6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Muarazanın Giderilmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/10131 E. 2011/2867 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket müdürlüğü ortaklar kurulu kararı fesih feragat limited şirket karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi eksik inceleme karar verilmesine yer olmadığına ibraz temsil

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, muarazanın şirket müdürlüğünden değil şirketin işlettiği kurs müdürlüğünden kaynaklandığı, yargılama sırasında davacının kurs müdürlüğü görevinin süresinin sona erdiği, tedbir yolu ile bu görevin uzatılmadığı, ibraz edilen belgelere göre kurs müdürlüğü görevine dava dışı Milli Eğitim Müdürlüğünce yine dava dışı ...’ün atandığı, bu hali ile muarazanın önlenmesi talebinin konusuz kaldığı gerekçesiyle asıl dava hakkında konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın ise feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Asıl dava, iki ortaklı limited şirketin işlettiği dershaneye, ortaklar kurulu kararı ile iki yıllığına atanan müdürün yerine, ortaklar kurulu kararı olmaksızın, dershanenin kurucusu ve aynı zamanda şirketin ortağı olan davalının yeni müdür ataması nedenine dayalı muarazanın önlenmesi; birleşen dava ise, tarafların ortağı olduğu şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.

Tüm dosya kapsamından, tarafların dava dışı Cesur Eğitim Ltd. Şti.'nin ortakları olduğu, şirketin tek işletmesinin “Cesur Sürücü Kursu” isimli işletme olduğu, bu işletmenin müdürü ve kurucusuna dair ortaklar kurulu kararına göre, davacının kurs müdürlüğüne, davalının ise kurs kuruculuğuna atandığı, bu çerçevede işletmenin müdürlük görevine iki yıllığına atanıp bu görevini devam ettiren davacının, davalı ortak ve aynı zamanda kurs kurucusunun tek yanlı tasarrufu ile müdürlük görevinden alınarak yerine dava dışı ... isimli kişinin atandığı anlaşılmıştır.

Öte yandan, şirket anasözleşmesi, şirketin müdürleri olan davacı ve davalının müştereken atacakları imzalar ile şirketi temsil ve ilzam edeceğine dair hüküm içermektedir.

Bu durumda, mahkemece, taraflar arasındaki muarazanın şirket anasözleşmesi ve TTK hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile davalının kursa yaptığı atamanın geçerli olduğundan bahisle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmamış ve kararın asıl davada davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/10131 E.  ,  2011/2867 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

BİRLEŞEN DAVA

Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2008/132 E.

Taraflar arasında görülen davada Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/11/2008 tarih ve 2008/118-2008/366 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalının dava dışı Cesur Eğitim Ltd. Şti.'nin eşit hisseli ortakları olduğunu, şirket anasözleşmesinde hissedarlarının imzası ile temsil ve ilzam edileceğinin yazılı bulunduğunu, şirketin tek ticari faaliyeti ve işletmesinin "Cesur Sürücü Kursu" isimli işletme olduğunu, özel eğitim ve öğretim kurumlarının tabi olduğu yönetmelik uyarınca sürücü kursuna kurum müdürü ve kurucu temsilcisi atanması zorunluğunun bulunduğunu, bu doğrultuda müvekkilinin kurum müdürü ve davalının kurucu olarak ortaklar kurulu kararı ile atandığını, bu karara rağmen davalının müvekkilinin görev, yetki ve yönetim alanına müdahale ettiğini, müvekkilinin yetkili ve görevli olduğu konularda tek başına kararlar aldığını, bu şekilde müvekkilinin görevini yapmasını engellediğini, şirketi ve kursu kendi başına yönetmeye kalkıştığını, en son olarak davalının ortaklar kurulu kararı bulunmaksızın davacının müdürlük görevine son verildiği yönünde ihtarnameyi resmi kurumlar ve davacıya gönderdiğini, bu durumun muaraza oluşturduğunu ileri sürerek, yaratılan muarazanın önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen dava ile şirket ortakları arasındaki geçimsizlikler bulunduğunu ileri sürerek, şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini istemiş, 17.11.2008 tarihli feragat dilekçesi ile birleşen davadan feragat etmiştir.

Davalı vekili, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, muarazanın şirket müdürlüğünden değil şirketin işlettiği kurs müdürlüğünden kaynaklandığı, yargılama sırasında davacının kurs müdürlüğü görevinin süresinin sona erdiği, tedbir yolu ile bu görevin uzatılmadığı, ibraz edilen belgelere göre kurs müdürlüğü görevine dava dışı Milli Eğitim Müdürlüğünce yine dava dışı ...’ün atandığı, bu hali ile muarazanın önlenmesi talebinin konusuz kaldığı gerekçesiyle asıl dava hakkında konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın ise feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Asıl dava, iki ortaklı limited şirketin işlettiği dershaneye, ortaklar kurulu kararı ile iki yıllığına atanan müdürün yerine, ortaklar kurulu kararı olmaksızın, dershanenin kurucusu ve aynı zamanda şirketin ortağı olan davalının yeni müdür ataması nedenine dayalı muarazanın önlenmesi; birleşen dava ise, tarafların ortağı olduğu şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.

Tüm dosya kapsamından, tarafların dava dışı Cesur Eğitim Ltd. Şti.'nin ortakları olduğu, şirketin tek işletmesinin “Cesur Sürücü Kursu” isimli işletme olduğu, bu işletmenin müdürü ve kurucusuna dair ortaklar kurulu kararına göre, davacının kurs müdürlüğüne, davalının ise kurs kuruculuğuna atandığı, bu çerçevede işletmenin müdürlük görevine iki yıllığına atanıp bu görevini devam ettiren davacının, davalı ortak ve aynı zamanda kurs kurucusunun tek yanlı tasarrufu ile müdürlük görevinden alınarak yerine dava dışı ... isimli kişinin atandığı anlaşılmıştır.

Öte yandan, şirket anasözleşmesi, şirketin müdürleri olan davacı ve davalının müştereken atacakları imzalar ile şirketi temsil ve ilzam edeceğine dair hüküm içermektedir.

Bu durumda, mahkemece, taraflar arasındaki muarazanın şirket anasözleşmesi ve TTK hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile davalının kursa yaptığı atamanın geçerli olduğundan bahisle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmamış ve kararın asıl davada davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın asıl ve birleşen davada davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017984300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.