Telif Hakkı İhlalinden Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/17237 E. 2014/19328 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pasif husumet ehliyeti↗ husumet ehliyeti↗ pasif husumet↗ tbk 99↗ tüzel kişilik↗ husumet yokluğu↗ taraf ehliyeti↗ taşıyan↗ maddi tazminat↗ eksik inceleme↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve toplanan delillere göre, davacının kısmi eser sahipliğinden kaynaklanan haklarının ihlal ediliği, ''Gönül'' adlı albümü çoğaltıp piyasaya sunan yapımcı şirket S. Müzik.. Ltd. Şti. ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğu, şirket ortakları ve çalışanı olan davalılar F.. S.. ve B.. S..'ın davada pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı, diğer davalı S. Se. Y.nın şirket ortağı olmadığı gibi söz konusu albümdeki eserle de herhangi bir bağlantısı olmadığı, maddi zararın tam olarak tespit edilememesi nedeniyle TMK'nın 4. maddesi ve TBK'nın 50/II maddeleri dikkate alınarak maddi tazminat tutarının 2.250 TL olarak tespit edildiği, manevi tazminat talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, asıl davada, davacı A.. B.. tarafından davalılar aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine; birleşen dosyada davanın kısmen kabulü ile takdiren 2.250 TL maddi tazminatın ve 2.000 TL manevi tazminatın davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, davalı E. Ş.'ın yorumcu olarak bulunduğu “Gönül” isimli albümün toplatılmasına karar verilmiştir.
Kararı, birleşen dosya davalısı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve birleşen davanın davalısı mümeyyiz şirketin, tarafı olmadığı asıl davanın davalıları E.. Ç.. ve E.Ş. hakkındaki hükmü temyiz hakkının bulunmamasına göre, birleşen davanın davalısı mümeyyiz şirket vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak birleşen davada, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince düzenlenen raporda davacının bestecisi olduğu '' Kara Kışa Döndü Ömrüm'' adlı müziğin müstakil bir sanat eseri olarak özgünlüğünü kanıtlayacak niteliklerinin saptanamadığı görüşü açıklanmıştır. Bir fikri ürünün 5846 sayılı FSEK'in 3. maddesi uyarınca musiki eseri olarak korunabilmesi için aynı Kanun'un 1/B-a bendi uyarınca sahibinin hususiyetini taşıyan fikir ve sanat mahsulü vasfında olması gereklidir. Sahibinin hususiyetini içermeyen fikri ürünlerin 5846 sayılı FSEK kapsamında eser sahipliğinden kaynaklanan koruma bahşetmesi söz konusu olamayacağından bu Kanun'un 68. maddesine dayalı telif tazminat talebinde bulunulmasıda mümkün değildir. Bir fikri çabanın eser olup olmadığının mahkemece resen dikkate alınması gerekir. Nitekim, somut uyuşmazlıkta bilirkişiler, az önce de açıklandığı üzere, dava konusu melodinin orjinallik unsuruna sahip olması halinde ihlalin söz konusu olacağını ifade ettikten sonra eylemin 5846 sayılı FSEK'in 84. maddesine göre niteleme ve değerlendirmesini de yapmışlardır. Bu durumda, öncelikle bilirkişi heyetinden davacının bestecisi olduğunu iddia ettiği ''Kara Kışa Döndü Ömrüm'' adlı melodinin 5846 sayılı FSEK'in 1/B-a bendi ve 3. maddesi anlamında hususiyet unsurunu haiz musiki eseri sayılıp sayılmadığı konusunda ek rapor ya da bu hususta gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle uyuşmazlıkta uygulanacak yasa hükmünün belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu dava konusu melodinin musiki eseri olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, birleşen davaya ilişkin olarak hükmün birleşen davanın davalısı mümeyyiz şirket yararına bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre de, mahkemece davalı eyleminin 5846 sayılı FSEK'in 68. maddesi kapsamında kaldığından bahisle belirlenen tazminatın 3 katına hükmedilmesi suretiyle aynı madde hükmü gereğince taraflar arasında farazi sözleşme ilişkisi kurulduğu dikkate alınmaksızın davalı E. Ş.'ın yorumcusu olduğu ''Gönül'' isimli albümün toplatılmasına da karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Telif Hakkı İhlali ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3508 E. 2017/5950 K.
Ortak:taşıyan
İncelediğiniz karardaBir fikri ürünün 5846 sayılı FSEK'in 3. maddesi uyarınca musiki eseri olarak korunabilmesi için aynı Kanun'un 1/B-a bendi uyarınca sahibinin hususiyetini «taşıyan» fikir ve sanat mahsulü vasfında olması gereklidir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; ‘...’ adlı melodinin içerik itibariyle daha «ziyade» anonim eserlere özgü bir karakter sergilemesi nedeniyle FSEK'nun 1/B-a bendi ve 3. maddelerinde tanımlanan nitelikleri havi, sahibinin hususiyetini «taşıyan» orjinal bir eser sayılamayacağı gerekçesiyle birleşen davanın reddine, asıl davada mahkemenin 20/09/2013 tarihli kararının kesinleşmesi nedeniyle yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş, bu kapsamda ek bilirkişi raporu alınarak, davacıya ait eserdeki melodinin anonim eserlere özgü bir karakter sergilemesi nedeniyle sahibinin hususiyetini «taşıyan» orjinal bir eser sayılamayacağı gerekçesiyle birleşen davanın reddine, asıl dava hakkında yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · ziya · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; ‘...’ adlı melodinin içerik itibariyle daha «ziyade» anonim eserlere özgü bir karakter sergilemesi nedeniyle FSEK'nun 1/B-a bendi ve 3. maddelerinde tanımlanan nitelikleri havi, sahibinin hususiyetini «taşıyan» orjinal bir eser sayılamayacağı gerekçesiyle birleşen davanın reddine, asıl davada mahkemenin 20/09/2013 tarihli kararının kesinleşmesi nedeniyle yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş, bu kapsamda ek bilirkişi raporu alınarak, davacıya ait eserdeki melodinin anonim eserlere özgü bir karakter sergilemesi nedeniyle sahibinin hususiyetini «taşıyan» orjinal bir eser sayılamayacağı gerekçesiyle birleşen davanın reddine, asıl dava hakkında yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Somut olayda, «bozma sonrası» alınan ve mahkemece de benimsendiği anlaşılan bilirkişi raporunda; davacı tarafından oluşturulan “...” isimli musiki eserinin melodisinin, daha önce alenileşmiş ol …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3056 E. 2017/4970 K.
Ortak:maddi tazminat · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaY.nın şirket ortağı olmadığı gibi söz konusu albümdeki eserle de herhangi bir bağlantısı olmadığı, maddi zararın tam olarak tespit edilememesi nedeniyle TMK'nın 4. maddesi ve TBK'nın 50/II maddeleri dikkate alınarak «maddi tazminat» tutarının 2.250 TL olarak tespit edildiği, manevi tazminat talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, asıl davada, davacı A..
B.. tarafından davalılar aleyhine açılan davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine; birleşen dosyada davanın kısmen kabulü ile takdiren 2.250 TL «maddi tazminatın» ve 2.000 TL manevi tazminatın davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, davalı E.
… nusunda ek rapor ya da bu hususta gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle uyuşmazlıkta uygulanacak yasa hükmünün belirlenmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu dava konusu melodinin musiki eseri olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, birleşen davaya ilişkin olarak hükmün birleşen davanın d …
Benzer bu kararda… ın musiki eseri sahibi olarak mali haklarının zarara uğradığı, bu üç musiki eserin telif ücreti olarak her bir eser için 2.000,00 TL olan telif ücretinin üç katının «maddi tazminat» olarak istenebileceği, mali hakları ihlal edilen eser sahiplerinin manevi tazminat talebinde de bulunabileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 18.000,00 T …
… 1/2009 tarihli sözleşmenin FSEK anlamında geçerli bir mali hak devir sözleşmesi olmadığı gerekçesi ile hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, davalı tarafça dosyaya «ibraz» edilen 13/01/2009 tarihli “Muvafakatname” başlıklı belge de değerlendirilmek suretiyle, davacı tarafından verildiği savunulan bu «muvafakatnamenin» «temsile» izin kapsamında sayılıp, sayılmayacağı hususunda da inceleme yapılıp, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muvafakat · ibraz · temsil
Benzer bu kararda… 1/2009 tarihli sözleşmenin FSEK anlamında geçerli bir mali hak devir sözleşmesi olmadığı gerekçesi ile hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, davalı tarafça dosyaya «ibraz» edilen 13/01/2009 tarihli “Muvafakatname” başlıklı belge de değerlendirilmek suretiyle, davacı tarafından verildiği savunulan bu «muvafakatnamenin» «temsile» izin kapsamında sayılıp, sayılmayacağı hususunda da inceleme yapılıp, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Davacı tarafça, bestecisi ve söz yazarı olduğu 3 adet müzik eserinin davalı tarafından izinsiz olarak işlendiği, umuma iletildiği ve «temsil» suretiyle kullanıldığı iddiası ile 5846 sayılı FSEK’den kaynaklanan hakların ihlaline dayalı maddi ve manevi tazminat istemi ile açılan işbu davada, mahkemece benimsenen bilirkişi mütalaası doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14472 E. 2013/12056 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:adi ortaklık · zamanaşımı defi · ziya · olumsuz oy · sebepsiz zenginleşme · haksız fiil · yasal faiz · zamanaşımı
Benzer bu karardaÖte yandan taraflar arasındaki uyuşmazlığın yukarıda açıklanan niteliği de dikkate alınmak suretiyle davalı tarafından yapılan «zamanaşımı defii» hakında da olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemiş olması dahi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
… lgisayar oyununda kullanılmasından dolayı ortak eser sahibi olarak FSEK'in 14. maddesi gereğince manevi tazminat talep edebileceği, davalıların eyleminin özünde bir «haksız fiil» olmasından dolayı genel hükümlere göre de davacının manevi tazminat talep hakkının olduğu, gerekçesiyle davanın kabulüne, taleple bağlı kalınarak 2.000,00 TL maddi ve takdiren 2.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren hesaplanacak «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu itibarla, uyuşmazlığın «adi ortaklık» ve «sebepsiz zenginleşme» hükümleri çerçevesinde çözümü gerekirken FSEK 68'inci maddesine dayanılarak davacının payına düşen bedelin 3 katına hükmedilmesi isabetli görülmemiştir.
Bu durumda dava konusu musiki eserinin, mali haklarının bedeli karşılığında diğer davalı şirkete devrinden dolayı davacı payına düşen miktarın «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre davacıya iadesi gerekeceğinden ve söz konusu eylemlerin de bizzat eser sahipleri tarafından gerçekleştirilmesi nedeniyle davacının mali hakkına te …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12360 E. 2011/4812 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · davanın açılmamış sayılması · denetime elverişlilik · açılmamış sayılma · iş bölümü · iflas · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalılardan ... vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizce, davalılardan Kiss A.Ş.'nin «iflas» ettiğinden bahisle, bu davalı hakkındaki davanın «ikinci alacaklılar toplantısından» on gün sonraki bir tarihe kadar durmasına karar verilmesi, diğer davalı bakımından ise, “müzik uzmanlarından oluşan yeni bir bilirkişi heyetinden görüş alınarak, davacıya ait “Karagül” adlı müzik eserinin nakarat bölümündeki melodi ile dava konusu “Veda” adlı eserde kullanılan fon müziği karşılaştırılmak suretiyle, davacıya ait “Karagül” adlı musiki eseri bestesinin koruma kapsamı belirlendikten sonra, dava konusu “VEDA” adlı eserde kullanılan fon müziğinin FSEK’nun 35/3 ncü maddesi anlamında iktibas serbestisi içinde kalıp kalmadığı veya müstakil bir musiki eseri olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ya da davacı eserine tecavüz oluşturacak derecede aynı yada benzeri olup olmadığı hususlarında açıklamalı ve «denetime elverişli» bir rapor düzenlettirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi” gerekçesiyle bozulmuş, mahhalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında yeni bilirkişi heyetinden alınan rapora göre, iki eser bütün olarak değerlendirildiğinde benzerlik bulunmadığı, sadece nakarat «bölümlerinin» «son» derece klasikleşmiş bir kalıp üstüne oturan introlarının aynı ancak son bölümlerinin farklı olduğu, benzer olan kısımlarının ise anonim olduğu gerekçesiyle davalılardan Kiss A.Ş. hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalı hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/17237 E. , 2014/19328 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 20/09/2013
NUMARASI 2009/155-2013/184
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/09/2013 tarih ve 2009/155-2013/184 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi birleşen dosya davalısı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl dosya ve birleşen dosya davacısı vekili, söz ve bestesi müvekkiline ait olan ''Kara Kışa Döndü Ömrüm'' adlı müzik eserinin, davalılardan E.. Ç.. tarafından farklı sözlerle birleştirilip değiştirilmek ve ''Sorun Bana'' şeklinde yeni bir ad verilmek suretiyle kendi eseriymiş gibi gösterildiğini, eserin davalı E. Ş. tarafından yorumlandığını ve birleşen dosya davalısı S. Müzik Ltd. Şti. tarafından çoğaltılıp yayma suretiyle umuma arzedilen ''Gönül'' adlı albümde izinsiz kullanıldığını, müvekkilinin mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini belirterek 10.000 TL manevi ile şimdilik FSEK m.68 kapsamında 5.000 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ''Gönül'' adlı albümün toplatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl dosya davalıları F.. S.., B.. S.. ve S.. Y.. vekili, davanın S. Müzik Yapım Rekl. Bilgisayar Yayıncılık ve Tic. Ltd. Şti. yerine müvekkilleri aleyhine açılmasının doğru olmadığını, müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, anılan fikri ürün üzerindeki eser sahipliğinin ihtilaflı bulunduğunu, maddi ve manevi tazminat istemlerinin fahiş olduğu belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar ve birleşen dosya davalısı şirket davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve toplanan delillere göre, davacının kısmi eser sahipliğinden kaynaklanan haklarının ihlal ediliği, ''Gönül'' adlı albümü çoğaltıp piyasaya sunan yapımcı şirket S. Müzik.. Ltd. Şti. ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğu, şirket ortakları ve çalışanı olan davalılar F.. S.. ve B.. S..'ın davada pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı, diğer davalı S. Se. Y.nın şirket ortağı olmadığı gibi söz konusu albümdeki eserle de herhangi bir bağlantısı olmadığı, maddi zararın tam olarak tespit edilememesi nedeniyle TMK'nın 4. maddesi ve TBK'nın 50/II maddeleri dikkate alınarak maddi tazminat tutarının 2.250 TL olarak tespit edildiği, manevi tazminat talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, asıl davada, davacı A..
B.. tarafından davalılar aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine; birleşen dosyada davanın kısmen kabulü ile takdiren 2.250 TL maddi tazminatın ve 2.000 TL manevi tazminatın davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, davalı E. Ş.'ın yorumcu olarak bulunduğu “Gönül” isimli albümün toplatılmasına karar verilmiştir.
Kararı, birleşen dosya davalısı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve birleşen davanın davalısı mümeyyiz şirketin, tarafı olmadığı asıl davanın davalıları E.. Ç.. ve E.Ş. hakkındaki hükmü temyiz hakkının bulunmamasına göre, birleşen davanın davalısı mümeyyiz şirket vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak birleşen davada, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince düzenlenen raporda davacının bestecisi olduğu '' Kara Kışa Döndü Ömrüm'' adlı müziğin müstakil bir sanat eseri olarak özgünlüğünü kanıtlayacak niteliklerinin saptanamadığı görüşü açıklanmıştır. Bir fikri ürünün 5846 sayılı FSEK'in 3. maddesi uyarınca musiki eseri olarak korunabilmesi için aynı Kanun'un 1/B-a bendi uyarınca sahibinin hususiyetini taşıyan fikir ve sanat mahsulü vasfında olması gereklidir. Sahibinin hususiyetini içermeyen fikri ürünlerin 5846 sayılı FSEK kapsamında eser sahipliğinden kaynaklanan koruma bahşetmesi söz konusu olamayacağından bu Kanun'un 68. maddesine dayalı telif tazminat talebinde bulunulmasıda mümkün değildir.
Bir fikri çabanın eser olup olmadığının mahkemece resen dikkate alınması gerekir. Nitekim, somut uyuşmazlıkta bilirkişiler, az önce de açıklandığı üzere, dava konusu melodinin orjinallik unsuruna sahip olması halinde ihlalin söz konusu olacağını ifade ettikten sonra eylemin 5846 sayılı FSEK'in 84. maddesine göre niteleme ve değerlendirmesini de yapmışlardır. Bu durumda, öncelikle bilirkişi heyetinden davacının bestecisi olduğunu iddia ettiği ''Kara Kışa Döndü Ömrüm'' adlı melodinin 5846 sayılı FSEK'in 1/B-a bendi ve 3. maddesi anlamında hususiyet unsurunu haiz musiki eseri sayılıp sayılmadığı konusunda ek rapor ya da bu hususta gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle uyuşmazlıkta uygulanacak yasa hükmünün belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu dava konusu melodinin musiki eseri olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, birleşen davaya ilişkin olarak hükmün birleşen davanın davalısı mümeyyiz şirket yararına bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre de, mahkemece davalı eyleminin 5846 sayılı FSEK'in 68. maddesi kapsamında kaldığından bahisle belirlenen tazminatın 3 katına hükmedilmesi suretiyle aynı madde hükmü gereğince taraflar arasında farazi sözleşme ilişkisi kurulduğu dikkate alınmaksızın davalı E. Ş.'ın yorumcusu olduğu ''Gönül'' isimli albümün toplatılmasına da karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davanın davalısı mümeyyiz şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, birleşen davanın davalısı mümeyyiz şirket vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102111000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz