Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/11722 E. 2014/1360 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulsüz tevdi↗ usulsüz tevdi sözleşmesi↗ bankacılık işlemleri↗ eft↗ kusur oranı↗ mahsup↗ vade↗ bilirkişi incelemesi↗ havale↗ taşıyan↗ kusur↗ hasar↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma,benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hesabından dava dışı 3.kişiye EFT yapıldığı, EFT işleminin başka bir bilgisayardan davacının şifresi, parolası ve OTP cihazındaki tek kullanımlık şifre kullanılarak gerçekleştirildiği, 3.kişilerin, davacının söz konusu bilgilerini ele geçirmesinde davacının gerekli önlemleri almadığı, aynı zamanda bankanın da yapılan işlemlerde güncel alınması gereken güvenlik tedbirlerinden olan, kullanıcının cep telefonuna teyit mesajı göndermemek kaydıyla işlemin yapılmasına sebebiyet verdiği, bu anlamda bilirkişi raporunda belirtilen tarafların yarı yarıya kusurlu olduğu hususundaki kanaatin uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 23.919,50 TL'nin işlemin yapıldığı 18.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
Dava, davalı Banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, Mahkemece; davacı şirketin kendisine verilen elektronik bankacılıkla ilgili internet şifresi, parola ve OTP cihazını kullanmakta gerekli özeni göstermeyerek bunların 3. kişilerin eline geçmesine sebebiyet verdiği ve davaya konu işlemin gerçekleştirilmesinde müterafik kusurunun bulunduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi). Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK'nın 306 ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 372/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Somut olayda, mahkemece alınan 29/03/2013 tarihli bilirkişi raporunda; davacının, davalı Banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan davaya konu paranın, 18/05/2012 tarihinde, elektronik bankacılık sistemi üzerinden, davacı şirkete ait şifre, parola ve OTP cihazı kullanılarak havale edildiğinin davalı Banka'nın 18/09/2012 işlem tarihli EFT (Elektronik Fon Transferi) dekontunun incelenmesi suretiyle tespit edildiği bildirilmiştir. Yine aynı raporda, OTP cihazının; elektronik bankacılık işlemlerinde kurumsal müşterilere güvenlik önlemi olarak verilen ve her seferinde farklı bir şekilde tek kullanımlık şifre üreten, cihaz üzerindeki butona basıldığında 8 haneli bir şifre üreterek bu şifreyi 40 saniye boyunca görüntüleyen bir cihaz olduğu, bu süre zarfında istenen yerlere bu şifre girilerek işlemlere devam edildiği izah edilmiştir. Bu durumda, davaya konu havale işleminin , davalı Banka tarafından davacıya verilmiş OTP cihazının ürettiği şifre bertaraf edilerek, bir başka anlatımla bu cihazın ürettiği şifreye ihtiyaç olmaksızın yapılıp yapılamayacağı, yapılabiliyorsa somut olayda gerçekleştirilen havale işleminde böyle bir durumun olup olmadığı hususunun, gerektiği takdirde işlemin yapıldığı bilgisayar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve ulaşılan sonuca göre tarafların kusur oranlarının belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/493 E. 2018/1392 K.
Ortak:kusur oranı · mahsup · bilirkişi incelemesi · havale · kusur · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durumda, davaya konu «havale» işleminin , davalı Banka tarafından davacıya verilmiş OTP cihazının ürettiği şifre bertaraf edilerek, bir başka anlatımla bu cihazın ürettiği şifreye ihtiyaç olmaksızın yapılıp yapılamayacağı, yapılabiliyorsa somut olayda gerçekleştirilen havale işleminde böyle bir durumun olup olmadığı hususunun, gerektiği takdirde işlemin yapıldığı bilgisayar üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve ulaşılan sonuca göre tarafların «kusur oranlarının» belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Somut olayda, mahkemece alınan 29/03/2013 tarihli bilirkişi raporunda; davacının, davalı Banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan davaya konu paranın, 18/05/2012 tarihinde, elektronik bankacılık sistemi üzerinden, davacı şirkete ait şifre, parola ve OTP cihazı kullanılarak «havale» edildiğinin davalı Banka'nın 18/09/2012 işlem tarihli EFT (Elektronik Fon Transferi) dekontunun incelenmesi suretiyle tespit edildiği bildirilmiştir.
Benzer bu karardaDairemizin 22.01.2014 tarih ve 2013/11722 E.- 2014/1360 K. sayılı ilamında "davaya konu «havale» işleminin, davalı banka tarafından davacıya verilmiş .... cihazının ürettiği şifre bertaraf edilerek, bir başka anlatımla bu cihazın ürettiği şifreye ihtiyaç olmaksızın yapılıp yapılamayacağı, yapılabiliyorsa somut olayda gerçekleştirilen işlemde böyle bir durumun olup olmadığı hususunun, gerektiği takdirde işlemin yapıldığı bilgisayar üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle tespiti ve ulaşılan sonuca göre tarafların «kusur oranlarının» belirlenmesi" gerektiğine işaret edilerek, taraflar eşit oranda müterafik kusurlu kabul edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün bozulmasına k …
Bu durumda mahkemece, bilirkişilere davalı bankanın «internet bankacılığı» sistemi üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek dava konusu EFT tarihi itibariyle OTP cihazının ürettiği şifre bertaraf edilip bu cihazın ürettiği şifreye ihtiyaç duyulmadan EFT işleminin yapılıp yapılamayacağı, dolayısıyla davacının bir kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa oranı tespit edilmek suretiyle bozma ilamının gereğinin yerine getirilmesi, usulsüz işlemle çekilen paraların aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olduğu, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağının aynen devam ettiği, usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebileceği ve bankanın bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabileceği de nazara alınarak ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulmasını gerektirmiştir.
… cihazıyla giren davacının da bilgisayarındaki güvenlik zaafiyetinden dolayı banka işlemlerine girilerek .... işlemlerinin yapıldığından dolayı kusurunun bulunduğu, «kusur oranı» konusunda ilk bozma öncesi bilirkişi raporundaki orana itibar edilerek tarafların eşit kusurlu kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 23.919,50 TL'nin 18.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. .../...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:internet bankacılığı · avans faizi
Benzer bu kararda… cihazıyla giren davacının da bilgisayarındaki güvenlik zaafiyetinden dolayı banka işlemlerine girilerek .... işlemlerinin yapıldığından dolayı kusurunun bulunduğu, «kusur oranı» konusunda ilk bozma öncesi bilirkişi raporundaki orana itibar edilerek tarafların eşit kusurlu kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 23.919,50 TL'nin 18.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. .../...
Dava, davacının banka hesabındaki mevduatın «internet bankacılığı» yoluyla 3. kişinin hesabına aktarılması yoluyla uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Bu durumda mahkemece, bilirkişilere davalı bankanın «internet bankacılığı» sistemi üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek dava konusu EFT tarihi itibariyle OTP cihazının ürettiği şifre bertaraf edilip bu cihazın ürettiği şifreye ihtiyaç duyulmadan EFT işleminin yapılıp yapılamayacağı, dolayısıyla davacının bir kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa oranı tespit edilmek suretiyle bozma ilamının gereğinin yerine getirilmesi, usulsüz işlemle çekilen paraların aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olduğu, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağının aynen devam ettiği, usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebileceği ve bankanın bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabileceği de nazara alınarak ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5883 E. 2023/2292 K.
Ortak:kusur oranı · mahsup · kusur
İncelediğiniz karardaUsulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bu durumda, davaya konu «havale» işleminin , davalı Banka tarafından davacıya verilmiş OTP cihazının ürettiği şifre bertaraf edilerek, bir başka anlatımla bu cihazın ürettiği şifreye ihtiyaç olmaksızın yapılıp yapılamayacağı, yapılabiliyorsa somut olayda gerçekleştirilen havale işleminde böyle bir durumun olup olmadığı hususunun, gerektiği takdirde işlemin yapıldığı bilgisayar üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve ulaşılan sonuca göre tarafların «kusur oranlarının» belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… çekilmiş olduğu, aynı gün davacının birden fazla kez OTP cihazıyla sisteme giriş yaparak işlem yaptığını, davalı bankanın üç aşamalı güvenlik imkanı sağladığı ancak «internet bankacılığı» yoluyla yapılan işlemlerde gerekli önlemleri almayan bankanın, kural olarak «özen yükümlülüğünü» ihlal etmekte asıl kusurlu olduğu, müşterinin ise, bu tür bankacılıkta internet şifresini korumak dışında bir sorumluluğu bulunmadığı, bunun ihlalinin ancak «müterafık kusur» teşkil edeceği, internet «bankacılığı işlemi» sırasında davacının kullanıcı adı ve şifresi kullanılmış bulunması ve bu bilgilerin davalı bankanın bilgisayar sisteminden öğrenilmediğinin belirlenmiş olması halinde, müşterinin şifrenin kötü niyetli «üçüncü kişiler» elinde geçmemesi için gerekli önlemleri almamış olduğunun banka tarafından ispatlanma şartına bağlı olacağı, davalı bankanın gerekli ve yeterli önlemleri almadığı olayda kusurlu olduğu, davacının şifreyi korumak yönündeki sorumluluğunu yerine getirmediği ve bu halde müterafik kusurunun bulunduğuna kanaat getirilmiş ancak «kusur oranı» noktasında bozma öncesi alınan 29.03.2013 tarihli bilirkişi raporunda yer alan orana itibar edilerek müterafik kusur nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verild …
… an sonra alınan bilirkişi raporlarında bozma ilamında belirtilen inceleme yapılmamasına karşın Dairemizce yeterli kabul edilmeyen bozma öncesi bilirkişi raporundaki «kusur oranlarına» itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Alınan bilirkişi raporlarına rağmen bozma öncesi alınan bilirkişi raporuna dönülerek tarafların %50 «kusur oranına» göre karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:siber saldırı · bankacılık işlemi · müterafik kusur · özen yükümlülüğü · internet bankacılığı · ispat külfeti · üçüncü kişi
Benzer bu kararda… çekilmiş olduğu, aynı gün davacının birden fazla kez OTP cihazıyla sisteme giriş yaparak işlem yaptığını, davalı bankanın üç aşamalı güvenlik imkanı sağladığı ancak «internet bankacılığı» yoluyla yapılan işlemlerde gerekli önlemleri almayan bankanın, kural olarak «özen yükümlülüğünü» ihlal etmekte asıl kusurlu olduğu, müşterinin ise, bu tür bankacılıkta internet şifresini korumak dışında bir sorumluluğu bulunmadığı, bunun ihlalinin ancak «müterafık kusur» teşkil edeceği, internet «bankacılığı işlemi» sırasında davacının kullanıcı adı ve şifresi kullanılmış bulunması ve bu bilgilerin davalı bankanın bilgisayar sisteminden öğrenilmediğinin belirlenmiş olması halinde, müşterinin şifrenin kötü niyetli «üçüncü kişiler» elinde geçmemesi için gerekli önlemleri almamış olduğunun banka tarafından ispatlanma şartına bağlı olacağı, davalı bankanın gerekli ve yeterli önlemleri almadığı olayda kusurlu olduğu, davacının şifreyi korumak yönündeki sorumluluğunu yerine getirmediği ve bu halde müterafik kusurunun bulunduğuna kanaat getirilmiş ancak «kusur oranı» noktasında bozma öncesi alınan 29.03.2013 tarihli bilirkişi raporunda yer alan orana itibar edilerek müterafik kusur nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verild …
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı bankanın «internet bankacılığı» sistemi üzerinde yerinde inceleme yapılmadan bilirkişi raporlarının düzenlendiğini, 09.05.2022 tarihli bilirkişi raporunun dosya üzerinden ve diğer bilirkişi raporlarındaki bazı tespitler alıntılanarak hazırlandığını, emekli banka şube müdürü olan bilirkişinin, hangi teknik özellikleri ile dosyaya bilirkişi olarak atandığı ve bilirkişi raporu hazırladığının da anlaşılamadığını, davaya konu işleminin, profesyonel düzeyde bir «siber saldırı» neticesinde gerçekleştiğinin ceza davasının dosyasına yansıyan deliller, ifadelerle sabit olduğunu, davacı şirket yetkililerinin «kusuru» veya ihmali ile şifre ve parolaların, kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçtiğinin davalı banka tarafından ispatı gerektiğini, ancak davalı bankanın «ispat külfetini» yerine getirdiğinden bahsedilemeyeceğine göre davacıya varsayıma dayalı olarak kusur atfının dayanağı da bulunmadığını, Mahkemece OTP cihazını kullanmakta gereken …
… 29.03.2013 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak sonuca gidilmesinin doğru olmadığını, hükme esas alman 29.03.2013 tarihli bilirkişi raporunda davalı bankaya «kusur» atfedilmesinin temel nedeni olarak EFT işleminde davacı tarafa SMS yoluyla işlemin doğruluğunu teyit amaçlı bilgi verilmediği hususunun gösterildiğini, davalı banka müşterilerinin talebi doğrultusunda belirledikleri limit veya işlemler için bilgilendirme mesajı gönderdiğini, dava konusu olayda EFT işlemi için bankacılık internet sistemine yüksek güvenlikli OTP cihazı kullanılarak giriş yapıldığını, «internet bankacılığı» güvenliğini sağlamlaştırmak için düzenlenmiş olan OTP cihazları kullanıldığında SMS yoluyla işlemin bilgilendirilmesi yoluna gidilmesinin yersiz olduğunu, davalı b …
Dairemizin 26.02.2018 tarihli ve 2018/493 E., ve 2018/1392 K. sayılı bozma ilamında bilirkişilere davalı bankanın «internet bankacılığı» sistemi üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek dava konusu EFT tarihi itibariyle OTP cihazının ürettiği şifrenin bertaraf edilip bu cihazın ürettiği şifreye i …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/521 E. 2014/8674 K.
Ortak:usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · kusur oranı · mahsup · vade · bilirkişi incelemesi · havale · taşıyan · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Bu durumda, davaya konu «havale» işleminin , davalı Banka tarafından davacıya verilmiş OTP cihazının ürettiği şifre bertaraf edilerek, bir başka anlatımla bu cihazın ürettiği şifreye ihtiyaç olmaksızın yapılıp yapılamayacağı, yapılabiliyorsa somut olayda gerçekleştirilen havale işleminde böyle bir durumun olup olmadığı hususunun, gerektiği takdirde işlemin yapıldığı bilgisayar üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve ulaşılan sonuca göre tarafların «kusur oranlarının» belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bu durumda, davaya konu «havale» işleminin, davalı Banka tarafından davacıya verilmiş şifrematik cihazının ürettiği şifre bertaraf edilerek, bir başka anlatımla bu cihazın ürettiği şifreye ihtiyaç olmaksızın yapılıp yapılamayacağı, yapılabiliyorsa somut olayda gerçekleştirilen havale işlemlerinde böyle bir durumun olup olmadığı hususunun, gerektiği takdirde işlemin yapıldığı bilgisayar üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:internet bankacılığı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… da davacının, davalı Banka nezdinde bulunan hesabından aynı günde dört farklı seferde toplam 16.900,00 TL çekildiği ve her işlem için dört ayrı şifre kullanıldığı, «internet bankacılığında» bilinen «son» teknik önlemin tek kullanımlık şifre olduğu, bu nedenle davalı Banka'nın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, bir kusurunun bulunmadığı, davacının da şif …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 01/01/2010 tarihinden itibaren BDDK tarafından bankalara «internet bankacılığı» için tek kullanımlık şifre zorunluluğunun getirildiği, olayın meydana geldiği tarihte de tek kullanımlık şifre uygulamasının kullanılmaya devam edildiği, davacının …
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13724 E. 2010/5513 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · mahsup · vade · havale · taşıyan · kusur · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bu durumda, davaya konu «havale» işleminin , davalı Banka tarafından davacıya verilmiş OTP cihazının ürettiği şifre bertaraf edilerek, bir başka anlatımla bu cihazın ürettiği şifreye ihtiyaç olmaksızın yapılıp yapılamayacağı, yapılabiliyorsa somut olayda gerçekleştirilen havale işleminde böyle bir durumun olup olmadığı hususunun, gerektiği takdirde işlemin yapıldığı bilgisayar üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve ulaşılan sonuca göre tarafların «kusur oranlarının» belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMevduat sözleşmesi ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
… yadaki belgelere göre,davacıya ait banka hesabından 30.11.2006 tarihinde yapılmış olan havaleden dolayı davalı bankanın tek kullanımlık şifre uygulamasının olmaması,«havale» yapılan hesabın bir gün önce açıldığı halde müşterisine gerekli uyarıları yapmaması nedeniyle % 50, davacının ise parola ve şifre gibi bilgileri korumakta yeterli özeni göstermemesi nedeniyle % 50 kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.785,00 YTL’nın 30.11.2006 tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu kararda… yadaki belgelere göre,davacıya ait banka hesabından 30.11.2006 tarihinde yapılmış olan havaleden dolayı davalı bankanın tek kullanımlık şifre uygulamasının olmaması,«havale» yapılan hesabın bir gün önce açıldığı halde müşterisine gerekli uyarıları yapmaması nedeniyle % 50, davacının ise parola ve şifre gibi bilgileri korumakta yeterli özeni göstermemesi nedeniyle % 50 kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.785,00 YTL’nın 30.11.2006 tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12756 E. 2010/3752 K.
Ortak:usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · kusur oranı · mahsup · vade · havale · taşıyan · kusur · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bu durumda, davaya konu «havale» işleminin , davalı Banka tarafından davacıya verilmiş OTP cihazının ürettiği şifre bertaraf edilerek, bir başka anlatımla bu cihazın ürettiği şifreye ihtiyaç olmaksızın yapılıp yapılamayacağı, yapılabiliyorsa somut olayda gerçekleştirilen havale işleminde böyle bir durumun olup olmadığı hususunun, gerektiği takdirde işlemin yapıldığı bilgisayar üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve ulaşılan sonuca göre tarafların «kusur oranlarının» belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Oysa davacıya ait para, davalı bankaya karşı gerçekleştirilen «sahtecilik» işlemi ile hesaptan bir başka hesaba «havale» edilmiş olup, bu durum davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi, «ispat yükü» kendisinde olan davalı banka davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının «kusuru» ile ele geçirildiğini kanıtlayamamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtecilik · ispat yükü
Benzer bu karardaOysa davacıya ait para, davalı bankaya karşı gerçekleştirilen «sahtecilik» işlemi ile hesaptan bir başka hesaba «havale» edilmiş olup, bu durum davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi, «ispat yükü» kendisinde olan davalı banka davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının «kusuru» ile ele geçirildiğini kanıtlayamamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5961 E. 2011/16580 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · kusur · hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bu durumda, davaya konu «havale» işleminin , davalı Banka tarafından davacıya verilmiş OTP cihazının ürettiği şifre bertaraf edilerek, bir başka anlatımla bu cihazın ürettiği şifreye ihtiyaç olmaksızın yapılıp yapılamayacağı, yapılabiliyorsa somut olayda gerçekleştirilen havale işleminde böyle bir durumun olup olmadığı hususunun, gerektiği takdirde işlemin yapıldığı bilgisayar üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve ulaşılan sonuca göre tarafların «kusur oranlarının» belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi) bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5604 E. 2010/11874 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · mahsup · vade · havale · taşıyan · kusur · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bu durumda, davaya konu «havale» işleminin , davalı Banka tarafından davacıya verilmiş OTP cihazının ürettiği şifre bertaraf edilerek, bir başka anlatımla bu cihazın ürettiği şifreye ihtiyaç olmaksızın yapılıp yapılamayacağı, yapılabiliyorsa somut olayda gerçekleştirilen havale işleminde böyle bir durumun olup olmadığı hususunun, gerektiği takdirde işlemin yapıldığı bilgisayar üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve ulaşılan sonuca göre tarafların «kusur oranlarının» belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
… Yenimahalle şubesindeki vadeli ve vadesiz hesaplarından toplam 14.000 TL'nin internet arcılığıyla müvekkilinin bilgisi ve iradesi dışında ... isimli şahsın hesabına «havale» edildiğini, havale yapan şahsı tanımadığı gibi internet şifresi ve kullanıcı numarasının kimseye verilmediğini, davalının internet işlemlerinde güvenliği sağlayamadığını, şifre üreten cihazı müvekkiline vermediği gibi “tek kullanımlık şifre” uygulamasını da başlatmadığını ileri sürerek 14.000 TL «maddi tazminatın» bankaya başvuru tarihi olan 04.08.2006 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte ve 20.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısıtlılık · eş rızası · yetkisizlik kararı · maddi tazminat · avans faizi
Benzer bu kararda… Yenimahalle şubesindeki vadeli ve vadesiz hesaplarından toplam 14.000 TL'nin internet arcılığıyla müvekkilinin bilgisi ve iradesi dışında ... isimli şahsın hesabına «havale» edildiğini, havale yapan şahsı tanımadığı gibi internet şifresi ve kullanıcı numarasının kimseye verilmediğini, davalının internet işlemlerinde güvenliği sağlayamadığını, şifre üreten cihazı müvekkiline vermediği gibi “tek kullanımlık şifre” uygulamasını da başlatmadığını ileri sürerek 14.000 TL «maddi tazminatın» bankaya başvuru tarihi olan 04.08.2006 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte ve 20.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davada İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, olayda bankanın kusurunun bulunmadığını, zira banka tarafından tüm güvenlik tedbirlerinin alındığını, müşteriye verilen şifre ile işlem yapma «yetkisini» denetleme imkanına sahip olunmadığını, davacının IP tanımlaması «kısıtlamalarını» kabul etmediğini, her türlü sorumluluğun davacıda olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
… duğunu, davacının 3/5 oranında, davalının ise 2/5 oranında kusurlu olduklarını kabul ederek, davanın kısmen kabulüne, 5.600,00 TL'nin 04.08.2006 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi zararın oluştuğu kanaatine varılmadığı için manevi tazminat talebinin reddine reddine karar vermiştir.
Somut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunları …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/11722 E. , 2014/1360 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BATMAN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 08/05/2013
NUMARASI 2012/490-2013/273
Taraflar arasında görülen davada Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/05/2013 tarih ve 2012/490-2013/273 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin, davalı bankanın Batman TPAO Şubesi nezdinde bulunan hesabından, şirket yetkililerinin bilgi ve talimatı olmadan internet şifre ve kullanıcı bilgileri ele geçirilmek suretiyle T. G. adlı bir şahsa ait A. A.Ş. İzmir/Buca Meydan Şubesi nezdindeki hesaba 18.05.2012 tarihinde 47.839,00 TL EFT yapıldığı, dava konusu usulsüz işlemin 22.05.2012 tarihinde öğrenildiği, keyfiyetin davalı bankaya bildirilmesine rağmen dava tarihine kadar herhangi bir işlemin yapılmadığı, internet bankacılığı üzerinden yapılan usulsüz EFT işlemi ile davalı bankanın sorumluluğunun doğması nedeniyle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları baki kalmak kaydıyla şimdilik 47.839,00 TL'nin usulsüz işlemin gerçekleştiği 18.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin şifre, parola ve cep telefonu sim kartının başkalarının eline geçmesinde müvekkil bankanın herhangi bir kusuru veya sorumluluğunun bulunmadığını, davacı ile banka arasında imzalanmış olan elektronik bankacılık sözleşmesine göre müşteri şifrenin/şifrelerin ve parolanın herhangi bir 3. şahıs tarafından kullanımının sonuçlarından tamamıyla müşterilerin sorumlu olduğu, gerek şifre ve parolasının gerekse sim kartının başkasının eline geçmesinin tamamen davacının kendi sorumluluğunda olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir..
Mahkemece, iddia, savunma,benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hesabından dava dışı 3.kişiye EFT yapıldığı, EFT işleminin başka bir bilgisayardan davacının şifresi, parolası ve OTP cihazındaki tek kullanımlık şifre kullanılarak gerçekleştirildiği, 3.kişilerin, davacının söz konusu bilgilerini ele geçirmesinde davacının gerekli önlemleri almadığı, aynı zamanda bankanın da yapılan işlemlerde güncel alınması gereken güvenlik tedbirlerinden olan, kullanıcının cep telefonuna teyit mesajı göndermemek kaydıyla işlemin yapılmasına sebebiyet verdiği, bu anlamda bilirkişi raporunda belirtilen tarafların yarı yarıya kusurlu olduğu hususundaki kanaatin uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 23.919,50 TL'nin işlemin yapıldığı 18.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
Dava, davalı Banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, Mahkemece; davacı şirketin kendisine verilen elektronik bankacılıkla ilgili internet şifresi, parola ve OTP cihazını kullanmakta gerekli özeni göstermeyerek bunların 3. kişilerin eline geçmesine sebebiyet verdiği ve davaya konu işlemin gerçekleştirilmesinde müterafik kusurunun bulunduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi). Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK'nın 306 ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 372/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Somut olayda, mahkemece alınan 29/03/2013 tarihli bilirkişi raporunda; davacının, davalı Banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan davaya konu paranın, 18/05/2012 tarihinde, elektronik bankacılık sistemi üzerinden, davacı şirkete ait şifre, parola ve OTP cihazı kullanılarak havale edildiğinin davalı Banka'nın 18/09/2012 işlem tarihli EFT (Elektronik Fon Transferi) dekontunun incelenmesi suretiyle tespit edildiği bildirilmiştir. Yine aynı raporda, OTP cihazının; elektronik bankacılık işlemlerinde kurumsal müşterilere güvenlik önlemi olarak verilen ve her seferinde farklı bir şekilde tek kullanımlık şifre üreten, cihaz üzerindeki butona basıldığında 8 haneli bir şifre üreterek bu şifreyi 40 saniye boyunca görüntüleyen bir cihaz olduğu, bu süre zarfında istenen yerlere bu şifre girilerek işlemlere devam edildiği izah edilmiştir.
Bu durumda, davaya konu havale işleminin , davalı Banka tarafından davacıya verilmiş OTP cihazının ürettiği şifre bertaraf edilerek, bir başka anlatımla bu cihazın ürettiği şifreye ihtiyaç olmaksızın yapılıp yapılamayacağı, yapılabiliyorsa somut olayda gerçekleştirilen havale işleminde böyle bir durumun olup olmadığı hususunun, gerektiği takdirde işlemin yapıldığı bilgisayar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve ulaşılan sonuca göre tarafların kusur oranlarının belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 22/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102053600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz