Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/6592 E. 2013/6748 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hırsızlık↗ emredici hüküm↗ depo kararı↗ zayi↗ cy/cy kaydı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalıya ait depoya teslim ettiği çerezlik ayçiçeğinin depoda meydana gelen hırsızlık eylemi sonucunda çalındığı, depo sahibi olan davalının bedel karşılığında deposuna saklanması amacıyla konulan emtiayı hasarsız ve eksiksiz bir şekilde tekrar iade etmek yükümlülüğü bulunduğu bu kapsamda deponun güvenliğini sağlaması ve içindeki emtiayı koruması gerektiği için depoda meydana gelen hırsızlık sonucunda zayi olan emtia bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.180,00 TL'sinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ardiye sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, ardiye sahibinin kendisine tevdi edilen malı aynen iade borcu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 477. maddesinde, ardiye sahibinin tevdi edilen malı tam ve eksiksiz olarak
tevdi edene iade yükümlülüğünden bahsedilse de anılan düzenleme emredici mahiyette olmayıp, ardiyecinin sorumluluğu BK. 99 çerçevesinde ortadan kaldırılabilir. Ne var ki böyle bir sözleşme kaydının açık olması zorunludur. Nitekim davalı da, davacı ile aralarında akd edilen ardiye sözleşmesine göre malların bozulmasından, zayi ve hasarından kendisinin sorumlu tutulamayacağını savunmuştur. Gerçekten de davacı ile davalı arasında düzenlenen ardiye sözleşmesinin 1. maddesinde ardiye sahibinin malların bozulmasından, zayi ve hasarından hiçbir şekil ve surette sorumlu tutulmayacağı kararlaştırılmıştır. Bu itibarla, davalı ardiye sahibine tevdi edilen malların zayiine neden olan olayın meydana geliş şekli nazara alınarak, ardiye sözleşmesinin 1. maddesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan BK'nın 99. maddesi ile birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şeklide karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/14105 E. 2010/6226 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalıya ait «depoya» «teslim» ettiği çerezlik ayçiçeğinin depoda meydana gelen «hırsızlık» eylemi sonucunda çalındığı, depo sahibi olan davalının bedel karşılığında deposuna saklanması amacıyla konulan emtiayı hasarsız ve eksiksiz bir şekilde tekrar iade etmek yükümlülüğü bulunduğu bu kapsamda deponun güvenliğini sağlaması ve içindeki emtiayı koruması gerektiği için depoda meydana gelen hırsızlık sonucunda «zayi» olan emtia bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.180,00 TL'sinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, davacıya ait gümrük deposuna bırakılan malın «teslim» alınmaması nedeniyle oluşan «ardiye ücreti» alacağına ilişkindir.
Somut olayda, davalı «taşıyıcı» tarafından Almanya’dan getirilen 165 kg emtia 12.1.2001 tarihinde davacının gümrük deposuna bırakıldığı, ancak emtia hakkında gümrük işlemleri yapılmaması nedeniyle 26.6.2003 tarihinde yasal bekleme süresi dolduğuna ilişkin gümrük idaresi tarafından tutanak tutulduğu ve buna dayalı olarak emtianın 15.11.2005 tarihinde açık artırma ile satılarak 30.12.2005 tarihinde malın alıcısına «teslim» edildiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.
12.1.2001 tarihinde davalı «taşıyıcı» tarafından emtianın gümrük deposuna «teslim» edilmesinden sonra 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 46. maddesinde belirtilen süre içinde gümrük işlemlerinin başlatılmaması nedeniyle yine aynı Kanun' un 177. maddesine göre 26.6.2003 tarihinde gümrük idaresi tarafından «tasfiye işlemleri» başlatılmış olup, davacı bu tarihe kadar «ardiye ücretini» ancak davalılardan isteyebilir ise de, davalılardan malın alıcısı olduğu iddia edilen ...’nın eşyayı kabule ilişkin her hangi bir işleminin mevcut olmaması nedeniy …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ardiye ücreti · ek tasfiye işlemleri · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · ek tasfiye · eksik inceleme
Benzer bu kararda12.1.2001 tarihinde davalı «taşıyıcı» tarafından emtianın gümrük deposuna «teslim» edilmesinden sonra 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 46. maddesinde belirtilen süre içinde gümrük işlemlerinin başlatılmaması nedeniyle yine aynı Kanun' un 177. maddesine göre 26.6.2003 tarihinde gümrük idaresi tarafından «tasfiye işlemleri» başlatılmış olup, davacı bu tarihe kadar «ardiye ücretini» ancak davalılardan isteyebilir ise de, davalılardan malın alıcısı olduğu iddia edilen ...’nın eşyayı kabule ilişkin her hangi bir işleminin mevcut olmaması nedeniy …
Bu itibarla, mahkemece, davacının deposuna 12.1.2001 tarihinde bırakılan emtianın gümrük idaresi tarafından «tasfiye» işlemlerinin başlatıldığı 26.6.2003 tarihine kadar geçen süre için oluşan ardiye ücretinden davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğu kabul edilerek taşıma ve ardiyecilik konusunda uzmanlığı bulunan bilirkişi veya heyetinden rapor alınarak davacı alacağının belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… göre, 20 günlük süre içinde gümrük işlemleri yapılmaması nedeniyle gümrük idaresi tarafından mallara elkonularak satıldığı, davalıların sorumlu oldukları süre için «ardiye ücreti» bedelinin satım bedelinden davacıya ödendiği, gümrük idaresinin «tasfiye» işlemlerini gecikmeli yapması nedeniyle oluşan ardiye ücretinden davalıların sorumlu olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Zira, gönderilen durumunda olduğu iddia edilen davalı ...’nın malı «taşıyıcıdan» tesellüm ederek hukuken ardiyeye tevdi etmediği ve bundan haberi olmadığı halde «ardiye ücreti» ile sorumlu tutulması mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1739 E. 2015/11592 K.
Ortak:depo kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalıya ait «depoya» «teslim» ettiği çerezlik ayçiçeğinin depoda meydana gelen «hırsızlık» eylemi sonucunda çalındığı, depo sahibi olan davalının bedel karşılığında deposuna saklanması amacıyla konulan emtiayı hasarsız ve eksiksiz bir şekilde tekrar iade etmek yükümlülüğü bulunduğu bu kapsamda deponun güvenliğini sağlaması ve içindeki emtiayı koruması gerektiği için depoda meydana gelen hırsızlık sonucunda «zayi» olan emtia bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.180,00 TL'sinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… hsulleri A.Ş. arasındaki sözleşmenin ardiye sözleşmesi olduğunun kabulü ile sözleşme koşulları değerlendirilerek, mülga BK.nun 473 ve devamı maddelerinde düzenlenen «depo» işletmecisi olan bu davalının, BK 474 ve BK 477. maddeleri uyarına üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediği yeterince tartışılmak, sonuçta «ispat yükünün» bu davalıda olduğu ilke olarak kabul edilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yanılgılı vasıflandırmaya ve ilkeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kira ilişkisi · rücuen tahsil · ispat yükü · komisyon · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, binanın yetersizliğinden ve sair sebeplerden kaynaklanan bir yangının söz konusu olmadığı, dava konusu zararın doğmasından veya büyümesinde davalılardan kaynaklı bir «kusurun» da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Davacının diğer davalıya yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava, nakliye ve yangın sigortasına dayalı olarak ödenen bedelin «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davalı antrepo işleticisinin oluşan zarardan sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mülga BK.nun 474 ncü maddesi hükmü gereğince ardiye sahibi eşyayı bir «komisyoncu» gibi ihtimam ile muhafaza etmeye mecburdur.
Her akit gibi ardiye sözleşmesinde de malı tevdi eden şahıs alacağını kısmen ve ya tamamen istifade edemediği takdirde ardiyeci kendisine hiçbir «kusur» isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe bundan doğan zararı BK'nun 96 ncı maddesi hükmünce tazmine mecburdur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8919 E. 2012/15423 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ardiye ücreti · kesin mehil · ek mehil · fatura · eksik inceleme · temsil · kesin hüküm · e-defter
Benzer bu karardaDavanın çözümü için öncelikle, davalı firma tarafından «ardiye ücretinin», dava dışı antrepo firmasına ödenip ödenmediğinin belirlenmesi, davalıya bu konuda delillerini sunması hususunda «kesin mehil» verilip deliller incelendikten sonra, ardiye Ücretinin ödendiğinin sabit olması halinde, Mülga 818 sayılı BK'nun 410 vd. maddelerinde düzenlenen vekaletsiz iş görm …
Her ne kadar mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalının cevap dilekçesine ekli dava dışı antrepo firması tarafından düzenlenmiş olan 09.04.2009 tarihli «ardiye ücretine» ilişkin «fatura» ve yine aynı tarihli davacı şirkete hitaben yazılan yazıdan, ardiye ücretinin davalı şirket adına değil davacı adına tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.
Ancak, talep edilebilecek «ardiye ücretinin» belirlenmesi amacıyla, gümrük mevzuatı konusunda uzman bir bilirkişiden, taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuat hükümleri de birlikte değerlendirilmek suretiyle rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi, davalının herhangi bir ardiye ücreti ödediğinin sabit olmaması halinde ise, davanın şimdiki gibi kabulüne karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı «defterlerinin» incelenmesinde davalının davacıya cari hesaptan dolayı 4.971,74 TL borçlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/6592 E. , 2013/6748 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ....02.2012 tarih ve 2011/472-2012/65 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait malların davalıya ait antrepoya konulduğunu ve buradan çalındığını, depodan çalınan malların değerinin ....000,00 TL olduğunu, davalının kendisine teslim edilen emanet malları saklamak ve korumak için gerekli güvenlik tedbirlerini almadığını ve malları sigorta ettirmediğini, ileri sürerek ....000 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında düzenlenen, davacıya ait malların müvekkile ait antrepoya konulmasına ilişkin, şartnamede malların bozulmasından, zayi ve hasarından müvekkilinin sorumlu tutulmayacağının ve malları davacının sigorta ettireceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin malların saklanması ve korunması için gerekeli güvenlik önlemlerini aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalıya ait depoya teslim ettiği çerezlik ayçiçeğinin depoda meydana gelen hırsızlık eylemi sonucunda çalındığı, depo sahibi olan davalının bedel karşılığında deposuna saklanması amacıyla konulan emtiayı hasarsız ve eksiksiz bir şekilde tekrar iade etmek yükümlülüğü bulunduğu bu kapsamda deponun güvenliğini sağlaması ve içindeki emtiayı koruması gerektiği için depoda meydana gelen hırsızlık sonucunda zayi olan emtia bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.180,00 TL'sinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ardiye sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, ardiye sahibinin kendisine tevdi edilen malı aynen iade borcu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 477. maddesinde, ardiye sahibinin tevdi edilen malı tam ve eksiksiz olarak
tevdi edene iade yükümlülüğünden bahsedilse de anılan düzenleme emredici mahiyette olmayıp, ardiyecinin sorumluluğu BK. 99 çerçevesinde ortadan kaldırılabilir. Ne var ki böyle bir sözleşme kaydının açık olması zorunludur. Nitekim davalı da, davacı ile aralarında akd edilen ardiye sözleşmesine göre malların bozulmasından, zayi ve hasarından kendisinin sorumlu tutulamayacağını savunmuştur. Gerçekten de davacı ile davalı arasında düzenlenen ardiye sözleşmesinin 1. maddesinde ardiye sahibinin malların bozulmasından, zayi ve hasarından hiçbir şekil ve surette sorumlu tutulmayacağı kararlaştırılmıştır. Bu itibarla, davalı ardiye sahibine tevdi edilen malların zayiine neden olan olayın meydana geliş şekli nazara alınarak, ardiye sözleşmesinin 1.
maddesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan BK'nın 99. maddesi ile birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şeklide karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verild
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/495424800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz