6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15579 E. 2012/6072 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ardiye ücreti müterafik kusur terkin kusur teslim

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, gümrük müdürlüğüne tasfiyenin bildirilmediği, Gümrük Kanunu'nun 46. maddesi uyarınca antrepo ücretinin 20 günle sınırlı olduğu, davalının antrepo ücretinden sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.000,10 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacıya ait gümrük deposuna bırakılan malın teslim alınmaması nedeniyle oluşan ardiye ücretinin tahsili istemine ilişkin olup, davacı taraf emtianın 04.11.1999- 14.06.2007 arası antrepoda muhafaza edildiğini ileri sürerek ardiye ücretinin ödenmesini talep etmiş, davalı alıcı ise malları gümrüğe terk ettiklerini savunmuş, mahkemece Gümrük Müdürlüğü’ne tasfiyenin bildirilmediği, 46/2. maddesi uyarınca antrepo ücretinin 20 günle sınırlı olduğu gerekçesiyle, 1.000,10 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Taraflar arasında, davaya konu emtianın davacının antreposunda muhafaza edildiği, davalının emtianın alıcısı olduğu hususu tartışmasız olup, uyuşmazlık antrepo ücretinden davalı alıcının sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise antrepo ücretinin ne miktarda olacağı noktasında toplanmaktadır. Davalı alıcı, Borçlar Kanunu’nun 476. maddesi uyarınca 04.11.1999- 14.06.2007 tarihleri arasındaki antrepo ücretinden, davacının anılan tarihlerdeki tarifeleri üzerinden kural olarak sorumludur. Ancak, davacı antrepocunun da 04.11.1999- 14.06.2007 tarihleri arasında uzun süre sessiz kalarak, Borçlar Kanunu’nun 98/2 maddesi delaletiyle 44. maddesi uyarınca zararın artmasına sebebiyet verip vermediği, yani olayda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı araştırılmalı, varsa kusur indirimi yapılarak davacının talep edebileceği antrepo ücreti belirlenmelidir.

Bu itibarla mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davaya konu emtianın 04.11.1999- 14.06.2007 tarihleri arasında, davacının geçerli antrepo tarifesi uyarınca talep edebileceği ardiye ücreti belirlenip, varsa davacının müterafik kusuru oranında indirim yapılarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13745 E. 2012/19469 K.

    Ortak:Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/943 E. 2014/7674 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/15579 E.  ,  2012/6072 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.06.2010 tarih ve 2007/504 - 2010/392 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı alıcı nam ve hesabına taşıyıcı tarafından emtianın antrepolarına 04.11.1999 tarihinde teslim edildiğini, ihtarlara rağmen antrepo ücretinin ödenmediğini, eşyanın gümrüğe terk edilmesinin ücret talep etmelerini engellemeyeceğini, müvekkilinin edimini ifa ettiğini, 04.11.1999-14.06.2007 arası 47.208 EURO tahakkuk eden antrepo ücretinin ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 5.000 EURO ücretin temerrüt tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili adına gümrüğe gelmiş malları çekmeyeceklerini ve gümrüğe terk ettiklerini ilgili kuruma bildirdiklerini, 11.05.2007 tarihine kadar emtianın davacı firmada olduğundan haberleri olmadığını, sorumlu gümrük müdürlüğünce emtianın akıbeti hakkında kendilerine bilgi verilmediğini, malların gümrük müdürlüğünce satılıp buradan giderlerin ödenmesi gerektiğini, davacı ile aralarında herhangi bir sözleşme bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, gümrük müdürlüğüne tasfiyenin bildirilmediği, Gümrük Kanunu'nun 46. maddesi uyarınca antrepo ücretinin 20 günle sınırlı olduğu, davalının antrepo ücretinden sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.000,10 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacıya ait gümrük deposuna bırakılan malın teslim alınmaması nedeniyle oluşan ardiye ücretinin tahsili istemine ilişkin olup, davacı taraf emtianın 04.11.1999- 14.06.2007 arası antrepoda muhafaza edildiğini ileri sürerek ardiye ücretinin ödenmesini talep etmiş, davalı alıcı ise malları gümrüğe terk ettiklerini savunmuş, mahkemece Gümrük Müdürlüğü’ne tasfiyenin bildirilmediği, 46/2. maddesi uyarınca antrepo ücretinin 20 günle sınırlı olduğu gerekçesiyle, 1.000,10 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Taraflar arasında, davaya konu emtianın davacının antreposunda muhafaza edildiği, davalının emtianın alıcısı olduğu hususu tartışmasız olup, uyuşmazlık antrepo ücretinden davalı alıcının sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise antrepo ücretinin ne miktarda olacağı noktasında toplanmaktadır.

Davalı alıcı, Borçlar Kanunu’nun 476. maddesi uyarınca 04.11.1999- 14.06.2007 tarihleri arasındaki antrepo ücretinden, davacının anılan tarihlerdeki tarifeleri üzerinden kural olarak sorumludur. Ancak, davacı antrepocunun da 04.11.1999- 14.06.2007 tarihleri arasında uzun süre sessiz kalarak, Borçlar Kanunu’nun 98/2 maddesi delaletiyle 44. maddesi uyarınca zararın artmasına sebebiyet verip vermediği, yani olayda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı araştırılmalı, varsa kusur indirimi yapılarak davacının talep edebileceği antrepo ücreti belirlenmelidir.

Bu itibarla mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davaya konu emtianın 04.11.1999- 14.06.2007 tarihleri arasında, davacının geçerli antrepo tarifesi uyarınca talep edebileceği ardiye ücreti belirlenip, varsa davacının müterafik kusuru oranında indirim yapılarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/04/2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Taraflar arasında farazi bir sözleşmenin varlığının kabulü zorunludur. Hal böyle olmakla, farazi nitelikteki bu sözleşmede sözleşme bedelinin belirlenmediği, özel kişilere ait antrepolarda resmi tarifelerin uygulanmadığı yahut uygulanamayacağı da dosya kapsamı uyarınca sabittir. Bu durumda, ilgili mevzuat hükümleri, depolanan malın niteliği ve özel antrepo işletmeciliği teamülleri ile fiyat ortalamalarına nazaran malların antrepoda kaldığı her yıl için ayrı ayrı belirlenecek ücretin ne olabileceği hususlarında ayrıntılı rapor alınması suretiyle sonuca varılması gerektiği kanısında olduğumdan, Dairemiz çoğunluğunun bozma gerekçesine sair yönleriyle katılmakla birlikte, hesaplamada davacı tarifesinin esas alınması gerektiğine ilişen düşüncesine iştirak edemiyorum.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057992600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.