Ticari Ünvanın Korunması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/11097 E. 2010/5996 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
terkin↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davalı markasının yazılış, okununş, dil kökeni, görsel ve fonetik yönlerden bütünü itibariyle bıraktığı intiba ve orta düzeydeki insan mihengi bağlı kalınarak davacının dayanak markaları ile karıştırılmaya meydan verecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili,müvekkiline ait “Schön”,”Schönline”esas unsurlu markaları mevcutken davalının aynı ve bağlantılı emtia sınıflarında “goodline” ibaresini adına tescil ettirdiği iddiasına dayalı 556 sayılı KHK’nın 7/1-b,8/1-a ve 8/1-b,8/5.maddeleri kapsamında davalının 2007/5056 tescil nolu markasının hükümsüzlüğü ile markalar sicilinden terkini istemine ilişkindir.
556 sayılı KHK’nin Marka Tescilinde red için nisbi nedenler’i düzenleyen 8/1.b bendinin ikinci cümlesinde aynen “tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini kapsıyorsa” ifadesi yer aldığı gibi, Markanın Korunması Kapsamı’nı düzenleyen 9/2.b maddesin de,”işaret ile tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de dahil,karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin kullanılması”nın markaya tecavüz oluşturacağı öngörmüştür.
Şu halde, burada üzerinde durulması gereken husus halk tarafından karıştırılma kavramından ne anlaşılacağıdır.Doktrinde, halk tarafından karıştırılma ihtimalinin iki koşulun bir araya gelmesi halinde irdelenebileceği kabul edilmiş ve bu iki koşuldan birincisinin tescili istenen markanın, daha önce tescilli bulunan markanın aynısı veya benzeri olması, ikincisinin ise her iki markanın aynı mal ve hizmetlerde kullanılması olacaktır.Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü ise,bu işin ilgilisi veya uzmanı değil,tüketici olan halkın olduğu gözönünde tutulacaktır.Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısından “umumi intiba” olmasa bile, halk tarafından iki marka arasında bir bağlantı kurulması ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir.(Bkz.Prof.Dr.Ünal Tekinalp,Fikri Mülkiyet Hukuku İst.1999, Birinci Baskı sh.400 vd.) .
Bu bağlamda mahkemece,özellikle davacı vekilinin her iki markanın “karıştırılma ihtimali” bulunduğu,davalı markasının davacı adına tescilli markaların serisi niteliğinde algılanacağı yönündeki itirazları dikkate alınarak ve davaya konu emtianın niteliği itibariyle alıcısı olan halk kitlesinin “ayırt etme, bağlantı kurma” durumu göz önünde tutularak bu konuda uzman (sektörel) bir bilirkişinin de içerisinde bulunduğu bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken,davacı vekilinin bu husustaki iddiaları değerlendirilmeden eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10656 E. 2014/1223 K.
Ortak:dahili dava
İncelediğiniz kararda… lini kapsıyorsa” ifadesi yer aldığı gibi, Markanın Korunması Kapsamı’nı düzenleyen 9/2.b maddesin de,”işaret ile tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de «dahil»,karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin kullanılması”nın markaya tecavüz oluşturacağı öngörmüştür.
Benzer bu kararda… ini kapsıyorsa” ifadesi yer aldığı gibi, markanın korunması kapsamını düzenleyen 9/1-(b) maddesinde, "işaret ile tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de «dahil», karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin kullanılması”nın markaya tecavüz oluşturacağı öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, markalar arasında bir benzerlik ve «ortalama tüketiciler» açısından karıştırılma ihtimali bulunmadığı, «iltibasın» söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü ise, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, «ortalama tüketicilerden» oluşan halkın yaklaşımı gözönünde tutulacaktır.
Somut olayda, davalı markası davacı markasının da tescilli olduğu 25. sınıf ürünler yönünden tescilli olup, davacı markası "F.", davalı markası "F." olmakla, yazılış, okunuş, görsel ve fonetik yönlerden orta düzeydeki tüketici bazında değerlendirildiğinde «iltibas» yaratacak derecede benzerdir.
Bu itibarla, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, markalar arasında bir benzerlik ve «ortalama tüketici» açısından karşılaştırma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2130 E. 2015/6878 K.
Ortak:dahili dava
İncelediğiniz kararda… lini kapsıyorsa” ifadesi yer aldığı gibi, Markanın Korunması Kapsamı’nı düzenleyen 9/2.b maddesin de,”işaret ile tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de «dahil»,karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin kullanılması”nın markaya tecavüz oluşturacağı öngörmüştür.
Benzer bu kararda… ini kapsıyorsa” ifadesi yer aldığı gibi, markanın korunması kapsamını düzenleyen 9/1-(b) maddesinde, "işaret ile tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de «dahil», karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin kullanılması”nın markaya tecavüz oluşturacağı öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, taraf markaları arasında bazı mal ve hizmetler yönünden benzerlik bulunduğu, davalıya ait markanın davacıya ait markayla benzer olmadığı, «iltibas» riskinin bulunmadığı, davacı markasının tanınmış olduğunun ispatlanamadığı, ayrıca tanınmışlığın sonuca herhangi bir etkisinin de bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 7/1-c, d ve f hükümlerinin davalının marka tescilini engellemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü bakımından ise, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, «ortalama tüketicilerden» oluşan halkın yaklaşımı gözönünde tutulacaktır.
Somut olayda, davalı markası davacı markasının da tescilli olduğu 30, 35, 43. sınıftaki ürünler yönünden tescilli olup, davacı markası "....+şekil", davalı markası "....+şekil" olmakla, yazılış, okunuş, görsel ve fonetik yönlerden orta düzeydeki tüketici bazında değerlendirildiğinde «iltibas» yaratacak derecede benzerdir.
Bu itibarla, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, markalar arasında bir benzerlik ve «ortalama tüketici» açısından karşılaştırma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15360 E. 2015/865 K.
Ortak:dahili dava
İncelediğiniz kararda… lini kapsıyorsa” ifadesi yer aldığı gibi, Markanın Korunması Kapsamı’nı düzenleyen 9/2.b maddesin de,”işaret ile tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de «dahil»,karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin kullanılması”nın markaya tecavüz oluşturacağı öngörmüştür.
Benzer bu kararda… nkler itibariyle görsel açıdan ortalama nitelikteki tüketiciler yönünden benzer olduğu, markalar arasında KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca bağlantı kurulması ihtimali «dahil» karıştırılma ihtimali bulunduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici
Benzer bu kararda… , iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, markalar arasında düşük düzeyde bir benzerlik bulunduğu, görsel ve kavramsal yönden başvuru ve markanın ayrışacakları, «ortalama tüketici» kitlesinin başvuruyu "...." şeklinde algılayacakları, davacı markasının ise "...." şeklinde algılanacağı, davacı markası bulunan kutucuk içindeki "a" harfinin ...k …
Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü ise, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, «ortalama tüketicilerden» oluşan halkın yaklaşımı gözönünde tutulacaktır.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11647 E. 2011/16200 K.
Ortak:dahili dava
İncelediğiniz kararda… lini kapsıyorsa” ifadesi yer aldığı gibi, Markanın Korunması Kapsamı’nı düzenleyen 9/2.b maddesin de,”işaret ile tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de «dahil»,karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin kullanılması”nın markaya tecavüz oluşturacağı öngörmüştür.
Benzer bu kararda… alini kapsıyorsa” ifadesi yer aldığı gibi, markanın korunması kapsamını düzenleyen 9/2.b maddesinde, ”işaret ile tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de «dahil», karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin kullanılması”nın markaya tecavüz oluşturacağı öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · ayırt edicilik · maddi tazminat · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu karardaDava, davalı adına tescilli "HILPARK", "HILPARK SUİTES" ve "HILPARK İSTİNYE" markalarının hükümsüzlüğü, davalının markaya tecavüz ve «haksız rekabetinin» men'i, «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
… markalarında yer alan kök kelimeler olan "HILL" ve "HIL" ibareleri yazılış, okunuş, görsel ve fonetik yönlerden orta düzeydeki tüketici bazında değerlendirildiğinde «iltibas» yaratacak derecede benzer olduğu, davalının sırf davacının markasından istifadeye yönelik olarak her hangi bir anlam taşımayan bu sözcüğü tercih ettiği anlaşılmaktadır.Davalının markasında yer alan eklentinin başlı başına «ayırt edicilik» vasfının da olmadığı anlaşılmaktadır.
… ir tescil söz konusu olmadığından zamansız açılması nedeniyle dahi hükümsüzlük taleplerinin reddinin gerekeceği davalı kullanımının davacının markasına tecavüz yada «haksız rekabet» oluşturmayacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü ise,bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, «ortalama tüketicilerden» oluşan halkın yaklaşımı gözönünde tutulacaktır.
-
Markaların Benzerliğine Dayanarak İptal
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2004/12143 E. 2005/9700 K.
Ortak:dahili dava
İncelediğiniz kararda… lini kapsıyorsa” ifadesi yer aldığı gibi, Markanın Korunması Kapsamı’nı düzenleyen 9/2.b maddesin de,”işaret ile tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de «dahil»,karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin kullanılması”nın markaya tecavüz oluşturacağı öngörmüştür.
Benzer bu kararda… i kapsıyorsa" ifadesi yer aldığı gibi, Markanın Korunması Kapsamı'nı düzenleyen 9/2.b maddesinin de, "işaret ile tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de «dahil», karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin kullanılmasının markaya tecavüz oluşturacağı öngörmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan · iltibas
Benzer bu karardaUyuşmazlık, her iki marka arasında, yasanın düzenlediği anlamda bir benzerlik ve «iltibas» bulunup bulunmadığı noktasında toplanmakta olup, alınan rapor doğrultusunda mahkemece aynı sınıf ürünler arasında bu benzerliğin bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, markaların hakim unsurlar dikkate alındığında, bunun yanında tali unsur olarak "PAPATYA" ibaresinin kullanılmasının, yukarıdaki açıklamalara göre bir benzerlik, «iltibas» yada karıştırılma sonucuna neden olacağının kabulü doğru değildir.
… z önünde tutularak, davanın aynı sınıf ürünler bakımından da reddine karar vermek gerekirken; somut olaya uymayan ve esasen markadaki hakim unsur yönü ile-benzerlik «taşıyan» iki marka ile ilgili Dairemiz'in verdiği bir başka kararına atıfla yetinilen bilirkişi raporuna göre davanın aynı sınıf ürünler bakımından kabulüne karar verilmesi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8465 E. 2016/3391 K.
Ortak:eksik inceleme · dahili dava
İncelediğiniz kararda… lini kapsıyorsa” ifadesi yer aldığı gibi, Markanın Korunması Kapsamı’nı düzenleyen 9/2.b maddesin de,”işaret ile tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de «dahil»,karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin kullanılması”nın markaya tecavüz oluşturacağı öngörmüştür.
… nduğu bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken,davacı vekilinin bu husustaki iddiaları değerlendirilmeden «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir
Benzer bu kararda… ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve/veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de «dahil», karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması." denilmek suretiyle «ortalama tüketiciler» nezdinde karıştırılma ihtimali bulunması durumunun marka tescilinde nispi red nedeni sayılacağına değinilmiştir.
Bu bağlamda markalar arasındaki görsel benzerlik dikkate alınarak başvuruya konu marka kapsamında yer alan emteaların niteliği itibariyle «ortalama tüketicileri» nezdinde ayırt etme ve bağlantı kurma durumu gözönünde tutularak bu konuda uzman «bilirkişilerce inceleme» yaptırılıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verimesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · ortalama tüketici · taşıyan · ayırt edicilik · iltibas
Benzer bu kararda… an ... ibaresinin.... biçiminde telaffuz edileceği, ... ibaresinin dilimizde örtü ve çamaşırların kenarlarına yapılan süs türü anlamına geldiği, bu anlamıyla yüksek «ayırt ediciliğe» sahip olduğundan söz edilemeyeceği, davalının kullanımının... biçiminde olduğu, bu nedenle başvuru konusu marka ile redde mesnet markalar arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak «iltibasa» mahal verir düzeyde benzerlik bulunmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Zira uyuşmazlığın çözümü yönünden daha çok çocuklardan oluşan «ortalama tüketici» kitlesinin, oldukça benzer yazılımı olan davalı markasını bu neviden ürünler üzerinde redde mesnet markaları «taşıyan» davacı ürünleriyle aynı raflarda görmeleri halinde her iki markayı karıştırma ihtimali bulunup bulunmadığının ayrıca değerlendirilmesi gereklidir.
Bu bağlamda markalar arasındaki görsel benzerlik dikkate alınarak başvuruya konu marka kapsamında yer alan emteaların niteliği itibariyle «ortalama tüketicileri» nezdinde ayırt etme ve bağlantı kurma durumu gözönünde tutularak bu konuda uzman «bilirkişilerce inceleme» yaptırılıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verimesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
… ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve/veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de «dahil», karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması." denilmek suretiyle «ortalama tüketiciler» nezdinde karıştırılma ihtimali bulunması durumunun marka tescilinde nispi red nedeni sayılacağına değinilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/11097 E. , 2010/5996 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.05.2008 tarih ve 2008/11-2008/19 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.05.2010 gününde davacı avukatı ...ile davalı avukatı ...gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "Schönline", "Schön havse şekil", "Schöndeor şekil", "Schönline her pencere eşit yaratılmaz", "schönplast", "schönwin" markalarının sahibi olduğunu, davalının müvekkili markalarının haklı marufiyetinden faydalanmak amacıyla davacıya ait tescilli merkaların esas unsurlarını İngilizceye çevirerek aynı emtia gruplarında adına marka olarak tescil ettirdiğini ileri sürerer, 556 sayılı KHK' nın 7/1-b,8/1-a,8/1-b ve 8/5 maddeleri uyarınca davalı adına tescilli "goadline pvc windows&door systems" markasının hükümsüzlüğüne, verilecek hükmün Türkiye çapında yayınlanan Sabah, Milliyet, Hürriyet gazetelerinde yayınlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekileri, taraf markaları olan "goodline"ile "schönline" ibareleri arasında ayniyet, benzerlik yada iltibas bulunmadığını, her iki markanın tescil sınıflarının da farklı olduğunu, markanın müvekkilinin kullanımı sonucunda özellikle yurt dışı pazarda ayırt edici nitelik kazandığını, davacının kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davalı markasının yazılış, okununş, dil kökeni, görsel ve fonetik yönlerden bütünü itibariyle bıraktığı intiba ve orta düzeydeki insan mihengi bağlı kalınarak davacının dayanak markaları ile karıştırılmaya meydan verecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili,müvekkiline ait “Schön”,”Schönline”esas unsurlu markaları mevcutken davalının aynı ve bağlantılı emtia sınıflarında “goodline” ibaresini adına tescil ettirdiği iddiasına dayalı 556 sayılı KHK’nın 7/1-b,8/1-a ve 8/1-b,8/5.maddeleri kapsamında davalının 2007/5056 tescil nolu markasının hükümsüzlüğü ile markalar sicilinden terkini istemine ilişkindir.
556 sayılı KHK’nin Marka Tescilinde red için nisbi nedenler’i düzenleyen 8/1.b bendinin ikinci cümlesinde aynen “tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini kapsıyorsa” ifadesi yer aldığı gibi, Markanın Korunması Kapsamı’nı düzenleyen 9/2.b maddesin de,”işaret ile tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de dahil,karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin kullanılması”nın markaya tecavüz oluşturacağı öngörmüştür.
Şu halde, burada üzerinde durulması gereken husus halk tarafından karıştırılma kavramından ne anlaşılacağıdır.Doktrinde, halk tarafından karıştırılma ihtimalinin iki koşulun bir araya gelmesi halinde irdelenebileceği kabul edilmiş ve bu iki koşuldan birincisinin tescili istenen markanın, daha önce tescilli bulunan markanın aynısı veya benzeri olması, ikincisinin ise her iki markanın aynı mal ve hizmetlerde kullanılması olacaktır.Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü ise,bu işin ilgilisi veya uzmanı değil,tüketici olan halkın olduğu gözönünde tutulacaktır.Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır.
Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısından “umumi intiba” olmasa bile, halk tarafından iki marka arasında bir bağlantı kurulması ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir.(Bkz.Prof.Dr.Ünal Tekinalp,Fikri Mülkiyet Hukuku İst.1999, Birinci Baskı sh.400 vd.) .
Bu bağlamda mahkemece,özellikle davacı vekilinin her iki markanın “karıştırılma ihtimali” bulunduğu,davalı markasının davacı adına tescilli markaların serisi niteliğinde algılanacağı yönündeki itirazları dikkate alınarak ve davaya konu emtianın niteliği itibariyle alıcısı olan halk kitlesinin “ayırt etme, bağlantı kurma” durumu göz önünde tutularak bu konuda uzman (sektörel) bir bilirkişinin de içerisinde bulunduğu bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken,davacı vekilinin bu husustaki iddiaları değerlendirilmeden eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir
SONUÇ.Yukarıda açıklanan nedenlerle,davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021068000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz