Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/2312 E. 2014/14748 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 150↗ akdi faiz↗ borcun üstlenilmesi↗ mevduat hesabı↗ açılmamış sayılma↗ yenileme↗ vade↗ haksız fiil↗ ıslah↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ...'in davalı ... A.Ş. bankaya devrinden önce ... A....nin ... şubesine; 20.12.1999 tarihinde açmış olduğu 21.01.2000 vade sonu tarihli 66.000.000.000 TL (Karşılığı; 66.000,00 TL) davacı ...'in davalı ... A.Ş. bankaya devrinden önce ... A....nin ... şubesine; 20.12.1999 tarihinde açmış olduğu, 21.01.2000 vade sonu tarihli 16.800.000.000 TL, 21.01.2000 vade sonu tarihli 21.235 USD hesabının bulunduğu, ... mevduatlardan
... hesabın yatırıldığı bankaların sorumlu olduğu, diğer davalılar ... , ... , ... ve ... hakkında açılan davanın 08.02.2010 tarihinde HUMK 409 Md 1. fk uyarınca müracaata bırakıldığı gerekçesiyle, davanın davacılardan ... yönünden kabulü ile asıl dava ile açılan 5.000,00 USD, ile ıslah ile açılan 16.235,00 USD nin paranın yatırılma tarihi olan 21.01.2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince yürütülecek yıllık USD faizi ile birlikte borçlar kanunu 83 maddesi gereğince fiili ödeme yönündeki kur karşılığı TL nin, ayrıca 16.800,00 TL'nin 21.01.2000 tarihinden itibaren reeskont (yasal faizi) ile, davalıdan tahsiline, davacı ... yönünden, 66.000,00 TL’nin 21.02.2000 Tarihinden itibaren reeskont (yasal) faizi ile ... Bank (... üstlenen ...) den tahsiline, diğer davalılar ... , ... , ... ve ... hakkında açılan davanın 08.02.2010 tarihinde müracaata bırakıldığı ve 3 aylık yasal sürede yenilenmediği anlaşıldığından HMK 150 uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve borcu üstlenen ... vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekili ve borcu üstlenen ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 – Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı vekili yatırılan mevduata vade sonuna kadar işleyen akdi faizi eklemek suretiyle bu meblağın vade sonundan itibaren en yüksek faiz oranıyla birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece, bankaya yatırılan miktarın vade sonundan itibaren faiziyle birlikte tahsiline hükmedilmiştir. Ancak, taraflar arasında mevduat ilişkisi olmayıp davalı haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olduğundan, faiz başlangıcının hesabın açıldığı tarih olarak belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde vade sonundan itibaren belirlenmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden H.U.M.K.nun 438/7 maddesine göre kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11714 E. 2017/4151 K.
Ortak:borcun üstlenilmesi · açılmamış sayılma · vade · Alacak
İncelediğiniz karardaA....nin ... şubesine; 20.12.1999 tarihinde açmış olduğu 21.01.2000 «vade» sonu tarihli 66.000.000.000 TL (Karşılığı; 66.000,00 TL) davacı ...'in davalı ...
A....nin ... şubesine; 20.12.1999 tarihinde açmış olduğu, 21.01.2000 «vade» sonu tarihli 16.800.000.000 TL, 21.01.2000 vade sonu tarihli 21.235 USD hesabının bulunduğu, ... «mevduatlardan ... hesabın» yatırıldığı bankaların sorumlu olduğu, diğer davalılar ... , ... , ... ve ... hakkında açılan davanın 08.02.2010 tarihinde HUMK 409 Md 1. fk uyarınca müracaata bırakıldığı gerekçesiyle, davanın davacılardan ... yönünden kabulü ile asıl dava ile açılan 5.000,00 USD, ile «ıslah» ile açılan 16.235,00 USD nin paranın yatırılma tarihi olan 21.01.2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince yürütülecek yıllık USD faizi ile birlikte borçlar kanunu 83 maddesi gereğince fiili ödeme yönündeki kur karşılığı TL nin, ayrıca 16.800,00 TL'nin 21.01.2000 tarihinden itibaren reeskont («yasal faizi») ile, davalıdan tahsiline, davacı ... yönünden, 66.000,00 TL’nin 21.02.2000 Tarihinden itibaren reeskont (yasal) faizi ile ...
Bank (... üstlenen ...) den tahsiline, diğer davalılar ... , ... , ... ve ... hakkında açılan davanın 08.02.2010 tarihinde müracaata bırakıldığı ve 3 aylık yasal sürede «yenilenmediği» anlaşıldığından HMK 150 uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; 15.000 TL'nin taleple bağlı kalınarak «vade» sonu kabul edilen 14.02.2000 tarihinden itibaren davalı ...'den tahsiline, diğer davalılar hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Kararı, davalı .... vekili ve «borcu üstlenen» ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı ...'nin külli halefi olduğu bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak 15.000,00 TL’nin «vade» sonundan itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ...’den tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hükmün kesinleşmesi · bozma sonrası karar · davanın açılmamış sayılması
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; 15.000 TL'nin taleple bağlı kalınarak «vade» sonu kabul edilen 14.02.2000 tarihinden itibaren davalı ...'den tahsiline, diğer davalılar hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Buna göre Dairemizin bozma ilamı ile «borcu üstlenen» ... aleyhine kurulan tahsil «hükmü kesinleşmiştir».
Bu durumda, mahkemece, «bozma sonrası» kurulan hükümde, bozma öncesinde aleyhine tahsil hükmü kurulmayan davalı .... hakkında tahsil hükmü kurulmasının davalı banka lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalı .... aleyhine tahsil hükmü kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1842 E. 2016/3218 K.
Ortak:borcun üstlenilmesi · açılmamış sayılma · vade · Alacak
İncelediğiniz karardaA....nin ... şubesine; 20.12.1999 tarihinde açmış olduğu 21.01.2000 «vade» sonu tarihli 66.000.000.000 TL (Karşılığı; 66.000,00 TL) davacı ...'in davalı ...
A....nin ... şubesine; 20.12.1999 tarihinde açmış olduğu, 21.01.2000 «vade» sonu tarihli 16.800.000.000 TL, 21.01.2000 vade sonu tarihli 21.235 USD hesabının bulunduğu, ... «mevduatlardan ... hesabın» yatırıldığı bankaların sorumlu olduğu, diğer davalılar ... , ... , ... ve ... hakkında açılan davanın 08.02.2010 tarihinde HUMK 409 Md 1. fk uyarınca müracaata bırakıldığı gerekçesiyle, davanın davacılardan ... yönünden kabulü ile asıl dava ile açılan 5.000,00 USD, ile «ıslah» ile açılan 16.235,00 USD nin paranın yatırılma tarihi olan 21.01.2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince yürütülecek yıllık USD faizi ile birlikte borçlar kanunu 83 maddesi gereğince fiili ödeme yönündeki kur karşılığı TL nin, ayrıca 16.800,00 TL'nin 21.01.2000 tarihinden itibaren reeskont («yasal faizi») ile, davalıdan tahsiline, davacı ... yönünden, 66.000,00 TL’nin 21.02.2000 Tarihinden itibaren reeskont (yasal) faizi ile ...
Bank (... üstlenen ...) den tahsiline, diğer davalılar ... , ... , ... ve ... hakkında açılan davanın 08.02.2010 tarihinde müracaata bırakıldığı ve 3 aylık yasal sürede «yenilenmediği» anlaşıldığından HMK 150 uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar....,.... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», 9.000 TL'nin davalı.... adına «borcu üstlenen»...'den 22.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
2-Mahkemece uyulan «son» bozma ilamında davacı vekilinin temyiz talebindeki talebiyle bağlı kalınarak «vade» sonu tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen, paranın hesaba yatırıldığı tarihten itibaren faize hükmedilmesi davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakka aykırı olup bozmayı gerektirmekteyse de söz konusu yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden alacağın davalı... adına «borcu üstlenen»...'den tahsiline dair mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Kararı, davalı... vekili ve «borcu üstlenen» ...vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın açılmamış sayılması · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar....,.... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», 9.000 TL'nin davalı.... adına «borcu üstlenen»...'den 22.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
2-Mahkemece uyulan «son» bozma ilamında davacı vekilinin temyiz talebindeki talebiyle bağlı kalınarak «vade» sonu tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen, paranın hesaba yatırıldığı tarihten itibaren faize hükmedilmesi davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakka aykırı olup bozmayı gerektirmekteyse de söz konusu yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden alacağın davalı... adına «borcu üstlenen»...'den tahsiline dair mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
3-Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen ve dolayısıyla taraf sıfatı bulunmayan... ve....'ün karar başlığında davalı olarak gösterilip haklarında «davanın açılmamış sayılmasına» dair hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu kişiler hakkında kurulan hükmün resen bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5827 E. 2014/11204 K.
Ortak:vade · Alacak
İncelediğiniz karardaA....nin ... şubesine; 20.12.1999 tarihinde açmış olduğu 21.01.2000 «vade» sonu tarihli 66.000.000.000 TL (Karşılığı; 66.000,00 TL) davacı ...'in davalı ...
A....nin ... şubesine; 20.12.1999 tarihinde açmış olduğu, 21.01.2000 «vade» sonu tarihli 16.800.000.000 TL, 21.01.2000 vade sonu tarihli 21.235 USD hesabının bulunduğu, ... «mevduatlardan ... hesabın» yatırıldığı bankaların sorumlu olduğu, diğer davalılar ... , ... , ... ve ... hakkında açılan davanın 08.02.2010 tarihinde HUMK 409 Md 1. fk uyarınca müracaata bırakıldığı gerekçesiyle, davanın davacılardan ... yönünden kabulü ile asıl dava ile açılan 5.000,00 USD, ile «ıslah» ile açılan 16.235,00 USD nin paranın yatırılma tarihi olan 21.01.2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince yürütülecek yıllık USD faizi ile birlikte borçlar kanunu 83 maddesi gereğince fiili ödeme yönündeki kur karşılığı TL nin, ayrıca 16.800,00 TL'nin 21.01.2000 tarihinden itibaren reeskont («yasal faizi») ile, davalıdan tahsiline, davacı ... yönünden, 66.000,00 TL’nin 21.02.2000 Tarihinden itibaren reeskont (yasal) faizi ile ...
2 – Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı vekili yatırılan mevduata «vade» sonuna kadar işleyen «akdi faizi» eklemek suretiyle bu meblağın vade sonundan itibaren en yüksek faiz oranıyla birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece, bankaya yatırılan miktarın vade sonundan itibaren faiziyle birlikte tahsiline hükmedilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı hesapları üzerinde yapılan incelemede 24/12/2001 tarihinde 13.165 TL ödeme «kaydının» bulunduğu, ancak sözkonusu ödemeye ilişkin olarak davalı banka tarafından davacının imzasını havi bir ödeme belgesinin sunulamadığı, bu nedenle davacının delil olarak sunduğu Etibank tarafından düzenlenen hesap cüzdanındaki bilgilere itibar edilmesi gerektiği, sözkonusu hesap cüzdanında «vade» sonundaki tutarın 13.163,20 TL belirtildiği, bunun 1,34 TL'si halen hesapta bulunduğundan geriye kalan 13.161,86 TL'nin vade sonu olan 24/12/2001 tarihinden itibar …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:cy/cy kaydı · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı hesapları üzerinde yapılan incelemede 24/12/2001 tarihinde 13.165 TL ödeme «kaydının» bulunduğu, ancak sözkonusu ödemeye ilişkin olarak davalı banka tarafından davacının imzasını havi bir ödeme belgesinin sunulamadığı, bu nedenle davacının delil olarak sunduğu Etibank tarafından düzenlenen hesap cüzdanındaki bilgilere itibar edilmesi gerektiği, sözkonusu hesap cüzdanında «vade» sonundaki tutarın 13.163,20 TL belirtildiği, bunun 1,34 TL'si halen hesapta bulunduğundan geriye kalan 13.161,86 TL'nin vade sonu olan 24/12/2001 tarihinden itibar …
Talebin bu niteliği gözetildiğinde mevduattaki paranın çekilme tarihinden itibaren «avans faizine» hükmedilmesi gerekir.
Ancak, davacının talebi mevduat faizi olup, bu faiz oranıyla sınırlı kalmak suretiyle «avans faizine» karar vermek gerekirken bu konuda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/2312 E. , 2014/14748 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/05/2012 tarih ve 2011/68-2012/119 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ve borcu üstlenen ... vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26.09.2014 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... , davalılardan ... A.Ş. vekili Av. ... ve ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerine ait ... A.Ş. ... Şubesi nezdindeki hesaplarda 82.800 YTL ve 21.235 USD mevduatın, ... yetkililerinin ... ... Ltd. şirketinin ... A.Ş. güvencesinde bulunduğu yönündeki yanıltıcı beyanlarına ve ... ... Ltd. şirketinin unvanının ... A.Ş. ile müşterek olmasından da yararlanılarak müvekkiline baskı uygulandığını, bu baskıların sonucunda müvekkilinin 20.12.1999 tarihinde mevduatının ... ... Ltd.'e aktarılmasına muvafakat ettiğini, bu hesap aktarımına muvafakatten 2 gün sonra 21.12.1999 tarihinde BDDK tarafından ...'a el konulduğunu ve yönetimin ...'ye devredildiğini, daha sonra ... ve ... A....nin birleştirildiğini. Elkoymadan sonra müvekkiline mevduatının ... 'de kurulu olduğu söylenen ...
... Ltd. adlı kıyı bankasına gönderilmiş olduğunun ve kıyı bankasında bulunan mevduatların sigorta kapsamında bulunmadığı gerekçesi ile ödenmeyeceğinin bildirildiğini ileri sürerek, 5.000 USD nin faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesiyle toplam talebini 82.800 TL ve 21.235 USD olarak ıslah etmiştir.
Davalılar ve borcu üstlenen ... vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ...'in davalı ... A.Ş. bankaya devrinden önce ... A....nin ... şubesine;
20. 12.1999 tarihinde açmış olduğu 21.01.2000 vade sonu tarihli 66.000.000.000 TL (Karşılığı;
66. 000,00 TL) davacı ...'in davalı ... A.Ş. bankaya devrinden önce ... A....nin ... şubesine;
20. 12.1999 tarihinde açmış olduğu, 21.01.2000 vade sonu tarihli 16.800.000.000 TL, 21.01.2000 vade sonu tarihli 21.235 USD hesabının bulunduğu, ... mevduatlardan
... hesabın yatırıldığı bankaların sorumlu olduğu, diğer davalılar ... , ... , ... ve ... hakkında açılan davanın 08.02.2010 tarihinde HUMK 409 Md 1. fk uyarınca müracaata bırakıldığı gerekçesiyle, davanın davacılardan ... yönünden kabulü ile asıl dava ile açılan 5.000,00 USD, ile ıslah ile açılan 16.235,00 USD nin paranın yatırılma tarihi olan 21.01.2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince yürütülecek yıllık USD faizi ile birlikte borçlar kanunu 83 maddesi gereğince fiili ödeme yönündeki kur karşılığı TL nin, ayrıca 16.800,00 TL'nin 21.01.2000 tarihinden itibaren reeskont (yasal faizi) ile, davalıdan tahsiline, davacı ... yönünden, 66.000,00 TL’nin 21.02.2000 Tarihinden itibaren reeskont (yasal) faizi ile ...
Bank (... üstlenen ...) den tahsiline, diğer davalılar ... , ... , ... ve ... hakkında açılan davanın 08.02.2010 tarihinde müracaata bırakıldığı ve 3 aylık yasal sürede yenilenmediği anlaşıldığından HMK 150 uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve borcu üstlenen ... vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekili ve borcu üstlenen ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 – Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı vekili yatırılan mevduata vade sonuna kadar işleyen akdi faizi eklemek suretiyle bu meblağın vade sonundan itibaren en yüksek faiz oranıyla birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece, bankaya yatırılan miktarın vade sonundan itibaren faiziyle birlikte tahsiline hükmedilmiştir. Ancak, taraflar arasında mevduat ilişkisi olmayıp davalı haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olduğundan, faiz başlangıcının hesabın açıldığı tarih olarak belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde vade sonundan itibaren belirlenmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden H.U.M.K.nun 438/7 maddesine göre kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... A.Ş. vekili ve borcu üstlenen ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 1. bent, 1.ve 2. paragraflarında yer alan “21.01.2000 tarihinden itibaren” ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “20.12.1999 tarihinden itibaren” kelime grubunun eklenmesine, kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılar'a verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/361210900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz