Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/5827 E. 2014/11204 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vade↗ cy/cy kaydı↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı hesapları üzerinde yapılan incelemede 24/12/2001 tarihinde 13.165 TL ödeme kaydının bulunduğu, ancak sözkonusu ödemeye ilişkin olarak davalı banka tarafından davacının imzasını havi bir ödeme belgesinin sunulamadığı, bu nedenle davacının delil olarak sunduğu Etibank tarafından düzenlenen hesap cüzdanındaki bilgilere itibar edilmesi gerektiği, sözkonusu hesap cüzdanında vade sonundaki tutarın 13.163,20 TL belirtildiği, bunun 1,34 TL'si halen hesapta bulunduğundan geriye kalan 13.161,86 TL'nin vade sonu olan 24/12/2001 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Talebin bu niteliği gözetildiğinde mevduattaki paranın çekilme tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesi gerekir. Ancak, davacının talebi mevduat faizi olup, bu faiz oranıyla sınırlı kalmak suretiyle avans faizine karar vermek gerekirken bu konuda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14915 E. 2014/4070 K.
Ortak:avans faizi
İncelediğiniz karardaTalebin bu niteliği gözetildiğinde mevduattaki paranın çekilme tarihinden itibaren «avans faizine» hükmedilmesi gerekir.
Ancak, davacının talebi mevduat faizi olup, bu faiz oranıyla sınırlı kalmak suretiyle «avans faizine» karar vermek gerekirken bu konuda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; toplanan belgelerden, davacınıın zararının karşılanması açısından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.500,00 TL'nin 02.12.1999 tarihinden 22.12.1999 tarihine kadar %83 faiz ile ve bu tarihten itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline ve davalının harçtan muaf olduğuna karar verilmiştir.
2- Ancak taraflar arasında akdi ilişki olmadığından mahkemece hüküm altına alınan miktarların hesaba yatırıldığı tarihten itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, bankaya el konulduğu tarih olan 22/02/1999 tarihine kadar off shore hesap cüzdanında belirtilen faiz oranının uy …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · feri müdahil
Benzer bu karardaKarar davalı ve «feri müdahil» vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...Ş. ve «borcu üstlenen» TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2312 E. 2014/14748 K.
Ortak:vade · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı hesapları üzerinde yapılan incelemede 24/12/2001 tarihinde 13.165 TL ödeme «kaydının» bulunduğu, ancak sözkonusu ödemeye ilişkin olarak davalı banka tarafından davacının imzasını havi bir ödeme belgesinin sunulamadığı, bu nedenle davacının delil olarak sunduğu Etibank tarafından düzenlenen hesap cüzdanındaki bilgilere itibar edilmesi gerektiği, sözkonusu hesap cüzdanında «vade» sonundaki tutarın 13.163,20 TL belirtildiği, bunun 1,34 TL'si halen hesapta bulunduğundan geriye kalan 13.161,86 TL'nin vade sonu olan 24/12/2001 tarihinden itibar …
Benzer bu karardaA....nin ... şubesine; 20.12.1999 tarihinde açmış olduğu 21.01.2000 «vade» sonu tarihli 66.000.000.000 TL (Karşılığı; 66.000,00 TL) davacı ...'in davalı ...
A....nin ... şubesine; 20.12.1999 tarihinde açmış olduğu, 21.01.2000 «vade» sonu tarihli 16.800.000.000 TL, 21.01.2000 vade sonu tarihli 21.235 USD hesabının bulunduğu, ... «mevduatlardan ... hesabın» yatırıldığı bankaların sorumlu olduğu, diğer davalılar ... , ... , ... ve ... hakkında açılan davanın 08.02.2010 tarihinde HUMK 409 Md 1. fk uyarınca müracaata bırakıldığı gerekçesiyle, davanın davacılardan ... yönünden kabulü ile asıl dava ile açılan 5.000,00 USD, ile «ıslah» ile açılan 16.235,00 USD nin paranın yatırılma tarihi olan 21.01.2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince yürütülecek yıllık USD faizi ile birlikte borçlar kanunu 83 maddesi gereğince fiili ödeme yönündeki kur karşılığı TL nin, ayrıca 16.800,00 TL'nin 21.01.2000 tarihinden itibaren reeskont («yasal faizi») ile, davalıdan tahsiline, davacı ... yönünden, 66.000,00 TL’nin 21.02.2000 Tarihinden itibaren reeskont (yasal) faizi ile ...
2 – Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı vekili yatırılan mevduata «vade» sonuna kadar işleyen «akdi faizi» eklemek suretiyle bu meblağın vade sonundan itibaren en yüksek faiz oranıyla birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece, bankaya yatırılan miktarın vade sonundan itibaren faiziyle birlikte tahsiline hükmedilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz · borcun üstlenilmesi · mevduat hesabı · açılmamış sayılma · yenileme · haksız fiil · ıslah · yasal faiz
Benzer bu karardaA....nin ... şubesine; 20.12.1999 tarihinde açmış olduğu, 21.01.2000 «vade» sonu tarihli 16.800.000.000 TL, 21.01.2000 vade sonu tarihli 21.235 USD hesabının bulunduğu, ... «mevduatlardan ... hesabın» yatırıldığı bankaların sorumlu olduğu, diğer davalılar ... , ... , ... ve ... hakkında açılan davanın 08.02.2010 tarihinde HUMK 409 Md 1. fk uyarınca müracaata bırakıldığı gerekçesiyle, davanın davacılardan ... yönünden kabulü ile asıl dava ile açılan 5.000,00 USD, ile «ıslah» ile açılan 16.235,00 USD nin paranın yatırılma tarihi olan 21.01.2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince yürütülecek yıllık USD faizi ile birlikte borçlar kanunu 83 maddesi gereğince fiili ödeme yönündeki kur karşılığı TL nin, ayrıca 16.800,00 TL'nin 21.01.2000 tarihinden itibaren reeskont («yasal faizi») ile, davalıdan tahsiline, davacı ... yönünden, 66.000,00 TL’nin 21.02.2000 Tarihinden itibaren reeskont (yasal) faizi ile ...
Bank (... üstlenen ...) den tahsiline, diğer davalılar ... , ... , ... ve ... hakkında açılan davanın 08.02.2010 tarihinde müracaata bırakıldığı ve 3 aylık yasal sürede «yenilenmediği» anlaşıldığından HMK 150 uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve «borcu üstlenen» ... vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekili ve «borcu üstlenen» ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Bankacılık işleminden tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8075 E. 2011/7164 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dolandırıcılık · tüzel kişilik · uyuşmazlık konusu · yetkisizlik kararı · eksik inceleme · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… temin etmenin sorumluluklarını doğurmayacağı, esasen haklarında sorumluluğu gerektirir başka kanıt sunulmadığı, davalı ...’in davalı ... personeli olduğu, ancak bu «tüzel kişiliğin» bankacılık yapma «yetkisinin» olmadığı, davalının görevi, işlemin yapıldığı yer ile kullanılan hesap cüzdanlarının davalı Etibank A.Ş’ye ait bulunması ve davalı bu Bankanın davalı ...’ten ayrıl …
Hakkındaki hüküm kesinleşen davalı ...’ın, ele geçirdiği boş mevduat cüzdanlarını kullanarak davacı ve diğer başka kişilerden para topladığı ve onları «dolandırdığı» hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
… ankanın hesap cüzdanlarını muhafaza etmediği, davalı ... hakkındaki davanın kesinleştiği gerekçesiyle bu davalı ile davalılar ..., ... ve ... yönünden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davalı ...Ş hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir Kararı, davalı BFB vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda «dolandırıcılıkta» kullanılan bu cüzdanların davalı Bankaya devir edilen Etibank A.Ş.’nin önceden kullandığı boş haldeki hesap cüzdanlarından olduğu anlaşılmıştır.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9723 E. 2011/3338 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mevduat hesabı · ispat yükü · taşıyan · eksik inceleme · temsil
Benzer bu karardaOysa, davacı taraf davalı Banka yetkilisinin imzasını «taşıyan» dosya arasında bulunan hesap cüzdanına aslına dayalı olarak dava açmış olup, mahkemenin kabulünün aksine davalı taraf hesap cüzdanını hükümden düşüren bir olgunun varlığını kanıtlayamadığından bankayı «temsile» yetkililerin imzalarını havi hesap cüzdanın varlığı dava konusu hesabı kanıtlamaya yeterlidir.
Bu durumda, mahkemece, dava konusu hesaptaki paranın ödendiğine ilişkin «ispat yükünün» davalı bankada olduğu nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken «eksik incelemeye» ve yanılgılı değerlendirilmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, davacının vefat eden babasının davalı bankadaki vadeli «mevduat hesabına» dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11714 E. 2017/4151 K.
Ortak:vade · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı hesapları üzerinde yapılan incelemede 24/12/2001 tarihinde 13.165 TL ödeme «kaydının» bulunduğu, ancak sözkonusu ödemeye ilişkin olarak davalı banka tarafından davacının imzasını havi bir ödeme belgesinin sunulamadığı, bu nedenle davacının delil olarak sunduğu Etibank tarafından düzenlenen hesap cüzdanındaki bilgilere itibar edilmesi gerektiği, sözkonusu hesap cüzdanında «vade» sonundaki tutarın 13.163,20 TL belirtildiği, bunun 1,34 TL'si halen hesapta bulunduğundan geriye kalan 13.161,86 TL'nin vade sonu olan 24/12/2001 tarihinden itibar …
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; 15.000 TL'nin taleple bağlı kalınarak «vade» sonu kabul edilen 14.02.2000 tarihinden itibaren davalı ...'den tahsiline, diğer davalılar hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
1-Dava, davalı ...'nin külli halefi olduğu bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak 15.000,00 TL’nin «vade» sonundan itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ...’den tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükmün kesinleşmesi · bozma sonrası karar · borcun üstlenilmesi · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; 15.000 TL'nin taleple bağlı kalınarak «vade» sonu kabul edilen 14.02.2000 tarihinden itibaren davalı ...'den tahsiline, diğer davalılar hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Buna göre Dairemizin bozma ilamı ile «borcu üstlenen» ... aleyhine kurulan tahsil «hükmü kesinleşmiştir».
Kararı, davalı .... vekili ve «borcu üstlenen» ... vekili temyiz etmiştir.
Ancak, mahkemece uyulan Dairemizin 05.06.2014 tarihli bozma ilamından önce kurulan hükümde, alacağın davalı .... adına «borcu üstlenen» ...'den tahsiline karar verilmiş ve davalı ... aleyhine hüküm kurulmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/5827 E. , 2014/11204 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 25/12/2013
NUMARASI 2012/163-2013/319
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/12/2013 tarih ve 2012/163-2013/319 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin E..'ın Diyarbakır Şubesi'nde 21/11/2001 tarihinde vadeli mevduat hesabı açtırarak, 12.600 TL (YTL) yatırdığını, 24/12/2001 tarihinde de aynı hesaba 563,20 TL (YTL) yatırması ile hesaptaki toplam tutarın 13.163,20 TL olduğunu, E.. BDDK tarafından el konulduktan sonra müvekkilinin hesabındaki parayı çekmek için E..'ın aktif hesaplarının devredildiği İ.. Bankası'na başvurduğunu, ancak kendisine hesabında yalnızca 1,64 TL'si bulunduğunun bildirildiğini, oysaki hesaptaki parayı kendisi çekmediği gibi bu konuda hiç kimseye vekalet ve talimatta vermediğini iddia ederek müvekkilinin mevduat hesabında bulunan 13.161,86 TL'nin 24/12/2001 tarihinden itibaren işleyecek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu alacağın zaman aşımına uğradığını, davacının vadeli hesabındaki paranın 24/12/2001 tarihi itibariyle 13.160,20 TL'ye ulaştığını, bu tutarın vadesiz hesaba aktarıldığını, vadesiz hesaptan 24/12/2001 tarihinde 13.165 TL çekildikten sonra hesapta kalan paranın 1,34 TL olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı hesapları üzerinde yapılan incelemede 24/12/2001 tarihinde 13.165 TL ödeme kaydının bulunduğu, ancak sözkonusu ödemeye ilişkin olarak davalı banka tarafından davacının imzasını havi bir ödeme belgesinin sunulamadığı, bu nedenle davacının delil olarak sunduğu Etibank tarafından düzenlenen hesap cüzdanındaki bilgilere itibar edilmesi gerektiği, sözkonusu hesap cüzdanında vade sonundaki tutarın 13.163,20 TL belirtildiği, bunun 1,34 TL'si halen hesapta bulunduğundan geriye kalan 13.161,86 TL'nin vade sonu olan 24/12/2001 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Talebin bu niteliği gözetildiğinde mevduattaki paranın çekilme tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesi gerekir. Ancak, davacının talebi mevduat faizi olup, bu faiz oranıyla sınırlı kalmak suretiyle avans faizine karar vermek gerekirken bu konuda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA,11/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102087800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz