Markaların Benzerliğine Dayanarak İptal
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2004/12143 E. 2005/9700 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıyan↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ dahili dava↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2004/12143 E., 2005/9700 K.
11. Hukuk Dairesi 2004/12143 E., 2005/9700 K.
MARKALARDA BENZERLİK VE İLTİBAS
556 S. MARKALARIN KORUNMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KA... [ Madde 8 ]
556 S. MARKALARIN KORUNMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KA... [ Madde 9 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada (Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15.6.2004 tarih ve 2004/563-2004/137 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı TPE. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına"şekil+ETİ PAPATYAKEK" ve "PAPATYA" markalarının 29 ve 30. sınıf ürünleri için tescilli olduğunu, ancak davalılardan
G.............A.Ş.nin "GİZ PAPATYA" adlı markayı 29, 30 ve 32. sınıf ürünler için tescil ettirmek üzere başvurulduğunu, bu hususta diğer davalı idareye yapdıkları itirazın da reddedildiğini ve tescil edildiğini ileri sürerek, anılan markanın ortak eşyalar yönünden kısmen iptalini yada papatya kelimesinin markadan çıkarılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, markaların karışıklığa neden olacak kadar benzer olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, markalar arasında 29. ve 30. sınıf ürünler bakımından benzerlik bulunduğu gerekçesiyle, bu sınıf ürünler bakımından davanın kabulüne, 32. sınıf ürünler bakımından istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan TPE vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalılardan TPE'nün Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararını iptaline ilişkindir.
Uyuşmazlık, her iki marka arasında, yasanın düzenlediği anlamda bir benzerlik ve iltibas bulunup bulunmadığı noktasında toplanmakta olup, alınan rapor doğrultusunda mahkemece aynı sınıf ürünler arasında bu benzerliğin bulunduğu sonucuna varılmıştır.
556 sayılı KHK'nin 8/2.b bendinde düzenlenen, marka tescilinde nisbi red nedenleri kapsamında ikinci cümlede, aynen "tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini kapsıyorsa" ifadesi yer aldığı gibi, Markanın Korunması Kapsamı'nı düzenleyen 9/2.b maddesinin de, "işaret ile tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin kullanılmasının markaya tecavüz oluşturacağı öngörmüştür.
Bu düzenlemeye göre, burada üzerinde durulması gereken husus, halk tarafından karıştırılma kavramından ne anlaşılacağıdır. Doktrinde, halk tarafından karıştırılma ihtimalinin iki koşulun bir araya gelmesi halinde itelenebileceği kabul edilmiş ve bu iki koşuldan birincisinin tescili istenen markanın, daha önce tescilli bulunan markanın aynısı veya benzeri olması, ikincisinin ise her iki markanın aynı mal ve hizmetlerde kullanılması olacaktır. Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü ise bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın olduğu göz önünde tutulacaktır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısından "umumi intiba" olması bile, halk tarafından iki marka arasında bir bağlantı kurulması ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir. (Bkz. Prof. Dr. Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku İst. 1999, Birinci Baskı sh. 400 vd.)
Somut olayda, her iki markanın aynı emtia sınıfında kullanılması söz konusu olup, her ikisinin de benzer olduğu iddia edildiğine göre, halk tarafından karıştırma ihtimalinin irdelenmesi gerekmektedir. Buna göre, her iki markada da "PAPATYA" kelimelerinin ortak kullanılması söz konusu ise de her iki markada da hakim unsurlar olarak, davacı markada "ETİ" ibaresi, davalı markada ise "GİZ" ibaresi yer almaktadır. Ayrıca "PAPATYA" ortak ibaresi, markaların kullanıldığı ürün sınıfı ile ilgisi bulunmayan bir kelimedir. Bu durumda, markaların hakim unsurlar dikkate alındığında, bunun yanında tali unsur olarak "PAPATYA" ibaresinin kullanılmasının, yukarıdaki açıklamalara göre bir benzerlik, iltibas yada karıştırılma sonucuna neden olacağının kabulü doğru değildir.
O halde mahkemece, davalı TPE vekilinin davanın başından beri her iki markanın benzer olmadıkları yönündeki savunmaları dikkate alınarak ve davaya konu emtianın niteliği itibariyle alıcısı olan halk kitlesinin "ayırt etme, bağlantı kurma" durumu göz önünde tutularak, davanın aynı sınıf ürünler bakımından da reddine karar vermek gerekirken; somut olaya uymayan ve esasen markadaki hakim unsur yönü ile-benzerlik taşıyan iki marka ile ilgili Dairemiz'in verdiği bir başka kararına atıfla yetinilen bilirkişi raporuna göre davanın aynı sınıf ürünler bakımından kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenlerle, bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11058 E. 2012/17681 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · ticari defter · eksik inceleme · temsil · e-defter
Benzer bu karardaBu nedenle, mahkemece bir mali müşavir vasıtasıyla davalı şirketin «ticari defter» ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle söz konusu ödeme belgelerinin telif ödemesi niteliğinde olup olmadığının belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı Papatya Yayıncılık San.
Davalı «temsilcisi» «uyuşmazlık konusu» eserlerle ilgili davacılardan ...’ya telif ödemesi yapıldığını savunarak, buna dair ticari kayıt ve belgelerini dosyaya sunmuştur.
A.Ş. «temsilcisi» temyiz etmiştir.
A.Ş. «temsilcisinin» sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11097 E. 2010/5996 K.
Ortak:dahili dava
İncelediğiniz kararda… i kapsıyorsa" ifadesi yer aldığı gibi, Markanın Korunması Kapsamı'nı düzenleyen 9/2.b maddesinin de, "işaret ile tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de «dahil», karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin kullanılmasının markaya tecavüz oluşturacağı öngörmüştür.
Benzer bu kararda… lini kapsıyorsa” ifadesi yer aldığı gibi, Markanın Korunması Kapsamı’nı düzenleyen 9/2.b maddesin de,”işaret ile tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de «dahil»,karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin kullanılması”nın markaya tecavüz oluşturacağı öngörmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:terkin · eksik inceleme
Benzer bu karardaDavacı vekili,müvekkiline ait “Schön”,”Schönline”esas unsurlu markaları mevcutken davalının aynı ve bağlantılı emtia sınıflarında “goodline” ibaresini adına tescil ettirdiği iddiasına dayalı 556 sayılı KHK’nın 7/1-b,8/1-a ve 8/1-b,8/5.maddeleri kapsamında davalının 2007/5056 tescil nolu markasının hükümsüzlüğü ile markalar sicilinden «terkini» istemine ilişkindir.
… nduğu bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken,davacı vekilinin bu husustaki iddiaları değerlendirilmeden «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10656 E. 2014/1223 K.
Ortak:dahili dava · iltibas
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, her iki marka arasında, yasanın düzenlediği anlamda bir benzerlik ve «iltibas» bulunup bulunmadığı noktasında toplanmakta olup, alınan rapor doğrultusunda mahkemece aynı sınıf ürünler arasında bu benzerliğin bulunduğu sonucuna varılmıştır.
… i kapsıyorsa" ifadesi yer aldığı gibi, Markanın Korunması Kapsamı'nı düzenleyen 9/2.b maddesinin de, "işaret ile tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de «dahil», karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin kullanılmasının markaya tecavüz oluşturacağı öngörmüştür.
Bu durumda, markaların hakim unsurlar dikkate alındığında, bunun yanında tali unsur olarak "PAPATYA" ibaresinin kullanılmasının, yukarıdaki açıklamalara göre bir benzerlik, «iltibas» yada karıştırılma sonucuna neden olacağının kabulü doğru değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, markalar arasında bir benzerlik ve «ortalama tüketiciler» açısından karıştırılma ihtimali bulunmadığı, «iltibasın» söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… ini kapsıyorsa” ifadesi yer aldığı gibi, markanın korunması kapsamını düzenleyen 9/1-(b) maddesinde, "işaret ile tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de «dahil», karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin kullanılması”nın markaya tecavüz oluşturacağı öngörülmüştür.
Somut olayda, davalı markası davacı markasının da tescilli olduğu 25. sınıf ürünler yönünden tescilli olup, davacı markası "F.", davalı markası "F." olmakla, yazılış, okunuş, görsel ve fonetik yönlerden orta düzeydeki tüketici bazında değerlendirildiğinde «iltibas» yaratacak derecede benzerdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, markalar arasında bir benzerlik ve «ortalama tüketiciler» açısından karıştırılma ihtimali bulunmadığı, «iltibasın» söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü ise, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, «ortalama tüketicilerden» oluşan halkın yaklaşımı gözönünde tutulacaktır.
Bu itibarla, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, markalar arasında bir benzerlik ve «ortalama tüketici» açısından karşılaştırma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2130 E. 2015/6878 K.
Ortak:dahili dava · iltibas
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, her iki marka arasında, yasanın düzenlediği anlamda bir benzerlik ve «iltibas» bulunup bulunmadığı noktasında toplanmakta olup, alınan rapor doğrultusunda mahkemece aynı sınıf ürünler arasında bu benzerliğin bulunduğu sonucuna varılmıştır.
… i kapsıyorsa" ifadesi yer aldığı gibi, Markanın Korunması Kapsamı'nı düzenleyen 9/2.b maddesinin de, "işaret ile tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de «dahil», karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin kullanılmasının markaya tecavüz oluşturacağı öngörmüştür.
Bu durumda, markaların hakim unsurlar dikkate alındığında, bunun yanında tali unsur olarak "PAPATYA" ibaresinin kullanılmasının, yukarıdaki açıklamalara göre bir benzerlik, «iltibas» yada karıştırılma sonucuna neden olacağının kabulü doğru değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, taraf markaları arasında bazı mal ve hizmetler yönünden benzerlik bulunduğu, davalıya ait markanın davacıya ait markayla benzer olmadığı, «iltibas» riskinin bulunmadığı, davacı markasının tanınmış olduğunun ispatlanamadığı, ayrıca tanınmışlığın sonuca herhangi bir etkisinin de bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 7/1-c, d ve f hükümlerinin davalının marka tescilini engellemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… ini kapsıyorsa” ifadesi yer aldığı gibi, markanın korunması kapsamını düzenleyen 9/1-(b) maddesinde, "işaret ile tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de «dahil», karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin kullanılması”nın markaya tecavüz oluşturacağı öngörülmüştür.
Somut olayda, davalı markası davacı markasının da tescilli olduğu 30, 35, 43. sınıftaki ürünler yönünden tescilli olup, davacı markası "....+şekil", davalı markası "....+şekil" olmakla, yazılış, okunuş, görsel ve fonetik yönlerden orta düzeydeki tüketici bazında değerlendirildiğinde «iltibas» yaratacak derecede benzerdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici
Benzer bu karardaHalk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü bakımından ise, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, «ortalama tüketicilerden» oluşan halkın yaklaşımı gözönünde tutulacaktır.
Bu itibarla, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, markalar arasında bir benzerlik ve «ortalama tüketici» açısından karşılaştırma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8917 E. 2012/1020 K.
Ortak:taşıyan · dahili dava
İncelediğiniz kararda… i kapsıyorsa" ifadesi yer aldığı gibi, Markanın Korunması Kapsamı'nı düzenleyen 9/2.b maddesinin de, "işaret ile tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de «dahil», karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin kullanılmasının markaya tecavüz oluşturacağı öngörmüştür.
… z önünde tutularak, davanın aynı sınıf ürünler bakımından da reddine karar vermek gerekirken; somut olaya uymayan ve esasen markadaki hakim unsur yönü ile-benzerlik «taşıyan» iki marka ile ilgili Dairemiz'in verdiği bir başka kararına atıfla yetinilen bilirkişi raporuna göre davanın aynı sınıf ürünler bakımından kabulüne karar verilmesi …
Benzer bu karardaŞti. yönünden, davalı ile gönderen arasında alt taşıma ilişkisi bulunduğu ya da davalının «fiili taşıyan» olduğu yönünde «sevk irsaliyesi» veya belge bulunmadığı gerekçesi ile bu davalı hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Bir başka anlatımla, gönderici ile «alt taşıyıcı» ya da taşıyıcıların bir araya gelerek, belirli konularda anlaşmaları yerine gönderici ile arasında «taşıma sözleşmesi» bulunan «asıl taşıyıcının» taşıma hak ve ödevini taşınan «teslim» yerine varma anına kadar bir başka «taşıyana» devri mümkündür.
Bu durum, asıl «taşıyanın sorumluluklarını sınırlayıp» ortadan kaldırmayacağı gibi gönderici ve haleflerinin haklarının kapsamında da daralmaya yol açmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fiili taşıyan · taşıyıcı sıfatı · asıl taşıyıcı · sorumluluk sınırlaması · taşıyanın sorumluluğu · nakliyat emtia sigortası · alt taşıyıcı · sevk irsaliyesi
Benzer bu karardaŞti. yönünden, davalı ile gönderen arasında alt taşıma ilişkisi bulunduğu ya da davalının «fiili taşıyan» olduğu yönünde «sevk irsaliyesi» veya belge bulunmadığı gerekçesi ile bu davalı hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Bir başka anlatımla, gönderici ile «alt taşıyıcı» ya da taşıyıcıların bir araya gelerek, belirli konularda anlaşmaları yerine gönderici ile arasında «taşıma sözleşmesi» bulunan «asıl taşıyıcının» taşıma hak ve ödevini taşınan «teslim» yerine varma anına kadar bir başka «taşıyana» devri mümkündür.
Bu durum, asıl «taşıyanın sorumluluklarını sınırlayıp» ortadan kaldırmayacağı gibi gönderici ve haleflerinin haklarının kapsamında da daralmaya yol açmaz.
Şti. adına kayıtlı aracı kullanmak suretiyle taşıma işlemine devam ettikleri, bu suretle adı geçen davalı şirketin de taşımaya «dahil» olarak, «alt taşıyıcı sıfatını» haiz olduğu anlaşıldığından, mahkemece davacı tarafa TTK’nun 787/1 maddesi gereğince tercih hakkı tanınarak, sonucuna göre davaya devam edilmesi gerekirken yukarıda değinilen gerekçe ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2004/12143 E., 2005/9700 K.
11. Hukuk Dairesi 2004/12143 E., 2005/9700 K.
MARKALARDA BENZERLİK VE İLTİBAS
556 S. MARKALARIN KORUNMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KA... [ Madde 8 ]
556 S. MARKALARIN KORUNMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KA... [ Madde 9 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada (Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15.6.2004 tarih ve 2004/563-2004/137 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı TPE. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına"şekil+ETİ PAPATYAKEK" ve "PAPATYA" markalarının 29 ve 30. sınıf ürünleri için tescilli olduğunu, ancak davalılardan
G.............A.Ş.nin "GİZ PAPATYA" adlı markayı 29, 30 ve 32. sınıf ürünler için tescil ettirmek üzere başvurulduğunu, bu hususta diğer davalı idareye yapdıkları itirazın da reddedildiğini ve tescil edildiğini ileri sürerek, anılan markanın ortak eşyalar yönünden kısmen iptalini yada papatya kelimesinin markadan çıkarılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, markaların karışıklığa neden olacak kadar benzer olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, markalar arasında 29. ve 30. sınıf ürünler bakımından benzerlik bulunduğu gerekçesiyle, bu sınıf ürünler bakımından davanın kabulüne, 32. sınıf ürünler bakımından istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan TPE vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalılardan TPE'nün Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararını iptaline ilişkindir.
Uyuşmazlık, her iki marka arasında, yasanın düzenlediği anlamda bir benzerlik ve iltibas bulunup bulunmadığı noktasında toplanmakta olup, alınan rapor doğrultusunda mahkemece aynı sınıf ürünler arasında bu benzerliğin bulunduğu sonucuna varılmıştır.
556 sayılı KHK'nin 8/2.b bendinde düzenlenen, marka tescilinde nisbi red nedenleri kapsamında ikinci cümlede, aynen "tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini kapsıyorsa" ifadesi yer aldığı gibi, Markanın Korunması Kapsamı'nı düzenleyen 9/2.b maddesinin de, "işaret ile tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin kullanılmasının markaya tecavüz oluşturacağı öngörmüştür.
Bu düzenlemeye göre, burada üzerinde durulması gereken husus, halk tarafından karıştırılma kavramından ne anlaşılacağıdır. Doktrinde, halk tarafından karıştırılma ihtimalinin iki koşulun bir araya gelmesi halinde itelenebileceği kabul edilmiş ve bu iki koşuldan birincisinin tescili istenen markanın, daha önce tescilli bulunan markanın aynısı veya benzeri olması, ikincisinin ise her iki markanın aynı mal ve hizmetlerde kullanılması olacaktır. Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü ise bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın olduğu göz önünde tutulacaktır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır.
Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısından "umumi intiba" olması bile, halk tarafından iki marka arasında bir bağlantı kurulması ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir. (Bkz. Prof. Dr. Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku İst. 1999, Birinci Baskı sh. 400 vd.)
Somut olayda, her iki markanın aynı emtia sınıfında kullanılması söz konusu olup, her ikisinin de benzer olduğu iddia edildiğine göre, halk tarafından karıştırma ihtimalinin irdelenmesi gerekmektedir. Buna göre, her iki markada da "PAPATYA" kelimelerinin ortak kullanılması söz konusu ise de her iki markada da hakim unsurlar olarak, davacı markada "ETİ" ibaresi, davalı markada ise "GİZ" ibaresi yer almaktadır. Ayrıca "PAPATYA" ortak ibaresi, markaların kullanıldığı ürün sınıfı ile ilgisi bulunmayan bir kelimedir. Bu durumda, markaların hakim unsurlar dikkate alındığında, bunun yanında tali unsur olarak "PAPATYA" ibaresinin kullanılmasının, yukarıdaki açıklamalara göre bir benzerlik, iltibas yada karıştırılma sonucuna neden olacağının kabulü doğru değildir.
O halde mahkemece, davalı TPE vekilinin davanın başından beri her iki markanın benzer olmadıkları yönündeki savunmaları dikkate alınarak ve davaya konu emtianın niteliği itibariyle alıcısı olan halk kitlesinin "ayırt etme, bağlantı kurma" durumu göz önünde tutularak, davanın aynı sınıf ürünler bakımından da reddine karar vermek gerekirken; somut olaya uymayan ve esasen markadaki hakim unsur yönü ile-benzerlik taşıyan iki marka ile ilgili Dairemiz'in verdiği bir başka kararına atıfla yetinilen bilirkişi raporuna göre davanın aynı sınıf ürünler bakımından kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenlerle, bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılardan TPE vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına (BOZULMASIİMA), ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/16428900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz