Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5818 E. 2011/5016 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defterlerin delil olması↗ fiktif işlem↗ ticari defter delili↗ aleyhe delil↗ ticari defter incelemesi↗ tasdik kararı↗ ticari defter kayıtları↗ bilirkişi incelemesi↗ ticari defter↗ tacir↗ ibraz↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalı bankadan herhangi bir alacağının bulunmadığı, yapılan işlemlerin fiktif işlemler olduğu, davalı banka defterlerinin ve davacı defterlerinin de ibrazının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Ticari defterlerin delil olma koşulları TTK.nun 82 vd.maddelerinde düzenlenmiş olup, ana kural her iki tarafın da ticari defter tutma zorunluluğunda olmaları ve yine incelemenin her iki tarafın defterleri üzerinde yapılması gereğidir.Tek taraflı ticari defter incelemesi ile yetinilmesi ve delil kâbiliyeti ancak, TTK.nun 86 ncı madde hükmünde düzenlenmiş olup, buna göre taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da, diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz, yahut ibraz etmek istemezse, defterleri muntazam olan tacirin birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtlar diğeri aleyhine delil olur.
Bir diğer hal ise TTK.nun 83/2 nci maddesinde düzenlenmiş olup, bu hükme göre; taraflardan biri karşı tarafın ticari defterleri münderecatını kabul edeceğini ve yalnızca karşı tarafın ticari defterlerine dayandığını açıkça beyan ederek delillerini mahkeme huzurunda bu şekilde hasreylemiş olduğunu imzası ile tasdik etmiş olması gerekir.
Somut olaya gelince, davacı taraf davasını salt TTK.nun 83/2 ncı maddesine dayandırmış, mahkemece, davalı taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi dahi yaptırılmış olmasına rağmen yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece,yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, somut olayın özelliği gereği davalı Banka defterlerinin bizzat dava dosyasına ibraz edilmesinin zorunlu olmadığı kabul edilerek, davacı tarafın davasını salt TTK.nun 83/2 nci maddesine dayandırdığı da nazara alınarak, içinde kredi ve bankacılık hukuku alanlarında uzman bilirkişilerin de bulunduğu yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulup,davalının ticari defterlerindeki kayıtların aksini ancak ticari defterle eşdeğer başka bir kesin kanıtla ispat edebileceği ilke olarak kabul edilmek, belirtilen hükümler doğrultusunda denetime ve hüküm kurmaya elverişli yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yanlış ilkeden, yanılgılı değerlendirmeden ve anılan yasa hükmü gözetilmeden hazırlanan bilirkişi kurulu raporundan hareketle yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4314 E. 2012/1556 K.
Ortak:ticari defter · tacir · ibraz · kesin hüküm · e-defter
İncelediğiniz karardaTicari «defterlerin» delil olma koşulları TTK.nun 82 vd.maddelerinde düzenlenmiş olup, ana kural her iki tarafın da «ticari defter» tutma zorunluluğunda olmaları ve yine incelemenin her iki tarafın defterleri üzerinde yapılması gereğidir.Tek taraflı «ticari defter incelemesi» ile yetinilmesi ve delil kâbiliyeti ancak, TTK.nun 86 ncı madde hükmünde düzenlenmiş olup, buna göre taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da, diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz, yahut «ibraz» etmek istemezse, defterleri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtlar diğeri «aleyhine delil» olur.
Bu durumda, mahkemece,yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, somut olayın özelliği gereği davalı Banka «defterlerinin» bizzat dava dosyasına «ibraz» edilmesinin zorunlu olmadığı kabul edilerek, davacı tarafın davasını salt TTK.nun 83/2 nci maddesine dayandırdığı da nazara alınarak, içinde kredi ve bankacılık hukuku alanlarında uzman bilirkişilerin de bulunduğu yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulup,davalının «ticari defterlerindeki kayıtların» aksini ancak ticari defterle eşdeğer başka bir «kesin» kanıtla ispat edebileceği ilke olarak kabul edilmek, belirtilen hükümler doğrultusunda denetime ve hüküm kurmaya elverişli yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alın …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalı bankadan herhangi bir alacağının bulunmadığı, yapılan işlemlerin «fiktif işlemler» olduğu, davalı banka «defterlerinin» ve davacı defterlerinin de «ibrazının» mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, TTK'nun 85. maddesi uyarınca; "Kanuna uygun bir surette tutulan ve birbirini teyit eden «ticari defterlerin» münderecatı sahibi lehine delil ittihaz olunur." Aynı yasanın 86. maddesinde ise, taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz yahut «ibraz» etmek istemezse, defteri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı öngörülmüştür.
Somut olayda, davalı «kesin süre» içerisinde «ticari defterlerini ibraz» etmemiş, davacı tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun surette tutulduğu bilirkişi raporuyla saptandığı gibi mahkemece de bu şekilde kabul edilmiştir.
Mahkemece, davacının kendi «ticari defterlerine» göre 8.691,44 TL alacaklı olduğu ve alacağa ilişkin «fatura» tanzim ettiği görülmüş ise de, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının «kesin» delillerle ispatlanamadığı, davacının mal «teslimi» ve hizmet ifası yönünden «yemin teklifinde» de bulunmadığı gerekçesi ile, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap bakiyesi · ticari defter ibrazı · yemin teklifi · cari hesap · yemin · kesin süre · fatura · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, davacının kendi «ticari defterlerine» göre 8.691,44 TL alacaklı olduğu ve alacağa ilişkin «fatura» tanzim ettiği görülmüş ise de, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının «kesin» delillerle ispatlanamadığı, davacının mal «teslimi» ve hizmet ifası yönünden «yemin teklifinde» de bulunmadığı gerekçesi ile, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Dava,«cari hesap bakiyesinden» kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davalı «kesin süre» içerisinde «ticari defterlerini ibraz» etmemiş, davacı tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun surette tutulduğu bilirkişi raporuyla saptandığı gibi mahkemece de bu şekilde kabul edilmiştir.
Bu durumda mahkemece, anılan yasa hükümleri gözetilerek TTK'nun 83/1. maddesi uyarınca davacıya tamamlayıcı «yemin» verilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1734 E. 2013/1822 K.
Ortak:ticari defter incelemesi · ticari defter · tacir · ibraz · e-defter
İncelediğiniz karardaTicari «defterlerin» delil olma koşulları TTK.nun 82 vd.maddelerinde düzenlenmiş olup, ana kural her iki tarafın da «ticari defter» tutma zorunluluğunda olmaları ve yine incelemenin her iki tarafın defterleri üzerinde yapılması gereğidir.Tek taraflı «ticari defter incelemesi» ile yetinilmesi ve delil kâbiliyeti ancak, TTK.nun 86 ncı madde hükmünde düzenlenmiş olup, buna göre taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da, diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz, yahut «ibraz» etmek istemezse, defterleri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtlar diğeri «aleyhine delil» olur.
Bu durumda, mahkemece,yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, somut olayın özelliği gereği davalı Banka «defterlerinin» bizzat dava dosyasına «ibraz» edilmesinin zorunlu olmadığı kabul edilerek, davacı tarafın davasını salt TTK.nun 83/2 nci maddesine dayandırdığı da nazara alınarak, içinde kredi ve bankacılık hukuku alanlarında uzman bilirkişilerin de bulunduğu yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulup,davalının «ticari defterlerindeki kayıtların» aksini ancak ticari defterle eşdeğer başka bir «kesin» kanıtla ispat edebileceği ilke olarak kabul edilmek, belirtilen hükümler doğrultusunda denetime ve hüküm kurmaya elverişli yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alın …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalı bankadan herhangi bir alacağının bulunmadığı, yapılan işlemlerin «fiktif işlemler» olduğu, davalı banka «defterlerinin» ve davacı defterlerinin de «ibrazının» mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...-Kabule göre de, mülga ...'nun 85. maddesi uyarınca; "Kanuna uygun bir surette tutulan ve birbirini teyit eden «ticari defterlerin» münderecatı sahibi lehine delil ittihaz olunur." Aynı yasanın 86. maddesinde ise, taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz yahut «ibraz» etmek istemezse, defteri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı öngörülmüştür.
Mahkemece, davacının «ticari defterlerinin incelenmesi» sonucu düzenlenen, taraflar arasındaki «cari hesap ilişkisine» göre davacının alacaklı olduğu yönündeki bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı vekili rapora karşı asıl cari hesabın tutulduğu 96 kodlu hesabın incelenmediği yönünde ciddi itirazlarda bulunmuştur.
Somut olayda, davalı taraf, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen «ticari defterlerini ibraz» etmemiş, davacı tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun surette tutulduğu bilirkişi raporuyla saptanmış, mahkemece de bu şekilde kabul edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap mutabakatı · ticari defter ibrazı · cari hesap ilişkisi · acentelik sözleşmesi · mutabakat · cari hesap · yemin · acentelik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «acentelik sözleşmesinin» .... maddesi uyarınca taraflar arasındaki ihtilaflarda şirket «defter» ve kayıtlarının esas olduğu ve başkaca delil kabul olunmayacağı, davacı şirketin defterlerine göre davalının 1.739,93 TL borcunun bulunduğu, davalının «hesap mutabakatı» yaptıkları ve borçlarını ödediğine ilişkin bir belge «ibraz» etmediği gerekçesiyle, davanın ve % 40 «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne karar verilmiştir.
1-Dava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının «ticari defterlerinin incelenmesi» sonucu düzenlenen, taraflar arasındaki «cari hesap ilişkisine» göre davacının alacaklı olduğu yönündeki bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı vekili rapora karşı asıl cari hesabın tutulduğu 96 kodlu hesabın incelenmediği yönünde ciddi itirazlarda bulunmuştur.
Somut olayda, davalı taraf, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen «ticari defterlerini ibraz» etmemiş, davacı tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun surette tutulduğu bilirkişi raporuyla saptanmış, mahkemece de bu şekilde kabul edilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/631 E. 2014/3628 K.
Ortak:aleyhe delil · tasdik kararı · ticari defter · tacir · e-defter
İncelediğiniz karardaTicari «defterlerin» delil olma koşulları TTK.nun 82 vd.maddelerinde düzenlenmiş olup, ana kural her iki tarafın da «ticari defter» tutma zorunluluğunda olmaları ve yine incelemenin her iki tarafın defterleri üzerinde yapılması gereğidir.Tek taraflı «ticari defter incelemesi» ile yetinilmesi ve delil kâbiliyeti ancak, TTK.nun 86 ncı madde hükmünde düzenlenmiş olup, buna göre taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da, diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz, yahut «ibraz» etmek istemezse, defterleri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtlar diğeri «aleyhine delil» olur.
Bir diğer hal ise TTK.nun 83/2 nci maddesinde düzenlenmiş olup, bu hükme göre; taraflardan biri karşı tarafın «ticari defterleri» münderecatını kabul edeceğini ve yalnızca karşı tarafın ticari defterlerine dayandığını açıkça beyan ederek delillerini mahkeme huzurunda bu şekilde hasreylemiş olduğunu imzası ile «tasdik» etmiş olması gerekir.
Somut olaya gelince, davacı taraf davasını salt TTK.nun 83/2 ncı maddesine dayandırmış, mahkemece, davalı taraf «ticari defterleri» üzerinde «bilirkişi incelemesi» dahi yaptırılmış olmasına rağmen yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, TTK'nın 86'ıncı maddesi uyarınca taraflardan birinin «defterleri» kanuna uygun olup da karşı tarafınki olmaz ise, defterleri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların, diğeri «aleyhine delil» olacağı, davalının «ticari defterlerinin» kapanış «tasdiklerinin» yasal süresinde yaptırılmaması nedeniyle lehine delil olma ve ispat kuvvetine sahip olmadığı, «konişmentolardan» iki seferde toplam 8.637 Kg yük taşındığı ve icra takibine yapılan itirazın yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:konişmento · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2001/5793 E. sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazın iptali ile takibin 13.762,40 Euro üzerinden devamına, alacağa ... kamu bankalarınca yabancı paralara uygulanan en yüksek faizin yürütülmesine, fazlaya dair talebin reddine, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 23.09.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Mahkemece, TTK'nın 86'ıncı maddesi uyarınca taraflardan birinin «defterleri» kanuna uygun olup da karşı tarafınki olmaz ise, defterleri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların, diğeri «aleyhine delil» olacağı, davalının «ticari defterlerinin» kapanış «tasdiklerinin» yasal süresinde yaptırılmaması nedeniyle lehine delil olma ve ispat kuvvetine sahip olmadığı, «konişmentolardan» iki seferde toplam 8.637 Kg yük taşındığı ve icra takibine yapılan itirazın yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ...
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2002/1877 E. 2002/4749 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi · tacir · ibraz · e-defter
İncelediğiniz karardaTicari «defterlerin» delil olma koşulları TTK.nun 82 vd.maddelerinde düzenlenmiş olup, ana kural her iki tarafın da «ticari defter» tutma zorunluluğunda olmaları ve yine incelemenin her iki tarafın defterleri üzerinde yapılması gereğidir.Tek taraflı «ticari defter incelemesi» ile yetinilmesi ve delil kâbiliyeti ancak, TTK.nun 86 ncı madde hükmünde düzenlenmiş olup, buna göre taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da, diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz, yahut «ibraz» etmek istemezse, defterleri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtlar diğeri «aleyhine delil» olur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalı bankadan herhangi bir alacağının bulunmadığı, yapılan işlemlerin «fiktif işlemler» olduğu, davalı banka «defterlerinin» ve davacı defterlerinin de «ibrazının» mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olaya gelince, davacı taraf davasını salt TTK.nun 83/2 ncı maddesine dayandırmış, mahkemece, davalı taraf «ticari defterleri» üzerinde «bilirkişi incelemesi» dahi yaptırılmış olmasına rağmen yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTTK.nun 86. maddesi hükmünde,."Taraflardan birinin «defterleri» kanuna uygun olup da, diğerinin ki olmaz, veya hiçbir defteri bulunmaz yahut «ibraz» etmek istemezse; defterleri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı" öngörülmüştür.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlar ve «bilirkişi incelemesine» göre, davacının bakiye alacağının (275.000.000) lira olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kabulüyle, (275.000.000) lira için itirazın iptaline karar verilmiştir.
Oysa somut olayda hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda davacı «defterlerinin» birbirini teyit ettiği belirtilmiş ise de, usulüne uygun tutulmadıkları ve sahibi lehine delil oluşturmayacağı açıkça belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faturaya itiraz edilmemesi · faturaya itiraz · navlun sözleşmesi · navlun · fatura · eksik inceleme
Benzer bu karardaÖte yandan, davacı tarafından davalı adına düzenlenen «faturaya itiraz edilmediği» belirtilmiş ise de, söz konusu faturanın davalıya tebliğine ilişkin bir belge sunulmadığından TTK.nun 23/2. maddesi gereğince «fatura» içeriğinin davalı aleyhine kesinleştiğinden söz edilemez.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık «navlun sözleşmesinden» kaynaklanmaktadır.
Şu halde mahkemece, davacıya davasını kanıtlayacak başka kanıtları olup olmadığının sorulması ve varsa bunları sunma hakkı tanınarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulmak gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/5818 E. , 2011/5016 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.11.2008 tarih ve 2008/164-2008/523 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.04.2011 gününde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat .....gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasındaki kredi ilişkisinin davalı banka tarafından kredi kapatılana kadar devam ettiğini, davalı Bankanın davacı adının bir yaralama olayına karışması nedeniyle kredi sözleşmesini feshettiğini, iddia ettiği borç bakiyesini bir gün içerisinde ödenmesini istediğini, müvekkilinin davalı banka nezninde bulunan TL hesabından 117.719.964.950 TL.nin davacıya ödenmiş gibi gösterilerek, 160.000.000.000 TL.nin banka dışına virman veya EFT ile çıkartılarak ve 302.253.296.418 TL.nin imzasız belgeler düzenlenerek çekildiğini, yine müvekkilinin davalı banka nezninde bulunan USD hesabından 4.908,85 USD.nin hiçbir belge olmaksızın, 436.245 USD.nin imzasız belgeler düzenlenerek, yine müvekkili adına gönderilen USD.lerden 2.000.572,33 USD.nin imzasız belgeler düzenlenerek,124.758,25-USD.nin hiçbir belge olmaksızın müvekkilinin hesaplarına kayıtlanmadan davalı banka tarafından yok edildiğini, bu rakamların delil tespiti ile belirlendiğini, davalının bu tarihlerde kredi ilişkisinden dolayı müvekkiline %154’den % 280’e kadar faiz uyguladığını ileri sürerek,şimdilik 579.973.261.378 TL ile 2.574.484,43 USD.nin temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Oyakbank vekili, delil tespit dosyasında dava konusu paraların davacıya ait bir hesaba virman yapıldığının belirtildiğini, bu nedenle davacının herhangi bir kaybının bulunmadığını, davacının yapmış olduğu işlemlerde vekil kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalı bankadan herhangi bir alacağının bulunmadığı, yapılan işlemlerin fiktif işlemler olduğu, davalı banka defterlerinin ve davacı defterlerinin de ibrazının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Ticari defterlerin delil olma koşulları TTK.nun 82 vd.maddelerinde düzenlenmiş olup, ana kural her iki tarafın da ticari defter tutma zorunluluğunda olmaları ve yine incelemenin her iki tarafın defterleri üzerinde yapılması gereğidir.Tek taraflı ticari defter incelemesi ile yetinilmesi ve delil kâbiliyeti ancak, TTK.nun 86 ncı madde hükmünde düzenlenmiş olup, buna göre taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da, diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz, yahut ibraz etmek istemezse, defterleri muntazam olan tacirin birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtlar diğeri aleyhine delil olur.
Bir diğer hal ise TTK.nun 83/2 nci maddesinde düzenlenmiş olup, bu hükme göre; taraflardan biri karşı tarafın ticari defterleri münderecatını kabul edeceğini ve yalnızca karşı tarafın ticari defterlerine dayandığını açıkça beyan ederek delillerini mahkeme huzurunda bu şekilde hasreylemiş olduğunu imzası ile tasdik etmiş olması gerekir.
Somut olaya gelince, davacı taraf davasını salt TTK.nun 83/2 ncı maddesine dayandırmış, mahkemece, davalı taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi dahi yaptırılmış olmasına rağmen yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece,yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, somut olayın özelliği gereği davalı Banka defterlerinin bizzat dava dosyasına ibraz edilmesinin zorunlu olmadığı kabul edilerek, davacı tarafın davasını salt TTK.nun 83/2 nci maddesine dayandırdığı da nazara alınarak, içinde kredi ve bankacılık hukuku alanlarında uzman bilirkişilerin de bulunduğu yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulup,davalının ticari defterlerindeki kayıtların aksini ancak ticari defterle eşdeğer başka bir kesin kanıtla ispat edebileceği ilke olarak kabul edilmek, belirtilen hükümler doğrultusunda denetime ve hüküm kurmaya elverişli yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yanlış ilkeden, yanılgılı değerlendirmeden ve anılan yasa hükmü gözetilmeden hazırlanan bilirkişi kurulu raporundan hareketle yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 26.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021295900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz