından da emtiaların soğuk hava deposunda saklanmadığı hususunun yazılı olarak teyit edildiğini, taşıma şartlarına uyulmamış olması sebebiyle bozulan aşı emtialarının imha edilmek zorunda kalındığı, davalının Varşova Konvansiyonu'nun 25.
maddesi gereğince sınırlı sorumluluk hakkından faydalanmaması gerektiğini, her ne kadar dava konusu tazminat talebi 108.360 YTL olsa da sigortacının sigortalısına ödediği hasar tazmin miktarının 315.206,70 GBP olup sigortalının gerçek zararının da bu miktar olduğunu ileri sürerek 108.360 TL tutarındaki sigorta tazminatının 27.11.2008 olan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi oranında temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddia olunan hasarın THY A.O.'nın hakimiyet sahasında meydana gelmediğini, sadece hava taşıması esnasında meydana gelmiş olması şartıyla taşıyıcının yükün tahrip kayıp veya hasara uğraması halinde doğan zarardan sorumlu olduğunu, Konişmento muhtevası aşı olan 23 kap 2651 kg'lık kargonun, öncelikle Brüksel'den Frankfurt'a kamyon ile taşındığını, daha sonra Frankfurt/İstanbul seferi ile sevk edildiğini, gümrük çıkış kontrol fişi uyarınca Konişmento muhteviyatı aşı olan kargonun hiçbir aksaklık kaydı olmaksızın tam ve sağlam olarak alıcısına teslim edildiğini, 08.10.2007 tarihli yazıda
da dava konusu kargonun taşıyıcı davalı uhdesindeyken hasarlandığına ilişkin bir beyan veya kabul bulunmadığını, sorumluluğun sınırlı olduğunu, dava konusu kargoya ilişkin Konişmentoda, taşıma için bildirilen değer hanesine (Declared Value For Carriage), "hiçbir değer beyan edilmemiştir." anlamına gelen "NVD" ibaresi (No Value Declared) ibaresinin taşıma için herhangi bir özel değer bildirimi yapılmadığını belgelediğini, yük taşımasında sorumluluğun her halükarda kusurun varlığına veya ağırlığına bakılmaksızın sınırlı olduğunu, davacı sınırlı sorumluluk limitleri içinde kalmak şartıyla ancak gerçek zararını talep edebileceğini, 4 nolu Montreal protokolün 22. maddesine göre davacının sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren geriye dönük olarak faiz istenemeyeceğini ancak karar tarihinden itibaren faiz talep olunabileceğini, savunarak davanın reddine talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... tarafından sigortalanan ve taşınmak üzere davalı tarafından teslim alınan emtiaların, varma yerinde alıcısına hasarlı/bozuk olarak ulaştırılması dolayısıyla davalı taşıyıcı Türk Hava […]O.'nın sorumlu olduğu, davalının tazmin borcunun 450.704 SDR'nın karar tarihindeki TL karşılığı ile sınırlı olduğu, karar tarihinde TCMB kurlarına göre 1 SDR 2.3117 Türk Lirası ise de, dava dilekçesinde talep olunan miktar nazara alınarak, 108.360 TL tutarındaki sigorta tazminatının, hasar ihbarının yapılmış olması nedeniyle ödeme tarihi olan 27.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 108.360 TL tazminatın 27/11/2008 ödeme tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve ilaçların konişmentodaki kayda rağmen soğuk hava deposunda depolanmadığı, bozulmanın da bu sebebten olduğunun tabii olmasına göre,davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, hava yolu ile taşınması üstlenilen eşyanın, taşıma şartlarına göre muhafaza edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın, tahsili istemine ilişkindir.
Varşova Konvansiyonu'nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 19. maddesi hükmüne göre taşıyıcı, hava taşımasındaki yolcu, bagaj veya eşyanın gecikmesinden doğan zarardan sorumludur. Varşova- Lahey Protokolü'nün 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesine göre yük taşımalarında tazminat davasının sorumluluk sınırlarına bağlı olarak açılabileceği ve bu sorumluluk sınırlarının azami sınırı oluşturduğu, sorumluluk kaynağı ne olursa olsun, bu sınırın aşılamayacağı belirtilmiştir. Somut olayda, taşımanın hava yolu ile yapılması hususunda taraflar arasında anlaşma bulunduğu, taşımanın hava yolu ile gerçekleştiği, taşınan eşyanın taşıma şartlarına göre muhafaza edilmemesi nedeniyle zararının doğduğu sabittir.
Ancak, mahkemece tazminat olarak taşınan emtianın ağırlığı dikkate alınarak karar tarihindeki SDR karşılığı davacı sigortacının ödediği miktar hüküm altına alınmıştır. Oysa, Varşova Konvansiyonu’nun Lahey ve 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22 nci maddesindeki düzenleme, taşıyıcının sorumlu olacağı üst sınırı belirlemektedir. Bu nedenle, davacının gerçek zararının karşılanması gerekeceğinden gerçek zararın belirlenmesiyle anılan Konvansiyonun 22 nci maddesine göre belirlenen zarar miktarının altında kalmakta ise, gerçek zarar miktarının, aksi halde sınırlı olan miktarın hüküm altına alınması gerekmektedir. O halde, gerçek zarar araştırması yapılmadan yazılı şekilde doğrudan doğruya sorumlu olunan üst sınırın karar altına alınması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ...O. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile,kararın davalı ...O. yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900.00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/11/2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY YAZISI
Mahkemece yapılan araştırma ve tüm dosya kapsamı uyarınca, olayda tam ziyanın gerçekleşmiş olduğu, tam ziya halinde davacının zararının (450.000 € = 315.206,70 £) olduğu, bunun TL karşılığının, gerek davada talep edilen tutarın ve gerekse de Konvansiyon’un 22. maddesinde belirtilen sınırın çok çok üzerinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece gerçek zarar tutarının ve SDR sınırlamasının altında bir rakama hükmedilmesinde bir yanlışlık söz konusu olmayıp eksik araştırmaya ilişen bozma nedenine iştirak edemiyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065094000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz