Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/10948 E. 2014/1544 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maluliyet oranı↗ içtihadı birleştirme kararı↗ maddi tazminat↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen kaza sonucunda davacının %54 oranında maluliyetinin oluştuğu, kazanın meydana gelmesinde davacının %85 oranında kusurlu olduğu, geri kalan kusurun ise davalıya ait olduğu, alınan bilirkişi raporu sonucunda davacının maddi tazminat istemine konu alacağının belirlendiği, davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olduğu ve çalışmayacağı kabul edilse dahi bu dönemde maluliyeti sebebiyle akranlarına göre daha fazla efor harcayarak hayatını sürdüreceği, bu sebeple bu dönem için de asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama kadar zararının bulunduğu, bu döneme ilişkin herhangi bir indirim yapılmasının gerekmediği, davacının malul durumda olup askerlik yapmasının mümkün olmadığı, davacının maluliyet oranının yüksekliği ve kusurun çoğunun davacıda olması göz önüne alındığında manevi tazminatın 10.000 TL olarak belirlenmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 31.861,98 TL maddi tazminat ile 10.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1–Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2–Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; hakimin özel durumları gözönünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat, davacının olaydan etkileniş derecesine, olay tarihindeki paranın alım gücüne ve somut olayın özelliklerine uygun düşmemekte ve az olup, davacı yönünden adalete uygun, makul bir manevi tazminat takdir edilmek üzere, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7749 E. 2014/12651 K.
Ortak:maluliyet oranı · maddi tazminat · kusur · Tazminat
İncelediğiniz kararda… amına göre, meydana gelen kaza sonucunda davacının %54 oranında maluliyetinin oluştuğu, kazanın meydana gelmesinde davacının %85 oranında kusurlu olduğu, geri kalan «kusurun» ise davalıya ait olduğu, alınan bilirkişi raporu sonucunda davacının «maddi tazminat» istemine konu alacağının belirlendiği, davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olduğu ve çalışmayacağı kabul edilse dahi bu dönemde maluliyeti sebebiyle akranlarına göre daha fazla efor harcayarak hayatını sürdüreceği, bu sebeple bu dönem için de asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama kadar zararının bulunduğu, bu döneme ilişkin herhangi bir indirim yapılmasının gerekmediği, davacının malul durumda olup askerlik yapmasının mümkün olmadığı, davacının «maluliyet oranının» yüksekliği ve kusurun çoğunun davacıda olması göz önüne alındığında manevi tazminatın 10.000 TL olarak belirlenmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul …
Benzer bu kararda… tlara göre, meydana gelen kaza sonucunda davacının %54 oranında maluliyetinin oluştuğu, kazanın meydana gelmesinde davacının %85 oranında kusurlu olduğu, geri kalan «kusurun» ise davalıya ait bulunduğu, alınan bilirkişi raporu sonucunda davacının «maddi tazminat» istemine konu alacağının belirlendiği, davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olduğu ve çalışmayacağı kabul edilse dahi bu dönemde maluliyeti sebebiyle akranlarına göre daha fazla efor harcayarak hayatını sürdüreceği, bu sebeple bu dönem için de asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama kadar zararının bulunduğu, bu döneme ilişkin herhangi bir indirim yapılmasının gerekmediği, davacının malul durumda olup askerlik yapmasının mümkün olmadığı, davacının «maluliyet oranının» yüksekliği ve kusurun çoğunun davacıda olması göz önüne alındığında manevi tazminatın 10.000 TL olarak belirlenmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13667 E. 2012/20433 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz kararda… amına göre, meydana gelen kaza sonucunda davacının %54 oranında maluliyetinin oluştuğu, kazanın meydana gelmesinde davacının %85 oranında kusurlu olduğu, geri kalan «kusurun» ise davalıya ait olduğu, alınan bilirkişi raporu sonucunda davacının «maddi tazminat» istemine konu alacağının belirlendiği, davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olduğu ve çalışmayacağı kabul edilse dahi bu dönemde maluliyeti sebebiyle akranlarına göre daha fazla efor harcayarak hayatını sürdüreceği, bu sebeple bu dönem için de asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama kadar zararının bulunduğu, bu döneme ilişkin herhangi bir indirim yapılmasının gerekmediği, davacının malul durumda olup askerlik yapmasının mümkün olmadığı, davacının «maluliyet oranının» yüksekliği ve kusurun çoğunun davacıda olması göz önüne alındığında manevi tazminatın 10.000 TL olarak belirlenmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, «maddi tazminat» talebinden vazgeçildiği, davalı ...Ş.'nin manevi tazminattan sorumlu olmayacağı, diğer davalı ...Ş.'nin sigorta kayıtları bulunmadığı gerekçesiyle, maddi tazminat talebinin ve davalı ... şirketleri hakkındaki davanın reddine, 10.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3402 E. 2012/6891 K.
Ortak:kusur · Tazminat
İncelediğiniz kararda… amına göre, meydana gelen kaza sonucunda davacının %54 oranında maluliyetinin oluştuğu, kazanın meydana gelmesinde davacının %85 oranında kusurlu olduğu, geri kalan «kusurun» ise davalıya ait olduğu, alınan bilirkişi raporu sonucunda davacının «maddi tazminat» istemine konu alacağının belirlendiği, davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olduğu ve çalışmayacağı kabul edilse dahi bu dönemde maluliyeti sebebiyle akranlarına göre daha fazla efor harcayarak hayatını sürdüreceği, bu sebeple bu dönem için de asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama kadar zararının bulunduğu, bu döneme ilişkin herhangi bir indirim yapılmasının gerekmediği, davacının malul durumda olup askerlik yapmasının mümkün olmadığı, davacının «maluliyet oranının» yüksekliği ve kusurun çoğunun davacıda olması göz önüne alındığında manevi tazminatın 10.000 TL olarak belirlenmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul …
Benzer bu karardaSomut olayda, davacıların murisine atfedilecek «kusur» olmadığına göre, murisin annesi, eşi ve çocukları olan davacılar için hükmedilen manevi tazminat miktarı, olayın özelliklerine, davacıların murislerinin ölümünden …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 46.343,77 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12910 E. 2012/4338 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz kararda… amına göre, meydana gelen kaza sonucunda davacının %54 oranında maluliyetinin oluştuğu, kazanın meydana gelmesinde davacının %85 oranında kusurlu olduğu, geri kalan «kusurun» ise davalıya ait olduğu, alınan bilirkişi raporu sonucunda davacının «maddi tazminat» istemine konu alacağının belirlendiği, davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olduğu ve çalışmayacağı kabul edilse dahi bu dönemde maluliyeti sebebiyle akranlarına göre daha fazla efor harcayarak hayatını sürdüreceği, bu sebeple bu dönem için de asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama kadar zararının bulunduğu, bu döneme ilişkin herhangi bir indirim yapılmasının gerekmediği, davacının malul durumda olup askerlik yapmasının mümkün olmadığı, davacının «maluliyet oranının» yüksekliği ve kusurun çoğunun davacıda olması göz önüne alındığında manevi tazminatın 10.000 TL olarak belirlenmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı bankanın davacı adına olan «çek» koçanını başkasına «teslim» etmesinden TTK 20.maddesi gereğince basiretli davranma ve özen gösterme yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacının manevi olarak mağdur olmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle; davacı tarafından açılan «maddi tazminat davası» atiye «terk» edildiğinden esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», davacı tarafından açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 23.03.2007 dava tarihinden itibaren yürütülecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahte imza · tazminat davası · terkin · çek · yasal faiz · karar verilmesine yer olmadığına · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı bankanın davacı adına olan «çek» koçanını başkasına «teslim» etmesinden TTK 20.maddesi gereğince basiretli davranma ve özen gösterme yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacının manevi olarak mağdur olmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle; davacı tarafından açılan «maddi tazminat davası» atiye «terk» edildiğinden esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», davacı tarafından açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 23.03.2007 dava tarihinden itibaren yürütülecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2) Dava, davalı bankanın davacı adına olan «çek» koçanını «sahte imza» ile bir başkasına «teslim» etmesi sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10487 E. 2012/13620 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:trafik kazası · kâr kaybı
Benzer bu karardaDava, davalının işleteni olduğu aracın «trafik kazası» yapmasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalının işleteni olduğu araçta yolcuyken araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu belirlenen kazada davacı ...'nın belden aşağısı felç olmuş ve %100 oranında iş gücü «kaybına» uğranılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14629 E. 2012/5644 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu kararda… ...,için ayrı ayrı 3.000 TL manevi, anneanne ......, babaanne ......., ve büyükbaba ... için ayrı ayrı 1.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7622 E. 2014/13283 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı defi · işbölümü · hakkaniyet · avans faizi · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «işbölümü» itirazı ve «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı, olay sebebiyle davacıların yansıma yoluyla değil doğrudan doğruya zarara maruz kaldıkları, kesinleşen mahkeme kararına göre kaza sebebiyle Dursun Aydemir'in %76 oranında malul kaldığı ve olayın meydana gelmesinde %75 kusurlu olduğu, «hakkaniyet» ilkesinin dikkate alınacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacılar M..
A.. için 15.000,00 TL manevi tazminatın 07/04/2003 olay tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11768 E. 2013/10900 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz kararda… amına göre, meydana gelen kaza sonucunda davacının %54 oranında maluliyetinin oluştuğu, kazanın meydana gelmesinde davacının %85 oranında kusurlu olduğu, geri kalan «kusurun» ise davalıya ait olduğu, alınan bilirkişi raporu sonucunda davacının «maddi tazminat» istemine konu alacağının belirlendiği, davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olduğu ve çalışmayacağı kabul edilse dahi bu dönemde maluliyeti sebebiyle akranlarına göre daha fazla efor harcayarak hayatını sürdüreceği, bu sebeple bu dönem için de asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama kadar zararının bulunduğu, bu döneme ilişkin herhangi bir indirim yapılmasının gerekmediği, davacının malul durumda olup askerlik yapmasının mümkün olmadığı, davacının «maluliyet oranının» yüksekliği ve kusurun çoğunun davacıda olması göz önüne alındığında manevi tazminatın 10.000 TL olarak belirlenmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul …
Benzer bu kararda… talep etme hakkı bulunduğu, davacıların, davalının hatalı bildirimi sonucunda maddi kayıplarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacıların «maddi tazminat» taleplerinin reddine, davacı ...'in manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/10948 E. , 2014/1544 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 14/03/2013
NUMARASI 2011/67-2013/66
Taraflar arasında görülen davada Ankara 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.03.2013 tarih ve 2011/67-2013/66 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı idareye ait banliyö trenine bilmek isterken trenin hareket etmesi sonucunda düşerek yaralandığını ve sağ bacağının diz altından kesilmek zorunda kalındığını, davalı kurumun olayın oluşumunda kusurlu olduğunu ileri sürerek, 1.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini 31.861,98 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkili kurumun herhangi bir kusurunun bulunmadığını, yolcuların iniş binişi tamamlandıktan ve gerekli kontroller yapıldıktan sonra, kapı kapalı iken davacının trene binmek istediğini ve dengesini kaybederek düşüp yaralandığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen kaza sonucunda davacının %54 oranında maluliyetinin oluştuğu, kazanın meydana gelmesinde davacının %85 oranında kusurlu olduğu, geri kalan kusurun ise davalıya ait olduğu, alınan bilirkişi raporu sonucunda davacının maddi tazminat istemine konu alacağının belirlendiği, davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olduğu ve çalışmayacağı kabul edilse dahi bu dönemde maluliyeti sebebiyle akranlarına göre daha fazla efor harcayarak hayatını sürdüreceği, bu sebeple bu dönem için de asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama kadar zararının bulunduğu, bu döneme ilişkin herhangi bir indirim yapılmasının gerekmediği, davacının malul durumda olup askerlik yapmasının mümkün olmadığı, davacının maluliyet oranının yüksekliği ve kusurun çoğunun davacıda olması göz önüne alındığında manevi tazminatın 10.000 TL olarak belirlenmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 31.861,98 TL maddi tazminat ile 10.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1–Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2–Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; hakimin özel durumları gözönünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
22. 06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat, davacının olaydan etkileniş derecesine, olay tarihindeki paranın alım gücüne ve somut olayın özelliklerine uygun düşmemekte ve az olup, davacı yönünden adalete uygun, makul bir manevi tazminat takdir edilmek üzere, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, temyiz harcı davalıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102095200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz