Parasal sınır
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/8533 E. 2012/10559 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
parasal sınır↗ haklı fesih↗ haksız fesih↗ delillerin toplanmaması↗ sözleşmenin iptali↗ temerrüt tarihi↗ sözleşmeden doğan dava↗ sözleşmenin feshi↗ zamanaşımı def'i↗ taşıma sözleşmesi↗ muvafakat↗ fesih↗ def'i↗ taşıyıcı↗ ıslah↗ yetkisizlik kararı↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen son bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin feshedildiği tarih itibariyle davacı tarafın 226.000 USD depozito ve 58.969 USD fazladan ödemesinin bulunduğu, bu nedenle davalı tarafın sözleşmeyi feshinin haksız olduğu, ayrıca davacı tarafın sözleşmenin 17.maddesi uyarınca boş koltuk sübvansiyon alacağı 46.745 USD, sözleşmenin 18.maddesi uyarınca sübvansiyon alacağı 80.000 USD ve sözleşmenin davalı tarafça haksız feshi nedeniyle davacı tarafın sözleşmenin feshinden sonra başka uçak firmaları ile taşıma yapması nedeniyle sözleşme iptal edilmeseydi ödeyeceği bedel ile iptali nedeniyle ödediği bedel arasındaki fark olan 107.000 USD’yi talep hakkının bulunduğu, karşı dava yönünden ise davacı tarafın sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde yaptığı uçuş iptallerinden dolayı sözleşme hükümleri uyarınca yapılan hesaplama sonucu bulunan 69.228 USD ve çift liman ücreti bedelleri olan 9.000 USD olmak üzere toplam 78.228 USD'yi davalı-karşı davacının davacı-karşı davalıdan talep edebileceği sonucuna varılarak, asıl ve karşı davaların kısmen kabulü ile asıl davada 519.142,12 USD alacağın 408.969,00 USD'sinin dava tarihi olan 24.09.2004 tarihinden, 110.173,12 USD'sinin ise ıslah tarihi olan 09.03.2010 tarihinden itibaren kamu bankalarının 1 yıllık USD mevduata uyguladığı en yüksek faizi ve değişiklikleri ile davalıdan alınmasına, karşı davada ise 78.228,00 USD’nin temerrüt tarihi olan 22.09.2004 tarihinden itibaren kamu bankalarının 1 yıllık USD mevduatına uyguladığı en yüksek faizi ve değişiklikleri ile davacı-karşı davalıdan alınmasına, asıl ve karşı davalarda fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl ve karşı davalar, taraflar arasında akdedilen uçak kiralama sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle taraflar tarafından ileri sürülen tazminat ve alacak istemlerine ilişkindir.Davacı kiralayanın fesih tarihi itibariyle davalı-karşı davacıya fazladan ödemesinin bulunduğu tespit edildiğinden davalı taşıyıcının davacının ödemelerini yerine getirmediği gerekçesine dayalı olarak yaptığı fesih işleminin haklı bir fesih olmadığı, esasen taraflar arasında akdedilen uçak kiralama sözleşmesi davalıya sadece bedeli ödenmeyen uçuşların iptali yetkisini tanımakta olup, sözleşmenin feshinin ancak tarafların muvafakatiyle mümkün olabileceğini düzenlemiştir.Bu itibarla, davalının haksız feshi nedeniyle davacının sözleşme feshedilmeseydi davalıya ödemesi gereken uçuş bedelleri ile sözleşmenin feshi nedeniyle başka taşıma firmalarına sözleşmeye konu uçuşlar nedeniyle ödediği bedel arasındaki farkı talep etme hakkı mevcut olup, mahkemece davacının buna ilişkin istemi kabul edilerek 107.000 USD’nin davalıdan alınmasına karar verilmiştir.Davacının haksız fesih nedeniyle sözkonusu zararı istemesi mümkün ise de davacının istediği miktarın yerinde olup olmadığının mahkemece tespiti gerekmektedir.Bu kapsamda yapılacak incelemede davacının başka taşıma firmalarına yaptığı ödemelerin makul olup olmadığı, tazminat istemine dayanak oluşturan uçuşların davalı ile yapılan sözleşmede yapılacağı kararlaştırılan uçuşlar olup olmadığı hususları üzerinde durularak yaptırılacak inceleme sonucuna göre davacının sözkonusu istemi yönünden bir karar verilmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde davacının istediği 107.000 USD’nin hüküm altına alınması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı-karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davalı açtığı karşı davasında sözleşmenin 14. maddesine dayalı olarak davacının ödemesi gereken yakıt bedellerindeki artıştan kaynaklanan yakıt bedeli farkına ilişkin alacakisteminde bulunmuş ise de bu yöndeki istemle ilgili olarak mahkemece herhangi bir değerlendirmede bulunulmadan, gerekçesi gösterilmeden davalı-karşı davacının bu istemi reddedilmiştir.Davalının sözleşme ile kendisine tanınan yakıt bedellerinde artış olması halinde bunu fiyata yansıtma hakkının sözleşmenin yürürlükte bulunduğu dönemde kullanılmamış olması buna ilişkin hakkının düştüğünün kabulü sonucunu doğurmayacağı gibi taraflar arasındaki sözleşmenin yürürlükte kaldığı sürenin kısa bir süre de olduğu göz önüne alındığında uygulama ile sözleşmenin anılan hükmünün değiştirildiği anlamına da gelmez.Bu itibarla, karşı dava ile istenen yakıt bedellerindeki farktan kaynaklanan alacak istemiyle ilgili olarak davalı-karşı davacının bu hususla ilgili olarak göstereceği delillerin de toplanarak sonucuna göre sözleşmenin anılan hükmündeki koşulların davalı-karşı davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılarak anılan istemle ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda gerekli inceleme yapılmadan ve gerekçesi de gösterilmeden bu yöndeki istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı-karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4-Öte yandan, davacının ıslah ile artırdığı miktara ilişkin olarak davalı tarafından zamanaşımı def’inde bulunularak ıslah ile artırılan dava konusu miktarın zamanaşımı nedeniyle reddi istenmiştir. Taraflar arasında yapılan uçak kiralama sözleşmesinin tabi olacağı hükümleri düzenleyen 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun 118. maddesinde bir hava aracının uçuş personeli ile birlikte kiralanması halinde Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. TTK’nun 767/1. maddesinde taşıma sözleşmesinden doğan bütün alacakların 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğu düzenlenmiştir. Bu durumda ıslah tarihi olan 09.03.2010 tarihi itibariyle davacının ıslah ile artırdığı ve mahkemece hüküm altına alınan 110.173,12 USD miktarın zamanaşımına uğradığının kabulü ile sözkonusu istemin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm altına alınması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı-karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir.
5-Kabul şekline göre de davacı taraf dava dilekçesinde sözleşmeden kaynaklanan alacak istemlerini açıklamış, buna göre davalıdan sözleşmenin 17. maddesi uyarınca 32.520 USD, 18. maddesi uyarınca da 79.000 USD alacaklı olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bu miktarlardan sözleşmenin 17. maddesine dayalı olarak 24.000 USD, 18. maddesine göre de 50.000 USD’nin tahsilini istemiş, ıslah ile sözkonusu sözleşme maddelerinden doğan alacağını 46.725 ve 80.000 USD’ye çıkarmıştır.Ancak bu durumda, davacının sözleşmenin 17 ve 18. maddelerinden kaynaklanan alacakları için belirttiği parasal sınırlar olan 32.520 USD ve 79.000 USD miktarları aşılmış olmakla aşan miktarlara hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de kabul şekline göre davalı-karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5461 E. 2014/11380 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · taşıyıcı
İncelediğiniz kararda… arasında akdedilen uçak kiralama sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle taraflar tarafından ileri sürülen tazminat ve alacak istemlerine ilişkindir.Davacı kiralayanın «fesih» tarihi itibariyle davalı-karşı davacıya fazladan ödemesinin bulunduğu tespit edildiğinden davalı «taşıyıcının» davacının ödemelerini yerine getirmediği gerekçesine dayalı olarak yaptığı fesih işleminin haklı bir fesih olmadığı, esasen taraflar arasında akdedilen uçak kiralama sözleşmesi davalıya sadece bedeli ödenmeyen uçuşların iptali «yetkisini» tanımakta olup, «sözleşmenin feshinin» ancak tarafların «muvafakatiyle» mümkün olabileceğini düzenlemiştir.Bu itibarla, davalının haksız feshi nedeniyle davacının sözleşme feshedilmeseydi davalıya ödemesi gereken uçuş bedelleri ile sözleşmenin feshi nedeniyle başka taşıma firmalarına sözleşmeye konu uçuşlar nedeniyle ödediği bedel arasındaki farkı talep etme hakkı mevcut olup, mahkemece davacının buna ilişkin istemi kabul edilerek 107.000 USD’nin davalıdan alınmasına karar verilmiştir.Davacının «haksız fesih» nedeniyle sözkonusu zararı istemesi mümkün ise de davacının istediği miktarın yerinde olup olmadığının mahkemece tespiti gerekmektedir.Bu kapsamda yapılacak incele …
TTK’nun 767/1. maddesinde «taşıma sözleşmesinden doğan» bütün alacakların 1 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu düzenlenmiştir.
Benzer bu kararda2- Asıl dava, taraflar arasındaki hava «taşıma sözleşmesi» çerçevesinde, davalı «taşıyıcı» tarafından gerekli hizmetin verilmediği ve davacı tarafından bu amaçla yapılan avans ödemesinin karşılıksız kaldığı iddiasına dayalı itirazın iptali, birleşen dava ise taşıyıcı davacı (asıl davada davalı) tarafından verilen taşıma «hizmet bedellerinin» ödenmediği iddiasına dayalı alacak istemlerine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yabancılık teminatı · cari hesap ilişkisi · borca itiraz · hizmet bedeli · cari hesap · icra inkar tazminatı · taşıyan · inkar tazminatı
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2008/627 Esas sayılı dosyasında «borca itirazının» iptaline, takibin devamına, takipten itibaren alacağa 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince faiz yürütülmesine, alacak cari hesaba dayanıp likit olduğundan alacağın % 40'ı oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Asıl davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında mevcut olan sözleşme gereğince taraflar arasında «cari hesap ilişkisi» oluştuğunu, bu ticari ilişkiden davalıdan 20.000,00 USD cari hesap bakiye alacağı doğduğunu, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine borçlunun itiraz ettiğini ileri sürmüş, karşılık davada ise davacı «taşıyan» (asıl davada davalı) vermiş olduğu taşıma hizmetine karşın taşıma bedelinin ödenmediğini iddia etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacı ile olan «cari hesap ilişkisinde» üzerine düşen edimleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini ispatlayamadığı, Sivil Havacılık Kurumu tarafından davalının uçuş lisanslarının iptal edilmiş olduğu, bu iptal «sebebi» ile taraflar arasındaki borç ilişkisinin davalının «kusuru» sebebiyle imkansız hale geldiği ve 20.000 USD tutarındaki depozitonun davacıya iadesinin gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile, davalının Kadıköy 2.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı - karşı davacı vekilinin «yabancılık teminatına» ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/8533 E. , 2012/10559 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/04/2010 tarih ve 2004/281-2010/159 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı k.davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 12/06/2012 günü hazır bulunan davalı k.davacı vekili Av. ...ile davacı k. davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 04.05.2004 tarihinde “Tam Kapsamlı Uçak Kiralama Sözleşmesi” nin akdedildiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamında davalı taşıyıcı şirkete toplam 1.724.785 USD ödeme yaptığını, ancak davalının 12.08.2004 tarihinde müvekkiline gönderdiği faks mesajında tüm uçuşları iptal ettiğini bildirdiğini, davalının sözleşmenin sonlanmasına yol açan biçimde uçuşları iptal etmesi nedeniyle davalının müvekkiline iade etmesi gereken 226.800 USD depozito bedelinden, uçuşların iptali nedeniyle müvekkilinin karşılıksız kalan 183.213 USD tutarındaki ödemeden, sözleşmenin 17.ve 18. maddeleri uyarınca davalı tarafından müvekkiline aktarılması gereken toplam 111.520 USD alacak ile davalının belirlenen uçuş saatlerinde uçuş yapmaması nedeniyle müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalınan yolcu hizmet bedeli olan 59.662 USD harcamadan ve iptal edilen uçuşlar nedeniyle başka hava taşıma şirketleri ile anlaşmak zorunda kalan müvekkilinin fazladan yaptığı bu ödemeler nedeniyle uğradığı zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 500.000 USD’nin faiziyle tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında 09.03.2010 tarihinde yapılan ıslah ile alacak miktarını 110.173,12 USD artırarak davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının ödemelerini devamlı surette aksatması nedeniyle müvekkilinin sözleşmenin 10. maddesindeki hakkına dayanarak sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmenin feshine sözleşmenin ödeme koşullarına ilişkin 9. maddesine riayet etmeyerek ödemelerini sürekli aksatan davacının kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, bu nedenle müvekkilinden hiçbir hak talebinde bulunamayacağını savunarak, davanın reddini istemiş, ıslah ile artırılan miktarın ise ıslah tarihi itibariyle TTK’nun 767. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını belirterek reddini istemiş, açtığı karşı davada ise davacı-karşı davalının sözleşmedeki yükümlülüklerine aykırı davranması sonucu sözleşmenin feshine neden olmasından dolayı müvekkilinin ileriye dönük iptal bedelleri, geriye dönük iptal ve bakiye uçuş bedelleri ile sözleşmenin 14.
maddesi uyarınca davacı-karşı davalının ödemesi gereken yakıt farkı tutarı alacaklarından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 332.384 USD’nin davacı-karşı davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı-karşı davalı vekili, haksız olarak uçuşları iptal eden davalı-karşı davacının geriye veya ileriye dönük hiçbir alacak ve tazminat talebinde bulunamayacağını, yakıt bedeli farkı talebinin de yerinde olmadığını savunarak, karşı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen son bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin feshedildiği tarih itibariyle davacı tarafın 226.000 USD depozito ve 58.969 USD fazladan ödemesinin bulunduğu, bu nedenle davalı tarafın sözleşmeyi feshinin haksız olduğu, ayrıca davacı tarafın sözleşmenin 17.maddesi uyarınca boş koltuk sübvansiyon alacağı 46.745 USD, sözleşmenin 18.maddesi uyarınca sübvansiyon alacağı 80.000 USD ve sözleşmenin davalı tarafça haksız feshi nedeniyle davacı tarafın sözleşmenin feshinden sonra başka uçak firmaları ile taşıma yapması nedeniyle sözleşme iptal edilmeseydi ödeyeceği bedel ile iptali nedeniyle ödediği bedel arasındaki fark olan 107.000 USD’yi talep hakkının bulunduğu, karşı dava yönünden ise davacı tarafın sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde yaptığı uçuş iptallerinden dolayı sözleşme hükümleri uyarınca yapılan hesaplama sonucu bulunan 69.228 USD ve çift liman ücreti bedelleri olan 9.000 USD olmak üzere toplam 78.228 USD'yi davalı-karşı davacının davacı-karşı davalıdan talep edebileceği sonucuna varılarak, asıl ve karşı davaların kısmen kabulü ile asıl davada 519.142,12 USD alacağın 408.969,00 USD'sinin dava tarihi olan 24.09.2004 tarihinden, 110.173,12 USD'sinin ise ıslah tarihi olan 09.03.2010 tarihinden itibaren kamu bankalarının 1 yıllık USD mevduata uyguladığı en yüksek faizi ve değişiklikleri ile davalıdan alınmasına, karşı davada ise 78.228,00 USD’nin temerrüt tarihi olan 22.09.2004 tarihinden itibaren kamu bankalarının 1 yıllık USD mevduatına uyguladığı en yüksek faizi ve değişiklikleri ile davacı-karşı davalıdan alınmasına, asıl ve karşı davalarda fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl ve karşı davalar, taraflar arasında akdedilen uçak kiralama sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle taraflar tarafından ileri sürülen tazminat ve alacak istemlerine ilişkindir.Davacı kiralayanın fesih tarihi itibariyle davalı-karşı davacıya fazladan ödemesinin bulunduğu tespit edildiğinden davalı taşıyıcının davacının ödemelerini yerine getirmediği gerekçesine dayalı olarak yaptığı fesih işleminin haklı bir fesih olmadığı, esasen taraflar arasında akdedilen uçak kiralama sözleşmesi davalıya sadece bedeli ödenmeyen uçuşların iptali yetkisini tanımakta olup, sözleşmenin feshinin ancak tarafların muvafakatiyle mümkün olabileceğini düzenlemiştir.Bu itibarla, davalının haksız feshi nedeniyle davacının sözleşme feshedilmeseydi davalıya ödemesi gereken uçuş bedelleri ile sözleşmenin feshi nedeniyle başka taşıma firmalarına sözleşmeye konu uçuşlar nedeniyle ödediği bedel arasındaki farkı talep etme hakkı mevcut olup, mahkemece davacının buna ilişkin istemi kabul edilerek 107.000 USD’nin davalıdan alınmasına karar verilmiştir.Davacının haksız fesih nedeniyle sözkonusu zararı istemesi mümkün ise de davacının istediği miktarın yerinde olup olmadığının mahkemece tespiti gerekmektedir.Bu kapsamda yapılacak incelemede davacının başka taşıma firmalarına yaptığı ödemelerin makul olup olmadığı, tazminat istemine dayanak oluşturan uçuşların davalı ile yapılan sözleşmede yapılacağı kararlaştırılan uçuşlar olup olmadığı hususları üzerinde durularak yaptırılacak inceleme sonucuna göre davacının sözkonusu istemi yönünden bir karar verilmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde davacının istediği 107.000 USD’nin hüküm altına alınması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı-karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davalı açtığı karşı davasında sözleşmenin 14. maddesine dayalı olarak davacının ödemesi gereken yakıt bedellerindeki artıştan kaynaklanan yakıt bedeli farkına ilişkin alacakisteminde bulunmuş ise de bu yöndeki istemle ilgili olarak mahkemece herhangi bir değerlendirmede bulunulmadan, gerekçesi gösterilmeden davalı-karşı davacının bu istemi reddedilmiştir.Davalının sözleşme ile kendisine tanınan yakıt bedellerinde artış olması halinde bunu fiyata yansıtma hakkının sözleşmenin yürürlükte bulunduğu dönemde kullanılmamış olması buna ilişkin hakkının düştüğünün kabulü sonucunu doğurmayacağı gibi taraflar arasındaki sözleşmenin yürürlükte kaldığı sürenin kısa bir süre de olduğu göz önüne alındığında uygulama ile sözleşmenin anılan hükmünün değiştirildiği anlamına da gelmez.Bu itibarla, karşı dava ile istenen yakıt bedellerindeki farktan kaynaklanan alacak istemiyle ilgili olarak davalı-karşı davacının bu hususla ilgili olarak göstereceği delillerin de toplanarak sonucuna göre sözleşmenin anılan hükmündeki koşulların davalı-karşı davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılarak anılan istemle ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda gerekli inceleme yapılmadan ve gerekçesi de gösterilmeden bu yöndeki istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı-karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4-Öte yandan, davacının ıslah ile artırdığı miktara ilişkin olarak davalı tarafından zamanaşımı def’inde bulunularak ıslah ile artırılan dava konusu miktarın zamanaşımı nedeniyle reddi istenmiştir. Taraflar arasında yapılan uçak kiralama sözleşmesinin tabi olacağı hükümleri düzenleyen 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun 118. maddesinde bir hava aracının uçuş personeli ile birlikte kiralanması halinde Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. TTK’nun 767/1. maddesinde taşıma sözleşmesinden doğan bütün alacakların 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğu düzenlenmiştir. Bu durumda ıslah tarihi olan 09.03.2010 tarihi itibariyle davacının ıslah ile artırdığı ve mahkemece hüküm altına alınan 110.173,12 USD miktarın zamanaşımına uğradığının kabulü ile sözkonusu istemin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm altına alınması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı-karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir.
5-Kabul şekline göre de davacı taraf dava dilekçesinde sözleşmeden kaynaklanan alacak istemlerini açıklamış, buna göre davalıdan sözleşmenin 17. maddesi uyarınca 32.520 USD, 18. maddesi uyarınca da 79.000 USD alacaklı olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bu miktarlardan sözleşmenin 17. maddesine dayalı olarak 24.000 USD, 18. maddesine göre de 50.000 USD’nin tahsilini istemiş, ıslah ile sözkonusu sözleşme maddelerinden doğan alacağını 46.725 ve 80.000 USD’ye çıkarmıştır.Ancak bu durumda, davacının sözleşmenin 17 ve 18. maddelerinden kaynaklanan alacakları için belirttiği parasal sınırlar olan 32.520 USD ve 79.000 USD miktarları aşılmış olmakla aşan miktarlara hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de kabul şekline göre davalı-karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2), (3), (4) ve (5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı k. davalı'dan alınarak davalı k.davacı'ya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061089500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz