İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/5461 E. 2014/11380 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yabancılık teminatı↗ cari hesap ilişkisi↗ borca itiraz↗ hizmet bedeli↗ cari hesap↗ taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ icra inkar tazminatı↗ taşıyan↗ inkar tazminatı↗ kusur↗ dava sebebi↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacı ile olan cari hesap ilişkisinde üzerine düşen edimleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini ispatlayamadığı, Sivil Havacılık Kurumu tarafından davalının uçuş lisanslarının iptal edilmiş olduğu, bu iptal sebebi ile taraflar arasındaki borç ilişkisinin davalının kusuru sebebiyle imkansız hale geldiği ve 20.000 USD tutarındaki depozitonun davacıya iadesinin gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile, davalının Kadıköy 2. İcra Müdürlüğü'nün 2008/627 Esas sayılı dosyasında borca itirazının iptaline, takibin devamına, takipten itibaren alacağa 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince faiz yürütülmesine, alacak cari hesaba dayanıp likit olduğundan alacağın % 40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı - karşı davacı vekilinin yabancılık teminatına ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Asıl dava, taraflar arasındaki hava taşıma sözleşmesi çerçevesinde, davalı taşıyıcı tarafından gerekli hizmetin verilmediği ve davacı tarafından bu amaçla yapılan avans ödemesinin karşılıksız kaldığı iddiasına dayalı itirazın iptali, birleşen dava ise taşıyıcı davacı (asıl davada davalı) tarafından verilen taşıma hizmet bedellerinin ödenmediği iddiasına dayalı alacak istemlerine ilişkindir.
Asıl davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında mevcut olan sözleşme gereğince taraflar arasında cari hesap ilişkisi oluştuğunu, bu ticari ilişkiden davalıdan 20.000,00 USD cari hesap bakiye alacağı doğduğunu, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine borçlunun itiraz ettiğini ileri sürmüş, karşılık davada ise davacı taşıyan (asıl davada davalı) vermiş olduğu taşıma hizmetine karşın taşıma bedelinin ödenmediğini iddia etmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, asıl dava davalısı, taşıyan Tarhan Kule Havayolları A.Ş’nin işletme ruhsatının, Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün 21.03.2008 tarihli kararı ile iptal edildiği anlaşılmaktadır. Nitekim değinilen konuda taraflar arasında çekişme bulunmadığı gibi esasen mahkemece verilen kararda da bu yöne temas edilmiştir. Ancak davalı karşı davacı tarafından verilen cevap ve karşılık dava dilekçesine ekli uçuş listesinde, karşılık davaya konu uçuşların 2007 yılı içinde yapıldığının iddia edildiği anlaşılmaktadır. Buna karşın, yapıldığı iddia edilen uçuşlara ilişkin olarak, mahkemece bir incelemeye gidilmemiş, davalı karşı davacının edimini gereği gibi yerine getirdiğini kanıtlayamadığı gerekçesine yer verilmiştir. Oysa ki, dosya kapsamı itibari ile davacı karşı davalı tarafından açılan dava ve yargılama sırasında yapılan savunma kurgusu kapsamında, taşıyan konumundaki davalı Tarhan Kule Havayolları A.Ş’nin uçuş lisansının iptali olgusundan hareketle, adı geçen şirketin edimini yerine getirmediği hususuna değinilmiş, ayrıca ifaya ilişkin başkaca bir eksiklik ya da kusurdan bahsedilmemiştir. Bu durumda, davalı karşı davacının, davaya konu edilen uçuşları gerçekleştirip gerçekleştirmediği, eldeki uyuşmazlığın çözümünde önem taşımakta olup, mahkemece söz konusu husus üzerinde durulmaksızın, davalı karşı davacının edimini gereği gibi yerine getirmediği yönündeki gerekçe, dosya içeriği ile bağdaşmamaktadır. O halde, öncelikle Tarhan Kule Havayolları A.Ş’nin davaya konu edilen uçuş hizmetlerini yerine getirip getirmediği hususu Ulaştırma Bakanlığı’ndan sorulup, bu yöndeki tereddütler giderildikten sonra uçuşların yapıldığının anlaşılması halinde, taraflar arasındaki ödeme ve tahsilâta ilişkin kayıtlar üzerinde durularak sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile asıl davanın kabulüne, karşılık davanın ise reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
3– Bozma sebep ve şekline göre, davalı karşı davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12283 E. 2018/6020 K.
Ortak:borca itiraz · hizmet bedeli · cari hesap · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · taşıyan · İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz kararda2- Asıl dava, taraflar arasındaki hava «taşıma sözleşmesi» çerçevesinde, davalı «taşıyıcı» tarafından gerekli hizmetin verilmediği ve davacı tarafından bu amaçla yapılan avans ödemesinin karşılıksız kaldığı iddiasına dayalı itirazın iptali, birleşen dava ise taşıyıcı davacı (asıl davada davalı) tarafından verilen taşıma «hizmet bedellerinin» ödenmediği iddiasına dayalı alacak istemlerine ilişkindir.
Asıl davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında mevcut olan sözleşme gereğince taraflar arasında «cari hesap ilişkisi» oluştuğunu, bu ticari ilişkiden davalıdan 20.000,00 USD cari hesap bakiye alacağı doğduğunu, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine borçlunun itiraz ettiğini ileri sürmüş, karşılık davada ise davacı «taşıyan» (asıl davada davalı) vermiş olduğu taşıma hizmetine karşın taşıma bedelinin ödenmediğini iddia etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacı ile olan «cari hesap ilişkisinde» üzerine düşen edimleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini ispatlayamadığı, Sivil Havacılık Kurumu tarafından davalının uçuş lisanslarının iptal edilmiş olduğu, bu iptal «sebebi» ile taraflar arasındaki borç ilişkisinin davalının «kusuru» sebebiyle imkansız hale geldiği ve 20.000 USD tutarındaki depozitonun davacıya iadesinin gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile, davalının Kadıköy 2.
Benzer bu kararda1- Asıl dava, taraflar arasındaki hava «taşıma sözleşmesi» çerçevesinde, davalı «taşıyıcı» tarafından gerekli hizmetin verilmediği ve davacı tarafından bu amaçla yapılan avans ödemesinin karşılıksız kaldığı iddiasına dayalı itirazın iptali, birleşen dava ise taşıyıcı davacı (asıl davada davalı) tarafından verilen taşıma «hizmet bedellerinin» ödenmediği iddiasına dayalı alacak istemlerine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davalı tarafın itiraz dilekçesinde 20,000,00 USD miktarlı depozitonun davacı tarafından ödendiğinin «ikrar» edildiği, bu paranın cari hesaba kaydedileceği hususunun sözleşmede belirlendiği, bu nedenle davacının 20.000,00 USD depozito alacağını «cari hesap alacağı» şeklinde istemesinin yasaya ve usule aykırılık teşkil etmediği, davalının yer hizmetlerini aldığı, davacının karşı davalı- karşı davacıya karşı borcu değil bilakis alacağı bulunduğu, davalının belirlenen tarihlerde uçuşları yaptığı, davacının ise davalı tarafa 10.341,90 USD fazla ödeme yaptığı, bozma ilamındaki eksikliklerin giderildiği gerekçesi ile asıl davada, bir önceki hüküm onanmadığı gibi bozma konusu da yapılmadığından davanın kabulü ile davalının icra takip dosyasında «borca itirazının» iptaline, takibin devamına, takipten itibaren asıl alacağa 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince faiz yürütülmesine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine dair verilen ilk karar, ''.. asıl dava davalısı, «taşıyan» ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap alacağı · ikrar · infaz
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davalı tarafın itiraz dilekçesinde 20,000,00 USD miktarlı depozitonun davacı tarafından ödendiğinin «ikrar» edildiği, bu paranın cari hesaba kaydedileceği hususunun sözleşmede belirlendiği, bu nedenle davacının 20.000,00 USD depozito alacağını «cari hesap alacağı» şeklinde istemesinin yasaya ve usule aykırılık teşkil etmediği, davalının yer hizmetlerini aldığı, davacının karşı davalı- karşı davacıya karşı borcu değil bilakis alacağı bulunduğu, davalının belirlenen tarihlerde uçuşları yaptığı, davacının ise davalı tarafa 10.341,90 USD fazla ödeme yaptığı, bozma ilamındaki eksikliklerin giderildiği gerekçesi ile asıl davada, bir önceki hüküm onanmadığı gibi bozma konusu da yapılmadığından davanın kabulü ile davalının icra takip dosyasında «borca itirazının» iptaline, takibin devamına, takipten itibaren asıl alacağa 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince faiz yürütülmesine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Mahkemece kararının gerekçe kısmında, asıl dava yönünden ''...davacının 20.000,00 USD depozito alacağını «cari hesap alacağı» şeklinde istemesinin yasaya ve usule aykırılık teşkil etmediği, davalının yer hizmetlerini aldığı, davacının karşı davacıya karşı borçlu değil bilakis alacağı bulunduğu anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/732 E. 2020/5658 K.
Ortak:borca itiraz · İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğü'nün 2008/627 Esas sayılı dosyasında «borca itirazının» iptaline, takibin devamına, takipten itibaren alacağa 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince faiz yürütülmesine, alacak cari hesaba dayanıp likit olduğundan alacağın % 40'ı oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… e uyulan bozma ilamı doğrultusunda, asıl davada, bir önceki hüküm onanmadığı gibi bozma konusu da yapılmadığından davanın kabulü ile davalının icra takip dosyasında «borca itirazının» iptaline, takibin devamına, takipten itibaren asıl alacağa 3095 sayılı Yasa'nın 4/A maddesi gereğince faiz yürütülmesine, karşı davanın reddine dair verilen kararı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9090 E. 2023/55 K.
Ortak:cari hesap ilişkisi · borca itiraz · cari hesap · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğü'nün 2008/627 Esas sayılı dosyasında «borca itirazının» iptaline, takibin devamına, takipten itibaren alacağa 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince faiz yürütülmesine, alacak cari hesaba dayanıp likit olduğundan alacağın % 40'ı oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacı ile olan «cari hesap ilişkisinde» üzerine düşen edimleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini ispatlayamadığı, Sivil Havacılık Kurumu tarafından davalının uçuş lisanslarının iptal edilmiş olduğu, bu iptal «sebebi» ile taraflar arasındaki borç ilişkisinin davalının «kusuru» sebebiyle imkansız hale geldiği ve 20.000 USD tutarındaki depozitonun davacıya iadesinin gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile, davalının Kadıköy 2.
Asıl davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında mevcut olan sözleşme gereğince taraflar arasında «cari hesap ilişkisi» oluştuğunu, bu ticari ilişkiden davalıdan 20.000,00 USD cari hesap bakiye alacağı doğduğunu, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine borçlunun itiraz ettiğini ileri sürmüş, karşılık davada ise davacı «taşıyan» (asıl davada davalı) vermiş olduğu taşıma hizmetine karşın taşıma bedelinin ödenmediğini iddia etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8533 E. 2012/10559 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · taşıyıcı
İncelediğiniz kararda2- Asıl dava, taraflar arasındaki hava «taşıma sözleşmesi» çerçevesinde, davalı «taşıyıcı» tarafından gerekli hizmetin verilmediği ve davacı tarafından bu amaçla yapılan avans ödemesinin karşılıksız kaldığı iddiasına dayalı itirazın iptali, birleşen dava ise taşıyıcı davacı (asıl davada davalı) tarafından verilen taşıma «hizmet bedellerinin» ödenmediği iddiasına dayalı alacak istemlerine ilişkindir.
Benzer bu kararda… arasında akdedilen uçak kiralama sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle taraflar tarafından ileri sürülen tazminat ve alacak istemlerine ilişkindir.Davacı kiralayanın «fesih» tarihi itibariyle davalı-karşı davacıya fazladan ödemesinin bulunduğu tespit edildiğinden davalı «taşıyıcının» davacının ödemelerini yerine getirmediği gerekçesine dayalı olarak yaptığı fesih işleminin haklı bir fesih olmadığı, esasen taraflar arasında akdedilen uçak kiralama sözleşmesi davalıya sadece bedeli ödenmeyen uçuşların iptali «yetkisini» tanımakta olup, «sözleşmenin feshinin» ancak tarafların «muvafakatiyle» mümkün olabileceğini düzenlemiştir.Bu itibarla, davalının haksız feshi nedeniyle davacının sözleşme feshedilmeseydi davalıya ödemesi gereken uçuş bedelleri ile sözleşmenin feshi nedeniyle başka taşıma firmalarına sözleşmeye konu uçuşlar nedeniyle ödediği bedel arasındaki farkı talep etme hakkı mevcut olup, mahkemece davacının buna ilişkin istemi kabul edilerek 107.000 USD’nin davalıdan alınmasına karar verilmiştir.Davacının «haksız fesih» nedeniyle sözkonusu zararı istemesi mümkün ise de davacının istediği miktarın yerinde olup olmadığının mahkemece tespiti gerekmektedir.Bu kapsamda yapılacak incele …
TTK’nun 767/1. maddesinde «taşıma sözleşmesinden doğan» bütün alacakların 1 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:parasal sınır · haksız fesih · sözleşmenin iptali · temerrüt tarihi · sözleşmeden doğan dava · sözleşmenin feshi · zamanaşımı def'i · muvafakat
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, benimsenen «son» bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin feshedildiği tarih itibariyle davacı tarafın 226.000 USD depozito ve 58.969 USD fazladan ödemesinin bulunduğu, bu nedenle davalı tarafın «sözleşmeyi feshinin» haksız olduğu, ayrıca davacı tarafın sözleşmenin 17.maddesi uyarınca boş koltuk sübvansiyon alacağı 46.745 USD, sözleşmenin 18.maddesi uyarınca sübvansiyon alacağı 80.000 USD ve sözleşmenin davalı tarafça haksız feshi nedeniyle davacı tarafın sözleşmenin feshinden sonra başka uçak firmaları ile taşıma yapması nedeniyle «sözleşme iptal» edilmeseydi ödeyeceği bedel ile iptali nedeniyle ödediği bedel arasındaki fark olan 107.000 USD’yi talep hakkının bulunduğu, karşı dava yönünden ise davacı tarafın sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde yaptığı uçuş iptallerinden dolayı sözleşme hükümleri uyarınca yapılan hesaplama sonucu bulunan 69.228 USD ve çift liman ücreti bedelleri olan 9.000 USD olmak üzere toplam 78.228 USD'yi davalı-karşı davacının davacı-karşı davalıdan talep edebileceği sonucuna varılarak, asıl ve karşı davaların kısmen kabulü ile asıl davada 519.142,12 USD alacağın 408.969,00 USD'sinin dava tarihi olan 24.09.2004 tarihinden, 110.173,12 USD'sinin ise «ıslah» tarihi olan 09.03.2010 tarihinden itibaren kamu bankalarının 1 yıllık USD mevduata uyguladığı en yüksek faizi ve değişiklikleri ile davalıdan alınmasına, karşı davada ise 78.228,00 USD’nin «temerrüt tarihi» olan 22.09.2004 tarihinden itibaren kamu bankalarının 1 yıllık USD mevduatına uyguladığı en yüksek faizi ve değişiklikleri ile davacı-karşı davalıdan alınmasına, a …
… arasında akdedilen uçak kiralama sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle taraflar tarafından ileri sürülen tazminat ve alacak istemlerine ilişkindir.Davacı kiralayanın «fesih» tarihi itibariyle davalı-karşı davacıya fazladan ödemesinin bulunduğu tespit edildiğinden davalı «taşıyıcının» davacının ödemelerini yerine getirmediği gerekçesine dayalı olarak yaptığı fesih işleminin haklı bir fesih olmadığı, esasen taraflar arasında akdedilen uçak kiralama sözleşmesi davalıya sadece bedeli ödenmeyen uçuşların iptali «yetkisini» tanımakta olup, «sözleşmenin feshinin» ancak tarafların «muvafakatiyle» mümkün olabileceğini düzenlemiştir.Bu itibarla, davalının haksız feshi nedeniyle davacının sözleşme feshedilmeseydi davalıya ödemesi gereken uçuş bedelleri ile sözleşmenin feshi nedeniyle başka taşıma firmalarına sözleşmeye konu uçuşlar nedeniyle ödediği bedel arasındaki farkı talep etme hakkı mevcut olup, mahkemece davacının buna ilişkin istemi kabul edilerek 107.000 USD’nin davalıdan alınmasına karar verilmiştir.Davacının «haksız fesih» nedeniyle sözkonusu zararı istemesi mümkün ise de davacının istediği miktarın yerinde olup olmadığının mahkemece tespiti gerekmektedir.Bu kapsamda yapılacak incele …
4-Öte yandan, davacının «ıslah» ile artırdığı miktara ilişkin olarak davalı tarafından «zamanaşımı def»’inde bulunularak ıslah ile artırılan dava konusu miktarın zamanaşımı nedeniyle reddi istenmiştir.
TTK’nun 767/1. maddesinde «taşıma sözleşmesinden doğan» bütün alacakların 1 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu düzenlenmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/5461 E. , 2014/11380 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 18/12/2013
NUMARASI 2008/375-2013/519
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/12/2013 tarih ve 2008/375-2013/519 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı- karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirket ile davalı şirket arasında mevcut olan ticari ilişki gereği taraflar arasında cari hesap ilişkisi oluştuğunu, bu ticari ilişkiden davalıdan 20.000,00 USD cari hesap bakiye alacağı doğduğunu, alacağın tahsili amacıyla Kadıköy 2. İcra Müdürlüğü'nün 2008/627 E. sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, borçlunun bu takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, bu itirazın iptaline, haksız ve kötüniyetli itiraz nedeniyle davalının % 40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin dava dilekçesinde belirttiği gibi taraflar arasında var olan ticari ilişki sebebiyle bir cari hesap ilişkisinin doğduğunu, davalı şirket kayıtlarına göre davacı şirketin herhangi bir alacağı olmadığı gibi müvekkili tarafından yapılan havayolu taşımacılığı nedeniyle davacının müvekkili şirkete 68.826,61 TL borcu olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuş, ayrıca haksız ve kötü niyetli olarak cari hesap alacağı adı altında yürütülmekte olan takip sebebiyle davacı şirketin %40'dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talep etmiş, karşı davasında ise davacının davalı şirkete bakiye 68.826,61 TL borcu bulunduğunu, ileri sürerek, bu miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacı ile olan cari hesap ilişkisinde üzerine düşen edimleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini ispatlayamadığı, Sivil Havacılık Kurumu tarafından davalının uçuş lisanslarının iptal edilmiş olduğu, bu iptal sebebi ile taraflar arasındaki borç ilişkisinin davalının kusuru sebebiyle imkansız hale geldiği ve 20.000 USD tutarındaki depozitonun davacıya iadesinin gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile, davalının Kadıköy 2. İcra Müdürlüğü'nün 2008/627 Esas sayılı dosyasında borca itirazının iptaline, takibin devamına, takipten itibaren alacağa 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince faiz yürütülmesine, alacak cari hesaba dayanıp likit olduğundan alacağın % 40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı - karşı davacı vekilinin yabancılık teminatına ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Asıl dava, taraflar arasındaki hava taşıma sözleşmesi çerçevesinde, davalı taşıyıcı tarafından gerekli hizmetin verilmediği ve davacı tarafından bu amaçla yapılan avans ödemesinin karşılıksız kaldığı iddiasına dayalı itirazın iptali, birleşen dava ise taşıyıcı davacı (asıl davada davalı) tarafından verilen taşıma hizmet bedellerinin ödenmediği iddiasına dayalı alacak istemlerine ilişkindir.
Asıl davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında mevcut olan sözleşme gereğince taraflar arasında cari hesap ilişkisi oluştuğunu, bu ticari ilişkiden davalıdan 20.000,00 USD cari hesap bakiye alacağı doğduğunu, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine borçlunun itiraz ettiğini ileri sürmüş, karşılık davada ise davacı taşıyan (asıl davada davalı) vermiş olduğu taşıma hizmetine karşın taşıma bedelinin ödenmediğini iddia etmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, asıl dava davalısı, taşıyan Tarhan Kule Havayolları A.Ş’nin işletme ruhsatının, Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün 21.03.2008 tarihli kararı ile iptal edildiği anlaşılmaktadır. Nitekim değinilen konuda taraflar arasında çekişme bulunmadığı gibi esasen mahkemece verilen kararda da bu yöne temas edilmiştir. Ancak davalı karşı davacı tarafından verilen cevap ve karşılık dava dilekçesine ekli uçuş listesinde, karşılık davaya konu uçuşların 2007 yılı içinde yapıldığının iddia edildiği anlaşılmaktadır. Buna karşın, yapıldığı iddia edilen uçuşlara ilişkin olarak, mahkemece bir incelemeye gidilmemiş, davalı karşı davacının edimini gereği gibi yerine getirdiğini kanıtlayamadığı gerekçesine yer verilmiştir.
Oysa ki, dosya kapsamı itibari ile davacı karşı davalı tarafından açılan dava ve yargılama sırasında yapılan savunma kurgusu kapsamında, taşıyan konumundaki davalı Tarhan Kule Havayolları A.Ş’nin uçuş lisansının iptali olgusundan hareketle, adı geçen şirketin edimini yerine getirmediği hususuna değinilmiş, ayrıca ifaya ilişkin başkaca bir eksiklik ya da kusurdan bahsedilmemiştir. Bu durumda, davalı karşı davacının, davaya konu edilen uçuşları gerçekleştirip gerçekleştirmediği, eldeki uyuşmazlığın çözümünde önem taşımakta olup, mahkemece söz konusu husus üzerinde durulmaksızın, davalı karşı davacının edimini gereği gibi yerine getirmediği yönündeki gerekçe, dosya içeriği ile bağdaşmamaktadır.
O halde, öncelikle Tarhan Kule Havayolları A.Ş’nin davaya konu edilen uçuş hizmetlerini yerine getirip getirmediği hususu Ulaştırma Bakanlığı’ndan sorulup, bu yöndeki tereddütler giderildikten sonra uçuşların yapıldığının anlaşılması halinde, taraflar arasındaki ödeme ve tahsilâta ilişkin kayıtlar üzerinde durularak sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile asıl davanın kabulüne, karşılık davanın ise reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
3– Bozma sebep ve şekline göre, davalı karşı davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı karşı davacı vekilinin yabancılık teminatına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı karşı davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı karşı davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102142100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz