Haksız rekabetin tespiti ve men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/13703 E. 2014/19147 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ilan↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının iş makineleri ile ilgili kurs açma ve kurs sonucunda katılanlara sertifika verme faaliyetinin mevzuata uygun olmayıp, haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının faaliyetinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile men'ine ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, haksız rekabetin tespiti ile men'i istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı taraf 12.1.2002 tarih ve 24638 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Türk Mühendis Ve Mimar Odaları Birliği Makina Mühendisleri Odası İş Makinaları Kullanıcısı (Operatör) Kurs Yönetmeliği ve buna bağlı mevzuata uygun şekilde faaliyet gösterildiğini savunmak suretiyle haksız rekabet koşullarının bulunmadığını ileri sürmüştür. Mahkemece davalının bu savunması üzerinde durulmadığı gibi, benimsenen bilirkişi raporunda da konuyla ilgili genel değerlendirmeler dışında söz konusu hususa ışık tutacak herhangi bir mütalaaya yer verilmemiştir. Her ne kadar 6762 sayılı TTK'nın 57/10 maddesi uyarınca davalının mevzuata uygun şekilde yürütülmeyen faaliyetleri haksız rekabet teşkil edebilecek ise de, davalı yanın söz konusu savunmasının da aynı hususta düzenleme içeren mevzuat hükümlerine dayalı olması karşısında mahkemece konuya ilişkin mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği takdirde özel düzenlemenin hangi mevzuat hükmü olduğu hususu ve somut olayın özellikleri üzerinde durulmak suretiyle sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2280 E. 2010/2477 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının iş makineleri ile ilgili kurs açma ve kurs sonucunda katılanlara sertifika verme faaliyetinin mevzuata uygun olmayıp, «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının faaliyetinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile men'ine ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
1- Dava, «haksız rekabetin» tespiti ile men'i istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalı taraf 12.1.2002 tarih ve 24638 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Türk Mühendis Ve Mimar Odaları Birliği Makina Mühendisleri Odası İş Makinaları Kullanıcısı (Operatör) Kurs Yönetmeliği ve buna bağlı mevzuata uygun şekilde faaliyet gösterildiğini savunmak suretiyle «haksız rekabet» koşullarının bulunmadığını ileri sürmüştür.
Benzer bu kararda… için, 193134 sayılı markanın da öğrenim amaçlı kurslar ve kitap yayınlama hizmetleri dışındaki sınıflar için hükümsüzlüğüne, davacı - karşı davalı tarafından açılan «ticaret unvanı» ve «haksız rekabete» yönelik «davanın açılmamış sayılmasına», sair taleplerin ve karşı davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairemizce davacı - karşı davalı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · ticaret unvanı · hak düşürücü süre
Benzer bu kararda… için, 193134 sayılı markanın da öğrenim amaçlı kurslar ve kitap yayınlama hizmetleri dışındaki sınıflar için hükümsüzlüğüne, davacı - karşı davalı tarafından açılan «ticaret unvanı» ve «haksız rekabete» yönelik «davanın açılmamış sayılmasına», sair taleplerin ve karşı davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairemizce davacı - karşı davalı yararına bozulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve 20.05.2002 tarihinde açılan işbu davada 1998 yılında davalı adına tescil edilen markaları 556 sayılı KHK'nın 42.maddesine dayalı hükümsüzlüğü talep edilmiş olup, söz konusu 42. madde gereğince 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» de geçmemiş olmasına, Dairemiz kararın 3.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10131 E. 2011/2867 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz karardaHer ne kadar 6762 sayılı TTK'nın 57/10 maddesi uyarınca davalının mevzuata uygun şekilde yürütülmeyen faaliyetleri «haksız rekabet» teşkil edebilecek ise de, davalı yanın söz konusu savunmasının da aynı hususta düzenleme içeren mevzuat hükümlerine dayalı olması karşısında mahkemece konuya ilişkin mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği takdirde özel düzenlemenin hangi mevzuat hükmü olduğu hususu ve somut olayın özellikleri üzerinde durulmak suretiyle sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik inceleme» ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, taraflar arasındaki muarazanın şirket anasözleşmesi ve TTK hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile davalının kursa yaptığı atamanın geçerli olduğundan bahisle dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi doğru olmamış ve kararın asıl davada davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürlüğü · ortaklar kurulu kararı · fesih · feragat · limited şirket · karar verilmesine yer olmadığına · ibraz · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, muarazanın «şirket müdürlüğünden» değil şirketin işlettiği kurs müdürlüğünden kaynaklandığı, yargılama sırasında davacının kurs müdürlüğü görevinin süresinin sona erdiği, tedbir yolu ile bu görevin uzatılmadığı, «ibraz» edilen belgelere göre kurs müdürlüğü görevine dava dışı Milli Eğitim Müdürlüğünce yine dava dışı ...’ün atandığı, bu hali ile muarazanın önlenmesi talebinin konusuz kaldığı gerekçesiyle asıl dava hakkında konusuz kaldığından bahisle karar «verilmesine yer olmadığına», birleşen davanın ise «feragat» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Asıl dava, iki ortaklı «limited şirketin» işlettiği dershaneye, «ortaklar kurulu» kararı ile iki yıllığına atanan müdürün yerine, ortaklar kurulu kararı olmaksızın, dershanenin kurucusu ve aynı zamanda şirketin ortağı olan davalının yeni müdür ataması nedenine dayalı muarazanın önlenmesi; birleşen dava ise, tarafların ortağı olduğu şirketin «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Öte yandan, şirket anasözleşmesi, «şirketin müdürleri» olan davacı ve davalının müştereken atacakları imzalar ile şirketi «temsil» ve ilzam edeceğine dair hüküm içermektedir.
Şti.'nin ortakları olduğu, şirketin tek işletmesinin “Cesur Sürücü Kursu” isimli işletme olduğu, bu işletmenin müdürü ve kurucusuna dair «ortaklar kurulu» kararına göre, davacının kurs müdürlüğüne, davalının ise kurs kuruculuğuna atandığı, bu çerçevede işletmenin müdürlük görevine iki yıllığına atanıp bu görevini dev …
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3160 E. 2015/1329 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz karardaHer ne kadar 6762 sayılı TTK'nın 57/10 maddesi uyarınca davalının mevzuata uygun şekilde yürütülmeyen faaliyetleri «haksız rekabet» teşkil edebilecek ise de, davalı yanın söz konusu savunmasının da aynı hususta düzenleme içeren mevzuat hükümlerine dayalı olması karşısında mahkemece konuya ilişkin mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği takdirde özel düzenlemenin hangi mevzuat hükmü olduğu hususu ve somut olayın özellikleri üzerinde durulmak suretiyle sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik inceleme» ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… sında mahkemece, davacı vekilinin rapora yönelik itirazları ve zarar kalemleri dikkate alınarak, dava dilekçesinde ve delil listesinde davalıya atfedilen işlemlerin «şirketi zarara» uğratan işlemler olup olmadığı hususunun (demirbaşların, araçların ve «işletme devrinin» «rayiç değerlerinin» devir tarihleri itibariyle tesbit edilip, yapılan devir bedelleri de dikkate alınarak) makine mühendisi, şirketler hukuku uzmanı ve mali müşavirden oluşan bilirkişi kurulu oluşturulup, davacı şirketin «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp, tarafların iddiaları ve savunmalarını karşılayan ve denetime uygun rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defterlerin delil niteliği · ticari defter delili · kusur karinesi · işletme devri · zararın ispatı · rayiç değer · delil niteliği · sorumluluktan kurtulma
Benzer bu karardaŞirketi'nin karar «defterinde» ki belgede davacı şirket «tüzel kişiliğinin» «temsil» olunmadığı, böyle bir belgenin davacı şirketi bağlaması için şirket tüzel kişiliğini temsilen kaşe ve yetkili imzaların bulunması gerektiği, bu kararın davacı şirket bakımından sonuç doğurmayacağı, davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zarar kalemlerinin ispatlanamadığı, kebir defterinin «ibraz» edilmediği, ibraz edilen «ticari defterlerin delil niteliğinin» bulunmadığı, bilirkişi raporunda şirket borçlarının 10/10/2008 tarihli belgedeki beyanlara uygun olarak tahsili cihetine gidilmesi gerektiğine işaret edilmiş ise d …
… sında mahkemece, davacı vekilinin rapora yönelik itirazları ve zarar kalemleri dikkate alınarak, dava dilekçesinde ve delil listesinde davalıya atfedilen işlemlerin «şirketi zarara» uğratan işlemler olup olmadığı hususunun (demirbaşların, araçların ve «işletme devrinin» «rayiç değerlerinin» devir tarihleri itibariyle tesbit edilip, yapılan devir bedelleri de dikkate alınarak) makine mühendisi, şirketler hukuku uzmanı ve mali müşavirden oluşan bilirkişi kurulu oluşturulup, davacı şirketin «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp, tarafların iddiaları ve savunmalarını karşılayan ve denetime uygun rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Zararın varlığı sabit ise; «kusur karinesi» söz konusu olduğundan yönetim ve denetim kurulu üyelerinin bu zarardan sorumlu olduğu «karine» olarak kabul edilir.
Yönetim ve denetim kurulu üyeleri, ancak kendilerine bir «kusur» izafe edilemeyeceğini kanıtlayarak «sorumluluktan kurtulabilirler».(TTK.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/13703 E. , 2014/19147 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BURSA(KAPATILAN) 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/04/2014
NUMARASI 2012/292-2014/104
Taraflar arasında görülen davada Bursa(Kapatılan) 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/04/2014 tarih ve 2012/292-2014/104 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin sürücü kursları işleticileri olup, ruhsatlı olarak faaliyet gösterdiklerini, ücreti mukabilinde iş makineleri kullanma sertifikası eğitimi vermeye yetkili kurumların 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununa göre kurulmuş ve 5795 sayılı Kanun çerçevesinde yetkilendirilmiş özel eğitim kurumları olduğunu, buna rağmen davalı tarafından ücretli olarak iş makineleri eğitimleri ve eğitimde başarılı olanlara da sertifika verildiğini, davalının işbu eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ve men'i ile hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, husumet ve idari yargının görevli olduğunu belirterek görev itirazında bulunmuş, Oda tarafından kendi alanında eğitim verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının iş makineleri ile ilgili kurs açma ve kurs sonucunda katılanlara sertifika verme faaliyetinin mevzuata uygun olmayıp, haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının faaliyetinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile men'ine ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, haksız rekabetin tespiti ile men'i istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı taraf 12.1.2002 tarih ve 24638 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Türk Mühendis Ve Mimar Odaları Birliği Makina Mühendisleri Odası İş Makinaları Kullanıcısı (Operatör) Kurs Yönetmeliği ve buna bağlı mevzuata uygun şekilde faaliyet gösterildiğini savunmak suretiyle haksız rekabet koşullarının bulunmadığını ileri sürmüştür. Mahkemece davalının bu savunması üzerinde durulmadığı gibi, benimsenen bilirkişi raporunda da konuyla ilgili genel değerlendirmeler dışında söz konusu hususa ışık tutacak herhangi bir mütalaaya yer verilmemiştir.
Her ne kadar 6762 sayılı TTK'nın 57/10 maddesi uyarınca davalının mevzuata uygun şekilde yürütülmeyen faaliyetleri haksız rekabet teşkil edebilecek ise de, davalı yanın söz konusu savunmasının da aynı hususta düzenleme içeren mevzuat hükümlerine dayalı olması karşısında mahkemece konuya ilişkin mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği takdirde özel düzenlemenin hangi mevzuat hükmü olduğu hususu ve somut olayın özellikleri üzerinde durulmak suretiyle sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 05.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102079100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz